Duyuru

Collapse
No announcement yet.

iltihabi Bağırsak Hastalığı, Enflamatuar Bağırsak Hastalığı, Ülseratif Kolit, Kron

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • iltihabi Bağırsak Hastalığı, Enflamatuar Bağırsak Hastalığı, Ülseratif Kolit, Kron


    Enflamatuar Bağırsak Hastalığı


    Enflamatuar (İnflamatuar) Bağırsak Hastalığı Nedir?

    Bağırsak*ların kronik olarak herhangi bir bulaşıcı mikrop olmadan iltihaplanmasına neden olan bir grup hastalıktır. Başlıca Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi rahatsızlıkları içerir.
    Yaş: 20′li ve 30 lu yaşlarda en sık görülür. 55-65 yaş arası dönem hastalığın en sık gö*rüldüğü ikinci yaş dönemidir. Nadir de ol*sa ülseratif kolit 15 yaş altı çocukluk döne*minde de görülebilir.
    Cinsiyet: Kadınlarda erkeklerden biraz da*ha fazla görülmektedir.
    Risk faktörleri: Hastalık bulaşıcı değildir ancak en önemli risk faktörü aile öyküsü*dür. İnflamatuar bağırsak hastalıklarının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak çevresel, enfeksiyöz, genetik, otoimmün (vücudun kendi dokusunu yabancı kabul ettiği durumlar) etkenlerden şüphelenilmiştir. Bu etkenler arasındaki etkileşim önemli olabilir.
    Belirti ve bulgular:
    Ülseratif kolit yalnızca kalın bağırsakta görülürken; Crohn hastalı*ğı ağızdan makata kadar tüm sindirim siste*mini tutabilir. Ülseratif kolitte en önemli belirti
    kanlı ishaliken; Crohn hastalığında ise da*ha sinsi seyirli olması nedeniyle ve çoğunlukla belirtileri karın ağrısı vekansız ishaldir. Ülseratif kolitli bir hastada ateş, sıvı kaybı ve karında hassasiyet gibi bulgular varsa bunlar iltiha*bın şiddetinin arttığını gösterir.
    Crohn has*talarının %90′ında makat çevresinde çat*lak, fistül ağzı (apsenin açılım ağzı) sapta*nır. Hastaların %10-20′sinde bağırsak dışı bulgular olan artrit (eklem iltihabı), bazı göz hastalıkları (üveit, iritis, episklerit), cilt hastalıkları ve karaciğer hastalıkları (sklero-zan kolanjit) görülür.
    Tanı:
    Doktor; şikayetlerinizi dinleyerek; ül*seratif kolit veya Crohn hastalığından şüp*helenir. Dışkıdan kan (gaitada gizli kan) ya da mikrop araştır*ma testleri ile iltihabın şiddetini araştırmak için tam kan sayımı (CBC), sedimentasyon ve
    CRP kan düzeyleri istenebilir.
    Esas tanı ka*lın bağırsağın kolonoskopi (ucunda ışık bu*lunan kameralı bükülebilir, ince bir aletle kalın bağırsakların incelenmesi) ile doğru*dan incelenmesi ve hastalıklı dokudan parça alınıp mikroskop altında bakılması ile ko*nur. Hekim gerekli gördüğünde baryumlu grafiler de isteyebilir.
    Tedavi
    Boswellia ile mümkündür.

    Seyir:
    Ülseratif kolit hastalarının düşük bir yüzdesi hastalığı tek bir atakla atlatır ve bir daha da tekrarlamaz. Ancak tipik olarak hastalık alevlenme ve sönmelerle karakterize olup; ataklar haftalar ile aylar boyunca sürer. Hastaların %20′sinde kolektomi (kalın barsağın ko*lon adı verilen kısmının çıkarılması) gerekir ve genellikle tam iyileşme sağlar. Ülseratif kolit tanısı ko*nulduktan 10 yıl sonrasında özellikle kalın bağırsak kanseri riski artmıştır ve hastaların düzenli takibi gereklidir.
    Crohn hastalığının seyri tutulum bölgesine ve hastalığın yayılımına bağlıdır. Bu hasta*lık da tıpkı ülseratif kolit gibi alevlenme ve sönmelerle karakterizedir. Tıbbi tedaviye yanıt alınsa da, %25-50 hastada hastalık tek*rarlar. Cerrahi geçiren hastalarda da tekrar*lama riski fazladır. Genel olarak Crohn has*talarının yaşam kalitesi, ülseratif kolitli has*talardan daha bozuk, sorunları daha fazla*dır.


