Duyuru

Collapse
No announcement yet.

GÖKÇEK Aloeverajel

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • GÖKÇEK Aloeverajel

    ALOE VERA

    Çok Yıllık -0,3m 1-4 Aylar Ca, Ho, Na Öz Suyu Hafif Zehirli

    Aloe vera, Aloe, Aloe vera, Sabır, Syn: Aloe barbadensis L. MILL.
    Sabur “ officinalis FORSK.
    Alo
    Sarısabır
    Ödağacı
    Sarı sabır
    Öd çiçeği
    Familyası: Sarısabırgillerden, Affodillgewächse, Asphodelaceae
    Drugları: Aloe vera (Sabır ekstresi); Aloes extractum
    Aloe vera (Sabır tentürü); Aloe
    Aloe vera (Sabır) yapraklarının iç kısmındaki özsuyu çeşitli şekillerde işlenerek çay, tentür, natürel ilaç ve sabır suyu elde edilir.

    Giriş: Sabırgillerin takiben 350 alttürü mevcuttur ve bunlardan en çok iki tür kullanılır ve bunlar; Sarısabır; Aloe vera (A. Barbadensis) ve Kap-Sabırı; Aloe ferox (Aloe capensis) diye anılır. Türkçe de sadece Aloe vera (Sarısabır) diye anılan bu bitki genellikle sarı çiçek açtığından bu adla anılır. Eskiden Aloe bardensis diye anılmasının sebebi Barbados adasında ihracının yapılmasından dolayıdır. Bitkinin ismi Arapça Alloek den gelir ve parlak acı demektir, vera wahre´de yani hakikiden ferox ise yabani anlamına gelir. Sabıkın asıl vatanı Sudan, Somali, Sokotra adası ve Arap yarımadası olup zamanla tropik ve subtropik iklimin hâkim olduğu her yere yayılmıştır. Günümüzde özelikle ABD’nin Güney Eyaletlerinde kozmetik maddelerin ve ilaç yapımında kullanılmak için özel olarak yetiştirilmektedir. Tarihte ilk defa Mısırlılar tarafından güzellik banyosu ve cilt bakımı için M.Ö. 4000 yıllarında kullanılmaya başlanmış. (Mısırlılar medeniyeti Sümerlerden, yani Türklerden almıştır. Bütün medeniyetlerin kaynağı Sümerler yani Türkler dayanır. ) Peygamber Efendimiz tarafından Sabır suyu göz ağrılarına karşı kullanılmasını tavsiye etmiştir.

    Botanik: Aloe veranın (Sabıkın) gövdesi ya yoktur veya 10-30cm olabilir, şayet alt yaprakları kesilirse zamanla gövde ortaya çıkar. Bitkinin ortasından çıkan çiçek sapı 50-100cm boyunu bulur ve bununda 15-35cm’ine salkım şeklinde oldukça çok çiçek dizilmiştir. Çiçekleri silindir şeklinde 2,5-3,5cm uzunluğunda sapı ise 3-4,5cm olup, çiçeklerin içinde esmerimsi sarı döllenme tozlukları bulunur. Yaprakları 40-60cm uzunluğunda 6-10cm eninde uca doğru sivrice, kenarlarında, seyrek şekilde dizilmiş dikenleri vardır ve grimsi yeşil veya mavimsi yeşil yaprakların üzerinde yer yer beyazımsı benekler bulunur.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde rahatlıkla dışarıda yetişebilir. Almanya’da yazın bahçelerde kışın seracıklarda veya güneş gören pencere önünde yetiştirilmektedir. Bitki hem tohumları ile hem de köklerinin çevresine saldığı sürgünlerle çoğalır ve yayılır. Sabıkın kullanılış maksadına göre çeşitli şekillerde işlenir.

    Hasat zamanı:
    1) Aloe vera (Sabır) tozu; Mart-Nisan veya Ağustos-Ekim aylarında kesilen yapraklarının en az iki yıllık olması gerekir ve kesik kısımları aşağı gelecek şekilde dizilir ve de akan sıvılar oluk şekildeki keçi veya at derisinden bakır kazanlara akar. Bakır kazanların altı yakılır ve sıvı kaynatılır ve de kristaller elde edilir. Günümüzde Sarısabırdan elde edilen kristale Kuraca Aloe ( Curaca Aloe veya Aloe lucide ve yahut ta blanke Aloe denir) çünkü cam gibi içi gözükür ve genellikte esmerimsi siyah renklidir. Kap-Sabırının özsuyu kurutulunca donuk, içi gözükmeyen kristal elde edilir ve buna Karaciğer Aloe (Aloe hepatica) denir. Kristaller öğütülerek toz haline getirilir ve sabır tozu kabızlığa karşı kullanılır.
    2) Aloe vera (Sabır) şurubu; Sabır özsuyu çıkarıldıktan sonra bozulmaması için C ve E Vitaminleri ve sorbit katılır ve böylece bozulması önlenir. Sabır özsuyunun birleşimindeki 1,8-Dihidroksiantrasen türevleri özel bir metotla ayrılarak ayrıca ilaç yapımında kullanılır ve geri kalan kısım özel işlemler sonucunda şurup gibi içilecek halle getirilir ve bu sabır özsuyu veya sabır şurubu birçok hastalığa karşı ve immun sistemini kuvvetlendirici olarak içilir.
    3) Cilt bakımı için haricen kullanmak maksadı ile jeli elde edilir ve bu jel, krem, merhem veya losyon yapımında kullanılır.

    Birleşimi: Sabır yapraklarının özsuyundaki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; Sabık’ın birleşiminde 260 madde bugüne kadar keşfedilmiştir ve bunlar;
    a) 1-8-Dihidroksiantrasen türevleri %25-40 arasında olup en önemlileri; 1-) Barbaloinler (10-Glukosylantronlar) % 23-35 orandadır ve bunlara Aloin A ve B´de denir. 2-) Aloinler; %3-7 oranında 7-Hidroksialoin Ave B (izobarbaloin Ave B) ile 8-0-Metil-7-hidroksi-Aloin A ve B, Emodin, aloetikasit, barbaloin, monosulfonikasit, antranol, restannol3-) 1,8-Dihidroksiantrakinonlar % 0,05-0,5 arasında olup en önemlileri; Aloeemodin ve Chrysophanol’dur.
    b) Aloe-Reçinesi (=Chromon-C-glukozitler) %20-30 arasında olup en önemlileri; Aloeresin B,C, A ve D (Aloesin A,B,C ve D diye de anılırlar)
    c) Aminoasitler; Lysin, histidin, prolin, hidroksiprolin, cistin, theronin, glutaminasit, salm, asparagin, aspartinasit, glutaminasit, arginin, gistin, valin, leusin, izoleusin, serin, tyrosin, alanin, glyserin.
    d)Polisakkatritler; Mukomono- ve mukopolisakkaridler; Acemannan, uronasit, galakturanasit, glukoronasit, manuronasit, pentosan, ramnoz, glukoz, selluloz, manoz, arabinoz, galaktoz, ksyloz, aldentoz
    e) Enzimler; Oksidaz, amailaz, bradkynaz, sellulaz, katalaz, lipaz, kreatin, fosfokinaz (phosphokinasz), proteaz, pentosan, alimaz, transaminaz, fosfataz (phosphataz)
    f) Mineraller; Alüminyum, kalsiyum, kükürt, klor, demir, bakır, sodyum, mangan, potasyum, magnezyum, çinko, krom
    g) Vitaminler; B1, B2, B3, B6, B12, E, C-Vitaminleri, Provitamin A (betakaroten), folikasit
    h) Yağ asitleri; Kolesterol, Kampesterol, beta-Sitosterol, Lupeol
    i) Ayrıca Ligninler, saponinler, salisilik asit ve eterik yağlar içerir.

    Araştırmalar:
    1) Kaliforniya Linus Pauling Enstitüsü 1985´de Aloe vera (sabır) özsuyu ile hastalar üzerinde yaptığı tedavi denemesinde sabır şurubunun (özsuyu) bağırsak mantarlarını zararsız hale getirdiği ve böylece mantarların sebep olduğu ekzema ve nörodermatoz gibi deri hastalıklarının iyileştirdiği tespit edilmiştir (Nhp7.98.1105)
    2) Mısır’da 1973 yılında akneli hastalar tedavi denemsi yapılmış ve dahilen sabır şurubu haricen Aloe vera (sabır) jeli kullananların akneden kurtulduğu görülmüştür. Mısırlılar tarafından yine bacak ülserine karşı tedavi denemsi hem haricen hem dahilen yapılmış ve yaralar iyileşmiştir (Nhp7.89.1106)
    3) Alman Farmakoloji endüstri birliği (Budesverband der Pharmazentische Industire = BPI) ve Alman ilaç üreticiler birliği (Bundesverband der Arzneimittelhersteller =BAH) tarafından dünyanın çeşitli ülkelerinde binlerce hasta üzerinde bir düzine klinik araştırma yapmışlardır. Bu araştırmalarda sinameki ve Aloe vera (sabır) özsuyunun (sabır şurubu) bağırsak kanserine sebep olmadığı, aksine bağırsak kanserine yanlış beslenme (Et, Peynir, Alkol, Kahve, Siyah çay) ve Kronik kabızlığın neden olduğu tespit edilmiştir. (HV.3.97.60)
    4) Bangkok Üniversitesi tarafından yaşları 35-60 arasındaki şeker hastaları üzerinde Aloe vera (sabır) şurubu ile deneyler yapılmış ve hastaların iyi olduğu tespit edilmiştir (ZP.5.97.282)
    5) Fukuyama Üniversitesi (Hiroshima) tarafından yapılan bir araştırmada Aloe vera (sabır) şurubu, sabır ekstresi ve sabır jelinin hücre gelişmesini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. (ZP.3.97.172)

    Tesir şekli: İltihapları önleyici, bakteri, virüs ve mantarları zararsız hale getirir, müshil yapıcı, mideyi kuvvetlendirir, karaciğeri kuvvetlendirici ve yaraları iyileştirici özeliklere sahiptir.

