Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Okaliptüs yağı, Eucalyptus globulus

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Okaliptüs yağı, Eucalyptus globulus

    Okaliptüs yağının ve basit inhalasyon cihazlarının bağışıklık düzenleyici ve antimikrobiyal etkileri

    Angela E Sadlon 1, Davis W Lamson
    üyelikler genişletmek
    • PMID: 20359267
    Soyut


    Okaliptüs yağı (EO) ve ana bileşeni olan 1,8-sineol, Mycobacterium tuberculosis ve metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA), virüsler ve mantarlar (Candida dahil) dahil olmak üzere birçok bakteriye karşı antimikrobiyal etkilere sahiptir. Şaşırtıcı bir şekilde, bir antimikrobiyal madde için ayrıca bağışıklık uyarıcı, iltihap önleyici, antioksidan, analjezik ve spazmolitik etkiler de vardır. Beyaz kan hücrelerinden monositler ve makrofajlar, özellikle artan fagositik aktivite ile en çok etkilenir. Buhar inhalasyonu veya oral yolla uygulama, bronşit, astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi hem pürülan hem de pürülan olmayan solunum problemlerinde fayda sağlar. İyi bir güvenlik siciline sahip uzun bir halk kullanımı geçmişi vardır. Son zamanlarda, bu etkilerin ardındaki biyokimyasal detaylar netleştirildi. Diğer bitki yağları mikrobiyolojik olarak daha aktif olabilse de, orta dozlarda EO'nun güvenliği ve geniş spektrumlu antimikrobiyal etkisi, onu farmasötiklere karşı çekici bir alternatif haline getirir. EO'nun bir kemoterapi ajanının miyelotoksisitesini dengelediği de gösterilmiştir. Bunun kemoterapinin yararını azaltmayan genel bir özellik olup olmadığı henüz belirlenmemiştir. Bu makale ayrıca buhar inhalasyonu için pahalı olmayan cihazların nasıl monte edileceğine dair talimatlar da sağlar. Bunun kemoterapinin yararını azaltmayan genel bir özellik olup olmadığı henüz belirlenmemiştir. Bu makale ayrıca buhar inhalasyonu için pahalı olmayan cihazların nasıl monte edileceğine dair talimatlar da sağlar. Bunun kemoterapinin yararını azaltmayan genel bir özellik olup olmadığı henüz belirlenmemiştir. Bu makale ayrıca buhar inhalasyonu için pahalı olmayan cihazların nasıl monte edileceğine dair talimatlar da sağlar.

  • #2
    OKALİPTUS



    Ağaç | 20-70m | 4-6 Aylar | Ça,Ho,Na | Yaprak ve Eteryağı

    Okaliptus, Eukaliptus, Eucalyptus globulus LABILL.
    Şifalı Okaliptus
    Okaliptus
    Sıtma ağacı
    Ateş ağacı

    Familyası: Mersingillerden, Myrtengewâchse, Myrtacaeae

    Drugları: Okaliptus yaprakları; Eucalipti folium
    Okaliptus eterik yağı; Eucalipti aetheroleum
    Okaliptus ağacının yaprakları çay ve tentür yapımında Eterik yağı ise Aroma tedavisinde ve Natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Giriş: Okaliptus Mersingillerin bir alt grubu olup takriben 600 civarında türü mevcuttur. Bunlardan birleşimindeki Eterik yağlarda şayet %60-90 1,8 Cineol içeren okaliptuslar şifa maksadı ile kullanılır. Şifalı okaliptuslar; Eucalyptus globulus LABILL ve ayrıca az miktarda. Meyveli okaliptus; Eucalyptus frutictorum MUELLER ve Eucalyptus smithii BAKER ve Eucalyptus citriodara HOOK (Limonsu okaliptus) türlerinin yaprak ve eterik yağları kullanılır. Türkiye’nin Akdeniz sahillerine yakın yörelerde yetişen ve Adana okaliptusu olarak bilinen Eukaliptus camaldulensis (Syn: E.rostrata SCHLECHT) türün yüksek oranda (%2) Eterik yağ içerdiği fakat 1,8 Cineol oranının düşük olduğu söylenmektedir. Şayet zehirli maddeler (Phellandren ve Piperiton) içermiyorsa çocuklar içen uygun olmayan Şifalı okalptusun yerine kullanılabilir. Ayrıca Doğu Karadeniz de yetişen Karadeniz okaliptusu; Eucalyptus smithii ve sadece Avustralya da yetişen Küçük okaliptus Eucalyptus polylractea da sayabiliriz. Bu konuda üniversitelere büyük görevler düşmektedir. Okaliptusların vatanı Avustralya olup ilk defa 1792 de LABILLARIERE tarafından keşfedilmiş ve 19. yüzyılda Avrupa ya getirilerek yetiştirilmeye başlanmış ve buradan Dünya’nın Tropik ve subtropik ülkelerine yayılmıştır. Günümüzde bataklıkların kurutmak ve eterik yağ elde etmek için birçok ülke tarafından yetiştirilmektedir. Okaliptus ağacı büyük ağaçtır ve Avustralya da yetişen Eucaliptus regnans takriben 100-150 m boyuna ulaşabilir.

    Botanik: Okaliptus takriben 20-70m boyunda gövdesi grimsi gümüş renkte odunu ise kırmızıdır ve üzerinde ara sıra çıkıntılara bulunur. Taze yaprakları gövdeye yapışık, mavimsi yeşil renkte geniş mızrak şeklinde, 2-4cm genişliğinde, 4-8cm uzunluğundadır. Eski yaprakları hafif orağa benzer şekilde 2-5cm genişliğinde 10-25cm uzunluğunda yani uzun ince bir mızrak gibi ve 1-3cm uzunluğunda kısa bir sapı vardır. Çiçeklerin kupa ve taç yaprakları olmayıp oldukça çok sık tüylü yani döllenme tozcuklarından meydana gelir.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin Akdeniz ve Ege bölgesinin sahile yakın yörele-rinde rahatlıkla yetişebilen Şifalı okaliptus males yetiştirilmemektedir. Bunun yerine özellikleri henüz bilinmeyen Adana okaliptusu yabani olarak yetişmektedir. Günümüzde okaliptus yaprak veya eterik yağının büyük kısmı Fas, İspanya, Portekiz ve Brezilya gibi ülkeler tarafından temin edilmektedir. Ben kendim tohumlarından evde saksıda okaliptus yetiştirdim bir tohumdan 6 ayda 2metre boyunda küçük bir ağaç mey-dana geldi. Yazın balkonda, kışın oturma odasında yetiştirmek mümkündür.

    Hasat Zamanı: Kışın yapraklarını dökmediğinden hemen her zaman yaprakları özelliklede eski yaprakları toplanabilse de en uygun zaman Mayıs-Eylül ayları arasında toplanırsa daha yüksek oranda Eterik yağ elde edilir. Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

    Birleşimi: Okaliptus yapraklarının birleşimindeki en önemli madde eterik yağ türevleri olup onu diğerleri takip eder.
    a) Eterik yağ türevleri %1-3,5 arasında olup bununda %60-90’ını 1,8 Cineol (1,8 Sineol) oluşturur ve ayrıca Myrtenol, α-Pinen, β-Pinen, p-Cymen, Borneol, Pinocarvon, γ-Terpinen, Piperiton ve Phellandren
    b) Sesquiterpenlerden; Aromadendren, Globulose α- Grujunen içerir. Damıtılırken Aldehidlerden; Butyr-, Valer- ve Capronaldehid Eterik yağ geçmez.
    c) Euglobaleler %0,5 bunlara Phlorogluanlerde denir ve en önemlileri; Euglobal І, ІІ,ІІІ ve 3 ile Macrocarpal A ve Eucalypton’u sayabiliriz.
    d) Flavonitler ve Flavonlar %1 arasında olup en önemlileri; Quercetin, Quercitrin, Quercetin-3-O-glukozit, Hyperosit ve Rutin (Rutosit)
    e) Triterpenler %4 arasında olup Ursolasit ve 11, 12-Dehydroursolasit içerir.

