Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Lenf bezi iltihapalnması, lenf bezi şişmesi, lenfom, lenfadenopati,

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • #16
    ???????

    Kardeşimin sol bacağında lenf ödem var.Tetkikleri ve sonuçları temiz çıkmasına rağmen şişlik devam ediyor.Bir yılı aşkın süredir diz altı varis çorabi kullanıyordu.Şİmdi de bacak boyu varis çorabı kullanıyor.Lenf dranajına girmesi önerildi ancak şişlik 3 cm'i geçmediğinden varis çorabi tedavisi uygun görüldü.Benim size sorum önerdiğiniz gökçek iksirinin etki alanı nedir?Ve bu iksir kim tarafından bulunup öneriliyor.Yani mesleki kariyerinizi bilmek istiyorum.Kardeşime yararlı olup olmayacağını öğrenmek istiyorum...?Bu gökçek iksiri hakkında bilgi verirseniz sevinirim.

    Yorum yap


    • #17

      ayshe Nickli öğeden Alıntı
      Kardeşimin sol bacağında lenf ödem var.Tetkikleri ve sonuçları temiz çıkmasına rağmen şişlik devam ediyor.Bir yılı aşkın süredir diz altı varis çorabi kullanıyordu.Şİmdi de bacak boyu varis çorabı kullanıyor.Lenf dranajına girmesi önerildi ancak şişlik 3 cm'i geçmediğinden varis çorabi tedavisi uygun görüldü.Benim size sorum önerdiğiniz gökçek iksirinin etki alanı nedir?Ve bu iksir kim tarafından bulunup öneriliyor.Yani mesleki kariyerinizi bilmek istiyorum.Kardeşime yararlı olup olmayacağını öğrenmek istiyorum...?Bu gökçek iksiri hakkında bilgi verirseniz sevinirim.
      Yoğurt Otu Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Lenf çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #18

        igokcek Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
        Gökçek İksir ve lenf çayı kullanması grerekir Gökçek İksir


        Teşekkür ederim ama bana bu iksirin yararını sölemenizi istemiştim.Gökçek iksir kullanın demenizi değil...Yani bu iksir iltihaplanma olmayan bi bacağa da iyi gelir mi??Şişliği indirmedeki aktif görevi nedir?Ayrıca iksirin nereden geldiği konsuunda bilgi istiyorum??Lütfen tam anlamıyla yardımcı olunuz..İyi akşamlar

        Yorum yap


        • #19


          ayshe Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
          Teşekkür ederim ama bana bu iksirin yararını sölemenizi istemiştim.Gökçek iksir kullanın demenizi değil...Yani bu iksir iltihaplanma olmayan bi bacağa da iyi gelir mi??Şişliği indirmedeki aktif görevi nedir?Ayrıca iksirin nereden geldiği konsuunda bilgi istiyorum??Lütfen tam anlamıyla yardımcı olunuz..İyi akşamlar
          [Bağırsaklar, dişdipleri, dokular ve bağdokusndaki curuflara (Curuf nedir?’e bak) mikroplar yerleşir ve ocak (herd) oluşur. Gökçek İksiri bu curufları eritir ve burada yuvalanmış mikroplar açıkta kalır ve bağışıklık sistemi böylece daha önceden ulaşamadığı mikroplara ulaşır ve yokeder. Gökçek İksiri vücudumuzdaki kolesterol, lipid, ve trigliserid gibi zararlı yağları eritir, yüksek tansiyonu önler ve kandaki şekeri düşürür. Beyin kanaması, kalp krizi, kronar yetersizliği, kistler, lenf bezelerindeki şişme, yağ bezeleri, damar sertliği gibi bir çok rahatsızlığı önler, cinsel güçü artırır ve sindirimi kolaylaştırır. Her türlü iltihaplı hastalıkları iyileştirir.Yoğurt Otu Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Lenf çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #20
            offf

            sipari? linkine nerde sayfada yard?mc? olurmusun?

            Yorum yap


            • #21
              darito Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
              sipari? linkine nerde sayfada yard?mc? olurmusun?
              Yoğurt Otu Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Lenf çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #22
                bir tanıdığımın ellerinde ve ayaklarında şişlikler oluşuyor.Gitmediği doktor kalmadı fakat hiç bir sonuç yok en sonunda lenf iltihaplanmasından şüphelenildi. Geceleri ateş var ellerde şişlik ve kaşıntı zaman zaman ağrılarda oluyor ne yapmamız gerekir yardımcı olurmusunuz.