  • #2

    İnflamatuvar Bağırsak Hastalığı

    Nedeni bilinmeyen ve bağışıklık, kalıtımsal nedenler ve çevresel faktörler ile oluştuğu bilinen; Crohn Hastalığı, ülseratif kolit ve bunun gibi hastalıkları içerir. En sık başlama yaşı 15-25 arası veya 55-65 arası iken, tüm yaş gruplarında görülebilir. Ortalama olarak toplumda binde bir oranında gözlenir. Musevilerde diğer toplumlara göre 2-4 kat daha sıktır. Kadınlarda erkeklere oranla % 30 daha fazla görülür.
    Ülseratif Kolit:
    Ülseratif kolit, kalın bağırsakların iç yüzeyini döşeyen bölümün iltihaplanması ile seyreden bir hastalıktır. Olguların yaklaşık % 95’inde kalın bağırsağın son kısmı olan rektum bölümünün tutulumu vardır. Ülseratif kolit hastalığı sıklıkla makattan yukarıya doğru kalın bağırsak boyunca yayılır.

    Belirtileri:
    Kanlı, sümüksü ishal
    Defakasyon olmadığı halde dışkı yapma isteği (tenezm)
    - Kilo kaybı
    - Kramp şeklinde karın ağrısı
    - Bağırsak dışı belirtiler: eklem iltihapları, ağızda aftlar, göz bozuklukları, safra yolu darlığı (primer sklerozan kolanjit), böbrek taşları, toplar damar tıkanıklıkları
    Nerdenleri:
    - Kalıtsal faktör: ülseratif kolit hastalarında p-antinötrofil sitoplazmik antikorları bulunur.
    - Bağışıklık sistemi ile ilgili: bağırsak bakterilerindeki antijenlere karşı antikor gelişir.
    - Genetik eğilim: 12. ve 16. kromozomlar ile ilgilidir.
    - Çevresel faktörler
    - Gıdalar: süt ve süt ürünleri ile belirtiler artabilir.
    Ülseratif kolit hastalığı kişiden kişiye bulaşmaz. Ağrı kesici ilaçlar, aspirin, bazı antibiyotikler, doğum kontrol hapları hastalığın alevlenmesine neden olur.
    Tedavisinde kullanılan ilaçlar
    Boswellis ile tedavisi mümkündür
    Ülseratif Kolit Tedavisinde Ameliyat
    - Ülseratif kolit durumunda cerrahi tedavinin ana prensibi tüm kalın bağırsak ve rektum’un (kalın bağırsağın makata bağlanan son kısmı) çıkartılmasıdır. Bu sayede hastalık ortadan kaldırılmış olur.
    - Kalın bağırsak çıkartıldıktan sonra bağırsağın devamlılığı ince bağırsağın (ileum) makata poş denilen rezervuar oluşturularak bağlanması (ileo-anal anastomoz) işlemidir.
    - İnce bağırsağın (ileum) makata bağlanması (ileo-anal anastomoz) işlemi sonrasında ince bağırsağın biraz üst bölümünden deriye ağızlaştırma işlemi (torba veya ileostomi) yapılır.
    - Burada, ameliyata ileostomi eklemekteki ana amaç, bağlantı yapılan bağırsak bölümünden (ileo-anal anastomoz) dışarıya bir sızıntı olmasını önlemektir.
    - İleostomi geçici olsrak yapılır, yani kalıcı değildir. Genellikle, birkaç ay içinde ileostomi’nin kapatılması ve makat yolu ile dışkılamanın başlatılması hedeflenir.
    Crohn Hastalığı
    Crohn hastalığı, sindirim sisteminin ağız boşluğu ile kalın bağırsak arasındaki tüm bölümlerini tutabilen iltihabi bir bağırsak hastalığıdır. Sıklıkla hastalığın ince bağırsağın son kısmını (ileum) ve kalın bağırsağın başlangıç bölümünü (çekum) tuttuğu bilinmektedir. Crohn hastalığının oluş nedeni çoğu zaman bilinmemektedir, ancak sıklıkla vücuttaki iltihabi (enflamatuvar) kimyasal medyatörlerin dengesizliği sonunda olduğu düşünülmektedir. Günümüzde, kalıtımsal (NOD2 geni), mikrobik (Mikobakterium paratüberkülozis, Psödomonas ve Listeria), bağışıklık sistemi ile ilgili (interlökinler and tümor nekrozan faktör - TNF), çevresel faktörlerle (sigara kullanımı), diyete bağlı, damarsal ve stres ile oluşabildiği ileri sürülmektedir. Crohn hastalığı, ortalama 100.000 kişide bir kişide görülür. Asya ve Afrika kıtalarında, diğer kıtalara göre biraz daha sıktır. Kuzeydeki ülkelerde son 50 yılda özellikle kalın bağırsakta görülme sıklığı artmıştır. Kentlerde ve üst sosyo-ekonomik grupta kırsal kesime oranla daha sık görülür. Beyazlarda siyahlara göre Crohn hastalığı daha sık görülür.