    Özellikleri: Serin, Acı, keskinrayihalı, nemli.

    Tesir Şekli: Antiseptik (mikropları öldürücü), balgam söktürücü, kramp-ları çözücü, ateş düşürücü ve kandaki şekeri düşürücü özelliklere sahiptir.

    Araştırmalar: Okaliptus yağı ile klinik araştırması yapıldığı gibi tentürü ile homeopatide araştırmalar yapılmıştır. ;Fahrenberg ve Selg tarafından 1984 de 32 denek (kişi) üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Dört ayrı terkip hazırlanmış ve bunların etkileri ayrı ayrı incelenmiştir. 1. terkip 10ml Nane yağı + 5ml Okaliptus yağı ve 85ml Etanol, 2.Terkip 5ml Nane yağı + Zere miktarı okaliptus yağı + Alkol, 3. terkip 5ml okaliptus yağı + Zere miktarı Nane yağı + 95ml Alkol ve 4. Terkip 100ml Alkol + Zere miktarı Nane yağı + Zere miktarı okaliptus yağı.
    1. Terkipte alın ve şakaklara sürdüler yapılan deneylerde diğerlerine göre çok farklı sonuçlar elde edilmiştir. Bunların başında baş ağrısı, migren, gerginlik nedeni ile baş ağrısını iyileştirdiği günlük işleri yap-mada kişiye güç verdiği tespit edilmiştir. (ZP.1.95.23)
    2. A.v. Fellenberg – Ziegler Kininle (Chinium) ile dahi iyileştirilemeyen sıtmanın okaliptus tentürü ile tamamen iyileştirdiğini belirtmektedir. 1) 432 sıtmalı hasta üzerinde kininle yapılan tedavi sonuç vermeyince okaliptus tentürü ile deneme yapılmış ve 310unun iyileştiği görülmüştür. (HA.176) 2) 202 sıtmalı hasta üzerinde yine kininle ya-pılan deney fayda vermeyince Okaliptus tentürü ile tedavi denemesi yapılmış ve 118inin tamamen iyileştiği görülmüştür. Muhammed Şamil Doğduktan (17.06.97) hemen sonra akciğerlerini üşüttüğünden çocuk kliniğinde yatmak zorunda kaldı. Ben doktorlara birleşiminde okaliptus yağı içeren (Wicks veya Pinimentol) kullanmanın mümkün olup olmadığını sordum, onlar bu kremleri denediklerini ve bunların küçük çocuklara daha çok zarar verdiğini söylediler. Bunun üzerine ben çocuğu ıtır damlası ile tedavi ettim. 13.11.97 ve Mayıs 1988 de tekrar rahatsızlanan çocuğa okaliptus içeren kremler kullandım, çocuğun burnu tıkandı daha da kötüleşti, bunun üzerine yeniden ıtırla tedaviye döndüm ve durumu iyileşti. Okaliptuslu krem veya merhemler 6 yaşından küçükler için uygun değildir. Bugün (27.03.02) bende yakalandığım bronşiti Astmaya karşı göğsüme wick okaliptus-3-merhemi sürdüm ve daha çok rahatsız oldum.

    Kullanılması;
    a) Araştırmalara göre okaliptus yağı başta Sıtma, baş ağrısı, migren iyileştirdiği, konsantrasyonu, antifungal (mantar öldürücü) ve antibiyotik (bakteri öldürücü) ve de günlük çalışma temposunu artırdığı görülmüştür.
    b) Komisyon E 177a Nolu 24.09.86. tarih ve 50nolu 13.03.1990 tarihli Monografi bildirilerinde okaliptus yağının ve de yaprağının Nefes yollarını ile üşütme nedeni ile ortaya çıkan hastalıkları iyileştirebileceği, fakat 6 yaşından küçük çocuklara kullanılmaması tavsiye edilmektedir.
    c) Homeopatide tentürü ile sıtmalı hastalar üzerinde yapılan araş-tırmalarda sıtmayı büyük oranda iyileştirdiği belirtilmektedir.
    d) Aroma tedavide; Okaliptus yağı, Grip, öksürük, bronşit, astım, mig-ren, nevralji, dermansızlık, konsantrasyon zafiyeti, ağız, dişeti ve yu-tak iltihaplanmasına karşı kullanılır.
    e) Halk arasında; Ateş, Grip, Öksürük, Ses kısılması, Nezle, Bronşit, Astma gibi bulaşıcı ve nefes yolları hastalıklarına karşı yağı, çayı ve natürel ilaçları kullanılır. Ayrıca kandaki şekeri düşürücü özelliğe de sahip olduğu iddia edilmektedir. Haricen ise romatizmalı eklem veya kaslar okaliptus ekstresi ve ya kremi ile ovalanır.

    Açıklama; Zirai olarak ekime elverişli olamayan bataklıkları kurutmak için buralara okaliptus ekilir. Okaliptus ağacı çok su emerek onu yap-raklarından tekrar çevreye güzel bir koku (Eterik yağ) çevresine yayar. Akdeniz bölgesindeki su birikintisi, göl, gölet ve bataklıklar kimyasal ilaçlarla sivrisineği yok etmek için ilaçlanmaktadır. Bu ilaçlama ile sadece sivrisinekler ölmez diğer faydalı böcekler, balıklar vede bitkilerde zehirlenir ve bu zehirlenme sonra insanın kendisine geçer.

    Çay; İki kahve kaşığı ince kıyılmış eski yapraklardan demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dakika demlemeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.

    Çay Harmanları;

    Gökçek Öksürük çayı;
    20g Ebemgömeci
    20g Ihlamur çiçeği
    20g Hatmi kökü
    20g Anason kökü
    20g Okaliptus yaprağı

    Gökçek Bronşit çayı;
    20g Kekik otu
    20g Okaiptus yaprağı
    20g Çuha kökü
    20g Sinirli ot
    20g Rezene tohumu

    Gökçek Ağız içi ve Diş eti iltihapları ve faranjit çayı;
    20g Nane yaprağı
    20g Okaliptus yaprağı
    20g Adaçayı yaprağı
    20g Papatya çiçeği
    20g Ebemgömeci

    Araştırmalar; Okaliptus türlerinden Şifalı okaliptus; Eucalyrtus globulus ve Limonsu okaliptus; Eucalyptus citriodora türlerinin damıtılarak eterik yağı elde edilir. Bunlardan şifalı okaliptusun eterik yağı veya kısaca yağı Aroma tedavisinde ve Natürel ilaç yapımında kullanılırken limonsu okaliptusun eterik yağı sadece kozmetik endüstride Parfüm, sabun, Deo, Şampuan v.b şeylerin yapımında kullanılır. Şifalı okaliptus yağını birle-şimindeki maddeleriyukarıda verdik, limonsu okaliptus yağının birleşiminde %70-80 Citronellal 10-15 Citronellal ve %5-10 Izopalegol içerir. Dünyadaki şifalı okaliptus yağının büyük kısmını İspanya ve Portekiz karşılar takriben yılda 1000 ton yağ üretirler. Limonsu okaliptus yağı ise genellikle Brezilya, Çin ve Hindistan da üretilir. Su buharı ile damıtılarak elde edilen okaliptus yağı; Grip, Öksürük, bronşit, Astım, Ağız içi, Diş etleri ve Boğaz iltihaplanması, migren, baş ağrısı, nevralji, dermansızlık ve konsantrasyon zafiyetine karşı kullanılır. Evlerde sivrisinek varsa bir bardak suya ve ya Aroma konisine 5-10 damla okaliptus yağı damıtılırsa sivrisinekler yok olur.
    Me; Yukarıdaki iksirler aynı oranda alınır. (Alkol katılmaz) 50gr Parafin ve 50gr Vaselin hafif eritildikten sonra bu eterik yağlarla karıştırılır ve soğumaya bırakılır. Böylece göğse, alına, kulak arkasına, boyun, sırt ve bele sürülür ve de ovalanır. Okaliptus yapraklarından da aynı şekilde merhem yapılabilir.(Mercan köşke bak)

    Homeopatide: Eski okaliptus yapraklarından 50gram ince kıyıldıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70 alkol (Etanol) ilave edilir. Şişe iki günde bir çalkalanır ve 4-6 hafta sonra süzülerek homeopatide <<Eucaliptus>> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4 defa 10-15 damla alınır. Okaliptus tentürü genellikle sıtmaya, Akut ve kronik bronşit, tahriş yapan öksürük, akut ve kronik idrar yolları iltihap-lanması (Urethritis), Ateş ve gribe karşı kullanılır.

