Transvers Miyelit'te klinik yaklaşım
Transvers miyelit (TM), spinal kordun immun mekanizmalar sonucunda gelişen fokal hasarıdır. Klinik tablo sıklıkla günler içinde yerleşen ağrı, kuvvet kaybı, seviye veren duyu kusuru, sfinkter kusuruna neden olan otonomik disfonksiyon ile karakterizedir.
Ayırıcı tanıda benzer bulguların akut inflamatuvar demiyelinizan polinöropatide (AİDP / Gullain Barre sendromu) de olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Transvers miyelit milyonda 1-8 gibi ender görülen bir durumdur. Ancak hastaların yaklaşık yarısı, tedaviye rağmen etkilenen seviye altında tam motor kayıpla yaşamlarını sürdürmek zorunda kalmaktadır. Hastaların neredeyse tamamında çeşitli derecelerde sfinkter kontrolünde bozukluk, %80-94 ünde duyu kusuru, parestezi ve dizesteziler devam etmektedir. Hastalığın ağır sekel bırakması nedeniyle ayırıcı tanı ve tedavide hızlı davranmak esastır.
Nörolojik muayene sonucunda myelopati düşünüldüğünde, ilk olarak bası yapan nedenler ekarte edilmelidir. Bu nedenle ilk olarak kontrastlı spinal kanal Manyetik Rezonans Görüntüleme'si (MRG) yapılmalıdır.
Bası yapan nedenler dışlandıktan sonra non-kompresif myelopatiler arasında
1) Multipl Skleroz ile ilişkili
2) Sistemik hastalıklarla ilişkili (Sistemik Lupus Eritamatosus (SLE), sarkoidoz, antifosfolipid sendromu, Sjögren)
3) Post-infeksiyöz miyelopati
4) Gecikmiş radyasyon miyelopatisi
5) Spinal kord enfarktı
6) İdiyopatik miyelopati akla gelmelidir. Non-kompresif miyelopatiler arasında inflamasyonun olduğu ve olmadığı patolojiler yer almaktadır. MRG de kontrast tutulumu ve beyin omurilik sıvısında (BOS) pleositoz ya da artmış IgG sentezi inflamasyon kanıtlarıdır.
Beyin omurilik sıvısında inflamatuvar parametreler (BOS lökosit ve IgG seviyesi) negatif bulunursa, lomber ponksiyonun erken dönemde yapılmış olabileceği düşünülmeli ve BOS tetkiki 2-7 gün ara ile tekrarlanmalıdır. Tekrarlanan LP den sonra BOS da inflamatuvar parametreler yine negatifse, non-inflamatuvar miyelopatiler arasında
1) Spinal kord iskemisi arteriyel/venöz/”water shed” ya da arteriovenöz malformasyonlar
2) Radyasyon miyelopatisi
3) Epidural lipomatosis
4) Fibrokartilojönöz emboliler tanı olasılıkları içine alınmalıdır.
İnflamatuvar miyelopati bulguları saptandığında ise şu üç soruyu cevap-lamaya çalışmalıyız:
1. Bu bir infeksiyöz durum mudur?
İnfeksiyöz nedenlere yönelik BOS gram boyama ve bakteri kültürü, viral polimerize zincir reaksiyonu (HSV-1; HSV-2, HHV 6, VZV, CMV, EBV, enterovirus, HIV), tüberküloz için kültür, BOS da HSV, VZV, HTLV-1 antikor tayini, anti Borrelia Burgdorferi antikoru, BOS VDRL, fungal kültür, Mycoplasma pnömonia, hepatit A, B, C serolojisi, parazitlere yönelik serolojik inceleme, saptanan klinik ipuçları doğrultusunda yapıl-malıdır. Ancak inflama-tuvar miyelopatilerde viral ve bakteriyel kültür, Polimerize Zincir Reaksiyonu mycoplazma pnömonia için seroloji ve soğuk aglütininler özellikle istenmelidir.
2. Bu sistemik inflamatuvar bir hastalığın parçası mıdır?
Her inflamatuvar miyelopati belirlenen hasta sistemik otoimmun hastalıklar yönünden değerlendirilmelidir. Öncelikli olarak SLE, sarkoidoz ve Sjögren sendromuna yönelik incelemeler planlanmalıdır. Bunda da klinik ve özgeçmiş özellikler doğrultusunda yönlenilmelidir. Ülkemiz için Behçet hastalığı her zaman akılda tutulmalıdır.
3. Bu santral sinir sisteminin inflamatuvar hastalıklarının bir parçası mıdır?
Bu sorunun cevabı için inflamatuvar süreçlerin etkileyebileceği beyin ve optik sinir değerlendirilmelidir. Sadece spinal kord tutulumu olabilir ki bu durumda akut parsiyel transvers miyelit, idiyopatik transvers miyelit ya da uzunlamasına genişleyen transvers miyelit tanı olabilir. Spinal kord ve optik sinir tutulumu ile Nöromiyelitis optica (Devic sendromu) akla gelmelidir. Beyin, optik sinir ve spinal kordu etkileyen multipl skleroz ya da akut dissemine ensefalomyelit (ADEM) diğer olasılıklardır. Bu aşamada elektrofizyoloji, BOS da oligoklonal band tetkiki, IgG ve kraniyal MRG bulguları değerlidir.