    Crohn hastalığı, Musevi toplumunda tüm kıtalarda diğer toplumlara göre 2-4 kat daka sıktır. Kadın ve erkeklerde görülme sıklığında belirgin bir fark yoktur. Crohn hastalığı’nın 15-30 yaş ve 60-80 yaş gruplarında artıl gösterdiği bilinmektedir. Bağırsağın tüm katmanlarını tutan iltihabi gelişme yaratır ve bağırsakta darlık, ödem ve tıkanıklık oluşturabilir. Crohn hastalığı, bağırsaktan dışarıya sızıntı (fistül) oluşturabilir. Bunun sonucunda bağırsakta delinmeler ve apseler meydana gelir. Crohn hastalığına bağlı fistüller sıklıkla bağırsak ile bağırsak arasında (entero-enteral), bağırsak ile mesane (sidik torbası) arasında (entero-vezikal), bağırsak ile hazne (vajina) arasında (entero-vajinal), kalın bağırsak ile mide arasında (kolo-gastrik) ve bağırsak ile deri arasında (entero-kutanöz) tipte olabilirler.Crohn hastalığında, bağırsakta emilim bozukluğu (malabzorpsiyon) gelişebilir. Bu durum protein, yağ, safra ve kalori emilim bozukluğuna yol açabilir.Böbrek taşı oluşumunu arttırabilir. Crohn hastalarının % 30’unda makat fistülleri gelişir.
    - Deride eritema nodozum, pyoderma gangrenozum ve psöriatik eritem adı verilen şişliklere neden olabilir.
    - Crohn hastalığı, büyük eklemlerde artrit, ankilozan spondilit adı verilen eklem iltihaplarına neden olabilir. Ağızda aftlar gelişebilir.
    Belirtiler:
    >-Sümüksü(mukus), kanlı ve iltihaplı ishal
    - Karın ağrısı: kramp şeklinde ve karın sağ alt kısmında ve göbekte ağrı gelişir.
    - Kilo kaybı
    - Bağırsak tıkanıklığı: bağırsak iç çeperi ödem nedeniyle daralır.
    - Makat çatlağı (anal fissür), fistülü (perianal fistül), apse (perianal apse)
    - Karın içi apseler (intra-abdominal ve retroperitoneal apse)
    - Karın duvarında ele gelen sert kitle (kalınlaşmış bağırsak)
    - Deri, ağız, göz, eklem, karaciğer, safra yolu belirtileri.
    Tanı:
    - Bilgisayarlı tomografi: bağırsaktaki fistül ve apseler görülebilir.
    - Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): safra yolu darlıkları, leğen kemiği içindeki fistülleri (makat fistülü vb.) gösterir.
    Kolonoskopi: darlıkları gösterir, biopsi alınabilir
    - Gastroskopi: ülseri gösterir, biopsi alınabilir
    - Çift balonlu endoskopi: ince bağırsağı incelemeye yarayan endoskopi türüdür.
    - Ultrasonografi: safra kesesi, yumurtalık ve tüplere ait sorunları gösterebilir.
    Hastalık klinik olarak alevlenmeler ve sakin dönemlerle seyreder.
    Tedavi:
    Boswellia ile tedavisi mümkündür
    Ameliyat tedavisi:
    - Bağırsak tıkanıklığı
    - Bağırsak delinmesi
    - Kan zehirlenmesi (toksik megakolon) gelişmesi (toksik megakolon)
    - Karın içi apse gelişimi
    Crohn hastalığında ameliyat tekniği, hastalıklı bağırsak bölümünün çıkartılması veya bypass yapılması ile devamlılığın sağlanması esasına dayanır. Zorunlu olmadıkça bu hasta grubunda bağırsak yaralarının iyileşme sorunu, hastalığın aynı belirtilerle çıkartılan bağırsağın dışındaki bölümlerde tekrarlaması ve bağırsağın farklı bölümlerinde daralma riski nedeniyle cerrahi girişimden kaçınılır. Crohn hastalığının ölüm riskini 1-5 kat arttırdığı bilinmektedir ve ölümler sıklıkla hastalığın başladığı ilk 4-5 yılda görülür. Hastalığın 15 yılında, hastaların % 94’ünün hayatta olduğu bilinmektedir. Yıllar ile birlikte hastalıktan yaşamı yitirme riski artar. Zaman içinde Crohn hastalığı nedeniyle hastaların % 10’unun yaşamları ciddi şekilde kısıtlanır.
    Diyet:
    Diyete lif eklenmesi bağırsak cidarının iyileşmesine katkı sağlar. İnce bağırsağın son bölümü (ileum) ameliyatla alınan hastalarda yağdan fakir elementer diyetin yararı vardır. Crohn hastalarında sıklıkla laktoz entoleransı olduğundan süt ürünlerinin alınması ile yakınmaları artar. Ancak, kalsiyum desteği yapmak gerekir. İnce bağırsakta hastalığı olan kişilerde iltihabi olayın aktif olarak devam ettiği bölgede kanser gelişebilir.