    Kullanılması:
    a) ALOE VERA ile yapılan klinik araştırmalara göre KABIZLIK, ALERJİ, Akne Sivilce, Egzama, Sedef Diyabet ve KANSERE karşı kullanılır.
    b) Aloe vera (Sabır) şurubu; Üniversite araştırmalarına göre Sabır özsuyu çıkarıldıktan sonra C, E Vitamini ve Sorbit katılır bozulması böylece önlenir; Sabır özsuyundaki 1,8-Dihidroksiantrasen türevleri özel bir metotla ayrılarak sabır şurubu (sabır özsuyu) içilebilir hale gelir. Sabır şurubu çok yeni olarak keşfedilmiş olup başta; Bağışıklık sistemini güçlendirir ve cilt bakımı için kullanılır.

    Aloe vera (Sabır) jeli; Krem, merhem veya losyon yapımında hem dahilen hem de haricen cilt bakımı, güneşe karşı korunma, güneş yanığı, akne, yanıklar ve tıraştan sonra yüz bakımı için kullanılır.

    c) Komisyon E’nin 21.07.1993 tarih ve 133 Nolu Monografi bildirisine göre; Sabır tozu, ekstresi ve hapı kabızlığa karşı kullanılır.

    d) Halk arasında; İltihaplı ve ağrılı göz rahatsızlıklarında taze sabır yaprağı kesilir. 1-2damla göze sürülür. Ayrıca mide rahatsızlıkları, safra yetmezliği, sarılık, şeker hastalığı, adet rahatsızlıkları ve bağırsak solucanlarına karşı kullanılır.

    e) Homeopati’de; Dizanteri (Kanlı ishal), basur, makatın dışarı çıkması, baş ağrısı, başa kan hücumu, deri hastalıkları, makat kaslarının tutmaması, bel ağrısı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.

    Açıklama: Nasıl ki bir askeri birlikte hava, kara, deniz, lojistik ve özel vurucu timlerden oluşursa insanın immun sistemi de T-Hücreleri, B-Hücreleri, makrofaj, lenfositler ve granülozitler gibi çeşitli savunma güçleri ve bunların ürettiği ve kullandığı özel silahlardan (antikor) oluşur. Bu sistemi oluşturan unsurların farklı vitamin, mineral, enzim ve Aminoasitler ihtiyaçları vardır. Aloe vera dahili olarak kullanıldığı gibi harici olarak da cilt ve saç bakımı için kullanılır.

    Çay Harmanları:

    Dr.E.Scheider’ya göre adet yetersizliğine karşı çay;
    >5 gr Sabır tozu
    >5 gr Arnika çiçeği
    >10 gr Andız kökü
    >20 gr Sefa çiçeği
    >30 gr Sedef otu
    >30 gr Civanperçemi otu

    Flam-Kroeber ve Seel’e göre adet söktürücü çay;
    >10 gr Sabır tozu
    >40 gr Sedef otu
    >50 gr Biberiye yaprağı
    Dr.E.Scherider’a göre iştah çayı;
    >2 gr Sabır tozu
    >4 gr Şerbetçi otu kozalağı
    >14 gr Süt şekeri


    Homeopati’de: Şayet evinizde Aloe vera (sabır) var ise yaprakları baştan uca kadar kenarlardan kesilir içindeki jel gibi olan bitki özsuyu bir kazanda veya tavada hafif kaynatılır ve bundan 50gr ezildikten sonra bir şişeye konarak üzerine % 70’lik 500 ml Alkol ilave edilir. Şayet Sabır bitki olarak evde yok ise eczaneden sabır tozu alınarak aynı işlem yapılır. Takriben 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de <> adı ile anılan tentür elde edilir, Aloe tentüründen günde 3-4defa 10-15damla 4-8 hafta süreyle alınır.

    Ekstraksı: Ekstresi Aloe vera (Sabır) özsuyu çıkarıldıktan sonra sıcak su ile ekstresi yapılır ve ekstresi de aynı tentürü gibi kullanılır.

    Hastalığın belirtileri (semptom):
    1) Karına kan hücumu, makat veya mesanede ağırlık ve basınç hissi
    2) Makatı kapayan kaslarda (sfinkter) kontrolü kaybetme ve bu yüzden idrarını yaparken veya yellenirken dışkı (gaita) kaçırma korkusu ki bu genellikle olur. Yani kişi bazen istemeden altına büyük abdestini yapabilir.
    3) El ve ayaklar sürekli soğuk, baş ve yüz sıcak olur
    4) Herhangi bir konuyu düşünemez, bunalır, sıkılır ve yorulur
    5) Özellikle de burunda aşırı derecede kızarıklık olursa
    6) Baş ağrısı; sanki alında bir yük varmış gibi
    7) Sıcakta ağrılar artar, soğukta iyileşir
    8) Sabahları yürümek ve kalkmakla ağrılar artar
    9) Makat kaşıntısı, yanması
    10) Makatta üzüm gibi basur oluşur ve bu kanlı-yakıcıdır.

    GÖKÇEK Aloeverajel
    Gökçek Aloeverajel bağırsaklardaki mantarlara dünyada en etkili üründür. Gökçek Tonik mantara karşı etkili fakat bazı mantar türlerinde problem yaşıyoruz bu nedenle arayışlara girdim ve aloe vera jeli üretim. Tonik mide deki bakteriyi problemsiz yok ederken bazen çok nadir bağırsak mantarlarının bazı alt türlerinde yetersiz kalıyor. Bu belki 100 kişide 5 kişidir, fakat çözülmesi gereken bir problemdir diye yıllarca düşündüm ve üretmek şimdi nasip oldu. Aslında bu reçete bende tam 19 yıldır var, fakat tam istediğim gibi mükemmel olmadığının dan arayış içinde idim ve sonunda çok şükür başardım. Eskiden Sovyetlerde ki hasta olan özelikle de kanser hastası bütün parti yöneticileri ve üst bürokratlar ve yakınlarını Fahrettin Amca tedavi etmiş. Fahrettin Amca Çeçen savaşında bütün mal varlığını kaybetmiş ve can güvenliği de olmayınca Türkiye'ye kaçmış ondan da esinlenerek GÖKÇEK ALOEVERAJELİ ürettim.

    Bundan tam 19 yıl önce Almanya'nın Frankfurt şehrine konferans vermek için gelen Ahmet ER (Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun eğitimci kadrosundan başkan yardımcısı) ile tanıştım. Ahmet ER ne işle meşgulsünüz diye sorunca şifalı bitkilerle ilgili araştırmalarım yapıyorum kitap yazıyorum deyince çok heycanlandı ve hemen seninle özel görüşmem gerek dedi. Ahmet bey rüyasında peygamberimizi gördüğünü ve peygamberimizin ona aloverayı göstererek ''Ahmet bu bitkide çok şifa var bu bitkiyi insanlara tanıtın ve yayın'' demiş. Ahmet bey rüya üzerine düşünmüş ve anlamını çözememiş. Benim ile tanışınca demek bu rüya senin içinmiş İbrahim bey dedi. Ahmet bey büyük bir sorumluluktan ve ağır bir yük taşıma duygusundan kurtulmuş ve rahatlamıştı. Bana ''Ben bu rüyanın ne anlama geldiğini anlamamış ve bunu düşünüp duruyordum ve bu vebalden kutulamazsam ne olacak diye uyuyamamıştım. Allah’ıma şükürler olsun ki karşıma sen çıktın. İbrahim bey iyi ki geldiniz beni çok büyük ve ağır bir mesuliyetten kurtardınız’’ dedi.

    Ben o zamanlar Aloe Vera ürünleri satan bir firmanın distribütörlüğünü yaptım. Bu ürünleri kullananlar önce çok seviniyorlar, fakat sonra rahatsızlık yeniden nüksetti diyorlardı. Bu beni o zaman çok üzdü. İnsan kazanmak para kazanmaktan önemli diyerek çok çok iyi para kazanmama rağmen distribütörlüğü bıraktım ve bundan sonra iksir, tonik, tentür, diyet ve çayları üretmeye başladım. O günden bugüne kadar aloe vera neden klinik araştırmalarda çok çok etkili oluyor da ürünleri kullanınca aynı etkiyi yapmıyor diye düşündüm. Lahanayı haşladığınızda nasıl ki birleşimindeki etkin maddeler yok oluyorsa, aloe vera hazırladığınızda da en etkili maddeler yok oluyor. Bu nedenle etkisi azalıyor. Ben hem Berezilyalılar'dan, hem de Fahrettin hocadan aldığım reçetelere klinik araştırmalarla elde edilen bilgileri de ekleyerek mükemmel ve yepyeni bir ürün üretim. Allah’ıma hamdolsun. Tonik midedeki bakteriye karşı çok çok etkili, yani gastrit, ülser, kolit, enterit ve alerji de tonik vazgeçilmez. Gökçek Aloevrajel çok amansız bağırsak mantarları, deri hastalıklarından: akne, egzama, atopik egzama ve diabete (şeker hastalığı) karşı ve de hücre yenileyici özlikleri ile mükemmel bir üründür. Klinik araştırmalarda zaten bunu ispatlanmıştır.