    Hastalığın belirtisi (Sendrom):
    1) Eklem ve kaslarda sertlik ve zafiyet
    2) Geceleri ve yağışlı havalarda balgamın çoğalması
    3) Öksürürken hırlama
    4) Acı verici tahrişli öksürük
    5) Sıtmada kinin yetersiz gelirse okaliptus tentürü kullanılır.
    6) Ateş aşırı susuzluk hissi
    7) Dermansızlık, halsizlik, yorgunluk ve uykusuzluk gibi haller
    8) Uçuk gibi bezelerde şişme ve kabarcıklar
    9) Kanlı ve sümüksü ishal bu gibi hallerde okaliptus tentürü kullanılır.

    Ekstresi: Eski okaliptus yaprakları Alkol + damıtılmış su ile ekstraksiyonu yapılarak okaliptus ekstresi elde edilir. Okaliptus ekstresi de aynı tentür gibi kullanılır.

    Yan Tesirleri: 6 yaşından küçük çocukların kullanması mahsurludur. Bunun haricinde tarife uyulursa pek zararı yoktur. Okaliptus yağından 4gr öldürücü zehirlenmeye sebep olabilir. Bu nedenle tarife uyulmalıdır. Bana göre birleşiminde okaliptus ve Nane yağı bulunan Merhemlerin göğse sürülmesi mahsurludur. Çünkü akciğerler daha fazla balgam salgılar buda bronşitli veya astmalı hastanın durumunun daha da kötüleşmesine neden olur. Oğlumsa Şamil (4 yaşında) üşütünce göğsüne okaliptus ve nane yağı içeren bir merhem (Wick) sürdüm çocuğun durumu daha da kötüleşti. Bende 27.03.02 Bronşitli astma rahatsızlığımın biraz azalması için kullandım, bende daha çok rahatsızlandım.

    Yorum yap


    • #3
      Okaliptüs esansiyel yağlarının ve seçilmiş bileşenlerin çoklu ilaca dirençli bakteriyel patojenlere karşı antibakteriyel aktivitesi

      Sri Mulyaningsih 1, Frank Sporer , Jürgen Reichling , Michael Wink
      üyelikler yıkılmak üyelik

      • 1Eczacılık ve Moleküler Biyoteknoloji Enstitüsü, Heidelberg Üniversitesi, Im Neuenheimer Feld, Heidelberg, Almanya.
      Soyut

      Bağlam: Eucalyptus globulus Labill (Myrtaceae), dünyadaki başlıca okaliptüs yağı kaynağıdır ve antiseptik olarak ve öksürük, soğuk algınlığı, boğaz ağrısı ve diğer enfeksiyonların semptomlarını hafifletmek için kullanılmıştır. Ticari olarak 'okaliptüs yağı' olarak bilinen yağ, yapraklardan üretilmiştir. E. globulus'tan elde edilen meyvelerin uçucu yağlarının biyolojik özellikleri fazla araştırılmamıştır.

      Amaç: Bu çalışma, E. globulus (EGF) meyve yağı ile E. globulus (EGL), E. radiata Sieber ex DC (ERL) ve E. citriodora Hook ( ECL) çoklu ilaca dirençli (MDR) bakterilere karşı. Ayrıca, bu çalışma yağları karakterize etmeye ve kimyasal bileşim ile karşılık gelen antimikrobiyal özellikler arasında bir ilişki kurmaya çalıştı.

      Gereçler ve yöntemler: Yağların kimyasal bileşimi GLC-MS ile analiz edildi. Yağlar ve yağların izole edilmiş ana bileşenleri, brot mikrodilüsyon yöntemi kullanılarak MDR bakterilerine karşı test edildi.

      Bulgular: EGF, metisiline dirençli Staphylococcus aureus'a (MIC ~ 250 µg/ml) karşı en belirgin aktiviteyi göstermiştir. EGF esas olarak aromadendrenden (%31.17) oluşurken, ECL'de ana bileşikler olarak sitronelal (%90.07) ve sitronellol (%4.32) vardı. 1,8-sineol en çok EGL (%86.51) ve ERL'de (%82.66) bol miktarda bulundu.

      Tartışma ve sonuç: Yağların aktiviteleri EGF > ECL > ERL ~ EGL şeklinde sıralanabilir. Bununla birlikte, tüm yağlar ve bileşenler, MDR Gram-negatif bakterilere karşı neredeyse hiç aktif değildi. Aromadendren en aktif olarak bulundu, bunu sitronellol, sitronelal ve 1,8-sineol izledi.

      Yorum yap


      • #4
        Üç uçucu yağ karışımının antibakteriyel, antifungal ve antiviral etkileri

        Amandine Brochot , 1 Angèle Guilbot , 1 Laïla Haddioui , 2 ve Christine Roques 2 , 3
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        1 PiLeJe, Paris Cedex 15, Fransa
        2 Fondeephar, Toulouse Cedex 09, Fransa
        3 Laboratoire de Génie Chimique UMR 5503, Faculté des Sciences Pharmaceutiques, Université Paul Sabatier, Toulouse, Fransa
        Amandine Brochot, E-posta: moc.etnasaneral@tohcorb.a .
        Sorumlu yazar.
        * Yazışma
        Amandine Brochot,
        PiLeJe, Paris Cedex 15, Fransa.
        E-posta: moc.etnasaneral@tohcorb.a , İlişkili Veriler

        Tamamlayıcı Malzemeler
        Git: Soyut


        Özellikle geleneksel antimikrobiyal ajanlara dirençli olanlar için yaygın patojenlere karşı etkili yeni ajanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Uçucu yağlar (EO'lar) antimikrobiyal aktiviteleri ile bilinir. Et suyu mikrodilüsyon yöntemini kullanarak, (1) iki benzersiz Cinnamomum zeylanicum , Daucus carota , Eucalyptus globulus ve Rosmarinus officinalis EO karışımının (AB1 ve AB2; iki farklı tedarikçiden tarçın EO'ları) on dört Gram-pozitif ve - bazı antibiyotiğe dirençli suşlar da dahil olmak üzere test edilen negatif bakteri suşları. Minimal inhibitör konsantrasyonlar (MİK'ler), <%0,01 ila %6,00 v/v arasında minimum bakterisidal konsantrasyonlarla %0,01 ila %3 v/v aralığındaydı; (2) Cinnamomum zeylanicum karışımı, Daucus carota, Syzygium aromaticum, Origanum vulgare EO'lar, test edilen altı Candida suşuna karşı mantar öldürücüydü; MIC'ler %0,01 ila %0,05 v/v arasında ve %0,02 ila %0,05 v/v arasında minimum fungisit konsantrasyonları vardı. Karışım AB1 ayrıca H1N1 ve HSV1 virüslerine karşı da etkiliydi. H1N1'e ve özellikle S. aureus ve S. pneumoniae'ye karşı bu ikili aktivite ile AB1, influenza ve postinfluenza bakteriyel pnömoni enfeksiyonlarını tedavi etmek için ilginç olabilir. Bu karışımlar, antimikrobiyal ilaçlara dirençli mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonlar da dahil olmak üzere yaygın enfeksiyonlarla mücadele etmek için klinik uygulamada çok yararlı olabilir.