                Yorum yap


                • #23
                  haber Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                  bir tanıdığımın ellerinde ve ayaklarında şişlikler oluşuyor.Gitmediği doktor kalmadı fakat hiç bir sonuç yok en sonunda lenf iltihaplanmasından şüphelenildi. Geceleri ateş var ellerde şişlik ve kaşıntı zaman zaman ağrılarda oluyor ne yapmamız gerekir yardımcı olurmusunuz.
                  EBV Virüsü vücuda girdiğinde önce grip gibi rahatsızlıklara sebep olur ve sonra yavaş yavaş bağışıklık sistemini frenleyen antikor üretir ve artık teşhisi imkansız hale gelir.Yoğurt Otu Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Lenf çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #24
                    LENF BEZLERININ BUYUMESI
                    Şişmiş bezeler genellikle vücudun hastalıklara karşı korunma mekanizmasının iyi çalıştığını gösterir. Fakat aynı zamanda ciddi hastalıkların da habercisi olabilirler. Bunun ayırdına nasıl varacaksınız?

                    Çoğumuz, kulak altında, boyunun her iki tarafında, çene ve koltuk altlarında büyüyen bezelere yabancı değilizdir. Genellikle şişmiş bezeler, bölgesel bir enfeksiyonun sonucu oluşurlar. Daha çok koltuk altı, boyun ve kasık bölgelerinde şişen bezeler, beyaz kan hücreleri ve vücudu hastalıklara karşı koruyan antikorları içeren bir sıvıyla dolar.

                    Enfeksiyonlarla savaş

                    Lenf bezleri bütün vücuda yayılmıştır.Çene altı,kulak arkası,ve kasık lenf bezleri büyüdükleri zaman belirgin bir hal alır.Buna karşılık daha derinde bulunan ,göğüs ve karın bölgesindeki lenf bezlerinin şişmesi özel muayenelerle anlaşılabilir.Normal olarak bezelerin çapı yarım santimetreyi geçmez, ancak enfeksiyon kaptığınızda, lenf bezleri beyaz kan hücreleri üreterek zamanla büyür. Bunlar daha sonra kan dolaşımına katılarak vücuttaki mikroplarla savaşırlar. Bu bir bakıma vücut içindeki enerji savaşıdır. Genellikle vücudun savunma mekanizması mikroplarla olan bu savaşı yener. Fakat bütün bu aktiviteler aynı zamanda hassas ve ağrılı lokal şişmelere de neden olur. Boğazınızda oluşan bezeler, birkaç gün dinlenmenizi gerektirebilir. Sıcak içecekler, tuzlu su, antiseptik gargara yapmak boğazınızdaki şişliğin geçmesine yardım etse de bezeler bir süre sonra kendi kendilerine kaybolacaktır. Eğer geçmiyorlarsa, ciddi bir enfeksiyon olup olmadığını öğrenmek için doktora başvurun.

                    Nedenini öğrenin

                    Bezeler, lenf bezlerinde beyaz kan hücresi dediğimiz lenfositlerin göllenmesiyle oluşur. Deri ve solunum sisteminin bazı basit enfeksiyonları bezelere neden olabilir.Örneğin bademcikler ve apandis öncelikle lenfatik hücrelerden oluştukları için kolaylıkla şişebilirler. Lenf bezleri vücudun herhangi bir bölgesinin tahriş olması veya kesilmesi sonucu enfeksiyon kapmasıyla da şişebilirler. Örneğin koltuk altınızda beze şişmişse, o bölgeye en yakın olan kollarınızı ve ellerinizi kontrol edin. Eğer herhangi bir kesik veya tahriş olmuş yer varsa, o bölgeyi ılık su ve antiseptik ile silin. Ancak beze iyileşmiyor ve daha da şişerek ateşli bir hal alıyorsa böyle bir belirtiyi gözardı etmeyerek doktor kontrolüne girin. Çünkü bu durum ciddi kan zehirlenmelerine de sebep olabilir. Kasıklardaki bezelerse bacak ve ayaklarınızdaki rahatsızlıkların habercisidir. Bu yüzden herhangi bir enfeksiyon veya yara olup olmadığını kontrol edin. Özellikle şeker hastaları bu çeşit enfeksiyonlara yatkındırlar.

