Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Çam, Kiefer, Pinus sylvestris

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Çam, Kiefer, Pinus sylvestris

    Ağaç
    10-40m
    5-6 Aylar
    Yaprak, Dal, Gövde, Zamk, Eter yağı


    Çam, Kiefer, Pinus sylvestris
    Sarı çam

    Familyası: İğneyapraklıgiller, Kieferngewâchse, Pinaceae
    Drugları: Çam eter yağı; Pini aetheroleum
    “ terpentin yağı; Terebinthin aetheroleum rectificatum
    “ balsamı; Colophonium (Resine colophonium)
    “ tomurcuğu; Pini turiones
    “ katranı; Pinaceae pix
    “ tentürü; Pinus sylvestris
    Günümüzde daha çok Çamın taze iğne yaprak ve taze sürgünlerinin su buharı ile damıtılmasından elde edilen eter yağı; Pini aetheroleum kulla*nılır ve nadiren de zamkının reftifikasonu ile elde edilen Terebinthin yağı, geri kalan reçinenin temizlenmesi ile balsam ve çamın tamamının destilasyonu ile katran elde edilir.
    Giriş: İğneyapraklılar oldukça büyük bir bitki ailesi olup bunları 6 ana grupta toplayabiliriz;
    1) Çamgiller
    2) Ladingiller
    3) Köknargiller
    4) Melez çamgiller
    5) Selvigiller
    6) Sedirgiller
    Bunlardan Ladingiller, Köknargiller ve Melez çam ailesini Ladinlerde bir*likte diğerlerini ise ayrı ayrı inceleyeceğiz. Çamgillerin bilinen 100'e ya*kın türü mevcuttur ve bunlardan en önemlileri; Sarıçam=P.sylvesteris, Bodur çam=P.muga, Kara çam=P.nigra, Fıstık çam=P.pinea, Halep çamı=P.halepensis ve Yıldız çamı=P.pinaster, Bataklık çamı=P.palastris hemen hemen aynı maksatla kullanılırlar ve özellikleri birbirine benzer. Bu nedenle Sarı çamı inceleyeceğiz ve diğerlerine kısaca bir göz ataca*ğız. Sarı çam Avrupa'nın orta ve kuzeyi ve Asya'nın kuzeyinde yayılmış*tır. Türkiye'de ise Marmara, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak sıkça görülür.
    Botanik: Sarı çam 10-40 m boyunda, gövdesi silindir veya kıvrımlı şe*kilde, fidan iken gövdesi yeşil iken yaşlanınca kırmızımsı, kahveren*gimsi veya bir renk alır ve iç kısmı koyu veya pas kırmızısı bir renk alır. İğne yaprakları 4-6 cm uzunluğunda 1,5-2 mm eninde mavimsi yeşil veya grimsi yeşil renkte, iki iğne yaprağı bir sapa bağlı olup 2-3 yıl kalan bu yapraklar sonra düşerler. Yapraklarının gök mavimsi renkte olması ne*deni ile Gök çam demek gerekir. Kozalakları 3-7 cm büyüklüğünde koni ve*ya yumurta şeklinde ve üzeri grimsi kahverengi pullarla çevrilidir. Nisan-Mayıs aylarında çiçek açan bu çamın çiçekleri sarı renkte olması nedeni ile Sarı çam diye anılır.
    Yetiştirilmesi: Türkiye'nin Bolu'dan Artvin'e kadar dağ ve tepelerinde sıkça görülür ve ekildiğinde diğer bölgelerde de yetişebilir.
    Hasat zamanı:
    1) Nisan ve Mayıs aylarında taze tomurcuğu (taze sürgünü=Pini turines) 4-6 cm uzunluğunda silindir veya loğ şeklinde olup bunlar çok re*çineli yapışkan özelliğe sahiptir. Bu tomurcuklar toplanarak kurutulur ve toz haline getirilir. Tomurcuk veya gonca diye Sarı çam, Bodur çam ve Ladin başta olmak üzere her yıl dallarının ucundan çıkan yeni filizlere (sürgünlere) denir.
    2) Taze sürgün ve yaprakları toplanır, damıtılır ve eter yağı elde edilir.
    3) Çam gövdesinden açılan yaralardan akan zamk toplanır ve bu zamkın rektifikokasyonu (damıtma) ile terpentin yağı ve balsamı elde edilir.
    4) Çamın tamamı kuru destilasyonla (damıtma) katran elde edilir.


    Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
    Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
    Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.


    Kullanılması:
    a) Araştırmalar yeterli olmayıp kendi gözlemlerime göre üşütme sonucu ortaya çıkan kulak ağrısı, öksürük, boğaz ağrısı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    b) Halk arasında;
    1) Çam tomurcuklarından elde edilen tozdan çay, tentür ve şurup ya*pılır ve bunlarda üşütme rahatsızlıkları; öksürük, ses kısıklığı, bo*ğaz ağrısı ile harice kas ve sinirsel rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    2) Eter yağı başta üşütme rahatsızlıklarından; boğaz ağrı ve iltihap*lanması, orta kulak ağrı ve iltihaplanması, öksürüğe karşı kullanılır. Eter yağı enhalasyonu yapılır.
    3) Terpentin yağı başta eklem romatizması (artritis), kas romatizması, nevralji (sinirsel ağrılar) ve çıbana karşı ya merhem veya yakı şeklinde kullanılır.
    4) Balsamının alerjiye neden olması sebebi ile Avrupa'da kullanılma*makta fakat Çin'de ve diğer Güney doğu Asya ülkelerinde merhem ve yakı yapımında kullanılır.
    5) Katran birçok kronik kaşıntılı ve pul pul olmuş deri hastalıklarına kar*şı kullanılır. Katran çok sert olduğundan %10 oranında mer*he*me katılır.
    c) Aroma tedavisi; Çam yağı (eter yağı), nefes yolları rahatsızlıklarında enhalasyonu yapıldığı gibi merhemlere de katılır.


    B) Bodur çam, Latsche, Pinus muga TURRA
    Dağ çamı
    Dağ çamı çamgillerin en küçüğü olup 1,5-4 m boyundadır. Yaprakları 2-4 cm uzunluğunda ikili olarak bulunurlar. Kozalakları 3-5 cm uzunluğunda 1,5-3 cm eninde pulları kahverengimsi renktedir ve eski ve de yeni kozalakları aynı anda bitkide olabilir. Bodur çamın eter yağının güzel kokulu olması nedeni ile Sarı çam yağına tercih edilir. Bodur çam yağı teskin edici, konsantrasyonu arttırıcı, uyutucu ve enzimlere tesir etmesi nedeni ile Sarı çam yağına tercih edilir ve çocuklar için hazırlanan bron*şit, öksürük, üşütme ve diğer nefes yolları rahatsızlıklarına karşı yapılan ilaçlarda Bodur çam yağı tercih edilir. Bodur çam yağı hoş, hafif acımsı, her türlü pis kokuyu (ter, idrar ve ağız kokusu) önleyicidir. Oysa Sarı çam yağının sabunsu ve yağlı bir tadı vardır.
    Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur fakat Okaliptus ve Nane yağı içeren merhem ve balsamları küçük çocuklar ve bebekler için uygun değildir. Çünkü daha fazla balgam salgılanmasına neden olur.
    C) Kara çam, Schwarzer Kiefer, Pinus nigra ARNOLD
    Toros çamı
    Kara çam 20-50 cm boyunda grimsi veya kahverengimsi gövdelidir. Yaprakları ikili 7-11 cm uzunluğunda, kozalakları 5-8 cm büyüklüğünde, 2-4'ü bir aradadır. Türkiye'nin Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara bölgesindeki yüksek dağ ve tepelerde yetişir.
    Kullanılması: Kullanılması aynı Sarı çam gibidir fakat birleşiminde daha çok Terpentin yağı, balsam ve katran içerir ve diğer özellikleri ve de kullanılması Sarı çama benzer. Halep çamı ve Kızıl çamda aynı Sarı çam gibi kullanılır.
    D) Fıstık çamı, Nuβ-Kiefer, Pinus pinea
    Bu Fıstık çamı da sadece Akdeniz ülkelerinde ve özellikle Türkiya'nin Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yetişir. Ceviz şeklinde kozalağı olan tek çam türü budur. Cevizi 1,5-2 cm büyüklüğünde iğ şeklinde, süt beyazımsı renkli ve yağlımsı ve de lezzetlidir. Çam fıtığı bal ile ezilerek macun haline getirilir ve kuvvet verici olarak kullanılır. Çam fıstığı ile baldan yapılan macunun cinsel gücü arttırdığı öne sürülmektedir.
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

  • #2
    ÇAM



    Ağaç | 10-40m | 5-6 Aylar | Yaprak, Dal, Gövde, Zamk, Eter yağı

    Çam, Kiefer, Pinus sylvestris
    Sarı çam

    Familyası: İğneyapraklıgiller, Kieferngewâchse, Pinaceae

    Drugları: Çam eter yağı; Pini aetheroleum
    “ terpentin yağı; Terebinthin aetheroleum rectificatum
    “ balsamı; Colophonium (Resine colophonium)
    “ tomurcuğu; Pini turiones
    “ katranı; Pinaceae pix
    “ tentürü; Pinus sylvestris
    Günümüzde daha çok Çamın taze iğne yaprak ve taze sürgünlerinin su buharı ile damıtılmasından elde edilen eter yağı; Pini aetheroleum kullanılır ve nadiren de zamkının reftifikasonu ile elde edilen Terebinthin yağı, geri kalan reçinenin temizlenmesi ile balsam ve çamın tamamının destilasyonu ile katran elde edilir.