    Aloeverajel aloe vera, bal ve 19 çeşit bitkiden oluşan özel bir karışım. Bu güne kadar bağırsaklarında mantar olanların asla tatlı yememeleri ve hatta tatlı meyve bile yememelerini söyledim. Fakat ben kendim içinde bal olan bir şurup üretim. Bu çelişki değil mi diye soranlar oluyor.Evet çelişki gibi gözüküyor doğru. Bağırsak mantarları glikoz yani şekerle beslenir ve şekerin her türü mantarın hızla yayılmasına sebep olur.Peki ben yıllarca tatlı yemeyin derken neden mantara karşı bir şurup üretim. Evet çok ilginç bir buluş yaptım. Burada mantarı fare olarak düşünün balı peynir ve 19 şifalı bitkiyi de fare kapanı olarak düşünün.Evet aynı teknikle mantarı balla beslenmek isterken diğer şifalı bitkiler mantarları yok ediyor. Yani mantara karşı bir tuzak kurdum ve çok şükür çok çok etkili olduğunu gördüm. Aloe vera ile ilgili klinik araştırmalar yapılmış ve zaten etkisi belgelenmiştir. Bizim burada farkımız kimyasal ilaç kullanmadan doğal bazı yöntemlerle bu GÖKÇEK Aloeverajelini üretmiş olmamızdır.

    Bağırsaklara mantar yerleşmişse, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmak mümkün değildir. Çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar. Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar. Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir. Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz. Tonik mide de gastrit ve ülsere sebep olan haliko bakter pylori ye karşı çok çok etkili iken Gökçek Aloe Vera Jel genelikle bağırsak mantarlarına karşı daha etkilidir. Bu nedenle bağırsakların da mantar olanların ilk 6 hafta dan sonra Tonik yerine Aloe Vera Jeli kullanmaları daha uygun olur.

    Yan tesirleri: Uzun süre Aloe vera (sabır) tozu veya sade olarak taze yaprakları kullanılırsa kandaki potasyum azalır, idrar kırmızılaşır, idrara kan karışır ve albümin (idrarda protein) ortaya çıkar. Sabır şurubu veya ekstresi içince bu yan etkiler olmaz. Bazı firmalar kaliteye dikkat etmemektedir bu nedenle bağımsız Enstitüler tarafından kalite beyan-namesi alınan ürünler tercih edilmelidir. Aloe vera hakkında sorulan binlerce soruya cevap vermek içi yoğun bir araştırma yaptım. Aloe vera üreten binlerce firma mevcuttur. Fakat bu firmaların üretiği aloe vera jeller ekstraksiyon dan geçtiğinden etkisi çok çok az. Bu nedenle ben kendim 19 yıllık bir çalışma sonucu aloe vera jeli geliştirdim.

    Kap Sabırı, Kap-Aloe, Aloe ferox (Syn: Aloe capensis)
    Kap sabırı 3-5m boyunda bir ağaç şeklinde olup yaprakları gövdenin üst kısımlarında bulunur ve çiçekleri en üst noktadan çıkan bir sapın üzerinde durur. Çiçek önce 3-5cola sonra yine 3-5cola ayrılır ve toplam 10-25çiçek demeti bulunur. Çiçekleri genellikle kırmızı renkli ve silindir şeklinde topluca bir aradadır. Birleşiminde %15-20 Aloin A ve B, %6-10 Aloinosit A ve B (sadece kap sabırında vardır), 5-Hidroksialoin A ve B ve %20 civarında Aloeresin A ve %15 Aloeresin B (Aloe reçinesi) içerir. Kullanılış şekil ve maksatları aynıdır.

    Acemannan nedir?
    Acemannan nedir? Biliyor musunuz? Çoğu insan acemannan'ı hiç duymamıştır ve onu şifalı bitki aloe vera ile ilişkilendirmez. Acemannan, aloe vera bitkisinin iç yaprak jelinde bulunan bir D-izomer mukopolisakkaritidir. Bu bileşik bir bağışıklık uyarıcı, antiviral, antineoplastiktir ve gastrointestinal özelliklere sahiptir. Acemannan (genellikle aloe beta-glukomannanlar, asetillenmiş polimannanlar ve mukopolisakkaritler için kullanılan isim), kendisini tüm hücre zarlarına enjekte eden ve zarların akışkanlığını ve geçirgenliğini artırarak toksinlerin dışarı akmasına izin veren uzun zincirli bir şekerdir. hücreye daha kolay ve besinlerin hücreye daha kolay girmesini sağlar. Bu sonuç, vücutta daha iyi hücresel metabolizma ve enerji üretiminde genel bir artıştır.

    Muazzam boyutu nedeniyle, oral Acemannan, sindirim sistemi yoluyla emilimini kolaylaştırmak için daha küçük parçalara bölünmelidir. İlk çalışmalar, β-bağlı polisakkaritlerin bağırsağı kaplayan hücreler tarafından kullanılabilir parçalara ayrılamayacağını ileri sürdü. Ancak artık probiyotiklerin (bağırsaktaki dost mikroorganizmalar) β-bağlı polisakkaritleri sindirebildiğini ve özellikle Acemannan'ı sindirebildiğini anlıyoruz. Hayvan çalışmaları, oral Acemannan'ın 90 dakika içinde kana geçtiğini göstermiştir. Çalışmalar, sindirim sistemini kaplayan epitel hücrelerinin, mannozun sindirim sisteminden aktif olarak alınması ve kan dolaşımına taşınması için mannoz spesifik reseptörlere sahip olduğunu göstermiştir. Acemannan'ın büyük bir kısmı kan dolaşımına girdikten sonra öncelikle karaciğere, ardından dalak, beyin, böbrek, kalbe dağılır.

    Aloe'deki polisakkaritler, gastrointestinal seviyede güçlü anti-inflamatuar ajanlar olarak hareket eder, mukozal duvara zarar vermekten sorumlu birçok enzimi nötralize eder, bağırsak duvarının sızdırmazlığının azalmasına ve alerjik uyarıcı yabancı proteinin daha az emilmesine neden olur ve ayrıca onarımını arttırır. doku. Araştırma ayrıca Candida'nın aşırı büyümesini kontrol etmeye yardımcı olabilecek doğrudan virüs öldürücü, bakteri öldürücü ve mantar öldürücü özellikleri de gösterir, böylece normal gastrointestinal bakteri florası geri yüklenir. Bu polisakkaritlerin bağırsak hareketliliğini uyardığı ve alerjenik proteinleri ince bağırsaktan kolona taşımak için eliminasyon sürecini iyileştirdiği de bulunmuştur. Tüm bu süreçler, gastrointestinal duvar yapısını ve işlevini normalleştirmeye ve bağışıklık sistemi hasarının kısır döngüsünü durdurmaya yardımcı olabilir.

    Acemannan – Yara Hormonu Nedir?
    Soruyu cevaplarken – acemannan nedir? – acemannan'ın bir yara iyileştirici olarak yeteneğini tartışmak çok önemlidir. Ukraynalılar, belirli bitki dokularında bulunan bir “yara hormonu” ile ilgili ön araştırmalarla ödüllendirildi. Bu bitki hormonunun yaralı bitki yüzeylerinin iyileşmesini hızlandırdığını gözlemlediler. Sıçan ve tavşanlarda deri lezyonu modellerini kullanarak, bu bitkinin “yara hormonu”nun memelilerde de aynı etkiye sahip olduğunu gözlemlediler. Test enjeksiyon ve topikal uygulama ile yapıldı. Topikal uygulama, sistemik bir yanıt ve hızlandırılmış iyileşme ile sonuçlanan çok daha hızlı ve eksiksizdi. Ek araştırmalar, Aloe vera jelinin daha sonra acemannan olarak tanımlanan “yara hormonunun” güvenli ve etkili bir kaynağı olduğunu buldu.

    Yara iyileşme süreçlerini uyardığı ve hızlandırdığı bilinen Aloe iç yaprak jelidir. Bununla birlikte, şu anda piyasada bulunan birçok aloe bazlı yara ürünü, acemannan olmaması nedeniyle istenen etkiyi üretememektedir.

