Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Sinüzit, Sinüzit, burunboşluğu,-alınboşluğu ve çeneboşluğu iltihaplanması

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Sinüzit, Sinüzit, burunboşluğu,-alınboşluğu ve çeneboşluğu iltihaplanması

    Sinüzit, Sinüzit, burunboşluğu,-alınboşluğu ve çeneboşluğu iltihaplanması







    Sinüzit:

    Sinüzit, Burunboşluğu,-alınbosluğu ve çeneboşluğu iltihaplanması

    Sinusit, alınboşluğu, çeneboşluğu ve burunboşluğundan birinin veya hepsinin iltihaplanmasıdır. Burunboşluğu boş bir alan olup yüzkemikleri ile burunarasındadır.Burunboşluğu boş bir alan olup yüzkemikleri ile burunarasındadır. Normal olarak alınboşluğu, burunboşluğu ve çeneboşluğu yeterince hava alır, fakat burunboşluğu etrafindaki mukoza (sümüksü deri) burayi temiz tutmak icin sümük salğılar ve bu sümük kanalarla boğaza akar. Sayet kanalarda tıkanma olursa bakteriler iltihaplanmaya sebep olur. Kanalların kapanması, mukozanın şişmesi, üşütme, allerji, burunun ayırım duvarındaki eğiklikler, burundaki polipler veya çürük diskökü burunboşluğunun tıkanmasına neden olurlar.


    Burunboşluğu iltihaplanması normal olarak kısa bir süre sonra iyileşir, şayet bu iltihaplanmalar sık sık görülürse zamanla kronikleşir. Zamanında tedavi edilmeyen akut sinüzit, kroniklesir ve buda başta, çevredeki doku ve organlarında iltihaplanmasına sebep olur. Bunların başında göz,-beyin- (enzephalit) beyinderisi (meningit) iltihaplanmalarına sebep olabilir.


    Sinusitin belirtileri;
    1-) Başağrısı ve başta basınç, ağır durumlarda alında yanaklarda gözlaerde veya nadiren başın arkasında zonklama ve öne doğru eğilince ağrılar azarsa
    2-) Sinüzütle birlikte cerahatlı ve akıntılı nezle görülürse
    3-) Ağır iltihaplanmalarda, ateşlenme, dermansızlık, görme bozuklukları vede yüzde şişkinlik görülebilir.

    Sinüzit doğal ilçlarla tedavi edilebilir ve bunların başında ZYE-, Çentiyan-, A. Itırkökü-, mineotu-, ve mürver preparatları, Gökçek Tonik veya Gökçek iksirini sayabiliriz.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    sinüzit


    ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ DEVAMLI SİNÜZİT OLMAKTAYIM. YAŞIM 31. LİSE ÇAĞLARIMDA 3 FARLI DOKTOR 3 FARKLI AMELİYAT TEŞHİSİ KOYDU FAKAT BEN NETİCEDEN ÇEKİNDİĞİMDEN REDDETTİM VE BİR DAHA DOKTORA GİTMEDİM. SON GÜNLERDE ŞİKAYETİM ARTTI. BAŞIMIN SOL TARAFI VE SOL KULAĞIM ÇOK AĞRIDIĞINDAN VE KULAĞIMDA DUYMADA DA AZALMA OLUŞTUĞUNDAN DOKTORA GİTTİM. BURUN KEMİĞİNDEKİ EĞRİMEDEN DOLAYI SİNÜZİTİN TEKRARLAYACAĞINI SÖYLEDİ. CİPRO 500 mg 2 KUTU ANTİBİYOTİK KULLANMAMI VE SONRA AMELİYAT ETMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ. FAKAT ANTİBİYOTİKTEN PEK BİR FAYDA GÖREMEDİM. BAŞIMIN SOL TARAFINDAKİ AĞIRLIĞI HALA FAZLACA HİSSEDİYORUM. BİTKİSEL YOLLA İNTİHABI NASIL DİNDİREBİLİRİM.SÜREKLİ AĞRI KESİCİ VE ANTİBİYOTİKLER DE VÜCUDU YIPRATIYOR DİYE DUYDUM ASLI VARMI BİLEMİYORUM. YARDICI OLURSANIZ SEVİNİRİM. ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER..... SAYGILARIMLA

    Yorum yap


    • #3
      Mrb

      Itır Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinüzit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4


        nuri Nickli öğeden Alıntı
        Sinüzit

        Benim Kronik Sinüzit Rahatsızlığım var. Çekilen Tomografi sonuçlarına göre Pansinüzit denilen yüksek düzeyde bir sinüzit tespit edildi.Bu bana sürekli bir rahatsızlık vermektedir.Modern tıpın verdiği antibiyotikleri kullanmama rağmen herhangi bir sonuç alamadım. Bu nedenle alternatif tıp imkanlarınızdan yararlanmak istiyorum.Bu nedenle bana bir bilgi vermenizi ve ne tür bir tedavi uygulanacağını bildirmenizi arz ederim.
        Nuri
        Itır Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinüzit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Tani-akut Maxsİller SİnÜzİt

