Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Lavanta Yağı

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Lavanta Yağı

    LAVANTA


    Funda | 0,3-0,7m | 6-8 Aylar | Ça,Ho,Na,Ar | Çiçek ve Eter yağı

    Lavanta, Lavendel, Lavandula angustifolia MİLLER
    Hakiki Lavanta Syn:Lavandula officinalis CHAIX ex VILL.
    Şifalı Lavanta
    Tıbbi Lavanta

    Familyası: Ballıbabagillerden, Lippenblütengewâchse, Lamiaceae

    Drugları: Lavanta çiçeği; Lavandulae flos
    Lavanta eter yağı; Lavandulae aetheroleum
    Lavanta çiçeğinden çay, tentür, natürel ilaç ve eter yağı elde edilir. Eter yağı aroma tedavisinde kullanılır.

    Giriş: Lavantanın Romalılardan beri parfümü yapılmakta ve banyolara karıştırılmakta olduğu bilinmektedir. İlk defa 1920 Haki Lavanta ile Sivri Lavantada yeni melez bir Lavanta yetiştirilmiştir ve buna Lavantin Abrial; Lavandula x intermedia denir. Bu türden istenilen sonuç elde edilememiş ve 1950’de Lavantin Super; Lavandula x intermedia ve 1975’de Lavantin Grosso; Lavandula x intermedia elde edilmiştir. Günümüzde en çok Lavantin Grosso’dan Eter yağı elde edilmektedir. Hakiki Lavantadan elde edilen Eter yağı ile Lavantin Grosso arasında kalite vardır ve de Lavantin Grosso’nun Eter yağı ikinci kalite olup genellikle Endüstride kullanılır. lavantin türlerine melez veya Piç Lavanta da denir. Bunların haricinde Geniş yapraklı veya Sivri yapraklı Lavanta; Lavandula latifolia (L.spica) ve Karabaş Lavanta; Lavandula stoechas L’da incelenmeye değerdir. Bizi en çok hakiki lavanta ilgilendirmekte olup onun üzerinde duracağız ve diğerlerine de kısaca değineceğiz.

    Botanik: Lavanta çok yıllık yarı odunsu bir funda olup boyu 30-70 cm’i buşlur ve alt kısmı oldukça sık çatallı ve odunsudur. Yaprakları karşılıklı bir sonraki ile çapraz ince bir şerit şeklinde uç kısmı sivri, kenarları hafif kalkık üst kısmı grimsi yeşil, alt kısmı keçimsi tüylü ve beyaz renktedir. Çiçekleri geriden başak şeklinde ve boğum boğum, her boğumda 5-8 çiçek bulunur. Kupa yaprakları kırmızımsı esmer ve boru şeklinde, taç yapraklarının gerisi boru şeklinde, 1 cm uzunluğunda uç kısmı beş lop-ludan oluşur ve lopların ikisi üst dudakta, üçü ise alt dudakta olup, leylak, mavi, lila, mor, pembe veya açık kırmızı renkte olabilir ve de çiçek sapları 10-20 cm uzunluğundadır. Meyvesi esmer parlak ve içinde tohumlar bulunur.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir. Fakat kışın don tehlikesine karşı üstünün varsa çam yaprakları ile kapatılması gerekir.

    Hasat zamanı: Lavanta çiçekleri açmaya başlamadan hemen önce gonca halde toplanır ise daha çok eter yağı elde edilir. Lavanta çiçekleri sapları ile birlikte Haziran’dan Eylül’e kadar toplanır, gölgede kurutulur, şayet tentürü yapılacaksa taze olarak işlenir. Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

    Birleşimi: Lavantanın birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) Eter yağı türevleri (Uçucu yağ=hülasası) %0,5-3 arasında değişir. Çiçekler taze iken damıtılır ise %0,5-1,5, kurutulmuş çiçeklerde ise %1-3 arasındadır. Eter yağın; %35-60 Linalylacetat, % 20-35 Linalool, %4-6 cis-Qcimen, % 3-5 Terpinen-4-ol ile ayrıca az miktarda 1,8-Cineol, Limonen, β-Caryophyllen ve Geraniol içerir.
    b) Steroller; Cholestrol, Campesterol, Stigmasterol ve β-Sitositerol içerir.
    c) Fenil carbonik asitlerden; O-Cumarasit, p-Cumarasit, Ferulaasit, Izoferulaasit ve Gentisinasit içerir.
    d) Ayrıca Flavonitler, Kumarinler, Taninler % 6-12 oranında Silisikasit içerir.

    Tesir şekli: Teskin edici, sinirleri kuvvetlendirici, krampları çözücü, ağrı-ları dindirici, antiseptik, şişkinliği giderici, vücudu kuvvetlendirici, ishali önleyici, hafif idrar söktürücü özeliklere sahiptir.

    Araştırmalar: Şimdiye kadar genellikle fareler ve kobaylar üzerinde araştırma ve deneyler yapılmıştır. Bunu haricinde iki küçük çaplı uyu-yamayan insanlar üzerinde araştırma yapılmıştır.
    1) Torii ve ekibi 1991’de uyuyamama ve çok az uyuma gibi rahatsızlığı olan hastalar üzerinde Lavanta eter yağı ile tedavi denemesi yapmışlardır. Tedavi süresi sonunda Lavanta eter yağının teskin edici, uyu-tucu ve rahatlatıcı olduğu tespit edilmiştir. (RP.91)
    2) Hardy ve ekibi 1995’de 4 yaşlı uyuyamayan veya çok az uyuyabilen, uyku problemleri olan hastalar üzerinde Lavanta eter yağı ile tedavi denemesi yapmışlardır. Bu tedavi sonunda hastaların rahat uyudukları belgelenmiştir. (Age)

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre Lavanta yağı uyuyamama ve de az uyumaya karşı kullanılır.
    b) Komisyon E tarafından Lavanta eter yağı üzerine 05/12/1984 tarih ve 228 nolu ve de 13/03/1990 tarih ve 50 nolu monografi bildirisi yayınlanmıştır. Bu bildiride; A) dahili olarak; iç huzursuzluk, uykuya dalamama, sinirsel hassas mide, şişkinlik ve sinirsel bağırsak rahat-sızlıklarına karşı kullanılabileceği beyan edilmiş. B) Haricense; fonksi-yonel kan dolaşımı rahatsızlıklarında Lavanta banyosu yapılabileceği beyan edilmiştir.
    c) Aroma tedavisinde Lavanta yağı üşütme, bronşit, nezle, ateş, akne, sivilce, ağrı, baş ağrısı, uyuyamama, saç diplerinde (başta) kaşıntı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    d) Halk arasında bronşit, astım, grip, boğmaca, başa kan hücumu, mig-ren, baş ağrısı, baş dönmesi, bayılma, sinirsel kalp rahatsızlıkları, ödem, şişkinlik, kolik ve nevraljiye karşı kullanılır, haricen yaralar sarılır.

    Çayı: İki kahve kaşığı kurutulmuş, ince kıyılmış veya üç kahve kaşığı taze ince kıyılmış Lavanta çiçeği demliğe konur ve üzerine 200-300 ml kaynar su ilave edilir ve de 5-10 demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.

    Çay Harmanları;

    Gökçek teskinedici çayı
    >25 gr Oğul otu yaprağı
    >25 gr Lavanta çiçeği
    >25 gr Çarkıfelek otu
    >25 gr Kılıç otu

    Gökçek sinirlilik ve uyku rahatsızlıkçayı;
    >25 gr Kılıç otu
    >25 gr Oğul otu yaprağı
    >25 gr Lavanta çiçeği
    >25 gr Çarkıfelek otu

    Gökçek sinir çayı;
    >25 gr Lavanta çiçeği
    >25 gr Biberiye yaprağı
    >25 gr Oğul otu yaprağı
    >25 gr Çuha çiçeği

    Gökçek Sinirsel iç huzursuzluk ve sinirsel karın ağrısı çayı
    >50 gr Kılıç otu
    >20 gr Nane yaprağı
    >10 gr Meyan kökü
    >10 gr Rezene tohumu
    >10 gr Lavanta çiçeği

    Gökçek kalp kuvvetlendirici çay;
    >40 gr Alıçyaprağı+çiçeği
    >30 gr Lavanta çiçeği
    >10 gr Katırtırnağı otu
    >10 gr Sedef otu
    >10 gr Keklik gözü otu

    Gökçek Ev çayı;
    >20 gr Böğürtlen yaprağı
    >20 gr Oğul otu
    >20 gr Nane yaprağı
    >20 gr Lavanta çiçeği
    >10 gr Sığırkuyruğu çiçeği
    >10 gr Kuşburnu meyvesi

    Gökçek Teskin edici çayı
    >30 gr Kedi otu kökü
    >20 gr Lavanta çiçeği
    >20 gr Oğul otu yaprağı
    >20 gr Nane yaprağı
    >10 gr Turunç çiçeği

    Gökçek Teskin edici çayı
    >30 gr Şerbetçiotu kozalağı
    >20 gr Lavanta çiçeği
    >30 gr Oğul otu yaprağı
    >10 gr Turunç çiçeği
    >10 gr Kimyon tohumu

    Gökçek Teskin edici çay;
    >25 gr Lavanta çiçeği
    >25 gr Oğul otu yaprağı
    >20 gr Kedi otu kökü
    >20 gr Şerbetçiotu kozalağı
    >10 gr Turunç çiçeği

    Gökçek Sinirlilik ve uyku bozukluğuna karşı çayı;
    >40 gr Oğul otu yaprağı
    >15 gr Şerbetçiotu kozalağı
    >15 gr Lavanta çiçeği
    >15 gr Turunç çiçeği
    >15 gr Hibiskus çiçeği

    Gökçek Sinirlilik ve uyku bozukluğuna karşı çay;
    >40 gr Oğul otu yaprağı
    >20 gr Kılıç otu
    >20 gr Çarkıfelek otu
    >10 gr Lavanta çiçeği
    >10 gr Turunç çiçeği

    Araştırmalar: Lavanta çiçeğinin tazesi veya kurusu su buharı ile damıtılır (destilasyon) ve eter yağı (uçucu yağ=hülasası) elde edilir. Lavanta eter yağına kısaca Lavanta yağı da denir. Şayet birinci derecede kaliteli olan Hakiki Lavanta yağı (Lavandulae angustifolia aetheroleum) bulunamaz ise ikinci derecede kaliteli olan melez Lavantin yağı (Lavendulae intermedia aetheroleum) kullanılabilir. Hakiki Lavanta genellikle tıbbi ve baharat olarak kullanılırken Laventin yağı endüstride kullanılır. Lavanta yağı başta; yukarıdaki rahatsızlıklara karşı enhalasyonu (tüsülemesi) yapılarak ise 1-2 litre kaynar suya 8-10 damla Lavanta yağı damlatılır, tütsülenerek kişi üzerine büyük bir havlu alarak buharında 10-20 dk durur. Aroma lambasına 40-50 katılarak lamba yakılır veya aroma konisine 15-20 damla konur, üzerine 100-150 ml kaynar su ilave edilerek oturulan oda havalandırılmış olunur (Rayihalı bit koku ile). Bir parça ekmeğe veya bir kesme şekerin üzerine 3-5 damla damlatılarak ve yahut da yarım çay bardağı suya damlatılarak alınır. Banyosu yapılacak ise bir kaşık bal veya kaymağa 15-20 damla Lavanta yağı karıştırılır sonrada küfedeki suyla karıştırılır.

    Banyosu: Lavanta çiçeğinden 60-80 gr demliğe konur, üzerine 500-1000 ml kaynar su ilave edilir. 10-15 dk dinlendirdikten sonra süzülerek küfedeki sıcak suya (38-42°) ilave edilir. Şayet Lavanta çiçeği yok ise 20-30 damla Lavanta yağı bir yemek kaşığı bal veya kaymakla karıştırıldıktan sonra küfedeki suya ilave edilir. Lavantalı banyoda sabun ve şampuan kullanılmaz. Bu nedenle ince bir duş alıp sonra Lavanta demi veya esansı içeren suyla banyo yapılmalı ve banyodan sonra silinmeden 3040 dk veya bütün gece uyunmalıdır.

    Homeopati’de: Lavanta çiçeklerinden 150 gr toplandıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine 500 ml %70’lik alkol (etanol) ilave edilir ve iki günde bir çalkalanır. Şişe 4-6 hafta güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve bu süre sonunda szülerek Homeopati’de <<Lavandula angus-tifolia>> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4 defa 10-20 damla 4-6 hafta süreyle alınır.

    Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur, şayet tarife uyulmaz ise La-vanta yağından 1 gr’dan fazlası mide rahatsızlığına neden olur.

    B) Lavantin, Lavandin, Lavandula X İntermedia EMEIC.ex
    Lavantin botanik olarak pek fark edilmez, sadece çiçekleri biraz daha koyu leylaki mavimsi olup diğer özellikleri hemen hemen aynıdır. Lavantin Lavantaya göre daha çok takriben %3-6 oranında Eter yağı içerir, fakat aynı derecede kal,iteli olmadığından genellikle endüstride kullanılır. Lavantin Eter yağı kısaca Lavantin yağı diye anılır ve bu yağ parfüm, kozmetik, şampuan, sabun v.b şeylerin yapımında kullanılır. Şayet hakiki Lavanta yağı bulunamaz ise Lavantin yağıda kullanılabilir.

    C) Sivri Lavanta Spiklavendel Lavandula latifolia MEDİK.
    Geniş yapraklı Lavanta
    Bu Lavantanın yaprakları hafif geniş olduğundan Geniş yapraklı Lavanta veya çok az yapraklı ve uzun bir sap üzerinde çiçekleri olduğundan Sivri Lavanta ismi ile de anılır. Birleşimindeki Eter yağının oranı oldukça deği-şiktir. Bu Eter yağında %30-50 oranında Linalool, %20-35 1,8-Cineol, %5-15 Campher ve az miktarda α-Terpineol, Geraniol ve Linalylacetat içerir. bu tür genellikle akut ve kronik enfeksiyon, bronşit, boğaz ve gırtlak iltihaplarına karşı kullanılır.

    D) Karabaş Lavanta Schopflavendel Lavandula stoechas L.
    Karabaş Lavantasının çiçekleri baş örgüsü ile örülmüş gibi ve en üstte 4 adet leylaki renkte oval şeklinde bir demet şeklindedir. Birleşiminde %1,5 oranında Eter yağı bulunur ve bu yağın en önemli alt türevleri; Fenchon, Kafur, Borneol ve Terpinol’dür. Fareler üzerinde yapılan araştırmalarda Karabaş Lavanta çiçeğinin kandaki şekeri düşürdüğü tespit edilmiştir. Karabaş Lavanta Hakiki Lavanta olmadığı zaman onun yerine kullanılabilir.
    Kullanılması: Üniversite kliniklerince araştırma ve tedavi denemesi yapıl-mamıştır, çünkü daha çok Türkiye’de yetişen bir bitkidir. Halk arasında karaciğer rahatsızlıklarına karşı kullanılır.

    Yan tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur.


  • #2
    Lavandula angustifolia Uçucu Yağının Candida albicans'a Karşı Antifungal Etkinliği : Pediatrik Balgam İzolatları Üzerinde Zaman Öldürme Çalışması

    Stefan Mijatovic , 1 Jelena Antic Stankovic , 2, * Ivana Colovic Calovski , 1 Eleonora Dubljanin , 1 Dejan Pljevljakusic , 3 Dubravka Bigovic , 3 ve Aleksandar Dzamic 1
    Raffaele Pezzani, Akademik Editör ve Sara Vitalini, Akademik Editör
    Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
    1 Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Enstitüsü, Tıp Fakültesi, Belgrad Üniversitesi, 11000 Belgrad, Sırbistan
    2 Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Eczacılık Fakültesi, Belgrad Üniversitesi, 11000 Belgrad, Sırbistan
    3 Şifalı Bitkiler Araştırma Enstitüsü “Dr Josif Pancic”, 11000 Belgrad, Sırbistan
    * Yazışma: sr.ca.gb.ycamrahp@civoknats.anelej İlişkili Veriler

    Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
    Git: Soyut

    Çalışmamızın amacı, 15 Candida albicans balgam izolatının flukonazol ve kaspofungine duyarlılığının yanı sıra Lavandula angustifolia esansiyel yağının (LAEO) antifungal potansiyelini belirlemektir. Ticari LAEO, gaz kromatografisi-kütle spektrometresi kullanılarak analiz edildi. Antifungal aktivite, EUCAST protokolü kullanılarak değerlendirildi. 30 dakikalık tedavi içinde %2 LAEO'nun kinetiğini değerlendirmek için bir öldürme deneyi yapıldı. Ana bileşenleri linalool (%33.4) ve linalil asetat (%30.5) olan LAEO, C'nin büyümesini etkili bir şekilde inhibe etti . albikanlar%0,5–2 konsantrasyon aralığında. MIC'leri 0,06–1 µg/mL aralığında olan izolatların %67'sinde flukonazol aktivitesi kaydedilmiştir. Şaşırtıcı bir şekilde, izolatların %40'ı vahşi tip değildi (WT olmayan), WT için MIC'ler 0,125–0,25 µg/mL arasında değişiyordu. LAEO MİK'lerinde flukonazole dirençli ve flukonazole duyarlı balgam suşları arasında ( p = 0.31) ve kaspofungin WT olmayan ve WT izolatları arasında anlamlı fark yoktu ( p = 0.31)= 0.79). %2 LAEO, 0,2 ile 3,5 dakika arasında test edilen tüm suşlarda hızla %50 büyüme düşüşü sağladı. 30 dakika içinde, aynı LAEO konsantrasyonu, %27 izolatlarda %99,9'luk bir azalma sergiledi. Bu çalışma, %2 LAEO çözeltisinin, flukonazol ve kaspofungine duyarlı ve daha az duyarlı suşlara karşı eşit derecede etkili olan önemli bir antifungal aktivite gösterdiğini göstermiştir.