    Yorum yap


    • #3

      İnflamatuvar bağırsak hastalıkları


      Diğer Adları: Crohn Hastalığı; Ülseratif Kolit

      Nedir?
      İnflamatuvar bağırsak hastalığı (İBH) bir kronik hastalıklar grubudur. Bağırsakların iç duvarında şiş ve hasarlı dokularla karakterize bu hastalıkların şiddet derecesi zamanla ve hastadan hastaya değişmektedir. Aktif hastalık dönemleri geçici düzelme dönemleriyle dönüşümlü olabilir. Hastalığın alevlenmesi sırasında hasta sık sık sulu ve/veya kanlı ishal, karın ağrısı, kilo kaybı ve ateşlenme dönemleri geçirebilmektedir. Bu alevlenmeler arasında hastalık belirtileri sıklıkla azalmaktadır. Birçok hasta başka bir alevlenme olmadan uzun iyileşme dönemlerinden geçebilmektedir.
      İltihabi bağırsak hastalığının nedeni bilinmemekle birlikte bir genetik yatkınlık, bir viral hastalık ve/veya çevresel bir faktör tarafından tetiklenmiş bir otoimmün sürece bağlı olduğu düşünülmektedir. İBH her iki cinsi de eşit derecede etkilemekte ve en sık sanayileşmiş ülkelerde yaşayan beyaz tenlilerde görülmektedir. En sık görülen iltihabi bağırsak hastalıkları Crohn hastalığı (CH) ve ülseratif kolitten (UK) ibarettir. Her ikisi de her yaştan kişiyi etkilemekle olguların çoğuna ilk kez 15-35, daha küçük bir bölümüne 50-70 yaşları arasında tanı konmaktadır. Mide-bağırsak yakınmalarına ilaveten bu iki hastalıktan etkilenmiş çocuklarda gelişme ve büyüme geriliği görülebilir. Bu hastalıklardan birine erken yaşta yakalandığı belirlenmiş kişilerde ileri yaşlarda kolon kanseri gelişme riski artmıştır.