                    Bazı bakteriyel hastalıkların etkisiyle vücuddaki bezeler daha da yaygın hale gelebilir. Bunun nedeni, vücuttaki bakterilere karşı savaş veren beyaz kan hücrelerinin sayısı artmasıdır. Ayrıca eklem yerlerinde oluşan bezeler de büyük bir olasılıkla eklem romatizmasının bir işaredir. Bu yüzden, sağlıklı bir beden için kadınların göğüslerini herhangi bir kist olup olmadığını kontrol etmelerine benzer şekilde koltukaltı ve kasıklarımızı da kontrol etmemiz gerekir.

                    Günlük hastalıklar

                    Vücudunuzun herhangi bir yerinde şişlik bulmak belki önemsiz görünebilir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklarda sık sık bezeler oluşur ve çoğu zaman fiziksel bir halsizlik verir, birkaç gün dinlenmeyle de geçerler. Bazen şişen lenf bezleri, başlarda farkedilemeyen ciddi solunum hastalıklarının da habercisi olabilir. Örneğin göğüste şişen lenf bezleri ancak X ışınlarıyla görülebildiğinden, tüberkülozun farkedilmesi oldukça güçtür. Ancak diğer belirtileri izlenebilir; bazen kan kusma, ısı kaybı, kilo vermek, geceleri terlemek ve boyunda şişen bezeler.

                    Doktorunuza görünün

                    Her büyüyen lenf bezi karşısında endişeye kapılmanıza gerek yok.Örneğin dişiniz apse yaptığında çene altınızda şişen bezeler,veya soğuk algınlığıyla şişen bademcikleriniz bir süre sonra kendi kendilerine ortadan kaybolurlar.Ancak hassas ve şişkin bezeler nadiren de olsa kanserin habercisidir. Kanserli tümörler,komşu lenf bezlerine yayılarak,şişmelerine neden olurlar. Örneğin sağ göğüsteki kanser yayılarak sağ koltuk altındaki bezeleri kaplar. Lenf bezleri şekilsel olarak arttıklarında ağrı da olmasa ihmal etmeden GP nizi çektirin. Lenf bezi hücrelerindeki anormal çoğalma, bazen Hodgkin adı verilen ve genç erkeklerde görülen bir hastalığa da neden olabilir. Boyundaki lenf bezleri zamanla ağrısız olarak şişer. Hastalık ilerledikçe diğer lenf bezleri grupları da şişerek solunum darlığı,karaciğer ve dalağın şişmesine neden olur. Erken teşhis edilirse tedavi şansı yüksektir. Bu nedenlerden dolayı vücunuzun herhangi bir bölgesinde şüpheli bir şişkinlik olursa, ağrısız dahi olsa takibe alın.

                    OLASI HASTALIKLAR

                    • Kulak enfeksiyonları: Orta ve dış kulaktaki enfeksiyonlar, lenf bezlerinin şişmesine ve ateşlenmeye sebep olur.

                    • Alman Kızamığı: Boyunun arka bölgesinde şişen bezeler, kırmızı isilik gibi görünen Alman kızamığının habercisi olabilir. Bu çocuklar için ciddi bir hastalık olmasa da, hamile kadınların geçirmesi oldukça tehlikelidir.

                    • Fıtık: Kasıklarda üzerine basıldığında kaybolan yumuşak şişkinlikler genellikle doğuştan gelen bir rahatsızlıktır.

                    • Kabakulak: Hemen hemen her çocuğun geçirdiği kabakulak hastalığı, tükürük bezlerinin şişmesiyle oluşur.

                    • Toxoplazma: Bezelerin şişmesiyle görülen bu hastalığa kedi, köpek gibi hayvanların dışkısından insanlara bulaşan bir mikrop neden olur. Diğer belirtileri yüksek ateş ve halsizliktir.

                    Yorum yap


                    • #25
                      Boyun lenf bezlerinde şişme
                      Servikal Adenit

                      Boyundaki derin ve yüzeyel fasyalar arasında yer alan tonsiler, submandibuler, submental, oksipital, yüzeyel ve derin juguler, nukkal, spinal aksesuar ve transvers servikal lenf bezlerinin enfeksiyonudur. Etkenler genellikle viruslar, S. aureus, grup A streptokok, diğer streptokoklar, anaerob bakteriler, Bartonella henseleae, atipik mikobakteriler ve Gram negatif basillerdir. Akut bilateral adenitler daha çok viruslara ve grup A streptokoka, akut tek taraflı adenitler S. aureus, grup A streptokok, anaerob bakteriler ve viruslara, subakut ve kronik adenitler ise atipik mikobakteriler, tüberküloz, toksoplazmozis ve kedi tırmığı hastalığı (Bartonella henseleae)’na bağlıdır. Nadiren M. tuberculosis, mantarlar, T. gondii, F. tularencis, Y. pestis, HIV ve C. diphtheriae da etken olarak karşımıza çıkabilir. Mikroorganizmalar genellikle üst solunum yolu, tonsiller ve dişlerden veya travma yolu ile, nadiren kan yolu ile lenf bezlerine gelir.