    Acemannan'ın Birçok Sağlık Faydası
    Aşağıda, Acemannan'ın ve aloe vera'nın diğer bileşenlerinin önemli işlevlerinden birkaçı yer almaktadır.
    • Hücrelerin virüslere ve patojen bakterilere karşı daha dirençli olmasına yardımcı olur.
    • Genel hücresel metabolizmayı ve işleyişi iyileştirir.
    • Sağlıklı bir iltihaplanma tepkisini destekler.
    • Eklemlerin krıkırdakların yağlanmasını sağlar.
    • Gastrointestinal kanalında su, mineral ve besinlerin emilimine yardımcı olur.
    • Ağrıyı azaltır.
    • Vasküler akışı iyileştirir.
    • Yara izini azaltır.
    • Sağlıklı makrofaj aktivitesini geliştirir.
    • Tüm bağışıklık sistemini modüle etmede makrofaj etkinliğini arttırır.
    • Antikorları uyarma, üretme ve serbest bırakmada makrofaj etkinliğini arttırır.
    • Vücudun interferon interlökin üretimini arttırır.
    • Dalakta antikor oluşturan T hücrelerinin sayısını artırın.
    • Katil T hücrelerinin sayısını ve aktivitesini arttırır ve monosit aktivitesini arttırır.
    • Sporcu ayağı, Saçkıran, Pruritus anivalvae, Balnea, Essential Pruritus ve Vajinal mantar enfeksiyonları gibi mantar enfeksiyonlarıyla savaşır/
    • Kas krampları, Burkulmalar, Gerilmeler, Morluklar, Şişlik, Ağrı, Tendinit ve Bursit gibi atletik yaralanmalarda yardımcı olur.
    • Hazımsızlık, Mide Yanması, Hiperasitlik, Peptik ve Duodenal Ülserler, Kolit ve Hemoroid gibi bağırsak rahatsızlıklarını yatıştırır ve iyileştirmeye yardımcı olur.
    • Sağlıklı böbrek fonksiyonunu destekler.
    • Şeker hastalığına yardımcı olur.
    • Zararlı organizmalara yardımcı olur.
    • Yara iyileşmesini hızlandırır.
    • Alerjik reaksiyonları azaltır.
    • Kemik iliği aktivitesini uyarır.
    • Yaşlanma karşıtı özellikler. Yeni doku oluşturmak için kollajen ve elastini serbest bırakmak için fibroblastları uyarın.
    • Sağlıklı kan basıncını destekler.

    Geçmişte, aloe vera ürünleriyle ilgili temel endişe, temel aktif bileşenlerin, mannan şekerlerinin, aloe bitkisinde özellikle konsantre olmaması ve özellikle stabil olmamasıydı. Ayrıca hem hasat işleminde hem de konsantrasyon işleminde kolayca yok edilirler. Sadece son birkaç yılda bu sınırlamaların üstesinden gelindi ve aloe vera'nın anlamlı miktarlarda mannan şekeri üretilmesine izin verildi. Şu anda, aloe'nin düşük sıcaklıklarda (asla 100 Fahrenheit'i aşmayan) dehidrasyonuna ve konsantrasyonuna izin veren yepyeni bir tescilli süreç keşfedilmiştir. Aloe bileşenlerinin enzim aktivitesi bir yana, mannan şekerlerinin bütünlüğünü koruduğu için bu önemlidir.

    The SCIENCE BHIND ALOE: The Healing Plant adlı kitabın yazarlarından Dr. Bill McAnalley'in telif hakkı 2009'u okumanızı şiddetle tavsiye ederim . Bu kitap kesinlikle tüketicilerin aloe bitkisi ve acemannan hakkındaki bilgilerini artıracaktır.

    ReferanslarAloe vera etanol özütünün büyüme inhibisyonu üzerindeki etkisi Candida albicans

    Via Karina Nabila1 , Imam Budi Putra2

    ÖZ
    Amaç Candida albicans iki ana enfeksiyon tipine neden olabilir: yüzeysel enfeksiyonlar (oral veya vajinal kandidiyaz gibi) de hayatı tehdit eden sistemik enfeksiyonlar olarak ve Aloe vera özü potansiyel olarak yararlı terapötik seçeneklerden biridir. Bunun amacı Çalışma Aloe vera etanolün antifungal özelliklerini belirlemek içindi. Candida albicans'ın neden olduğu vulvovajinal kandidiyaz üzerinde özüt.

    Yöntemler Aloe vera etanol özü, %70 etanol ile maserasyon yöntemiyle hazırlandı ve DMSO içinde çoklu konsantrasyonları (%6,25, %12,5, %25 ve %50). Candida albicans 72 saat boyunca Sabouraud dekstroz agarda kültürlendi ve disk her birinin inhibitör etkisini değerlendirmek için difüzyon yöntemi kullanıldı.
    Flukonazol ile karşılaştırıldığında konsantrasyon. inhibisyon bölgeleri 72 saatte ölçüldü ve belgelendi, ardından elde etmek için analiz edildi ortalama inhibisyon bölgesi (MIZ).

    Sonuçlar
    72 saat sonra, Aloe vera etanol özütünün tüm konsantrasyonları, C. albicans'a karşı inhibisyon etkisi gösterdi. her konsantrasyonun ortalama inhibisyon bölgeleri, 12.450±0.208 mm (%6,25), 13.975±0.457 mm (%12.5), 15.650±0.420 mm (%25), ve sırasıyla 17.225±0.512 mm (%50). Flukonazol ortaya çıktı 11.025±0.478 mm MIZ ile karşılaştırılabilir antifungal etki. Oneway ANOVA testi, Aloe vera etanolün önemli bir etkisini gösterdi Candida albicans büyümesinin inhibisyon bölgesinde ekstrakt (p<0.005).

    Sonuç Aloe vera etanol özütü ile karşılaştırılabilir Candida albicans'a karşı konsantrasyona bağlı aktiviteye sahiptir. standart antifungal ajanlar.

    Anahtar kelimeler: bitkisel, tedavi, maya enfeksiyonları

    GİRİŞ
    Candida türleri, insanlarda bulunabilen kommensal mikroorganizmalardan biridir. cilt, gastrointestinal, genitoüriner yollar ve oral ve konjonktival boşluk (1). Candida (C.) albicans, C. tropikalis, C. krusei, C. parapsilosis gibi birkaç Candida türü vardır. C. pseudotropicalis ve C. glabrata (1,2). C. albicans, polimorfik bir mantardır. oval şekilli tomurcuklanan maya olarak büyüyün, daralmaları olan uzun elipsoid hücreler septa (pseudohyphae) veya paralel duvarlı
    gerçek hif (3). C. albicans iki ana neden olabilir insanlarda enfeksiyon türleri: yüzeysel enfeksiyonlar (oral veya vajinal kandidiyazis gibi) ve yaşamı tehdit eden sistemik enfeksiyonlar (4). Tüm kadınların yaklaşık %75'inin acı çektiği tahmin edilmektedir. yaşamları boyunca en az bir kez vulvovajinal kandidiyazis (VVC) ve %40-50 deneyim en az bir ek enfeksiyon dönemi (5). A kadınların küçük bir yüzdesi (%5-8), yılda en az dört tekrarlayan VVC. VVC için predispozan faktörler diyabet içerir şeker hastalığı, antibiyotik kullanımı, oral kontrasepsiyon, gebelik ve hormon tedavisi (6). klinik VVC belirtileri, ödem ve eritemdir.
    sulu, peynir benzeri veya minimal olabilen anormal vajinal akıntının eşlik ettiği vulva ve vajina. Vajinal akıntı tipik olarak süzme peynire benzer (7).
    Son zamanlarda, artan bir zorluk var Azole dirençli Candida türlerinin neden olduğu dirençli vulvovajinal kandidiyazisi olan hastalar için.
    Flukonazole dirençli C. albicans büyüyen bir ve yıllarca ayrım gözetmeyen ilaç reçetesi ve gereksiz ilaç kullanımının ardından kafa karıştıran sorun maruz kalma ve kendisi için çok az terapötik alternatifler. Ne yazık ki, azol sınıfı olmasına rağmen ilaçların sayısı genişledi, yeni antifungal sınıfları ilaçlar yeni ruhsatlandırılmamış, bu nedenle sınırlı azole dirençli Candida vajiniti olan hastalarda tedavi seçenekleri mevcuttur (8). Potansiyel alternatif tedaviler, doğal ürünler olarak aktif olan yeni aktif ilkelerin kullanımını içerir. tüp bebek. Doğal ürünler arasında bitkiler, önemli kaynakları olan çeşitli bileşenler biyolojik olarak aktif moleküller (1).
    Dünya çapında birçok bitki tıbbi özellikleri için kullanılmıştır. Aloe vera türleri vardır 2000 yılı aşkın bir süredir halk hekimliğinde kullanılmaktadır. ve önemli bir bileşen olarak kalmıştır. birçok ülkenin geleneksel tıbbı. Aloe vera, Liliaceae familyasına aittir. Aloe veranın 75'in üzerinde besin maddesi içerdiği bildirilmektedir. Şeker, antrakinonlar, saponinler, vitaminler, enzimler, mineraller dahil olmak üzere 200 aktif bileşik, lignin, salisilik asit ve amino asitler ve diğer
    dahil olmak üzere farklı potansiyel olarak aktif bileşikler basit/kompleks polisakkaritler, fenolik bileşikler ve organik asitler (9). in vitro dayalı ve toplam yaprak özü kullanılan hayvan çalışmaları, Aloe vera, anti-inflamatuar, anti-artritik, antibakteriyel ve hipoglisemik özellikler sergiler. (10). Birkaç çalışma antifungal olduğunu kanıtlamıştır. Aloe vera ekstraktının inhibisyon üzerindeki özellikleri Candida albicans büyümesi (11). Ama, biz Aloe kullanımıyla ilgili herhangi bir çalışma bulunamadı insan vulvovajinal kandidiyazis üzerinde vera. Bu çalışmanın amacı, Aloe vera etanol ekstraktının mantar önleyici özelliklerini belirlemektir. Candida albicans dahil vulvovajinal kandidiyaz türleri.

