SAADET DEVRİ DİYETİ, PEYGAMBER DİYETİ, Gökçek Diyet: Peygamber Diyeti ile 3 ay da15-20 kg vermek mümkün.
1-) Her öğün sadece bir gıda tüketmek gerekir, Örneğin; kahvaltıda sadece bir gıda süt veya bir portakal, elma veya çorba, ÖĞLE YEMEĞİ YOK, Akşam sadece bir yiyecek türü tüketilmelidir.
2-) Günde 2 öğüt en iddialı, dayanamiyanlar 3 öğüde yiyiebilir.
3-) Her lokmayı en az 30 defa çiğneyeceksin,
4-) Kahvaltı ve Yemekten önce sıvı tüketilebilir, yemek ve kahvaltıdan sonra alına sıvıda mide asidini bozar. Bu nedenle Kahvaltı ve yemekten 2 saat sonra sıvı alınmalıdır.
5-) Kahvaltı veya yemekten sonra herhangi bir katı gıda ancak 4 saat sonra tüketilmelidir.
6-) Haftanın 2 günü sünnete uygun olarak Pazartesi ve Perşembe günleri Oruç tutmak. Alışmak ilk zaman zor sonra bünye alışınca kolay gelir.
7-) Hatta hızlı kilo vermek isteyenler 2-3 Ay da bir 3-4 günlük açlık orucu tutulmalıdır.
8-) Dikkat: Sade besleneyim derken öğünlerden salata, yoğurt ve meyveyi kaldırır ve et, bakliyat ve hamur işi gibi kuru gıdalarla beslenmek iyi değil, çünkü önce kabızlık ve reflü başlar ve sonra sindirim sorunları oluşur. Kuru gıdalarla sürekli beslenmek babızlık reflü ile başlar sonra kolit, ülseratif kolit, morbus kron, ibs, mide ağrısı, mide yanması, gastrit, ülser gibi rahatszılıkları tetikler ve nihayet alerjik hastalıklar, cilt hastalıkları ve piskolojik sorunlar oluşur.
PEYGAMBER DİYETİ: Peygamber Efendimizin beslenme şekline Peygamber Diyeti denir. Bir gün bir kişi Peygamber Efendimiz (sav) Ya Resul Allah falanca şahıs lokmalarını çok çiğniyor der, Bunun üzerine Efendimiz; O doğrusunu yapıyor. Buyurmuşlar. Mide ve bağırsakları sobaya benzetelim, şayet kalitesiz kömür kullanırsanız; is olur, borular ve baca tıkanır, hatta zehirlenebilirsiniz. Kaliteli kömürde problem olmaz. Kişi az yer, çok çiğner ve yavaş yerse hastalıklardan hiç biri ile tanışmaz. Kişi hastalansa dahi çok kısa sürede iyileşir. Her lokmayı en az 30 defa çiğnediğinizde 6 hafta sonra ağızda dilcik etrafında bir kas oluşur ve artık sindiriminiz normale dönmüştür demektir. Bu şekilde beslenirseniz, yediklerinizi hazmeder ve hastalığa karşı sizi korur. Bu tarz beslenme ile en ağır hastalıkları bile çok kolay yenebilirsiniz.
Yıllar önce Almanya da staj yaparken bir sabah kahvaltı yaparken, ben sofrayı donatmışım tereyağı, bal, salatalık, ekmek, çay domates, biber vs. Almanlar ise 2 dilim ekmek ve bir dilim salam yiyorlardı. Yıllarca düşündüm bu Almanları adam eden Kanuni Sultan Süleyman’ın gönderdiği 400 sipahi, Almanları insan etmiş onları eğitmiş ve bu günkü medeniyette yer almalarını sağlamıştı. Oysa biz kendi değerlerini unutmuş Batıyı örnek almaya çalışan MANKURTLARA dönmüşüz. 300 senedir taklit ediyoruz ve hep batıyoruz. Oysaki onları insan yapan bizim kültürümüz. Onlar Müslüman gibi yiyip içiyorlar, BİZ MÜSLÜMANLAR FİRAVUN GİBİ YİYİP İÇİYORUZ.
