Duyuru

Collapse
No announcement yet.

GÜL Yağı, Rosa damacena

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • GÜL Yağı, Rosa damacena

    GÜL



    Funda | 0,3-1,5m | 5-7 Aylar | C,Ar | Çiçekleri

    Gül, Rose, Rosa damacena MÜLLER

    Familyası: Gülgillerden, Rosengaewchse, Rosaceae

    Drugları: Gül çiçeğinin yaprakları; Rossae flos (eskiden; Flores Rosae)
    Gülün çiçek yaprakları kurutularak çay yapımında veya su buharı ile damıtılarak ve yahut da ekstresi yapılarak Gül yağı (gül esansı) elde edilir.

    Giriş: Vatanının Türkiye olduğu tahmin edilen Gülün günümüzde 400' den fazla çeşidi vardır. Bizi ilgilendiren Isparta gülü (Rosa damacena) ve Mayıs gülü (Rosa cenlifloria) en önemlileridir. Isparta gülü sonradan Bulgaristan ve Fas'ta yetiştirilmeye başlanmış olmasına rağmen bütün dünyada en çok gül yağı üretilen ülke Bulgaristan'dır. Türkiye Isparta gülünün üretimini artırmak için birçok ilde gül üretimi teşvik edilmiş fakat çiftçilerin Gül yetiştirilmesi ve Gül esansı elde edilmesini bilmediklerinden teşvikler başarısızlıkla neticelenmiştir. Genellikle Fransa'da yetiştirilen ve Mayıs Gülü Latince Rosa Centifolia diye anılan Gül daha çok parfüm yapımında kullanılmaktadır ve Türkiye'de Mayıs Gülü Van gülü diye anılır. Genellikle Almanya'da Kırmızı Gül Rosa Gallica L. Yetiştirilmekte ve bu gül öksürük ve bronşite karşı yapılan natürel ilaca karıştırılmaktadır. Isparta gülü ise genellikle aroma tedavisinde ve parfüm yapımında kullanılır.

    Botanik: Boyu 0,3-15m'yi bulur. Dalları dikenli, tüylü, bulunduğu yerden kökleri ile kısa sürede çevresine sürünerekten genişler ve zamanla büyük yer kaplar. Yaprakları karşılıklı iki çift ve sonda bir tek olmak üzere beş yapraktan meydana gelir. Bileşik yapraktır, yaprakları oval, kenarları kertikli, koyu yeşil renkli, üzeri pürtüklü ve damarları belirgincedir. Çiçeklerin taç yaprakları yetiştiği yöreye göre açık pembe, pembe, koyu pembe ve kırmızı renk tonlarına sahip olabilir. Taç yaprakları genellikle kalp şeklinde yan yana ve üst üste dizilerek katmerli bir tabaka oluşturur.

    Yetiştirilmesi: Gül Türkiye'nin hemen her bölgesinde, genellikle Orta Anadolu'da kolay yetişebilir fakat bilgisizlik verimsiz hasada neden olabilir. Bu nedenle çiçek yetiştiricilerin özel bir eğitimden geçirilmesi gerekir. Yaprak bitine karşı Güllerin yanına Lavanta ekilmelidir. Lavantanın olduğu yere bu haşere yanaşmaz. Şayet yaprak biti Güle dadanmış ise Isırgan suyu yapraklara püskürtülür. Isırgan otu toplanarak bir tencereye doldurulur. Üzerine su oldurulur. 3-4 sonra süzülerek Gül yapraklarına püskürtülür. Şayet sert olur ise yaprakları yakar.

    Hasat zamanı: En kaliteli Gül esansı biyolojik usullerle yani kimyasal ilaçlar (kimyasal gübre, böcek öldürücü ve insektisit) kullanılmadan elde edilen esanstır. Birçok ülkede inek pisliğinin iyice kurutulması ile elde edilen inek gübresi kullanılır. Böceklere karşı okaliptus esansı-Lavanta esansı ve Limon esansından 5'er damla bir kaşık balla karıştırılır ve sonra 10lt suda çözüldükten sonra güllere bu su fışkırtılır ise böcekler güllere gelmez. Bugün biyolojik (natürel) usullerle elde edilen Gül esansının (Gül eterik yağı, Gül uçucu yağı) 1kg'ı 15000 DM (Onbeşbin Alman Markı) tutmaktadır. Gül yağı zamanla daha kaliteli ve güzel kokulu bir hal alır bu nedenle Gül yağları siyah şişelerde muhafaza edilmeli ve şişenin kapağı gerekmedikçe açılmamalı zira oksitlenerek değerini kaybeder. Mümkün oldukça Gül yağının muhafaza edildiği yerde ısı değişimi fazla olmamalı, mümkünse aynı derecede muhafaza edilmelidir. Gül yağı 17-22C˚'de açık soluk sarı berrak bir renkte olup 14C˚'de kristalleşerek hafiften lapa görünümünü alır.
    Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş'te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar'da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddelerin 4 çeşit olduğu tespit edilmiş ve bunlarsan 100'ünün özellikleri bilinmektedir. Gül yağının bileşimindeki en önemli maddeler; Uçucu yağ türevleri (eterik yağ türevleri) teşkil eder.
    1) Eter yağlarından bazıları şunlardır; Citral (Sitral), Citronellol (Sitronellol), Geraniol, Eugenul, Farnesol, Linaldol, Linalool, Linalylacetat, Nerol, Phenylathylalkol (Feniletilalkol) ve β-Damacenon'u sayabiliriz.
    2) Ayrıca Tanen C, B, E ve K vitaminleri, Antocyanlar ve Flavonglikozitler içerir.

    Tesir şekli: Antidepresif, krampları çözücü, teskin edici, cinsel gücü artırıcı (Afrodit) bakterileri, virüsleri ve mikropları öldürücü, iltihapları önleyici, balgam söktürücü özelliklere sahiptir.

    Kullanılması:
    a) Ünivesitelerde Yapılan Klinik Araştırmalara göre;
    Depresyon, Panik Atak, Strese ve yetişkinlerin uyku kalitesinin iyileştirilmede etkilidir. Bayanlarda Menstrüasyon (adet halinde) halinde menstrüasyona bağlı baş ağrısı, yorgunluk, anksiyete ve şişkinliği, güvenilirliği ve geçerliliği kanıtlanmıştır. Premenstrüel Sendrom (Adet Öncesi Rahatsızlıklar); Ateş baş ağrısı, Baş ağrısı, unutkanlık, çarpıntı, ekstremitelerde ödem, şişkinlik, göğüslerde hassasiyet ve Parkinson Hastalığına karşı etkilidir. İran’da yapılan bir klinik araştırmada doğumun ilk aşamasında ağrı ve kaygıyı azaltmak için uygun ve etkili bir yöntemdir. Fareler üzerinde yapılan deneylerde Diyabette kaynaklanana Testis Hasarını önler.
    a) Komisyon E'ye göre Ağız içi ve yutak iltihaplanmasına karşı kullanılır.
    b) Aroma tedavisinde; baş ağrısı, halsizlik, zihinsel yorgunluk, nevralji, doğum zorlukları ve yüksek tansiyona karşı kullanılır.
    c) Halk arasında; baş ağrısı, stres, depresyon, sinirlilik, uykusuzluk, göz ve göz kapağı iltihapları, bulantı, kusma, kabızlık, iç kanamalara karşı ve de dişeti ve bademcik iltihapları ile cinsel gücü artırıcı olarak kullanılır.

    Çayı: Bir avuç kurutulmuş veya bir tutam taze takriben 5-10gr taç yaprağı (Gül yaprakları) demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilir ve 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Şayet gözler Gül demi ile pansuman yapılacak veya yıkanacak ise soğuması beklenir.

    Aroma tedavisi: Gül esansı yukarıdaki rahatsızlıklara karşı çeşitli metotlarla uygulanır. Gül esansı su buharı damıtması (destilasyon) veya ekstraksiyon ile elde edilir. Gül esansından 5-15damla Aroma lambasının gazına karıştırılır ve lamba yakılır. Aroma çanağına bir bardak su konur ve içine 5-10damla gül esansı ilave edilir ve çanağın altındaki mum yakılır. Şayet aroma lambası ve aroma çanağı yoksa bir bardak suya 5-10damla Gül esansı damlatılarak pencere önüne konur. Bu şekilde havaya karışan Gül esansının birleşimindeki maddeler burnumuzdan beyine tesir ederek baş ağrısı, halsizlik, zihinsel yorgunluğa karşı iyi gelir.

    Gül sirkesi: 1lt'lik bir şişeye Gül çiçeklerinin taç yaprakları doldurulur ve üzerine kalitelisinden sirke ilave edilir ve de sirke taç yapraklarını tamamen kapatmalıdır. Pencere önünde 4-6hafta bekletildikten sonra süzülerek Gül sirkesi elde edilir. Gül sirkesi gargara yapmak için, göze damlatmak için ve dahilen günde 3-4defa 1 tatlı kaşığı alınarak kullanılır.

    Gül reçeli: Gülün taç yaprakları kadar şeker ile birlikte bir miktar su ile hafif ateşte 2-3saat pişirilir ve soğuduktan sonra bir limon sıkılarak suyu ilave edilir ve reçel yapılır.
    Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Bana dünyalık 4 şey sevdirildi; kadın, namaz, oruç ve güzel koku” buyurmuşlardır.(Hadis-i Şerif)

    Gül suyu: Gül suyu ile yüz ve eller yıkanır ise cilde tazelik ve canlılık verir ve yaraları iyileştirir.

    Gül merhemi: Gülün taç yapraklarından bir ölçü 100gr, bir ölçü 100gr Mastı çiçeği, üç ölçü 300gr Sinir otu, bir ölçü 100gr Koyungözü otu, bir ölçü 100gr Menekşe otu 250gr Parafin ve 250gr Vazelin ile karıştırılır. (parafin ve vazelin hafif eritildikten sonra). 3-4gün bekletildikten sonra yine hafif ısıtılarak süzülür ve Gül merhemi elde edilir. bu deri pomadı yapılırken Parafin ve Vazelin bulunamaz ise yerine 500gr Koyunun kuyruk yağı kullanılabilir. Bu deri pomadı her türlü deri hastalıklarına karşı kullanılabilir.

  • #2
    Yetişkinlerde anksiyete, depresyon ve stresin tedavisi için Rosa Damascena değirmeni: Randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve doz-yanıt meta-analizi

    Taravat Rasooli 1, Morteza Nasiri 2 3, Zeynab Kargarzadeh Aliabadi 4, Muhammed Rıza Rajabi 5, Shahoo Feizi 6, Mahya Torkaman 2 7, Sahar Keyvanloo Shahrestanaki 8 9, Meisam Mohsenikhah 10, Mesut Rızai 8 9, Muhammed Abbasi 11
    Bağlantılar yıkılmak Bağlantılar

    • 1Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı, Ahvaz, İran.
    • 2Öğrenci Araştırma Komitesi, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Şiraz, İran.
    • 3Ameliyathane Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Yüksekokulu, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Şiraz, İran.
    • 4Klinik Psikoloji Bölümü, Psikoloji ve Eğitim Bilimleri Fakültesi, Semnan Üniversitesi, Semnan, İran.
    • 5Shahed Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, Tahran, İran.
    • 6Öğrenci Araştırma Komitesi, Tıbbi Cerrahi Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Okulu, İran Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran, İran.
    • 7Öğrenci Araştırma Komitesi, Kerman Tıp Bilimleri Üniversitesi, Kerman, İran.
    • 8Öğrenci Araştırma Komitesi, İran Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran, İran.
    • 9Hemşirelik Bakımı Araştırma Merkezi (NCRC), Hemşirelik ve Ebelik Okulu, İran Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran, İran.
    • 10Öğrenci Araştırma Komitesi, Toplum ve Ruh Sağlığı Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Okulu, Gonabad Tıp Bilimleri Üniversitesi, Gonabad, İran.
    • 11Tıbbi-Cerrahi Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Okulu, Kum Tıp Bilimleri Üniversitesi, Kum, İran.
    Soyut

    Son araştırmalar, Rosa Damascena Mill'in (RDM) antianksiyete, antidepresan ve anti-stres özelliklerine ilişkin çelişkili bulgular bildirmiştir. Bu nedenle, yetişkinlerde anksiyete, depresyon ve stresin tedavisinde RDM'nin etkileri üzerine mevcut sistematik inceleme ve meta-analiz yapılmıştır. Cochrane Central Register of Controlled Trials, PubMed, Scopus, Web of Science, Embase, ProQuest ve Scientific Information Database'in çevrimiçi veri kaynakları, başlangıçtan 30 Haziran 2021'e kadar araştırıldı. Etkileri inceleyen randomize kontrollü çalışmalar (RKÇ'ler) RDM'nin (herhangi bir uygulama biçiminde) yetişkinlerin anksiyetesi, depresyonu ve stresi üzerindeki etkisi dahil edilmiştir. Verileri bir araya toplamak için rastgele etkiler modeli uygulandı ve toplam 32 yayın dahil edildi. Meta-analizin sonuçları, RDM uygulamasının durumluk kaygıyı önemli ölçüde azalttığını ortaya koydu (etki büyüklüğü [ES]: 24, standardize ortalama fark [SMD]: -1,74, %95 güven aralığı [CI]: -2,29, -1,20; p < 0,001), depresyon (ES: 7, SMD: -0,87, %95 GA: -1,47, -0,28; p = 0,004) ve stres (ES: 4, SMD: -1,33, %95 GA: -1,98) , -0.69; p < .001). Ancak tedavinin sürekli kaygı üzerinde anlamlı bir etkisi yoktu (ES: 6, ağırlıklı ortalama fark: -0,75, %95 GA: -1,93, 0,43; p = 0,214). Toplam uygulama dozajı ve/veya RDM süresi ile durumluk anksiyete ve depresyondaki değişiklikler arasındaki ilişki doza bağımlı değildi. Çoğu RKÇ, Cochrane önyargı riski değerlendirme aracına dayanan adil bir metodolojik kaliteye sahipti. Ayrıca, Önerilerin Değerlendirilmesi, Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesinin Derecelendirilmesi (GRADE) yaklaşımına göre kanıt kalitesi çok düşük ile orta arasında değişiyordu. Bu nedenle, RDM'nin yetişkinlerde anksiyete, depresyon ve stres tedavisinde kullanımına ilişkin güvenilir sonuçlara varmak için daha fazla yüksek kaliteli RKÇ'lere ihtiyaç vardır.

    Anahtar Kelimeler: Rosa Damascena; endişe; şam gülü; depresyon; stres bozuklukları.

    Yorum yap


    • #3
      Rosa damascena'nın yetişkinlerin uyku kalitesini iyileştirmeye etkisi: randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi

      Muhammed Sadegh Ghorbani Rami 1, Morteza Nasiri 2, Muhammed Sadegh Aghili Nasab 3, Zohre Caferi 4, Mahya Torkaman 5, Shahoo Feizi 6, Behnam Farahmandnia 7, Masoomeh Asadi 8
      Bağlantılar yıkılmak Bağlantılar
      • 1Hemşirelik Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Yüksekokulu, Babol Tıp Bilimleri Üniversitesi, Babol, İran. Elektronik adres: Ms.ghorbani@mubabol.ac.ir.
      • 2Öğrenci Araştırma Komitesi, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Şiraz, İran; Ameliyathane Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Yüksekokulu, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Şiraz, İran. Elektronik adres: M_nasiri@sums.ac.ir.
      • 3Öğrenci Araştırma Komitesi, Hemşirelik ve Ebelik Okulu, Shahid Beheshti Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran, İran. Elektronik adres: Sadegh.aghili@sbmu.ac.ir.
      • 4Hemşirelik Bölümü, İslami Azad Üniversitesi, Khorramabad Şubesi, Khorramabad, İran. Elektronik adres: Z.jafari@khoiau.ac.ir.
      • 5Öğrenci Araştırma Komitesi, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Şiraz, İran; Öğrenci Araştırma Komitesi, Kerman Tıp Bilimleri Üniversitesi, Kerman, İran. Elektronik adres: Mahya.torkman@yahoo.com.
      • 6Öğrenci Araştırma Komitesi, Tıbbi Cerrahi Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Okulu, İran Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran, İran. Elektronik adres: Shaho.faizy1992@gmail.com.
      • 7Psikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalı, Hemşirelik ve Ebelik Yüksekokulu, Dezful Tıp Bilimleri Üniversitesi, Dezful, İran. Elektronik adres: Farahmandnia.b@dums.ac.ir.
      • 8Abadan Tıp Bilimleri Üniversitesi, Ameliyathane Hemşireliği Bölümü, Abadan, İran. Elektronik adres: Asadi.masoomeh@ymail.com.
      Soyut


      Arka plan: Son çalışmalar, Rosa damascena'nın uyku kalitesi üzerindeki potansiyel etkilerine ilişkin kesin olmayan sonuçlar bildirmiştir. Bu nedenle, bu derleme, aromaterapinin ve Rosa damascena'nın oral alımının yetişkinlerin uyku kalitesi üzerindeki etkilerine ilişkin paralel grup ve çapraz randomize kontrollü çalışmaların (RKÇ) bulgularını özetlemeyi amaçlamıştır.