    ARAÇ VE YÖNTEMLER
    Çalışma tasarımı ve örnek seçimi
    Bu laboratuvar kontrollü prospektif çalışma, Universitas Sumatera Utara Mikrobiyoloji Fakültesinde Haziran-Ekim 2018 döneminde gerçekleştirildi.
    Farmakoloji Laboratuvarı, Sumatera Utara Universitas Farmakoloji Fakültesi. Dahil etme kriterleri 0,5 McFarland sayısıydı. 1.5 x 108'den oluşan standart
    koloni/mL Sabouraud dekstroz Agar üzerinde Candida albicans (SDA). Dışlama kriterleri kültür oldu bakteri ile kirlenmiş. Bu çalışmanın protokolü tarafından onaylandı. Sağlık Araştırmaları Etik Kurulu, Universitas Sumatra Utara/H. Adam Malik Genel Hastanesi, Medan, Endonezya


    Yöntemler
    Ekstrakt hazırlanması. Kurutulmuş Aloe vera kullanılarak ekstrakte edilen 7 g kadar toz formu%70 etanol ile maserasyon yöntemi. Maserasyon işlemi 3 gün boyunca gerçekleştirildi. ara sıra karıştırarak. Maserasyon çözümü daha sonra süzüntü elde etmek için süzülür. Maserasyon filtratı konsantre edilerek 1.5 gr'a kadar ekstrakt elde edildi. Marine özütünün sonucu %21,42 idi. Aloe vera özü. Bu kalın öz, tüm etanol buharlaşana kadar oda sıcaklığında yalnız bırakıldı. Daha sonra ekstrakt kapalı bir kapta saklandı. muayeneden önce şişe.

    In vitro test. Test edilen mantar izolatları C. vulvovajinal kandidiyazdan elde edilen albicans Sumatera Mikrobiyoloji Laboratuvarı'nda hasta Utara Üniversiteleri. Seçilen mikroorganizma konvansiyonel tarafından tanımlanmış ve onaylanmıştır ve biyokimyasal test. Candida albicans, daha önce steril distile suda süspanse edilmiş steril swablar kullanılarak SDA plakaları üzerine çizildi (15 için dakika) ve 1×106'ya ayarlanmış koloni oluşturma birimleri (CFU/mL) (0,5 McFarland standardı) kullanılarak bir nefelometre. Aloe vera ekstraktlarının antifungal aktivitesi, disk difüzyon yöntemi kullanılarak değerlendirildi. bu
    Her klinik izolatın inokulum boyutu, 0,5'e eşdeğer bir bulanıklık ile eşleşecek şekilde standardize edilmiştir. McFarland standardı. toplam 24 kültür 6 test grubunda 4 Candida türüne ayrılmış, aşağıdaki gibi: grup I (kullanarak pozitif kontrol flukonazol, 50 mg/mL ), grup II (negatif %1 DMSO solüsyonu kullanarak kontrol), grup III (%70 etil içinde %50 Aloe vera özü kullanarak etanol, %1 DMSO içinde seyreltilmiş), Grup IV (kullanarak %70 etil etanol içinde %25 Aloe vera özü,%1 DMSO içinde seyreltilmiş), grup V (%12.50 kullanılarak Aloe vera özü, seyreltilmiş %70 etil etanol içinde %1 DMSO içinde) ve grup VI (%6,25 Aloe kullanılarak %70 etil etanol içinde vera özütü, %1 ile seyreltilmiş DMSO). Swab, önceden hazırlanmış SDA plakalarının tüm yüzeyi üzerine çizildi. tek tip bir bakteri dağılımı elde edin. SDA plakalar daha sonra bir inkübatörde kapak tarafı yukarı bakacak şekilde tutuldu 25 ºC'de 72 saat. Plakalar kontrol edildi
    Dökülme ve diğer organizmaların büyümesi için günlük. İnhibisyon bölgesinin ölçümü yapıldı. inhibisyon marjı olduğunda üçüncü gün açıkça görülebilir. Tam inhibisyon bölgeleri Milimetre cinsinden bir Vernier kumpas kullanılarak brüt görsel inceleme ile ölçülmüştür.

    İstatistiksel Analiz
    İstatistiksel analiz tek yönlü kullanılarak yapıldı ANOVA testi. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

    SONUÇLAR
    72 saat sonra, tüm Aloe vera konsantrasyonları etanol özütü üzerinde inhibisyon aktivitesi gösterdi Candida albicans. Minimum konsantrasyon
    antifungal aktiviteye sahip olan ekstrakt ile %6.25 idi. 12.450±0.208 mm ortalama inhibisyon bölgesi, ardından ortalama inhibisyon bölgesi ile %12.5
    13.975±0.457 mm, ortalama inhibisyon bölgesi 15.650±0.420 mm ile %25 ve 17.225±0.512 mm ortalama inhibisyon zonu.
    Bunlar sonuçlar karşılaştırılabilir veya hatta daha üstündür gösteren flukonazolden (pozitif kontrol) daha 11.025±0.478 mm'lik inhibisyon bölgesi. Aloe vera etanol özütünün önemli bir etkisi
    Candida büyümesinin inhibisyon bölgesinde albicans bulundu (p<0,005). Her konsantrasyon, farklı önemli sonuçlar gösterdi. Candida albicans büyümesinin inhibisyonu
    (Tablo 1, Şekil 1).
    Tablo 1. Candida inhibisyon bölgesinin dağılımı Aloe vera etanol özü ile albicans



    Şekil 1. Dört farklı Aloe vera etanol özütü konsantrasyonu için Sabouraud dekstroz agar üzerinde Candida albicans'ın inhibisyon bölgesi (merkezde disk): A) pozitif kontrol net bir sonuç gösterdi flukonazolün disk difüzyonu etrafındaki inhibisyon bölgesi, B) negatif kontrol, disk difüzyonu çevresinde inhibisyon bölgesi göstermedi, C) %50 konsantrasyonu 17.225 ± 0.512 ortalama inhibisyon bölgesi gösterdi mm, D) %25 konsantrasyon ortalama inhibisyon bölgesini gösterdi
    15.650 ± 0.420 mm, E) %12.5 konsantrasyon ortalamayı gösterdi 13.975 ± 0.457 mm inhibisyon bölgesi, F) %6.25 konsantrasyon 12.450 ± 0.208 mm'lik ortalama inhibisyon bölgesini gösterdi