Neden bir öğünde bir tür yiyecek yemek gerekir? Diyelim ki et yiyorsunuz et çiğnerken beyine sinyaller gider ve beyin sindirim organlarını uyarır. Böylece mide Hidroklorik asit, pepsin, pankreas lipaz, karaciğer safra ve ince bağırsaklar ona uygun enzimler salgılamaya başlar. Fakat kişi aynı anda ekmek, salata, bakliyat, pilav ve yemekten sonra tatlı ve hatta çay ve hatta bazı misafirlikler de çerez tüketince sindirim sistemi hangi asidi, bazı, enzimi salığasın. Çok ve karışık yiyecekler sindirilmez ise ASİDOZA ve HOMOSİSTEİNE sebep olur, asidoz ve homosistein hastalıkları tetikler, çünkü vücut çöplüğe döner. Böylece bağırsaklarda mantarlar çoğalır, mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretir ve kokuşma meydan gelir. Bu da bakteri, virüs ve mantarlar için ideal bir ortam oluşturur. Vücutta biriken asidi atmak için kişi çok uyumak zorunda kalır, çok uyumak ise önce halsizlik dermansızlık, unutkanlık vb çeşitli rahatsızlıklara ilerleyen zamanlarda ise cilt hastalıkları, alerjik hastalıklar, depresyon, panik atak vb., hastalıkları tetikler. İşte bu nedenle Peygamber Efendimiz ümmetine örnek olmak için günde sadece 2 öğün yemiş ve HER ÖĞÜNDE SADECE BİR GIDA TÜRÜ İLE BESLENMİŞTİR. Biz sözde Müslümanız, ama beslenmemiz hiçte İslama göre değil.
Not; Her öğünde Tek bir yiyecek türü tüketilirse sindirim sistemi besinde ki vitamin, mineral, enzim vs., absorbe eder ve kişide halsizlik dermansızlık, baş ağrısı vs., gibi rahatsızlıklar olmaz. Bir öğünde birden fazla yiyecek tüketilir ise sindirim sistemi gıdaları, bağırsaklar çöplüğe döner ve burada ortaya çıkan zehirli gazlar ve alkoller önce halsizlik dermansızlık, yorgunluk sonrada alerjik hastalıklar, cilt hastalıkları, romatizma, bağışıklık sisteminin çökmesi, depresyon, panik atak vb. hastalıklara sebep olur. MÜSLÜMANLAR PEYGAMBER EFENDİMİZ GİBİ DEĞİL FİRAVUN GİBİ BESLENİYOR. ALLAH BİZİ ISLAH ETSİN
1-) Her öğün sadece bir gıda tüketmek gerekir, Örneğin; kahvaltıda sadece bir gıda süt veya bir portakal, elma veya çorba, ÖĞLE YEMEĞİ YOK, Akşam sadece bir yiyecek türü tüketilmelidir.
2-) Günde 2 öğüt en iddialı, dayanamiyanlar 3 öğüde yiyiebilir.
3-) Her lokmayı en az 30 defa çiğneyeceksin,
4-) Kahvaltı ve Yemekten önce sıvı tüketilebilir, yemek ve kahvaltıdan sonra alına sıvıda mide asidini bozar. Bu nedenle Kahvaltı ve yemekten 2 saat sonra sıvı alınmalıdır.
5-) Kahvaltı veya yemekten sonra herhangi bir katı gıda ancak 4 saat sonra tüketilmelidir.
6-) Haftanın 2 günü sünnete uygun olarak Pazartesi ve Perşembe günleri Oruç tutmak. Alışmak ilk zaman zor sonra bünye alışınca kolay gelir.
7-) Hatta hızlı kilo vermek isteyenler 2-3 Ay da bir 3-4 günlük açlık orucu tutulmalıdır.
8-) Dikkat: Sade besleneyim derken öğünlerden salata, yoğurt ve meyveyi kaldırır ve et, bakliyat ve hamur işi gibi kuru gıdalarla beslenmek iyi değil, çünkü önce kabızlık ve reflü başlar ve sonra sindirim sorunları oluşur. Kuru gıdalarla sürekli beslenmek babızlık reflü ile başlar sonra kolit, ülseratif kolit, morbus kron, ibs, mide ağrısı, mide yanması, gastrit, ülser gibi rahatszılıkları tetikler ve nihayet alerjik hastalıklar, cilt hastalıkları ve piskolojik sorunlar oluşur.
PEYGAMBER DİYETİ: Peygamber Efendimizin beslenme şekline Peygamber Diyeti denir. Bir gün bir kişi Peygamber Efendimiz (sav) Ya Resul Allah falanca şahıs lokmalarını çok çiğniyor der, Bunun üzerine Efendimiz; O doğrusunu yapıyor. Buyurmuşlar. Mide ve bağırsakları sobaya benzetelim, şayet kalitesiz kömür kullanırsanız; is olur, borular ve baca tıkanır, hatta zehirlenebilirsiniz. Kaliteli kömürde problem olmaz. Kişi az yer, çok çiğner ve yavaş yerse hastalıklardan hiç biri ile tanışmaz. Kişi hastalansa dahi çok kısa sürede iyileşir. Her lokmayı en az 30 defa çiğnediğinizde 6 hafta sonra ağızda dilcik etrafında bir kas oluşur ve artık sindiriminiz normale dönmüştür demektir. Bu şekilde beslenirseniz, yediklerinizi hazmeder ve hastalığa karşı sizi korur. Bu tarz beslenme ile en ağır hastalıkları bile çok kolay yenebilirsiniz.