    Anahtar Kelimeler: Candida albicans , Lavandula angustifolia , uçucu yağ, flukonazol, kaspofungin, zaman öldürme eğrisi
    Git: 1. Giriş

    Candida cinsine ait mayalar , deri ve mukozal mikrobiyotanın üyeleri olarak, hem yüzeysel hem de invaziv fırsatçı mantar enfeksiyonlarına neden olabilir. Hastanede yatan pediatrik hastalar için Candida , kan dolaşımı enfeksiyonları ortamında tanımlanan önemli bir patojendir. Akut miyeloid lösemili (AML) çocuklar, hematopoietik kök hücre nakli (HSCT) alıcıları ve yoğun bakım ünitelerine (YBÜ) kabul edilen hastalar, invaziv kandidiyazis gelişimi açısından en yüksek riske sahiptir [ 1 ] . Riskli hastalarda, anormal Candida kolonizasyonu, invaziv enfeksiyon olasılığının daha yüksek olması ile ilişkilidir [ 2]. Menşeine göre, belirtilen mikozlar endojendir, bu nedenle altta yatan hastalık, sitostatik veya radyasyon terapisinin sonuçları olarak mukoza zarlarının hasar görmesi ve artan geçirgenliği, bu mayaların giriş noktalarıdır. Pediatrik kandidiyazis çalışmaları, Candida albicans'ın en yaygın izole edilen tür olduğunu, ancak topluca Candida parapsilosis , Candida glabrata , Candida lusitaniae ve Candida krusei'nin baskın olduğunu gösterdi [ 3 , 4 ].

    Yüksek riskli hastalarda profilaktik ve önleyici tedaviler, invaziv kandidiyazın önlenmesinde çok önemlidir. Düşük toksisiteli ilaçlar olarak azoller ve ekinokandinler, yukarıda belirtilen mikozların önlenmesinde ve tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır [ 5 ]. Ekinokandinlerin tek başına veya diğer antifungallerle kombinasyon halinde standart protokollere dahil edilmesi, klinik sonuçları büyük ölçüde iyileştirmiştir. Diğer antifungallere göre daha düşük advers olay insidansına sahip olmalarına rağmen, ekinokandinler sadece intravenöz formülasyonlar olarak mevcuttur [ 6 ]. Ekinokandinlere Candida direnci ortaya çıkmıştır ve en yaygın olarak C. glabrata ile ilişkilidir [ 7]. Öte yandan, azoller iyi tolere edilebilirliğe sahiptir, ancak dar bir aktivite spektrumuna sahiptir. C. krusei, flukonazole doğal olarak dirençliyken, C. glabrata bahsedilen antifungala karşı oldukça dirençlidir [ 8 ]. Bununla birlikte, C. albicans ve non-albicans türlerinin bu antifungallere karşı artan direnci , tekrarlayan enfeksiyonlar ve kalıcı kolonizasyon, tanımlanan hastalığın profilaksisinde ve tedavisinde farklı bir strateji gerektirmektedir.

    Geleneksel olarak, yara enfeksiyonları ve yanıkların tedavisinde uçucu yağlar (EO'lar) ve aromatik bitki özleri kullanılmıştır [ 9 , 10 ]. Bazı kültürlerde bazı EO'lar aromaterapide gevşetici, gaz giderici ve sakinleştirici olarak kullanılır [ 11 ]. Ayrıca bitkilerin kurutulmuş kısımları çeşitli eklembacaklılar için kovucu olarak kullanılmaktadır [ 12 ]. Bununla birlikte, in vitro ve klinik çalışmalar, EO'ların insan tıbbındaki etkinliğine ilişkin farklı ve sıklıkla çelişkili sonuçlar göstermektedir. Şimdiye kadar aromatik bitki özlerinin ve EO'larının antibakteriyel ve antifungal etkileri araştırılmıştır. Kekik, kekik ve lavanta, karanfil, tarçın ve çay ağacının EO'ları geniş ve güçlü bir anti Candida gösterdi.in vitro çalışmalarda aktivite [ 13 , 14 , 15 ]. EO'ların mantar zarlarına müdahale ettiği, ancak şu anda mevcut olan polienlerden farklı olduğu varsayılmaktadır [ 16 ]. Ayrıca, hücre duvarı polisakarit sentezinin inhibisyonu, EO'ların antifungal aktivitesi için başka bir yöntem olabilir [ 17 ]. EO'lar, Candida azol-dirençli suşlara karşı in vitro aktivite göstererek farklı bir etki tarzını gösterir [ 18]. EO'ların antifungal etkiye sahip olduğu kesindir, ancak bazı sınırlamalar vardır. Bir laboratuvarda, etkili antimikrobiyal konsantrasyonun belirlenmesinin karşılaştırılması zordur çünkü sonuçları esas olarak EO'ların kimyasal bileşiminden ve araştırma metodolojilerinden etkilenir. Lipofilik karakter, özellikle yüksek konsantrasyonda kullanıldıklarında ve oral veya parenteral olarak uygulanmamaları gerektiğinde potansiyel olarak toksik hale getirir. Geniş spektrumlu antimikrobiyal aktiviteleri nedeniyle, EO'lar ve bileşenleri, dirençli suşların ortaya çıkmasıyla ilgili profilaktik ve terapötik başarısızlıkları iyileştirmek için çok ilginç bir çözüm olacaktır. Aromaterapi, masif üst solunum yolu kolonizasyonunun ve buna bağlı olarak kan akışının önlenmesi için ek bir yöntem olabilir, aynı zamanda bazı sistemik Candida olabilir.enfeksiyonlar.

    Çalışmamızın amacı, Candida albicans balgam izolatlarının Lavandula angustifolia esansiyel yağına (LAEO) duyarlılığını belirlemek ve sıvı fazda test edilen kültürler üzerinde fungisidal potansiyelini belirlemektir. Ek olarak, LAEO'nun antifungal aktivitesini seçilmiş bir azol (flukonazol) ve temsili bir ekinokandin (kaspofungin) ile karşılaştırdık.

    Git: 2. Sonuçlar

    2.1. Mikrobiyal Tanımlama

    Analiz edilen 15 Candida izolatından 10'u kromojenik besiyeri kullanılarak C. albicans olarak tanındı . Ek beş izolat, iyonlaşma süresi uçuş kütle spektrometrisinde (MALDI-TOF MS) matris yardımlı lazer desorpsiyonu ile tanımlandı. MALDI-TOF MS tarafından gerçekleştirilen C. albicans ATCC 10259'un yanı sıra bu izolatların peptit kütle parmak izi de gösterilmiştir.Şekil 1.
    İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-27-06300-g001.jpg'dir.
    Şekil 1
    ( a ) C. albicans PED02 ; _ _ ( b ) C. albicans PED06; ( c ) C. albicans PED12; ( d ) C. albicans PED13; ( e ) C. albicans PED15; ( f ) C. albicans ATCC 10259. 2.2. Uçucu Yağın Kimyasal Bileşimi

    LAEO'da toplam 50 bileşik tespit edildi (şekil 230 tanesi tespit edildi (tüm bileşimin %97,4'ü) (tablo 1). Bu bileşenler altı farklı grupta sınıflandırılabilir: monoterpen hidrokarbonlar, oksijenli monoterpenler, seskiterpen hidrokarbonlar, oksijenli seskiterpenler, diterpen hidrokarbonlar ve oksijenli diterpenler. İçindetablo 1Avrupa Farmakopesi tarafından belirlenen tüm LAEO bileşiminin %84.6'sını temsil eden 10 ana bileşen koyu renkle gösterilmiştir [ 19 ]. LAEO'nun ana bileşenleri, sırasıyla %33.4 ve %30.5'i oluşturan linalool ve linalil asetat idi. 1,8-sineol (%5,0) ve kafurun (%4,6) katkısı, Avrupa Farmakopesi ve ISO 3515 standardı tarafından belirlenen aralıklardan sapmıştır, bu nedenle bu LAEO, standart dışı kalitede bir uçucu yağ olarak kabul edilebilir.
    İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-27-06300-g002.jpg'dir.
    şekil 2
    L. angustifolia esansiyel yağının 50 kimyasal bileşenin ayrılmasını gösteren kromatogramı . tablo 1

    Bu çalışmada kullanılan L. angustifolia esansiyel yağının bileşimi .
    α-thujene 0.1
    α-pinen 0,5
    kampen 0.3
    okten-3-ol 0.2
    oktanon-3 0,1–5 0.8
    mirsen 0.7
    α-felandren 0.3
    p-simen 0.3
    limonen Maks 1 0.9
    1,8-sineol Maks. 2,5 5.0
    cis-β-ocimene 0.7
    trans-β-ocimene 0.7
    linalol oksit cis 0.2
    linalool oksit trans 0.2
    linalol 20–45 33.4
    oktenil asetat 0,5
    kafur Maks. 1,2 4.6
    borneol 3.2
    terpinen-4-ol 0,1–8 3.9
    lavandulol En az 0,1 0.4
    α-terpineol En fazla 2 1.2
    heksil izovalerat 0.2
    linalil asetat 25–47 30.5
    lavandulil asetat En az 0,2 3.5
    neril asetat 0,5
    geranil asetat 0.8
    β-karyofilen 2.3
    trans-α-bergamoten 0.2
    trans-β-farnesen 0.8
    karyofilen oksit 0.6
    Ayrı bir pencerede aç
    1 Avrupa Farmakopesi. 2 L. angustifolia esansiyel yağı. 2.3. Minimum İnhibitör Konsantrasyon (MIC) ve Minimum Fungisidal Konsantrasyon (MFC)

    LAEO'nun C'nin büyümesini etkili bir şekilde engelleyen MİK'leri . albicans balgam suşları %0,5 ila %2 arasında değişmiştir (ortalama MİK %1,17; MİK 50 %1; MİK 90 %2) (Tablo 2). Test edilen izolatlar için LAEO MFC'leri %1-4 arasında değişmektedir (ortalama MFC %1,93; MFC %50 %2; MFC %90 %2). C. albicans ATCC 10259 için LAEO'nun MIC ve MFC'si, klinik izolatlar arasında gözlenen aralıktaydı (MIC %2; MFC %2). Tablo 2

    L. angustifolia esansiyel yağı ve Candida albicans suşlarına karşı ilaçların MİK ve MFC değerleri sıvı mikrodilüsyon yöntemi ile değerlendirildi.
    C. albicans PED01 1 2 64 >64 0,25 2
    C. albicans PED02 1 2 0,5 >64 0,25 2
    C. albicans PED03 0,5 1 64 >64 4 4
    C. albicans PED04 1 2 1 >64 0,25 0,5
    C. albicans PED05 1 2 0,5 >64 0,25 0,25
    C. albicans PED06 2 2 0,125 >64 0,25 2
    C. albicans PED07 1 2 64 >64 0,5 0,5
    C. albicans PED08 1 2 64 >64 0,5 2
    C. albicans PED09 1 2 64 >64 0,5 2
    C. albicans PED10 0,5 1 0,06 >64 0,25 1
    C. albicans PED11 0,5 1 0,125 >64 0,25 2
    C. albicans PED12 2 4 0,5 >64 0,5 0,5
    C. albicans PED13 2 2 0,5 >64 0,25 2
    C. albicans PED14 2 2 0,125 >64 0,125 0,5
    C. albicans PED15 1 2 0,125 >64 0,5 1
    C. albicans ATCC 10259 2 2 0,5 >64 0,5 2
    Ayrı bir pencerede aç
    1 LAEO = L. angustifolia uçucu yağı; 2 MIC = minimum inhibe edici konsantrasyon (%vol./vol. olarak ifade edilen değerler); Flukonazol ve kaspofunin için MIC, µg/mL cinsinden ifade edilir; 3 MFC = minimum fungisidal konsantrasyon (%hacim/hacim olarak ifade edilen değerler); Flukonazol ve kaspofunin için MFC, µg/mL cinsinden ifade edilir.

    Beş klinik suş ( C. albicans PED01, PED03, PED07, PED08 ve PED09) MIC'leri 64 µg/mL ile flukonazole dirençliyken duyarlı izolatlar için MIC'ler 0,06 ila 1 µg/mL (ortalama MIC 21,57 µg/mL; MIC) aralığındaydı 50 0,5 µg/mL; MİK 90 64 µg/mL). Flukonazol MFC 50 ve MFC 90 , >64 µg/mL idi. Altı balgam izolatı ( C. albicans PED03, PED07, PED08, PED09, PED12 ve PED15) , MIC'leri > 0,25 µg/mL olan kaspofungin WT olmayan suşlar olarak sınıflandırılırken, WT izolatları için MIC 0,125–0,25 µg/mL (ortalama MİK 0,57 µg/mL; MİK 50 0,25 µg/mL; MİK 900,5 µg/mL). Kaspofungin konsantrasyonu 2 µg/mL, test edilen izolatların %50'sini ve %90'ını tamamen öldürür. Ek olarak, flukonazole dirençli (ortanca %1) ve flukonazole duyarlı (ortanca %1) balgam suşları arasında LAEO MİK'lerinde anlamlı fark yoktu (Mann-Whitney U testi; p = 0.31 ) . Ek olarak, kaspofungin WT olmayan (ortanca %1) ve WT (ortanca %1) izolatları arasında LAEO MİK farkı gözlenmedi (Mann-Whitney U testi; p = 0.79). 2.4. Zaman Öldürme Deneyi

    %2 LAEO'nun 16 Candida suşuna karşı zaman öldürme eğrileri şu şekilde gösterilmektedir:Figür 3. Her suş için başlangıç ​​aşılamalarından itibaren maya hücrelerinin sayısında %50, %90 ve %99,9 azalmaya ulaşmak için zaman aralıkları şu şekilde özetlenmiştir:Tablo 3. 4 suşta LAEO'ya 30 dakika maruz kaldıktan sonra, hücre sayısı 3,0 ila 3,2 log 10 CFU/mL aralığında ≥3,0 log 10 CFU/mL azaldı , oysa kalan 12 suşta azalma yalnızca 0,47 ila 2,47 log 10 aralığındaydı CFU/mL. Bu, belirtilen LAEO konsantrasyonunun 30 dakikalık maruz kalma sırasında fungisidal aktiviteden daha fazla fungistatik aktivite gösterdiğini gösterir.
    İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-27-06300-g003.jpg'dir.
    Figür 3
    C. albicans balgam suşlarının farklı zamanlarda (0–30 dakika) zaman öldürmesi : ( a ) C. albicans (PED01–PED15) ve C. albicans ATCC 10259'un tedavi edilmemiş (büyüme kontrolleri) ; ( b ) %2 konsantrasyonda lavanta esansiyel yağı (LAEO) ile işlenmiş C. albicans izolatları (PED01–PED15) ve C. albicans ATCC 10259; 4 suşta (PED01, PED03, PED05, PED06) 30 dakikalık maruz kalma içinde hücre sayısı ≥ 3,0 log 10 CFU/mL azaldı , burada dinlenme 12 suştaki azalma 0,47 log 10 CFU/mL (PED04) ile 2,47 log 10 CFU arasında değişiyordu /mL (PED08). Tablo 3

    %2 L. angustifolia esansiyel yağının 30 dakikalık tedavi sırasında başlangıç ​​inokulumunun büyümesinde %50, %90 ve %99.9'luk azalma sağlama süreleri .
    C. albicans PED01 0.2 0.7 5
    C. albicans PED02 1.4 >30 >30
    C. albicans PED03 1.1 2 29.7
    C. albicans PED04 3.5 >30 >30
    C. albicans PED05 0.2 0.6 2
    C. albicans PED06 0.2 0,5 1.8
    C. albicans PED07 0.4 3.3 >30
    C. albicans PED08 0.2 0.7 >30
    C. albicans PED09 1.1 15.2 >30
    C. albicans PED10 1.3 >30 >30
    C. albicans PED11 0.6 >30 >30
    C. albicans PED12 0.6 >30 >30
    C. albicans PED13 0.7 18 >30
    C. albicans PED14 0.4 3.1 >30
    C. albicans PED15 0,5 >30 >30
    C. albicans ATCC 10259 0.8 >30 >30
    Ayrı bir pencerede aç
    1 LAEO = L. angustifolia uçucu yağı; 2 Değerler dakika olarak ifade edilmiştir.

    Tüm balgam suşları için %50'lik bir büyüme düşüşü, 0,2 ila 3,5 dakika (yaklaşık 0,83 dakika) arasında hızla sağlandı. Ayrıca, %90 ve %99,9'a ulaşmak için gereken zaman noktaları, test edilen suşlar arasında daha değişkendi. Aslında, LAEO'ya maruz kaldıktan sonraki 30 dakika içinde, dokuz suşla ( C. albicans PED01, PED03, PED05, PED06, PED07, PED08, PED09, PED13 ve PED14) 30 sn–18 dk zaman aralığında % 90 azalma gözlendi . LAEO, 1.8 ve 29.7 dakika arasında dört suşta ( C. albicans PED01, PED03, PED05 ve PED06) %99.9 azalma sergiledi. Diğer izolatlar için, C. albicans ATCC 10259 ile birlikte 30 dakikalık LAEO maruziyeti sırasında CFU'da %90 ve %99,9'luk bir azalma elde edilmedi.

    C sayısı _ albicans hücreleri, LAEO ile tedavi edilen tüm balgam suşlarında zaman içinde önemli ölçüde azaldı (Friedman testi; p < 0.05) (Şekil 4). İlgili örnekler için Wilcoxon işaretli sıra testi kullanılarak yapılan ikili karşılaştırmalar, 5 dakika–15 dakika ( p = 0,14) ve 15 dakika–30 dakika ( p = 0,06) hariç tüm ölçüm sürelerinde anlamlı farklılıklar gösterdi (Şekil 4).
    İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-27-06300-g004.jpg'dir.
    Şekil 4
    15 C. albicans balgam suşlarının hücre sayımlarının (log 10 CFU/mL) kutu çizimi, %2 lavanta esansiyel yağına (LAEO) ön maruz kalma (0 dakika) ve 30 dakika içinde not edildi. Uygulanan Bonferroni düzeltmesi ile post hoc ikili karşılaştırmalı Friedman testi, 5 dakika–15 dakika ve 15 dakika–30 dakika dışında tüm çiftler arasında önemli farklılıklar gösterdi (* p < 0,05).