    TARTIŞMA
    Mevcut araştırmada, in vitro anti-fungal Aloe vera'nın etanol ekstrelerinin patojenik VVC türleri, Candida albicans üzerindeki aktivitesi,bölge bazında nicel olarak değerlendirilir inhibisyonu. Aloe vera'nın dört konsantrasyonunun tümü etanol özleri, seçilen mantar patojenlerine karşı değişen derecelerde inhibitör etki sergiledi. bu Aloe vera etanol özlerinin en yüksek konsantrasyonu maksimum inhibisyon bölgesini gerçekleştirdi. Mpila et al. çalışmada, Maya yapraklarının (Coleus atropurpureus [L] Benth) etanol ekstraktının büyümeye karşı antimikrobiyal aktivitesinin olduğu belirtilmiştir. Staphylococcus aureus, Escherichia coli ve Aktif bileşenlere göre Pseudomonas aeruginosa zayıf olarak dört kategoriye ayrılabilir, orta, güçlü ve çok güçlü (inhibisyon bölge <6 mm, 6-10 mm, 11-20 mm ve 20-30 mm, sırasıyla) (12). Çalışmamızın sonuçları ile Aloe vera etanol özlerini göstermiştir. %6,25, %12,5, %25 ve %50 konsantrasyon
    Candida albicans üzerinde güçlü büyüme inhibisyonu. Kurniawan ve ark. Aloe vera'nın etanol ekstresinin flavonoid, alkaloidler, tanenler, saponinler ve steroidler içerdiğini bildirmiştir
    (10,13). Bu bileşiklerin bir rol oynadığı kabul edildi. Candida albicans'ın büyümesini inhibe etmede (10). Flavonoidler pıhtılaşmaya veya kümeleşmeye neden olabilir. proteinler. Pıhtılaşma proteinleri denatürasyona uğrar bu yüzden artık işlev göremezler (14). tanenler
    sitoplazmik işlevine müdahale edebilir zar. Düşük konsantrasyonlarda zarar verebilir sızıntıya neden olan sitoplazmik membran enzimi aktive eden önemli metabolitler sistemi, oysa yüksek konsantrasyonlarda sitoplazmik membrana zarar verebilir ve çökeltebilir. hücre proteinleri. Saponinler yüzey gerilimini azaltabilir artan geçirgenlik veya hücre sızıntısı ile sonuçlanır ve hücre içi bileşiklerin gelmesine neden olur dışarı. Steroidler protein sentezini inhibe edebilir çünkü hücreyi oluşturan bileşenlerde birikerek değişikliklere neden olurlar (14,15). Terpenoidler sergilendi C. albicans mayasına karşı mükemmel aktivite ve
    hiphal form büyümesi. Bu nedenle, terpenoidler yakın gelecekte sadece mantar önleyici kemoterapötik ajan olarak değil, aynı zamanda etkileri sinerjize etmek için de faydalı olabilir. flukonazol gibi geleneksel ilaçların kullanımı (15). Huslina (16) tarafından yapılan bir araştırma, Aloe vera yaprağı ekstresinin uygulanmasının uzunluğu etkilediğini bildirdi. C. albicans'ın büyümesinde inhibisyon bölgesinin: Aloe vera yaprağı ekstresinin daha yüksek konsantrasyonu
    verilirse, büyüme inhibisyon bölgesi ne kadar büyükse C. albicans oluşur. Aloe vera yaprağı ekstresi ile %100, %50 ve %25 konsantrasyonlarında
    sırasıyla 0.50 mg, 0.24 mg ve 0.20 mg nistatine eşdeğer olan inhibitör yetenekler. Renisheya ve ark. Aloe vera jel ekstraktının anti-bakteriyel ve antifungal aktivitesini bildirmiştir. saf beş bakteriyel (Bacillus subtilis, Salmonella typhi, Escherichia coli, Staphylococcus aureus) üzerinde ve Proteus vulgaris) ve üç mantar (Aspergillus) fumigatus, Candida albicans ve Penicillium sp.) kültürler. Maksimum inhibisyonun olduğunu buldular C. albicians için 11 mm ve Penicillium sp. için 9 mm. (17). Saniasiaya et tarafından farklı bir çalışma al. (10) Malezya'nın antifungal etkisini bildirdi Seçilmiş mantar türlerinde Aloe vera yaprağı ekstresi Bir kültür ortamında patojenik otomikoz türleri. Aspergillus niger için bir inhibisyon bölgesi 3.125 g/mL hariç tüm konsantrasyonlar için alkol ve sulu ekstrakt görüldü; bölge yoktu hem alkol hem de sulu ekstraktlar için inhibisyon C. albicans için Aloe vera yaprağı (10). Aloe vera özütünün yüksek sıcaklıkta hazırlanması neden olan aktif maddeyi etkilemiştir. C. albicans'a karşı etkisizlik (18). Sonuç olarak, Aloe vera özü göstermiştir konsantrasyona bağlı antifungal etki Candida albicans. Olası bir mekanizma elde edilen antifungal özellikler flavonoidler, alkaloidler, tanenler, saponinler ve steroidler ile ilişkilidir.
    Aloe vera özlerinde bulunan terpenoidler. Flukonazol ile karşılaştırılabilir inhibitör etki, etkili antifungal ajanlar gibi bu özlerin uygulanmasını destekler. Bu nedenle daha fazla klinik etkinliğini ve güvenliğini doğrulamak için denemelere ihtiyaç vardır. Aloe vera, potansiyel antifungal ajanlar olarak özler.

    TEŞEKKÜR
    Yazarlar, Dermatoloji ve Zührevi Hastalıklar, Tıp Anabilim Dalı Başkanı'na minnettardır.
    Universitas Sumatera Utara Fakültesi / Universitas Sumatera Utara Hastanesi, Medan, Endonezya, bu çalışma sırasındaki destekleri için.

    FİNANSMAN
    Bu çalışma için özel bir fon alınmamıştır.

    ŞEFFAFLIK BEYANI
    Çıkar çatışması: Bildirilecek yok.

    REFERANSLAR
    1. Spampinato C, Leonardi D. Candida enfeksiyonları, nedenleri, hedefleri ve direnç mekanizmaları: geleneksel ve alternatif antifungal ajanlar. BioMed Araştırma Uluslararası 2013; 2013: 204237.
    2. MacCallum DM. Barındırma enfeksiyonu: deneysel Candida virülansını test etmek için modeller. Int J Mikrobiyol 2012; 2012:363764.
    3. Berman J, Sudbery PE. Candida albicans: tomurcuklanan mayadan alınan dersler üzerine inşa edilmiş moleküler bir devrim. Nat Rev Genet 2002; 3:918-30.
    4. Pfaller MA, Diekema DJ. Kuzey Amerika'da invaziv mikozların epidemiyolojisi. Kritik Rev Mikrobiyol 2010; 36:1-53.
    5. Sobel JD. Vulvovajinal kandidoz. Lancet 2007; 369: 1961-71.
    6. Mayer FL, Wilson D, Hube B. Candida albicans patojenite mekanizmaları. Virülans 2013; 4:119–28.
    7. Dovnik A, Golle A, Novak D, Arko D, Takač I.Vulvovajinal kandidiyaz tedavisi: bir gözden geçirme Edebiyat. Acta Dermatovenerol Alp Pannonica
    Adriat 2015; 24:5-7.
    8. Sobel JD, Sobel R. Mevcut tedavi seçenekleri azol direncinin neden olduğu vulvovajinal kandidiyazis Candida türleri. Uzman Görüşü Eczacı 2018; 19:971-7.
    9. Radha MH, Laxmipriya NP. Biyolojik değerlendirme Aloe veranın özellikleri ve klinik etkinliği: asistematik inceleme. J Gelenek Tamamlayıcı Med 2014;
    5:21-6.
    10. Saniasiaya J, Salim R, Mohamad I, Harun A. Malezya Aloe vera yaprağı ekstresinin antifungal etkisi patojenik otomikozun seçilmiş mantar türleri
    in vitro kültür ortamında türler. Umman Medikal Dergi 2017; 32:41–6.
    11. Kumar S, Yadav M, Yadav M, Yadav JP. Metanolik maddenin antimikrobiyal aktivitesinin karşılaştırmalı analizi Hindistan'ın farklı iklim bölgelerinden toplanan Aloe vera özleri ve Aloe emodin miktar tayini. Arch Clin Microb 2015; 6:1.
    12. Mpila D, Fatimawali F, Weny W. Uji aktivitas antibakteri terhadap ekstrak etanol daun Mayana (Coleus antropurpereus (l.) benth) terhadap Staphylococcus aureus, Escherichia coli, dan Pseudomonas aeruginosa secara in vitro (Antibakteriyel aktivite Mayana (Coleus antropurpereus (l.) benth) yapraklarının etanol özüne karşı Staphylococcus'a karşı test aureus, Escherichia coli ve Pseudomonas aeruginosa in vitro) [Endonezyaca]. Fakultaş Dergisi MIPA, Üniversiteler Sam Ratulangi, Manado, 2012.
    13. Kurniawan J. Uji efek hepatoprotektor ekstrak etanol daun lidah buaya (Aloe vera l.) terhadap kadar malondialdehid plazma tikus jantan galur wistar
    yang diinduksi parasetamol (hepatoprotektör testiAloe vera'nın etanol özütünün etkisi [Aloe vera l.]parasetamol ile indüklenen erkek Wistar suşu faresinde malondialdehit seviyelerine karşı yapraklar) [Endonezyaca]. Jurnal Mahasiswa Fakultas Kedokteran Untan 2015; 3:1-18.
    14. Dwijoseputro D. Dasar-dasar mikrobiologi (Temel Bilgiler) Mikrobiyoloji Bölümü) [Endonezyaca]. Cakarta: Djambatan, 2005.
    15. Zore GB, Thakre AD, Jadhav S, Karuppayil SM. Terpenoidler, Candida albicans büyümesini şu şekilde inhibe eder: membran bütünlüğünü ve hücre döngüsünün durdurulmasını etkiler. Bitkisel Tıp 2011; 18:118-90.
    16. Huslina F. Pengaruh ekstrak daun lidah buaya (Aloe vera l.) terhadap pertumbuhan jamur Candida albicans secara in vitro (Aloe vera etkisi [Aloe
    vera l.] Candida albicans'ın in vitro büyümesi üzerine yaprak özütü) [Endonezyaca]. Jurnal İlmiah Biologi Teknologi ve Kependidikan 2017; 5:72-7.
    17. Kaur H, Goyal RR, Bhattacharya A, Gupta R, Lal NK, Arora B, Barua A, Yadav R, Balha M, Rananmay B, Kuanr N, Dhawan D, Sharma K, Chahal
    N, Prasad T. Bitki özlerinin antifungal aktivitesi Piper longum, Aloe vera ve Withania somnifera insan mantar fırsatçı patojeni Candida albicans'a karşı. DU Lisans Araştırmaları Dergisi ve İnovasyon. 2015; 1: 107-15.
    18. Renisheya JJMT, Johnson M, Nancy BS, Laju RS, Anupriya G, Renola JJET. Aloe vera jel ekstraktının antibakteriyel ve antifungal aktivitesi. Uluslararası
    Biyomedikal ve İleri Araştırma Dergisi 2012; 3:184-7.
    Aloe vera jelinden elde edilen bitki sterollerinin in vitro insan dermal fibroblastları ve Japon kadınlarda cilt durumu üzerindeki etkileri

    Miyuki Tanaka1, Eriko Misava1, Koji Yamauchi1, fumiaki abe1, Chiaki Ishizaki2
    Bağlantılar genişletmekÜcretsiz PMC makalesiSoyut


    Arka plan: Aloe, yaraları ve yanıkları tedavi etmek için topikal kullanımıyla bilinir. Daha önce yapılan birçok çalışmada Aloe vera'nın iyileştirici etkileri rapor edilmiştir. Bununla birlikte, oral olarak uygulanan A. vera jelinin cilt üzerindeki etkisine ilişkin az sayıda klinik çalışma bulunmaktadır. Aloe sterolleri, glikoz ve lipidlerin metabolizmasını düzenleme yeteneğine sahip bir tür bitki sterolleridir. Yakın zamanda yapılan bir çalışmada, alınan Aloe sterollerinin kan dolaşımı yoluyla periferik dokulara ulaştığını doğruladık. Bununla birlikte, dermal fibroblastlar üzerindeki etkileri araştırılmamıştır.