        Anahtar Kelimeler: antimikrobiyaller, E. coli , Mantarlar, enfeksiyon, virüsler
        Git: 1. Giriş


        Antimikrobiyal direnç, bakteri, mantar ve virüslerin neden olduğu sürekli artan bir dizi enfeksiyonun etkili tedavisi için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Dünya genelinde antibiyotik direnci artıyor. Örneğin, Escherichia coli , Klebsiella pneumoniae , Streptococcus pneumoniae , DSÖ Antimikrobiyal Direnç Küresel Sürveyans Raporuna (WHO, 2014 ) veri sağlayan çoğu ülkede %50'yi aşan antibiyotik duyarlılığında azalma bildirmiştir. Candida albicans'ın yaygın antifungal ajanlara karşı artan direnç göstermesiyle kandidiyazis de önemli ölçüde sorunlu hale geldi (Goncalves, Souza, Chowdhary, Meis, & Colombo, 2016 ; Hawser & Douglas, 1995 )). Yeni bir H1N1 influenza viral suşunun son pandemisi ve yaygın olarak kullanılan anti-herpes simpleks ilaçlara dirençli yeni ortaya çıkan suşlar da viral enfeksiyonları önlemek ve tedavi etmek için etkili yaklaşımları belirleme ihtiyacını vurgulamaktadır (Boivin, 2013; James & Prichard , 2014 ) .

        Bu artan direnç, yeni antimikrobiyal ajanların geliştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Çalışmalar, bireysel EO'ların ve bunların terpenler ve terpenoidler (1,8-sineol, karvakrol) ve aromatik bileşikler (sinnamaldehit ve öjenol) dahil olmak üzere izole edilmiş bileşiklerinin çok çeşitli patojenlere karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu gösterdiğinden, uçucu yağlar (EO'lar) iyi adaylardır. , çeşitli aktivite spektrumları ile (Bassole & Juliani, 2012 ; Friedman, Henika ve Mandrell, 2002 ; Jantan, Karim Moharam, Santhanam ve Jamal, 2008). EO'ların antimikrobiyal etkileri, hücre zarı hasarına neden olan bileşimleri ve sitotoksik etkileri ile bağlantılıdır. EO bileşikleri lipofiliktir ve bu nedenle hücre duvarı ve sitoplazmik zardan geçer. Polisakkarit, yağ asidi ve fosfolipid tabakalarının yapısını bozarak zarı geçirgen hale getirirler (Bakkali, Averbeck, Averbeck ve Idaomar, 2008 ). Ne yazık ki, EO'lar spesifik olarak patojenleri hedeflemez; ayrıca ökaryotik hücreleri tersine çevrilebilir veya geri döndürülemez bir şekilde etkileyebilirler (Carson, Hammer ve Riley, 2006 ). Aşırı durumlarda, EO sitotoksisitesi apoptoz, nekroz ve organ yetmezliğine yol açabilir (Tisserand & Young, 2013). Bu nedenle, EO'lar, mevcut olduğunda ilgili otoriteler tarafından tanımlanan günlük alım limitleri dahilinde dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır (EMEA ve HMPC 2010 , 2011 ; FAO ve WHO 2003 ).

        Her birinin spesifik aktivitesi dikkate alınarak üç farklı EO karışımı formüle edildi. İlk ikisi (AB1 ve AB2), Cinnamomum zeylanicum , Daucus carota , Eucalyptus globulus ve Rosmarinus officinalis'ten elde edilen EO'ları içeriyordu , bu sadece tarçın EO'larının iki farklı tedarikçi tarafından sağlanmasıyla farklılık gösteriyordu. Bu EO'lar, daha önce yayınlanmış çalışmalarda tek tek veya çiftler halinde gözlemlenen antibakteriyel etkileri nedeniyle seçilmiştir (inceleme için bkz. Bassole & Juliani, 2012 ). Eucalyptus globulus ve Cinnamomum Zeylanicum EO'larının da antiviral aktiviteye sahip olduğu bildirilmiştir (Astani, Reichling, & Schnitzler, 2010; Cermelli, Fabio, Fabio ve Quaglio, 2008 ; Vimalanathan ve Hudson, 2014 ). Üçüncü harman (AF), antifungal aktiviteleriyle bilinen Cinnamomum zeylanicum , Daucus carota , Syzygium aromaticum , Origanum vulgare'den EO'lar içeriyordu (Khan & Ahmad, 2011 ; Pinto, Vale‐Silva, Cavaleiro, & Salgueiro, 2009 ; Tavares ve et. al., 2008 ; Zore, Thakre, Jadhav ve Karuppayil, 2011 ).

        AB1 ve AB2'nin antibakteriyel aktivitesi, antibiyotik direnci olan veya olmayan çeşitli Gram-pozitif ve Gram-negatif bakterilere karşı in vitro olarak değerlendirildi, AB1, antiviral aktivite için değerlendirildi ve AF, farklı Candida suşlarına karşı aktivite açısından değerlendirildi.

        Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler

        2.1. Uçucu yağ karışımları


        BAKTARİ İÇİN KARIŞIM; AB1 ve AB2 karışımları eşit parçalardan (her biri %3,52) Eucalyptus globulus CT cineol (yaprak) ve Cinnamomum zeylanicum CT cinnamaldehit (kabuk), %3,00 Rosmarinus officinalis CT cineol (yaprak), %1,04 Daucus carota CT carotol ( tohumu) ve Camelina sativa yağının (tohum) %88.90'ı.

        MANTAR İÇİN KARIŞIM; Karışım AF, Cinnamomum zeylanicum CT cinnamaldehyde (kabuk), Syzygium aromaticum CT eugenol (Eş anlamlı: Eugenia caryophyllus Sprengel, karanfil) ve Origanum vulgare CT carvacol (hava parçaları), %1,04 Daucus carota CT carotol'den eşit parçalar (her biri %3,53) içeriyordu (tohum) ve Camelina sativa yağının (tohum) %88.35'i.

        Bontoux'dan (Saint-Aubin-sur-l'Ouvèze, Fransa) AB1'deki C. zeylanicum hariç tüm EO'lar Golgemma (Espéraza, Fransa) tarafından sağlandı . Camelina sativa yağı Polaris (Pleuven, Fransa) tarafından sağlandı. Karışımlar kullanılana kadar 4°C'de saklandı.

        EO ekstraksiyon yöntemi ve bileşimi, Destekleyici bilgi olarak sağlanır. 2.2. Bakteriyel ve mantar suşları

        American Type Culture Collection'dan (ATCC; Molsheim, Fransa), Pasteur Institute Collection'dan (CIP; Paris, Fransa) veya klinik örneklerden (Escherichia coli UTI89 ve genişletilmiş spektrumlu beta-laktamaz pozitif [ESBL]) on dört bakteri suşu test edildi. Dört Gram pozitif suş vardı: Streptococcus pyogenes CIP 5641T, Streptococcus pneumoniae CIP 104471, Listeria monocytogenes CIP 82110T ve Staphylococcus aureus MRSA ATCC 33591; ve on Gram negatif suş: Pseudomonas aeruginosa CIP 103467, Proteus mirabilis CIP 103181T, Escherichia coli ESBL, Escherichia coli UTI 89,Klebsiella pneumoniae CIP 8291T, Salmonella typhimurium CIP 6062T, Yersinia enterocolitica CIP 8027T, Bacteriodes fragilis ATCC 25285, Haemophilus influenza IP 102514 ve Branhamella catarrhalis CIP 7321T. Pseudomonas aeruginosa CIP 103467, Staphylococcus aureus MRSA ATCC 3359 ve Escherichia coli ESBL, antibiyotiklere karşı belirgin doğal veya kazanılmış dirençleri nedeniyle seçildi.