    Balgam suşları arasında %2 LAEO, hücre sayısını 1 dakika sonra hızla yaklaşık 0,49 log 10 CFU/mL (%68) azaltıyordu (Şekil 5). Bu aktivite devam etti ve hücre canlılığını yaklaşık 0,73 log 10 CFU/mL (%81), 0,85 log 10 CFU/mL (%86), 0,91 log 10 CFU/mL (%87) ve 1,03 log 10 CFU/mL (91) azalttı. %) sırasıyla 2, 5, 15 ve 30 dakika içinde (Şekil 5). C. albicans ATCC 10259'da 2, 5, 15 ve 30 dakikada hesaplanan hücre azalması 0,41 log 10 CFU/mL (%60), 0,48 log 10 CFU/mL (%67), 0,77 log 10 CFU/mL (%83) olmuştur. ), sırasıyla 0,77 log 10 CFU/mL (%83) ve 0,91 log 10 CFU/mL (%88) (Şekil 5).
    İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-27-06300-g005.jpg'dir.
    Şekil 5
    15 C. albicans balgam izolatlarının log 10 CFU/mL seviyelerinde ve ayrıca C. albicans ATCC 10259'da %2 L. angustifolia esansiyel yağına 1 ila 30 dakika maruz kalmanın ortalama (±SD) düşüşünü gösteren çubuk grafik. 1 dakikalık tedavi içinde balgam suşlarında ortalama hücre azalması 0,49 log 10 CFU/mL (%68) iken, 30 dakikada hücre canlılığı ortalama 1,03 log 10 CFU/mL (%91) azaldı. C. albicans ATCC 10259'da hücre sayısında azalma, sırasıyla 1 dakikada ve 30 dakikada hesaplanan 0,41 log 10 CFU/mL (%61) ile 0,91 log 10 CFU/mL (%88) arasında değişmektedir.

    Git: 3. Tartışma

    Doğal aromatik bitki ürünleri olarak, EO'lar esas olarak terpenler ve terpenoidlerden oluşur. LAEO, bitkinin çiçekli toprak üstü kısmında yaklaşık %1.3 oranında bulunur ve 100'den fazla bileşik içerir [ 20 ]. LAEO ve ana bileşenlerinin mantarları öldürebildiği veya büyümesini engelleyebildiği gösterilmiştir [ 21 ]. Bu LAEO'nun fungistatik ve fungisidal etkiler sergileyen ana bileşenleri, linalool (%20-50/fraksiyon) ve linalil asetat (%25-46/fraksiyon) gibi monoterpen alkollerdir (%60-65) [ 20]. Diğer bileşenler cis-ocimene, terpinen4-ol, limonene, cineol, camphor, lavandulyl acetate, lavandulol ve α-terpineol, β-caryophyllene, geraniol, α-pinene'dir. 3-oktanon, 1-okten-3-ol, 1-okten-3-y-lasetat, 3-oktanol gibi terpenik olmayan alifatik bileşenler de mevcuttur [22 ] . LAEO kimyasal bileşimlerine göre belirlenirler, ancak EO bileşenleri diğer Lavandula türleri arasında farklılık gösterebilir. [ 23 ]. L. binaludensis EO'nun kimyasal analizi, %71.6 katılımla γ-terpinenin ana içeriği olduğunu göstermiştir [ 24 ]. Zuzarte ve ark. L. viridis EO'nun ana bileşeninin %34,3-42,2 katılımla 1,8-sineol olduğunu gösterdi [ 25]. Gösterilen 10 lavanta EO bileşenindentablo 1, 8 tanesi Avrupa Farmakopesi tarafından sınıflandırılan aralıktadır [ 19 ]. 1,8-sineol ve kafurun iki bileşeni daha yüksek orandaydı (sırasıyla %5.0 ve %4.6). EO'ların bileşimindeki bu sapmalar bazen biyoaktivite sonuçlarındaki düzensizliği yansıtır ve iklimsel, coğrafi, mevsimsel ve jeolojik faktörlerin, bitkilerin fizyolojik özelliklerinin ve ekstraksiyon prosedürlerinin sonuçları olabilir.

    Uçucu yağların etki mekanizması biraz tartışmalıdır. EO'ların istisnai bir antifungal etkinliği muhtemelen, tipik olarak zar yapılarına entegre olan ve böylece hücre geçirgenliğini ve hücre içi zarların süzülmesini artıran lipofilik doğalarına dayanmaktadır [26 ] . Lavanta EO'ları arasında a-pinen bileşeninin en iyi antifungal etkiyi gösterdiği fark edilmiştir [ 25 ]. Linalool 1,8-sineol ve linalil asetat gibi diğer bileşenler de güçlüdür ve [ 27 , 28 ] 'in genel antifungal aktivitesine katkıda bulunur . Ek olarak, linalool, C. albicans maya hücrelerini, zaman öldürücü denemelerin gösterdiği gibi hızla azaltır [ 21]. Asiklik bir monoterpen alkol olarak linalool, önemli antifungal aktivite sergileyen monoterpenlerin çoğundan farklıdır. Alkol bileşenlerinin mevcudiyetinin öncelikle antifungal aktiviteyi ve daha sonra bileşenin siklik veya asiklik bir yapıya sahip olup olmadığını belirlediğini tahmin etmek mantıklıdır. Muhtemelen bu terpen alkol parçaları mikrobiyal hücre zarını bozarak protonlara ve daha büyük iyonlara karşı geçirgenliği arttırır [ 29 ].

    Bu araştırmada LAEO, C. albicans balgam izolatlarına karşı önemli antifungal etkiler sergiledi. Sonuçlarımız, LAEO için MİK değerlerinin %0.5-2 arasında değiştiği önceki birkaç çalışmanın sonuçlarıyla ilişkilidir [ 30 , 31 ]. Ancak LAEO MIC 50 ve MIC 90 değerleri önceki deneylerde elde edilen değerlerden iki kat daha yüksekti. Bu, kullandığımız daha yoğun aşının bir sonucu olabileceği gibi, test edilen suşların kaynağı da olabilir. D'Auria ve ark. C. albicans orofarengeal izolatlarının büyümesinin inhibisyonu için daha yüksek LAEO konsantrasyonlarının gerekli olduğunu göstermiştir [ 21]. Ayrıca, az sayıda çalışma söz konusu izolatları araştırmalarına dahil etti, bu da sonuçlarımızı onlarla kapsamlı bir şekilde karşılaştırabileceğimiz anlamına geliyor. Bununla birlikte, Candida duyarlılığını buhar difüzyonu ve mikrodilüsyon yoluyla EO'larla karşılaştıran yazarlar , buhar fazındaki MİK değerlerinin sıvı faza göre daha düşük olduğunu bildirdiler [ 32 , 33 ]. Mandras ve ark. sıvı fazda %1'lik bir LAEO MIC 90 elde etti; oysa buhar fazında, %0.06'lık bir konsantrasyonda test edilen tüm C. albicans suşlarının büyümesi inhibe edilmiştir [ 34 ]. EO'ların ve bileşenlerinin yüksek uçuculuğu, zayıf suda çözünürlüğü ve dağılabilirliği, laboratuvarlar arası eşit olmayan sonuçların ana nedenleri olabilir.

    Çalışmamızda gerçekleştirilen deneyler, tümüyle test edilmiş flukonazole dirençli C. albicans suşlarının LAEO MİK'lerinin, flukonazole duyarlı suşların MİK'lerinden farklı olmadığını göstermiştir; bu, C. albicans'ın bahsedilen EO ve flukonazole karşı çapraz direnç göstermediğini gösterir. . Bu, azollerin, ergosterol üretiminden sorumlu olan sitokrom P-450'ye bağımlı enzim lanosterol 14α-demetilaz ile etkileşime girdiği ve flukonazol direncinin çeşitli mekanizmalarının mümkün olduğu farklı mantar önleyici etkilerin bir sonucu olabilir: lanosterol 14α-demetilaz, aynı enzimin aşırı üretimi ve ergosterol sentezinde değişikliğe yol açan sterol desatüraz kaybı [ 8]. Ayrıca, EO'lar, aktif bir transfer yoluyla, flukonazolü plazma zarı boyunca temizleyerek maya hücresi içine daha kolay girmesine izin veren akış pompalarının işlevini bozabilir [35 ] . Bazı yazarlar, EO'ların β-glukan, kitin ve mannan gibi birçok hücre duvarı polisakkarit bileşeninin sentezini değiştirdiğini ima etmektedir [ 17 ]. Şaşırtıcı bir şekilde verilerimiz, kaspofungin MİK değerlerinin 0,25 µg/mL'den yüksek olduğu suşların büyüme inhibisyonu için daha yüksek LAEO konsantrasyonları gerektirmediğini göstermiştir.

    MFC değerlerinin MIC'lerden bir veya iki kat daha yüksek olduğu gerçeğine dayanmaktadır (tablo 1), LAEO'nun 24 saatlik maruz kalma sırasında fungistatik aktiviteden daha fazla fungisidal aktiviteye sahip olduğu ileri sürülmektedir [ 36 ]. Her Candida türü için bulunan MFC'ye dayalı olarak , kısa süreli maruz kalma sırasında MFC 90 LAEO konsantrasyonunun etkisini değerlendirmek için zaman öldürme eğrileri oluşturulmuştur . %2 LAEO ile elde edilen öldürme eğrileri, bu konsantrasyonun 30 dakika boyunca çoğu C. albicans izolatına karşı birincil fungistatik (< 3 log 10 CFU/mL) olduğunu gösterir. Önceki çalışmalar, kısa süreli maruz kalma sırasında, %2 EO konsantrasyonunun Candida'ya karşı ağırlıklı olarak fungistatik bir aktivite sergilediğini , ancak EO'nun suşuna, türüne ve test koşullarına bağlı olarak fungisidal aktivitenin de gözlemlenebileceğini göstermiştir.21 , 37 ]. Ancak araştırmamızda, yukarıda belirtilen LAEO konsantrasyonu, test edilen tüm suşlar için 5 dakika içinde 0,301 log 10 CFU/mL (%50) maya hücresi azalmasına yol açtı. Çoğu izolat için 30 dakika boyunca büyümede %99,9 azalmanın sağlanamaması, maruziyetin ilk dakikalarında gözlenen önemli azalma etkisinin azalmasının muhtemelen mantar hücresi stres adaptasyonu ile ilişkili olduğunu ima eder. Bu özellik ayrıca, oksijen ve serbest radikal detoksifikasyon, ısı şoku proteinleri ve şaperonlar, otofaji ve vakuolar bozunma mekanizmaları gibi birçok stres yanıtının ve sinyal yolunun indüklendiği maya hücrelerine EO'ların ve bileşenlerinin maruz kalması sırasında da gözlendi [ 38]. Aynı çalışma, bu tepkilerin belirli EO bileşenlerine 15 dakika erken ila 90 dakika geç maruziyetten kaynaklandığını gösterdi.

    %2 LAEO'nun C. albicans suşlarına karşı antifungal etkinliği ile ilgili olarak, EO'muz kısa süreli maruz kalma sırasında maya hücrelerinin sayısını önemli ölçüde azaltabildi. Ne yazık ki, LAEO'nun Candida'ya karşı 30 dakikalık maruziyet sırasındaki etkisini yalnızca bir çalışma izlemiştir [ 21 ]. Aynı çalışmada, %2 LAEO konsantrasyonu 5 dakikada hücrelerin %99'unu ve 15 dakikada hücrelerin %100'ünü öldürmüştür. Bu çalışma sadece bir suş üzerinde gerçekleştirilmiştir, bu nedenle o zaman elde edilen sonuçları araştırmamızdakilerle karşılaştırmak zordur. Ancak, araştırmamızda balgam suşları için 5 dakika ve 15 dakikada hesaplanan ortalama hücre azalması sırasıyla yaklaşık %86 ve %88 idi. Benzer şekilde, C. albicans'ta hücre azalması5 dakika ve 15 dakika içinde hesaplanan ATCC 10259, %83 idi.

    Git: 4. Malzemeler ve Yöntemler

    4.1. mikroorganizmalar

    Bu çalışmaya Sırbistan Anne ve Çocuk Sağlığı Enstitüsü “Dr Vukan Cupic” te teşhis edilen AML'li pediatrik hastaların balgamından izole edilen on beş Candida albicans türü dahil edildi. Başlangıçta, izolasyon Sabouraud dekstroz agar (SDA) (HiMedia, Mumbai, Hindistan) üzerinde gerçekleştirildi. Candida'nın tanımlanmasısuşlar, üretici tarafından tanımlanan kolonilerin spesifik görünümüne göre HiCromeTM Candida Differential Agar (HiMedia, Mumbai, Hindistan) üzerinde alt kültivasyondan sonra gerçekleştirildi. Yukarıda belirtilen kromojenik besiyeri ile tanımlanamayan izolatlar için, iyonlaşma süresi uçuş kütle spektrometrisinde (MALDI-TOF MS) matris yardımlı lazer desorpsiyonu ile elde edilen protein parmak izi analizi kullanıldı. 37 °C'de 24 saat boyunca SDA üzerinde alt kültivasyondan sonra, kürdana yapışan koloni, lekelenme için doğrudan 96 noktalı cilalı çelik bir hedef plakasına (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya) aktarıldı ve havayla kurumaya bırakıldı. Pozitif kontrol olarak bakteriyel test standardı kullanıldı (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya). Hemen 1 µL %70 formik asit ve alfa-siyano-4-hidroksisinamik asit (HCCA) matrisi (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya) hedef plakasına tespit edildi. Oda sıcaklığında kurutulduktan sonra numuneler MALDI-TOF MS Biotyper Sirius one IVD System (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya) kullanılarak flexControl, ver. 3.4.207.20 (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya). Maya tanımlaması, MBT Compass yazılımı, ver. 4.1.100 (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya), oluşturulan kütle spektrumlarının veri tabanıyla (MBT Compass Library, Revision H, 3893 tür/girdi) karşılaştırmasına dayalıdır. Log skor değerleri > 1.7, güvenilir tür tanımlamasını gösterdi. Amerikan Tipi Kültür Koleksiyonu suşu 3.4.207.20 (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya). Maya tanımlaması, MBT Compass yazılımı, ver. 4.1.100 (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya), oluşturulan kütle spektrumlarının veri tabanıyla (MBT Compass Library, Revision H, 3893 tür/girdi) karşılaştırmasına dayalıdır. Log skor değerleri > 1.7, güvenilir tür tanımlamasını gösterdi. Amerikan Tipi Kültür Koleksiyonu suşu 3.4.207.20 (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya). Maya tanımlaması, MBT Compass yazılımı, ver. 4.1.100 (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya), oluşturulan kütle spektrumlarının veri tabanıyla (MBT Compass Library, Revision H, 3893 tür/girdi) karşılaştırmasına dayalıdır. Log skor değerleri > 1.7, güvenilir tür tanımlamasını gösterdi. Amerikan Tipi Kültür Koleksiyonu suşuEO tahlilleri için önerilen kontrol suşu olarak C. albicans ATCC 10259 da araştırmaya dahil edildi. Belgrad Üniversitesi (Sırbistan) Tıp Fakültesi Ulusal Referans Tıbbi Mikoloji Laboratuvarında (NRMML) tam mikolojik incelemeler yapıldı. 4.2. Esans

    L. angustifolia esansiyel yağı, Herba ® (Belgrad, Sırbistan) parti N° 02560115'ten temin edildi ve kimyasal ve mikolojik incelemeler yapılıncaya kadar -18 °C'de saklandı. 4.3. Uçucu Yağın Kimyasal Tanımlanması

    Alev iyonizasyon algılamalı gaz kromatografisi (GC-FID) analizleri, split-splitless enjektör, alev iyonizasyon dedektörü ( FID) ve bir HP-5 kılcal kolon (25 m × 0,32 mm iç çap, film kalınlığı 0,52 mm). Fırın sıcaklığı 4 °C/dk'da 40'tan 260 °C'ye yükseltilerek programlandı; enjektör sıcaklığı 250 °C idi; dedektör sıcaklığı 300 °C idi; taşıyıcı gaz H2 (1.0 mL/dk) idi. Yüzde olarak ifade edilen bağıl içerikler, FID kullanılarak ölçülen pik alanlarının elektronik entegrasyonundan elde edildi.

    Gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC/MS) analizleri, GC-FID analizleriyle hemen hemen aynı analitik koşullar altında, bir HP ile donatılmış bir HP G1800C Series II GCD analitik sistemi (HewlettPackard, Palo Alto, CA, ABD) ile gerçekleştirildi. -5MS kılcal kolon (30 m × 0.25 mm iç çap, film kalınlığı 0.25 mm). Taşıyıcı gaz olarak helyum (1.0 mL/dak) kullanıldı ve transfer hattı sıcaklığı (MSD) 260 °C'ye ısıtıldı. Kütle spektrumları, 40-450 amu m/z aralığında EI modunda (70 eV) elde edildi. EtOH (10 mL/mL) içinde seyreltilmiş 1 uL numune alikotu bölünmüş modda (1:30) enjekte edildi. Bileşenlerin tanımlanması, kütle spektrumları ve tutma indeksleri (RI'ler), orijinal numunelerden elde edilenler ve/veya NIST/Wiley kütle spektrumu kitaplıklarında listelenen 4 ile karşılaştırılarak gerçekleştirildi,39 , 40 ]. 4.4. Antifungal Ajanlar

    Flukonazol ve kaspofungin (Sigma-Aldrich, Taufkirchen, Almanya) tozları, sırasıyla 12.8 mg/mL ve 0.8 mg/mL nihai konsantrasyonda %100 dimetil sülfoksit (DMSO) içinde çözüldü. Hazırlanan stok çözeltiler kullanılıncaya kadar -70 °C'de saklandı. 4.5. Antifungal Duyarlılık Testi

    4.5.1. Aşıların Hazırlanması

    15 Candida albicans izolatından oluşan farklı koloniler ve 37 °C'de SDA üzerinde gece boyunca yapılan kültürden alınan bir kontrol suşu, 6 mL damıtılmış suda süspanse edildi ve dönen bir vorteks ile 0,5 McFarland standardının son yoğunluğuna kadar homojenleştirildi. Çalışma süspansiyonu, 1-5 x 105 CFU/mL ile sonuçlanan standartlaştırılmış süspansiyonun 1:10 oranında daha fazla seyreltilmesiyle yapıldı . Mayaların hücre sayıları ve canlılığı, tripan mavisi eklenerek bir hemasitometre odası kullanılarak üç kopya halinde doğrulandı.