      Crohn hastalığı ağızdan anüse kadar mide-bağırsak kanalının herhangi bir bölümünü etkileyebilmekle birlikte birincil olarak ince bağırsağın (ileum) son kısmı ve/veya kolonu (kalın bağırsağın bir bölümü) tutmaktadır. Crohn hastalığında etkilenmiş bağırsakta normal doku arasında hastalıklı doku da bulunabilir. İltihaplanma ince bağırsaklar/kolonun derin dokularına nüfuz ederek bağırsakların içinde ülserler veya atık maddelerin başka alanlara gitmesine olanak tanıyan tüneller şeklinde fistüller oluşturabilirler. Bu hastalığın diğer komplikasyonları bağırsak tıkanmaları, kanayan dokulara bağlı anemi (kansızlık) ve enfeksiyonları içerebilir. Crohn hastalarının yaklaşık üçte iki ila dörtte üçü hastalığın ileri döneminde cerrahiye gerek duyacak, ince bağırsak/kolonun hasarlı bölümleri çıkartılacak veya tıkanıklık veya fistül tedavi edilecektir.

      Ülseratif kolit (UK) birincil olarak kolonun iç yüzünü etkilemektedir. Crohn hastalığı ve ülseratif kolit (UK) hastalığı belirtileri benzeşebilmekle birlikte UK yamalar şeklinde değil aksine kesintisiz doku iltihaplanmalarına neden olur. İltihaplanma genellikle anüsten başlayıp kolona doğru ilerler. UK'de kanlı ishale daha sık rastlanabilmektedir. UK'nin en ciddi komplikasyonu, esasen kolonun bir bölümünün paralize olduğu göreceli olarak seyrek görülen toksik megakolondur. Atık maddeler bu felç olmuş bağırsak segmenti içinden geçemediğinden kolonu genişletir. Bu durum karın ağrısı, ateşlenmeler ve güçsüzleşmeye neden olabilir, tedavi edilmeden bırakılırsa yaşamı tehdit edebilir.

      Yorum yap


      • #4
        İltihabi Bağırsak Hastalıkları ve Tedavisi

        İltihabi bağırsak hastalığı nedir?

        İltihabi (inflamatuar) bağırsak hastalıkları sindirim sistemi kanalının kronik iltihabı ile karakterizedir ve en sık iki nedeni Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolittir. Bu iki hastalık birbirine benzediği için iltihabi bağırsak hastalığı adı altında toplanmıştır. Hastalığın görülme sıklığı ülkeden ülkeye değişse de yaklaşık olarak 50-60/100 000 dir. Batı toplumlarında daha sık görülür. En sık 20-40 yaşlarında başlar ama 55-65 yaşlarında da ortaya çıkabilir.
        Her iki hastalık da alevlenmeler ve yatışmalar ile seyreder. Hastalığın alevlenme döneminde sindirim kanalında tutulan alan ödemli, şiş ve kızarıktır. Hastalığa ait belirtiler bu dönemde görülür. Alevlenme dönemini takiben oluşan sessiz dönemde hastalık kısmen yatışmıştır ve şikayet yoktur.
        Ülseratif kolit sindirim kanalında sadece kalın bağırsağı ve rektumu tutar. Rektum tutulumu hemen daima vardır. Hastaların dörtte birinde hastalık sadece rektum tutulumuyla sınırlıdır. Kalın bağırsağın tamamının etkilenmesi (pankolit) hastaların %10 unda görülür. Tutulum miktarı hastalığın şiddeti ile orantılıdır.
        Crohn hastalığı ağızdan anüse kadar, sindirim kanalının herhangi bir bölümünü tutabilir, ama ince bağırsaklar (duedonum, jejunum,ileum) ve anüs çevresi genelde tutulur.
        Sindirim sistemi...