Dr. Ferda Korkmaz Özkanoğlu
Transvers miyelit (TM), spinal kordun immun mekanizmalar sonucunda gelişen fokal hasarıdır. Klinik tablo sıklıkla günler içinde yerleşen ağrı, kuvvet kaybı, seviye veren duyu kusuru, sfinkter kusuruna neden olan otonomik disfonksiyon ile karakterizedir.
Ayırıcı tanıda benzer bulguların akut inflamatuvar demiyelinizan polinöropatide (AİDP / Gullain Barre sendromu) de olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Transvers miyelit milyonda 1-8 gibi ender görülen bir durumdur. Ancak hastaların yaklaşık yarısı, tedaviye rağmen etkilenen seviye altında tam motor kayıpla yaşamlarını sürdürmek zorunda kalmaktadır. Hastaların neredeyse tamamında çeşitli derecelerde sfinkter kontrolünde bozukluk, %80-94 ünde duyu kusuru, parestezi ve dizesteziler devam etmektedir. Hastalığın ağır sekel bırakması nedeniyle ayırıcı tanı ve tedavide hızlı davranmak esastır.
Nörolojik muayene sonucunda myelopati düşünüldüğünde, ilk olarak bası yapan nedenler ekarte edilmelidir. Bu nedenle ilk olarak kontrastlı spinal kanal Manyetik Rezonans Görüntüleme'si (MRG) yapılmalıdır.
Bası yapan nedenler dışlandıktan sonra non-kompresif myelopatiler arasında
1) Multipl Skleroz ile ilişkili
2) Sistemik hastalıklarla ilişkili (Sistemik Lupus Eritamatosus (SLE), sarkoidoz, antifosfolipid sendromu, Sjögren)
3) Post-infeksiyöz miyelopati
4) Gecikmiş radyasyon miyelopatisi
5) Spinal kord enfarktı
6) İdiyopatik miyelopati akla gelmelidir. Non-kompresif miyelopatiler arasında inflamasyonun olduğu ve olmadığı patolojiler yer almaktadır. MRG de kontrast tutulumu ve beyin omurilik sıvısında (BOS) pleositoz ya da artmış IgG sentezi inflamasyon kanıtlarıdır.
Beyin omurilik sıvısında inflamatuvar parametreler (BOS lökosit ve IgG seviyesi) negatif bulunursa, lomber ponksiyonun erken dönemde yapılmış olabileceği düşünülmeli ve BOS tetkiki 2-7 gün ara ile tekrarlanmalıdır. Tekrarlanan LP den sonra BOS da inflamatuvar parametreler yine negatifse, non-inflamatuvar miyelopatiler arasında
1) Spinal kord iskemisi arteriyel/venöz/”water shed” ya da arteriovenöz malformasyonlar
2) Radyasyon miyelopatisi
3) Epidural lipomatosis
4) Fibrokartilojönöz emboliler tanı olasılıkları içine alınmalıdır.
İnflamatuvar miyelopati bulguları saptandığında ise şu üç soruyu cevap-lamaya çalışmalıyız:
1. Bu bir infeksiyöz durum mudur?
İnfeksiyöz nedenlere yönelik BOS gram boyama ve bakteri kültürü, viral polimerize zincir reaksiyonu (HSV-1; HSV-2, HHV 6, VZV, CMV, EBV, enterovirus, HIV), tüberküloz için kültür, BOS da HSV, VZV, HTLV-1 antikor tayini, anti Borrelia Burgdorferi antikoru, BOS VDRL, fungal kültür, Mycoplasma pnömonia, hepatit A, B, C serolojisi, parazitlere yönelik serolojik inceleme, saptanan klinik ipuçları doğrultusunda yapıl-malıdır. Ancak inflama-tuvar miyelopatilerde viral ve bakteriyel kültür, Polimerize Zincir Reaksiyonu mycoplazma pnömonia için seroloji ve soğuk aglütininler özellikle istenmelidir.
2. Bu sistemik inflamatuvar bir hastalığın parçası mıdır?
Her inflamatuvar miyelopati belirlenen hasta sistemik otoimmun hastalıklar yönünden değerlendirilmelidir. Öncelikli olarak SLE, sarkoidoz ve Sjögren sendromuna yönelik incelemeler planlanmalıdır. Bunda da klinik ve özgeçmiş özellikler doğrultusunda yönlenilmelidir. Ülkemiz için Behçet hastalığı her zaman akılda tutulmalıdır.
3. Bu santral sinir sisteminin inflamatuvar hastalıklarının bir parçası mıdır?
Bu sorunun cevabı için inflamatuvar süreçlerin etkileyebileceği beyin ve optik sinir değerlendirilmelidir. Sadece spinal kord tutulumu olabilir ki bu durumda akut parsiyel transvers miyelit, idiyopatik transvers miyelit ya da uzunlamasına genişleyen transvers miyelit tanı olabilir. Spinal kord ve optik sinir tutulumu ile Nöromiyelitis optica (Devic sendromu) akla gelmelidir. Beyin, optik sinir ve spinal kordu etkileyen multipl skleroz ya da akut dissemine ensefalomyelit (ADEM) diğer olasılıklardır. Bu aşamada elektrofizyoloji, BOS da oligoklonal band tetkiki, IgG ve kraniyal MRG bulguları değerlidir.
Dr. Ferda Korkmaz Özkanoğlu

Yorum yap