Yıllar önce Almanya da staj yaparken bir sabah kahvaltı yaparken, ben sofrayı donatmışım tereyağı, bal, salatalık, ekmek, çay domates, biber vs. Almanlar ise 2 dilim ekmek ve bir dilim salam yiyorlardı. Yıllarca düşündüm bu Almanları adam eden Kanuni Sultan Süleyman’ın gönderdiği 400 sipahi, Almanları insan etmiş onları eğitmiş ve bu günkü medeniyette yer almalarını sağlamıştı. Oysa biz kendi değerlerini unutmuş Batıyı örnek almaya çalışan MANKURTLARA dönmüşüz. 300 senedir taklit ediyoruz ve hep batıyoruz. Oysaki onları insan yapan bizim kültürümüz. Onlar Müslüman gibi yiyip içiyorlar, BİZ MÜSLÜMANLAR FİRAVUN GİBİ YİYİP İÇİYORUZ.
Neden bir öğünde bir tür yiyecek yemek gerekir? Diyelim ki et yiyorsunuz et çiğnerken beyine sinyaller gider ve beyin sindirim organlarını uyarır. Böylece mide Hidroklorik asit, pepsin, pankreas lipaz, karaciğer safra ve ince bağırsaklar ona uygun enzimler salgılamaya başlar. Fakat kişi aynı anda ekmek, salata, bakliyat, pilav ve yemekten sonra tatlı ve hatta çay ve hatta bazı misafirlikler de çerez tüketince sindirim sistemi hangi asidi, bazı, enzimi salığasın. Çok ve karışık yiyecekler sindirilmez ise ASİDOZA ve HOMOSİSTEİNE sebep olur, asidoz ve homosistein hastalıkları tetikler, çünkü vücut çöplüğe döner. Böylece bağırsaklarda mantarlar çoğalır, mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretir ve kokuşma meydan gelir. Bu da bakteri, virüs ve mantarlar için ideal bir ortam oluşturur. Vücutta biriken asidi atmak için kişi çok uyumak zorunda kalır, çok uyumak ise önce halsizlik dermansızlık, unutkanlık vb çeşitli rahatsızlıklara ilerleyen zamanlarda ise cilt hastalıkları, alerjik hastalıklar, depresyon, panik atak vb., hastalıkları tetikler. İşte bu nedenle Peygamber Efendimiz ümmetine örnek olmak için günde sadece 2 öğün yemiş ve HER ÖĞÜNDE SADECE BİR GIDA TÜRÜ İLE BESLENMİŞTİR. Biz sözde Müslümanız, ama beslenmemiz hiçte İslama göre değil.
Not; Her öğünde Tek bir yiyecek türü tüketilirse sindirim sistemi besinde ki vitamin, mineral, enzim vs., absorbe eder ve kişide halsizlik dermansızlık, baş ağrısı vs., gibi rahatsızlıklar olmaz. Bir öğünde birden fazla yiyecek tüketilir ise sindirim sistemi gıdaları, bağırsaklar çöplüğe döner ve burada ortaya çıkan zehirli gazlar ve alkoller önce halsizlik dermansızlık, yorgunluk sonrada alerjik hastalıklar, cilt hastalıkları, romatizma, bağışıklık sisteminin çökmesi, depresyon, panik atak vb. hastalıklara sebep olur. MÜSLÜMANLAR PEYGAMBER EFENDİMİZ GİBİ DEĞİL FİRAVUN GİBİ BESLENİYOR. ALLAH BİZİ ISLAH ETSİN

:format(webp)/evrimagaci.org%2Fpublic%2Fcontent_media%2F1e6138b6b878df9981214868425f8fc6.jpg)
:format(webp)/evrimagaci.org%2Fpublic%2Fcontent_media%2F41522d8026dac9822391e8cbf1a859a2.png)
:format(webp)/evrimagaci.org%2Fpublic%2Fcontent_media%2Ff4aa1771fa18c80ccc2354ceef8d92f0.jpg)
Yorum yap