    4.5.2. LAEO, Flukonazol ve Kaspofungin MİK ve MFC Değerlerinin Belirlenmesi

    LAEO stok solüsyonu, saf etanol (1:2) içinde hazırlandı ve daha sonra 0.165 M morfolinpropansülfonik asit (MOPS; Sigma-Aldrich, Taufkirchen) ile pH 7.0'a tamponlanan L-glutamin (Capricorn Scientific, Ebsdorfergrund, Almanya) ile RPMI 1640 suyu içinde seyreltildi , Almanya), %8'lik nihai konsantrasyonunu elde etmek için %2 glikoz ile desteklenmiştir ( hacim/hacim.). EO çözünürlüğünü arttırmak için %0.5 nihai konsantrasyonda Tween 80 eklendi. Başlangıçta 200 uL taze hazırlanmış LAEO stok solüsyonu, düz tabanlı 96 oyuklu mikrotitre plakalarının ilk sıralarına döküldü. Kalan oyuklara MOPS ve %2 glikoz içeren yüz uL RPMI 1640 eklendi. Konsantre kuyudan sonraki kuyuya 100 uL'lik bir alikotun çekilmesiyle dokuz seri iki katlı dilüsyon gerçekleştirildi. Duyarlılık testi ile birlikte flukonazol ve kaspofungin çalışma çözeltilerinin hazırlanması, EUCAST (Avrupa Antimikrobiyal Duyarlılık Testi Komitesi) belgesi E.DEF 7.3.2'ye göre yapılmıştır. 100 µL uygun çalışan maya süspansiyonu (1–5 × 10 5) eklendikten sonraCFU/mL), LAEO'nun %4–0,008, flukonazol için 64–0,125 µg/mL ve kaspofungin için 4–0,008 µg/mL arasında değişen nihai konsantrasyonu elde edilmiştir. EO'suz ve antifungal içermeyen büyüme kontrolü ve sterilite kontrol oyukları da dahil edilmiştir. Nihai çözücü konsantrasyonları, konsantrasyonları etanol için %2'yi ve DMSO için %1'i aşmadığından maya gelişimini etkilemedi. Tüm mikrotitre plakaları, aerobik atmosferde 37 °C'de 24 saat süreyle inkübe edildi.

    İnkübasyondan sonra, plakalarda mantar gelişimi olduğu tahmin edildi. LAEO'nun minimum inhibe edici konsantrasyonu (MIC), görünür büyümenin tamamen inhibisyonunu gösteren en düşük konsantrasyon olarak tanımlandı. Flukonazol ve kaspofungin için MİK, 450 nm'de (Tecan Sunrise, Mannedorf, İsviçre) mikroplaka okuyucu tarafından okunan ilaçsız büyüme kontrolü ile karşılaştırıldığında kültür büyümesinin ≥ %50'sini azaltan en düşük konsantrasyonu belirledi. EUCAST klinik sınır değerleri, flukonazol duyarlılığını kategorize etmek için kullanılır. Kaspofungin MİK aralıklarındaki önemli laboratuvarlar arası varyasyon nedeniyle, izolatları vahşi tip (WT) ve WT olmayan olarak kategorize etmek için önerilen 0,25 µg/mL'lik bir epidemiyolojik kesme (ECV) değeri kullanıldı [41 ] . MİK 50 ve MİK 90sırasıyla test edilen izolatların %50'sini ve %90'ını inhibe edebilen her bir maddenin en düşük konsantrasyonları olarak tanımlandı.

    EO'nun ve test edilen ilaçların minimum fungisidal konsantrasyonu (MFC), SDA'da bulanıklık olmadan tüm oyuklardan alınan 10 μL sıvı besiyerinin alt kültürlenmesinden sonra %99,9 maya hücrelerini öldüren en düşük konsantrasyon olarak MIC belirlendikten sonra tahmin edildi. MFC 50 ve MFC 90, test edilen izolatların sırasıyla %50 ve %90'ını öldüren en düşük konsantrasyonlar olarak tanımlandı. Her deney, üç farklı tarihte iki kopya halinde gerçekleştirildi. Sonuçlar modal değerler olarak rapor edildi. 4.6. Zaman Öldürme Denemesi

    LAEO MFC 90'ın diğer fungisidal etkisini değerlendirmek için , 15 C. albicans balgam izolatları ve C. albicans ATCC 10259 üzerinde Klepser ve diğerleri tarafından önerilen yönteme göre sıvı fazda bir zaman öldürme deneyi yapıldı. bazı değişikliklerle [ 42 ]. Yüz mikrolitre çalışan süspansiyon 1–5 × 10 5CFU/mL, düz tabanlı 96 oyuklu mikro titrasyon plakalarına ve daha önce saf etanol (1:2) içinde çözülerek ve MOPS, %2 glukoz ve 0.5 ile RPMI 1640 sıvı besiyerinde tekrar seyreltilerek hazırlanan 100 uL %4 EO üzerine döküldü. % Tween 80 eklendi (nihai EO konsantrasyonu %2 idi). Nispeten, işlenmemiş büyüme kontrolleri de hazırlandı. 0, 1, 2, 5, 15 ve 30 dakikadaki inkübasyondan sonra, her bir test örneğinden 10 uL, üç seri 1:10 dilüsyon (10 uL numune ve 90 uL damıtılmış su) için çıkarıldı. Koloniler, SDA üzerinde 100 uL ikinci ve üçüncü dilüsyon inokülasyonundan ve aerobik atmosferde 37 °C'de 48 saat inkübasyondan sonra sayıldı. Tespit sınırı ≥ 10 2 idiCFU/mL. Deney iki kopya halinde gerçekleştirildi ve daha sonraki gözlemler için ortalama değerler dahil edildi. Zaman öldürme eğrileri, koloni sayımlarının logaritmik değerlerinin (log 10 CFU/mL) zamanın bir fonksiyonu olarak (dakika cinsinden) çizilmesiyle oluşturulmuştur . LAEO'nun fungisidal veya fungistatik karakterini belirlemek için, başlangıç ​​inokulumlarının büyümesinde ≥ 3 log 10 CFU/mL azalma, EO'nun fungisidal aktivitesi olarak tanımlandı [ 43 ]. %50 (≥0,301 log 10 CFU/mL), %90 (≥1 log 10 CFU/mL) ve %99,9 (≥3 log 10 CFU/mL) elde etmek için yaklaşık zaman aralıklarıCFU/mL) büyüme düşüşü, Windows 10 (Microsoft Corp., Redmond, WA, ABD) için Excel (sürüm 16; Microsoft Corp., Redmond, WA, ABD) kullanılarak doğrusal olmayan enterpolasyon işleviyle hesaplandı. Son olarak, kabaca sayıldığında, log 10 CFU/mL olarak ifade edilen her bir zaman aralığı için C. albicans balgam suşlarındaki genel azalma, aşağıdaki Denklem (1) kullanılarak hesaplandı:
    erkek _ _ _ kayıt10CFU / mL yeniden _ _ sen c t ben ö n = -kayıt10( 1 -m e an % kırmızı _ _ _ sen _ _ _ _ _100)
    (1)
    4.7. İstatistiksel analiz

    Değişkenlerin normallik dağılımı Kolmogorov–Smirnov ve Shapiro–Wilk testleri kullanılarak doğrulandı. MİK değerleri Mann-Whitney U testi kullanılarak karşılaştırıldı. Time-kill testi sonuçlarının karşılaştırılması için , farklı zamanlarda ölçülen log 10 CFU/mL değerleri arasındaki korelasyonu belirlemek için Bonferroni düzeltmesi uygulanmış post hoc ikili karşılaştırmalı Friedman testi (Wilcoxon işaretli rang testi) kullanıldı. Tüm durumlarda, p < 0.05 değerleri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Tüm istatistiksel analizler, Windows 10 (Microsoft Corp., Redmond, WA, ABD) ve R Commander (R package ver. 2.7-1; R Core Team) için Excel (sürüm 16; Microsoft Corp., Redmond, WA, ABD) kullanılarak yapıldı. , Viyana, Avusturya).

    Git: 5. Sonuçlar

    Beklendiği gibi, LAEO'nun ana bileşenleri linalool ve linalil asetattı. Sonuçlarımız LAEO'nun C. albicans balgam izolatlarında büyümeyi azaltmadaki etkinliğini göstermiştir . LAEO'nun %2'lik çözeltileri, 30 dakika içinde birincil fungistatik olan güçlü ve hızlı antifungal aktiviteye sahiptir. Aynı konsantrasyon, flukonazole duyarlı ve flukonazole dirençli, ayrıca WT ve WT olmayan kaspofungin izolatlarına karşı eşit derecede etkilidir. İnvaziv kandidiyazisin profilaktik tedavisi sistemik antifungal ajanlara dayanmasına rağmen, uçucu yağların yüksek riskli hastalarda aromaterapi olarak uygulanmasını değerlendirmek için daha ileri çalışmalar gereklidir.

    Git: Finansman Tablosu

    Bu araştırma, Sırbistan Cumhuriyeti Eğitim, Bilim ve Teknolojik Kalkınma Bakanlığı tarafından Belgrad Üniversitesi-Eczacılık Fakültesi No. 451-03-68/2022-14/200161 ile yapılan Hibe Anlaşması aracılığıyla finanse edilmiştir.

    Git: Yazar Katkıları

    SM tüm mikolojik deneyleri gerçekleştirdi, verileri analiz etti ve makalenin bir taslağını yazdı; JAS tüm deneyleri tasarladı, taslak taslağı gözden geçirdi ve revize etti; DB ve DP, deneyleri gerçekleştirdi ve uçucu yağın kimyasal olarak tanımlanmasına ilişkin verileri analiz etti. ICC, ED ve AD laboratuvar çalışmasını denetledi, verileri analiz etti, taslak taslağı gözden geçirdi ve revize etti. Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

    Git: Kurumsal İnceleme Kurulu Beyanı

    Uygulanamaz.

    Git: Bilgilendirilmiş Onam Beyanı

    Uygulanamaz.

    Git: Veri Kullanılabilirliği Bildirimi

    Uygulanamaz.

    Git: Çıkar çatışmaları

    Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir. Finansörlerin çalışmanın tasarımında hiçbir rolü yoktu; verilerin toplanmasında, analiz edilmesinde veya yorumlanmasında; makalenin yazılmasında veya sonuçların yayınlanması kararında.

    Git: Dipnotlar


    Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yetki iddiaları konusunda tarafsız kalır.



    Git: Referanslar

    1. Steinbach WJ Pediatrik İnvaziv Kandidiyazis: Çocuklarda Epidemiyoloji ve Teşhis. J. Mantarlar. 2016; 2 :5. doi: 10.3390/jof2010005. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    2. Pappas PG, Lionakis MS, Arendrup MC, Ostrosky-Zeichner L., Kullberg BJ İstilacı kandidiyazis. Nat. Rev Dis. Astarlar. 2018; 4 :18026. doi: 10.1038/nrdp.2018.26. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    3. Lockhart S. Candida Enfeksiyonunun Güncel Epidemiyolojisi. klinik Mikrobiyoloji. Haberler 2014; 36 :131–136. doi: 10.1016/j.clinmicnews.2014.08.001. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    4. Palazzi DL, Arrieta A., Castagnola E., Halasa N., Hubbard S., Brozovich AA, Fisher BT, Steinbach WJ Candida speciation, antifungal tedavi ve advers olaylar pediatrik invaziv kandidiyazis: Bir prospektif, çok uluslu çalışma Pediatr. bulaştırmak. Dis. J.2014 ; 33 :1294–1306. doi: 10.1097/INF.0000000000000431. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    5. Hope WW, Castagnola E., Groll AH, Roilides E., Akova M., Arendrup MC, Arıkan-Akdağlı S., Bassetti M., Bille J., Cornely OA, et al. Candida hastalıklarının teşhisi ve yönetimi için ESCMID kılavuzu 2012: Yeni doğanlarda ve çocuklarda Candida spp.'nin neden olduğu invaziv enfeksiyonların önlenmesi ve tedavisi . klinik Mikrobiyoloji. bulaştırmak. 2012; 18 ((Ek S7)):38–52. doi: 10.1111/1469-0691.12040. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    6. Mukherjee PK, Sheehan D., Puzniak L., Schlamm H., Ghannoum MA Echinocandins: Hepsi aynı mı? J. Kimyager. 2011; 23 :319–325. doi: 10.1179/joc.2011.23.6.319. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    7. Arendrup MC, Perlin DS Ekinokandin direnci: Ortaya çıkan bir klinik problem mi? Curr. görüş. bulaştırmak. Dis. 2014; 27 :484–492. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    8. Whaley SG, Berkow EL, Rybak JM, Nishimoto AT, Barker KS, Rogers PD Candida albicans ve Emerging Non-albicans Candida Türlerinde Azol Antifungal Direnç . Ön. Mikrobiyoloji. 2017; 7 :2173. doi: 10.3389/fmicb.2016.02173. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    9. Uzun E., Sarıyar G., Adsersen A., Karakoç B., Ötük G., Oktayoğlu E., Pirildar S. Sakarya ilinde (Türkiye) geleneksel tıp ve seçilmiş türlerin antimikrobiyal aktiviteleri. J. Ethnopharmacol. 2004; 95 :287–296. doi: 10.1016/j.jep.2004.07.013. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    10. Chassagne F., Samarakoon T., Porras G., Lyles JT, Dettweiler M., Marquez L., Salam AM, Shabih S., Farrokhi DR, Quave CL A Systematic Review of Plants with Antibacterial Activity: A Taxononic and Phylogenetic Perspektif. Ön. Eczane. 2021; 11 :586548. doi: 10.3389/fphar.2020.586548. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    11. Armijos C., Matailo A., Bec N., Salinas M. Geleneksel Ekvador içeceği horchata lojana'yı hazırlamak için kullanılan aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağların kimyasal bileşimi ve seçici BuChE inhibe edici aktivitesi. J. Ethnopharmacol. 2020; 263 :113162. doi: 10.1016/j.jep.2020.113162. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    12. Maia MF, Moore SJ Bitki bazlı böcek kovucular: Etkilerinin, geliştirmelerinin ve testlerinin gözden geçirilmesi. Malar. J.2011 ; 10 ((Ek S1)):S11. doi: 10.1186/1475-2875-10-S1-S11. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    13. Carvalhinho S., Costa AM, Coelho AC, Martins E., Sampaio A. Candida albicans ağız izolatlarının antifungal ajanlara, esansiyel yağlara ve ağız gargaralarına duyarlılıkları . Mikopatoloji. 2012; 174 :69–76. doi: 10.1007/s11046-012-9520-4. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    14. Noumi E., Snoussi M., Hajlaoui H., Trabelsi N., Ksouri R., Valentin E., Bakhrouf A. Melaleuca alternifolia (çay ağacı) ve Eucalyptus globulus uçucu yağlarının oral karşı kimyasal bileşimi, antioksidan ve antifungal potansiyeli Candida türleri. J.Med. Bitkiler Arş. 2011; 5 :4147–4156. [ Google Akademik ]
    15. Marcos-Arias C., Eraso E., Madariaga L., Quindós G. Protez kullananlardan oral Candida izolatlarına karşı doğal ürünlerin in vitro aktiviteleri . BMC Tamamlayıcı. Altern. Med. 2011; 11 :119. doi: 10.1186/1472-6882-11-119. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    16. Gucwa K., Milewski S., Dymerski T., Szweda P. Thymus vulgaris , Citrus limonum, Pelargonium graveolens, Cinnamomum cassia, Ocimum basilicum ve Eugenia caryophyllus Esansiyel Yağlarının Antifungal Aktivitesinin ve Etki Şeklinin İncelenmesi . moleküller. 2018; 23 :1116. doi: 10.3390/moleküller23051116. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    17. Rajkowska K., Kunicka-Styczyńska A., Maroszyńska M., Dąbrowska M. Kekik ve çay ağacı yağlarının Candida albicans'ın morfolojisi ve metabolizması üzerindeki etkisi . Açta Biokim. Pol. 2014; 61 :305–310. doi: 10.18388/abp.2014_1900. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    18. Mertas A., Garbusińska A., Szliszka E., Jureczko A., Kowalska M., Król W. Çay ağacı yağının ( Melaleuca alternifolia ) flukonazol dirençli Candida albicans suşlarına karşı flukonazol aktivitesi üzerindeki etkisi . Biyomed. Res. Int. 2015; 2015 :590470. doi: 10.1155/2015/590470. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    19. Avrupa Konseyi . Avrupa Farmakopesi. 10. baskı Avrupa Konseyi; Strazburg, Fransa: 2019. [ Google Scholar ]
    20. Bitkisel İlaçlar için Fleming T. PDR. 2. baskı Medikal Ekonomi Şirketi; Montvale, NJ, ABD: 2000. [ Google Scholar ]
    21. D'Auria FD, Tecca M., Strippoli V., Salvatore G., Battinelli L., Mazzanti G. Lavandula angustifolia esansiyel yağının Candida albicans maya ve misel formuna karşı antifungal aktivitesi . Med. Mikol. 2005; 43 :391–396. doi: 10.1080/13693780400004810. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    22. Lavandula Angustifolia Miller, Aetheroleum ve Lavandula Angustifolia Miller, Flos hakkında Avrupa İlaç Ajansı Değerlendirme Raporu. [(18 Haziran 2022'de erişildi)];Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://www.ema.europa.eu/en/documen...er-flos_en.pdf
    23. Antifungal Olarak Lamiaceae Ailesi Bitkilerinin Karpiński TM Esansiyel Yağları . Biyomoleküller. 2020; 10 :103. doi: 10.3390/biom10010103. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    24. Minooeianhaghighi MH, Sepehrian L., Shokri H. Tekrarlayan vulvovajinal kandidiyazlı hastalardan izole edilen Candida albicans suşlarına karşı Lavandula binaludensis ve Cuminum cyminum esansiyel yağlarının antifungal etkileri . J. Mycol. Med. 2017; 27 :65–71. doi: 10.1016/j.mycmed.2016.09.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    25. Zuzarte M., Gonçalves MJ, Cavaleiro C., Canhoto J., Vale-Silva L., Silva MJ, Pinto E., Salgueiro L. Lavandula viridis L'Her'in uçucu yağlarının kimyasal bileşimi ve antifungal aktivitesi . J.Med. Mikrobiyoloji. 2011; 60 :612–618. doi: 10.1099/jmm.0.027748-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    26. D'agostino M., Tesse N., Frippiat JP, Machouart M., Debourgogne A. Uçucu Yağlar ve Antifungal Özellikler Sunan Doğal Aktif Bileşikleri. moleküller. 2019; 24 :3713. doi: 10.3390/moleküller24203713. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    27. Mandras N., Roana J., Scalas D., Del Re S., Cavallo L., Ghisetti V., Tullio V. The Inhibition of Non-albicans Candida Species and Uncommon Yeast Pathogens by Selected Essential Oils and Their Major Compounds . moleküller. 2021; 26 :4937. doi: 10.3390/moleküller26164937. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    28. Singulani JL, Pedroso RS, Ribeiro AB, Nicolella HD, Freitas KS, Damasceno JL, Vieira TM, Crotti AE, Tavares DC, Martins CH, et al. Geraniol ve linalool antikandidal aktivite, genotoksik potansiyel ve zebra balığı üzerindeki embriyotoksik etki. Geleceğin Mikrobiyolu. 2018; 13 :1637–1646. doi: 10.2217/fmb-2018-0200. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    29. Maurya A., Prasad J., Das S., Dwivedy AK Uçucu Yağlar ve Gıda Güvenliğindeki Uygulamaları. Ön. Güç vermek. Gıda Sist. 2021; 5 :653420. doi: 10.3389/fsufs.2021.653420. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    30. Bogdan MA, Bungau S., Tit DM, Zaha DC, Nechifor AC, Behl T., Chambre D., Lupitu AI, Copolovici L., Copolovici DM Üç Bitkiden Ekstrakte Edilen Uçucu Yağların Kimyasal Profili, Antioksidan Kapasitesi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Lavandula angustifolia'nın Farklı Çeşitleri (Moldovaca 4, Vis Magic 10 ve Alba 7) . moleküller. 2021; 26 :4381. doi: 10.3390/moleküller26144381. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    31. Perić M., Rajković K., Milić Lemić A., Živković R., Arsić Arsenijević V. Farklı uçucu yağların Candida türlerine karşı antifungal aktivitesini test etmek için matematiksel modellerin geliştirilmesi ve doğrulanması. Ark. Oral Biol. 2019; 98 :258–264. doi: 10.1016/j.archoralbio.2018.11.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    32. Santomauro F., Donato R., Sacco C., Pini G., Flamini G., Bilia AR Buhar ve Sıvı-Faz Artemisia annua Candida'nın Çeşitli Klinik Suşlarına Karşı Esansiyel Yağ Aktiviteleri . Bitki Med. 2016; 82 :1016–1020. doi: 10.1055/s-0042-108740. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    33. Tyagi AK, Malik A. Seçilmiş uçucu yağların Candida albicans'a karşı sıvı ve buhar fazlı antifungal aktiviteleri : Cymbopogon citratus'un mikroskobik gözlemleri ve kimyasal karakterizasyonu . BMC Tamamlayıcı. Altern. Med. 2010; 10:65 . doi: 10.1186/1472-6882-10-65. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    34. Mandras N., Nostro A., Roana J., Scalas D., Banche G., Ghisetti V., Del Re S., Fucale G., Cuffini AM, Tullio V. Essential'ın sıvı ve buhar fazlı antifungal aktiviteleri Candida albicans ve non-albicans Candida'ya karşı yağlar . BMC Tamamlayıcı. Altern. Med. 2016; 16 :330. doi: 10.1186/s12906-016-1316-5. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    35. Ahmad A., Khan A., Manzoor N. Akış aracılı antifungal direncin tersine çevrilmesi, iki monoterpenin flukonazol ile sinerjistik aktivitesinin temelini oluşturur. Avro. J. Ecz. bilim 2013; 48 :80–86. doi: 10.1016/j.ejps.2012.09.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    36. Siddiqui ZN, Farooq F., Musthafa TNM, Ahmad A., Khan AU Yeni halopirazol türevlerinin sentezi, karakterizasyonu ve antimikrobiyal değerlendirmesi. J. Suudi Kimya. Sos. 2013; 17 :237–243. doi: 10.1016/j.jscs.2011.03.016. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    37. D'Auria FD, Laino L., Strippoli V., Tecca M., Salvatore G., Battinelli L., Mazzanti G. Çay ağacı yağının Candida albicans miselyal dönüşümüne ve diğer patojenik mantarlara karşı in vitro aktivitesi. J. Kimyager. 2001; 13 :377–383. doi: 10.1179/joc.2001.13.4.377. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    38. Zhang Y., Muend S., Rao R. Antifungal ajanlarla iyon homeostazının düzensizliği. Ön Mikrobiyol. 2012; 3 :133. doi: 10.3389/fmicb.2012.00133. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    39. Adams RP Uçucu Yağ Bileşenlerinin Gaz Kromatografisi/Kütle Spektrometresi ile Tanımlanması. 4. baskı Allured Yayın Şirketi; Carol Stream, IL, ABD: 2007. [ Google Scholar ]
    40. Hochmuth DH MassFinder 3: GC/MS Yorumlama ve Sunum için Yazılım, Kütle Spektral Kütüphane Yönetimi. Hochmuth Bilimsel Danışmanlık; Hamburg, Almanya: 2006. [ Google Scholar ]
    41. Espinel-Ingroff A., Alvarez-Fernandez M., Cantón E., Carver PL, Chen SC, Eschenauer G., Getsinger DL, Gonzalez GM, Govender NP, Grancini A., et al. Candida spp.'de epidemiyolojik eşik değerler ve direnç tespiti üzerine çok merkezli bir çalışma . anidulafungin, kaspofungin ve mikafungine Sensititre YeastOne kolorimetrik yöntemi kullanılarak. Antimikrob. Ajan Chemother. 2015; 59 :6725–6732. doi: 10.1128/AAC.01250-15. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    42. Klepser ME, Ernst EJ, Lewis RE, Ernst ME, Pfaller MA Test koşullarının antifungal zaman öldürme eğrisi sonuçları üzerindeki etkisi: Standartlaştırılmış yöntemler için öneri. Antimikrob. Ajan Chemother. 1998; 42 :1207–1212. doi: 10.1128/AAC.42.5.1207. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    43. Scorneaux B., Angulo D., Borroto-Esoda K., Ghannoum M., Peel M., Wring S. SCY-078 , Zaman Öldürme Çalışmalarında Candida Türlerine Karşı Mantar Öldürücüdür . Antimikrob. Ajan Chemother. 2017; 61 :e01961-16. doi: 10.1128/AAC.01961-16. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