    Giriş: İğneyapraklılar oldukça büyük bir bitki ailesi olup bunları 6 ana grupta toplayabiliriz;
    1) Çamgiller
    2) Ladingiller
    3) Köknargiller
    4) Melez çamgiller
    5) Selvigiller
    6) Sedirgiller
    Bunlardan Ladingiller, Köknargiller ve Melez çam ailesini Ladinlerde birlikte diğerlerini ise ayrı ayrı inceleyeceğiz. Çamgillerin bilinen 100'e yakın türü mevcuttur ve bunlardan en önemlileri; Sarıçam=P.sylvesteris, Bodur çam=P.muga, Kara çam=P.nigra, Fıstık çam=P.pinea, Halep çamı=P.halepensis ve Yıldız çamı=P.pinaster, Bataklık çamı=P.palastris hemen hemen aynı maksatla kullanılırlar ve özellikleri birbirine benzer. Bu nedenle Sarı çamı inceleyeceğiz ve diğerlerine kısaca bir göz atacağız. Sarı çam Avrupa'nın orta ve kuzeyi ve Asya'nın kuzeyinde yayılmıştır. Türkiye'de ise Marmara, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak sıkça görülür.

    Botanik: Sarı çam 10-40 m boyunda, gövdesi silindir veya kıvrımlı şe-kilde, fidan iken gövdesi yeşil iken yaşlanınca kırmızımsı, kahverengimsi veya bir renk alır ve iç kısmı koyu veya pas kırmızısı bir renk alır. İğne yaprakları 4-6 cm uzunluğunda 1,5-2 mm eninde mavimsi yeşil veya grimsi yeşil renkte, iki iğne yaprağı bir sapa bağlı olup 2-3 yıl kalan bu yapraklar sonra düşerler. Yapraklarının gök mavimsi renkte olması nedeni ile Gök çam demek gerekir. Kozalakları 3-7 cm büyüklüğünde koni veya yumurta şeklinde ve üzeri grimsi kahverengi pullarla çevrilidir. Nisan-Mayıs aylarında çiçek açan bu çamın çiçekleri sarı renkte olması nedeni ile Sarı çam diye anılır.

    Yetiştirilmesi: Türkiye'nin Bolu'dan Artvin'e kadar dağ ve tepelerinde sıkça görülür ve ekildiğinde diğer bölgelerde de yetişebilir.

    Hasat zamanı:
    1) Nisan ve Mayıs aylarında taze tomurcuğu (taze sürgünü=Pini turines) 4-6 cm uzunluğunda silindir veya loğ şeklinde olup bunlar çok reçineli yapışkan özelliğe sahiptir. Bu tomurcuklar toplanarak kurutulur ve toz haline getirilir. Tomurcuk veya gonca diye Sarı çam, Bodur çam ve Ladin başta olmak üzere her yıl dallarının ucundan çıkan yeni filizlere (sürgünlere) denir.
    2) Taze sürgün ve yaprakları toplanır, damıtılır ve eter yağı elde edilir.
    3) Çam gövdesinden açılan yaralardan akan zamk toplanır ve bu zamkın rektifikokasyonu (damıtma) ile terpentin yağı ve balsamı elde edilir.
    4) Çamın tamamı kuru destilasyonla (damıtma) katran elde edilir.

    Birleşimi: Çamdan farklı metotlarla ve farklı drugları nedeni ile farklı maddeler elde edilir.
    a) Eter yağı; Çamın, yaprak, tomurcuk ve sürgünlerinin su buharı ile damıtılması ile eter yağı elde edilir. Sarı çamın eter yağı ile Kara çam, Bodur çam, Yıldız çam ve Kızıl çam eter yağları birbirine çok benzer ve aynı şekilde kullanılır. En kaliteli eter yağı Sarı çam eter yağıdır. Sarı çam %0,15-0,6 oranında eter yağı içerir ve en önemli türevleri; α-Pinen %10-50, β-Pinen %10-25, 3-Caren %˜20 , ayrıca Camphen, Limonen, Myrcen, Terpinolen'dir.
    b) Terpentin yağı; Sarı çamın gövdesinin ilkbaharda yarılması ile bura-dan akan zamklar sonbaharda toplanır, damıtılır ve terpentin yağı elde edilir. Bataklık çamı, Yıldız çam, Kara çam, Halep çamı ve Ladin in terpentinleri hemen hemen aynı özelliktedir ve aynı şekilde kullanılır. Zamkın damıtılması sonucu %20-25 terpentin yağı ve %65-70 balsam elde edilir. Terpentin yağ türevleri; α-Pinen %40-80, β-Pinen %15-30, Caren %15-30 ve az miktarda Limonen ve Camphen içerir. tabiki bu oranlar çamın çeşidine göre, yetiştiği yere göre ve hatta yan yana olan ve aynı türden olan çamlarda bile değişebilir. En kaliteli terpentin yağı Kara çamdan (Toros çamı) elde edilir ve %80-95 oranında Pinenler içerirken onu :Halep çamı, bataklık çamı ve Yıldız çamının terpentin yağları takip eder. Sar çamın terpentin yağı bunlardan biraz düşüktür çünkü %20-30 oranında Caren içerir.
    c) Balsam; Amerika'da Bataklık çamı, Fransa'da Yıldız çamı, Rusya ve Türkiye'nin kuzeyinde Sarı çam, Türkiye'nin güney ve batısında Kızıl çam ve yine güneyinde Kara çamdan elde edilir. Balsam %90 reçine asitleri (Diterpenasitler);Pimorasidi, Levopimarasidi, Abeyetinasidi ve Neoabietinadinden oluşur.
    d) Katran; Başta Sarı çam, Kara çam, Kızıl çam ve Bataklık çamının gövde, kök ve dallarının kuru destilasyonu ile elde edilir. Kapalı ocak-lara konan çamlar alttan ısıtılarak yakılır ve bir taraftan odun kömürü elde edilirken diğer taraftan katran elde edilir. Katranın bileşiminde Benzol, Tuluol, Styrol, Xylol, Naphthalin, Phenoller, Aldehydler, Reçine ve Reçine asitleri içerir.
    Araştırmalar: Çam yaprak ve tomurcuğundan elde edilen eter yağının mikropları öldürücü özellikte olduğu tespit edilmiştir. Fakat kliniklerde insanlar üzerinde tedavi denemeleri henüz yapılmamıştır. Ben kendim bir-leşiminde terpentin yağı içeren bir merhemle tedavi denemeleri yaptım.
    1) 29/12/1997 Elif (11 yaşında) kulak ağrısından yatamadığını söyledi bende sol kulağının içi ve arkasına merhem sürdüm ve ağrıları kesmemsi için D3 Boğan kökü tentürü verdim. Çocuk kalktığında kulak-larından iltihaplar akmış ve ağrıları geçmişti.
    2) Muhammed Şamili (1 yaşında Aralık 1997) kulak ağrılarından dolayı sık sık K.B.B doktoruna götürmem gerekiyordu. Çocuk doktoru “neden çocuklar sık sık kulak ağrılarına yakalanır biliyor musunuz “ dedi ve küçük çocukların orta kulağından boğazına bir kanal olduğunu ve bunun çocuklarda çok dar olduğunu ve salgıların dışarı atılamaması üzerine iltihaba dönüştüğünü ve kanalı tıkadığını söyledi. Kulak ağrılarında kulağa çok az miktarda, biraz fazlaca kulak arkası ve çene altına üşütme merhemi sürmemizi tavsiye etti. O günden sonra çocukların kulağı ağrıdığında hemen üşütme merhemi (kafur, okaliptus yağı, terpentin yağı, mentol ve vazelin içeren) sürdüm ve rahatsızlıkları geçti fakat beş yaşından küçük çocukların göğsüne okaliptus yağı ve mentol yağı içeren merhemler sürmek mahzurludur.
    3) Sağ ayağımdan 19/09/1991'de ameliyat oldum ve sürekli ameliyat yerinde kaynar su dökülmüş gibi kabarcıklar oluşuyordu. Bunun üze-rine çam sürgünlerinden çayıma kattığımda kabarcıkların yok olduğu-nu gördüm.
    4) Kötü huylu bir komşu bizim bodrumdaki bisikletleri kırması ve aynı zamanda arabamın soyulması gibi sebeplerle okuduklarımı anlamaz olmuştum. Bunun üzerine çam yağı kullandım ve anlamam kolaylaştı. (7-15/05/1997)