      Yöntemler: PubMed, Scopus, Web of Science Core Collection, Embase, CENTRAL, ProQuest, CINAHL, SID ve MagIran'ın elektronik veri kaynakları başlangıçtan 30 Haziran 2021'e kadar arandı. İlk aramada bulunan 1341 yayından 10'u RCT'ler bu inceleme için uygun kabul edildi. Önyargı riskini değerlendirmek için Cochrane önyargı riski değerlendirme aracı kullanıldı. Yeterli veri, Stata yazılımı (versiyon 11.2) kullanılarak rastgele etkiler modeliyle istatistiksel olarak bir araya getirildi; aksi takdirde bir anlatı özeti sunuldu.

      Sonuçlar: Sistematik incelemeye göre, Rosa damascena'nın solunması ve ağızdan alınması uyku ile ilgili bazı sonuçları iyileştirebilir. Yedi etki büyüklüğünün birleştirilmiş analizi, Rosa damascena ile inhalasyon aromaterapisinin uyku kalitesini önemli ölçüde iyileştirdiğini ortaya çıkardı (standartlaştırılmış ortalama fark: 2,24; %95 güven aralığı: 1,01-3,48; P < 0,001). Çoğu RKÇ'nin metodolojik kalitesi orta düzeydeydi ve iki RKÇ, baş ağrısı, bulantı, kusma ve sık hapşırma gibi tedavinin olumsuz etkilerini bildirdi.

      Sonuç: Rosa damascena'nın uygulanması tamamlayıcı ve alternatif tıpta yetişkinlerin uyku kalitesinin iyileştirilmesinde umut verici bir yaklaşım gibi görünmektedir. Bununla birlikte, çoğu RCT'nin adil metodolojik kalitesi ve bildirilen yan etkiler göz önüne alındığında, yetişkinlerin uyku kalitesinin iyileştirilmesi için Rosa damascena'nın kullanımına ilişkin kanıta dayalı bir sonuca varmak için daha fazla yüksek kaliteli RCT'lerin yapılması gerekmektedir.

      Prospero no: CRD42020211778.

      Anahtar Kelimeler: Şam gülü; Gözden geçirmek; Rosa damascena; Uyku hijyeni.

      Telif Hakkı © 2021 Elsevier BV Tüm hakları saklıdır.

      Yorum yap


      • #4
        Rosa damascena'nın (Şam gülü) menstruasyona bağlı ağrı, baş ağrısı, yorgunluk, anksiyete ve şişkinlik üzerindeki etkileri : Randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi

        Seyedeh Atefeh Koohpayeh , Meimanat Hosseini , 1 Morteza Nasiri , 2 ve Masoud Rezaei 3
        Yazar bilgileri Makale notları Telif Hakkı ve Lisans bilgileri PMC Yasal Uyarı
        Öğrenci Araştırma Komitesi, Toplum Sağlığı Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Yüksekokulu, Shahid Beheshti Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran, İran
        1 Toplum Sağlığı Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Yüksekokulu, Shahid Beheshti Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran, İran
        2 Öğrenci Araştırma Komitesi, Ameliyathane Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Yüksekokulu, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Şiraz, İran
        3 Hemşirelik Bakımı Araştırma Merkezi, Hemşirelik ve Ebelik Okulu, İran Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran, İran
        Yazışma adresi: Dr. Meimanat Hosseini, Toplum Sağlığı Hemşireliği Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Okulu, Shahid Beheshti Tıp Bilimleri Üniversitesi, Niyayesh Kompleksi, Niyayesh Kesiti, ValiAsr St., PO Box: 1919973361, Tahran, İran. E-posta: ri.ca.umbs@iniesoh_m
        Şuraya git:

        Soyut
        Son çalışmalar, Rosa damascena'nın primer dismenore (PD) ve adet öncesi sendromun (PMS) sonuçları üzerindeki terapötik etkilerine ilişkin sonuçsuz sonuçlar bildirmiştir. Bu nedenle, bu çalışmanın, bu tedavinin birincil sonuç olarak menstruasyona bağlı ağrı ve ikincil sonuçlar olarak menstruasyona bağlı baş ağrısı, yorgunluk, anksiyete ve şişkinlik üzerindeki etkilerine ilişkin randomize kontrollü çalışmaların (RKÇ) bulgularını özetlemesi amaçlanmaktadır. Bu çalışma, tedavi grupları için aromaterapi, topikal tedavi veya R. damascena ürünlerinin oral alımına ilişkin paralel grup ve çapraz RKÇ'leri plasebo, tedavi edilmeyen veya geleneksel tedavi gruplarına göre değerlendirdi. Yedi elektronik veritabanı (Web of Science Core Collection, Scopus, Embase, CENTRAL, CINAHL, SID, ve MagIran) ve bir arama motorunda (PubMed) başlangıçtan 15 Ocak 2021'e kadar arandı. İlk aramada bulunan 1468 denemeden, potansiyel olarak alakalı 983 makale başlık ve özete göre tarandı. 13 çalışmanın tam metnini dahil etme kriterlerine uygunluk açısından inceledikten sonra, yedi çalışmanın bu incelemeye uygun olduğu değerlendirildi. Verileri bir araya toplamak için rastgele etkiler modeli kullanıldı; aksi takdirde bir anlatı özeti sunuldu. Alınan çalışmalar, 18-35 yaşları arasındaki Parkinson hastalığı veya PMS'li kadınlar üzerinde yürütülmüştür. Müdahale ve karşılaştırma kollarının toplam örneklem büyüklüğü 276 ve 272 idi. Sonuçlar, R. damascena'nın adetle ilişkili ağrı üzerinde anlamlı olmayan bir hafifletici etkiye sahip olduğunu gösterdi (ağırlıklı ortalama fark [WMD]: -0,47; %95 güven aralığı [CI) ]: -1,25, 0,31; Potansiyel olarak alakalı 983 makale, başlık ve özete göre tarandı. 13 çalışmanın tam metnini dahil etme kriterlerine uygunluk açısından inceledikten sonra, yedi çalışmanın bu incelemeye uygun olduğu değerlendirildi. Verileri bir araya toplamak için rastgele etkiler modeli kullanıldı; aksi takdirde bir anlatı özeti sunuldu. Alınan çalışmalar, 18-35 yaşları arasındaki Parkinson hastalığı veya PMS'li kadınlar üzerinde yürütülmüştür. Müdahale ve karşılaştırma kollarının toplam örneklem büyüklüğü 276 ve 272 idi. Sonuçlar, R. damascena'nın adetle ilişkili ağrı üzerinde anlamlı olmayan bir hafifletici etkiye sahip olduğunu gösterdi (ağırlıklı ortalama fark [WMD]: -0,47; %95 güven aralığı [CI) ]: -1,25, 0,31; Potansiyel olarak alakalı 983 makale, başlık ve özete göre tarandı. 13 çalışmanın tam metnini dahil etme kriterlerine uygunluk açısından inceledikten sonra, yedi çalışmanın bu incelemeye uygun olduğu değerlendirildi. Verileri bir araya toplamak için rastgele etkiler modeli kullanıldı; aksi takdirde bir anlatı özeti sunuldu. Alınan çalışmalar, 18-35 yaşları arasındaki Parkinson hastalığı veya PMS'li kadınlar üzerinde yürütülmüştür. Müdahale ve karşılaştırma kollarının toplam örneklem büyüklüğü 276 ve 272 idi. Sonuçlar, R. damascena'nın adetle ilişkili ağrı üzerinde anlamlı olmayan bir hafifletici etkiye sahip olduğunu gösterdi (ağırlıklı ortalama fark [WMD]: -0,47; %95 güven aralığı [CI) ]: -1,25, 0,31; yedi çalışma bu inceleme için uygun görüldü. Verileri bir araya toplamak için rastgele etkiler modeli kullanıldı; aksi takdirde bir anlatı özeti sunuldu. Alınan çalışmalar, 18-35 yaşları arasındaki Parkinson hastalığı veya PMS'li kadınlar üzerinde yürütülmüştür. Müdahale ve karşılaştırma kollarının toplam örneklem büyüklüğü 276 ve 272 idi. Sonuçlar, R. damascena'nın adetle ilişkili ağrı üzerinde anlamlı olmayan bir hafifletici etkiye sahip olduğunu gösterdi (ağırlıklı ortalama fark [WMD]: -0,47; %95 güven aralığı [CI) ]: -1,25, 0,31; yedi çalışma bu inceleme için uygun görüldü. Verileri bir araya toplamak için rastgele etkiler modeli kullanıldı; aksi takdirde bir anlatı özeti sunuldu. Alınan çalışmalar, 18-35 yaşları arasındaki Parkinson hastalığı veya PMS'li kadınlar üzerinde yürütülmüştür. Müdahale ve karşılaştırma kollarının toplam örneklem büyüklüğü 276 ve 272 idi. Sonuçlar, R. damascena'nın adetle ilişkili ağrı üzerinde anlamlı olmayan bir hafifletici etkiye sahip olduğunu gösterdi (ağırlıklı ortalama fark [WMD]: -0,47; %95 güven aralığı [CI) ]: -1,25, 0,31;P = 0,234). Bu tür bulgular menstruasyona bağlı anksiyete için de bulunmuştur (WMD: -0,40; %95 GA: -0,91, 0,11; P = 0,125). Bununla birlikte, tedavi adetle ilişkili baş ağrısını (WMD: -0,42; %95 GA: -0,74, -0,11; P = 0,008), yorgunluğu (WMD: -0,48; %95 GA: -0,87, -0,09; P ) önemli ölçüde azalttı = 0,015) ve şişkinlik (WMD: -0,72; %95 GA: -1,21, -0,22; P = 0,005). R. damascena'nın menstrüasyona bağlı ağrı ve anksiyete üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığından, farklı dozaj ve süreler kullanılarak tedavinin bu semptomlar üzerindeki etkilerini değerlendirmek için metodolojik kalitesi iyileştirilmiş ileri çalışmalar yapılması önerilmektedir.

        Anahtar Kelimeler: Dismenore, bitkisel ilaç, adet görme, gözden geçirme, Rosa damascena
        Şuraya git:

        giriiş
        Menstruasyonla ilişkili semptomlar (MRS'ler), ergen kızlarda ve genç erişkinlerde sık görülen jinekolojik şikayetlerdir.[ 1 ] Bu semptomlar arasında dismenore, ağır adet kanaması, baş ağrıları, adet öncesi karın ağrısı ve farklı prevalans oranlarına sahip adet öncesi duygudurum bozuklukları yer alır.[ 2 , 3 ] Adet döneminde MRS'li kadınlar psikolojik, fiziksel, davranışsal ve sosyal alanlarda düşük bir yaşam kalitesi yaşamaktadır.[4] Ayrıca MRS'ler, iş verimliliği kaybı ve maliyet nedeniyle bireylere önemli ekonomik yükler getirebilmektedir. tıbbi randevular, reçetesiz ilaçlar ve tıbbi tedaviler.[ 5 ]

        Son zamanlarda, bitkisel ilaçları da içeren bazı tamamlayıcı ve alternatif tıp (TAT) yaklaşımları, başta İran geleneksel tıbbında (ITM) olmak üzere dünya çapında yaygın olarak görülen MRS'lerin yönetimi konusunda araştırmacıların dikkatini çekmiştir.[ 6 , 7 , 8 , 9 , 10 , 11 , 12 ] Yaygın olarak Şam gülü olarak bilinen Rosa damascena ( R. damascena ), MRS'lerin tedavisinde farklı uygulama şekillerinde kullanılmıştır.[ 13 , 14 ] ITM'de, R. damascena çiçeklerinin kaynatılması, adet kanaması ve diğer adet sorunları durumunda.[ 15, 16 ] Üstelik R. damascena , anti-spazmodik özelliklerinden dolayı primer dismenore (PD) tedavisinde önemli bir Unani ilacı olarak kabul edilmektedir.[14 ] Tayvan'da şiddetli adet semptomları olan kadınlar, menstrüasyondan önce gül çayını kullanırlar. hormonal salgıyı düzenler ve ağrılı ve düzensiz dönemleri yönetir.[ 17 ] Ayrıca, geleneksel Hint tıbbında R. damascena'nın yaprakları rahim kanamasını ve adet kanamasını tedavi etmek için kullanılır.[ 15 ]

        Günümüzde R. damascena'nın hem oral hem de inhale kullanımının farklı MRS'ler üzerindeki etkileri araştırılmıştır; ancak bulgular çelişkilidir.[ 18 , 19 , 20 , 21 , 22 , 23 , 24 , 25 , 26 , 27 , 28 ] Son araştırmalar R. damascena'nın solunması ve ağızdan alınmasının bazı psikolojik, fiziksel, ve adet öncesi sendromun (PMS) sosyal sonuçları.[ 18 , 19 , 25 ] Diğer çalışmalar, takviyeninParkinson hastalığı sırasında R. damascena ekstraktı yalnızca şişkinlik ve terleme[ 24 ] veya ağrı ve yorgunluk üzerinde hafifletici etkilere neden oldu.[ 22 ] Öte yandan, bir çalışma, mefenamik asit ve R. damascena kapsülleri alan öğrenciler arasında benzer adet dönemi ağrısı oranları bildirdi. [ 23 ] Ayrıca bazı çalışmalar, R. damascena esansiyel yağı ile karın bölgesine yapılan aromaterapi masajının, adet ağrısına karşı, adetin ikinci döngüsünde tek başına yapılan masaja göre daha etkili olduğunu göstermiştir.[ 20 , 21 ]

        Günümüzde kadın sağlığı, ailenin ve toplumun sağlığını etkileyebileceği için ciddi bir dikkat gerektirmektedir.[ 29 ] Düşük gelirli ülkelerin çoğunda, kadınlar MRS tedavisi için kendi reçeteleriyle şifalı bitkiler kullanmaktadır ve sağlık hizmeti sağlayıcıları, bu bitkisel ilaçları rutin olarak reçete etmemektedir. kanıta dayalı raporların eksikliği.[ 8 ] Ancak bazı gelişmiş ülkelerde sağlık hizmeti ortamında MRS'ler için farklı şifalı bitkiler reçete edilmektedir.[ 6 ] Her ne kadar R. damascena son zamanlarda farklı toplumlarda bitkisel ilaç olarak kullanılıyor olsa da ,[ 14 , 15] bilgimiz dahilinde, bu bitkisel ilacın MRS tedavisindeki potansiyel etkilerine ilişkin son araştırmaların çelişkili bulgularını henüz sentezleyen hiçbir inceleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu derleme, R. damascena'nın birincil sonuç olarak menstruasyona bağlı ağrı ve menstruasyona bağlı baş ağrısı, yorgunluk, anksiyete ve şişkinlik üzerindeki etkilerine ilişkin güncel randomize kontrollü çalışmaların (RKÇ'ler) bulgularını özetlemek ve istatistiksel olarak bir araya getirmek için gerçekleştirilmiştir. ikincil sonuçlar olarak.

        Şuraya git:
        Malzemeler ve yöntemler
        Arama stratejisi
        İlgili makalelere ulaşmak için Web of Science Core Collection, Embase, Scopus, Cochrane Central Register of Controlled Trials ve Cumulative Index to Nursing and Allied Health Literatür (Artı Tam Metinli) dahil olmak üzere beş elektronik veri tabanını araştırdık. Ayrıca PubMed arama motorunda ve Bilimsel Bilgi Veritabanı ( http://www.sid.ir/ ) ve MagIran ( http://www.magiran.com ) dahil olmak üzere iki İran veritabanında bir arama yapıldı. Ayrıca ilgili çalışmaların referans listeleri taranmıştır.