    Yorum yap


    • #3
      Şili'de Yetiştirilen Lavandula dentata Uçucu Yağının Kimyasal Karakterizasyonu ve Candida albicans'a Antibiyofilm Etkisi

      Andrea Müller-Sepúlveda 1 2, Camila Cid Chevecich 1, Jose A Jara 1, Karolina Belmar 1, Pablo Sandoval 1, Rocio Santander Meyer 3, Raúl Quijada 4, Sidney Moura 5, Rodrigo López-Muñoz 6, Mario Díaz-Dosque 1, Alfredo Molina-Berrios 1
      üyelikler genişletmekSoyut


      Candida albicans en yaygın insan mantar patojenidir ve dünya çapında direnç oranlarının artmasıyla birlikte yeni farmakolojik alternatiflerin araştırılması gerekmektedir. Lavandula dentata L. esansiyel yağının antimikrobiyal özelliklere sahip olduğu kabul edilmektedir. Bununla birlikte, mantar biyofilmlerine karşı etkisi yeterince açıklanmamıştır. C. albicans ile ilişkili enfeksiyonlar, geleneksel antifungallere oldukça dirençli olan biyofilmlerin gelişimini içerir. Bu çalışmada L. dentata L. esansiyel yağının C. albicans'a karşı antibiyofilm etkisini değerlendirdik. İlk olarak, uçucu yağı gaz kromatografisi-kütle spektrometresi ile karakterize ettik. C. albicans üzerindeki antifungal etkireferans suşlar, bir disk difüzyon tahlili ile değerlendirildi ve minimum inhibe edici konsantrasyon, bir mikrodilüsyon tahlili ile elde edildi. Uçucu yağın C. albicans'ın yapışma kabiliyetine etkisikristal menekşe tahlili ile belirlendi ve morfojenez inhibisyonu ışık mikroskobu ile değerlendirildi. Uçucu yağın biyofilmlerin mikro mimarisi üzerindeki etkisi, taramalı elektron mikroskobu ile değerlendirildi. Son olarak, antibiyofilm etkisi, uyarlanmış bir biyofilm çizik testi ve XTT canlılık testi aracılığıyla değerlendirildi. Uçucu yağın ana bileşeni monoterpenoid okaliptoldü (%60). Uçucu yağ, tahlil edilen iki suşa karşı 156 ve 130 µg/mL'lik minimum inhibe edici konsantrasyonlar sergiledi. Bu minimum inhibe edici konsantrasyon yapışmayı, morfogenezi, biyofilm oluşumunu, değişen mikromimariyi inhibe etti ve test edilen her iki suş için abiyotik yüzeylerde oluşan yerleşik biyofilmlerin canlılığını azalttı. Bu çalışma, L. dentata'dan elde edilen uçucu yağınC. albicans biyofilmlerine karşı umut verici bir tedavi olabilir .

      Yorum yap


      • #4
        Epub 2011 22 Ekim. Fenolik açıdan zengin Lavandula multifida L. esansiyel yağının antifungal aktivitesi

        M Zuzarte 1, L Vale-Silva , MJ Goncalves , Cavaleiro , Vaz , J Canhoto , E Pinto , Salgueiro
        üyelikler genişletmekSoyut

        Bu çalışma, Portekiz'den yeni bir Lavandula multifida kemotipinin antifungal aktivitesini ve etki mekanizmasını değerlendirmektedir. Uçucu yağ, gaz kromatografisi (GC) ve gaz kromatografisi/kütle spektrometrisi (GC/MS) ile analiz edildi ve yağın ve ana bileşiklerinin minimum inhibe edici konsantrasyonu (MIC) ve minimum öldürücü konsantrasyonu (MLC) çeşitli patojeniklere karşı belirlendi. kandidoz, menenjit, dermatofitoz ve aspergillozdan sorumlu mantarlar. Yağın Candida albicans'taki dimorfik geçiş üzerindeki etkisinin yanı sıra propidyum iyodür (PI) ve akış sitometrisi ile C. albicans hücrelerinin FUN-1 boyaması da incelenmiştir. Uçucu yağ, ana bileşenler olan karvakrol ve cis-β-ocimene ile yüksek monoterpen içeriği ile karakterize edildi. Yağ, sırasıyla 0,16 μL/mL ve 0,32 μL/mL MIC ve MLC değerleri ile dermatofitlere ve Cryptococcus neoformans'a karşı daha etkiliydi. Yağın ayrıca ilgili MIC'nin (0,08 μL/mL) altındaki konsantrasyonlarda C. albicans'ta filamanlamayı tamamen engellediği gösterildi; bu engellemeden sorumlu ana bileşik cis-β-ocimene (0,02 μL/mL) oldu. Akış sitometrisi sonuçları, sonuçta sitoplazmik membran bozulmasına ve hücre ölümüne yol açan bir etki mekanizması olduğunu göstermektedir. L. multifida esansiyel yağı, yayılmış kandidozu tedavi etmek için tamamlayıcı terapide yararlı olabilir, çünkü filamentasyonun inhibisyonu tek başına bu tür bir enfeksiyonu tedavi etmek için yeterli görünmektedir. Yağın ayrıca ilgili MIC'nin (0,08 μL/mL) altındaki konsantrasyonlarda C. albicans'ta filamanlamayı tamamen engellediği gösterildi; bu engellemeden sorumlu ana bileşik cis-β-ocimene (0,02 μL/mL) oldu. Akış sitometrisi sonuçları, sonuçta sitoplazmik membran bozulmasına ve hücre ölümüne yol açan bir etki mekanizması olduğunu göstermektedir. L. multifida esansiyel yağı, yayılmış kandidozu tedavi etmek için tamamlayıcı terapide yararlı olabilir, çünkü filamentasyonun inhibisyonu tek başına bu tür bir enfeksiyonu tedavi etmek için yeterli görünmektedir. Yağın ayrıca ilgili MIC'nin (0,08 μL/mL) altındaki konsantrasyonlarda C. albicans'ta filamanlamayı tamamen engellediği gösterildi; bu engellemeden sorumlu ana bileşik cis-β-ocimene (0,02 μL/mL) oldu. Akış sitometrisi sonuçları, sonuçta sitoplazmik membran bozulmasına ve hücre ölümüne yol açan bir etki mekanizması olduğunu göstermektedir. L. multifida esansiyel yağı, yayılmış kandidozu tedavi etmek için tamamlayıcı terapide yararlı olabilir, çünkü filamentasyonun inhibisyonu tek başına bu tür bir enfeksiyonu tedavi etmek için yeterli görünmektedir.

        Yorum yap


        • #5
          Lavandula angustifolia Esansiyel Yağının Geleneksel Antimikrobiyal Ajanlarla Kombinasyonunun İn Vitro Antimikrobiyal Etkileri

          Stephanie de Rapçi 1, Alvaro Viljoen 2, Sandy Van Vuuren 1
          üyelikler genişletmekÜcretsiz PMC makalesi Soyut

          Makale, Lavandula angustifolia Mill'in in vitro antimikrobiyal aktivitesine odaklanmaktadır . (lavanta) esansiyel yağı, dört ticari antimikrobiyal madde ile kombinasyon halinde. Kloramfenikol, siprofloksasin, nistatin ve fusidik asidin stok çözeltileri, L. angustifolia esansiyel yağı ile kombinasyon halinde test edildi . Kombinasyonların antimikrobiyal aktiviteleri, Gram-pozitif bakteri suşu Staphylococcus aureus (ATCC 6538) ve Gram-negatif Pseudomonas aeruginosa (ATCC 27858) ve Candida albicans'a karşı araştırıldı.(ATCC 10231) mayaları temsil etmesi için seçilmiştir. Antimikrobiyal etki, minimum inhibitör konsantrasyon (MIC) mikrodilüsyon testi kullanılarak gerçekleştirildi. Farklı oranlar için izobologramlar oluşturuldu. En belirgin etkileşim, L. angustifolia esansiyel yağı kloramfenikol ile birleştirildiğinde ve patojen P. aeruginosa'ya karşı test edildiğinde kaydedildi (ΣFIC 0.29). Lavendula angustifolia esansiyel yağının , kombinasyona daha yüksek hacimlerde L. angustifolia esansiyel yağının dahil edildiği oranlarda birleştirildiğinde, çoğu durumda geleneksel antimikrobiyallerle sinerjistik olarak etkileşime girdiği gösterilmiştir .

          Yorum yap


          • #6
            Candida albicans'a karşı Flukonazol Antifungal Aktivitesinin Etkili Artırıcıları Olarak Lavandula angustifolia Esansiyel Yağları

            Michalina Adaszyńska-Skwirzyńska , Yazma – orijinal taslak , 1, * Małgorzata Dzięcioł , Metodoloji , 2 ve Danuta Szczerbińska , Resmi analiz 1
            Manuela Labbozzetta, Akademik Editör
            Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
            1 Biyoteknoloji ve Hayvancılık Fakültesi, Monogastrik Hayvan Bilimleri Bölümü, West Pomeranian University of Technology, Szczecin, Janickiego Str. 29, 71-270 Szczecin, Polonya
            2 Kimya Teknolojisi ve Mühendisliği Fakültesi, Kimyasal Organik Teknoloji ve Polimerik Malzemeler Bölümü, West Pomeranian University of Technology, Szczecin, Piastów Ave. 42, 71-065 Szczecin, Polonya
            * Yazışma: lp.ude.tuz@aksnyzsadam İlişkili Veriler

            Tamamlayıcı Malzemeler Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
            Git: Soyut

            Candida albicans'ın ticari antifungal ajanlara direncinin son yıllarda artan prevalansı, modern tıbbı ve veterinerliği kombine tedavi seçenekleri aramaya yöneltmiştir. Çalışmanın amacı, tıbbi lavantanın ( Lavandula angustifolia ) farklı çeşitlerinden ve morfolojik kısımlarından elde edilen esansiyel yağların flukonazol ile kombinasyon halinde Candida albicans'a karşı aktivitesini belirlemektir.ATCC 10231 suşu. Lavanta esansiyel yağı ile flukonazol kombinasyonunun etkisi dama tahtası yöntemi kullanılarak test edildi ve elde edilen sonuçlar fraksiyonel inhibitör konsantrasyon indeksleri (FICI'ler) bazında yorumlandı. Test edilen iki lavanta çeşidinin hem çiçeklerinden hem de yapraklı saplarından izole edilen uçucu yağlarla flukonazolün tüm kombinasyonları için sinerjistik bir etkileşim bulundu: 'Blue River' ve 'Ellagance Purple'. Flukonazol antifungal aktivitesinin gözlenen arttırıcı etkisi, 'Blue River' çeşidinin çiçeklerinden ve yapraklı saplarından elde edilen esans yağları durumunda önemli ölçüde daha güçlüydü. Lavanta esansiyel yağlarının ana bileşenlerinden biri olan linalool için benzer çalışmalar yapılmış ve flukonazol ile benzer bir sinerjistik etkileşim bulunmuştur.

            Anahtar Kelimeler: lavanta esansiyel yağı, linalool, flukonazol, antikandidal aktivite, antifungal aktivite, sinerjizm
            Git: 1. Giriş

            Yakın zamana kadar Candida cinsi mayalar, normalde hayvan ve insan vücudunda bulunan ve nadiren ciddi hastalıklara neden olan saprofitik organizmalar olarak görülüyordu. Bununla birlikte, son 30 yılda sistemik mantar enfeksiyonlarında sürekli bir artış olmuştur. Sorun hem tedavide hem de korunmada geniş spektrumlu kemoterapötik ajanların aşırı kullanımıdır [ 1 , 2 , 3 ]. Bu nedenle, ilaca dirençli suşlar, daha önce nadiren etiyolojik enfeksiyon faktörleri olarak tanımlanan türler olarak izole edilmekte veya sınıflandırılmaktadır. Sonuç olarak, mantar enfeksiyonlarına bağlı mortalitede bir artış vardır [ 3 ].