    Tesir şekli: mikropları öldürücü, kan dolaşımını arttırıcı, tonik, üşütmeyi önleyici ve iltihapları önleyicidir.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalar yeterli olmayıp kendi gözlemlerime göre üşütme sonucu ortaya çıkan kulak ağrısı, öksürük, boğaz ağrısı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    b) Halk arasında;
    1) Çam tomurcuklarından elde edilen tozdan çay, tentür ve şurup ya-pılır ve bunlarda üşütme rahatsızlıkları; öksürük, ses kısıklığı, boğaz ağrısı ile harice kas ve sinirsel rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    2) Eter yağı başta üşütme rahatsızlıklarından; boğaz ağrı ve iltihap-lanması, orta kulak ağrı ve iltihaplanması, öksürüğe karşı kullanılır. Eter yağı enhalasyonu yapılır.
    3) Terpentin yağı başta eklem romatizması (artritis), kas romatizması, nevralji (sinirsel ağrılar) ve çıbana karşı ya merhem veya yakı şeklinde kullanılır.
    4) Balsamının alerjiye neden olması sebebi ile Avrupa'da kullanılma-makta fakat Çin'de ve diğer Güney doğu Asya ülkelerinde merhem ve yakı yapımında kullanılır.
    5) Katran birçok kronik kaşıntılı ve pul pul olmuş deri hastalıklarına kar-şı kullanılır. Katran çok sert olduğundan %10 oranında merheme katılır.
    c) Aroma tedavisi; Çam yağı (eter yağı), nefes yolları rahatsızlıklarında enhalasyonu yapıldığı gibi merhemlere de katılır.

    Çayharmanı;
    >30 gr Çam yaprağı
    >30 gr Sinirli otu
    >20 gr Öksürük otu
    >20 gr K.Menekşe otu ve kökü

    Bu harman çaydan 2-3 kahve kaşıüğı demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

    Yorum yap


    • #3


      B) Bodur çam, Latsche, Pinus muga TURRA
      Dağ çamı
      Dağ çamı çamgillerin en küçüğü olup 1,5-4 m boyundadır. Yaprakları 2-4 cm uzunluğunda ikili olarak bulunurlar. Kozalakları 3-5 cm uzunluğunda 1,5-3 cm eninde pulları kahverengimsi renktedir ve eski ve de yeni kozalakları aynı anda bitkide olabilir. Bodur çamın eter yağının güzel kokulu olması nedeni ile Sarı çam yağına tercih edilir. Bodur çam yağı teskin edici, konsantrasyonu arttırıcı, uyutucu ve enzimlere tesir etmesi nedeni ile Sarı çam yağına tercih edilir ve çocuklar için hazırlanan bronşit, öksürük, üşütme ve diğer nefes yolları rahatsızlıklarına karşı yapılan ilaçlarda Bodur çam yağı tercih edilir. Bodur çam yağı hoş, hafif acımsı, her türlü pis kokuyu (ter, idrar ve ağız kokusu) önleyicidir. Oysa Sarı çam yağının sabunsu ve yağlı bir tadı vardır.

      Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur fakat Okaliptus ve Nane yağı içeren merhem ve balsamları küçük çocuklar ve bebekler için uygun değildir. Çünkü daha fazla balgam salgılanmasına neden olur.
      Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
      Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

      Yorum yap


      • #4
        C) Kara çam, Schwarzer Kiefer, Pinus nigra ARNOLD
        Toros çamı
        Kara çam 20-50 cm boyunda grimsi veya kahverengimsi gövdelidir. Yaprakları ikili 7-11 cm uzunluğunda, kozalakları 5-8 cm büyüklüğünde, 2-4’ü bir aradadır. Türkiye’nin Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara bölgesindeki yüksek dağ ve tepelerde yetişir.
        Kullanılması: Kullanılması aynı Sarı çam gibidir fakat birleşiminde daha çok Terpentin yağı, balsam ve katran içerir ve diğer özellikleri ve de kullanılması Sarı çama benzer. Halep çamı ve Kızıl çamda aynı Sarı çam gibi kullanılır.

        D) Fıstık çamı, Nuβ-Kiefer, Pinus pinea
        Bu Fıstık çamı da sadece Akdeniz ülkelerinde ve özellikle Türkiya’nin Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yetişir. Ceviz şeklinde kozalağı olan tek çam türü budur. Cevizi 1,5-2 cm büyüklüğünde iğ şeklinde, süt beyazımsı renkli ve yağlımsı ve de lezzetlidir. Çam fıtığı bal ile ezilerek macun haline getirilir ve kuvvet verici olarak kullanılır. Çam fıstığı ile baldan yapılan macunun cinsel gücü arttırdığı öne sürülmektedir.
        Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
        Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

        Yorum yap


        • #5
          Uçucu yağların Candida albicans ve albicans olmayan Candida'ya karşı sıvı ve buhar fazlı antifungal aktiviteleri

          Narcisa Mandras , # 1 Antonia Nostro , # 2 Janira Roana , 1 Daniela Scalas , 1 Giuliana Banche , 1 Valeria Ghisetti , 3 Simonetta Del Re , 3 Giacomo Fucale , 4 Anna Maria Cuffini , 1 ve Vivian Tullio 1
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          1 Halk Sağlığı ve Pediatri Bölümü, Mikrobiyoloji Bölümü, Torino Üniversitesi, via Santena 9, 10126 Torino, İtalya
          2 Eczacılık Bilimleri ve Sağlık Ürünleri Bölümü Polo Annunziata, Messina Üniversitesi, Viale SS Annunziata, 98168 Messina, İtalya
          3 Mikrobiyoloji ve Viroloji Laboratuvarı, Amedeo di Savoia Hastanesi, c.so Svizzera 164, 10149 Torino, İtalya
          4 Kimyasal, Klinik ve Mikrobiyolojik Analizler Departmanı, CTO, Torino, İtalya
          Vivian Tullio, Telefon: +39 011 670 5637, E-posta: ti.otinu@oillut.naiviv .
          Sorumlu yazar.
          # Eşit katkıda bulundu. İlişkili Veriler

          Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
          Git: Soyut

          Arka plan

          Candida enfeksiyonlarının yönetimi, sınırlı sayıda antifungal ilaç, toksisite, Candida'nın yaygın olarak kullanılan antifungal ilaçlara direnci, Candida enfeksiyonlarının nüksetmesi ve antifungal ilaçların yüksek maliyeti gibi birçok sorunla karşı karşıyadır. Azol antifungal ajanları ve türevleri, Candida enfeksiyonlarına karşı tercih edilen ilaçlar olarak hakim olmaya devam etse de, uçucu yağların antikandidal aktivitesine atıfta bulunan birçok veri mevcuttur. Daha önce bazı uçucu yağların ipliksi mantarlara karşı iyi bir antimikrobiyal aktivite gözlemlediğimiz için, bu çalışmanın amacı aynı yağların Candida albicans, C.glabrata ve C.tropicalis üzerindeki aktivitesini değerlendirmek için araştırmayı genişletmekti.klinik suşların yanı sıra ilgili bileşenlerin etkileri. Uçucu yağların seçimi, hem etnomedikal kullanıma hem de bu yağların bazılarının kanıtlanmış antibakteriyel ve/veya antifungal aktivitesine dayanıyordu. Referans ilaç olarak flukonazol ve vorikonazol kullanıldı.

          Yöntemler

          Uçucu yağların (kekik kırmızısı, rezene, karanfil, çam, adaçayı, melisa ve lavanta) minimum inhibitör konsantrasyonu (MIC) ve minimum fungisidal konsantrasyonu (MFC) ve bunların ana bileşenleri, et suyu mikrodilüsyon yöntemi (BM) ile araştırıldı. ve buhar temas tahlili (VC).

          Sonuçlar

          BM kullanılarak çam yağı, test edilen tüm suşlara karşı en iyi aktiviteyi gösterdi, ancak C.albicans , C.glabrata ve C.tropicalis'ten daha duyarlıydı (MIC 50 - MIC 90  = %0.06, v/v). Aksine, adaçayı yağı zayıf bir aktivite göstermiştir (MIC 50 -MIC 90  = %1, v/v). Kekik kırmızısı yağı ( C.albicans ve C.tropicalis için MIC 50 -MIC 90  ≤ %0,0038, v/v ve C.glabrata için %0,0078- < 0,015, v/v)), ardından melisa, lavanta ve adaçayı VC tarafından en etkili olanlardı. Karvakrol ve timol en yüksek aktiviteyi gösterirken, linalil asetat her iki yöntemde de en düşük aktiviteyi göstermiştir. α-pinen, BM tarafından VC'den daha iyi bir aktivite sergiledi.