        İlgili herhangi bir çalışmayı kaçırmamak için, iki araştırmacı tarafından bağımsız olarak, dil veya yayın tarihi sınırlaması olmaksızın kapsamlı bir araştırma stratejisi gerçekleştirdik.tablo 1] Öncelikle 22 Ağustos 2020 tarihinde tüm veri kaynakları arandı. Ardından 15 Ocak 2021 tarihinde ilgili yeni uygun çalışmalara ulaşmak için bir arama yapıldı. İlk aramada elde edilen çalışmaların taranması ve dahil edilen çalışmaların verilerinin çıkarılması, Eylül-Kasım 2020 tarihleri ​​arasında iki araştırmacı tarafından birbirinden bağımsız olarak gerçekleştirildi. İkinci aramada da aynı araştırmacılar, elde edilen çalışmaları taradı ancak uygun bir çalışma bulunamadı. Araştırmacılar arasındaki herhangi bir belirsizlik veya anlaşmazlık tartışma yoluyla çözüldü. Makalelerin herhangi bir belirsiz veri içermesi durumunda, ek bilgi almak için ana araştırma araştırmacılarıyla e-posta aracılığıyla iletişime geçildi.

        tablo 1
        Rosa damascena'nın adetle ilgili semptomlar üzerindeki etkileri için seçilmiş veri kaynaklarında arama özellikleri
        PubMed (Rosa[MH] VEYA Rosa[TIAB] VEYA Gül[TIAB] VEYA Rosaceae[TIAB] VEYA Gülsuyu[TIAB] VEYA “Gül suyu”[TIAB] VEYA “Gül yağı”[TIAB] VEYA “ Rosa damascena ”[TW ] VEYA “Şam gülü”[TW] VEYA “Şam gülü”[TW]) VE (“Adet bozuklukları”[MH] VEYA Dismenore[MH] VEYA Dismenore*[TIAB] VEYA “Adet ağrısı”[TIAB] VEYA “Ağrılı adet dönemi”[ TIAB] VEYA "Ağrılı adet*"[TIAB] VEYA "Adet ağrısı"[TIAB] VEYA "Pelvik ağrı"[TIAB] VEYA "Adet krampı*"[TIAB] VEYA Menstrua*[TIAB] VEYA amenore[MH] VEYA amenore[ TIAB] VEYA Menoraji[MH] VEYA Menoraji[TIAB] Polimenore[TIAB] VEYA Hipomenore[TIAB] VEYA Hipermenore[TIAB] VEYA Oligomenore[MH] VEYA Oligomenore[TIAB] VEYA "Düzensiz adetler"[TIAB] VEYA "Adet öncesi sendrom"[ MH] VEYA "Premenstrüel sendrom"[TIAB] VEYA "PMS"[TIAB] VEYA Premenstrüel[TIAB]) 52
        Scopus (TITLE-ABS-KEY (Rosa*) VEYA TITLE-ABS-KEY (Gül) VEYA TITLE-ABS-KEY (Rosaceae) VEYA TITLE-ABS-KEY (“ Rosa damascena ”) VEYA TITLE-ABS-KEY (“Şam gülü ) ”) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (Gülsuyu) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTARI (“Gül suyu”) VE BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (Menstrua*) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (Dismenore*) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR ( "Adet ağrısı") VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTARI ("Ağrılı adet kanaması") VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTARI ("Adet ağrısı") VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTARI ("Ağrılı adet*") VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTARI (" Adet krampı*”) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (Amenore) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (Menoraji) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (Polimenore) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (Hipomenore) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (Hipermenore) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (Oligomenore) VEYA BAŞLIK-ABS-ANAHTAR (“Adet Öncesi Sendromu”)) 846
        Web of Science Çekirdek Koleksiyonu (TS=(Rosa) VEYA TS=(Rosaceae) VEYA TS=( Rosa damascena ) VEYA TS=(Şam gülü) VEYA TS=(Şam gülü) VEYA TS=(Gül yağı) VEYA TS=(Gülsuyu) VEYA TS=( Gül suyu)) VE (TS=(Adet*) VEYA TS=(Dismenore) VEYA TS=(Adet ağrısı) VEYA TS=(Ağrılı adet görme) VEYA TS=(Adet ağrısı) VEYA TS=(Ağrılı adet*) VEYA TS= (Adet krampı*) VEYA TS=(Amenore) VEYA TS=(Menoraji) VEYA TS=(Polimenore) VEYA TS=(Hipomenore) VEYA TS=(Hipermenore) VEYA TS=(Oligomenore) VEYA TS=(Premenstrüel sendrom)) 133
        Yerleştir (' Rosa damascena '/exp VEYA ' Rosa damascena ' VEYA 'Şam gülü' VEYA 'Gül şam' VEYA 'Gül suyu' VEYA 'Gül suyu' VEYA 'Gole Mohammadi' VEYA 'Gol-E-Muhammadi' VEYA 'Gol-E- Mohammadi') VE ('Adet dönemi'/exp VEYA 'Adet dönemi' VEYA 'Dismenore' VEYA 'Adet ağrısı' VEYA 'Ağrılı adet dönemi' VEYA 'Ağrılı dönem' VEYA 'Adet ağrısı' VEYA 'Pelvik ağrı' VEYA 'Adet krampı' VEYA ' Amenore' VEYA 'Polimenore' VEYA 'Hipomenore' VEYA 'Hipermenore' VEYA 'Oligomenore' VEYA 'Düzensiz dönemler' VEYA 'Premenstrüel sendrom') 16
        MERKEZİ (Rosa VEYA Gül VEYA Gülsuyu VEYA “Gül suyu” VEYA “Gül yağı” VEYA “ Rosa damascena ” VEYA “Şam gülü” VEYA “Gül şam”) Başlık Özet Anahtar Kelimesinde VE (Dismenore* VEYA “Adet ağrısı*” VEYA “Ağrılı adet görme” *” VEYA “Ağrılı adet*” VEYA “Adet ağrısı” VEYA “Pelvik ağrı” VEYA “Adet krampı*” VEYA Menstrua* VEYA amenore VEYA Polimenore VEYA Hipomenore VEYA Hipermenore VEYA Oligomenore VEYA “Düzensiz adetler” VEYA “Premenstrüel sendrom”) Başlıkta Özet Anahtar Kelime - (Kelime çeşitleri arandı) 88
        CINAHL Plus Tam Metinli Rosa VEYA Gül VEYA Gülsuyu VEYA “Gül suyu” VEYA “Gül yağı” VEYA “ Rosa damascena ” VEYA “Şam gülü” VEYA “Şam gülü” VE Dismenore* VEYA Adet* VEYA “Adet ağrısı*” VEYA “Ağrılı adet dönemi*” VEYA “ Ağrılı adet*” VEYA “Adet ağrısı” VEYA “Pelvik ağrı” VEYA “Adet krampı*” VEYA Amenore VEYA Polimenore VEYA Hipomenore VEYA Hipermenore VEYA Oligomenore VEYA “Düzensiz adetler” VEYA “Premenstrüel sendrom” (Tüm anahtar kelimeler “tümü” temel alınarak aranmıştır. kedigiller” kutusu) 63
        MagIran Dismenore VEYA Menstruasyon VE Rosa VEYA Gül VEYA Rosa damascena VEYA Şam gülü VEYA Gülsuyu VEYA Gole Mohammadi VEYA Gol-E-Muhammadi VEYA Gol-E-Mohammadi (Tüm anahtar kelimeler “tüm kedigiller” kutusuna göre aranmıştır) 138
        SID Dismenore VEYA Adet* VE Gül VEYA Gül suyu VEYA Rosa damascena VEYA Şam gülü VEYA Gole Mohammadi (Veritabanı Farsça ve İngilizce olarak aranmıştır) 132
        Ayrı bir pencerede aç
        CINAHL=Hemşirelik ve Yardımcı Sağlık Literatürünün Kümülatif Dizini, SID=Bilimsel Bilgi Veritabanı, CENTRAL: Cochrane Merkezi Kontrollü Araştırmalar Kaydı

        Çalışmaların uygunluk kriterleri
        Paralel grup ve çapraz RKÇ'ler bu incelemeye dahil edildi: (1) üreme çağındaki, adet döngüsü sırasında orta ila şiddetli MRS yaşayan kadınları işe aldılar (rapor edilen başlangıç ​​skoruna göre), (2) R. damascena'yı kullandılar tedavi grupları için aromaterapi, topikal uygulama veya oral alım formundaki ürünler (yani kurutulmuş gül goncası, kurutulmuş yapraklar, kuşburnu, yağ, şurup, ekstrakt, meyve suyu, su, çay ve Gulkand) ile plasebo, işlenmemiş veya geleneksel tedavi grupları ve (3) menstruasyona bağlı ağrı veya menstruasyona bağlı baş ağrısı, yorgunluk, anksiyete ve şişkinliği, güvenilirliği ve geçerliliği kanıtlanmış standart anketler kullanarak ölçtüler. Öte yandan R. damascena'nın varlığına ilişkin çalışmalar hariç tutulmuştur.R. damascena dışındaki diğer bitkisel ürünler veya türlerle kombinasyon halinde uygulandı.

        Çalışmaların seçimi
        İlk aramada 1468 deneme belirlendi. Ayrıca, uygun araştırmaların referans listelerinden dokuz ek alıntı daha alındı. Kopyaların kaldırılmasının ardından, başlık ve özet açısından potansiyel olarak alakalı 983 makale tarandı. 13 çalışmanın tam metni dahil edilme kriterlerine uygunluk açısından incelendi. Diğer Rosa türlerinin (örneğin, Rosa gallica ve Rosa centifolia )[ 17 , 27 ] kullanıldığı veya R. damascena'nın diğer bitkisel ekstraktlarla kombinasyon halinde uygulandığı dört çalışma hariç tutuldu .[ 28 , 30 ] Ayrıca, iki makale aynı kaynaktan birden fazla yayındı. veri seti ve son analizin dışında bırakıldı.[ 18, 20 ] Son olarak yedi çalışmanın bu incelemeye uygun olduğu değerlendirildi[ 19 , 21 , 22 , 23 , 24 , 25 , 26 ] [Şekil 1]
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JEHP-10-272-g001.jpg
        Şekil 1
        Çalışmanın tanımlanması ve seçimi için akış şeması

        Önyargı riskinin değerlendirilmesi
        Önyargı riski, iki araştırmacı tarafından bağımsız olarak Cochrane önyargı riski aracı kullanılarak değerlendirildi. Bu araç, rastgele dizi oluşturma (seçim yanlılığı), tahsis gizleme (seçim yanlılığı), performans yanlılığı, tespit yanlılığı, yıpranma yanlılığı, raporlama yanlılığı ve diğer yanlılıkları içeren yedi öğeden oluşur. Her madde "düşük önyargı riski", "belirsiz önyargı riski" ve "yüksek önyargı riski" olarak derecelendirilir.[ 31 ]

        Veri analizi ve sentezi
        Yeterli sayıda çalışma (en az üç çalışma) aynı sonuçları bildirmişse, bunlar rastgele etkiler modeli kullanılarak meta-analizde bir araya getirildi; aksi takdirde bir anlatı sentezi sunuldu. Etki büyüklükleri, %95 güven aralığı (CI) ile ağırlıklı ortalama farklar (WMD'ler) olarak sunuldu. Çalışmalar arasındaki heterojenliği değerlendirmek için Cochran Q testi ve I 2 kullanıldı. Ayrıca ihtiyaç duyulması halinde alt grup analizi ve duyarlılık analizi de yapıldı. Potansiyel yayın yanlılığını değerlendirmek için Begg testini kullandık. Tüm istatistiksel analizler Stata versiyon 11.2 (Stata Corp., College Station, TX, ABD) kullanılarak yapıldı. P <0.05 anlamlı kabul edildi.

        Etik hususlar
        Toplanan veriler anonimleştirildiğinden ve araştırma araştırmacıları tarafından onam alınan önceki RCT'lerden sentezlendiğinden, bu çalışma için resmi etik değerlendirmeye gerek yoktu. Ek bilgi almak için her bir ana araştırma araştırmacısıyla temasa geçildiğinde hiçbir ham veri alınmadı. İnceleme, sistematik incelemelerin uluslararası ileriye dönük kaydına kaydedildi (onay No: CRD42020205062).

        Sonuçlar
        Alınan çalışmalar, 18-35 yaşları arasındaki Parkinson hastalığı veya PMS'li kadınlar üzerinde yürütülmüştür. Derlenen yedi çalışmadan biri Türkiye'de[ 26 ], geri kalanı ise İran'da yapılmıştır. Çalışmaların çoğu İngilizce dilinde yayınlandı ve yalnızca ikisi Farsça yayınlandı.[ 22 , 25 ] Çoğu çalışmanın paralel grup tasarımına sahip iki kolu vardı. Müdahale ve karşılaştırma kollarının toplam örneklem büyüklüğü 276 ve 272 idi. Dahil edilen araştırmalar , R. damascena yağı veya ekstraktının aromaterapi (yani masaj, inhalasyon ve buhar difüzyonu) veya oral alım (yani damla veya kapsüller) farklı MRS'lerde. Karşılaştırıcılar, aynı yöntem ve sürede uygulanan geleneksel ve plasebo tedavilerini içeriyordu.R. damascena . Üç çalışma olumsuz etkileri kaydetti;[ 19 , 20 , 23 ] bunlardan sadece biri bulantı ve kusma ile ilişkili baş ağrısını bildirdi.[ 19 ] Denemelerin sonuçları, R. damascena'nın MRS'lerin vücut üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için uygun olabileceğini gösterdi. Yaşamın psikolojik, fiziksel ve sosyal yönleriTablo 2]

        Tablo 2
        İncelemeye dahil edilen çalışmaların özellikleri
        Heydari ve ark . (2019)[ 19 ] Çift kör, plasebo kontrollü, 3 kollu, paralel grup, tek merkezli Orta ila şiddetli PMS'li üniversite öğrencileri (PSST>20) Müdahale: 33/22,66±3,41
        Kontrol: 31/21,84±1,50
        Kendi kendine aromaterapi (inhalasyon) a Müdahale: %4 Ar-Ge yağı
        Kontrol: Plasebo (%100 kokusuz tatlı badem yağı)
        Sonraki 2 MC için 5 günlük luteal faz sırasında 10 topikal damla (BID), toplam dozaj: 200 damla
        Davaneghi ve ark . (2017)[ 24 ] Çift kör, plasebo kontrollü, 4 kollu, paralel gruplu, çok merkezli Orta ila şiddetli Parkinson hastalığı olan birey Müdahale: 27/22,63±0,47
        Kontrol: 25/22,08±0,39
        Oral alım Müdahale: RD ekstraktı (800 mg) + balık yağı plasebo
        Kontrol: RD ekstraktı plasebo+balık yağı plasebo
        Adetin ilk gününden ardışık 60 güne kadar her üründen günde bir kapsül, toplam dozaj: 480 g
        Uysal ve ark . (2016)[ 26 ] Kör olmayan, plasebo kontrollü, 2 kollu, paralel gruplu, tek merkezli Orta ila şiddetli Parkinson hastalığı olan birey (VAS≥5) Müdahale: 50/20,74±2,41
        Kontrol: 50/20,59±2,13
        Aromaterapi (buhar difüzyonu) b Müdahale: %2 RD yağı+DS
        Kontrol: Plasebo (N/S) + DS
        1 kez, hayır
        Ataollahi ve ark . (2016)[ 22 ] Çift-kör, plasebo kontrollü, 2 kollu, paralel gruplu, çok merkezli Orta ve şiddetli Parkinson hastalığı olan üniversite öğrencisi Müdahale: 55/21,41±1,49
        Kontrol: 55/21,38±1,72
        Oral alım Müdahale: RD ekstraktı
        Kontrol: Plasebo (su ve şeker) düşüşü
        Adetin ilk 3 günü boyunca sonraki 2 MC için 10 oral damla (BID), toplam dozaj: 120 damla
        Sadeghi Aval Shahr et al. (2015)[21] Single-blind, placebo-controlled, 3-arm, parallel-group, single-center College student with moderate to severe PD (VAS≥5) Intervention: 25/26±3.6
        Control: 25/24.6±3.1
        Self-aromatherapy (massage) c Intervention: 4% RD oil diluted in almond oil
        Control: Placebo (odorless almond oil)
        5 topical drops at the 1st day of menstruation for 2 subsequent MC, total dosage: 10 drops
        Bani et al. (2014)[23] Double-blind, placebo-controlled, 2-arm, cross-over groups, single-center College student with moderate to severe PD (VAS≥5) Intervention: 46/22.20±2.11
        Control: 46/22.13±2.06
        Oral intake Intervention: RD extract (200 mg)
        Control: Mefenamic acid (250 mg)
        One capsule (QID, every 6 h) during first 3 days (72 h) of menstruation for 2 subsequent MC, total dosage: 4800 mg
        Jamilian et al. (2013)[25] Double-blind, placebo-controlled, 3-arm, parallel-group, single-center Women with moderate to severe PMS Intervention: 40/25.93±4.68
        Control: 40/26.56±3.53
        Oral intake Intervention: RD extract
        Control: Placebo (DW) drop
        15 oral drops (BID) from 14 days before menstruation until end of menstruation for 3 subsequent MC, total dosage: 200 drops

        Authors (publication date) Outcome (measures)/time Findings Cochrane risk-of-bias assessment
        Heydari et al. (2019)[19] Psychological, physical, and social symptoms (PSST) Baseline, at the end of 2nd cycle NS Anxiety, decreased interest in work activities, decreased interest in home activities, decreased interest in social activities, feeling overwhelmed or out of control, overeating, insomnia, work efficiency or productivity Fair quality†
        Significantly* Anger, increased sensitivity to rejection, depressed mood, difficulty concentrating, fatigue, hypersomnia, breast tenderness, headaches, joint/muscle pain, bloating, weight gain, interference with family relationship, interference with social life activities, interference with home responsibilities, interference with relationship with friends and colleagues
        Baseline, at the end of 1st and 2nd cycles Significantly* Psychological, physical, and social symptoms, total score of PSST
        Davaneghi et al. (2017)[24] Systemic symptoms (VAS) Baseline, 30th day and 6th day NS Nausea, vomiting, diarrhea, cramp, low back pain, headache, fatigue, anxiety, weakness, dizziness, drowsiness, feeling cold Fair quality†
        Significantly* Bloating, sweet
        Uysal et al. (2016)[26] Menstrual related pain (VAS) + vital signs Baseline, 10 min and 30 min after intervention NS Pain at 10 min after intervention, systolic arterial blood pressure; diastolic arterial blood pressure; mean arterial blood pressure; heart rate Fair quality†
        Significantly* Pain at 30 min after intervention, respiratory rate at 10 min and 30 min after intervention
        Ataollahi et al. (2016)[22] Menstrual related pain (McGill) Baseline, at the end of 2nd cycle Significantly* Fair quality
        Systemic symptoms (VMS) Baseline, at the end of 2nd cycle NS Nausea and vomiting, diarrhea, headache, emotional liability, lack of energy, syncope
        Significantly* Fatigue, total score
        Sadeghi Aval Shahr et al. (2015)[21] Menstrual related pain (VAS) Before and after intervention in 1st and 2nd cycles NS At the 1st MC Good quality††
        Significantly* At the 2nd MC
        Bani et al. (2014)[23] Menstrual related pain (VAS) Başlangıç ​​ve 1. ve 2. sikluslarda ilk ilacı aldıktan 1, 2, 3, 6, 12, 24, 48 , 72 saat sonra NS Kaliteli ††
        Jamilian ve ark . (2013)[ 25 ] PMS'nin (DSRS) duygusal, psikolojik ve fiziksel belirtileri Başlangıç ​​çizgisi, 3. döngünün sonunda NS Baş ağrısı, unutkanlık, çarpıntı, ekstremitelerde ödem, şişkinlik, göğüslerde hassasiyet Adil kalite †
        Önemli ölçüde* Sinirsel gerginlik, sinirlilik, duygusal sorumluluk, kaygı, depresyon, yorgunluk, tatlı yeme isteği, ağlama, konsantrasyon bozukluğu, uyku güçlüğü, intihar düşünceleri, aşırı yeme
        Ayrı bir pencerede aç
        a Ürünler bir göz pedi üzerine döküldü ve daha sonra katılımcıların burnundan 30 cm uzaklıkta tutularak ürünleri 5 dakika boyunca normal nefes alarak solumaları istendi, b Ürünler bir elektronik buharlaştırıcıya döküldü ve Acil serviste bir odada her 10 dakikada bir ürünler püskürtülecek şekilde ayarlandı, c Ürünler kullanılarak 15 dakika boyunca saat yönünde dairesel hareketlerle karın masajı yapıldı, *Müdahale grubunda müdahale sonrası karşılaştırma grubuna göre anlamlı derecede daha düşük, † Bir kriter karşılanmadı (bir alan için yüksek önyargı riski) veya iki kriter belirsiz, ††Tüm kriterler karşılandı (her alan adı için düşük). BID=Bis in die (günde 2 kez), DS=Diklofenak sodyum, DSRS=Günlük semptom derecelendirme ölçeği, DW=Distile su, MC=Adet döngüsü, McGill=McGill ağrı anketi, NS=Anlamlı değil, N/S=Normal salin, PD=Primer dismenore, PMS=Premenstrüel sendrom, PSST=Premenstrüel semptom tarama aracı, RCT=Randomize kontrollü çalışma, RD= Rosa damascene , QID=Quarter in die (günde 4 kez); VAS=Görsel analog ölçek, VMS=Sözlü çok boyutlu ölçek