            Polien antibiyotikler veya azoller en yaygın olarak akut maya enfeksiyonunu tedavi etmek için kullanılır. Azoller, yüksek fungisidal aktivite gösterir; flukonazol, bu gruptaki üçüncü nesil ilaçlara aittir ve konakçı organizmaya düşük toksisite nedeniyle sıklıkla tercih edilen ilaçtır. Flukonazol en etkili antifungal ilaçlardan biri olarak kabul edilse de, yine de dirençli suşların izolasyon sıklığının arttığını gösteren raporlar vardır. Terapötik etkisini artırabilecek maddelerin araştırılmasını haklı çıkaran sebep budur. In vitro olarak flukonazol, klinik olarak en yaygın Candida türlerine ( C. albicans , C. parapsilosis ve C. tropicalis dahil) karşı antifungal aktivite sergiler.). Flukonazol içeren triazol türevleri grubu, imidazol türevlerinden (örneğin, klotrimazol ve mikonazol) daha az hepatotoksiktir (karaciğer hasarı). Oral uygulamadan sonra, flukonazol iyi emilir ve plazma seviyeleri (ve genel biyoyararlanımı), intravenöz uygulamadan sonra gözlemlenen konsantrasyon değerlerinin %90'ından fazlasına ulaşır [ 4]. Flukonazolün antifungal aktivitesi, mantar hücre zarının yapısı ile yakından ilişkilidir. Esas olarak kitin ile iç içe geçmiş mannoproteinler ve beta-glukandan oluşan çok katmanlı hücre duvarının altında, diğerlerinin yanı sıra, hayvan hücrelerinde bulunan kolesterole benzer bir lipit bileşeni olan ergosterolden yapılmış bir hücre zarı vardır. Flukonazol ve diğer azollerin antifungal etkinliğinin mekanizması, lanosterol'ü ergosterole dönüştürmekten sorumlu enzim olan lanosterol 14-α-demetilazın inhibisyonu yoluyla ergosterol biyosentezinin inhibisyonuna dayanır, bu da toksik 14 seviyesinde bir artışa yol açar. -azol antifungal aktivite kaynağı olarak kabul edilen metilsteroller. Ergosterol sentezinin inhibisyonu, hücre zarının yapısında bozukluklara, büyüme inhibisyonuna, ve geçirgenliği ve işlevindeki değişiklikler, bu da mantar hücresinin yok olmasına yol açar. Aynı zamanda ergosterol ve kolesterolün yapısındaki farklılıklar nedeniyle ergosterol biyosentezine müdahale eden maddeler konak hücrelerle çapraz reaksiyona girmezler.5 ].

            Son yıllarda, literatürde, kullanımları ile uzun süreli tedaviden sonra direnç kazanma fenomeni nedeniyle azollerin düşük etkinliğine ilişkin artan sayıda rapor bulunmaktadır [1 , 6 , 7 ] . Candida cinsi , hedef enzimin modifikasyonu, çoklu ilaç akış taşıyıcılarını aktive ederek ilacın hedefe erişimini azaltma veya bu mekanizmaların bir kombinasyonu dahil olmak üzere bir dizi azol antifungal direnç mekanizması geliştirmiştir. Yüksek MIC değerleri (minimum inhibitör konsantrasyon), in vitro, in vivo ve klinik etkinliğini etkileyen bu direnç mekanizmalarını geliştiren mantar suşlarına karşı test edilen flukonazol için karakteristiktir [ 8]. Ergosterol biyosentezinde yer alan enzimleri kodlayan genlerin aşırı ekspresyonu ve bu genler içindeki mutasyonlar sonucunda aminoasit dizilim değişiklikleri, ayrıca ilaç taşıyıcıları kodlayan genlerin aşırı ekspresyonu ve bu genlerin transkripsiyonunu düzenleyen transkripsiyon faktörleri içindeki mutasyonlar önemli rol oynar. Azole karşı Candida maya direnci [ 3 , 9 , 10 , 11]. Antimikrobiyal direnç mekanizmaları, birincil veya edinilmiş olarak sınıflandırılır ve patojenlerin spesifik veya edinilmiş özellikleriyle ilişkilidir. Genom değişkenliği (plastisite), konak yanıtı veya bir antifungal kemoterapötik ajanın etkisi gibi çevresel koşullara önemli adaptasyon mekanizmalarından biridir [ 12 ].

            Etkili ancak güvenli ilaçların azlığı sorunu, mikroorganizmaların direnç geliştirmediği yeni aktif antifungal bileşiklerin aranması ihtiyacını göstermektedir. Doğa, antimikrobiyal özelliklere sahip paha biçilmez bir ürün veya bileşik kaynağıdır [ 12 , 13 ]. Şu anda, mantar hastalıklarının ve enfeksiyonlarının önlenmesi ve tedavisinde potansiyel, umut verici terapötikler olarak güvenli doğal maddeler arayışında ifade edilen bir "doğaya dönüş" gözlemlenmektedir [ 14 ] . Literatür, lavanta yağı da dahil olmak üzere esansiyel yağların, özellikle kandidiyazis olmak üzere mantar enfeksiyonlarını kontrol ederken kemoterapötiklere etkili bir alternatif olabileceğini düşündürmektedir [ 13 , 15] .]. Uçucu yağların mikroorganizmalar üzerindeki etki mekanizması tam olarak anlaşılamamıştır, ancak çeşitli kimyasal bileşimleri, çok çeşitli biyolojik aktivite ve önemli antifungal özellikler ile sonuçlanır. Uçucu yağlar, biyolojik özelliklerini belirleyen terpenler ve terpenoidler (aldehitler, ketonlar, alkoller ve esterler dahil) gibi çok çeşitli uçucu bileşikler açısından zengindir [16 ] . Uçucu yağların antimikrobiyal etkileri birçok çalışmada ampirik olarak doğrulanmıştır, ancak etki şekli tam olarak aydınlatılamamıştır [ 14 , 17 , 18 , 19 , 20]. Uçucu yağların mantar hücrelerine karşı etki mekanizmalarının bakterilere karşı olanlarla kısmen paylaşıldığı bilinmektedir. Uçucu yağların bazı bileşenleri hücre zarının depolarizasyonuna neden olarak transmembran potansiyelini düşürürken kalsiyum iyonlarını ve iyon kanallarını taşıyan zar pompalarının işlevini etkiler. Azaltılmış bir pH gradyanı, ATP sentaz fonksiyonunu önleyerek hücre içi ATP içeriğini azaltır [ 21 ]. Chen ve ark. [ 22 ] dereotu tohumu esansiyel yağının C. albicans'ta mitokondriyal disfonksiyona neden olduğunu bulmuştur.. Bu yazarlar, yağın zara zarar verdiğini ve zardaki ergosterol miktarını azalttığını, bunun da geçirgenliğini artırdığını ve sonuç olarak sitoplazmik içeriğin sızmasına yol açtığını gösterdi. Çay ağacı yağının maya zarı hasarı üzerindeki etkisi, Cox ve ark. [ 23 ].

            Bu tür tedavilerin terapötik etkisini arttırmak için uçucu yağların sentetik antifungal ilaçlarla eşzamanlı uygulanmasına yönelik yeni stratejiler de önerilmiştir. Uçucu yağların kemoterapötik ajanlarla kombinasyon halinde uygulanması umut verici bir araştırma hattıdır [ 14 , 19 , 24 , 25]]. Böyle bir kombinasyonun avantajı, terapötik olarak onaylanmadan önce uzun vadeli araştırma ve büyük mali harcamalar gerektiren yeni sentezlenmiş kimyasal bileşiklerin aksine, hem kemoterapötik ajanların hem de bazı uçucu yağların insan ve hayvanlarda kullanım için onaylanmasıdır. ajanlar. Ayrıca, popüler antimikrobiyal ilaçların aşırı kullanımı sıklıkla mikroorganizmaların direnç geliştirmesine yol açar. Bu sorun, günümüzde kullanılan diğer antifungal ilaçlar arasında nispeten tasarruflu kabul edilen ve bu nedenle yaygın olarak kullanılan flukonazol durumunda da geçerlidir. Uçucu yağlar da dahil olmak üzere doğal kaynaklı bileşiklerle kombine tedavi, C. albicans'ta önemli bir azalmaya neden olabilir.flukonazol dahil azollere karşı direnç gelişimi. Ek olarak, flukonazolün antifungal aktivitesini artıran çok düşük konsantrasyonlardaki doğal katkı maddeleri, bu ilacın MİK değerlerini ve etkili terapötik dozlarını önemli ölçüde azaltabilir. Sonuç olarak, insanlar veya hayvanlar, yüksek dozda sentetik ilaçlarla ilişkili daha az yan etki yaşayacaktır. Son olarak, bu tür modern kombine tedavilerin hem ekonomik maliyetleri hem de olumsuz çevresel etkileri, geleneksel tedavilere kıyasla önemli ölçüde daha düşük olabilir.

            Klinik açıdan, mantarların uçucu yağlara duyarlılığını, bu mikroorganizmaların standart antifungal ilaçlara duyarlılığı ile ilgili olarak belirleyen karşılaştırmalı çalışmalar ve uçucu yağlarla kombinasyonları ile ilaçların etkilerini artırma olasılığı, değerlidir. Bu çalışmanın amacı, tıbbi lavantanın ( Lavandula angustifolia ) iki farklı çeşidinden ve çeşitli morfolojik kısımlarından elde edilen esansiyel yağların flukonazol ile kombinasyon halinde bir referans C. albicans suşuna karşı etkisini belirlemekti . Ek olarak, lavanta esansiyel yağının ana bileşenlerinden biri olan linalool için benzer karşılaştırmalı çalışmalar yapılmıştır. Çalışılan uçucu yağların flukonazol ile etkileşimlerinin değerlendirilmesiC. albicans ATCC 10231 suşu ve iki lavanta çeşidinden ('Blue River' ve 'Ellagance Purple') elde edilen esansiyel yağların aktivitelerinin ve bunların çeşitli morfolojik kısımlarının (çiçekler ve yapraklı saplar) karşılaştırılması bu çalışmanın yeniliğini temsil etmektedir.

            Git: 2. Sonuçlar

            tablo 1C. albicans ATCC 10231 suşuna karşı flukonazol ile birlikte L. angustifolia'nın ('Blue River' ve 'Ellagance Purple') iki çeşidinin ('Blue River' ve 'Ellagance Purple') çiçeklerinden ve yapraklı saplarından izole edilen uçucu yağların etkisine ilişkin araştırmanın sonuçlarını sunar , dama tahtası yöntemi kullanılarak gerçekleştirilir. Fraksiyonel inhibitör konsantrasyon indekslerinin (FICI'ler) elde edilen değerleri şu şekilde yorumlanmıştır: ≤0.5 olduğunda sinerjistik; >0,5 ancak ≤1 olduğunda ek; >1 ancak ≤4 olduğunda etkileşimsiz; >4 olduğunda antagonistik [ 26]. Lavanta çiçeği esansiyel yağlarının flukonazol ile kombinasyon halinde bireysel etkileşimlerinin sinerjistik olduğu bulundu ('Blue River' FICI-0.136; 'Ellagance Purple' FICI-0.264). Yapraklı saplardan izole edilen yağlarda ('Blue River' FICI-0.159; 'Ellagance Purple' FICI-0.431) ve lavanta yağının ana bileşenlerinden biri olan linalool ile flukonazolün kombinasyonunda da sinerjistik bir etki bulundu ( FICI-0.144). Üzerinde çalışılan iki lavanta çeşidinin çiçeklerinden ve yapraklı saplarından elde edilen esansiyel yağların ayrıntılı bileşimi önceki yayınımızda [ 27 ] açıklanmıştır. Toplamda, çalışılan uçucu yağlarda 47 kimyasal bileşik tanımlandı ve miktarları belirlendi. Lavanta esansiyel yağlarının ana bileşenlerinin içerikleri aşağıda gösterilmiştir.Şekil 1. Belirli uçucu yağların bileşimi, kültivara ve bitkinin morfolojik kısmına bağlı olarak önemli ölçüde değişiklik göstermiştir. Lavanta çiçeklerinden elde edilen uçucu yağların ana bileşenleri linalool, linalool asetat, lavandulol asetat ve α-terpineol idi, ancak bunların dağılımı incelenen çeşitlerde önemli ölçüde farklıydı. 'Ellagance Purple' çiçeklerinden elde edilen uçucu yağ, 'Blue River' çiçeklerine (%22,51) kıyasla neredeyse iki kat daha yüksek linalool içeriği (%40,12) ile karakterize edildi. Öte yandan, 'Blue River' çiçeği esansiyel yağı, 'Ellagance Purple'dan (sırasıyla %16,39 ve %4,97) daha fazla ester, linalool asetat (%23,16) ve lavandulol asetat (%10,73) içeriyordu. Yapraklı saplardan elde edilen uçucu yağların bileşimi, lavanta çiçeklerinden elde edilen uçucu yağlara kıyasla önemli ölçüde farklıydı. Yapraklı sapların esansiyel yağlarının ana bileşenleri borneol (%14,44–16,84), karyofilen oksit (%7,98–8,68), epi-bicyclosesquiphellandrene (%6,46–8,26), karyofilen (%6,05–7,11) ve okaliptol (%5,66–6,19) idi. %). Çiçeklerden elde edilen esansiyel yağların ana bileşenleri yapraklı saplardan elde edilenlerle karşılaştırıldığında, linalool asetat (% 1.28-1.83) ve lavandulol asetat (iz) içeriği gibi linalool içeriği önemli ölçüde daha düşüktü (% 4.90-5.76).27 ].
            İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-28-01176-g001.jpg'dir.
            Şekil 1
            'Blue River' (BR) ve 'Ellagance Purple' (EP) çeşitlerinin lavanta çiçekleri (F) ve yapraklı saplarından (LS) elde edilen esansiyel yağların ana bileşenleri (a, b—farklı harflerle değerler çiçeklerde veya yapraklılarda önemli ölçüde farklılık gösterir) p < 0.05'te iki farklı lavanta çeşidi arasında saplar ). tablo 1

            C. albicans ATCC 10231 suşuna karşı flukonazol ile kombinasyon halinde lavanta esansiyel yağları ve linalool aktivitesi .
            Flukonazol ile kombinasyon halinde lavanta çiçeklerinden elde edilen esansiyel yağlar
            'Mavi Nehir' (% v/v ) 0,125 0,016 0,128 0,136 sinerjik
            Flukonazol (μg/mL) 20 0,160 0,008
            'Ellagance Purple' (% v/v ) 0,250 0,062 0,248 0,264 sinerjik
            Flukonazol (μg/mL) 20 0,320 0,016
            Flukonazol ile kombinasyon halinde lavanta yapraklı saplarından elde edilen esansiyel yağlar
            'Mavi Nehir' (% v/v ) 0,250 0,032 0,128 0,159 sinerjik
            Flukonazol (μg/mL) 20 0,625 0,031
            'Ellagance Purple' (% v/v ) 0,625 0,250 0.400 0,431 sinerjik
            Flukonazol (μg/mL) 20 0,625 0,031
            Flukonazol ile kombinasyon halinde linalool
            Linalool (% v/v ) 0,125 0,016 0,128 0,144 sinerjik
            Flukonazol (μg/mL) 20 0,320 0,016
            Ayrı bir pencerede aç
            MIC—minimum inhibitör konsantrasyon; FIC—kısmi inhibitör konsantrasyon; FICI—kısmi inhibitör konsantrasyon indeksi; MIC 0 = tek başına bir örneğin MIC'si; MICc = En etkili kombinasyonun ayrı bir örneğinin MIC'si; Uçucu yağ veya linalool'un FIC'si = uçucu yağ veya linalool ile kombinasyon halinde MIC'si flukonazol/tek başına uçucu yağ veya linalool'un MIC'si; Flukonazolün FIC'si = Uçucu yağ veya linalool ile kombinasyon halinde flukonazolün MIC'si/tek başına flukonazolün MİK'si; FICI = Uçucu yağın FIC'si veya linalool + flukonazolün FIC'si. Sonuçların yorumlanması: FICI ≤0.5, sinerjik; FICI >0,5–1,0, ek; FICI >1,0–4,0, etkileşim yok; FICI >4.0, antagonistik [ 26 ].

            Git: 3. Tartışma

            Son yıllarda birçok bilimsel yayın, tıbbi lavantadan elde edilen esansiyel yağların biyolojik aktivitesi üzerine araştırmalar sunmuştur [ 24 , 27 , 28 , 29 , 30 , 31 , 32 , 33 , 34 , 35 ]. Çoğu kemoterapötikten daha az toksik olmakla birlikte geniş bir antifungal özellik yelpazesi sergilerler [ 15 , 34 , 35 ]. Diğer yazarlar tarafından yürütülen deneyler, lavanta esansiyel yağlarının C. albicans suşlarına karşı çeşitli aktiviteleri göstermiştir [ 31 , 32 ,33 , 35 ]. Soulaimani ve ark. [ 25 ], Thymus leptobotrys (FICI = 0.25), Origanum compactum (FICI = 0.26) ve Artemisia herba alba'dan (FICI = 0.27) elde edilen uçucu yağlarla flukonazol kombinasyonunun sinerjistik bir etkisi olduğunu göstermiştir . De Rapper ve ark. [ 34 ] , kloramfenikol (FICI = 1.0) ile kombinasyon halinde Candida albicans ATCC 10231'e karşı L. angustifolia yağının aditif etkisini ve nistatin ile kombinasyon halinde bunun eksikliğini (FICI = 1.14) gösterdi . Göger ve ark. [ 36 ], L. angustifolia'nın kombinasyonu için ilave bir etki bildirdi.C. albicans ATCC 10231'e (FICI: 0.53–1.5) ve C. albicans klinik suşuna (FICI: 0.53–1.0) karşı ketokonazol içeren uçucu yağlar . Diğer yazarlar, diğer uçucu yağların C. albicans suşlarına karşı farklı etkilerini deneysel olarak göstermiştir [ 14 , 18 , 35 ].