          MRB,

          23/11/2006 TARİHİNDE SİNÜZİT ŞİKAYETLERİYLE DOKTORA GİTTİM. 7 GÜNLÜK ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ, AĞRI KESİCİLER VE SPREYLERLE İYİLEŞTİM. BİR AY SONRA YİNE AYNI ŞİKAYETLER 10 GÜNLÜK ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ. ŞUAN YİNE AYNI ŞİKAYETLER BAŞ GÖSTERMEYE BAŞLADI. aNTİBİYOTİK ANLIK TEDAVİ ETTİĞİ İÇİN ,KULLANMAK İSTEMİYORUM. KULLANABİLECEĞİM DOĞAL BİR KARIŞIM VEYA ÇAY VAR MIDIR?

          YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.
          PINAR ÇİFTCİ

          Yorum yap


          • #6


            PINAR Nickli öğeden Alıntı
            MRB,

            23/11/2006 TARİHİNDE SİNÜZİT ŞİKAYETLERİYLE DOKTORA GİTTİM. 7 GÜNLÜK ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ, AĞRI KESİCİLER VE SPREYLERLE İYİLEŞTİM. BİR AY SONRA YİNE AYNI ŞİKAYETLER 10 GÜNLÜK ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ. ŞUAN YİNE AYNI ŞİKAYETLER BAŞ GÖSTERMEYE BAŞLADI. aNTİBİYOTİK ANLIK TEDAVİ ETTİĞİ İÇİN ,KULLANMAK İSTEMİYORUM. KULLANABİLECEĞİM DOĞAL BİR KARIŞIM VEYA ÇAY VAR MIDIR?

            YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.
            PINAR ÇİFTCİ
            Itır Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinüzit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Reflü ve sinüzit

              bende reflü var yanma oluyor dolayısyla ama kronik sinüzitte var mide rıhatsızlığına neden olurmu ne yapmam lazım

              Yorum yap


              • #8

                xaven Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                bende reflü var yanma oluyor dolayısyla ama kronik sinüzitte var mide rıhatsızlığına neden olurmu ne yapmam lazım
                Reflü varsa midede bakteri var demktir, bakteriler ise toksik maddeler üretir.Bu toksik maddeler kana geçer.Karaciğer bu toksik maddeleri yok etmek için çok yoğun mücadele eder ve yağalanır.Toksik maddeler vücudun çeşitli noktlarında depolanır ve bir çok hastalığı tetikler.Itır Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Sinüzit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  geniz akıntısı,kuvvetli öksürük (balgamlı ve rengi koyu yeşil ) ..hocam siznüt dendi ama toz kokuları dumanlar dan çok etkileniyor .. ne yapmam m lazım.?

                  Yorum yap


                  • #10

                    cevahiras Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                    geniz akıntısı,kuvvetli öksürük (balgamlı ve rengi koyu yeşil ) ..hocam siznüt dendi ama toz kokuları dumanlar dan çok etkileniyor .. ne yapmam m lazım.?
                    Sizde sadece sinüzit değil aynı zaman da alerjik rinit var.Itır Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinüzit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      SİNÜZİT
                      Sinüzit Ne Demektir: Burun çevresindeki sinüs adı verilen boşlukların iltihaplanmasına sinüzit adı verilir. Sinüsler burnun her iki yanında ve 4 ayrı isimde bulunurlar. Burnun hemen yan taraflarında bulunan ve sinüslerin en büyüğü olan sinüs maksiller sinüs' tür. Bunun dışında burnun üst tarafında, alın kemiği içide bulunan sinüse frontal sinüs, burnun arka ve üst tarafında bulunan ve orta hatta tek olan sinüse sfenoid sinüs denir. Ayrıca burnun yan ve üst taraflarında bir çok küçük boşluktan ibaret bölümlere de etmoid sinüs denir. Bütün bu sinüsler bir delik aracılığı ile burun içine açılırlar. Buruna açılan bu delikler sinüslerin havalanmasını da sağlarlar.