        Aşağıdaki altı mantar suşu şu şekilde test edilmiştir: Candida albicans DSM 1386, Candida glabatra DSM 11226, Candida tropicalis IP 2148.93, Candida albicans F26, Candida albicans F35 ve Candida albicans F78. İkisi Deutsche Sammlung von Mikrooganismen und Zellkulturen'den (DSM), biri Pasteur Enstitüsü'nden (IP) ve üçü klinik izolatlardı (F). 2.3. Antibakteriyel ve antifungal testler

        Suşlar -80°C'de korundu ve P. aeruginosa CIP 103467, P. mirabilis CIP 103181T, E. coli UTI 89 için 36°C'de aerobik koşullar altında (1) tripcase soy agar (Biomérieux, Craponne, Fransa) üzerinde alt kültürlendi, S. thyphimurium CIP 6062T, Y. enterocolitica CIP 8027T, K. pneumoniae CIP 8291T, S. aureus MRSA ATCC 33591 ve E. coli GSBL; (2) S. pyogenes CIP 5641T, S. pneumoniae CIP 104471, L. monocytogenes CIP82110T için 36°C'de CO2 veya anaerobik koşullar altında %5 koyun eritrositli (Biomérieux) Columbia agar ,B. fragilis ATCC 25285, H. influenza IP 102514 ve B. catarrhalis CIP 7321T; ve (3) mayalar için 30°C'de aerobik koşullar altında Sabouraud agar (Biomérieux). Süspansiyonlar, bakteriler için 10 8 CFU / ml ve mayalar için 10 7 CFU / ml'lik bir nihai aşılama elde etmek üzere steril damıtılmış su içinde hazırlandı .

        AB1 ve AB2 karışımları, antibakteriyel aktiviteleri açısından ve AF, antifungal aktivitesi için önceden bildirilen bir mikroyönteme göre test edildi (Ibrahim ve diğerleri, 2012 ). Mikroorganizma duyarlılığı için bir kontrol olarak bakteriler için amoksisilin ve mayalar için amfoterisin B ile testler de yapıldı.

        Her harman, kültür ortamındaki mikro titre plakalarında iki katlı adımlar kullanılarak seyreltildi: (1) P. mirabilis CIP 103181T, E. coli UTI 89, S. typhimurium CIP 6062T, Y. enterocolitica CIP için Muller Hinton (MH) besiyeri (Biomérieux) 8027T, K. pneumoniae CIP 8291T, S. aureus MRSA ATCC 33591, P. aeruginosa CIP 103467 ve E. coli ESBL; (2) S. pyogenes CIP 5641T, S. pneumoniae CIP 104471, L. monocytogenes CIP 82110T için 36°C'de CO2 veya anaerobik koşullar altında %10 fetal dana serumu (PAN-Dutscher) ile takviye edilmiş MH brot ,B. fragilis ATCC 25285 ve B. catarrhalis CIP 7321T; (3) H. influenza IP 102514 için %10 fetal buzağı serumu (PAN-Dutscher) ve %1 Polyvitex (Biomérieux) ile desteklenmiş MH brot ; ve (4) 1. sütundan 10. sütuna kadar mayalar için Sabouraud (Biomérieux). Sütun 11 ve 12, sterilite kontrolü (ürün veya mikroorganizmalar olmadan) ve büyüme kontrolü (ürün olmadan ve mikroorganizmalar ile) için muhafaza edildi. İki katlı seyreltmeler, testlerin yürütülmesine izin veren emülsiyonlara yol açtı. Aşılama, her bir süspansiyon için yaklaşık 1.5 ul'lik bir hacim altında çok noktalı bir inokülatör (Denley) kullanılarak gerçekleştirildi ve mikroplakalar yukarıda tarif edildiği gibi inkübe edildi.

        Minimal inhibe edici konsantrasyon (MIC), test bileşiğinin, bileşiksiz kontrol ile karşılaştırıldığında hiçbir makroskopik hücresel büyüme belirtisinin saptanmadığı konsantrasyonu olarak tanımlandı. Test bileşiklerinin seri dilüsyonlarının mevcudiyetinde 36°C'de 24 saat inkübasyondan sonra bakteriler ve 30°C'de 24 saat inkübasyondan sonra mayalar için belirlendi. Bakteriler (MBC) veya mantarlar (MFC) için minimum mikrop öldürücü konsantrasyonlar, alt kültürleme üzerine kontrol ile karşılaştırıldığında hiçbir makroskopik hücresel büyüme belirtisinin saptanmadığı bileşik konsantrasyonu olarak tanımlandı. Bu konsantrasyonlar, bakteri ve mantar suşları inkübe edildikten sonra karşılık gelen agar plakalarında (MH agar veya katkılı MH veya Sabouraud agar) alt kültürleme yapılarak belirlendi.

        Tüm deneyler, CA-SFM yönergelerine dayalı bir mikro yöntem analizi kullanılarak her konsantrasyonda iki kopya halinde gerçekleştirildi. 2.4. Viral suşlar ve antiviral aktivite


        AB1'in antiviral aktivitesi influenza A H1N1 ATCC VR-R 1520 ve oral herpes simpleks HSV1 ATCC VR-1383 ile test edilmiştir. Testler NF EN 14476'ya (AFNOR 2015 ) göre yapılmıştır . H1N1 suşu, EMEM ortamında (PAN-Dutscher) MDCK hücreleri (CCL-34, ATCC) üzerinde ve HSV1 VERO hücreleri üzerinde amplifiye edildi. Temiz koşullar altında (%1 PBS, Sigma Aldrich) müdahale eden madde ile test bileşiğine virüs süspansiyonu eklendi. Bu karışım, 60 dakika ± 10 için 35°C ± 1'de tutuldu. Aktivite, bir elek filtresi (Sephadex LH 20) kullanılarak moleküler eleme yöntemiyle durduruldu. Ürünün nötralizasyonu, 1/10 dilüsyonda Sephadex'ten geçirilerek doğrulanmıştır.

        Süspansiyondaki hücreler üzerinde virüs titrasyonu, mikroplakalarda gerçekleştirildi. Cam tüplerde buz soğukluğunda 30 dakika boyunca dört faktörlü bir seyreltme serisi hazırlandı. Seyreltme daha sonra, hücre süspansiyonu her oyuğa eklenmeden önce mikro titre plakalarına aktarıldı. Viral sitopatik etki, 4 günlük inkübasyondan sonra ters çevrilmiş bir mikroskop altında okundu ve aşağıdaki formüle göre Spearman-Kärber yöntemiyle (Lorenz & Bogel, 1973 ) belirlendi:

        %50 bitiş noktasının negatif logaritması = kullanılan en yüksek virüs konsantrasyonunun negatif logaritması – ([Her dilüsyonda etkilenen % toplamı/100 - 0,5] X [dilüsyon logu])

        Virüs enfektivitesindeki azalma, tedaviden önce ve sonra log virüs titrelerinin farkından hesaplandı. Log redüksiyonu ≥4 olduğunda ürünün virüsidal olduğu kabul edildi.