        Menstruasyona bağlı ağrıyı ölçen beş çalışmanın tümü 0-10 arası bir ölçek (görsel analog skala [VAS] veya McGill ağrı anketi) kullanmıştır.[ 21 , 22 , 23 , 24 , 26 ] Ancak zaman içinde bazı farklılıklar vardı. veri kaydı. Bu nedenle, ağrıyı karşılaştırmak için her gruptaki ortalama ve standart sapma değişiklikleri, ilk adet döngüsündeki başlangıç ​​değerinin yanı sıra ilk[ 23 , 26 ] veya ilk adet döngüsü için deneme sonu değeri dikkate alınarak hesaplandı. ikinci [ 21,22,24 ] adet döngüsü . Çapraz geçişli bir denemede[ 23] veriler çaprazlamadan önceki ilk çalışma periyodundan alınmıştır, çünkü tedavi etkisinin taşınmasının bir sorun olduğu düşünülmüştür. Hem plasebo hem de tedavi görmeyen gruplarla yapılan bir denemede,[ 20 ] veriler yalnızca karşılaştırma amacıyla plasebo grubundan çıkarıldı. Beş çalışmanın birleşik etki büyüklüklerine dayanarak,[ 21 , 22 , 23 , 24 , 26 ] R. damascena , PH'li kadınlarda adet ağrısını anlamlı olmayan bir şekilde azaltabildi (WMD: -0,47; %95 GA: -1,25, 0,31; P) = 0,234) [şekil 2] Ayrıca, duyarlılık analizi, çapraz denemeyi birincil meta-analizden çıkardıktan sonra birincil meta-analizin sonuçlarını değiştirmedi[ 23 ] (WMD: -0,63; %95 GA: -1,60, 0,35; P = 0,206). Alt grup analizi, R. damascena'nın uygulama yolunu ve dozajını heterojenite kaynakları olarak öne sürdü.Tablo 3]
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JEHP-10-272-g002.jpg
        şekil 2
        Rosa damascena'nın menstruasyona bağlı ağrı üzerindeki etkisine yönelik orman planı Tablo 3


        Rosa damascena'nın adetle ilişkili semptomlar üzerindeki etkilerine yönelik alt grup analizi
        Menstruasyona bağlı ağrı
         Yönetim rotası
          Aromaterapi 2 80.1 0,025 −0,86 (−1,41-−0,30) 0,003 <0,001
          Damla kullanarak ağızdan alım 1 - - −1,38 (−1,91-−0,85) <0,001
          Kapsül kullanarak ağızdan alım 2 72.4 0,057 0,39 (−0,01-0,78) 0,052
         Toplam uygulama dozu
          ≤120 damla 3 78.2 0,010 −1,01 (−1,50-−0,51) <0,001 <0,001
          ≤480 mg 1 - - 0,55 (0,41-0,69) <0,001
          >481 mg 1 - - 0,14 (−0,26-0,54) 0,491
         Yönetim süresi
          1 adet döngüsü 2 88.3 0,003 −0,24 (−0,95-0,48) 0,512 0,197
          2 adet döngüsü 3 98.0 <0,001 −0,65 (−2,06-0,76) 0,293
        Menstruasyona bağlı baş ağrısı
         Hastanın durumu
          PD 2 85.8 0,0018 −0,19 (−0,41-0,02) 0,074 <0,001
          PMS 2 41.9 0,190 −0,65 (−0,93-−0,37) <0,001
         Yönetim rotası
          Aromaterapi 1 - - −0,91 (−1,41-−0,41) <0,001 <0,001
          Damla kullanarak ağızdan alım 2 84.3 0,012 −0,45 (−0,70-−0,21) <0,001
          Kapsül kullanarak ağızdan alım 1 - - −0,10 (−0,12-−0,08) <0,001
         Toplam uygulama dozu
          ≤120 damla 2 41.9 0,190 −0,65 (−0,93-−0,37) <0,001 <0,001
          >121 damla 1 - - −0,32 (−0,48-−0,16) <0,001
          ≤480 mg 1 - - −0,10 (−0,12-−0,08) <0,001
         Yönetim süresi
          2 adet döngüsü 3 88.4 <0,001 −0,33 (−0,61-−0,05) 0,020 <0,001
          3 adet adet döngüsü 1 - - −0,57 (−0,68-−0,46) <0,001
        Menstruasyona bağlı yorgunluk
         Hastanın durumu
          PD 2 98.9 <0,001 −0,39 (−1,15-0,36) 0,310 <0,001
          PMS 2 66.3 0,085 −0,55 (−0,88-−0,23) 0,001
         Yönetim rotası
          Aromaterapi 1 - - −0,78 (−1,17-−0,39) <0,001 <0,001
          Damla kullanarak ağızdan alım 2 92.7 <0,001 −0,60 (−0,94-−0,26) 0,001
          Kapsül kullanarak ağızdan alım 1 - - −0,01 (−0,05-0,03) 0,633
         Toplam uygulama dozu
          ≤120 damla 1 - - −0,78 (−0,94-−0,62) <0,001 <0,001
          >121 damla 2 66.3 0,085 −0,55 (−0,88-−0,23) 0,001
          ≤480 mg 1 - - −0,01 (−0,05-0,03) 0,633
         Yönetim süresi
          2 adet döngüsü 3 98.0 <0,001 −0,51 (−1,13-0,11) 0,107 <0,001
          3 adet adet döngüsü 1 - - −0,43 (−0,53-−0,33) <0,001
        Ayrı bir pencerede aç
        CI=Güven aralığı, PD=Primer dismenore, PMS=Premenstrüel sendrom, WMD=Ağırlıklı ortalama fark

        Baş ağrısı, yorgunluk, şişkinlik ve anksiyete ile ilgili dört çalışmanın sonuçları meta-analize uygun bulundu.[ 19 , 22 , 24 , 25 ] Ağrıda olduğu gibi, veri kayıt zamanlarında da bazı farklılıklar vardı. Bu nedenle, her gruptaki tüm semptomlar için ortalama ve standart sapma değişikliklerini, ilk adet döngüsündeki başlangıç ​​değerinin yanı sıra ikinci[ 19 , 22 , 24 ] veya ikinci adet için deneme sonu değerini dikkate alarak hesapladık. üçüncü[ 25 ] adet döngüsü. Dört çalışmadan üçü 0-3 arası bir ölçek kullanırken, biri 0-10 arası bir ölçek (VAS) kullandı.[ 24] Değişkenleri karşılaştırmak için bu çalışmanın verilerini standart yöntemler kullanarak 0-3 aralığında bir değere dönüştürdük. Birleşik etki büyüklüklerine göre, R. damascena menstrüasyona bağlı baş ağrısını önemli ölçüde azalttı (WMD: -0,42; %95 GA: -0,74, -0,11; P = 0,008) [Figür 3], yorgunluk (WMD: -0,48; %95 GA: -0,87, -0,09; P = 0,015) [Şekil 4] ve şişkinlik (WMD: −0,72; %95 GA: −1,21, −0,22; P = 0,005) [Şekil 5] Bununla birlikte, tedavinin menstrüasyona bağlı anksiyete üzerinde anlamlı olmayan hafifletici etkileri vardı (WMD: -0,40; %95 GA: -0,91, 0,11; P = 0,125) [Şekil 6] Farklı puan ölçeği kullanan bir çalışma[ 24 ] hariç tutulduktan sonra, adetle ilişkili baş ağrısı (KİS: -0,52; %95 GA: -0,76, -0,28; P < 0,001), yorgunluk (KİS: - 0,64; %95 GA: -0,92, -0,36; P < 0,001) ve şişkinlik (WMD: -0,95; %95 GA: -1,08, -0,81; P < 0,001). Ayrıca tedavinin menstruasyona bağlı anksiyete üzerinde anlamlı bir azaltıcı etkisi olduğu bulundu (WMD: -0,60; %95 GA: -0,96, -0,24; P = 0,001). Önceden tanımlanmış tüm değişkenler, baş ağrısı ve yorgunluk için potansiyel heterojenlik kaynaklarıydı.Tablo 3]
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JEHP-10-272-g003.jpg
        Figür 3
        Rosa damascena'nın menstruasyona bağlı baş ağrısı üzerindeki etkisine yönelik orman planı

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JEHP-10-272-g004.jpg
        Şekil 4
        Rosa damascena'nın menstruasyona bağlı yorgunluk üzerindeki etkisine yönelik orman planı

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JEHP-10-272-g005.jpg
        Şekil 5
        Rosa damascena'nın menstruasyona bağlı şişkinlik üzerindeki etkisine yönelik orman planı

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JEHP-10-272-g006.jpg
        Şekil 6
        Rosa damascena'nın adetle ilgili kaygı üzerindeki etkisine yönelik orman planı

        Genel olarak, üç çalışmada tüm kriterler için düşük kayırma hatası riski vardı.[ 19 , 23 , 24 ] Diğer çalışmalar, çoğunlukla önyargı veya diğer önyargıların rapor edilmesindeki yüksek risk nedeniyle orta kalite gösterdi [Rakamlar​[Şekiller77Ve​ve8].8] Begg testi sonuçlarına göre menstruasyona bağlı ağrı ( P = 0,221), baş ağrısı ( P = 0,734), yorgunluk ( P = 0,734), şişkinlik ( P = 1,000) ve anksiyete ( P = 1,000) için yayın yanlılığı kanıtı bulunamadı. P = 1.000).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JEHP-10-272-g007.jpg
        Şekil 7
        Önyargı riski grafiği (dahil edilen tüm çalışmalarda yüzde olarak sunulan her bir yanlılık riski maddesine ilişkin yazarların yargılarının incelenmesi)

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JEHP-10-272-g008.jpg
        Şekil 8
        Önyargı riski özeti (dahil edilen her çalışma için yazarların her bir önyargı riski maddesi hakkındaki yargılarının incelenmesi)

        Şuraya git: Tartışma


        Sistematik inceleme, R. damascena uygulamasının farklı psikolojik, fiziksel ve sosyal semptomlar üzerinde potansiyel olarak olumlu etkileri olduğunu gösterdi. Öte yandan meta-analiz sonuçları, R. damascena'nın menstruasyona bağlı baş ağrısı, yorgunluk ve şişkinlikte anlamlı bir azalmaya neden olduğunu, ağrı ve anksiyete üzerinde ise anlamlı olmayan bir hafifletici etkiye sahip olduğunu gösterdi. Bu bulgular, R. damascena'nın MRS tedavisinde geleneksel bir ajan olarak potansiyeline ilişkin mevcut literatüre önemli ölçüde katkıda bulunabilir .

        Mevcut bulgulara dayanarak, R. damascena'nın uygulanması adet ağrısını ve baş ağrısını azalttı; ancak etki yalnızca baş ağrısı için anlamlıydı. Bulgular, R. damascena'nın adet üzerindeki analjezik etkilerine ilişkin mevcut bilgileri doğruladı. Aromaterapinin PH yönetimi üzerindeki etkilerini değerlendiren RKÇ'lerin sistematik bir incelemesinde, R. damascena'nın yağ ekstraktı adet kramplarını azaltmak için aromaterapinin ana yöntemlerinden biriydi.[ 32 ] Etkinliği ve etkinliği üzerine başka bir sistematik derlemede R. damascena'nın güvenliliği nedeniyle , bu şifalı bitkinin ağızdan alınmasının menstruasyona bağlı ağrıya karşı analjezik ve antinosiseptif etkileri olduğu rapor edilmiştir.[ 13] Ayrıca, 13 randomize kontrollü çalışmanın başka bir sistematik incelemesinde, beş çalışma, R. damascena yağı ile aromaterapinin analjezik etkilerini değerlendirdi ve tedavinin menstruasyona bağlı ağrı gibi farklı ağrılı durumları azaltmada etkili olabileceğini bildirdi.[ 33 ]

        Bulgularımızla tutarlı olmayan bir meta-analiz, mefenamik asit aldıktan 48 saat sonra adet ağrısı ile R. damascena arasında anlamlı bir fark olduğunu gösterdi (WMD: -0,23; %95 GA: -0,24, -0,22).[ 34 ] Mevcut incelemede R. damascena'nın aromaterapi, topikal tedavi veya oral alım şeklinde uygulanmasını ele alan beş RCT'nin etki büyüklükleri, sonuçların başlangıç ​​ve son tedavi sonrası değerlerini karşılaştırarak bir araya toplanmıştır; daha önce bahsedilen incelemede herhangi bir aromaterapinin oral uygulaması dikkate alınmıştır . tedavileri aldıktan 48 saat sonra bir alt grup analizinde 92 kadınla yapılan tek bir çapraz denemenin verilerini tamamlamış ve bildirmiştir. Mevcut incelemedeki alt grup bulgularına dayanarak, R. damascena'nın oral alımıKapsül kullanımı menstrüasyona bağlı ağrıda anlamlı olmayan bir azalmaya neden olurken (iki RKÇ), tedavinin ağızdan damlatılmasının önemli bir ağrı hafifletici etkisi vardı (bir RKÇ). Öte yandan, R. damascena ile aromaterapinin yetişkinlerin akut ağrısını hafifletme üzerindeki etkisi üzerine 16 RKÇ'nin meta-analizi, alt grup analizi kullanılarak tedavinin menstrüasyona bağlı ağrı üzerindeki potansiyel etkilerini bildirmiştir (üç RKÇ, KİS: -1.18; %95 GA: -1,92, -0,43).[ 35 ] Benzer şekilde, bu incelemedeki alt grup bulguları, aromaterapi formundaki R. damascena'nın adetle ilişkili ağrı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu gösterdi (iki RKÇ). Bu tutarsızlıklar farklı çalışma hedeflerine ve dahil edilen RCT sayısına bağlanabilir.