            Çalışmamızda lavanta yağlarının flukonazol ile kombinasyon halinde etkilerinin değerlendirilmesi, iki farklı çeşitten elde edilen uçucu yağların aktivitesi ve lavantanın morfolojik kısımları karşılaştırılarak dama tahtası yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Hesaplanan FICI değerleri, flukonazol ile etkileşimlerinin etkilerini değerlendirmek için kullanıldı. Flukonazol ile lavanta esansiyel yağlarının bireysel kombinasyonları analiz edildiğinde, tüm vakalarda pozitif sinerjistik etkiler kaydedildi. Sonuçlar, bireysel çeşitler arasında önemli farklılıklar göstermektedir; 'Blue River' lavanta esansiyel yağı, 'Ellagance Purple' ile karşılaştırıldığında daha yüksek bir antifungal aktivite sergilerken, flukonazol aktivitesinin gözlenen arttırıcı etkisi de 'Blue River' için daha güçlüydü. Test edilen her iki çeşitte de, Çiçeklerden elde edilen esansiyel yağlar, yapraklı saplardan elde edilen esansiyel yağlardan daha yüksek aktivite göstermiştir. İlginç bir şekilde, kompozisyonlarındaki önemli farklılıklara rağmen çiçeklerden (FICI = 0.136) ve yapraklı saplardan (FICI = 0.159) elde edilen esans yağı için benzer bir flukonazol aktivite artışı etkisi elde edildi. Bu gerçek, küçük bileşenlerin bile nihai etkide önemli bir rol oynayabildiği doğal kaynaklı ürünler söz konusu olduğunda etkileşim mekanizmalarının karmaşıklığını doğrulamaktadır. Önemli olan, çalışılana karşı sinerjistik bir etki kompozisyonlarındaki önemli farklılıklara rağmen. Bu gerçek, küçük bileşenlerin bile nihai etkide önemli bir rol oynayabildiği doğal kaynaklı ürünler söz konusu olduğunda etkileşim mekanizmalarının karmaşıklığını doğrulamaktadır. Önemli olan, çalışılana karşı sinerjistik bir etki kompozisyonlarındaki önemli farklılıklara rağmen. Bu gerçek, küçük bileşenlerin bile nihai etkide önemli bir rol oynayabildiği doğal kaynaklı ürünler söz konusu olduğunda etkileşim mekanizmalarının karmaşıklığını doğrulamaktadır. Önemli olan, çalışılana karşı sinerjistik bir etkiTest edilen tüm uçucu yağlarla flukonazol kombinasyonu için C. albicans suşu elde edildi; bu nedenle, hepsinin flukonazolün aktivitesini etkili bir şekilde artırabileceği sonucuna varılabilir. Bununla birlikte, belirli kombinasyonlar arasında gözlemlenen farklılıklar, nihai etkinin optimize edilmesinde çeşitli çeşitlerden elde edilen uçucu yağlar arasındaki farklılıkların dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca lavantanın sadece çiçekleri değil, yapraklı sapları da farmakolojik uygulamalar için değerli biyolojik olarak aktif bileşiklerin kaynağı olabilir. Lavantanın farklı çeşitlerinden ve morfolojik kısımlarından izole edilen esansiyel yağların flukonazol ile kombinasyon halinde C. albicans'a karşı etkinliği şimdiye kadar çalışılmamıştır.

            Linalool, lavanta çiçeği esansiyel yağlarının ana bileşenlerinden biridir. Yoğun vadi zambağı aromasına sahip doymamış monoterpen alkoller grubuna aittir. Hsu ve ark. [ 37 ] linaloolün Candida albicans ATCC 14053'e karşı antifungal aktivitesini doğrulayan çalışmaların sonuçlarını açıkladı . Dias ve ark. [ 38 ], linalool ayrıca C. albicans'ın klinik suşlarına karşı güçlü bir biyosidal aktivite ile karakterize edilir . Benzer sonuçlar Zore ve ark. [ 39 ], burada linaloolün 39 C. albicans klinik suşlarına karşı antifungal aktivitesi doğrulanmıştır. Araştırmacılar [ 39], linalool ve diğer beş terpenoidin flukonazol ile etkileşimlerini inceledi ve test edilen kombinasyonlar için sinerjistik bir etki rapor edildi. Linalool'ün diğer azol antibiyotiklerle sinerjisi Ponte ve ark. [ 40 ], Microsporum spp. ve Trichophyton spp. linalool varlığında ketokonazol ve itrakonazole daha duyarlı hale geldi. Çalışmamız, linalolün C. albicans ATCC 10231 suşuna (MIC = %0.125 v/v) karşı etkinliğini göstermiştir.); ayrıca flukonazol (FICI = 0.144) ile kombinasyonunun sinerjistik bir etkisi de gösterilmiştir. Linalool'ün belirlenen antifungal aktivitesi ve flukonazol ile etkileşiminin, bileşiminde sadece %22.51 linalool içeren 'Blue River' lavanta çeşidinin çiçeklerinden elde edilen uçucu yağa çok benzer olduğu kanıtlanmıştır. Bu gerçek, lavanta esansiyel yağlarının diğer bileşenlerinin de antifungal aktivite sergilediğini ve flukonazolün etkisini artırarak bu alanda daha fazla araştırma yapılmasını teşvik ettiğini düşündürmektedir.

            Biyolojik olarak önemli enzimlerin aktif bölgeleri ile çeşitli moleküllerin olası etkileşimlerinin teorik tahmininde faydalı bir araç, moleküler kenetlenme ve moleküler dinamik simülasyonudur. Bu yöntem kullanılarak, sentetik ve doğal bileşiklerin antifungal aktivitesi, mantar hücre duvarının sentezinden sorumlu enzim olan lanosterol 14-α-demetilazın aktif bölgeleri ile spesifik etkileşimlerinin görselleştirilmesinden ve hesaplanmasından tahmin edilebilir. Linalool'ün C. albicans'ın dirençli suşlarına karşı antifungal aktivitesine ilişkin son çalışmalar , moleküler yerleştirme ile gerçekleştirilen deneysel ve teorik çalışmalar arasında iyi bir korelasyon göstermiştir. Linalool'un muhtemelen C. albicans'a zarar verdiği bulunmuştur.hücre duvarı ve plazma zarı, lanosterol 14-α-demetilaz [ 41 ] dahil olmak üzere biyosentezlerinde yer alan üç önemli enzimle etkileşimi ile açıklanabilir . 60 bitki kökenli bileşik için gerçekleştirilen diğer moleküler yerleştirme çalışmaları, bunların 48'inin lanosterol 14-a-demetilaz [ 42 ] ile bağlanma afinitesi gösterdiğini ortaya koydu. İlginçtir ki, aralarında incelediğimiz lavanta esansiyel yağlarında bulunan bazı bileşikler vardır: karyofilen oksit (mükemmel bağlanma aktivitesi), geranil asetat (iyi bağlanma aktivitesi), borneol, karvon ve nerol (orta bağlanma aktivitesi). Bu, bu bileşiklerin varlığının lavanta esansiyel yağlarının C. albicans'a karşı etkinliğine de önemli ölçüde katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir., özellikle önemli ölçüde daha az miktarda linalool ve daha yüksek miktarlarda karyofilen oksit ve borneol içeren lavanta yapraklı saplarından elde edilen uçucu yağlarda.

            Kalemba ve Kunicka'ya [ 43 ] göre biyolojik aktivite, uçucu yağların ana bileşenlerinin kimyasal yapısına bağlıdır ve şu sırayla azalır: fenoller > aldehitler > ketonlar > alkoller > esterler > eterler > hidrokarbonlar. Çalışmamızda kullanılan lavanta yağları, yüksek oranda alkol ve ester (linalool, borneol, linalool asetat ve lavandulol asetat) içermesine rağmen, yüksek antifungal aktivite sergilediler ve çok etkili flukonazol arttırıcılar olduklarını kanıtladılar.

            Git: 4. Malzemeler ve Yöntemler

            4.1. Uçucu Yağların İzolasyonu ve Analizi

            Bitki ham maddesi, L. angustifolia'nın iki çeşidinin kurutulmuş çiçeklerini ve yapraklı saplarını içermektedir.: 'Mavi Nehir' ve 'Ellagance Purple'. Bitkiler, Batı Pomeranya Teknoloji Üniversitesi, Szczecin (Polonya) Bahçe Bitkileri Bölümü Deney İstasyonundan temin edildi. Lavanta, Szczecin'de tarla koşullarında yetiştirildi ve tam çiçeklenme aşamasında elle toplandı. Her parsel alanı 6 m uzunluğunda ve altı sıradan oluşmaktadır. Sıralar arası mesafe 50 cm sıra arası boşluk ile 1 m'dir. Tarla, pH değeri 6.5 olan, kalite sınıfı III olan tipik kara toprak toprağı üzerine kurulmuştur. Toplandıktan sonra lavanta, gölgeli bir laboratuvar odasında 4 hafta boyunca oda sıcaklığında havayla kurutuldu. Çalışmalardan hemen önce, kurutulmuş ham madde iki gruba ayrıldı: çiçekler ve yapraklı saplar. Yapraklı saplar yaklaşık olarak kesilirken çiçekler daha sonra bir havanda ezildi. 1 cm'lik parçalar ve bir laboratuvar değirmeninde öğütülür. Sonraki, tartılan numune (20.00 g), 1000 mL'lik yuvarlak tabanlı bir şişeye yerleştirildi, 400 mL damıtılmış suya daldırıldı ve bir Deryng aparatına bağlandı. Hidrodistilasyon işlemi 3 saat süreyle yapıldı ve elde edilen yağlar susuz sodyum sülfat üzerinde kurutuldu. Bu amaçla uçucu yağ içeren flakona 1,0 mL metilen klorür ve kurutucu ilave edildi. 24 saat buzdolabında bekletildikten sonra, kurutma maddesi süzme yoluyla uzaklaştırılmış ve çözücü buharlaştırılarak saf bir uçucu yağ elde edilmiştir. Lavantanın çeşitli çeşitlerinden ve morfolojik kısımlarından elde edilen uçucu yağların verimleri %0,48 ile %1,92 arasında değişmektedir. En yüksek verim, çiçeklerden izole edilen esansiyel yağlarda elde edildi: 'Ellagance Purple', %1,92; 'Mavi Nehir', %1,52. Yapraklı saplarda daha düşük verim elde edildi: 'Ellagance Purple', %0,65; 'Mavi Nehir', %0.48. Tüm uçucu yağların bileşimi, kütle seçici detektör (GC-MS) yöntemiyle gaz kromatografisi kullanılarak incelenmiştir. Kromatografik analizler, uçucu yağlar (0.02 mL) 1.0 mL aseton (pa) içinde çözüldükten sonra, 5973N kütle seçici detektörü ve 7683 Serisi Enjektör ile bir Agilent 6890N gaz kromatografı kullanılarak yapıldı. Numuneler (3 uL), optimize edilmiş koşullarda belirli bileşiklerin ayrılması için bir HP-5MSI kolonuna (30 m uzunluk, 0,25 mm iç çap, 0,25 um film kalınlığı) bölme (10:1) yoluyla enjekte edildi. Kolon sıcaklığı, 5 °C/dak'lık bir rampa oranıyla 60 °C'den (3 dakika tutun) 300 °C'lik bir nihai sıcaklığa (1 dakika tutun) programlandı. Enjektörün sıcaklığı 250°C'ye, MS kaynağının sıcaklığı 230°C'ye ve MS quad'ın sıcaklığı 150°C'ye ayarlandı; 1 akış hızına sahip helyum. Taşıyıcı gaz olarak 2 mL/dk kullanıldı. Uçucu yağların ana bileşiklerinin tanımlanması, kütle spektrumları ve tutma indekslerine (Ek malzemeler ). Tanımlamayı doğrulamak için bileşiklerin alıkonma indeksleri hesaplandı ve literatürle karşılaştırıldı [ 44 ]. Elde edilen kimyasal bileşim analizi sonuçları, her bir bileşik ve morfolojik kısım için ayrı ayrı tek yönlü çapraz sınıflandırma için varyans analizi kullanılarak istatistiksel olarak analiz edildi ve lavanta çeşitleri arasındaki farkların önemi, bir güven seviyesinde hesaplanan Student t-testi ile değerlendirildi. p ≤ 0,05. İstatistiksel analiz, PQStat v. 1.6.2 paketi (PQStat Sofware 1.6.2, Poznań, Polonya) kullanılarak yapıldı. 4.2. Mikrodilüsyon Dama Tahtası Yöntemi

            Lavanta esansiyel yağları, linalool (Merck, Darmstadt, Almanya) ve flukonazolün (2 mg/mL; RT Pharma, Lamarie) antifungal aktivitesini belirlemek için minimum inhibitör konsantrasyon (MIC) mikrodilüsyon deneyleri yapıldı. MİK değerleri , fungisidal etki nedeniyle görünür bulanıklığın ve C. albicans gelişiminin olmadığı konsantrasyonlar olarak kabul edildi . Elde edilen sonuçlar CLSI M27 tavsiyelerine göre doğrulandı [ 45 ]. Dimetil sülfoksit—DMSO (POCH, Gliwice, Polonya), lavanta esansiyel yağlarının istenen seyreltilerini hazırlamak için çözücü olarak kullanıldı. Gerçekleştirilen deneylerde, C. albicansAmerican Type Culture Collection'ın ATCC 10231 suşu kullanıldı. Mantarlar, indirgeyici kültür yoluyla %5 koyun kanı (Oxoid, UK) ortamı içeren bir Columbia Blood agar içine aşılandı ve 37 °C'de 48 saat süreyle inkübe edildi. Bu sürenin sonunda, çalışma türü kültürünün 2-5 tipik kolonisi toplandı ve izotonik ve steril %0.85'lik bir NaCl çözeltisi içinde süspanse edildi. Daha sonra, optik yoğunluk ölçümleri, yoğunluk ölçer (±0,1 ölçüm sapması ile, McFarland ölçeğine göre 0,00–3,00 aralığında) kullanılarak yapıldı ve bu da ortalama 1,5 × 108 miktarına karşılık gelen 0,5 MF bulanıklığa neden oldu .CFU/mL. Çalışmalarda steril, bölünmüş ve tek tek paketlenmiş 96 kuyulu düz tabanlı polistiren titrasyon plakaları kullanılmıştır. Her bir antimikrobiyal ajanın, 0,005 ila 200 arasında değişen glutamin ve fenol kırmızısı (Gibco, Thermo Fisher Scientific, Waltham, MA ABD) içeren kullanıma hazır bir Roswell Park Memorial Institute (RPMI) 1640 Kültür Ortamında bir dizi iki katlı dilüsyonları hazırlandı. flukonazol için µg/mL iken, lavanta esansiyel yağları ve linalool için konsantrasyon gradyanları %0,005–5 v/v idi . Bir sonraki aşamada, her kuyucuğa 0,005 mL C. albicans süspansiyonu ilave edildi ( 105'lik kuyudaki nihai konsantrasyonda).CFU/mL). DMSO'nun inhibe edici etkisini ve olası kontaminasyonları dışlamak için hem pozitif hem de negatif kontrol tahlilleri de yapıldı. Ortaya çıkan dama tahtası, mantar önleyici maddelerin bir konsantrasyon gradyanının bir kombinasyonunu içermekte olup, burada her bir maddenin en yüksek konsantrasyonunu içeren kuyucuklar, bir plakanın karşıt köşelerine yerleştirilmiştir. Kapatma işleminden sonra plaklar 35 ± 1 °C'de 48 saat inkübe edildi. İnkübasyondan sonra MIC, kontrol kuyularındaki büyümelerine kıyasla mantar suşlarında herhangi bir görünür büyüme ile sonuçlanmayan en düşük konsantrasyon olarak tanımlandı [ 46]. Tüm MİK belirlemeleri üç kopya halinde yapıldı. Esansiyel yağların ve flukonazolün MIC verileri, ikinci bir bileşik ile inhibe edici bir konsantrasyondaki antimikrobiyal konsantrasyonunun antimikrobiyalin kendi başına konsantrasyonuna oranı olarak tanımlanan fraksiyonel inhibitör konsantrasyona (FIC) dönüştürüldü [26 ] . Kombinasyon deneylerinde dama tahtası prosedürü Rosato ve arkadaşları tarafından tarif edilmiştir. lavanta esansiyel yağlarının flukonazol ile etkileşim tipini değerlendirmek için uygulandı [ 20 ]. Çeşitli çeşitlerden ve lavantanın morfolojik kısımlarından elde edilen uçucu yağların flukonazol ile kombinasyonları, aşağıdaki formüller kullanılarak FIC indeksi (FICI) hesaplanarak analiz edildi:
            uçucu yağ FIC _ =Uçucu yağın flukonazol ile kombine MİK değeri _ Tek başına uçucu yağın MİK değeri ,
            (1)

            Flukonazolün FIC'si _ =Uçucu yağ ile kombine edilmiş flukonazolün MİK değeri Tek başına flukonazolün MİK değeri ,
            (2)

            FICI = Uçucu yağın FIC değeri + flukonazolün FIC değeri . _ _
            (3)


            Linalolün flukonazol ile etkileşimini değerlendirmek için benzer çalışmalar yapılmış ve yukarıdaki formüllerde uçucu yağ yerine linalol konularak FIC ve FICI değerleri hesaplanmıştır. Elde edilen FICI değerleri şu şekilde yorumlanmıştır: ≤0.5 olduğunda sinerjik; >0,5 ancak ≤1 olduğunda ek; >1 ancak ≤4 olduğunda etkileşimsiz; >4 olduğunda antagonistik [ 26 ].

            Git: 5. Sonuçlar

            L. angustifolia'nın iki çeşidinden , 'Blue River' ve 'Ellagance Purple'dan izole edilen test edilen esansiyel yağlar, antifungal aktiviteye sahip doğal kaynaklı maddelerden oluşan umut verici bir grubu temsil eder. İncelenen doğal ürünlerin aktivitesine ilişkin çok ilginç bir gözlem, kompozisyon ve aktivitede gözlenen farklılıklara rağmen, yine yapraklı saplardan kaynaklanan incelenen tüm uçucu yağların, C. albicans'a karşı flukonazol ile kombinasyon halinde önemli bir sinerjistik etki göstermesiydi . gerilmek. Test edilen uçucu yağların flukonazol ile kanıtlanmış sinerjisi göz önüne alındığında, bu kombinasyonların etkinliğini in vivo çalışmalarla doğrulamak için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.

            Git: teşekkürler

            Yazarlar Labo-Wet Laboratuvarı, Szczecin, Polonya'ya teşekkür eder.