        Normalde vücut dış ortamdan tamamiyle yalıtılmıştır ve sterildir. Sadece üç sistemle dış etkenlerle direkt temas vardır. Deri, solunum sistemi ve sindirim sistemi. Bu üç sistemde de dış etkenlere maruz kaldığından vücuda zararlı maddelerin girmesini engeleyecek ve kendini koruyacak mekanizmalara sahiptir. Konumuz sindirim sistemi olduğuna göre bu konuyu daha ayrıntılı anlatalım.
        Sindirim sistemi ağızdan anüse kadar bir tünel olarak düşünebiliriz. Ağızdan aldığımız besinler yemek borusuyla mideye iletilir. Burada mide asidi ve bazı enzimlerle parçalandıktan sonra ince bağırsağa geçer. Pankreastan ve ince bağırsaktan salınan sindirim enzimleri ile besinler en küçük yapı taşlarına ayrılır ve çoğu ince bağırsaktan emilir. İnce bağırsaktan kalın bağırsağa doğru gittikçe emilmeyen kısım posa olarak atılır.
        Sindirim sisteminde bazı alanlar steril değildir. Normal mikrobiyal flora, sağlıklı insan vücudunda, zarar vermeden denge içinde yaşayan mikroorganizma topluluklarına denir. Örneğin ağzın ve kalın bağırsağın kendi florası vardır.
        Sindirim sistemi dış ortamla iç ortam arasında bariyer oluşturur. Zararlı maddelerin kana geçmesini engeller. Sindirim sistemi hücrelerin özellikle bağırsak hücrelerinin müthiş bir yenilenme kapasitesi vardır.
        Bazı enfeksiyonlar, kimyasallar, ilaçlar nedeniyle bağırsakların iç duvarının zedelenmesi karın ağrısı ve ishale neden olabilir. Ayrıca emilim için gerekli olan bağırsak iç yüzeyi zedelendiği için emilim bozukluğuna yol açar.
        İltihap nedir?

        İltihap, bizi enfeksiyonlardan ve diğer dış etkenlerden koruyan bağışıklık sisteminin bir cevabıdır. Buradan da anlayacağımız gibi iltihap normalde kötü birşey değildir, aksine savunmanın bir parçasıdır, ama vücut zararsız maddelere karşı da aynı etkiyi gösterir, veya başlattığı iltihabı durduramaz ve kontrolsüz devam ederse kendisi hastalığa neden olabilir ve can sıkıcı belirtilere yol açabilir. Sindirim kanalı iltihaplandığında doku şişer, kızarır ve kalınlaşır. Ağrılı yaralar (ülserler) oluşabilir ve bu yaralar kanayabilir.
        Neden olur?

        İltihabi barsak hastalıklarının nedeni tam olarak bilinmiyor. İltihabi bağırsak hastalığının gelişiminde genetik, çevresel, enfeksiyöz, immunolojik (bağışıklık sistemiyle ilgili) ve psikolojik faktörlerin etkili olduğu düşünülüyor. Hastaların %20-30 unun ailesinde veya akrabalarında bu hastalık vardır.
        Bilinmeyen bir faktör veya bu faktörlerin birleşmesi sonucu bağışıklık sistemi tetikleniyor ve bağırsak duvarında kontrolsüz giden iltihabi bir reaksiyon başlatıyor. İltihabi reaksiyon sonucu bağırsak duvarı hasar görüyo ve kanlı ishale, karın ağrısına sebep oluyor.
        Hastalığın gelişmesi için genetik hassasiyet ya da yatkınlığı olan bir kişide enfeksiyoz ajanlar, diğer antijenler veya otoimmun bir süreç sonucu bağışıklık sistemini tetiklenir. Bağırsaklar sürekli dış etkenlere maruz kaldığından son zamanlarda bağışıklık sisteminin harekete geçmesinden çok başlattığı süreci durdurmasındaki yetersizliğin neden olabileceği düşünülmektedir.
        Belirtileri nelerdir?

        İltihabi bağırsak hastalıkları kronik bir hastalık olduğundan alevlenmeler ve sessiz dönemlerler seyreder. Belirtiler hafif veya şiddetli olabilir ve tutulan bölgeye göre farklı belirtiler görülebilir. Alevlenmelere duygusal stres, enfeksiyonlar veya diğer akut hastalıklar, hamilelik, antibiyotik kullanımı ya da kullanılmakta olan steroid ve antienflamatuar ilaçların aniden kesilmesi neden olabilir.
        Hastalığın aktif döneminde görülebilecek belirtiler şunlardır:
        • Karın ağrısı:Kramplar şeklinde olabilir. Bazen akut apandisiti taklit bile edebilir.
        • Kanlı ishal: Ülseratif kolitte daha sık görülür.
        • Dışkıda sümük benzeri akıntı (mukus) olması: İltihabi süreçten dolayı oluşan mukus dışkıda görülebilir.
        • Sürekli tuvalete gitme isteği: Rektumdaki iltihap nedeniyle olur.
        • İltihabın derecesi arttıkça sistemik belirtiler ortaya çıkar, yani ateş, terleme, halsizlik, bulantı, kusma, eklem ağrıları.
        • Kilo kaybı: Özellikle Crohn hastalığında belirgindir, çünkü ince bağırsak tutulumu emilim bozukluğuna yol açar.
        • İştahsızlık:.
        • Kansızlık: Hem bağırsaklardaki kanama nedeniyle, hem de kan üretimi için gerekli olan demir ve B12 vitamininn emilim bozukluğundan olabilir
        • Hastaların %10-20 si hastalığın bağırsak dışı tutulumuyla kendini göseterir.(artrit, üveit, karaciğer hastalığı)
        • İltihabi bağırsak hastalıkları nadir de olsa çocuklarda da görüebilir ve büyüme gelişme geriliğine sebep olabilir.