        Ayrıca meta-analizin bulguları, R. damascena uygulamasının menstruasyona bağlı kaygı üzerinde anlamlı olmayan bir hafifletici etkiye sahip olduğunu, ancak menstruasyona bağlı şişkinlik ve yorgunluk üzerinde anlamlı hafifletici etkilere sahip olduğunu gösterdi. Literatür taramasında R. damascena'nın bu adet sonuçları üzerindeki etkilerine ilişkin benzer bir derlemeye rastlanmamıştır. Bununla birlikte, mevcut derleme R. damascena'nın anksiyolitik etkileri hakkında daha önceki sistematik ve anlatısal incelemelere bilgi eklemektedir .[ 17 , 36 , 37 ]

        Bu inceleme R. damascena'nın bazı MRS'ler için etkili bir tedavi olabileceğini göstermesine rağmen , etkinliğinin mekanizması belirsizliğini koruyor. Daha önce, R. damascena ile yapılan aromaterapinin koku sistemini uyardığı, parasempatik aktiviteyi arttırdığı, sempatik aktiviteyi azalttığı ve nörotransmiterleri (yani enkefalin ve endorfin) serbest bıraktığı ve bunların hepsinin ağrı ve anksiyeteyi azaltmada etkili olabileceği öne sürülmüştü. [ 33 ] PMS'in nedenlerinden birinin parasempatik aktivitenin azalması olduğu bilinmektedir. Pembe güllerin (Rosa Dekora) parasempatik sinir sisteminin aktivitesini arttırdığı, ancak sempatik sinir sisteminin aktivitesini azalttığı görülmektedir.[ 38 ] Aromaterapinin güllerle birlikte kullanıldığı gösterilmiştir.R. damascena , PH'li kadınlarda kan basıncı, kalp hızı ve solunum hızı gibi sempatik sinir sisteminin bazı fizyolojik göstergelerini azaltır ve bu da anksiyete ve ağrının azaltılmasında etkili olabilir.[26] Üstelik R. damascena'nın faydalı etkileri de gözlenmektedir . damascena'nın varlığı , dismenore üzerinde ağrıyı hafifletici etkilere sahip gibi görünen yüksek seviyedeki flavonoid bileşenlere atfedilmiştir.[ 39 ]. Ayrıca, R. damascena'nın gama-aminobutirik asit-erjik (GABAerjik) sistem üzerindeki etkisi , GABA reseptörlerine bağlanan progesteron metabolitleri, özellikle PMS'li kadınlarda MRS'lere katkıda bulunduğundan, bunun MRS'ler üzerindeki yararlı etkilerini desteklemektedir.[ 19 ] Ayrıca,R. damascena, antiinflamatuar etkilere neden olur ve kan akışındaki prostaglandinleri azaltarak menstrüasyona bağlı ağrının ve diğer MRS'lerin şiddetinin azaltılması üzerinde olumlu etkilere sahip olabilir.[ 24 ]

        Gelecekteki araştırmalar ve klinik uygulamalar için çıkarımlar
        Mevcut incelemenin bulgularına dayanarak, R. damascena'nın farklı uygulamalarını değerlendirmek ve yeni etkili müdahaleler tasarlamak için daha fazla araştırma yapılması önerilmektedir. Derlenen çalışmalarda Parkinson hastalığı veya PMS'li bireylerde aromaterapi veya oral alım kullanılarak R. damascena uygulamasının farklı dozajları ve süreleri kullanıldı. Alt grup analizine dayanarak, durum ve uygulama yolunun yanı sıra tedavi dozajı ve süresi adetle ilişkili ağrı, baş ağrısı ve yorgunluk için potansiyel heterojenlik kaynaklarıydı. Buna göre aromaterapi ve R. damascena'nın oral alımının farklı MRS'ler, özellikle ağrı ve anksiyete üzerindeki etkilerini karşılaştıran ileri çalışmalar önerilmektedir . Tam dozajın belirlenmesi için daha fazla araştırma yapılması da tavsiye edilir.Olumlu etkilerin ortaya çıkması için uygulanması gereken R. damascena . Ayrıca kanıta dayalı sonuçlara ulaşmak için R. damascena'nın uygulama sürelerini ve aralıklarını belirtmekte fayda vardır .

        Genel olarak, mevcut incelemenin bulguları R. damascena'nın invaziv olmayan ve farmakolojik olmayan bir seçenek olarak değerine ilişkin anlayışımızı artırabilir . R. damascena uygulamasının olumsuz etkilerini bildiren üç çalışmadan biri , küçük yan etkiler (baş ağrısı, bulantı ve kusma) bildirdi.[ 19 ] Dahil edilen RKÇ'lerin çoğunda tedavinin güvenli olduğu ve yan etkilerden arınmış olduğu bildirildi. R. damascena'nın düşük maliyeti ve basit uygulaması göz önüne alındığındaBu bitkisel bitkinin kullanımı, MRS'lere yönelik diğer rutin tedavilerin yanı sıra bir TAT yöntemi olarak da düşünülebilir. Üstelik bu yöntemin kullanılması yalnızca hastalığa değil, bir bütün olarak bireye odaklanmamıza yardımcı olabilir; bu nedenle, Martha Rogers'ın 1970'teki teorisinde tanımlandığı gibi bütünsel bir bakım yaklaşımını uygulayabiliriz.[ 41 ] Bununla birlikte, güvenlik verileri, R. damascena'nın adet sırasında kanıta dayalı bir yaklaşım olarak kullanımını doğrulamak için çok azdır . R. damascena'nın olası olumsuz etkileri hakkında güvenilir sonuçlara ulaşmak için özellikle güvenlik laboratuvarı parametrelerini ölçerek tedavinin olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi de önerilir .

        Güçlü yönler ve sınırlamalar
        Bildiğimiz kadarıyla bu, R. damascena'nın menstruasyona bağlı ağrı, baş ağrısı, yorgunluk, anksiyete ve şişkinlik üzerindeki etkisine ilişkin ilk incelemedir. Biz bir meta-analiz kullanarak verileri bir araya topladık, önceki incelemelerin çoğunda ise bulgular sistematik tasarım kullanılarak rapor edildi. Ayrıca önceki meta-analizler ya R. damascena'nın uygulama yolunu kısıtlamış ya da R. damascena'nın özelliklerine odaklanmıştır. Farklı acı verici durumların hafifletilmesinde. Aynı şekilde konuyla ilgili bazı çalışmaları da kaçırdılar. Buna göre, aromaterapi, topikal tedavi veya Rosa damascena'nın oral alımını birincil sonuç olarak menstruasyona bağlı ağrı ve ikincil sonuçlar olarak menstruasyona bağlı baş ağrısı, yorgunluk, anksiyete ve şişkinlik üzerine kullanan çalışmaların bulgularını özetledik ve istatistiksel olarak bir araya getirdik. kapsamlı bir arama kullanarak. Uygulama yolunun sonuç üzerindeki etkisine ilişkin olası farklılıkları araştırmak için alt grup analizini kullandık.

        Yukarıda belirtilen güçlü yönlere rağmen, bazı sınırlamalar nedeniyle bulgular dikkatli bir şekilde yorumlanmalıdır. İlk olarak, çalışmalar arası değişkenliği hesaba katmak için rastgele etkiler modeli uygulamamıza rağmen, ana analizde çalışmalar arası heterojenliğin kanıtı bulundu. Alt grup analizi, önceden tanımlanmış bazı değişkenlerin potansiyel heterojenlik kaynakları olduğunu gösterdi. Ayrıca sonuçların başlangıç ​​ve son tedavi sonrası değerlerini karşılaştırdık. Bu nedenle, farklı son nokta seçimleri heterojenliklere yol açabilir; bu nedenle bulguları yorumlarken dikkatli olunması gerekir. İkincisi, yalnızca üç çalışma olumsuz etkileri kaydetti; bu nedenle mevcut veriler R. damascena'nın güvenliği hakkında kesin sonuçlara varmak için çok sınırlıdır . Üçüncüsü, R. damascena'nın dozajları ve süreleribazı çalışmalarda uygulama bilinmiyordu; bu nedenle tahminler fikir birliğine dayalı olarak yapılmıştır. Son olarak, mevcut bulgular tüm koşullara genellenemez çünkü denemelerin çoğu, kültürün diğer ülkelerden nispeten farklı olduğu İran'da yürütülmüştür.

        Şuraya git: Çözüm
        Bu meta-analiz, R. damascena uygulamasının menstrüasyona bağlı ağrı ve kaygıyı anlamlı olmayan bir şekilde azaltabildiğini, ancak menstruasyona bağlı baş ağrısı, yorgunluk ve şişkinlik üzerinde önemli bir azaltıcı etkiye sahip olabileceğini gösterdi. Bu nedenle, aromaterapinin ve R. damascena'nın oral alımının farklı MRS'ler (özellikle ağrı ve anksiyete) üzerindeki etkilerini, farklı dozajlar ve süreler ve ayrıca güvenlik laboratuvarı parametreleri kullanılarak karşılaştıran daha sağlam çalışmalar önerilmektedir . Benzer şekilde R. damascena'nın MRS'lere karşı aktivitesinden sorumlu biyokimyasal mekanizmaların kesin olarak belirlenmesi için ileri çalışmaların yapılması önerilmektedir .

        Mali destek ve sponsorluk
        Bu inceleme herhangi bir mali destek almamıştır. Çıkar çatışmaları


        Hiçbir çıkar çatışması yoktur.

        Şuraya git: Teşekkür
        Yazarlar, Shahid Beheshti Tıp Bilimleri Üniversitesi (Tahran, İran) Toplum Sağlığı Hemşireliği Bölümü öğretim üyelerine minnettar yardımlarından dolayı teşekkür etmektedir. Ayrıca yazarlar, bu yazının düzenlenmesindeki paha biçilmez yardımlarından dolayı Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi Araştırma Danışma Merkezi'nden Dr. Nasrin Shokrpour'a teşekkür etmek isterler.

        Şuraya git: Referanslar

        1. Schoep ME, Nieboer TE, van der Zanden M, Braat DD, Nap AW. Adet semptomlarının günlük yaşam üzerindeki etkisi: 42.879 kadın arasında yapılan bir anket. Ben J Obstet Gynecol. 2019; 6 :569. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        2. Nooh AM, Abdul-Hady A, El-Attar N. Zagazig Üniversitesi, Zagazig, Mısır'daki genç kız öğrenciler arasında adet bozukluklarının doğası ve yaygınlığı. J Pediatr Adolesc Gynecol. 2016; 2 :137–42. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        3. Omidvar S, Bakouei F, Amiri FN, Begum K. Hintli kız öğrencilerde primer dismenore ve adet semptomları: Yaygınlık, etki ve yönetim. Glob J Sağlık Bilimleri. 2016; 8 :53632. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        4. Schoep ME, Adang EM, Maas JW, De Bie B, Aarts JW, Nieboer TE. Menstruasyona bağlı semptomlara bağlı üretkenlik kaybı: 32.748 kadın arasında ülke çapında kesitsel bir araştırma. BMJ Açık. 2019; 9 :e026186. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        5. Tanaka E, Momoeda M, Osuga Y, Rossi B, Nomoto K, Hayakawa M, ve diğerleri. Japon kadınlarda adet semptomlarının yükü: Ankete dayalı bir çalışmanın sonuçları. J Med Ekon. 2013; 11 :1255–66. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        6. Fisher C, Adams J, Frawley J, Hickman L, Sibbritt D. Yaygın adet sorunları için Batı bitkisel ilaç konsültasyonları; Uygulayıcının tedavi deneyimleri ve algıları. Fitother Res. 2018; 3 :531–41. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        7. Barnes J, Ernst E. Geleneksel şifalı bitki uzmanlarının yaygın klinik durumlar için reçeteleri: Birleşik Krallık Ulusal Tıbbi Bitki Uzmanları Enstitüsü üyeleri arasında bir anket. Fitother Res. 1998; 5 :369–71. [ Google Akademik ]
        8. Maleki-Saghooni N, Karimi FZ, Behboodi Moghadam Z, Mirzaii Najmabadi K. Adet öncesi sendromun tedavisinde İran bitkisel ilaçlarının etkinliği ve güvenliği: Sistematik bir inceleme. İbn Sina J Phytomed. 2018; 8 :96–113. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        9. Moini Jazani A, Hamdi K, Tansaz M, Nazemiyeh H, Sadeghi Bazargani H, Fazljou SM, et al. Oligomenore ve amenore için bitkisel ilaç: Eski ve geleneksel tıbbın sistematik bir incelemesi. Biomed Res Int. 2018; 2018 :3052768. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        10. Van Andel T, De Boer HJ, Barnes J, Vandebroek I. Latin Amerika, Karayipler, Sahra Altı Afrika, Güney ve Güneydoğu Asya'da adet bozukluklarında kullanılan şifalı bitkiler ve bunların rahim özellikleri: Bir inceleme. J Etnofarmakol. 2014; 2 :992–1000. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        11. Mehrpooya M, Rabiee S, Larki-Harchegani A, Fallahian AM, Moradi A, Ataei S, ve diğerleri. "Karayılan otu" ve "çuha çiçeği yağı"nın menopozal sıcak basması üzerindeki etkisi üzerine karşılaştırmalı bir çalışma. J Educ Sağlık Teşviki. 2018; 7:36 . [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        12. Vaghela N, Mishra D, Sheth M, Dani VB. Aerobik egzersiz ve yoganın Premenstrüel sendrom üzerindeki etkilerini karşılaştırmak. J Educ Sağlık Teşviki. 2019; 8 :199. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        13. Nayebi N, Khalili N, Kamalinejad M, Emtiazy M. Rosa damascena Mill'in etkinliği ve güvenliğinin sistematik bir incelemesi . fitofarmakolojik özelliklerine genel bir bakış. Ther Med'i tamamlayın. 2017; 34 :129–40. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        14. Ansari S, Zeenat F, Ahmad W, Ahmad I. Gul-e-Surkh'un ( Rosa damascena Mill) terapötikleri ve farmakolojisi : Önemli bir Unani ilacı. Int J Adv Pharm Med Biyoallied Sci. 2017; 3 :195–205. [ Google Akademik ]
        15. Akram M, Riaz M, Münir N, Akhter N, Zafar S, Jabeen F, ve diğerleri. Rosa damascena'nın kimyasal bileşenleri, deneysel ve klinik farmakolojisi : Bir literatür taraması. J Pharm Pharmacol. 2020; 2 :161–74. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        16. Boskabady MH, Shafei MN, Saberi Z, Amini S. Rosa damascena'nın farmakolojik etkileri . İran J Temel Tıp Sci. 2011; 4 :295–307. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        17. Tseng YF, Chen CH, Yang YH. Ergenlerde primer dismenorenin giderilmesi için gül çayı: Tayvan'da randomize kontrollü bir çalışma. J Ebelik Kadın Sağlığı. 2005; 5 :51–7. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        18. Heydari N, Abootalebi M, Jamalimoghadam N, Kasraeian M, Emamghoreishi M, Akbarzaded M. Adet öncesi sendromun tedavisi için Rosa damascena esansiyel yağları ile aromaterapinin değerlendirilmesi . Uluslararası J Gynaecol Obstet. 2018; 2 :156–61. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        19. Heydari N, Abootalebi M, Tayebi N, Hassanzadeh F, Kasraeian M, Emamghoreishi M, ve diğerleri. Aromaterapinin adet öncesi sendromlu kadınlarda zihinsel, fiziksel semptomlar ve sosyal işlevler üzerine etkisi: Randomize bir klinik çalışma. J Family Med Prim Care. 2019; 9 :2990–6. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        20. Sadeghi Aval Shahr H, Saadat M, Khairkhah M, Saadat E. Gül yağı ile aromaterapinin primer dismenoreye etkisi. Tamamlayıcı Med J. 2014; 2 :787–97. [ Google Akademik ]
        21. Sadeghi Aval Shahr H, Saadat M, Kheirkhah M, Saadat E. Kendi kendine aromaterapi karın masajının birincil dismenore üzerindeki etkisi. J Obstet Gynaecol. 2015; 4 :382–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        22. Ataollahi M, Amir Ali Akbari S, Mojab F, Roshanaie G. Rosaceous ile aromaterapinin primer dismenorenin şiddeti ve sistemik semptomları üzerine etkileri. Adv Nurs Ebelik. 2016; 89 :59–67. [ Google Akademik ]
        23. Bani S, Hasanpour S, Mousavi Z, Mostafa Garehbaghi ​​P, Gojazadeh M. Rosa damascena ekstraktının primer dismenore üzerindeki etkisi : Çift kör, çapraz geçişli bir klinik çalışma. İran Kızılayı Med J. 2014; 1 :14643. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        24. Davaneghi S, Tarighat Esfanjani A, Safaiyan A, Fardiazar Z. n-3 yağ asitleri ve Rosa damascena ekstraktının (RDE) eş zamanlı kullanımı yoluyla primer dismenore semptomlarının etkili bir şekilde azaltılması Prevent Care Nurs Midwif J. 2017; 2 :33–40. [ Google Akademik ]
        25. Jamilian M, Jamilian H, Mirzaie S. Adet öncesi sendromun tedavisinde Rose damascena vs.Omega-3: Randomize ve plasebo kontrollü bir klinik çalışma. Tamamlayıcı Med J. 2013; 3 :541–51. [ Google Akademik ]
        26. Uysal M, Doğru HY, Sapmaz E, Taş U, Çakmak B, Özsoy AZ, et al. Primer dismenore hastalarında gül esansiyel yağının etkisinin araştırılması. Ther Clin Practic'i tamamlayın. 2016; 24 :45–9. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        27. Han SH, Hur MH, Buckle J, Choi J, Lee MS. Aromaterapinin üniversite öğrencilerinde dismenore semptomları üzerine etkisi: Randomize, plasebo kontrollü bir klinik çalışma. J Altern Kompleman Med. 2006; 6 :535–41. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        28. Kim YJ, Lee MS, Yang YS, Hur MH. Hemşirelerde menstrüasyon sırasında adet ağrısı ve kaygının azaltılması için karın bölgesine kendi kendine aromaterapi masajı: Plasebo kontrollü bir klinik çalışma. Eur J İntegr Med. 2011; 3 :e165–8. [ Google Akademik ]
        29. Sabouri M, Shakibazadeh E, Mohebbi B, Tol A, Yaseri M, Babaee S. Evli üreme çağındaki kadınlar arasında sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinde planlı davranış teorisini kullanan bir eğitim müdahalesinin etkinliği: Randomize kontrollü bir çalışma. J Educ Sağlık Teşviki. 2020; 9 :293. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        30. Marzouk TM, El-Nemer AM, Baraka HN. Hemşirelik öğrencilerinde aromaterapi karın masajının adet ağrısını hafifletmeye etkisi: Prospektif, randomize, çapraz bir çalışma. Kanıta Dayalı Tamamlayıcı Alternatif Med. 2013; 2013 :742421. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        31. Higgins JP, Green S. Müdahalelerin Sistematik İncelemeleri için Cochrane El Kitabı Versiyon 5.1.0: Cochrane İşbirliği. 2011. [En son erişim tarihi: 09 Aralık 2020]. Şu adresten ulaşılabilir: https://handbook-5-1.cochrane.org/in...front_page.htm .
        32. Lee MS, Lee HW, Khalil M, Lim HS, Lim HJ. Primer dismenorede ağrıyı yönetmek için aromaterapi: Randomize plasebo kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi. J Clin Med. 2018; 7 :434. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        33. Mohebitabar S, Shirazi M, Bioos S, Rahimi R, Malekshahi F, Nejatbakhsh F. Gül yağının terapötik etkinliği: Klinik kanıtların kapsamlı bir incelemesi. İbn Sina J Phytomed. 2017; 7 :206–13. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        34. Pattanittum P, Kunyanone N, Brown J, Sangkomkamhang US, Barnes J, Seyfoddin V, ve diğerleri. Dismenore için diyet takviyeleri. Cochrane Veritabanı Sistemi Rev. 2016; 3 :Cd002124. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        35. Nasiri M, Torkaman M, Feizi S, Shamloo MB. Damask gülü ile aromaterapinin yetişkinlerin akut ağrı şiddetini hafifletme üzerindeki etkisi: Randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi. Ther Med'i tamamlayın. 2021; 56 :102596. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        36. Setzer WN. Uçucu yağlar ve anksiyolitik aromaterapi. Nat Prod İletişimi. 2009; 4 :1305–16. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        37. Ghiasi A, Bagheri L, Haseli A. Doğumun ilk aşamasında aromaterapinin anksiyolitik etkisi üzerine sistematik bir derleme. J Bakım Bilimi. 2019; 1 :51–60. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        38. Ikei H, Komatsu M, Song C, Himoro E, Miyazaki Y. Ofis çalışanlarında gül çiçeği izlemenin fizyolojik ve psikolojik rahatlatıcı etkileri. J Physiol Antropol. 2014; 33 :6. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        39. Schiber A, Mihalev K, Berardini N, Mollov P, Carle R. Rosa damascena Mill'in damıtılmış yapraklarından flavonol glikozitler . Z Naturforsch CJ Biosci. 2005; 5-6 :379–84. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        40. Delaram M, Sadeghiyan Z. Ekinofora-platyloba ekstraktının primer dismenore üzerindeki etkisi. J Arak Üniv Med Sci. 2010; 3 :61–7. [ Google Akademik ]
        41. McEwen M, Wills EM. Hemşireliğin Teorik Temelleri. Philadelphia, Pensilvanya: Lippincott Williams & Wilkins; 2017. [ Google Akademik ]