        Git: 3. Sonuçlar ve tartışma

        3.1. AB1 ve AB2'nin antibakteriyel aktivitesi


        AB1 ve AB2 karışımları test edilen tüm Gram-pozitif ve Gram-negatif bakterilere karşı hem bakteriyostatik hem de bakterisidal etkiler sergiledi; MIC'ler %0,01 ila %3 v/v ve MBC'ler <%0,01 ila %6 v/v (Tablo 1). Bu bulgular, karışımlarımızın türetildiği aynı bitkilerden elde edilen EO'ları kullanan ve aynı bakteri türlerine karşı test edilen, ancak çalışmamızda test edilenlerden farklı suşlar kullanan önceki çalışmalarla tutarlıdır (Rokbeni ve diğerleri, 2013 ; Salari, Amine , Shirazi, Hafezi ve Mohammadypour, 2006 ; Ünlü, Ergene, Ünlü, Zeytinoğlu ve Vural, 2010 ; Wang, Li, Luo, Zu ve Efferth, 2012 ). AB1 ve AB2 karışımları antibiyotiğe dirençli suşlar Pseudomonas aeruginosa CIP 103467, Staphylococcus aureus MRSA ATCC 3359 ve Escherichia coli ESBL'ye karşı etkiliydi (Tablo1). Ancak, P. aeruginosa CIP 103467, test edilen karışımlara karşı en az hassas olandı (MBC: AB2 için %3 v/v ve AB1 için %6 v/v). P. aeruginosa'nın doğal direnci daha önce bildirildiği için bu sonuç şaşırtıcı değildi (Longbottom, Carson, Hammer, Mee ve Riley, 2004 ; Papadopoulos, Carson, Chang ve Riley, 2008 ). Mekanizmaların bir kombinasyonu bu bakteriyi korur. Dış zar özellikle ilaçlara karşı geçirimsizdir ve porine bağımlı inhibisyon ve dışarı akış mekanizmalarına sahiptir (Papadopoulos ve diğerleri, 2008 ). P. aeruginosa, karışımlarımızda yüksek seviyelerde bulunan bir monoterpen olan 1,8-sineol gibi bileşikleri ekstrüde eden bir çoklu ilaç akış sistemi kullanırR. officinalis EO ve E. globulus EO'da >%80; bkz. Destekleyici bilgiler). tablo 1


        AB1 ve AB2 karışımları için minimum inhibitör konsantrasyonlar (MIC'ler), minimum bakterisidal konsantrasyonlar (MBC'ler) ve MBC/MIC oranı (% v/v)
        Gram pozitif
        Staphylococcus aureus MRSA ATCC 33591 a 0,38 0,38 0,38 0,75 1.00 2.00
        Streptococcus pyogenes CIP 5641T 0.09 0.19 0.19 0.19 2.00 1.00
        Streptococcus pneumoniae CIP 104471 0,38 0,05 0,38 0.19 1.00 4.00
        Listeria monocytogenes CIP82110T 0,38 0,38 0,38 0,38 1.00 1.00
        gram negatif
        Pseudomonas aeruginosa CIP 103467 bir 3.00 3.00 6.00 3.00 2.00 1.00
        Proteus mirabilis CIP 103181T 0,75 0,38 0,75 0,38 1.00 1.00
        Escherichia coli GSBL Klinik a 0,75 0,38 1.50 0,75 2.00 2.00
        Escherichia coli üropatojen İYE 89 0,38 0,38 1.50 1.50 4.00 4.00
        Klebsiella pneumoniae CIP 8291T 0,38 0,38 0,75 0,75 2.00 2.00
        Salmonella typhimurium CIP 6062T 0,75 0,75 3.00 0,75 4.00 1.00
        Yersinia enterocolitica CIP 8027T 0.09 0.02 0,38 0,05 4.00 2.50
        Fragilis bakterisi ATCC 25285 0.01 0.02 0.01 0.09 1.00 4.50
        Haemophilus influenza IP 102514 – 0.09 – 0.09 – 1.00
        Branhamella catarrhalis CIP 7321T – <0,01 – <0,01 – 1.00
        Ayrı bir pencerede aç
        Antibiyotiklere dirençli bir suş.
        Gram pozitif bakteriler arasında, AB1 ve AB2'nin her ikisi de S. pyogenes'e karşı en düşük MBC'yi gösterdi (AB1 için %0,19 ve AB2 için %0,02 v/v). Gram-negatif bakteriler için AB1, B. fragilis'e (MBC: %0,01 v/v) karşı en düşük MBC'yi ve B. catarrhalis'e (MBC: < %0,01 v/v; Tablo) karşı AB2'yi gösterdi.1). Gram-pozitif ve Gram-negatif bakteriler arasında hassasiyet açısından belirgin bir fark gözlemlemedik, sonuçlar EO'ların veya bazı bileşenlerinin birleşik etkisine atfedilebilir. Literatürden elde edilen sonuçlar çelişkilidir. Gram-negatif bakterilerin bireysel EO'lara karşı daha duyarlı olduğu bildirilmiştir (Kim, Marshall, & Wei, 1995 ). Bununla birlikte, diğer çalışmalar, EO'ların Gram-pozitif bakterilere karşı daha etkili olduğunu veya belirli EO'lar için seçicilik eksikliğini bulmuştur (Hammer, Carson, & Riley, 1999 ; Prabuseenivasan, Jayakumar, & Ignacimuthu, 2006 ).

        MBC/MIC oranları temelinde, iki karışım için E. coli UTI89 ve Y. enterocolitica ve AB1 ve S için S.thyphimurium dışında test edilen çoğu suş için AB1 ve AB2 için bakterisit etki doğrulandı (oranlar ≤ 2). AB2 için pneumoniae ve B. fragilis (Tablo 1). Karışımlar arasındaki tutarsızlıklar, iki farklı tarçın EO'sunun farklı kimyasal bileşimi ile açıklanabilir. İki tarçın EO'sunun kemotipleri aynı olmasına rağmen (CT cinnamadehyde), tarçın EO'daki sinnamaldehit konsantrasyonu AB2'de AB1'e göre neredeyse iki kat daha yüksekti ve öjenol konsantrasyonu AB2'de ~%2'ye kıyasla AB1'de >%30'du. 3.2. AF'nin mantar önleyici etkisi


        Karışım AF, %0,01 ila %0,05 v/v arasında değişen MIC'ler ve %0,02 ila %0,05 v/v arasında minimum fungisidal konsantrasyonlar (MFC'ler) ile test edilen tüm Candida suşlarına karşı fungistatik ve fungisidal aktivitelere sahipti (Tablo2). Test edilen tüm suşlar için MFC/MIC oranı ≤2 idi (yaygın antifungal ilaçlara spesifik direnç olmadan). Bu sonuçlar, C. zeylanicum , E. caryophyllus ve O. vulgare'den elde edilen EO'ların ve bunların ana bileşiklerinin (cinnamaldehyde, eugenol ve carvacrol) C. albicans ve diğer Candida türlerine karşı fungisidal olduğunu gösteren diğer çalışmalarla tutarlıdır. yaygın antifungal ilaçlara dirençli (flukonazol veya amfoterisin B; Tampieri ve diğerleri, 2005 ; Pinto ve diğerleri, 2006 ; Khosravi ve diğerleri , 2011 ; Shreaz ve diğerleri, 2011 ). Tablo 2


        Karışım AF için minimum inhibitör konsantrasyonlar (MIC'ler), minimum fungisidal konsantrasyonlar (MFC'ler) ve MFC/MIC oranı (% v/v)
        Candida albicans DSM1386 0.02 0.02 1.00
        Candida albicans F26 0.02 0.02 1.00
        Candida albicans F35 0.02 0.02 1.00
        Candida albicans F78 0.02 0.02 1.00
        Candida tropikalis IP 2148.93 0.01 0.02 2.00
        Candida glabatra DSM 11226 0,05 0,05 1.00
        Ayrı bir pencerede aç 3.3. AB1'in antiviral aktivitesi


        AB1 Karışımı, H1N1 ve HSV1 için viral birimleri önemli ölçüde azalttı. H1N1 için, 60 dakikalık temas süresi ile %1 AB1 ile %99'dan (>2 log) daha büyük bir azalma ve 60 dakika sonra %80 ve %40 AB1 ile %99,99'dan (>4 log) daha fazla bir azalma gözlendi. HSV1 için, 60 dakikalık temas süresinin ardından %1 ve %40 AB1 ile %99'dan daha büyük bir azalma ve 60 dakika boyunca %80 AB1'de %99,99'luk bir azalma elde edildi. Bu sonuçlar, E. globulus ve C. zeylanicum EO'larının H1N1 ve HSV1 üzerinde antiviral aktiviteye sahip olduğunu gösteren önceki çalışmalarla tutarlıdır (Astani ve diğerleri, 2010 ; Vimalanathan & Hudson, 2014 )). Örneğin, okaliptüs EO ve bileşikleri 1,8 sineol ve β-karyofilen, doğrudan serbest virüs parçacıklarını etkisiz hale getirerek bir anti-HSV1 aktivitesi sergiler ve konakçı hücrelere giriş için gerekli olan virion zarf yapılarına müdahale edebilir (Astani, Reichling, & Schnitzler, 2011 ; Astani ve diğerleri, 2010 ). Yaygın olarak kullanılan antiviral ilaçlar (örn. asiklovir ve gansiklovir) DNA polimerazları inhibe eder. DNA polimerazlar dışındaki viral hedefleri olan maddelerin tanımlanması, direnci önlemek için özellikle önemlidir.