                      Klinik: Lenf bezi büyümesinin süresine ve tek veya iki taraflı olmasına bağlı olarak değişir. Sistemik semptomlar genellikle yok veya hafiftir. Birlikte etraf dokuda sellülit veya bakteriyemi varsa, yüksek ateş görülebilir. Özellikle streptokok adenitlerinde başlangıçta üst solunum yolu enfeksiyonu semptomları olabilir. Lenf bezi büyüklüğü 2-6 cm kadar olabilir, en sık submandibular (% 50-60) ve üst servikal bezler (% 25-30) etkilenir. Bez üzerindeki deri genellikle hiperemiktir ve lokal ısı artımı vardır. Vakaların yaklaşık ¼’ünde fluktuasyon alınır. Daha çok S. aureus ve mikobakteri enfeksiyonlarında süpürasyon olabilir. Lenf bezlerinin yoğun olarak bulunduğu diğer bölgeler (klavikula üstü, aksilla ve inguinal bölge) kontrol edilmeli, dalak ve karaciğer büyüklüğü araştırılmalıdır. Vücutta yaygın lenfadenopati ve hepatosplenomegali varsa, servikal lenfadenopati genellikle sistemik bir hastalığa (EBV, CMV gibi viral enfeksiyonlar, toksoplazmozis, tüberküloz, kollajen doku hastalıkları, lösemi…) cevap olarak gelişmiştir. Ağız boşluğu, farinks, burun, kulak, saçlı deri gibi lenf drenajı boyundan geçen bölgelerin muayenesi ile muhtemel primer kaynak ile ilgili bilgi elde edilir.

                      Komplikasyonlar: Abse formasyonu, sellülit, bakteriyemi, internal juguler ven trombozu, etkene bağlı komplikasyonlar (akut romatizmal ateş, glomerulonefrit, haşlanmış deri sendromu…)

                      Tanı: Hafif vakalarda klinik tanı yeterlidir. Ancak antibiyotik tedavisine cevap alınamazsa, iğne aspirasyonu veya insizyon ile örnek alınıp Gram, Wright ve Ziehl-Nielsen boyaları ile boyanıp incelenmeli, gerekirse sitolojik ve patolojik yönden değerlendirilmelidir. Ağır vakalarda tedaviye başlamadan örnek alınması uygun olur. Persistan, 8-12 haftada tanı konamamış adenitlerde ve neoplazi ile uyumlu bulgular varsa (alt servikal ve supraklavikular lenfadenopatiler, kilo kaybı, düşmeyen ateş, deriye ve derin dokulara yapışıklık)

                      Ayırıcı Tanı: Kabakulak, bakteriyel parotitis, diş abseleri, konjenital boyun kitleleri (tiroglossal kanal kisti, brankial yarık kisti, kistik higroma, epidermoid kist), boyun tümörleri (lenfoma, nörojenik tümörler, tiroid tümörleri, parotis tümörleri, Kawasaki hastalığı, ilaç reaksiyonları, kollajen doku hastalıkları, sarkoidoz, retiküloendotelyozlar, depo hastalıkları.

                      Tedavi: Lenf bezinin fazla büyümediği, hassasiyetinin az olduğu ve primer enfeksiyon odağının bulunmadığı hafif vakalarda antibiyotik tedavisine gerek yoktur, lenf bezi küçülmeye başlayıncaya kadar haftalık kontrollerle izlenmesi yeterlidir.

                      Büyüme devam ederse veya hasta başvurduğunda lenf bezi büyük (ancak 3 cm’den küçük), hassas, deri kızarık ve primer enfeksiyon odağı yoksa oral empirik antibiyotik tedavisi başlanıp, küçülme oluncaya kadar izlenir. Bu hastalarda antibiyotik olarak flucloxacillin, cephalexin, clindamycin veya amoxicillin/clavulanate kullanılabilir.