                      Sinüsler Ne İşe Yarar: Aslında bu sinüslerin fonksiyonları tam olarak aydınlatılmış değildir. Ancak sesin resonansının sağlanması, solunum havasının nemlendirilmesi ve ısıtılması ile zararlı partiküllerin tutulması gibi görevleri vardır. Ayrıca baş ağırlığının azaltılması işine de yararlar. Bütün sinüslerin içini döşeyen mukoza hergün belli oranda salgı yaparlar. Bu salgılar burun içine dökülerek oradan da boğaz ve mideye giderler.
                      Sinüsler Herkeste Var mıdır : Her erişkinde sinüs mutlaka vardır. Ancak sinüslerin gelişimi zaman alır. Doğumda sadece maksiller ve etmoid sinüsler mevcuttur. Onlarda filmlerde bile görülemeyecek kadar küçüktürler. Maksiller sinüs 3 yaşında anlamlı büyüklüğe gelir ve ancak puberte çağında erişkindeki boyutuna ulaşır. Frontal sinüs doğumda yoktur. 6 yaşında filmlerde görülebilecek boyuta gelir. Yine puberte çağında erişkin boyutuna ulaşır. Etmoid sinüsler doğumda var olmasına rağmen giderek büyür ve 12 yaş civarında erişkindeki boyutuna ulaşır. Sfenoid sinüs doğumda yoktur. 5 yaşından itibaren gelişimi hızlanır ve puberte çağında erişkin boyutuna ulaşır. Sinüslerin büyüklüğü kişiye göre değişir. Frontal sinüsün hiç olmaması seyrek görülen bir durum değildir.
                      Sinüsler Nasıl İltihaplanır: Burun ve sinüsler; bakteri ve virüslerin sık sık yerleşip iltihap yaptığı bölgelerdir. Bu bölgelerde her zaman iltihaba yol açacak bakteri ve virüs bulunur ancak normal çalışan bir sinüste iltihap her zaman olmaz. Eğer sinüsün normal çalışmasına engel olacak bir durum varsa kolaylıkla sinüs iltihabı (sinüzit) gelişir. Bakteri ve virüs dışında nadiren de olsa mantarlar da iltihap yaparlar. Sinüzit en çok nezle, grip gibi üst solunum yolu infeksiyonları sonrası gelişir. Bu tür infeksiyonlarda sinüslerin burun içine açılan delikleri ödem nedeniyle kapanır ve sinüs salgıları burun içine boşalamaz. Ayrıca sinüslerin havalanması da bozulur. Bu durumda sinüs içerisinde kolayca iltihap gelişir. Bunun dışında sinüs ağızlarını tıkayan alerji, burunda kemik eğriliği, et büyümesi, yabancı cisim, geniz eti gibi durumlar da sinüzit gelişmesini kolaylaştırır. Vücut direnci başka sebeplerle düşük olan kişiler daha kolay sinüzit geçirirler.

                      Kaç Tür Sinüzit Vardır: Sinüzit genel olarak akut ve kronik (müzmin) olarak ikiye ayrılır. Akut sinüzit yeni oluşan sinüzit anlamına gelir. Uygun tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinüzit sinüslerde sürekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi de zordur. Birçok kez ameliyat gerektirir.

                      Sinüzitin Belirtileri Nelerdir: Akut ve kronik sinüzitin belirtileri biribirinden farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetlidir. Hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün iltihaplandığına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha uzun süreli olmasına rağmen daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en çok geniz akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder. Bunun dışında yine burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur. Kronik sinüziti olan hastalar bazen akut dönemler yaşayabilirler.

                      Muayenede Ne Görülür: Sinüzitli bir hastanın muayenesinde en çok görülen bulgu, burun içinde iltihaplı akıntı, ödem, boğaza doğru akıntı ve yüzde hassasiyettir. Bu gibi bulguların görüldüğü ve sinüzitten şüphelenilen hastalara uygun tetkikler yapılır. Ancak hastanın muayenesinde çok belirgin bir bulgu olmadan da sinüzit olabileceği akılda tutulmalıdır.

                      Teşhis Nasıl Konur: Hastanın şikayetleri ve muayene bulgularına göre sinüzit düşünülse bile kesin teşhis radyolojik olarak yani çekilen filmlerle konur. Bunun için en çok çekilen film Waters filmi denilen ve daha çok maksiller sinüsü inceleyen bir filmdir. Diğer sinüsler içinde değişik açıdan çekilen filmler vardır. Ancak bu çekilen normal filmler pratikte faydalı olmasına rağmen yanılma payları az değildir. Bu amaçla özellikle tedaviye cevap vermeyen veya ameliyat düşünülen hastalarda mutlaka bilgisayarlı tomografi çekilmelidir. Bilgisayarlı tomografi burun içi ve sinüsler hakkında bize çok faydalı bilgiler vermektedir.