    Yöntemler: İlk olarak, Aloe sterollerinin (sikloartenol ve lofenol) insan dermal fibroblastlarını in vitro uyarma kapasitesini araştırdık. Daha sonra, 40 μg Aloe sterolleri içeren Aloe vera jel tozunun (AVGP) alımının, kuru ciltli Japon kadınlarda cilt koşulları üzerindeki etkisini randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışmada araştırdık.

    Sonuçlar: Aloe sterolleri ile birlikte yetiştirildikten sonra, kollajen ve hyaluronik asit üretimi yaklaşık iki kat ve 1.5 kat arttı ve sentezlerinden sorumlu bu enzimlerin gen ekspresyon seviyeleri insan dermal fibroblastlarında da gözlendi. AVGP grubunda 8 haftada kol derisi hidrasyonunda bir artış gözlenirken, plasebo grubunda kol derisi hidrasyonunda hafif bir azalma kaydedildi. Ancak cilt neminde AVGP ve plasebo grupları arasında istatistiksel bir fark yoktu. Alt grup analizinde, ortalama kırışıklık derinliğindeki değişiklik, AVGP grubunda kontrol grubuna göre önemli ölçüde daha düşüktü. Ek olarak, AVGP grubunda 8 hafta sonra vücut yağ yüzdesi önemli ölçüde daha düşüktü. Alım süresi boyunca AVGP alımına bağlı hiçbir zararlı fenomen gözlenmedi.

    Sonuç: Bu çalışma, günlük oral Aloe sterol içeren AVGP'nin ≥40 yaş kadınlarda yüz kırışıklıklarını önemli ölçüde azalttığını ve Aloe sterollerinin insan dermal fibroblastları tarafından kollajen ve hyaluronik asit üretimini uyardığını doğrulamaktadır.
    Aloe vera ve fraksiyonlarının makrofajların Candida albicans'a karşı yanıtı üzerindeki immünomodülatör etkileri

    Zohreh Farahnejad1, Tooba Gazanfari , Roya Yaraee
    Bağlantılar genişletmekSoyut


    Doğal ürünler geleneksel tıpta önemli kaynaklardır ve birçok hastalığın önlenmesi ve tedavisi için uzun süredir kullanılmaktadır. Şifalı bitkiler immünomodülatör özelliklere sahiptir. Aloe, çeşitli hastalık türleri için doğal tedavi ve alternatif tedavide yaygın olarak kullanılan bitkisel ilaçlardan biridir. Aloe veranın bağışıklık tepkisini modüle ettiği gösterilmiştir. Makrofajların istilacı patojene karşı ilk savunma hattı olarak önemli bir rol oynadığı gösterilmiştir. Candida albicans insanlarda komünal ve fırsatçı bir patojendir. Bu çalışmada, A. vera özütü ve fraksiyonlarının C. albicans ile enfekte makrofajlar üzerindeki etkisini araştırdık. Periton içi makrofajların canlılığı 3-(4,5-dimetiltiazol-2-il)-2,5-difenil tetrazolyum bromür (MTT) testi ile değerlendirildi. Enfekte makrofajların hücre canlılığı, bağımlı olarak bazı izole fraksiyonların özü ve dozu ile arttırıldı. A. vera'nın ekstraktının yanı sıra R100, R50, R30 ve R10 fraksiyonları, çoğu dozda makrofajların hücre canlılığını önemli ölçüde arttırdı. R5 ve F5 fraksiyonları kontrol grubu ile karşılaştırıldığında anlamlı farklılık göstermedi. A. vera'nın makrofaj fonksiyonu üzerindeki modülatör etkilerini açıklığa kavuşturmak için hayvan modellerinde ve insanlarda daha ileri çalışmalar gereklidir. Etkili molekülleri bulmak için A. vera bileşenlerinin izolasyonu ve saflaştırılması da gereklidir. R5 ve F5 fraksiyonları kontrol grubu ile karşılaştırıldığında anlamlı farklılık göstermedi. A. vera'nın makrofaj fonksiyonu üzerindeki modülatör etkilerini açıklığa kavuşturmak için hayvan modellerinde ve insanlarda daha ileri çalışmalar gereklidir. Etkili molekülleri bulmak için A. vera bileşenlerinin izolasyonu ve saflaştırılması da gereklidir. R5 ve F5 fraksiyonları kontrol grubu ile karşılaştırıldığında anlamlı farklılık göstermedi. A. vera'nın makrofaj fonksiyonu üzerindeki modülatör etkilerini açıklığa kavuşturmak için hayvan modellerinde ve insanlarda daha ileri çalışmalar gereklidir. Etkili molekülleri bulmak için A. vera bileşenlerinin izolasyonu ve saflaştırılması da gereklidir.
    Adem Çiçekli
    Hocam tansiyon rahatsizligim icin alic forte kullaniyorum baş ağrım bitti tansiyonumda su anda değişme yok zamanla onunda düşecegine inanıyorum
    KAYNAK

    Hülya Coşkun
    Kordisep asla vazgecmem dediklerimden bir tanesi kulağım daki akıntı ve ağrı şişlik sesler gürültü hepsini alıyor tabi bir anda değil. ..zamanla İbrahim Gökçek ürünleri gerçekten sağlıklı doğal ve güvenilir. .inş sürekli bu güvenle devam eder.
    KAYNAK

    Boran Yağız Küçük
    Bagirsak mantari için almis oldugum urunlerden biri Cds2 aquanin kumes hayvanlarinda da kullanildigni biliyodum bizim civciv bildiginiz felcliydi boynu arkasina geliyodu ters donmustu yerden yatarak yemek yiyobliyorsu sadece biz annesin boynunu ezdigini vs dusunduk ama interttten ogrenince buyuk bi hastalikmis bnmde aklima evdeki cds2 aqua geldi deniyim dedim 4 -5 gun boyunca cay kasigiyla agzina verdim 2.gunde kafasi sirtindan normal govdesine geldi daha sonrasinda 3. 4. Gunde haraketlendi yürüye bildi simdi sinek kovaliyo kesske ilk halini foto cekebilseydim nette aynisi hastalikda bulamadim suanki hali massalahi var agilem diyo oglum buna ne verdin banada ver ölücek hayvan sinek kovaliyo
    KAYNAK

    A. Akif Topal
    KOLLODİAL GÜMÜŞ KULLANDIM, YILLARDIR VAR OLAN MANTARLARIMDAN KURTULDUM. TAVSİYE EDERİM.
    KAYNAK

    Osman Öksüz
    Köye gittim,bir baktım tavuklar hareket edemez olmuslar yatıyorlar, ayaktakiler de halsiz.2 defa 5 er litre suya cds2 kattım tavuklara verdiler, sonra izin bitti döndüm 1 hafta sonra köyü aradim,tavuklar ne oldu dedim.Suyu içen tavuklarin hepsi kurtulmuş.
    KAYNAK

    Lina Eliflina
    Tam 2 ay oldu ve gercekten sari kantaron cok ise yaradi etkisini goruyorum çok kotuydum panik atak anksiyete depresyon hepsi vardi. tedaviye devam ediyorum 3 veya 6 ay kadar kullanip daha sonrada tedbir amacli kullanicam.Allah'in izniyle.Bu rahatsizligi gecirenlere kesinkez tavsiye ediyorum artı ormus gold da yaninda kullaniyorum
    KAYNAK

    Karahan Ferda
    Ben ormus gold kullanmaya başlayalı 2 ay oldu getçekten kendimde fark ettiğim gibi çevreme de aldım hepimiz çok memnun kaldık!
    KAYNAK

    Ufuk İlhan
    ALOE VERA JEL iceriklerine baktiginizda, her içerik ayri bir mucize. Bunlarin birlesimi ile kesin sonic alinir. Tartisilmaz
    KAYNAK

    Çelik Asuman
    ALOE VERA JEL kullanıyorum, tavsiye ederim
    KAYNAK

    Huseyin Tasdemir
    ALOE VERA JEL bağırsaklar için süper teşekkürler
    KAYNAK

    Salih Çalişkan
    Hocam selamünaleyküm. Aloe vera jel ve İksir kullanmaya devam ediyoruz. Her derde deva herkese özellikle ürünlerinizi tavsiye ediyorum. Allah razı olsun.
    KAYNAK

    ‎Hakan Sadak
    İyi günler. KOLLOİDAL GÜMÜŞ İKSİR ve ALOE VERA JEL kullandık annem için BAĞIRSAK MANTARI YOK OLDU. Kesinlikle tavsiye ediyorum bu tür şikayeti olanlara.
    KAYNAK