          Çözüm

          Sonuçlar, başta timus kırmızısı ve çam yağları olmak üzere uçucu yağların ve bunların bileşenleri olan karvakrol, timol ve a-pinenin, flukonazol/vorikonazole dirençli suşlar da dahil olmak üzere Candida türlerine karşı iyi bir aktivite gösterdiğini göstermektedir. Bu veriler yeterince kontrollü ve randomize klinik araştırmaları teşvik eder. Buhar fazında kullanım, doğrudan temas gerektirmeden ek avantajlara sahip olabilir, bu da hastane ve/veya okul gibi çevresel uygulamada kolaylık sağlar.

          Anahtar Kelimeler: Antifungal aktivite, Mayalar, Uçucu yağlar, Et suyu mikrodilüsyon yöntemi, Buhar temas testi
          Git: Arka plan

          Kandidiyazis, en yaygın fırsatçı maya enfeksiyonudur ve oral pamukçuk ve vajinit gibi yüzeysel mukozal enfeksiyonlardan, yayılmış kandidiyaz gibi sistemik ve potansiyel olarak yaşamı tehdit eden hastalıklara kadar değişen enfeksiyonları kapsar. Son yirmi yılda, sadece nozokomiyal enfeksiyonlara bağlı bağışıklığı baskılanmış hastalarda değil, aynı zamanda sağlıklı bireylerde de derin mantar enfeksiyonlarının insidansında önemli bir artış gözlenmiştir. Ayrıca, şimdiye kadar önde gelen patojenik Candida türleri olan C. albicans'ın insidansı azalırken albicans olmayan Candida'nın insidansı artmıştır [ 1 ].

          Candida enfeksiyonlarını tedavi etmek için en sık kullanılan antifungal ajan sınıfları azoller, polienler ve ekinokandinlerdir; bununla birlikte, Candida enfeksiyonlarının yönetimi, toksisite, Candida'nın yaygın olarak kullanılan antifungal ilaçlara direnci, Candida enfeksiyonlarının nüksetmesi ve antifungal ilaçların yüksek maliyeti gibi birçok sorunla karşı karşıyadır [2 , 3 ] . Araştırmacılar, bu sorunlardan kaçınmak için doğal ürünlerin, özellikle uçucu yağların (EO'lar) [ 4-7 ] kullanımı gibi alternatif terapötik stratejilerden yararlanmaktadır .

          EO'lar uzun süredir etnomedikalde etkili ve güvenli antifungal ajanlar olarak kullanılmaktadır; ancak, tüketicilerin herhangi bir faydadan yararlanacaklarından emin olabilmeleri için, bu alternatif tedavilerin etkinliğini destekleyen veya bunlarla çelişen iyi bilimsel ve klinik verilere ihtiyaç vardır. Daha önce kekik kırmızısı, karanfil, çam, adaçayı, melisa, rezene, lavanta EO'larının lifli mantarlara karşı antimikrobiyal aktivitesini inceledik [ 8 ]. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, aynı EO'ların Candida albicans ve albicans olmayan Candida üzerindeki aktivitesini değerlendirmek için araştırmayı genişletmekti.Et suyu mikrodilüsyon yöntemi (BM) ve buhar temas testi (VC) gibi iki araştırma aracı kullanarak suşların yanı sıra ilgili EO bileşenlerinin etkileri. EO seçimi, hem etnomedisinal kullanıma hem de bu yağların bazılarının kanıtlanmış antibakteriyel ve/veya antifungal aktivitesine dayanıyordu [ 8 , 9 ]. EOs aktivitesini karşılaştırmak için referans ilaçlar olarak flukonazol ve vorikonazol kullanıldı.

          Git: Yöntemler

          Uçucu yağlar ve bileşenleri

          EO'lar Thymus vulgaris L. (kekik kırmızısı), Foeniculum vulgare Mill'den elde edilen buharla damıtılmış numuneler olarak doğrudan Azienda Agricola Aboca'dan (Sansepolcro, Arezzo) satın alınmıştır . var. dulce DC (rezene), Eugenia caryophyllata Thumb. (karanfil), Pinus sylvestris L. (çam), Salvia officinalis L. (adaçayı), Melissa officinalis L. (melisa) ve Lavandula vera DC (lavanta). Karvakrol, öjenol, linalool, linalil asetat, timol ve a-pinen bileşenleri (≥ %98 saflık) Sigma Aldrich (Steinheim, Almanya) tarafından sağlandı ve daha fazla saflaştırılmadan alındığı gibi kullanıldı. EO'lar ve ilgili bileşenler, kullanıma kadar 4 °C'de saklandı.

          Uçucu yağlar ve bileşenleri stok çözeltileri

          Her EO ve bileşenlerinin stok solüsyonları etanol (1:25) içinde hazırlandı ve sodyum bikarbonatsız ve L-glutamin ( Invitrogen, San Giuliano Milanese, Milano, İtalya), 0,165 mol 1-1 konsantrasyonda 0,165 M morfolinpropansülfonik asit (MOPS) (Sigma) ile pH 7,0'a tamponlanmış ve 18 g/L glikoz ile desteklenmiştir. EO'ların çözünürlüğünü arttırmak için, %0.001 (h/h) nihai konsantrasyonda Tween-80 (Sigma-Aldrich) dahil edildi.

          Antifungal ilaçlar

          Flukonazol ve vorikonazol tozları (HPLC'ye göre ≥ %98 saflık) Sigma-Aldrich'ten (sırasıyla n° F8929 ve PZ0005) satın alınmıştır. Flukonazol stok çözeltileri steril distile suda, vorikonazol ise %100 dimetil sülfoksit (Sigma-Aldrich) içinde hazırlandı ve kullanılıncaya kadar -20 °C'de saklandı.

          mayalar

          Çeşitli örneklerden (kan, normalde steril vücut sıvıları, derin doku, genital sistem) C. albicans ( n  = 26), C. glabrata ( n  = 10) ve C. tropicalis ( n = 10) dahil olmak üzere kırk altı maya  toplanmıştır. , gastrointestinal sistem, solunum yolu) Torino'da (İtalya) hastanede yatan hastalardan alınmıştır. Suşlar, standart yöntemlerle (blastoconidia için mısır unu, mikrop tüpü oluşumu, psödohif ve gerçek hif ve CHROMagar™ Candida (BD, Milano, İtalya) üzerinde büyüme) ve ticari olarak temin edilebilen maya tanımlama sistemi (API ID32C panelleri, bioMérieux, Roma) ile tanımlandı. , İtalya) [ 10 ].

          Aşı hazırlama
          Maya aşılaması, bir gecelik Candida spp . kültüründen >1 mm çapında iki ila üç koloni toplanarak hazırlandı . 35 °C'de Sabouraud dekstroz (SAB) agar üzerinde ve 2 mL %0,85 normal salin içinde süspanse ederek, 0,5 McFarland standardına göre ≈ 5 × 106 hücre/mL'lik bir maya stok süspansiyonu elde edin. 1:100'lük bir seyreltme ve ardından stok süspansiyonun RPMI 1640 et suyu ortamı (%0.2 glikoz) (Sigma, Milano, İtalya) ile 1:20'lik bir seyreltmesi ile bir çalışma süspansiyonu yapıldı, bu da ≈ 2.5 x 103 hücre / mL, üç nüsha koloni sayımlarıyla doğrulanmıştır. Hücre yoğunluğu 2.0 x 103 hücre/mL'ye ayarlandı , üç kopya halinde koloni sayımlarıyla doğrulandı.

          In vitro antimikrobiyal deneyler
          Et suyu mikrodilüsyon yöntemi

          EO'ların ve bileşenlerinin antimikrobiyal aktivitesi, bazı modifikasyonlara sahip mayalar için CLSI belgesi M27-A3'e göre bir BM duyarlılık testi kullanılarak belirlendi [ 11 ]. Minimum inhibe edici konsantrasyon (MIC) tayini, 96 oyuklu mikrotitre plakaları (Sarstedt, Milano, İtalya) kullanılarak seri seyreltme yoluyla yapıldı. %2 ila %0,0038 (v/v) arasında değişen EO'ların ikiye katlanan dilüsyonları, pH 7'ye tamponlanmış MOPS ile RPMI-1640'ta 96 oyuklu mikrotitre tepsilerinde hazırlandı. Ayrıca, çalışmaya dahil edilen her bir maya suşu, M27-A3 protokolünü izleyen flukonazol ve vorikonazol [ 11]. 128 ila 0.008 μg/mL arasında değişen iki referans antifungal bileşiğin iki katına çıkan dilüsyonları, pH 7'ye tamponlanmış MOPS ile RPMI-1640'ta 96 oyuklu mikrotitre tepsilerinde hazırlandı. İnokülum ilavesinden (0.1 mL) sonra tepsiler, 48 saat boyunca 37 °C'de normal atmosferik koşullar. Aynı koşul altında inkübe edilen steril bir ortam kör olarak kullanılırken, hedef mikroorganizmalarla aşılanan ortam (yağ/ilaç olmadan) büyümenin pozitif kontrolü olarak kullanıldı. Tüm belirlemeler üç kopya halinde yapıldı.