                      Sinüzitin Ne Gibi Tehlikeleri Vardır: Sinüzit uygun antibiyotik ve yardımcı ilaçlarla veya gerektiğinde ameliyatla tedavi edildiğinde ciddi problemlere yol açmayan bir hastalıktır. Ancak iltihabın yayılmasına bağlı bazı komplikasyonlar gelişebilir. Bunlardan en önemlileri iltihabın göz çukuru içine yayılması ve körlüğe kadar gidebilen hastalıklar, beyin zarına veya beyin içine yayılarak abse oluşması, iltihabın sinüs içinde abseleşmesi ve kemik iltihabı sayılabilir. Bu tür durumlar oluştuğunda tedavi daha ciddi yapılmalıdır ve ilaç tedavisiyle birlikte ameliyat gerektirir

                      Nasıl Korunabilirim: Hastaların sinüzit olmamak veya olunursa kolay tedavi edilebilmek için dikkat edebilecekleri birkaç şey vardır. Bunun için soğukta kalmamak, saçların ıslak kalmaması, yaşadıkları ortamın nemi ve ısısının uygun olması, sigaranın dumanında dahi kalınmaması,alerjiye yol açabilecek toz, duman veya diğer irritan maddelerden uzak kalınması gibi önlemler alınabilir.

                      Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekli Olur: Akut sinüzitler genellikle ilaç tedavisine yanıt verdikleri için ameliyata nadiren ihtiyaç duyulur. Ancak kronik sinüzitlerde, burunda et veya kemik eğriliği ( deviasyon ) bulunması gibi durumlarda ya da komplikasyon gelişen vakalarda sinüzit ameliyatı gerekir.

                      Ameliyat Nasıl Yapılır: Sinüzit için yapılan ameliyatlar son yıllarda çok ilerlemiştir. Bu ilerlemenin en önemli sebebi endoskop denilen ve burun içine sokulan bir kamera aracılığı ile monitörden ameliyat yapmaya imkan veren cihazların kullanılmaya başlanmasıdır. Endoskopik yöntemle (görüntülü muayene ve ameliyat) hem burun içi gibi dar ve karanlık bir yerde çalışmak kolaylaşmaktadır hem de sinüzite yol açan asıl faktör düzeltilip diğer sağlam bölgelere dokunulmamaktadır. Bu ameliyat hem lokal hem de genel anestezi ile yapılabilir. Ameliyatta en önemli amaç, sinüz ağızlarının açılmasını sağlamak ve sinüslerin içini temizlemektir. Genellikle sadece burun içinden girmek yeterlidir. Bazen maksiller sinüse girmek için dudak altından çalışmak gerekebilir. Bu yöntemle burun içindeki et, kemik eğriliği gibi diğer hastalıklar da tedavi edilebilmektedir. Ameliyattan sonra hekimin tercihine göre burun içine tampon konabilir.
                      Ameliyatın Ne Gibi Komplikasyonları Vardır : Anestezi komplikasyonları dışında endoskopik ameliyatta en sık görülen problem kanamadır. Bu bazen cerrahın çalışmasını engelleyecek kadar şiddetli olur ve ameliyatta asıl amaç kanamayı durdurmak haline gelir. Bunun dışında burun ve sinüslerin çevresinde önemli organlar bulunduğu için ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bunlar arasında göz çukuru içine girilerek göz küresi ve sinirinin zedelenmesi, beyin zarının delinerek beyin sıvısının burun içine akması, beyine giden büyük damarların yaralanması, beyin absesi gibi ciddi problemlerin yanı sıra bazı küçük ve daha sonra tedavi edilebilen komplikasyonlar da vardır.
                      Ameliyattan Sonra Nelere Dikkat Etmeliyim : Endoskopik yöntemle yapılan ameliyattan sonra en önemli konu pansumanların uygun yapılmasıdır. Sinüzit ameliyatında pansuman burun içinin uygun şekilde temizlenmesi anlamına gelir. Bunun için başlangıçta birkaç günde bir daha sonra daha seyrek olarak doktorunuza gitmeniz gerekecektir. Kaç günde bir temizlenmesi gerektiği ameliyatın seyrine ve doktorun tercihine göre değişir. Doktorunuz her pansumandan sonra bir sonraki görüşme zamanını söyleyecektir. Hasta kendisi burun içini serum fizyolojikle yıkayarak yapışma ve birikintileri önlemeye çalışabilir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        hocam merhaba,
                        bende hem reflü var hemde sinüzit var kış aylarında rahatsızlıklarım artıyor ne tavsiye edersiniz.iyi çalışmalar.

                        Yorum yap


                        • #13

                          tunga Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          hocam merhaba,
                          bende hem reflü var hemde sinüzit var kış aylarında rahatsızlıklarım artıyor ne tavsiye edersiniz.iyi çalışmalar.
                          Itır Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinüzit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            ne kadar kullanmamız lazım hocam iksir ve toniği sinüzit için?

                            Yorum yap


                            • #15

                              entel_84 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                              ne kadar kullanmamız lazım hocam iksir ve toniği sinüzit için?
                              Itır Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinüzit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X