        Yorum yap


        • #5
          Rosa damascena ile aromaterapinin doğum yapmamış kadınlarda doğumun ilk evresindeki ağrı ve doğum kaygısı üzerine etkileri

          Sepideh Hamdamyan 1, Soheila Nazarpour 2, Masoumeh Simbar 3, Sepide Hacıyan 1, Faraz Mojab 4, Atefeh Talebi 5
          Bağlantılar yıkılmak Bağlantılar

          • 1Ebelik ve Üreme Sağlığı Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Yüksekokulu, Shahid Beheshti Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran 1996835119, İran.
          • 2Ebelik Bölümü, Chalous Şubesi, İslami Azad Üniversitesi, Chalous 4661961367, İran.
          • 3Ebelik ve Üreme Sağlığı Araştırma Merkezi, Ebelik ve Üreme Sağlığı Bölümü, Hemşirelik ve Ebelik Okulu, Shahid Beheshti Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran 1996835119, İran. Elektronik adres: msimbar@gmail.com.
          • 4Farmakognozi Anabilim Dalı, Eczacılık Fakültesi ve Eczacılık Bilimleri Araştırma Merkezi, Shahid Beheshti Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran 1996835119, İran.
          • 5Biyoistatistik Bölümü, Paramedicine Okulu, Shahid Beheshti Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tahran 1996835119, İran.
          Soyut

          Arka plan: Doğum ağrısı ve kaygının azaltılması doğum bakımının en önemli hedeflerinden biridir.

          Amaç: Bu çalışma, nullipar kadınlarda doğumun ilk evresinde Rosa damascena ile aromaterapinin ağrı ve anksiyete üzerine etkilerini değerlendirmeyi amaçladı.

          Tasarım, ortam, katılımcılar ve müdahaleler: Bu, 110 doğum yapmamış kadın üzerinde yapılan randomize bir klinik çalışmaydı. Uygun katılımcılar, İran'daki bir doğum hastanesinde iki grup aromaterapi ve kontrole rastgele atandılar. Katılımcılara aromaterapi grubuna 0,08 mL Rosa damascena özü ve kontrol grubuna 0,08 mL normal salin her 30 dakikada bir verildi. Ağrı, servikal dilatasyonun üç aşamasında (4-5, 6-7 ve 8-10 cm) birer kez olmak üzere 3 kez ölçüldü. Anksiyete, servikal dilatasyonun iki aşamasında (4-7 ve 8-10 cm) olmak üzere iki kez ölçüldü. Veri toplama araçları Spielberger anksiyete anketi, sayısal ağrı derecelendirme ölçeği, demografik ve obstetrik anket ve gözlemsel kontrol listesiydi. Veri analizleri t-testi, Mann-Whitney U testi ve Ki-kare testini içermektedir.

          Ana sonuç ölçütleri: Doğum ağrısının şiddeti ve anksiyetenin şiddeti birincil sonuç ölçütleri olarak kullanıldı. Doğum ve doğum özellikleri (kasılma sayısı, ikinci aşamadaki kasılmaların süresi, Bishop skoru, oksitosin ile güçlendirme, Apgar skoru ve doğum şekli dahil), demografik özellikler ve doğurganlık bilgileri ikincil sonuç ölçütleri olarak kullanıldı.

          Bulgular: R. damascena ile aromaterapi alan grupta ağrı şiddeti, tedavi sonrası her ağrı değerlendirmesinde kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşüktü (4-5, 6-7 ve 8-10 cm servikal dilatasyon; P < 0.05). Anksiyete seviyeleri de tedavi grubunda tedavi sonrasında kontrol grubuna göre her ölçüm zamanında anlamlı derecede düşüktü (servikal dilatasyon 4-7 ve 8-10 cm; P < 0.05).

          Sonuç: R. damascena ile yapılan aromaterapi doğumun ilk evresindeki ağrı ve anksiyete şiddetini azaltmıştır. R. damascena ile aromaterapi, doğumun ilk aşamasında ağrı ve kaygıyı azaltmak için uygun ve etkili bir yöntemdir.

          Deneme kaydı: İran Klinik Araştırma Kaydı: IRCT201306258801N3.

          Anahtar Kelimeler: Kaygı; Aromaterapi; Nullipar; Obstetrik emek; Ağrı; Rosa damascena.

          Telif Hakkı © 2018 Şanghay Changhai Hastanesi. Elsevier BV tarafından yayınlanmıştır. Tüm hakları saklıdır.

          Yorum yap


          • #6
            Şam gülünün (Rosa damascena Mill.) harcanmış çiçek distilatından izole edilen 2-fenil etil alkolün damar gevşetici özelliği ve olası mekanizması

            Munmun Kumar Singh 1, Kumari Savita 2, Swati Singh 1, Divya Mişra 2, Poonam Rani 2, Debabrata Chanda 3, Ram Swaroop Verma 4
            Bağlantılar yıkılmak Bağlantılar

            • 1Fitokimya Bölümü, CSIR-Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Merkezi Enstitüsü (CIMAP), PO CIMAP, Lucknow, 226015, Hindistan; Bilimsel ve Yenilikçi Araştırma Akademisi (AcSIR), Ghaziabad, 201002, Uttar Pradesh, Hindistan.
            • 2Biyo-Prospeksiyon ve Ürün Geliştirme Bölümü, CSIR-Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Merkezi Enstitüsü (CIMAP), PO CIMAP, Lucknow, 226015, Hindistan.
            • 3Biyo-Prospeksiyon ve Ürün Geliştirme Bölümü, CSIR-Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Merkezi Enstitüsü (CIMAP), PO CIMAP, Lucknow, 226015, Hindistan. Elektronik adres: d.chanda@cimap.res.in.
            • 4Fitokimya Bölümü, CSIR-Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Merkezi Enstitüsü (CIMAP), PO CIMAP, Lucknow, 226015, Hindistan; Bilimsel ve Yenilikçi Araştırma Akademisi (AcSIR), Ghaziabad, 201002, Uttar Pradesh, Hindistan. Elektronik adres: rs.verma@cimap.res.in.
            Soyut

            Etnobotanik alaka: Rosa damascena Mill. (Rosaceae), yaygın olarak şam gülü olarak bilinen, kardiyovasküler faydalar da dahil olmak üzere çeşitli tedavi edici etkileri nedeniyle Geleneksel Unani Tıbbında kullanılan eski bir tıbbi ve parfümeri bitkisidir.

            Çalışmanın amacı: Bu çalışmada R. damascena'nın kullanılmış çiçeklerinden izole edilen ve uçucu yağın ekstraksiyonundan sonra kalan 2-fenil etil alkolün (PEA) vazorelaksan etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı.

            Malzemeler ve yöntemler: Taze toplanan R. damascena çiçekleri, gül esansiyel yağını (REO) çıkarmak için Clevenger tipi bir aparatta hidro-damıtıldı. REO'nun çıkarılmasından sonra, kullanılmış çiçek hidro-damıtma ürünü toplandı ve organik çözücüler ile özütlenerek, bir kullanılmış çiçek hidro-damıtma ürünü özü (SFHE) elde edildi; bu, kolon kromatografisi ile daha da saflaştırıldı. SFHE ve izolatı, gaz kromatografisi (GC-FID), gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC-MS) ve nükleer manyetik rezonans (NMR) teknikleriyle karakterize edildi. SFHE'den izole edilen PEA, sıçan aortu gibi kanal kan damarlarında ve mezenterik arter gibi dirençli damarlarda vazorelaksasyon tepkisi açısından değerlendirildi. PEA'nın ön taraması, fenilefrin/U46619 ile önceden daraltılmış aort preparasyonunda yapıldı. Daha öte,

            Sonuçlar: SFHE, kolon kromatografisi ile %95,0 saflığa kadar daha da saflaştırılan ana bileşen olarak (%89,36) PEA'nın varlığını ortaya çıkardı. PEA, hem sıçan aortu gibi kanal damarlarında hem de mezenterik arter gibi direnç damarlarında güçlü vazorelaksasyon tepkisi sergiledi. Gevşeme tepkisi, vasküler endotelin herhangi bir katılımı olmadan aracılık eder. Ayrıca, TEA'ya duyarlı BK Ca kanalının , bu kan damarlarında PEA'nın indüklediği gevşeme tepkisi için ana hedef olduğu bulundu.

            Sonuçlar: REO ekstraksiyonundan sonra kalan R. damascena'nın harcanmış çiçekleri PEA ekstraksiyonu için kullanılabilir. PEA, hem aortta hem de mezenterik arterde belirgin vazorelaksasyon özelliklerine sahipti ve hipertansiyona karşı bitkisel bir ürüne dönüşme sözü verdi.

            Anahtar Kelimeler: 2-fenil etil alkol; Rosa damascena; Harcanan çiçekler; Vazo gevşemesi.

            Telif Hakkı © 2023 Elsevier BV Tüm hakları saklıdır.

            Yorum yap


            • #7
              Rosa damascena L. ve Quercus infectoria'nın Normal ve Hiperlipidemik Tavşanların Kardiyovasküler Performansı Üzerindeki Güvenlik ve Tedavi Etkinliğinin Değerlendirilmesi : Fizyolojik Temelli Yaklaşım

              Siyavash Joukar , 1, 2, * Masoumeh Askarzadeh , 3 Beydolah Shahouzehi , 1 Hamid Najafipour , 1, 2 ve Hossein Fathpour 3
              Yazar bilgileri Makale notları Telif Hakkı ve Lisans bilgileri PMC Yasal Uyarı
              1 Fizyoloji Araştırma Merkezi, Kerman Tıp Bilimleri Üniversitesi, Kerman, POBox 7616914115, İran
              2 Fizyoloji ve Farmakoloji Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, Kerman Tıp Bilimleri Üniversitesi, Kerman, PO Box 7616914115, İran
              3 Biyoloji Bölümü, Shahrekord Şubesi, İslami Azad Üniversitesi, Shahrekord, İran
              *Siyavash Joukar: moc.liamg@rakojs
              Akademik Editör: Michael Cunningham
              Şuraya git: Soyut

              Quercus infectoria (QI) ve Rosa damascena L. (RD) 'nin tedavi amaçlı kullanımı ve kardiyovasküler etkileri hakkında yeterli bilgi bulunmaması nedeniyle bu ajanlarla ön tedavi uygulanan tavşanların kardiyovasküler indekslerini araştırdık. Hayvan grupları, 45 gün boyunca diyetin her kg'ında sırasıyla normal yem artı 1,5 g RD ve QI özütleri içeren kontrol grubu (CTL), RD ve QI gruplarıydı; Hiperlipidemik (H) gruba 45 gün boyunca yüksek yağlı diyet uygulandı; H+RD ve H+QI grupları sırasıyla yüksek yağlı diyet artı QI ve RD ekstreleri aldı. Kan basıncı H+RD grubunda CTL, RD ve H gruplarına göre daha yüksekti. Sol ventriküler basınç gelişti ve sol ventriküler sistolik basınç, CTL ve RD gruplarına kıyasla H+RD grubunda anlamlı derecede arttı ( P< 0,05 ve P < 0,0001, sırasıyla) ve H+QI gruplarında ( P < 0,01, QI gruplarına karşı). Sol ventriküler diyastol sonu basıncı (LVEDP), H+QI grubunda H grubuna kıyasla anlamlı azalma gösterdi. QI, yüksek yağlı bir diyetle birlikte uygulandığında toplam kolesterol, LDL, TG ve plazmanın aterojenik indeks değerlerini zayıflattı. Sonuçlar QI'nin antilipidemik ve antiaterojenik etkilerini göstermektedir. Ayrıca yüksek yağlı diyetle birlikte RD kullanımı tavşanlarda hipertansiyon riskini artırabilir.

              Şuraya git: 1. Giriş

              Kardiyovasküler hastalıklar (KVH'ler) dünya çapındaki tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 30'unu oluşturur [ 1 ] ve hiperlipidemi, hipertansiyon ve sigara kullanımı, KVH'lerin ölüm oranlarının üç ana risk faktörü olarak iyi bilinmektedir [ 2 ]. Bitkisel ilaçların sağlık ve hastalıklar üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerine ilişkin mekanizmaların anlaşılması ve araştırılmasındaki ilerlemeler göz önüne alındığında, son yıllarda dikkat çeken alanlardan biri de bitkisel ajanların kardiyovasküler sistem üzerindeki koruyucu ve yıkıcı etkileridir. .

              Rosa damascena L. (RD) ve Quercus infectoria'nın (QI) bazı kardiyovasküler faydalı etkilerine ilişkin önceki deneysel çalışmalara ve mevcut geleneksel ve halk hekimliği bilgilerine dayanarak , bu çalışma için bu iki bitkisel ilacı seçtik. Q. infectoria Olivier (Fagaceae), Küçük Asya, İran ve Yunanistan'da yetişen bir çalıdır. Q. infectoria'nın safraları analjezik [ 3 ] CNS depresan, antiparkinson, antidiyabetik [ 3 – 5 ], antiinflamatuar [ 6 ] ve antioksidan aktiviteye [ 7 ] sahiptir. Son zamanlarda Q. infectoria'nın hepatoprotektif etkileriCCL4'ün neden olduğu doku hasarına karşı safraların olduğu rapor edilmiştir [ 8 ]. Rosa damascena L., kokusu ve görsel güzelliği nedeniyle dünyanın her yerinde yetiştirilen küçük bir bitkidir . Rosa damascena L.'nin terapötik etkileri, antiinflamatuar [ 10 ], analjezik, hipnotik ve antispazmodik [ 9 , 11 ] özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Antioksidan ve antidiyabetik [ 12 , 13 ], kalp inotropik [ 14 ], adet kanamasının tedavisinde yararlılığı [ 15 ], antitussif [ 16 ], trakeal gevşetici [ 17 ] ve rahatlatıcı aktivite [17]18 ] Rosa damascena L.'ye atfedilen diğer etkilerdir.