          Görünür büyümenin tamamen engellendiğini gösteren en düşük yağ konsantrasyonu, MİK olarak tanımlandı. Görünür büyümenin yokluğu binoküler mikroskop altında belirlendi. Azollerin MIC'leri, büyüme kontrolü ile karşılaştırıldığında ≥ %50 büyüme inhibisyonu sağlayan en düşük ilaç konsantrasyonu olarak okundu. Flukonazol için CLSI direnç sınır değeri, C. albicans , C. tropicalis'e karşı ≥ 2 μg/mL'lik bir MIC ve C. glabrata'ya karşı ≥32 μg/mL'lik bir MIC olarak tanımlandı ; vorikonazol için CLSI direnç sınır değeri, C. albicans ve C. tropicalis'e karşı ≥ 0,5 μg/mL'lik bir MİK olarak tanımlandı . CLSI, vorikonazol ve C. glabrata için sınır değerler belirlememiştir.ve bu türün vahşi tipini (WT) WT olmayan suşlarından ayırt etmek için 0,5 μg/mL'lik epidemiyolojik eşik değerinin (ECV) kullanılmasını önerdi [ 12 ] .

          EO'ların, bileşenlerinin ve ilaçların minimum fungisidal konsantrasyonu (MFC), test maddelerini içermeyen SAB agar plakalarında gözle görülür büyüme olmadan tüm oyuklardan alınan 10 uL et suyu alt kültürü yapılarak belirlendi. 37 °C'de 48 saat inkübasyondan sonra, MFC, alt kültürde üreme olmadan inokulumun %99.9'unun ölümüyle sonuçlanan en düşük yağ/ilaç konsantrasyonu olarak tanımlandı [8 , 13 ] .

          Buhar temas testi

          Uçucu yağ fraksiyonunun etkisi, daha önce bildirildiği gibi ters Petri kapları yöntemiyle incelenmiştir [ 8 , 14 ]. pH 7.0'a ayarlanan MOPS'lu çift güçlü konsantre RPMI 1640, testten hemen önce eşit oranda erimiş %3.0 (a/h) agar ile karıştırıldı. RPMI agar, 90 mm'lik bir Petri kabına döküldü ve test edilen her suşun 100 uL standartlaştırılmış süspansiyonu ile nokta inoküle edildi. Her Petri kabının kapağına, agar ortamının yüzeyine doğrudan temas etmeyecek şekilde bir cam slayt (1 cm boyutunda) yerleştirildi ve çeşitli miktarlarda saf EO'lar veya bunların bileşenleri ilave edilerek nihai konsantrasyon elde edildi. %1 - 0,0019, v/v hava boşluğu. Kapalı Petri kabının içindeki boşluk 70 cm3 olarak hesaplandı.hava. Plakalar, aşılamadan hemen sonra vinil bant ile kapatıldı ve 37 °C'de 48 saat süreyle inkübe edildi. MOPS'lu RPMI ortamından oluşan kontrol dahil edildi. MIC (yüzde, v/v hava boşluğu) kontrol ile karşılaştırılarak belirlendi ve görünür büyümeyi engelleyen en düşük EO konsantrasyonu olarak tanımlandı.

          Veri analizi

          En az üç kopyadan elde edilen veriler değerlendirildi ve modal sonuçlar hesaplandı.

          Git: Sonuçlar ve tartışma

          Biyolojik, antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri nedeniyle EO'lar ve yakından ilişkili bileşenler üzerine yapılan araştırmalar son zamanlarda yoğunlaşmıştır [ 5 , 15 - 18 ]. Ayrıca, buhar fazındaki EO'ların etkili antimikrobiyal sistemler olduğuna ve özellikle hastane ortamında sıvı fazdaki EO'ların kullanımına göre avantajları olabileceğine dair artan kanıtlar vardır. Aslında, daha önceki çalışmalarımız bazı yağların (kekik kırmızısı, rezene, karanfil, çam, adaçayı, melisa ve lavanta) buhar fazında insan ve bitki patojeni ipliksi mantarlara karşı daha iyi bir aktivite gösterdiğini göstermiştir [8 ] .

          Bu çalışmada, kekik kırmızısı, rezene, karanfil, çam, adaçayı, melisa ve lavanta dahil olmak üzere yedi EO'nun antifungal aktivitesini iki yöntemle (BM ve VC) değerlendirdik (Tablo 1) ve bazı bileşenleri (Tablo 2), C. albicans , C. glabrata ve C. tropicalis'in 46 klinik izolatına doğru . Literatürde kekik, karanfil, çam, rezene, adaçayı ve melisa gibi EO'ların antikandidal aktivitesine atıfta bulunan bazı mevcut veriler vardır [ 5 – 7 , 19 , 20 ].

          tablo 1

          Candida spp.'ye karşı EO'ların (%, v/v) ve ilaçların (μg/mL) minimum inhibe edici konsantrasyonu (MIC) . sıvı mikrodilüsyon (BM) ve buhar teması (VC) yöntemleriyle değerlendirildi
          kekik kırmızısı BM 0,03–0,25 0.03 0,125 0,06–0,25 0,06 0,125 0,06–0,25 0,06 0,25
          VK <0,0038 <0,0038 <0,0038 <0,0019–0,03 0,0078 0,015 0,0075–0,015 0,0038 0,0038
          Rezene BM 0,25–1 0,25 1 0,25–1 0,25 1 0,5–1 1 1
          VK 0,25–1 0,25 0,5 0,25–1 0,25 0,25 0,25–1 0,25 0,5
          karanfil BM 0,25–1 0,25 1 0,25–1 0,25 1 0,125–1 0,25 1
          VK 0,25–1 0,5 0,5 0,25–0,5 0,5 0,5 0,06–1 0,06 0,25
          Çam BM 0,03–0,06 0,06 0,06 0,0075–0,5 0,015 0,25 0,015–0,5 0.03 0,5
          VK 0,5–1 1 1 0,5–1 1 1 0,5–1 1 1
          Adaçayı BM 0,5–1 1 1 0,5–1 1 1 0,5–1 1 1
          VK 0,06 0,06 0,06 0,125–0,25 0,125 0,25 0,06 0,06 0,06
          melisa BM 0,5–1 1 1 0,5–1 0,125 1 0,06–0,5 0,25 0,25
          VK 0,015–0,03 0,015 0,015 0,015–0,06 0.03 0,06 0,0038–0,015 0,015 0,015
          Lavanta BM 0,5–1 1 1 0,5–1 0,25 1 0,125–1 0,25 1
          VK 0,0019–0,06 0,06 0,06 0,0075–0,06 0.03 0,06 0,015–0,06 0.03 0,06
          flukonazol BM 0,5- > 64 0.50 4.00 0,125- > 64 4.00 64.00 0,25- > 64 2.00 16
          vorikonazol BM 0,008–8 0,06 0.12 0,008–8 0,25 4.00 0,032–8 0.12 2.00
          Ayrı bir pencerede aç
          Sonuçlar iki kopya halinde gerçekleştirilen ve modal sonuçlar olarak ifade edilen 3 bağımsız deneyden elde edilmiştir.

          Tablo 2

          Broth mikrodilüsyon (BM) ve buhar teması (VC) yöntemleriyle EO bileşenlerinin (%, v/v) minimum inhibe edici konsantrasyonu (MIC'ler)
          Karvakrol BM 0,06–0,5 0,125 0,125 0,06–0,25 0,125 0,25 0,25–0,5 0,25 0,25
          VK 0,0038 0,0038 0,0038 <0,0019 <0,0019 <0,0019 <0,0019–0,0038 <0,0019 <0,0019
          Öjenol BM 0,25 0,25 0,25 0,125–0,25 0,125 0,25 0,25–0,5 0,25 0,25
          VK 0,125–0,5 0,125 0,125 0,06–0,25 0,125 0,125 0,125–0,25 0,125 0,125
          linalool BM 0,125–1 0,25 0,25 0,125–1 0,5 0,25 0,25–0,5 0,25 0,25
          VK 0,0075 0,0075 0,0075 0,0075–0,03 0,015 0.03 0,0015–0,03 0.03 0.03
          linalil asetat BM 1 1 1 1 1 1 1 1 1
          VK 1 1 1 1 1 1 1 1 1
          timol BM 0,06–0,125 0,06 0,06 0,06–0,25 0,125 0,125 0,125–0,5 0,125 0,125
          VK 0,0038 0,0038 0,0038 0,0019–0,0038 0.0019 0.0019 <0,0019 <0,0019 <0,0019
          α-Pinen BM 0,06–0,125 0,06 0,06 0,06–0,125 0,06 0,125 0,125–0,5 0,125 0,125
          VK 0,25–0,5 0,25 0,5 0,25–0,5 0,25 0,5 0,25–1 0,5 0,5
          Ayrı bir pencerede aç
          Sonuçlar iki kopya halinde gerçekleştirilen ve modal sonuçlar olarak ifade edilen 3 bağımsız deneyden elde edilmiştir.