        Komplikasyonları (hastalığa bağlı oluşabilecek sorunlar)
        • Ülserlerden oluşan yaygın kanama
        • Yapışıklıklar ve buna bağlı tıkanmalar: Crohn hastalığında iltihabi sürece bağlı yapışıklıklar olabilir ve tedaviyle düzelebilir. Bazen bu yapışıkların açılması için endoskopik veya cerrahi girişim gerekebilir.
        • Fistüller:Fistül, vücutta iki yer arasında normalde olmaması gereken anormal yoldur. İltihabi süreç sonucu gelişir. Crohn hastalığı olanların yarısında perianal fistül, fissür (yarık), abse görülebilir . İlaç tedavisine cevabı çok iyi değildir genelde cerrahi girişim gerektirir ve tekrarlama eğilimdedir.
        • Toksik megakolon: bağırsakların bir tıkanma olmamasına rağmen akut olarak genişlemesidir. Ülseratif kolitin tehlikeli bir komplikasyonudur ve acil cerrahi tedavi gerektirir. Nadir görülür.
        • Habaset: Kolon kanseri riski topluma göre daha yüksek görülür. Hastalığın süresi ve tutulum miktarı ile ilgilidir. Özellikle ülseratif kolitte hastalığın ileri dönemlerinde kolon kanseri riski artar. Bu nedenle ülseratif kolit hastalarına hastalığın başlangıcından 10 yıl sonra yılda veya iki yılda bir kolonoskopi ile takibi önerilir.

        Hastalığın bağırsak dışı tutulumu var mıdır?

        Hastaların %20 sinde bağırsak dışında tutulumlar olabilir.
        Eklem tutulumu (artrit): Genelde gezici ve tek eklemi tutan eklemde şişlik, ağrı, kızarıklık olabilir.
        Göz tutulumu: Gözde yanma, ağrı, kızarıklık görülebilir. Hastalığın alevlenme dönemlerine paralel seyreder. Tedaviye cevap verir. Ayrıca kronik steroid(kortizon)kullanımına bağlı katarakt da görülebilir.
        Cilt tutulumu: Kol ve bacaklarda cilt altında kabarık, sert, kızarık, ağrılı nodüller olabilir. Ağızda aft bu hastalarda daha sık görülür.
        Diğer: Hastalığın seyrinden aktivitesinden bağımsız olarak karaciğerde yağlanma, karaciğerde ve safra yoolarında iltihaplanma, safra kesesinde ve böbrekte taş görülebilir.
        Nasıl teşhis edilir?

        Teşhiste hastanın hikayesi önemlidir. Alevlenmeler ve yatışmalarla süregiden karın ağrısı, ishal, ateş iltihabi bağırsak hastalıklarını düşündürür. Aşağıdaki testler ve görüntüleme yöntemleri tanıya götürür.
        Dışkı incelemesi: İshalin viral, bakteriyel ve parazitik nedenlerinden ayırmak nedeniyle yapılır.
        Dışkıda gizli kan:Kanamanın az olduğu ve dışkıda gözle görünemeyecek kadar az kanın saptanmasında kullanılır.
        Tam kan sayımı
        Sedimantasyon:Vücuttki iltihabi süreci gösterir.
        Baryumlu Film: Baryum içirildikten sonra röntgen çekilir. Baryum sindirim sisteminin yüzeyini kapladığından hastalığa ait tipik bulgular bu şekilde gözükebilir.
        Endoskopi: Üst sindirim kanalı endoskopisi: Ucunda ışık ve kamera olan, ince ve esnek tübün ağızdan sokulması ile yemek borusu mide ve duedonum(ince bağırsağın ilk kısmı) görülebilir. Aynı zamanda biyopsi alınabilir ve dokular patolojide incelenir.
        Kolonoskopi: Tüm kalın barsağın (kolonun) görüntülenmesini sağlar.
        Sigmoidoskopi: Kalın bağırsağın son 1/3 lük kısmının görülmesini sağlar.
        İltihabi bağırsak hastalıklarında beslenme