            Git: Tamamlayıcı Malzemeler

            Aşağıdaki destekleyici bilgiler https://www.mdpi.com/article/10.3390/molecules28031176/s1 adresinden indirilebilir : Tablo S1. GC–MS ile elde edilen Lavandula angustifolia 'Blue River' ve 'Ellagance Purple' çeşitlerinin çiçeklerinden ve yapraklı saplarından elde edilen uçucu yağlarda tanımlanan bileşiklerin tutma parametreleri ; Şekil S1. Lavandula angustifolia'nın 'Blue River' çeşidinin çiçeklerinden elde edilen esansiyel yağın kromatogramı ; Şekil S2. Lavandula angustifolia'nın 'Ellagance Purple' çeşidinin çiçeklerinden elde edilen esansiyel yağın kromatogramı ; Şekil S3. Lavandula angustifolia 'Blue River' çeşidinin yapraklı saplarından elde edilen esansiyel yağın kromatogramı; Şekil S4. Lavandula angustifolia'nın 'Ellagance Purple' çeşidinin yapraklı saplarından elde edilen esansiyel yağın kromatogramı ; Şekil S5. Lavandula angustifolia esansiyel yağlarında bulunan okaliptolün kütle spektrumu , NIST 02 kitaplığından alınan okaliptol standart kütle spektrumu ile karşılaştırıldığında; Şekil S6. Lavandula angustifolia esansiyel yağlarında bulunan linaloolün kütle spektrumu , NIST 02 kitaplığından alınan linalool standart kütle spektrumu ile karşılaştırıldığında; Şekil S7. Lavandula angustifolia esansiyel yağlarında bulunan borneolün kütle spektrumu , NIST 02 kitaplığından borneol standart kütle spektrumu ile karşılaştırıldığında; Şekil S8. Lavandula angustifolia'da bulunan linalool asetatın kütle spektrumuuçucu yağlar, NIST 02 kitaplığından alınan linalool asetat standart kütle spektrumu ile karşılaştırıldı; Şekil S9: Lavandula angustifolia esansiyel yağlarında bulunan lavandulol asetatın kütle spektrumu , NIST 02 kitaplığından lavandulol asetat standart kütle spektrumu ile karşılaştırıldığında; Şekil S10. Lavandula angustifolia esansiyel yağlarında bulunan karyofilenin kütle spektrumu , NIST 02 kitaplığından alınan karyofilen standart kütle spektrumu ile karşılaştırıldığında; Şekil S11. Lavandula angustifolia esansiyel yağlarında bulunan karyofillen oksidin kütle spektrumu , NIST 02 kitaplığından alınan karyofillen oksit standart kütle spektrumu ile karşılaştırıldığında; Şekil S12. linalool standardının kromatogramı; Şekil S13. NIST 02 kitaplığından alınan linalool standart kütle spektrumu ile karşılaştırılan linalool kütle spektrumu.
            Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (1,7M, zip)
            Git: Finansman Tablosu

            Bu araştırma herhangi bir dış finansman almamıştır.

            Git: Yazar Katkıları

            Kavramsallaştırma, MA-S., MD ve DS; metodoloji, MA-S.; biçimsel analiz, MA-S. ve MD; soruşturma, MA-S. ve DS; kaynaklar, MA-S., MD ve DS; veri iyileştirme, MA-S. ve Doktor; yazma—orijinal taslak, MA-S.; yazma—inceleme ve düzenleme, MA-S. ve Doktor; görselleştirme, MA-S.; gözetim, MA-S. ve Doktor; Tüm yazarlar çalışmaya önemli, doğrudan ve entelektüel katkılarda bulundular ve yayınlanması için onayladılar. Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

            Git: Kurumsal İnceleme Kurulu Beyanı

            Uygulanamaz.

            Git: Bilgilendirilmiş Onam Beyanı

            Uygulanamaz.

            Git: Veri Kullanılabilirliği Bildirimi

            Uygulanamaz.

            Git: Çıkar çatışmaları

            Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

            Git: Örnek Durumu

            Uçucu yağ örnekleri yazarlardan temin edilebilir.

            Git: Dipnotlar


            Sorumluluk Reddi/Yayıncının Notu: Tüm yayınlarda yer alan ifadeler, görüşler ve veriler yalnızca bireysel yazar(lar)a ve katkıda bulunan(lar)a aittir ve MDPI ve/veya editör(ler)e ait değildir. MDPI ve/veya editör(ler), içerikte atıfta bulunulan herhangi bir fikir, yöntem, talimat veya üründen kaynaklanan kişi veya mal yaralanmalarından sorumluluk kabul etmez.



            Git: Referanslar

            1. Al Thaqafi AH, Farahat FM, Al Harbi MI, Al Amri AF, Perfect JR Candida kan dolaşımı enfeksiyonunun tahmin edicileri ve sonuçları : Sekiz yıllık gözetim, batı Suudi Arabistan. Int. J. Inf. Dis. 2014; 21 :5–9. doi: 10.1016/j.ijid.2013.12.012. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            2. Al-Tawfiq JA, Memish ZA Hac'da ilaç direnci küreselleşmesi için potansiyel risk. klinik Mikrobiyoloji. bulaştırmak. 2015; 21 :109–114. doi: 10.1016/j.cmi.2014.11.013. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            3. Bhattacharya S., Sae-Tia S., Fries BC Candidiasis and Mechanisms of Antifungal Resistance. antibiyotikler. 2020; 9 :312. doi: 10.3390/antibiyotikler9060312. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            4. Martin MV Candida albicans enfeksiyonlarının tedavisinde flukonazol ve itrakonazol kullanımı : Bir gözden geçirme. J. Antimikrob. kimyager. 2000; 4 :555. doi: 10.1093/oxfordjournals.jac.a020880. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            5. Garbusińska A., Mertas A., Król W. Flukonazolün klinik Candida albicans suşlarına ve diğer Candida türlerine karşı antifungal aktivitesi – Çeşitli tıp merkezlerinde yürütülen in vitro araştırmaların gözden geçirilmesi . Ann. Acad. Med. Siller. 2011; 65 :29–37. (Lehçe) [ Google Scholar ]
            6. Sanguinetti M., Posteraro B., Lass-Flörl C. Candida türleri arasında antifungal ilaç direnci : Mekanizmalar ve klinik etki. Mikozlar. 2015; 2 :2–13. doi: 10.1111/myc.12330. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            7. Szweda P., Gucwa K., Kurzyk E., Romanowska E., Dzierżanowska-Fangrat K., Zielińska Jurek A., Kuś PM, Milewski S. Essential Oils, Silver Nanoparticles and Propolis as Alternative Agents Against Fluconazole Resistant Candida albicans , Candida glabrata ve Candida krusei Klinik İzolatları. Hintli J. Microbiol. 2015; 2 :175–183. doi: 10.1007/s12088-014-0508-2. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            8. Pfaller MA, Diekema DJ, Sheehan DJ Flukonazol ve Candida için yorum sınır değerleri yeniden gözden geçirildi: Antifungal duyarlılık testinin geleceği için bir plan. klinik Mikrobiyoloji. Rev. 2006; 2 :435–447. doi: 10.1128/CMR.19.2.435-447.2006. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            9. Lupetti A., Danesi R., Campa M., Del Tacca M., Kelly S. Azol antifungallerine karşı direncin moleküler temeli. Trendler Mol. Med. 2002; 2 :76–81. doi: 10.1016/S1471-4914(02)02280-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            10. Feng LJ, Wan Z., Wang XH, Li RY, Liu W. Flukonazol dirençli Candida albicans'ın antifungal direnci ile ERG11 genindeki mutasyonlar arasındaki ilişki. Çene. Med. J.2010 ; 5 :544–548. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            11. Munita JM, Arias CA Antibiyotik Direnci Mekanizmaları. Mikrobiyoloji. Spektr. 2016; 4 doi: 10.1128/microbiolspec.VMBF-0016-2015. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            12. Sardi JCO, Scorzoni L., Bernardi T., Fusco-Almeida AM, Mendes Giannini MJS Candida türleri: Mevcut epidemiyoloji, patojenite, biyofilm oluşumu, doğal antifungal ürünler ve yeni terapötik seçenekler. J.Med. Mikrobiyoloji. 2013; 62 :10–24. doi: 10.1099/jmm.0.045054-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            13. Spampinato C., Leonardi D. Candida enfeksiyonları, nedenleri, hedefleri ve direnç mekanizmaları: Geleneksel ve alternatif antifungal ajanlar. Biyomed. Res. Int. 2013; 2013 :204237. doi: 10.1155/2013/204237. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            14. Bhattacharya R., Rolta R., Dev K., Sourirajan A. Fungal patojenlerle savaşmak için uçucu yağların antibiyotiklerle sinerjik potansiyeli: Mevcut durum ve gelecek perspektifleri. fitoter. Res. 2021; 11 :6089–6100. doi: 10.1002/ptr.7218. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            15. Behmanesh F., Pasha H., Sefidgar AA, Taghizadeh M., Moghadamnia AA, Adib Rad H., Shirkhani L. Lavanta Esansiyel Yağı ( Lavandula angustifolia ) ve Clotrimazol'ün Candida albicans üzerinde Antifungal Etkisi : An In Vitro Study. Scientifica. 2015; 2015 :261397. doi: 10.1155/2015/261397. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            16. Nazzaro F., Fratianni F., De Martino L., Coppola R., De Feo V. Uçucu yağların patojenik bakteriler üzerindeki etkisi. İlaçlar. 2013; 12 :1451–1474. doi: 10.3390/ph6121451. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            17. Fadli M., Saad A., Sayadi S., Chevalier J., Mezrioui NE, Pagès JM, Hassani L. Thymus maroccanus ve Thymus broussonetii esansiyel yağlarının nozokomiyal enfeksiyona karşı antibakteriyel aktivitesi - Bakteriler ve antibiyotiklerle sinerjistik potansiyelleri. Bitki ilacı. 2012; 5 :464–471. doi: 10.1016/j.phymed.2011.12.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            18. Rosato A., Altini E., Sblano S., Salvagno L., Maggi F., de Michele G., Carocci A., Clodoveo ML, Corbo F., Fracchiolla G. Yeni Diklofenak ve Uçucu Yağ Kombinasyonlarının Sinerjistik Aktivitesi Farklı Candida spp. antibiyotikler. 2021; 6 :688. doi: 10.3390/antibiyotikler10060688. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            19. Adaszyńska-Skwirzyńska M., Szczerbińska D., Zych S. Lavanta esansiyel yağı ve linalolün gentamisin ile birleştirilmiş seçili bakteri suşları üzerinde antibakteriyel aktivitesi. Med. Islak. 2020; 176 :115–118. doi: 10.21521/mw.6279. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            20. Rosato A., Piarulli M., Corbo F., Muraglia M., Carone A., Vitali ME, Vitali C. Belirli gentamisin ve uçucu yağ kombinasyonlarının in vitro sinerjistik antibakteriyel etkisi. Curr. Med. kimya 2010; 28 :3289–3295. doi: 10.2174/092986710792231996. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            21. Bakkali F., Averbeck S., Averbeck D., Idaomar M. Uçucu yağların biyolojik etkileri—Bir inceleme. Gıda Kimyası Toksikol. 2008; 2 :446–475. doi: 10.1016/j.fct.2007.09.106. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            22. Chen Y., Zeng H., Tian J., Ban X., Ma B., Wang Y. Candida albicans'a karşı Anethum graveolens tohumlarından uçucu yağın antifungal mekanizması . J.Med. Mikrobiyoloji. 2013; 62 :1175–1183. doi: 10.1099/jmm.0.055467-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            23. Cox SD, Mann CM, Markham JL, Gustafson JE, Warmington JR, Wyllie SG Çay Ağacı Yağının Antimikrobiyal Etkilerinin Belirlenmesi. moleküller. 2001; 2 :87–91. doi: 10.3390/60100087. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            24. Adaszyńska-Skwirzyńska M., Szczerbińska D., Zych S. Lavanta ( Lavandula angustifolia ) Uçucu Yağının Etlik Piliçler İçin İçme Suyuna Katkı Maddesi Olarak Kullanımı ve Enrofloksasin ile İn Vitro Reaksiyonu. Hayvanlar. 2021; 6 :1535. doi: 10.3390/ani11061535. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            25. Soulaimani B., Varoni E., Iriti M., Mezrioui NE, Hassani L., Abbad A. Klinik Olarak İzole Edilmiş Dört Candida Suşuna Karşı Altı Uçucu Yağın Flukonazol veya Amfoterisin B ile Kombinasyon Halinde Sinerjistik Antikandidal Etkileri . antibiyotikler. 2021; 9 :1049. doi: 10.3390/antibiyotikler10091049. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            26. van Vuuren S., Viljoen A. Doğal ürünler arasındaki etkileşimi incelemek için bitki bazlı antimikrobiyal çalışmalar-yöntemler ve yaklaşımlar. Bitki Med. 2011; 11 :1168–1182. doi: 10.1055/s-0030-1250736. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            27. Adaszynska-Skwirzynska M., Dzieciol M. Lavandula angustifolia'nın farklı çeşitlerinden ve morfolojik kısımlarından elde edilen uçucu yağların kimyasal bileşimi ve antimikrobiyal aktivitesinin karşılaştırılması . J. Essent. Yağ Ayı. Bitkiler. 2018; 21 :1532–1541. doi: 10.1080/0972060X.2018.1526123. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            28. Cavanagh HM, Wilkinson JM Lavanta esansiyel yağının biyolojik aktiviteleri. Fitoterapi Arş. 2002; 4 :301–308. doi: 10.1002/ptr.1103. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            29. Hossain S., Heo H., De Silva BCJ, Wimalasena SHMP, Pathirana HNKS, Heo GJ Lavanta esansiyel yağının ( Lavandula angustifolia ) evcil kaplumbağa kaynaklı patojenik bakterilere karşı antibakteriyel aktivitesi. Laboratuvar Animasyon Res. 2017; 3 :195–201. doi: 10.5625/lar.2017.33.3.195. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            30. Kwiatkowski P., Łopusiewicz Ł., Kostek M., Drozłowska E., Pruss A., Wojciuk B., Sienkiewicz M., Zielińska-Bliźniewska H., Dołęgowska B. Lavanta Esansiyel Yağının Tek Başına ve Kombinasyon Halinde Antibakteriyel Aktivitesi MRSA Suşlarına karşı Octenidin Dihidroklorür ile. moleküller. 2019; 1:95 . doi: 10.3390/moleküller25010095. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            31. Puškárová A., Bučková M., Kraková L., Pangallo D., Kozics K. Altı esansiyel yağın antibakteriyel ve antifungal aktivitesi ve bunların insan HEL 12469 hücrelerine sito/genotoksisitesi. bilim 2017 ; 1 :8211. doi: 10.1038/s41598-017-08673-9. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            32. Bona E., Cantamessa S., Pavan M., Novello G., Massa N., Rocchetti A., Berta G., Gamalero E. Candida albicans'ın uçucu yağlara duyarlılığı: Antifungal ajanlara bir alternatif mi? J. Appl, Microbiol. 2016; 6 :1530–1545. doi: 10.1111/jam.13282. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            33. Adaszyńska-Skwirzyńska M., Szczerbińska D. Lavanta esansiyel yağının ( Lavandula angustifolia ) antimikrobiyal aktivitesi ve bunun piliçlerin üretim performansı üzerindeki etkisi. J. Animasyon Fizyol. Animasyon Nutr. 2018; 4 :1020–1025. doi: 10.1111/jpn.12907. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            34. de Rapper S., Viljoen A., van Vuuren S. Geleneksel Antimikrobiyal Ajanlarla Kombinasyon Halinde Lavandula angustifolia Uçucu Yağının İn Vitro Antimikrobiyal Etkileri . bariz. Temelli. Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2016; 2016 :2752739. doi: 10.1155/2016/2752739. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            35. Orchard A., Van Vuuren S., Viljoen A. Topikal Fungal Patojenlere Karşı Ticari Uçucu Yağ Kombinasyonları. Nat. Üretim komün. 2019; 14 :151–158. doi: 10.1177/1934578X1901400139. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            36. Göger G., Akçal Çomoğlu B., Işcan G., Demirci F. Ticari Lavanta (Lavandula angustifolia Miller) Esansiyel Yağlarının Ketokonazol İle Kombinasyonunun Bazı Candida Suşlarına Karşı Antikandidal Etkilerinin Değerlendirilmesi. Trak. Üniv. J. Nat. bilim 2020; 21 :13–19. doi: 10.23902/trkjnat.590839. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            37. Hsu CC, Lai WL, Chuang KC, Lee MH, Tsai YC Candida albicans'ta lifli büyüme ve biyofilm oluşumuna karşı linalolün inhibe edici aktivitesi . Med. Mikol. 2013; 5 :473–482. doi: 10.3109/13693786.2012.743051. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            38. Dias IJ, Trajano ERIS, Castro RD, Ferreira GLS, Medeiros HCM, Gomes DQC Candida spp. oral kandidiyazisli bireylerden izole edilmiştir. Braz. J. Biol. 2018; 2 :368–374. doi: 10.1590/1519-6984.171054. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            39. Zore GB, Thakre AD, Jadhav S., Karuppayil SM Terpenoidler, Candida albicans büyümesini, membran bütünlüğünü ve hücre döngüsünün durdurulmasını etkileyerek engeller. Bitki ilacı. 2011; 13 :1181–1190. doi: 10.1016/j.phymed.2011.03.008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            40. Ponte HAS, Lima MIO, Lima EO, Pereira FO Linalool, azol ilaçlara karşı dermatofit duyarlılığını modüle eder. Med. Mikol. 2020; 2 :272–274. doi: 10.1093/mmy/myz041. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            41. Medeiros CIS, de Sousa MNA, Filho GGA, Freitas FOR, Uchoa DPL, Nobre MSC, Bezerra ALD, Rolim LADMM, Morais AMB, Nogueira TBSS, et al. Linalool'ün vulvovajinal Candida albicans'ın flukonazole dirençli klinik suşlarına karşı antifungal aktivitesi ve bunun öngörücü etki mekanizması. Braz. J.Med. Biol. Res. 2022; 55 :e11831. doi: 10.1590/1414-431x2022e11831. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            42. Jadhav AK, Khan PK, Karuppayil SM Lanosterol 14 α-demetilaz (cyp51) enziminin potansiyel inhibitörleri olarak fitokimyasallar: Altmış molekül üzerinde bir in silico çalışma. Int. J.Uygulama eczane 2020; 12 :18–30. doi: 10.22159/ijap.2020.v12s4.40100. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            43. Kalemba D., Kunicka A. Uçucu yağların antibakteriyel ve antifungal özellikleri. Curr. Med. kimya 2003; 10 :813–829. doi: 10.2174/0929867033457719. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            44. Babushok VI, Linstrom PJ, Zenkevich IG Bitki esansiyel yağlarının sıklıkla bildirilen bileşikleri için tutma endeksleri. J. Phys. kimya Ref. Veri. 2011; 40 :1–47. doi: 10.1063/1.3653552. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            45. CLSI . Mayaların Broth Dilution Antifungal Duyarlılık Testi için Referans Yöntemi. 4. baskı Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü; Wayne, PA, ABD: 2017. CLSI standardı M27. [ Google Akademik ]
            46. ​​Avrupa Antimikrobiyal Duyarlılık Testi Komitesi (EUCAST) EUCAST Kesin dokümanı E.DEF 1.2: Bakterilerin antimikrobiyal ajanlara duyarlılığının belirlenmesine yönelik yöntemlere ilişkin terminoloji. klinik Mikrobiyoloji. bulaştırmak. Dis. 2002; 6 :503–508. [ PubMed ] [ Google Akademik ]

            Yorum yap

            Hazırlanıyor...
            X