          EO, ana bileşenler, flukonazol ve vorikonazol konsantrasyonları olarak rapor edilen sonuçlarımız, MIC 50 (Mayaların %50 büyümesini engellemek için gereken Minimum İnhibitör Konsantrasyon) ve MIC 90 (Mayaların %90 büyümesini engelleyen Minimum İnhibitör Konsantrasyon) olarak gösterilmiştir. maya), sırasıyla (Tablolar 1,​,22).

          BM ile ilgili olarak, kekik kırmızısı ve çam EO'ları test edilen tüm suşlara karşı en iyi aktiviteyi göstermiştir, ancak C.albicans'ın çam yağına C.glabrata ve C.tropicalis'ten daha duyarlı olduğu kanıtlanmıştır (MIC 50 - MIC 90  = %0.06, v/ v). Aksine, rezene, karanfil, adaçayı ve lavanta EO'ları en yüksek MIC'leri gösterdi (Tablo 1), oysa melisa yağı hem C.tropicalis'e (MIC 50 - MIC 90  = %0,25, v/v) hem de C. glabrata'ya (MIC 50 - MIC 90  = %0,125–1, v/v, sırasıyla) karşı zayıf bir aktivite göstermiştir. ).

          İlginç bir şekilde, VC ile elde edilen MIC değerleri, çam hariç, test edilen tüm EO'lar için sıvı ortamdakinden daha düşüktü. Spesifik olarak, kekik kırmızısı, C.albicans'a karşı en yüksek aktiviteye (MIC 90  < %0,0038, v/v) sahip yağdı , bunu melisa, lavanta ve adaçayı takip etti (Tablo 1).

          Sıvı ve buhar fazındaki farklı antifungal aktivite, EO'ların yüksek hidrofobiklik ve uçuculuk gibi özelliklerinden dolayı olabilir. Aslında, bir ortama eklendiğinde, EO, nispi hidrofobikliğine bağlı olarak az ya da çok sulu faza dağılır. Sıvı fazda aktivite, ortamdaki EO'ların yayılabilirliğine ve çözünürlüğüne bağlıdır, buhar deneyinde ise uçuculuğa bağlıdır [ 2 ].

          MİK değerleri, EOs aktivitesinin , her ikisi de flukonazole ve vorikonazole (sırasıyla flukonazol MİK90 = 64 ve 16 μg/mL ve vorikonazol MİK90 = 4 ve 2 μg/mL, sırasıyla) (Tablo 1).

          Bu çalışmanın verileri, EO'ların kimyasal bileşimi nedeniyle açıklanabilir, daha önce bir çalışmada bildirmiştik [ 8]. Bu EO'lar, gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi ile belirlenen şu ana bileşenleri içeriyordu: timol (%26,5, v/v), ρ-simen (%16,2, v/v), limonen (%13,2, v/v), a-pinen kekik kırmızısında (%13,2, v/v), karvakrol (%7,8, v/v); rezenede anetol (%72,1, v/v), fenkon (%14,2, v/v); karanfilde öjenol (%77.5, v/v), öjenil asetat (%7.6, v/v); çamda α-pinen (%55,7, v/v), β-pinen, (%10, v/v), limonen (%9,7, v/v); adaçayında cis-thujone (%29.4, v/v), kafur (%22.6, v/v), 1,8 sineol (%7.7, v/v); melisada sitronelal (%29.4, v/v), limonen (%22.6, v/v), sardunya (%8.8, v/v); lavantada linalool (%41.9, v/v), linalil asetat (%32.7, v/v). Bu çalışmada test edilen EO'lar, esas olarak timol, a-pinen ve linalool bileşikleri tarafından temsil edilen önemli miktarlarda monoterpenlerin varlığını göstermiştir.21 ] (Tablo 2). Karvakrol ve timol , flukonazole dirençli C. glabrata ve C. tropikalis suşlarına karşı bile, önceki bulgulara [ 22-24 ] benzer şekilde, hem BM hem de VC tarafından ilginç bir in vitro Candida karşıtı aktivite sergiledi . a-pinen, BM tarafından VC'den daha iyi bir aktivite gösterdi; tersine, linalil asetat, her iki yöntemle de test edilen tüm suşlara karşı en düşük aktiviteyi gösterdi. Genel olarak, MFC'ler, MIC'lerden bir veya daha fazla konsantrasyonda daha yüksekti (Tablo 3), muhtemelen geniş spektrumlu antimikrobiyal aktiviteleriyle bilinen terpenoidler ve fenolikler gibi ilgili bileşenleri nedeniyle, EO'ların maya hücrelerine karşı düşük konsantrasyonlarda fungisidal aktivite gösterdiğini düşündürmektedir [25 , 26 ] . Bununla birlikte, EO'ların antifungal aktivitesinin arkasındaki mekanizmalar tam olarak anlaşılamamıştır.

          Tablo 3

          EO'ların (%, v/v) ve bileşenlerinin (%, v/v) ilaçlarla (μg/mL) karşılaştırıldığında minimum fungisidal konsantrasyonu (MFC)
          kekik kırmızısı 0,06-0,25 0,06-0,25 0,06-0,5
          Rezene 0,5- > 1 0,25- > 1 1- > 1
          karanfil 0,25- > 1 0,25- > 1 0,5- > 1
          Çam 0,03-0,125 0,03-0,5 0,06-1
          Adaçayı >1 >1 >1
          melisa >1 >1 >1
          Lavanta >1 >1 >1
          Karvakrol 0,125-1 0,25-1 0,25-1
          Öjenol 0,5 0,25 0,5
          linalool 0,5 0,5 1
          linalil asetat 1- > 1 1- > 1 1- > 1
          timol 0,125-0,25 0,25 0,25-0,5
          α-Pinen 0,5-1 0,5-1 1
          flukonazol 2 - >64 0,5 - >64 0,5- > 64
          vorikonazol 0,06-8 0,12-8 0,12-8
          Ayrı bir pencerede aç
          Sonuçlar iki kopya halinde gerçekleştirilen ve modal sonuçlar olarak ifade edilen 3 bağımsız deneyden elde edilmiştir.

          Bazı yazarların yakın tarihli kanıtlarına göre, incelenen EO'ların antibiyotiğe dirençli izolatlara karşı da yüksek antifungal aktivitesi vardır [ 20 , 27 , 28 ]. Bununla birlikte, verileri literatürle karşılaştırmak zordur çünkü EO'ların ve bileşenlerinin antimikrobiyal aktivitesi, kimyasal bileşimler ve deneysel koşullar dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden etkilenir.

          EO'ların bileşimi, farklı bitki türleri ve kemotipleri, coğrafi köken, mevsim ve ekstraksiyon prosedürü nedeniyle önemli ölçüde değişir [ 29 ]. Bu bağlamda Tampieri ve ark. [ 30 ] karvakrol (% 41.33), p-simen (% 17.53) ve timol (% 5.34) bazlı bir T. vulgaris EO'yu inceledi ve test edilen EO'nun fungistatik aktivitesini gözlemledi [ 30 ] . Tersine, farklı bileşime sahip bir T. vulgaris EO üzerinde çalıştık ; aslında, timol %26,5, p-simen %16,2 ve karvakrol %7,8 idi ve test edilen EO'nun fungisit aktivitesini gözlemledik.

          Deneysel koşullarla ilgili olarak, EO'ların antimikrobiyal aktivite verilerinin kullanılan metodolojiye bağlı olduğunun altını çizmek önemlidir; bu verilerin değişkenliği inokülum boyutu, kullanılan ortam ve dolgu macunları, sürfaktanlar ve Tween, dimetilsülfoksit ve etanol gibi çözücülerin kullanımı gibi faktörleri içerir. Kısmen, bunlar farklı araştırma grupları tarafından elde edilen sonuçlardaki farklılıkları açıklayabilir [ 31 ].