        Biberiye, portakal, karanfil, tarçın ve okaliptüs EO'larının (On guard Wild ™ ) tescilli bir karışımı ile gerçekleştirilen daha önce yayınlanmış bir çalışmada , etkinlik H1N1'e karşı gösterildi, ancak bakterilere karşı test edilmedi (Wu ve diğerleri, 2010 ). Çalışmamızda AB1'in hem virüslere hem de bakterilere, özellikle de grip sonrası pnömoniden sorumlu iki bakteri olan H1N1 virüsü, S. aureus ve S. pneumoniae'ye karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır (Chung & Huh, 2015 ). Bu ikili aktivite, influenza ve ayrıca influenza ile ilişkili ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olan influenza sonrası bakteriyel pnömoni enfeksiyonlarını tedavi etmek için özellikle ilgi çekici olabilir.

        Bu in vitro çalışma, C. zeylanicum , D. carota , E. globulus ve R. officinalis EO'larının AB1 ve AB2 karışımlarının Gram-pozitif ve Gram-negatif bakterilere karşı oldukça antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu göstermektedir. Karışım AB1 ayrıca virüslere karşı da etkilidir. AF içeren C. zeylanicum , D. carota , S. aromaticum ve O. vulgare EO'larının harmanı, oldukça antifungal aktiviteye sahipti. Bu, bu karışımların yaygın, akut ve kronik insan enfeksiyonlarında yer alan mikroorganizmalarla mücadelede etkili olabileceğini düşündürmektedir. Bu in vitro sonuçları etkinlik açısından doğrulamak ve ayrıca güvenliklerini değerlendirmek için klinik ortamlarda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulacaktır.

        Git: Çıkar çatışması


        Amandine Brochot ve Angèle Guilbot, PiLeJe'de sırasıyla Proje yöneticisi ve Bilimsel departman yöneticisidir. Fonderephar Laboratuvarı'ndan Laïla Haddioui ve Christine Roques, PiLeJe için çalışmayı gerçekleştirdi.


        Git: Destek Bilgisi



        Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (20K, docx)
        Git: teşekkürler


        Yazarlar, Claude Blondeau (PiLeJe) ve AmyWhereat (Speak the Speech Consulting) tarafından sağlanan yazım ve editörlük yardımını kabul ederler.

        Git: notlar


        Brochot A, Guilbot A, Haddioui L, Roques C. Üç uçucu yağ karışımının antibakteriyel, antifungal ve antiviral etkileri . MikrobiyolojiAçık . 2017; 6 :e459 https://doi.org/10.1002/mbo3.459 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]