              Quercus infectoria ve Rosa damascena L.'nin literatürde bildirilen faydalı etkileri dikkate alındığında bu ajanların özellikle doğu toplumlarında kullanımı giderek artmaktadır. Bu çalışmada, Quercus infectoria ve Rosa damascena L.'nin kronik uygulamasının, hiperlipidemisi olan/olmayan tavşanların hemodinamik, kalp performansı, lipit profili ve plazma aterojenik indeksleri üzerindeki etkilerini, uzun süreli Quercus infectoria tüketiminin sonucunu aydınlatmak için araştırdık. Bu ajanlar kardiyovasküler sistem üzerinde

              Şuraya git: 2. Gereç ve Yöntemler

              Deneyler, hayvan çalışmalarının yürütülmesine ilişkin ulusal yönergelere uygun olarak yapıldı (Etik kurul izni no. 86/123KA - Kerman Tıp Bilimleri Üniversitesi, İran) ve ağırlıkları 2,5 ila 3,5 kg arasında olan 36 Yeni Zelanda Beyaz tavşanı üzerinde yapıldı. 2.1. Malzemeler

              Sodyum tiyopental Biochemie'den (Avusturya) ve kolesterol Merck'ten (Almanya) satın alınmıştır. Quercus infectoria (QI) safraları ve Rosa damascena L. (RD) çiçekleri 2012 baharında sırasıyla İsfahan ve Kerman'dan (İran'ın illeri) toplandı; İran'ın Kerman Üniversitesi Bahonar Botanik Bölümü tarafından tanımlandı ve doğrulandı. QI'nin safraları ve RD'nin havayla kurutulmuş çiçekleri (300 g) öğütüldü ve 3 gün boyunca oda sıcaklığında 1000 mL metanol içerisinde yumuşatıldı. Daha sonra karışımlar filtrelendi ve vakumda buharlaştırılarak RD'den mumsu bir kütle ekstraktı ve QI'den bir toz kütle ekstraktı elde edildi [ 19 ]. 2.2. Hayvan Grupları ve Deney Protokolü

              Tavşanlar uygun hayvan bakımı altında tutuldu ve rastgele kontrol (CTL), RD, QI, Hiperlipidemik (H), Hiperlipidemik+RD (H+RD) ve Hiperlipidemik+QI (H+QI) olmak üzere 6 gruba ayrıldı. CTL grubu normal tavşan yemi ile beslendi. RD ve QI grupları, 45 gün boyunca diyetin her kg'ında sırasıyla 1.5 g RD ve QI ekstraktları ile desteklenmiş normal tavşan yemi ile beslendi. Bu dozaj, tüketiciler arasındaki mevcut kullanım şekline ve önceki çalışmalara dayanarak hesaplanmıştır [ 19 ]. Bu deneyin 45 günü boyunca Hiperlipidemik (H) grupların diyetine kolesterol (%0,5) ve hidrojene bitkisel yağ (%16) eklendi. H+QI ve H+RD grupları, çalışma sırasında kolesterol ve hidrojene bitkisel yağın yanı sıra diyetlerinin her kg'ında sırasıyla 1,5 g QI ve RD ekstreleri aldı.19 ] Deneyin birinci ve 46. gününde plazma total kolesterolü (TC), düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) ve trigliserit ölçümü amacıyla kulak damarından açlık kan örneği alındı. (TG) düzeyleri rutin laboratuvar yöntemleriyle belirlenir. Plazma aterojenitesinin belirteçleri olarak plazmanın aterojenik endeksleri, TC/HDL [ 20 ] ve LDL/HDL [ 21 ] olarak hesaplandı. Deneyin sonunda hayvanlara sodyum tiyopental (50 mg/kg, ip) enjeksiyonu yoluyla anestezi uygulandı ve %30 O2 — %69 N2 içerisinde %1 halotan ile muhafaza edildiler .O karışımı cerrahi işlem sırasında. Arka bacaklara uygulanan sıkıştırma uyaranına geri çekilme tepkisinin yokluğuna göre değerlendirilen derin anestezi, ameliyat boyunca doğrulandı ve sürdürüldü. Deney boyunca trakea spontan solunumla kanüle edildi. Heparinize salinle doldurulmuş (7 ünite/mL) bir kanül, bir basınç dönüştürücüye bağlandı ve kalp atış hızını ve arteriyel kan basıncını (BP) kaydetmek için sol karotid artere bir PowerLab analog-dijital dönüştürücü (AD Instruments, Avustralya) yerleştirildi. ). Sağ karotid arterden geçen diğer kanül sol ventriküle yerleştirilerek sol ventrikül basıncı (LVP) kaydedildi. Ameliyatın sonunda gazlı anestezi kesildi ve ameliyattan hayvanın iyileşmesi için zaman penceresi 30 dakikaydı. Ortalama arter basıncı (MAP), “MAP = Pd + (Ps − Pd)/3 formülü” ile hesaplandı; burada Pd, diyastolik arter basıncını ve Ps, sistolik arter basıncını temsil ediyordu. Maksimum kasılma hızı (maks dp/dt) ve maksimum gevşeme hızı (min dp/dt) sol ventriküler basınç darbesinden hesaplandı.22 ] Miyokardiyal oksijen ihtiyacının dolaylı bir ölçümü olan basınç hızı çarpımı (PRP), kalp hızı ve ortalama arteriyel basıncın ((MAP∗kalp hızı)∗ 1.000 -1 ) ürünü olarak belirlendi [ 23 ] . 2.3. İstatistiksel analiz

              Sonuçlar ortalama ± SEM olarak sunuldu. Her grupta bazal ve son değerler arasında Öğrenci eşleştirilmiş t testiyle ve farklı gruplar arasında tek yönlü ANOVA ile ve ardından post hoc Tukey testiyle karşılaştırmalar yapıldı . P değeri < 0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

              Şuraya git: 3. Sonuçlar

              3.1. Lipid Profili ve Aterojenik İndeksler

              Farklı grupların bazal plazma lipitleri ve bazal aterojenik indeksleri seviyelerinde anlamlı bir fark yoktu. 45 gün boyunca tek başına veya RD veya QI ile birlikte normal yem tüketimi, CTL ve QI gruplarının lipid profilinde ve aterojenik indekslerinde herhangi bir anlamlı değişikliğe neden olmadı. Ancak trigliserit düzeyi RD grubunda anlamlı bir artış gösterdi ( P < 0.01). Yüksek yağlı diyet, ilgili bazal değerlerle karşılaştırıldığında tüm gruplarda TC, LDL ve TG ve aterojenik indekslerde anlamlı artış olarak hiperlipidemiye neden olmuştur (10).tablo 1, Rakamlar​Şekiller11Ve​ve 2).2). Hiperlipidik diyetle birlikte QI uygulaması, H ve H+RD grupları ile karşılaştırıldığında TC ve LDL'yi azalttı ( sırasıyla P < 0.001 ve P < 0.01). H+RD grubunda LDL düzeyi de azaldı ( H grubuna karşı P < 0,01). TG düzeyi, CTL grubuyla karşılaştırıldığında H grubunda arttı ( P < 0.01); ancak QI tüketimi bu etkiyi zayıflattı ( H grubuna karşı P < 0,05) (tablo 1). Plazmanın iki aterojenik indeksi, TC/HDL ve LDL/HDL, H ve H+RD gruplarında önemli ölçüde arttı ( CTL ve RD gruplarına karşı P < 0,001). TC/HDL, H+QI grubunda anlamlı olmayan bir artış gösterdi ( QI grubuyla karşılaştırıldığında P < 0,055 ve CTL grubuyla karşılaştırıldığında P = 0,058) (Şekil 1). LDL/HDL oranı, H+QI grubunda H ve H+RD grubuna göre daha az bir artışla ilişkilendirildi (CTL ve QI grupları ile karşılaştırıldığında P < 0,01) (şekil 2).
              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JT2013-769143.001.jpg
              Şekil 1
              Hayvan gruplarının plazma aterojenik indeksinin bazal ve son değerleri (toplam kolesterolün HDL kolesterole oranı, TC/HDL oranı). Değerler Ortalama ± SEM'dir. n = 6; CTL: kontrol; RD: Rosa damascena L.; QI: Quercus infectoria ; H: Hiperlipidemik; H+RD: Hiperlipidemik+RD; H+QI: Hiperlipidemik+QI. ‡ İlgili bazal değerle karşılaştırıldığında P < 0,001; θ P < 0,001, CTL, RD ve QI gruplarının nihai değerleriyle karşılaştırıldığında, o P < 0,001, RD ve CTL'nin nihai değerleriyle karşılaştırıldığında; † İlgili bazal değerle karşılaştırıldığında P < 0,05.

              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JT2013-769143.002.jpg
              şekil 2
              Hayvan gruplarının plazma aterojenik indeksinin (LDL/HDL oranı) bazal ve son değerleri. Değerler Ortalama ± SEM'dir. n = 6, CTL: kontrol; RD: Rosa damascena L.; QI: Quercus infectoria ; H: Hiperlipidemik; H+RD: Hiperlipidemik+RD; H+QI: Hiperlipidemik+QI. ‡ İlgili bazal değerle karşılaştırıldığında P < 0,001; o CTL, RD ve QI gruplarının nihai değerleriyle karşılaştırıldığında P < 0,001; RD ve CTL'nin nihai değerleriyle karşılaştırıldığında θ P < 0,001; ‡ P < 0,01, CTL ve QI gruplarının nihai değerleriyle karşılaştırıldığında. tablo 1

              Farklı hayvan gruplarında plazma lipit seviyeleri.
              CTL 50,5 ± 2,8 16 ± 2,2 23,2 ± 4,2 86,2 ± 4,6 56 ± 5,2 18 ± 2,5 20,5 ± 3,2 90,7 ± 5,2
              RD 38 ± 5,5 18,1 ± 3,2 16 ± 3,8 75,7 ± 7,8 49,6 ± 11,4 20,4 ± 5,8 16,5 ± 5 152,6 ± 14,6 ‡
              QI 55,8 ± 22,7 23,4 ± 5,2 30,2 ± 17,3 75,5 ± 4,9 70,4 ± 18 20,2 ± 5 32 ± 15,1 153,8 ± 41
              H 48 ± 3,8 20,4 ± 2,9 16,2 ± 5,9 77,2 ± 7,4 1328 ± 62,2 ‡‡a 24,8 ± 3,5 536 ± 19 ‡‡e 211 ± 23 ‡g
              H+RD 59,8 ± 6,7 19,7 ± 1,7 15,7 ± 4,4 82,2 ± 9,4 1088 ± 168 ‡a 20 ± 1,7 395 ± 29,7 ‡‡f 142,7 ± 17,7 †
              H+QI 52 ± 5 20,2 ± 2,1 15 ± 4,2 73 ± 11,2 642 ± 91,8 ‡a,b,c 21,3 ± 2,8 325 ± 29,1 ‡f 115,8 ± 20,8 †sa
              Ayrı bir pencerede aç
              Değerler Ortalama ± SEM'dir. n = 6; ‡‡ İlgili bazal değerle karşılaştırıldığında P < 0,001; ‡ İlgili bazal değerle karşılaştırıldığında P < 0,01; † İlgili bazal değerle karşılaştırıldığında P < 0,05; CTL , RD ve QI'nin nihai değerleriyle karşılaştırıldığında P < 0,001 ; b P < 0,001, H'nin nihai değeriyle karşılaştırıldığında; H+RD'nin nihai değeriyle karşılaştırıldığında c P < 0,01; e P < 0,001, CTL, RD, QI, H+RD ve H+QI'nin nihai değerleriyle karşılaştırıldığında; f P < 0,001, CTL, RD, QI ve H'nin nihai değerleriyle karşılaştırıldığında; gP _ CTL'nin nihai değeriyle karşılaştırıldığında < 0,01; h P < 0,05, H'nin nihai değeriyle karşılaştırıldığında. CTL: kontrol; RD: Rosa damascena L.; QI: Quercus infectoria ; H: Hiperlipidemik; H+RD: Hiperlipidemik+RD; H+QI: Hiperlipidemik+QI; TC: plazma toplam kolesterolü; LDL: düşük yoğunluklu lipoprotein; HDL: yüksek yoğunluklu lipoprotein; TG: trigliserit. 3.2. Hemodinamik ve Kalp Fonksiyonları

              Bu çalışmanın sonunda, farklı hayvan grupları arasında kan basıncının karşılaştırılması, RD veya QI'nin (her biri tek başına) bu parametre üzerinde anlamlı bir etkisi göstermedi. Ancak RD ve yüksek yağlı diyet kombinasyonu alan hayvanlarda sistolik, diyastolik ve ortalama arteriyel basınçlar, karşılık gelen gruplarla (CTL, RD ve H) karşılaştırıldığında önemli ölçüde arttı. Çalışmada, yüksek yağ rejiminin tek başına veya artı QI'nin, eşleşen gruplarla karşılaştırıldığında kan basıncı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı görüldü (Figür 3).
              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JT2013-769143.003.jpg
              Figür 3
              Farklı gruplardaki arteriyel kan basıncı. Değerler Ortalama ± SEM'dir. n = 6; S: sistolik basınç; D: diyastolik basınç; MAP: ortalama arter basıncı; CTL: kontrol; RD: Rosa damascena L.; QI: Quercus infectoria ; H: Hiperlipidemik; H+RD: Hiperlipidemik+RD; H+QI: Hiperlipidemik+QI. • H ve CTL gruplarına karşı P < 0,05; ▾ RD grubuna karşı P < 0,001, † RD grubuna karşı P < 0,01; * CTL'ye karşı P < 0,05; o P < 0,01, RD grubuna göre.

              Kalp hızı, nabız basıncı, maksimum kalp kasılma hızı (+dp/dt max = maksimum dp/dt) ve maksimum kalp gevşeme hızı (-dp/dt max= min dp/dt) anlamlı bir sonuç göstermedi. hayvan grupları arasındaki fark (Tablo 2). PRP, H+RD ve H+QI gruplarında daha yüksekti; ancak bu indeks, RD grubuyla karşılaştırıldığında yalnızca H+RD'de anlamlıydı ( P < 0,05) (Tablo 2). Tablo 2

              Farklı hayvan gruplarında nabız basıncı ve kalp indeksleri.
              CTL 33 ± 5 4586 ± 292 −2698 ± 71 291 ± 13 28 ± 2
              RD 28 ± 4 4554±306 −2746 ± 234 247 ± 7 22,4 ± 1,2
              QI 32 ± 3 4540 ± 667 −3648 ± 665 277 ± 16 27,3 ± 2,4
              H 32 ± 2 4877 ± 324 −2734 ± 217 274 ± 11 26,5 ± 1,4
              H+RD 42 ± 2 5689 ± 946 −3618 ± 254 276 ± 8 31,6 ± 2,1*
              H+QI 42 ± 2 5534±532 −3765 ± 406 302 ± 19 30,4 ± 2,9
              Ayrı bir pencerede aç
              Değerler Ortalama ± SEM'dir. * RD ile karşılaştırıldığında P < 0,05. CTL: kontrol; RD: Rosa damascena L.; QI: Quercus infectoria ; H: Hiperlipidemik; H+RD: Hiperlipidemik+RD; H+QI: Hiperlipidemik+QI; PRP: Basınç hızı çarpımı ((MAP ∗ kalp atış hızı) ∗ 1,000 −1 ); max dp/dt: maksimum kasılma hızı; min dp/dt: maksimum gevşeme hızı.

              Sol ventriküler geliştirilen basınç (LVDP) ve sol ventriküler sistolik basınç (LVSP), CTL ve RD gruplarına (sırasıyla P < 0,05 ve P < 0,0001) ve H + QI'ye kıyasla H+RD grubunda anlamlı derecede arttı. gruplar ( P < 0,01, QI gruplarına karşı). LVDP ve LVSP de RD grubuna kıyasla H gruplarında arttı ( P < 0.05). H ve H+RD grupları maksimum düzeyde sol ventriküler diyastol sonu basıncı (LVEDP) gösterdi; aksine QI grubu bu parametrenin minimum seviyesini gösterdi. Ek olarak LVEDP, H+QI grubunda H grubuna kıyasla düşmüştü ( P < 0,05) (Şekil 4).
              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JT2013-769143.004.jpg
              Şekil 4
              Farklı gruplarda sol ventrikül basıncı. Değerler Ortalama ± SEM'dir. n = 6; LVDP: sol ventriküler gelişmiş basınç; LVSP: sol ventriküler sistolik basınç; LVEDP: sol ventriküler diyastol sonu basıncı; CTL: kontrol; RD: Rosa damascena L.; QI: Quercus infectoria ; H: Hiperlipidemik; H+RD: Hiperlipidemik+RD; H+QI: Hiperlipidemik+QI. * CTL ile karşılaştırıldığında P < 0,05; ‡ RD ile karşılaştırıldığında P < 0,0001; † RD ile karşılaştırıldığında P < 0,05; ▾ QI ile karşılaştırıldığında P <0,05; • QI ile karşılaştırıldığında P < 0,01.

              Şuraya git: 4. Tartışma

              Bu çalışma, iki ünlü bitkisel ilacın ( Rosa damascena L. ve Quercus infectoria) metanolik ekstraktının kronik uygulamasının , tavşanlarda hemodinamik, kalp performansı, lipid profili ve plazma aterojenik indeksleri üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamıştır. yüksek yağlı diyet.

              Sonuçlar, plazma aterojenik indekslerin zayıflaması, hiperlipideminin önlenmesi ve kardiyovasküler performansın iyileştirilmesi gibi hiperlipidik diyetin zararlı sonuçları üzerinde QI'nin bariz yararlı etkisini ortaya çıkardı. Öte yandan, RD uygulaması plazma lipit profili ve aterojenik indeksler üzerinde hafif bir azaltıcı etki gösterdi. Bununla birlikte, RD'nin yüksek yağlı bir diyetle birlikte uygulanması, miyokardiyal oksijen tüketimi indeksini ve hipertansiyon riskini artırdı.

              Trigliseritlerin bağırsak emiliminde önemli bir enzim olan pankreatik lipazın (PL) inhibisyonu ve endojen kolesterol biyosentezinde yer alan diğer önemli enzim olan HMG CoA redüktaz, PL inhibitörlerinin [ 24 ] ve statinlerin hedefidir. , sırasıyla [ 25 ]. In vitro deneyler, özellikle QI ve bir dereceye kadar RD'nin, pankreatik lipaz [ 26 ] ve HMG CoA redüktaz enzimi [ 27 ] üzerinde inhibitör etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Önceki sonuçların sonuçları [ 19] ve mevcut in vivo çalışmalar açıkça QI'nin antilipidemik etkisini doğruladı, ancak RD'nin önemli bir etkisi olmadı. Bu nedenle, bu çalışmada ortaya çıkan QI'nin antilipidemik ve antiaterojenik etkilerinin bir kısmı, PL ve HMG CoA redüktaz enzimlerinin inhibisyonu yoluyla aracılık ediyor olabilir. Ayrıca QI bazı biyoaktif ajanlar içerir ve ana bileşeni tanendir [ 8 ]. Bu fenolik bileşik, proteinleri [ 28 , 29 ], örneğin PL enzimini çökeltebilir ve dolayısıyla QI'nin antilipidemik ve antiaterojenik etkilerinin bir kısmını sağlayabilir.