                      Lenf bezi 3 cm veya daha büyükse, inflame ise, birlikte sellülit varsa ve/veya sistemik semptom ve bulgular varsa, başlangıç antibiyotik tedavisine cevap vermemişse, hastanın hospitalize edilmesi ve insizyon veya dreya drenaj ile örnek alınıp incelenmesi uygun olur. Etken saptanamamışsa, veya sonuçları beklerken parenteral clindamycin, cefazolin + metronidazole, sulbactam/ampicillin veya vankomycin (veya teikoplanin) + metronidazole tedavilerinden biri başlanabilir.

                      Yorum yap


                      • #26
                        Hodgkin Hastalığı

                        : Hodgkin hastalığı genellikle 20-40 yaşları arasındaki erkeklerde görülür. Daha az olara, da kadınlarda görülmektedir. Hastada genellikle boyun bölgesinde koltuk altında ve/veya kasık bölgeside yavaş, ama ilerleyici bir biçimde büyüyen lenf bezi ilk belirti olarak ortaya çıkar. Lenf bezi ellendiğinde, derialtında sert ve ağrısız bir kitle olarak hissedilir. Buna ek olarak, halsizlik, iştahsızlık, zayıflama, terleme, ateş, bel ağrıları, karın ağrıları gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Lenf bezleri fazla büyüdüklerinde komşu sinirlere baskı yaparak ağrıya neden olabilirler. Büyüyen bir lenf bezi nefes borusu (trakea) üzerine baskı yaparak, nefes darlığı, öksürük, hırıltılı solunum gibi belirtilere neden olabilir, öksürük balgamsız, yani kuru ve inatçıdır. Özofagusa baskı yapan büyümüş bir lenf bezi, yutma güçlüğüne (disfaji) neden olabilir.

                        Lenf bezleri, akciğerlerdeki bronşlar üzerine baskı yapıp onları tıkayarak atelektaziye neden olabilirler. İştahsızlık, bulantı, kusma, kabızlık -ishal gibi belirtiler de hastahğın sindirim kanalını tutmasından kaynaklanır. Kemik ağrıları, sarılık, xiuyu kusurları, kaşıntı gibi belirtiler hastalığın kemik, karaciğer, sinir sistemi ve deriyi tutmasından kaynaklanabilirler.

                        Hodgkin hastalığında anemi, trombositlerin sayıca artması (trombositoz), Özellikle “Nötrofil” denilen alyuvarların artışına bağlı lökositoz ve çok az vakalarda da lenfosit azlığı (Lenfopeni) biçiminde bir kan tablosu gelişmektedir. Hodgkin hastalığında, ışın ve ilaç tedavisinden yararlanılmaktadır, îlaç tedavisinde kısaca MOPP olarak

                        Yorum yap


                        • #27
                          iyi günler hocam benim kızım 2 yaşında 2 hafta önce boynunda lenf bezlerinin şiştigini gördük doktora götürdük kefsid verdi. ilaç bittikten sonrak ( 1 hafta sonra ) tekrar gittik kan tahlilli iyi çıktı şişkinlik gözle görülür şekilde inmedi fakat doktor iyi olduğunu söyledi ultrosan çektirdik lenf bezlerinin 3 cm sağında 2 cm solunda olduğunu söyledi bu büyüklük beni kuşkulandırıyor ve çok üzüyor. Büyüklük ne kadar önemli sizce ne kadar süre içerisinde kızım iyileşir. Kızımda ateşlenme halsizlik gibi sorunlar yok Allaha Şükür sizden acil cevap bekliyorum yardımcı olursanız çok sevinirim iyi günler dilerim

                          Yorum yap


                          • #28
                            İksir ve lenf çayı kullanın kısa sürede iyileşir
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #29
                              mrh ibrahim abi tanıdık bir ablam tükürük bezi kanseri boyun diseksiyonu ameliyatı ve sag yanak kist amalliyatı geçirdi patoloji sonucunda adenokarsinom çıktı sadece kapsul içinde gözüktügü için işın tedavisi yapmadılar şu anda gözlem altında nefes alamama gibi şikayetleri var sizin önerilerinizi bekliyoruz şimdiden teşekürler

                              Yorum yap


                              • #30
                                osmanuzen Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                                mrh ibrahim abi tanıdık bir ablam tükürük bezi kanseri boyun diseksiyonu ameliyatı ve sag yanak kist amalliyatı geçirdi patoloji sonucunda adenokarsinom çıktı sadece kapsul içinde gözüktügü için işın tedavisi yapmadılar şu anda gözlem altında nefes alamama gibi şikayetleri var sizin önerilerinizi bekliyoruz şimdiden teşekürler
                                Yoğurt Otu Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Lenf çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                                Yorum yap

                                Hazırlanıyor...
                                X