        Git: Referanslar
        • AFNOR (2015). Norm NF EN 14476 Antiseptikler ve dezenfektanlar kimyevi maddeler - İnsan tıbbında kullanılan antiseptikler ve dezenfektanlar için asıltı virüs öldürücü niceliksel madde .
        • Astani, A. , Reichling, J. ve Schnitzler, P. (2010). Uçucu yağlardan elde edilen seçilmiş monoterpenlerin antiviral aktivitesi üzerine karşılaştırmalı çalışma . Fitoterapi Araştırması , 24 , 673–679. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • Astani, A. , Reichling, J. ve Schnitzler, P. (2011). Uçucu yağlardan izole edilmiş bileşiklerin antiviral aktiviteleri için tarama . Kanıta Dayalı Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp: ECAM , 2011 , 253643. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • Bakkali, F. , Averbeck, S. , Averbeck, D. ve Idaomar, M. (2008). Uçucu yağların biyolojik etkileri – bir inceleme . Gıda ve Kimyasal Toksikoloji , 46 , 446–475. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Bassole, IH ve Juliani, HR (2012). Uçucu yağlar kombinasyon halinde ve antimikrobiyal özellikleri . Moleküller , 17 , 3989–4006. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • Boivin, G. (2013). İnfluenza virüsleri için antiviral direncin tespiti ve yönetimi . Grip ve Diğer Solunum Virüsleri , 7 , 18–23. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • Carson, CF , Hammer, KA ve Riley, TV (2006). Melaleuca alternifolia (Çay Ağacı) yağı: Antimikrobiyal ve diğer tıbbi özelliklerin gözden geçirilmesi . Klinik Mikrobiyoloji İncelemeleri , 19 , 50–62. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • Cermelli, C. , Fabio, A. , Fabio, G. ve Quaglio, P. (2008). Okaliptüs esansiyel yağının solunum bakteri ve virüsleri üzerindeki etkisi . Güncel Mikrobiyoloji , 56 , 89–92. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Chung, DR ve Huh, K. (2015). Yeni pandemik influenza A (H1N1) ve toplumla ilişkili metisiline dirençli Staphylococcus aureus pnömonisi . Anti-Enfektif Tedavi Uzman İncelemesi , 13 , 197–207. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Avrupa İlaç Ajansı (EMA) Beşeri İlaçların Değerlendirilmesi, Bitkisel tıbbi ürünler Komitesi (HMPC) (2010). Rosmarinus officinalis l., aetheroleum hakkında topluluk bitkisel monografisi . http://www.ema.europa.eu/docs/en_GB/...C500101493.pdf . Son erişim: 23 Aralık 2016.
        • Avrupa İlaç Ajansı (EMA) Beşeri İlaçların Değerlendirilmesi, Bitkisel tıbbi ürünler Komitesi (HMPC) (2011). Cinnamomum verum JS Presl, korteks ve kortikis aetheroleum hakkında değerlendirme raporu . http://www.ema.europa.eu/docs/en_GB/...C500110090.pdf . Son erişim: 23 Aralık 2016
        • Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) (2003). Gıda Katkı Maddeleri Ortak FAO/WHO Uzman Komitesi (JECFA) . http://www.fao.org/food/food-safety-...vice/jecfa/en/ . Son erişim: 23 Aralık 2016.
        • Friedman, M., Henika, PR ve Mandrell, RE (2002). Bitki esansiyel yağlarının ve izole edilmiş bazı bileşenlerinin Campylobacter jejuni, Escherichia coli, Listeria monocytogenes ve Salmonella enterica'ya karşı bakterisidal aktiviteleri . Journal of Food Protection , 65 , 1545–1560. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Goncalves, SS , Souza, AC , Chowdhary, A. , Meis, JF ve Colombo, AL (2016). Candida ve Aspergillus'ta antifungal direncin epidemiyolojisi ve moleküler mekanizmaları . Mikozlar , 59 , 198–219. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Hammer, KA , Carson, CF ve Riley, TV (1999). Uçucu yağların ve diğer bitki özlerinin antimikrobiyal aktivitesi . Journal of Applied Microbiology , 86 , 985–990. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Hawser, SP ve Douglas, LJ (1995). Candida albicans biyofilmlerinin in vitro antifungal ajanlara direnci . Antimikrobiyal Ajanlar ve Kemoterapi , 39 , 2128–2131. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • İbrahim, H. , Furiga, A. , Najahi, E. , Pigasse, HC , Nallet, JP , Roques, C. , … Nepveu, F. (2012). İndolon-N-oksit türevlerinin antibakteriyel, antifungal ve antileishmanial aktiviteleri . Antibiyotik Dergisi , 65 , 499–504. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • James, SH ve Prichard, MN (2014). Herpes simpleks virüsü enfeksiyonları için mevcut ve gelecekteki tedaviler: Etki mekanizması ve ilaç direnci . Virolojide Güncel Görüş , 8 , 54–61. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Jantan, I. b. , Karim Moharam, BA , Santhanam, J. ve Jamal, J.A. (2008). Sekiz sinnamomun esansiyel yağlarının kimyasal bileşimi ve antifungal aktivitesi arasındaki ilişki . türler _ Farmasötik Biyoloji , 46 , 406–412. [ Google Akademik ]
        • Khan, MS ve Ahmad, I. (2011). Uçucu yağların antifungal aktivitesi ve ilaca dirençli Aspergillus fumigatus ve Trichophyton rubrum suşlarına karşı flukonazol ile sinerjisi . Uygulamalı Mikrobiyoloji ve Biyoteknoloji , 90 , 1083–1094. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Khosravi, AR , Shokri, H. , Kermani, S. , Dakhili, M. , Madani, M. ve Parsa, S. (2011). Artemisia sieberi ve Origanum vulgare esansiyel yağlarının vulvovajinal kandidiyazlı hastalardan elde edilen Candida glabrata izolatlarına karşı antifungal özellikleri . Journal de Mycologie Médicale , 21 , 93–99. [ Google Akademik ]
        • Kim, J., Marshall, MR ve Wei, C. (1995). Bazı uçucu yağ bileşenlerinin gıda kaynaklı beş patojene karşı antibakteriyel aktivitesi . Tarım ve Gıda Kimyası Dergisi , 43 , 2839–2845. [ Google Akademik ]
        • Longbottom, CJ , Carson, CF , Hammer, KA , Mee, BJ ve Riley, TV (2004). Pseudomonas aeruginosa'nın Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağına toleransı , dış zar ve enerjiye bağlı hücresel süreçlerle ilişkilidir . Journal of Antimicrobial Chemotherapy , 54 , 386–392. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Lorenz, RJ ve Bogel, K. (1973). Kuduzda laboratuvar teknikleri: Hesaplama yöntemleri . Monograf Serisi. Dünya Sağlık Örgütü , 23 , 321–335. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Papadopoulos, CJ , Carson, CF , Chang, BJ ve Riley, TV (2008). Pseudomonas aeruginosa'nın MexAB-OprM akış pompasının çay ağacı ( Melaleuca alternifolia ) yağına ve bunun monoterpen bileşenleri olan terpinen-4-ol, 1,8-sineol ve alfa-terpineole toleranstaki rolü . Uygulamalı ve Çevresel Mikrobiyoloji , 74 , 1932–1935. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • Pinto, E. , Pina-Vaz, C. , Salgueiro, L. , Goncalves, MJ , Costa-de-Oliveira, S. , Cavaleiro, C. , … Martinez-de-Oliveira, J. (2006). Thymus pulegioides esansiyel yağının Candida , Aspergillus ve dermatofit türleri üzerindeki antifungal aktivitesi . Journal of Medical Microbiology , 55 , 1367–1373. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Pinto, E. , Vale-Silva, L. , Cavaleiro, C. ve Salgueiro, L. (2009). Syzygium aromaticum'dan elde edilen karanfil esansiyel yağının Candida , Aspergillus ve dermatofit türleri üzerindeki antifungal aktivitesi . Journal of Medical Microbiology , 58 , 1454–1462. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Prabuseenivasan, S. , Jayakumar, M. ve Ignacimuthu, S. (2006). Bazı bitki esansiyel yağlarının in vitro antibakteriyel aktivitesi . BMC Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp , 6 , 39. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • Rokbeni, N. , M'rabet, Y. , Dziri, S. , Chaabane, H. , Jemli, M. , Fernandez, X. ve Boulila, A . (2013). Tunus Daucus carota L.'nin doğal popülasyonlarının uçucu yağlarının kimyasal bileşiminin ve antimikrobiyal aktivitesinin değişimi . ( Apiaceae ) _ Kimya ve Biyoçeşitlilik , 10 , 2278–2290. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Salari, MH , Amine, G. , Shirazi, MH , Hafezi, R. ve Mohammadypour, M. (2006). Eucalyptus globulus yaprak ekstraktının solunum yolu bozukluğu olan hastaların örneklerinden izole edilen patojenik bakteriler üzerindeki antibakteriyel etkileri . Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon , 12 , 194–196. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Shreaz, S. , Bhatia, R. , Khan, N. , Muralidhar, S. , Basir, SF , Manzoor, N. ve Khan, LA (2011). Baharat yağı sinnamaldehit, flukonazole dirençli klinik izolatlara karşı güçlü antikandidal aktivite sergiler . Fitoterapi , 82 , 1012–1020. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Tampieri, MP , Galuppi, R. , Macchioni, F. , Carelle, MS , Falcioni, L. , Cioni, PL ve Morelli, I. (2005). Candida albicans'ın seçilmiş uçucu yağlar ve bunların ana bileşenleri tarafından inhibisyonu . Mikopatoloji , 159 , 339–345. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Tavares, AC , Goncalves, MJ , Cavaleiro, C. , Cruz, MT , Lopes, MC , Canhoto, J. ve Salgueiro, LR (2008). Daucus carota subsp esansiyel yağı . halophilus : Kompozisyon, antifungal aktivite ve sitotoksisite . Journal of Ethnopharmacology , 119 , 129–134. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Tisserand, R. ve Young, R. (2013). Uçucu Yağ Güvenliği: Sağlık Profesyonelleri İçin Bir Kılavuz s. 23–38. Birleşik Krallık: Elsevier Sağlık Bilimleri. [ Google Akademik ]
        • Ünlü, M. , Ergene, E. , Ünlü, GV , Zeytinoğlu, HS , & Vural, N. (2010). Cinnamomum zeylanicum Blume'den ( Lauraceae ) elde edilen esansiyel yağın bileşimi, antimikrobiyal aktivitesi ve in vitro sitotoksisitesi . Gıda ve Kimyasal Toksikoloji , 48 , 3274–3280. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        • Vimalanathan, S. ve Hudson, J. (2014). Uçucu yağların ve buharların anti-influenza virüsü aktivitesi . American Journal of Essential Oil and Natural Products , 2 , 47–53. [ Google Akademik ]
        • Wang, W. , Li, N. , Luo, M. , Zu, Y. ve Efferth, T. (2012). Rosmarinus officinalis L' nin antibakteriyel aktivitesi ve antikanser aktivitesi . Uçucu yağ, ana bileşenlerine kıyasla . Moleküller , 17 , 2704–2713. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) . (2014). Antimikrobiyal direnç: küresel sürveyans raporu . http://apps.who.int/iris/bitstream/1...8_eng.pdf?ua=1 . Son erişim 23 Aralık 2016.
        • Wu, S. , Patel, KB , Booth, LJ , Metcalf, JP , Lin, HK ve Wu, W. (2010). Koruyucu esansiyel yağ, influenza virüsü enfeksiyonunu hafifletir: MDCK hücrelerinde in vitro bir çalışma . BMC Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp , 10 , 69. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        • Zore, GB , Thakre, AD , Jadhav, S. ve Karuppayil, SM (2011). Terpenoidler, zar bütünlüğünü ve hücre döngüsünün durmasını etkileyerek Candida albicans büyümesini engeller . Fitotıp , 18 , 1181–1190. [ PubMed ] [ Google Akademik ]

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...
        X