              Önceki çalışmalar, yüksek lipitli diyet kullanımının 8 [ 30 ] ve 10 hafta [ 31 ] boyunca %1 kolesterol içerdiğini ve kan basıncı, kalp hızı, PRP, maksimum dp/dt ve min dp/ üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını gösterdi. tavşanların dt indeksleri. Yine de 4 haftalık yüksek kolesterol rejimi bile vasküler direnci arttırır ve endotel bağımlı vazodilatasyonu azaltır [ 32 ]. Önceki raporlarla tutarlı olarak, çalışmamızda 45 günlük yüksek yağlı diyetin, CTL grubuyla karşılaştırıldığında H grubunun hemodinamik ve kalp performansı üzerinde anlamlı bir etkisi yoktu. Bununla birlikte, RD ve yüksek yağlı diyetin birlikte uygulanması kan basıncında, LVSP'de ve LVDP'de artışla ilişkilendirildi.

              RD'nin pozitif kronotropik ve inotropik etkisi, Gine Domuzlarının izole edilmiş kalbinde gözlemlenmiştir. Görünüşe göre bu etkiye β -adrenoseptörünün uyarılması yoluyla aracılık edilmektedir [ 33 , 34 ]. Kalsiyum kanallarının açılması ve fosfodiesteraz III inhibitörlerinin etkisi gibi hücre içi cAMP seviyelerinin yükselmesi [ 35 ], RD'nin inotropik etkisinde yer alabilecek diğer olası mekanizmalar olabilir.

              Kan basıncı, kalp debisi ve periferik vasküler direncin çarpımı ile belirlenir. Kardiyak debi ise atım hacmi ve kalp atış hızının ürünüdür. Kalbin kasılma gücünün artması, atım hacminin ve dolayısıyla kan basıncının artmasına neden olur [ 36 ]. Çalışmamızda H+RD grubunda kalp kasılma indeksi olarak maksimum dp/dt'de anlamlı olmayan bir artış eğilimi gözlendi. Ancak RD varlığında kalp hızında artış gözlemlemedik. Bulgularımız ile Boskabady ve ark.'nın sonuçları arasındaki tutarsızlık. [ 33RD'nin kronotropik etkisi ile ilgili bulgular, in vivo yönteme karşı izole kalp yöntemi olmak üzere iki farklı iletim yönteminden gelebilir ve dolayısıyla çalışmamızda otonom sinir sistemi geri bildirimi gibi endojenik faktörlerin etkisi olabilir. Hiperlipideminin vasküler vazodilatasyon üzerindeki olumsuz etkisinin yanı sıra RD'nin pozitif inotropik etkisine bağlı olarak kalp kontraktilitesindeki kısmi artışın birleşimi, H+RD grubundaki yüksek kan basıncını ve LVSP'yi açıklamanın olası bir nedenidir. Ancak RD'nin arteriyel damar üzerindeki bilinmeyen etkilerinin gelecekteki çalışmalarda araştırılması gereken bir olasılık olduğu düşünülmektedir.

              Şuraya git: 5. Sonuçlar

              Bu çalışmanın sonuçları, QI'nin önemli antilipidemik ve antiaterojenik etkilerini ortaya çıkardı ancak RD'yi ortaya çıkarmadı. Buna kısmen PL ve HMG CoA redüktaz enzimlerinin inhibisyonu aracılık ediyor olabilir. Sentetik lipit düşürücü ilaçların bazı yan etkileriyle ilgili olarak, örneğin statinler için miyopati ve karaciğer hasarları [ 25 , 37 ] ve PL sentetik inhibitörleri için mide tahrişi, kızarma, hiperürisemi, kuru cilt ve anormal karaciğer fonksiyonu [ 38], QI gelecekteki insan çalışmalarında plazma lipidlerini azaltmak için yeni bir aday olarak düşünülebilir. Ayrıca yüksek yağlı diyetle birlikte RD kullanımı tavşanlarda hipertansiyon riskini artırdı. Eğer sonuçlarımız insanlara uyarlanabiliyorsa, hiperlipidemi bağlamında RD'nin bu olumsuz etkisi dikkate alınmalı ve araştırılmalıdır.

              Şuraya git: Çıkar Çatışması

              Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan ederler.

              Şuraya git: Teşekkür

              Bu çalışmanın finansal desteği İran Kerman Tıp Bilimleri ve Sağlık Hizmetleri Üniversitesi (KUMS) tarafından kabul edilmektedir.

              Şuraya git: Referanslar

              1. Zipes DP, Libby P, Bonow OR, Braunwald E. Braunwald'ın Kalp Hastalığı: Kardiyovasküler Tıp Metin Kitabı . Philadelphia, Pa, ABD: Elsevier Saunders; 2008. [ Google Akademik ]
              2. Kuulasmaa K, Tunstall-Pedoe H, Dobson A, ve diğerleri. DSÖ MONICA Projesi popülasyonlarında klasik risk faktörlerindeki değişikliklerin koroner olay oranlarındaki eğilimlere katkısının tahmini. Lancet . 2000; 355 (9205):675–687. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              3. Dar MS, Ikram M, Fakouhi T. Quercus infectoria'nın farmakolojisi. Farmasötik Bilimler Dergisi . 1976; 65 (12):1791–1794. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              4. Dar MS, İkram M. Quercus infectoria üzerine çalışmalar. Şırınga asidinin izolasyonu ve merkezi depresif aktivitesinin belirlenmesi. Planta Medica . 1979; 35 (2):156–161. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              5. Hwang JK, Kong TW, Baek NI, Pyun YR. Quercus infectoria'nın safralarından heksagalloilglikozun a -glikozidaz inhibitör aktivitesi. Planta Medica . 2000; 66 (3):273–274. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              6. Kaur G, Athar M, Alam MS. Quercus infectoria safraları antioksidan aktiviteye sahiptir ve fare makrofajlarında oksidatif stresin neden olduğu fonksiyonel değişiklikleri ortadan kaldırır. Kimyasal-Biyolojik Etkileşimler . 2008; 171 (3):272–282. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              7. Kaur G, Hamid H, Ali A, Alam MS, Athar M. Quercus infectoria safralarının alkollü ekstraktının antiinflamatuar değerlendirmesi. Etnofarmakoloji Dergisi . 2004; 90 (2-3):285–292. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              8. Pithayanukul P, Nithitanakool S, Bavovada R. Areca catechu tohumlarından ve Quercus infectoria fındıkgalllarından elde edilen ekstraktların hepatoprotektif potansiyeli. Moleküller . 2009; 14 (12):4987–5000. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              9. Libster M. Delmars Hemşireler İçin Bütünleştirici Bitki Rehberi . Albany, NY, ABD: Delmar Thomson Learning; 2002. [ Google Akademik ]
              10. Buckle J. Hemşirelikte Klinik Aromaterapi . Londra, Birleşik Krallık: Arnold, Singular tarafından ortaklaşa yayınlandı; 1997. [ Google Akademik ]
              11. Maleev A, Neshev G, Stoianov S, Sheǐkov N. Bulgar gül yağının ülser koruyucu ve antiinflamatuar etkisi. Eksperimentalna Medicina ve Morfologiya . 1972; 11 (2):55–60. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              12. Kalim MD, Bhattacharyya D, Banerjee A, Chattopadhyay S. Unani tıp sisteminde kullanılan bitkilerin oksidatif DNA hasarını önleyici aktivitesi ve antioksidan potansiyeli. BMC Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp . 2010; 10, makale 77 [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              13. Gholamhoseinian A, Fallah H, Sharifi far F. Rosa damascena Mill'in metanol ekstraktının inhibe edici etkisi. Normal ve diyabetik sıçanlarda çiçeklerin a -glukosidaz aktivitesi ve postprandiyal hiperglisemi üzerindeki etkisi. Bitki ilacı . 2009; 16 (10):935–941. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              14. Wood G, Bache F. Amerika Birleşik Devletleri Dispanseri . 4. baskı. Philadelphia, Pa, ABD: Griggand Elliot; 1839. [ Google Akademik ]
              15. AveSina AA. Tıpta Hukuk . Tahran, İran: Rehberlik Bakanlığı Yayını; 1990. A. Sharafkhandy, çevirmen. [ Google Akademik ]
              16. Shafei MN, Rakhshandah H, Boskabady MH. Rosa damascena'nın kobaylarda öksürük önleyici etkisi. İran Farmasötik Araştırma Dergisi . 2003; 2 :231–234. [ Google Akademik ]
              17. Boskabady MH, Kiani S, Rakhshandah H. Rosa damascena'nın kobay trakeal zincirleri üzerindeki gevşetici etkileri ve olası mekanizma(lar)ı Journal of Ethnopharmacology . 2006; 106 (3):377–382. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              18. Hongratanaworkit T. Gül yağının insanlar üzerindeki rahatlatıcı etkisi. Doğal Ürün İletişimi . 2009; 4 (2):291–296. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              19. Gholamhoseinian A, Shahouzehi B, Joukar S, Iranpoor M. Hiperlipidemili tavşan modelinde Quercus infectoria ve Rosa damascena'nın lipid profili ve aterosklerotik plak oluşumu üzerindeki etkisi. Pakistan Biyolojik Bilimler Dergisi . 2012; 15 (1):27–33. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              20. Najafipour H, Joukar S. Afyon içimi ve hiperkolesteroleminin kombinasyonu, tavşanda ölümcül kardiyak aritmi ve aterogenez duyarlılığını artırır. Çevresel Toksikoloji ve Farmakoloji . 2012; 34 (2):154–159. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              21. Fernandez ML, Webb D. Koroner kalp hastalığı riskini değerlendirmede değerli bir araç olarak LDL'nin HDL'ye kolesterol oranı. Amerikan Beslenme Koleji Dergisi . 2008; 27 (1):1–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              22. Joukar S, Najafipour H, Mirzaeipour F, Nasri H, Yeganeh Haj Ahmadi M, Badinloo M. Semelilin (angiparlar) izoproterenol kaynaklı kalp hasarı üzerindeki modülatör etkisi. EXCLI Dergisi . 2013; 12 :122–129. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              23. Joukar S, Bashiri H, Dabiri S, et al. Siyah çay ve nikotinin tek başına veya kombinasyon halinde deneysel kaynaklı kalp hasarına karşı kardiyovasküler etkileri. Fizyoloji ve Biyokimya Dergisi . 2012; 68 :271–279. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              24. Baretić M. Obezitede tıbbi tedavi hedefleri. Sindirim Hastalıkları . 2012; 30 :168–172. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              25. Chabner B, Knollman B. Goodman & Gilmans. Terapötiklerin Farmakolojik Temelleri . 12. baskı. New York, NY, ABD: McGraw-Hill; 2011. [ Google Akademik ]
              26. Gholamhoseinian A, Shahouzebi B, Sharifi-far F. Bazı bitki ekstraktlarının Pankreas Lipazı üzerindeki inhibitör etkisi. Uluslararası Farmakoloji Dergisi . 2010; 6 (1):18–24. [ Google Akademik ]
              27. Gholamhoseinian A, Shahouzehi B, Sharifi-Far F. Bazı bitki metanol ekstraktlarının 3-Hidroksi-3-Metilglutaril koenzim a redüktaz üzerindeki inhibitör aktivitesi. Uluslararası Farmakoloji Dergisi . 2010; 6 (5):705–711. [ Google Akademik ]
              28. Birari RB, Butani KK. Doğal kaynaklardan pankreas lipaz inhibitörleri: keşfedilmemiş potansiyel. Bugün İlaç Keşfi . 2007; 12 (19-20):879–889. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              29. Basri DF, Fan SH. Quercus infectoria safralarının sulu ve aseton ekstraktlarının antibakteriyel ajanlar olarak potansiyeli. Hint Farmakoloji Dergisi . 2005; 37 (1):26–29. [ Google Akademik ]
              30. Liu HR, Tao L, Gao E, ve diğerleri. Miyokardiyal iskemi ve reperfüzyona maruz kalan hiperkolesterolemik tavşanlarda rosiglitazonun anti-apoptotik etkileri. Kardiyovasküler Araştırma . 2004; 62 (1):135–144. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              31. Hoshida S, Yamashita N, Kawahara K, Kuzuya T, Hori M. Tavşan ateroskleroz modelinde koroner tıkanma/reperfüzyonun neden olduğu miyokard enfarktüsünün kinapril ile iyileştirilmesi: olası mekanizmalar. Dolaşım . 1999; 99 (3):434–440. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              32. Wright CE, Angus JA. Tavşanlarda hipertansiyon ve hiperkolesteroleminin vazodilatasyon üzerine etkileri. Hipertansiyon . 1986; 8 (5):361–371. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              33. Boskabady MH, Vatanprast A, Parsee H, Ghasemzadeh M. Rosa damascena'dan sulu-etanolik ekstraktın kobay izole edilmiş kalbi üzerindeki etkisi. İran Temel Tıp Bilimleri Dergisi . 2011; 14 (2):116–121. [ Google Akademik ]
              34. Boskabady MH, Vatanprast A, Parsaee H, Boskabady M. Rosa damascena'nın izole kobay kalbi üzerindeki olası inotropik ve kronotropik etkilerinin mekanizması. DARU Farmasötik Bilimler Dergisi . 2013; 21 :s. 38. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              35. Sys SU, Boels PJ, Brutsaert DL. İzole köpek kalbinde amrinon ve milrinonun pozitif inotropik ve vazodilatör etkileri. Kardiyovasküler Farmakoloji Dergisi . 1987; 10 (4):445–449. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              36. Bruce MK, Bruce AS. Fizyoloji . 16. baskı. New York, NY, ABD: Mosby; 2008. [ Google Akademik ]
              37. Ulusal Kolesterol Eğitim Programı (NCEP) Yetişkinlerde yüksek kan kolesterolünün tespiti, değerlendirilmesi ve tedavisine ilişkin uzman paneli (yetişkin tedavi paneli III) Ulusal Kolesterol Eğitim Programı (NCEP) Tespit, Değerlendirme ve Tedavi Uzman Panelinin Üçüncü Raporu Yetişkinlerde Yüksek Kan Kolesterolünün Değerlendirilmesi (Yetişkin Tedavi Paneli III) nihai raporu. Dolaşım . 2002; 106 :3143–3421. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              38. Deng R. Hipokolesterolemik etkileri olan gıda ve gıda takviyeleri. Gıda, beslenme ve tarıma ilişkin son patentler . 2009; 1 (1):15–24. [ PubMed ] [ Google Akademik ]

              Yorum yap


              • #8
                Rosa damascena Değirmeni. Esansiyel Yağın Diyabetik Sıçanlarda Testis Hasarına Karşı Koruyucu Etkisi Vardır

                Somayeh Hamedi 1, Tahoora Shomali 2, Aliekber Haghighat 1
                Bağlantılar yıkılmak Bağlantılar

                • 1a Temel Bilimler Bölümü, Veteriner Fakültesi, Karaj Şubesi, İslami Azad Üniversitesi, Alborz, İran.
                • 2b Farmakoloji ve Toksikoloji Bölümü, Temel Bilimler Bölümü, Veteriner Fakültesi, Şiraz Üniversitesi, Şiraz, İran.
                Soyut

                Bu çalışma, Rosa damascena esansiyel yağının sıçanlarda diyabetin neden olduğu testis hasarı üzerindeki koruyucu etkisini araştırmaktadır. Otuz altı erkek Wistar sıçanı rastgele 6 eşit gruba ayrıldı: Grup I: negatif kontrol (tedavi yok); Grup II: pozitif kontrol (alloksan enjeksiyonu ile diyabet); Grup III-VI diyabet hastası haline getirildi ve 28 gün boyunca ağızdan sırasıyla 50, 100, 200 ve 400 µg/kg/gün gül yağı verildi. Gül yağı, pozitif kontrolle karşılaştırıldığında vücut ağırlığını ve kan şekeri seviyesini önemli ölçüde değiştirmedi. Gül yağı uygulanan sıçanların serum testosteron düzeyleri hem negatif hem de pozitif kontrol gruplarıyla (Grup I ve II) istatistiksel olarak aynı kaldı. Özellikle 2 yüksek dozda gül yağı uygulanan sıçanlarda (Grup V ve VI), Grup II'ye kıyasla daha yüksek sperm sayısına ve seminifer tübül çaplarında artış gözlendi. Gül yağı en düşük dozda bile spermatogonia, primer spermatositler, Sertoli hücreleri ve Leydig hücrelerinin hücre sayısını önemli ölçüde artırdı ve daha yüksek dozlarda daha iyi sonuçlar elde edildi. Gül yağının kısa süreli tekrarlanan doz uygulamasının, diyabetik sıçanlarda testislerdeki yapısal bozulmaları ve epididimal sperm sayısını doza bağlı olarak iyileştirebildiği görülmektedir.

                Anahtar Kelimeler: Rosa damascene; şeker hastalığı; esans; testis hasarı.

                Yorum yap

                Hazırlanıyor...
                X