          Bu çalışmada elde edilen sonuçlar ana bileşiklerin, kekik kırmızı yağındaki timol (%26.5) ve çam yağındaki a-pinen (%55) aktivitesini vurgulamaktadır. Bununla birlikte, bazı veriler, karvakrol gibi EO'larda küçük miktarlarda sunulan bileşenlerin, diğer bileşenlerle olası sinerjistik etki nedeniyle antimikrobiyal aktivitede de önemli bir rol oynayabileceğini düşündürmektedir [24 , 25 , 32 , 33 ] .

          Lipofilik olduğu bilinen timol, karvakrol ile birlikte zar lipid çift katmanlarını oluşturan yağ asil zincirleri arasına girebilir, böylece hücre zarlarının akışkanlığını ve geçirgenliğini değiştirebilir [34 ] .

          Bazı yazarlar, mantarlar, özellikle C. albicans üzerindeki bu etkinin, β-glukanlar, kitin ve mannan gibi bir dizi ana hücre duvarı polisakarit bileşeninin sentezini katalize eden önemli zara bağlı enzimlerin düzenlenmesini ve işlevini etkilediğini belirtmektedir. böylece rahatsız edici hücre büyümesi ve zarf morfogenezi [ 26 ].

          Timol hakkındaki verilerimiz, Fontenelle ve ark. [ 7 ], MIC = 39 μg/mL ile C. albicans'a karşı güçlü antimikrobiyal aktivitesini göstermiştir . Aksine bizim verilerimiz Zore ve ark. [ 35 ], MIC = %0.064 (v/v) ile 39/48 maya izolatına karşı linalil asetatın kayda değer aktivitesini bildirmiştir, ancak bunlar D'Auria ve ark. C. albicans'a karşı (Tablo 2) [ 7 , 35 , 36 ].

          Klinik ipliksi mantarlara karşı önceki bulgularımıza uygun olarak ve EO'ların aktif bileşikleri oldukça uçucu olduğundan, EO'lar buhar fazında yüksek antimikrobiyal aktiviteye sahiptir [ 8 ].

          Timol ve karvakrol gibi fenoller, EO'larda bulunan en aktif doğal antioksidanlar ve antimikrobiyaller arasındadır [ 2 , 7 ]. Bununla birlikte, zayıf suda çözünürlükleri ve terapötik bir etkiye ulaşmak için yüksek konsantrasyonların gerekli olması nedeniyle, bu bileşiklerin tedavideki etkinliği sınırlıdır. Timolün karanfilden elde edilen eter içeren öjenolden daha küçük ve daha uçucu bir molekül olduğunu vurgulamak önemlidir. Suhr ve arkadaşlarına göre. [ 29 ], uçucu deneyde kekik genel olarak karanfilden daha etkiliydi (Tablo 2) [ 29 ].

          Git: Sonuçlar

          Bu çalışmada rapor edilen veriler, flukonazol/vorikonazole dirençli suşlar da dahil olmak üzere Candida türlerine karşı EO'ların, özellikle timus kırmızısı ve çam yağlarının iyi bir aktivite gösterdiğini göstermektedir . Bu aktivite, önemli bir antifungal etki sergileyen karvakrol, timol ve a-pinen gibi EO'ların ana bileşenleri ile ilişkili olabilir.

          Genel olarak, deneysel verilerimiz, farklı EO'ların antikandidal aktivitesi hakkındaki önceki ampirik kanıtlara veya literatür verilerine önemli destek vermektedir. Bu veriler ayrıca, gelecekteki uygulamalar için farklı tarama yöntemleri ve etki mekanizmaları çalışmaları dahil olmak üzere yeterince kontrollü ve rastgele seçilmiş klinik araştırmaları teşvik eder: örneğin, fümigasyon veya aktif paketleme amaçları için uçucu bir tarama yöntemi kullanılmalıdır. Buhar fazında kullanım, doğrudan temas gerektirmeden ek avantajlar sağlayabilir, bu da hastane ve/veya okul gibi basit ve uygun çevresel uygulamalarla sonuçlanır.

          Git: Finansman

          Bu çalışma kısmen Ricerca finanziata dall'Ateneo, Torino Üniversitesi, İtalya (2008) tarafından desteklenmiştir.

          Veri ve materyallerin mevcudiyeti

          Bu makalenin sonuçlarını destekleyen veri kümeleri makalenin içinde yer almaktadır.

          Yazar katkıları

          Bu çalışmanın tasarımına MN, AN ve VT katıldı. SDR ve VG, maya suşlarını topladı ve tanımladı. MN, AN, SDL, GB ve VT katkıda bulunan reaktifler/materyaller/analiz araçları. Deneyler ve taslağın yazımı MN, AN, JR, DS ve VT tarafından yapıldı. MN, VG, VT ve AMC çalışmayı denetledi ve taslağı ve nihai el yazmalarını ve sonuçların yorumlanmasını inceledi. Tüm yazarlar son makaleyi okudu ve gönderim için onayladı.

          Rekabet eden çıkarlar

          Yazarlar, rekabet eden çıkarları olmadığını beyan eder.

          yayın izni
          Uygulanamaz. Etik onay ve katılım onayı


          Uygulanamaz.

          Git:

          Kısaltmalar
          BM Et suyu mikrodilüsyon yöntemi
          EO'lar Uçucu yağlar
          MFC Minimum mantar öldürücü konsantrasyon
          MİK Minimum inhibitör konsantrasyon
          VK Buhar temas testi
          WT Vahşi tip
          Git:
          Referanslar