        Ülseratif koliti veya Crohn hastalarının çoğu normal veya normale yakın yerler ve bir şikayeti olmaz. Ama bir kısmında bazı besinler dokunabilir ve ishale neden olabilir. Örneğin süt, hastaların bazılarında tam emilemez, ishal, şişkinlik gaz gibi şikayetlere neden olabilir. Bazı hastalarda ise diyetteki yağ, hastalık nedeniyle ince bağırsaklardan yağ emilimi bozulduğu için ishale neden olablir. Önemli olan hastanın kendisine dokunduğunu farkkettiği besinlerin miktarın azaltması ya da diyetten çıkarması gerekir.
        İltihabi bağırsak hastalıklarında rektumun tutulması (kalın bağırsağın son kısmı) hastada sürekli tuvalete gitme isteği ve tuvaleten sonra tam rahatlamamaya neden olabilir. Bunun diyetle bir ilgisi yoktur. Bazı yaşlı hastalarda ise rektumda spazm olduğundan kabızlık olabilir. Bu hastalar dışkının kıvamını yumuşatmak için diyetlerinde lifli gıdaları arttırmaları yeterli olabilir.
        İltihabi bağırsak hastalıklarının alevlenme ve yatışma dönemleri olduğundan bahsetmişitk. Alevlenme dönemlerinde, normal insanlarda bile aşırı alındığında ishale neden olabilecek meyve ve sebzelerin ve diyetteki yağ içeriğinin kısıtlanması faydalı olacaktır. İshal sırasında kaybedilen su ve tuzun alınması önemlidir. Eğer bulantı, kusma da eşlik ediyor ve hasta ağızdan birşey alamıyorsa mutlaka doktora gitmeli ve sıvı, mineral kayıpları damardan verilmelidir.
        Tedavi..

        Boswellia ile mümkündür.

        Akupunktur ve iltihaplı bağırsak hastalıklarının tedavisi

        Akupunktur tedavisi sonrası iltihabi bağırsak olan hastalarımızda alevlenmelerin daha az olduğunu ve daha çabuk geçtiğini gözlemledik. Hastalık kontrol altına alındıkça kullanmakta olduğu ilaçların dozunu azaltıyor bazen de ilaçsız takip edebiliyoruz.
        Sürekli söylediğimiz birşeyi tekrar hatırlatmakta fayda var: Akupunktur hastayı bir bütün olarak tedavi eder. İltihabi bağırsak hastalıklarında da alevlenmelerin sıklığını ve şiddetini azaltan etkilerini şu şekilde açıklayabiliriz:
        • Akupunktur vücudun bağışıklık sistemini dengeler, vücudun direncini anttırır. Böylece hasta alevlenmeleri tetikleyebilecek bir enfeksiyona daha az yakalanıyor. Daha az enfeksiyon demek daha az rahatsızlık demektir.
        • Beyinde endorfin ve serotonin gibi maddelerin salgılanmasını uyarır. Böylece stres , depresyon gibi durumların ortaya çıkmasını önlüyor veya kontrol altına alıyor.. Yukarıda bahsettiğimiz gibi stres de alevlenmeye neden olabilen etkenlerden birisi.
        • Vücudun kendi steroidini salgılanması uyarıyor. Steroidin iltihabın etkilerini azaltıcı ve baskılayıcı etkisi vardır.
        • Akupunkturun analjezik yani ağrı kesici etkisi vardır. Salınımını uyardığı endorfin ve enkefalinler bu etkiden kısmen sorumludur.
        • Bağırsağın kendi iç ve dış cidarının kanlanmasına ve beslenmesine sebep olur.
        • Bağırsak boşaltım görevini daha sağlıklı yerine getirir.
        • Sindirim sistemini düzenler.
        • Karaciğer ve böbrekleri uyararak vücuttaki toksinlerin atılmasını hızlandırır.

        Yorum yap


        • #5
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap

              Hazırlanıyor...
              X