          1. Polke M, Hube B, Jacobsen Kimliği. Candida hayatta kalma stratejileri. Adv Appl Microbiol. 2015; 91 :139–235. doi: 10.1016/bs.aambs.2014.12.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          2. Tyagi AK, Malik A. Seçilen uçucu yağların Candida albicans'a karşı sıvı ve buhar fazlı antifungal aktiviteleri : Cymbopogon citratus'un mikroskobik gözlemleri ve kimyasal karakterizasyonu . BMC Tamamlayıcı Altern Med. 2010; 10 :1–11. doi: 10.1186/1472-6882-10-65. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          3. Martins N, Ferreira IC, Barros L, Silva S, Henriques M. Candidiasis: predispozan faktörler, korunma, tanı ve alternatif tedavi. Mikopatoloji. 2014; 177 :223–240. doi: 10.1007/s11046-014-9749-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          4. Khan MS, Malik A, Ahmad I. Candida albicans'ın çok ilaca dirençli izolatlarına karşı tek başına ve amfoterisin B veya flukonazol ile kombinasyon halinde uçucu yağların anti-kandidal aktivitesi . Med Mycol. 2012; 50 :33–42. doi: 10.3109/13693786.2011.582890. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          5. Devkatte AN, Zore BG, Karuppayil SM. Candida albicans büyümesinin inhibitörleri olarak bitki yağlarının potansiyeli . FEMS Maya Çöz. 2005; 5 :867–873. doi: 10.1016/j.femsyr.2005.02.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          6. Bakkali F, Averbeck S, Averbeck D, Idaomar M. Uçucu yağların biyolojik etkileri - bir inceleme. Gıda Kimyasal Toksikol. 2008; 46 :446–475. doi: 10.1016/j.fct.2007.09.106. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          7. Fontenelle RO, Morais SM, Brito EH, Brilhante RS, Cordeiro RA, Lima YC, Brasil NV, Monteiro AJ, Sidrim JJ, Rocha MF. Candida spp.'ye karşı alkilfenol aktivitesi . ve Microsporum canis : timol, öjenol ve o-metil türevlerinin mantar önleyici aktivitesine odaklanma. moleküller. 2011; 29 :6422–6431. doi: 10.3390/moleküller16086422. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          8. Tullio V, Nostro A, Mandras N, Dugo P, Banche G, Cannatelli MA, Cuffini AM, Alonzo V, Carlone NA. Esansiyel yağların filamentli mantarlara karşı antifungal aktivitesi, et suyu mikrodilüsyon ve buhar temas yöntemleri ile belirlenir. J Appl Microbiol. 2007; 102 :1544–1550. doi: 10.1111/j.1365-2672.2006.03191.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          9. Prabuseenivasan S, Jayakumar M, Ignacimuthu S. Bazı bitki esansiyel yağlarının in vitro antibakteriyel aktivitesi. BMC Tamamlayıcı Altern Med. 2006; 6:39 . doi: 10.1186/1472-6882-6-39. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          10. Mandras N, Tullio V, Allizond V, Scalas D, Banche G, Roana J, Robbiano F, Fucale G, Malabaila A, Cuffini AM, Carlone N. Candida spp. klinik izolatlarına karşı flukonazol ve vorikonazolün in vitro aktiviteleri . Torino, İtalya'da disk difüzyon testi ile belirlendi. Antimikrob Ajanlar Chemother. 2009; 53 :1657–1659. doi: 10.1128/AAC.00998-08. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          11. Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü (CLSI) Onaylı standart. CLSI M27-A3. Mayaların et suyu dilüsyon antifungal duyarlılık testi için referans yöntemi. Wayne: Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü; 2008. [ Google Akademik ]
          12. Pfaller MA, Rhomberg PR, Messer SA, Jones RN, Castanheira M. Isavuconazole, micafungin ve 8 komparatör antifungal ajanın yaygın ve yaygın olmayan fırsatçı mantarlar için duyarlılık profilleri: 2013'te toplanan antifungal ilaç direncinin CLSI türüne özgü zamansal analizi klinik kesme noktaları ve önerilen epidemiyolojik kesme değerleri. Microbiol Infect Dis. 2015; 82 :303–313. doi: 10.1016/j.diagmicrobio.2015.04.008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          13. Hammer KA, Carson CF, Riley TV. Uçucu yağların, özellikle Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağı ve çay ağacı yağı ürünlerinin Candida spp. J Antimikrob Kemoterapi. 1998; 42 :591–595. doi: 10.1093/jac/42.5.591. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          14. Bueno J. Uçucu yağların buhar fazındaki antimikrobiyal aktivitesinin değerlendirilmesine ilişkin modeller: sağlık hizmetlerinin dekontaminasyonunda ümit verici bir kullanım. Nat Uçucu Esans Yağları. 2015; 2 :16–29. [ Google Akademik ]
          15. Bukvički D, Stojković D, Soković M, Vannini L, Montanari C, Pejin B, Savić A, Veljić M, Grujić S, Marin PD. Satureja horvatii esansiyel yağı: in vitro antimikrobiyal ve antiradikal özellikler ve domuz etinde Listeria monocytogenes'in yerinde kontrolü . Et Bilimi 2014; 96 :1355–1360. doi: 10.1016/j.meatsci.2013.11.024. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          16. Di Vito M, Mattarelli P, Modesto M, Girolamo A, Ballardini M, Tamburro A, Meledandri M, Mondello F. Candida spp.'ye karşı çay ağacı yağı vajinal fitillerinin in vitro aktivitesi . ve probiyotik vajinal mikrobiyota. Fitoterapi Arş. 2015; 29 :1628–1633. doi: 10.1002/ptr.5422. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          17. Ruiz-Navajas Y, Viuda-Martos M, Sendra E, Perez-Alvarez JA, Fernàndez-Lòpez J. İspanya'nın güneydoğusunda endemik aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağların in vitro antioksidan ve antifungal özellikleri. J Gıda Koruma 2013; 76 :1218–1225. doi: 10.4315/0362-028X.JFP-12-554. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          18. Ayaz M, Junaid M, Ullah F, Sadiq A, Khan MA, Ahmad W, Shah MR, Imran M, Ahmad S. Polygonum hydropiper L'den elde edilen uçucu yağların Karşılaştırmalı kimyasal profilleme, kolinesteraz inhibisyonları ve anti-radikal özellikleri: bir ön hazırlık anti-alzheimer çalışması. Lipitler Sağlık Dis. 2015;14:141. doi:10.1186/s12944-015-0145-8. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ]
          19. Mimica-Dukic N, Bozin B, Sokovic M, Simin N. Melissa officinalis L. (Lamiaceae) uçucu yağının antimikrobiyal ve antioksidan aktiviteleri . J Agr Gıda Kimyası 2004;52:2485–9. [ PubMed ]
          20. Soares IH, Loreto ÉS, Rossato L, Mario DN, Venturini TP, Baldissera F, Santurio JM, Alves SH. Baharatlardan ekstrakte edilen uçucu yağların flukonazole dirençli ve duyarlı Candida glabrata'ya karşı in vitro aktivitesi . J Mycol Med. 2015; 25 :213–217. doi: 10.1016/j.mycmed.2015.06.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          21. Fu Y, Zu Y, Chen L, Shi X, Wang Z, Sun S, Efferth T. Tek başına ve kombinasyon halinde karanfil ve biberiye esansiyel yağlarının antimikrobiyal aktivitesi. Fitoterapi Arş. 2007; 21 :989–994. doi: 10.1002/ptr.2179. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          22. Chami N, Chami F, Bennis S, Trouillas J, Remmal A. Bağışıklığı baskılanmış farelerde oral kandidozun karvakrol ve öjenol ile antifungal tedavisi. Braz J Enfekte Dis. 2004; 8 :217–226. doi: 10.1590/S1413-86702004000300005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          23. Marcos-Arias C, Eraso E, Madariaga L, Quindós G. Protez kullananlardan oral Candida izolatlarına karşı doğal ürünlerin in vitro aktiviteleri. BMC Tamamlayıcı Altern Med. 2011; 11 :119. doi: 10.1186/1472-6882-11-119. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          24. Bogavac M, Karaman M, Janjušević L, Sudji J, Radovanović B, Novaković Z, Simeunović J, Božin B. Vajinal enfeksiyonların alternatif tedavisi – Coriandrum sativum L. ve Thymus vulgaris L. uçucu yağların in vitro antimikrobiyal ve toksik etkileri . J Appl Microbiol. 2015; 119 :697–710. doi: 10.1111/jam.12883. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          25. Pauli A. Uçucu yağlardan elde edilen bileşiklere özel referans ile yüksek bitkilerden elde edilen antikandidal düşük moleküler bileşikler. Med Res Rev. 2006; 26 :223–268. doi: 10.1002/med.20050. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          26. Braga PC, Sasso MD, Culici M, Alfieri M. Eugenol ve timol, tek başına veya kombinasyon halinde, Candida albicans'ın zarfında morfolojik değişikliklere neden olur . Fitoterapi. 2007; 78 :396–400. doi: 10.1016/j.fitote.2007.02.022. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          27. Rajkowska K, Kunicka-Styczyńska A, Maroszyńska M. Antibiyotiğe dirençli Candida spp.'ye karşı antifungal ajanlar olarak seçilmiş esansiyel yağlar: klinik ve gıda kaynaklı izolatlar üzerinde in vitro çalışma. Mikrob İlaç Direnci. 19 Nisan 2016. [Epub baskıdan önce] [ PubMed ]
          28. Flores FC, Beck RC, da Silva Cde B. Onikomikoz tedavisi için uçucu yağlar: mini bir inceleme. Mikopatoloji. 2016; 181 :9–15. doi: 10.1007/s11046-015-9957-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          29. Suhr KI, Nielsen PV. Uçucu yağların çavdar ekmeğini bozan mantarlara karşı antifungal etkinliği iki farklı uygulama tekniği ile değerlendirilmiştir. J Appl Microbiol. 2003; 94 :665–674. doi: 10.1046/j.1365-2672.2003.01896.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          30. Tampieri MP, Galuppi R, Macchioni F, Carelle MS, Falcioni L, Cioni PL, Morelli I. Candida albicans'ın seçilmiş esans yağları ve ana bileşenleri tarafından inhibisyonu . Mikopatoloji. 2005; 159 :339–345. doi: 10.1007/s11046-003-4790-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          31. Palmeira-de-Oliveira A, Salgueiro L, Palmeira-de-Oliveira R, Martinez-de-Oliveira J, Pina-Vaz C, Queiroz JA, Rodrigues AG. Uçucu yağların Candida önleyici aktivitesi. Mini Rev Med Kimya 2009; 9 :1292–1305. doi: 10.2174/138955709789878150. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          32. Chaftar N, Girardot M, Labanowski J, Ghrairi T, Hani K, Frère J, Imbert C. 19 uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesinin karşılaştırmalı değerlendirmesi. Adv Exp Med Biol. 2015; 10.1007/5584_2015_5011. [ PubMed ]
          33. Ay H, Rhee MS. Karvakrol veya timol arasındaki sinerji, duyusal bir etki olmaksızın soya sosunun antimikrobiyal etkinliğini artırır. Int J Gıda Mikrobiyolü. 2016; 217 :35–41. doi: 10.1016/j.ijfoodmicro.2015.10.009. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          34. Ahmad A, Khan A, Akhtar F, Yousuf S, Xess I, Khan LA, Manzoor N. Candida'ya karşı ergosterol biyosentezini ve membran bütünlüğünü bozarak timol ve karvakrolün fungisidal aktivitesi. Eur J Clin Microbiol Infect Dis. 2011; 30 :41–50. doi: 10.1007/s10096-010-1050-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          35. Zore GB, Thakre AD, Jadhav S, Karuppayil SM. Terpenoidler, membran bütünlüğünü ve hücre döngüsünün durmasını etkileyerek Candida albicans büyümesini engeller. Bitki ilacı. 2011; 18 :1181–1190. doi: 10.1016/j.phymed.2011.03.008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          36. D'Auria FD, Tecca M, Strippoli V, Salvatore G, Battinelli L, Mazzanti G. Lavandula angustifolia esansiyel yağının Candida albicans maya ve misel formuna karşı antifungal aktivitesi . Med Mycol. 2005; 43 :391–396. doi: 10.1080/13693780400004810. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...
          X