    Eren Kılınç
    Babamın ismi Mesut KILINÇ. Biz Kayseri’de oturuyoruz. Babamda bağırsak mantarı olduğu teşhisi kondu. 2017 26 Ağustostan beri İbrahim Gökçek ürünlerinden ALOE VERA JEL, GÖKÇEK İKSİR, KOLLODİAL GÜMÜŞ SUYU, CDS2 AQUA, KORDİSEP KAPSÜL, ZERDEÇAL KAPSÜL, DEVEDİKENİ ÇAYI VE SİNİRLİ OT ÇAYININ içinde bulunduğu seti kullanıyor kendisinin anlattığına göre 22 yıldır çektiği bu rahatsızlık döneminde çok doktora gittiğini ve çare bulamadığını İBRAHİM GÖKÇEK ürünlerini kullanmaya başladığı günden bu yana ilk günden itibaren yaşam kalitesinin değiştiği rahatsızlıklarının azaldığını anlatıyor ve her geçen gün daha iyi olduğunu söylüyor ve herkese İBRAHİM GÖKÇEK ürünlerini kullanmayı tavsiye ediyor. TEŞEKKÜRLER İBRAHİM HOCAM. EMEĞİNİZE SAĞLIK.
    KAYNAK

    Kar Ferda
    ALOE VERA JEL tam bir mucize
    KAYNAK

    ‎Müberra Arslan Özge
    ALOE VERA JEL ve İKSİR kullanıyorum gerçekten müthiş birşey herkese tavsiye ediyorum.
    KAYNAK

    ‎Müberra Arslan Özge
    Arkadaşlar gökçek bitkiselli herkese tavsiye ederim ben kullanıyorum ve çokta memnunum özellikle ALOE VERA JEL ve GÖKÇEK İKSİR tşk ibrahim bey.
    KAYNAK

    Ismail Ayşegül
    Şeker ALOE VERA JEL kullandim faydasini gördüm herkese tavsiye ederim 3 al 2 öde kampanyasindan yararlandim ve yine sipariş verdim her zaman takipteyim
    KAYNAK

    Seçkin Sopyan‎
    Ben Yaklaşık 40 günden beri aloe vera jel Gökçek iksir kullanıyorum Bunun yanında başka ürünlerde kullandım gençliğimden beri ayak baş parmaklarında tırnak batması vardı bugün farkettim tırnaklarım bakmıyor e iltihap oluşmuyor artık Allah razı olsun İbrahim Bey İyi çalışmalar diliyorum
    KAYNAK

    ‎Boran Yağız Küçük
    Alerji icin aldigim aloevera seti saka gibi polene alerjim vardi bahceli evde yasiyoruz normalde hapsirmadan duramazdim allah razi olsun kullandigimdan beri rahatim
    KAYNAK

    ‎Hakan Sadak
    İyi günler. KOLLOİDAL GÜMÜŞ İKSİR ve ALOE VERA JEL kullandık annem için BAĞIRSAK MANTARI YOK OLDU. Kesinlikle tavsiye ediyorum bu tür şikayeti olanlara
    KAYNAK

    Zafer Çil
    TONİK kullanıyorum midemdeki ağrı sızı neredeyse geçti. iksir ve ALOE VERA JEL ile birlikte kullanınca daha etkili
    KAYNAK

    ‎Selim Acar
    Hayırlı günler, Öncelikle teşekkür ederim böyle güzel ve kaliteli ürünleri bizler ile buluşturduğunuz için ben candida problemim için aşağıda yazılan ürünleri sizden temin ettim ZERDEÇAL FORTE - ENGİNAR FORTE - 2 ADET İKSİR - ALOE VERA JEL - SİNİRLİ OT ÇAYI - BAĞIRSAK ÇAYI - CDS2 AQUA ve normal CDS2 - KOLLOİDAL GÜMÜŞ SUYU - DAMLA SAKIZI MACUNU Şunu belirtmeliyim ürünler gerçekten çok faydalı 15 içinde baya gelişme oldu bunu rahatlıkla söyleyebilirim ama bende durum kronik olduğundan belki bir 6 ay kullanmam gerekebilir.
    KAYNAK

    Dilber Yağız
    Bende mandar rahatlığı vardi gökçek sifadan allah razi olsun doktara gittim mantarim alazmis çok şükür iyileşme var karnimmin sisligi indi çok rahatladm teşekkürler ibrahim beye
    KAYNAK

    Feray Turhan Karaman
    Benim kemik romatizmam ve kandida mantarı sorunum var size gelerek set aldım kullanıyorum ve memnunum
    KAYNAK

    Efe Çınar Karadut
    Demek ki bağırsaklar için ikinci beyin denmesi boşuna değilmiş. Bu konuda özellikle çin tırtıl mantarının methini duymuştum ama sanırım komple set olması müspet neticeyi hızlandırdı.
    KAYNAK

    ‎Hakan Sadak
    İyi günler. KOLLOİDAL GÜMÜŞ İKSİR ve ALOE VERA JEL kullandık annem için BAĞIRSAK MANTARI YOK OLDU. Kesinlikle tavsiye ediyorum bu tür şikayeti olanlara.
    KAYNAK

    Eren Kılınç
    Babamın ismi Mesut KILINÇ. Biz Kayseri’de oturuyoruz. Babamda bağırsak mantarı olduğu teşhisi kondu. 2017 26 Ağustostan beri İbrahim Gökçek ürünlerinden ALOE VERA JEL, GÖKÇEK İKSİR, KOLLODİAL GÜMÜŞ SUYU, CDS2 AQUA, KORDİSEP KAPSÜL, ZERDEÇAL KAPSÜL, DEVEDİKENİ ÇAYI VE SİNİRLİ OT ÇAYININ içinde bulunduğu seti kullanıyor kendisinin anlattığına göre 22 yıldır çektiği bu rahatsızlık döneminde çok doktora gittiğini ve çare bulamadığını İBRAHİM GÖKÇEK ürünlerini kullanmaya başladığı günden bu yana ilk günden itibaren yaşam kalitesinin değiştiği rahatsızlıklarının azaldığını anlatıyor ve her geçen gün daha iyi olduğunu söylüyor ve herkese İBRAHİM GÖKÇEK ürünlerini kullanmayı tavsiye ediyor. TEŞEKKÜRLER İBRAHİM HOCAM. EMEĞİNİZE SAĞLIK.
    KAYNAK

    Ahmet Topal
    Aldım kullandım vücudumda mantarlar vardı, çok şükür bitti
    KAYNAK

    Pınar Özdemir Çinar
    ORMUS GOLD, SARI KANTARON, ZERDEÇAL KAPSÜL, ENGİNAR KAPSÜL, İKSİR, ALOE VERA JEL, ALTIN SUYU, GÜMÜŞ SUYU ürünleri 1 aydır ailecek kullanıyoruz.Bağırsak mantarı ve kistler için kullanıyorum.Halsizlik ve yorgunluklarımız,unutkanlıklarımız azaldı çok şükür.Mide ülserimize de çok iyi geldi.Ormus gold harika bir ürün pozitif düşünmeyi sağlıyor.Zihin fonksiyonları için mükemmel bir ürün oğlumada kullanırdım emeğinize sağlık ürünlerden tekrar sipariş edicez.Ailecek çok teşekkür ediyoruz İbrahim bey.Aldığımız her ürünün faydasını gördük
    KAYNAK

    Mery Can
    Herkez kulanmali ozelikle candida mantari olanlar
    KAYNAK

    Mehmet Han Ersoy
    Midede gastrit ve bağırsakta mantar problemlerim var.Ürünlerinizi set olarak kulanmaya başladım.Faydasını gördüm.Çok teşekkür ederim.
    KAYNAK

    Seçkin Sopyan
    Ellerinde ATOPİK EGZAMA MANTAR veya SEDEF olan arkadaşlar ibrahim Gökçek Hoca'nın bizlere tavsiye ettiği ilaçları hocanın tavsiye ettiği şekilde kullanın ve ellerinizi muhakkak Ama muhakkak Arap sabunu ile yıkayın ve kalıp sabunla banyo yapın hiçbir şekilde şampuan veya vücut şampuanı gibi ürünler kullanmayın Ben oto tamircisi yim ellerimizi benzin mazotla yıkıyoruz ister istemez ellerimizdeki egzamalar ve mantarlar çoğalıyor hangi doktora gitmiş isem bana söyledikleri tek şey kullandığınız kimyasallar sizin ellerinizde yaramıyor dediler fakat durum onların dediği gibi değilmiş bağırsaklarımızda mantar varmış İBRAHİM GÖKÇEK hocayı dinledikten sonra ellerimi Arap sabunu ve kalıp sabunla yıkadım ve tavsiye etmiş olduğu bitkisel gıda takviyelerini kullandım Allah'a ne kadar şükretsem azdır Allahu Teala celle celalühü İBRAHİM GÖKÇEK Hoca'dan razı olsun Benim de Ramazan duam olsun İBRAHİM GÖKÇEK Hoca'ya! Ellerimi bir görseniz Ellerim tamirci olmama rağmen Tabiri caizse berber eli gibi Maşallah diyeyim de Nazar değmesin
    KAYNAK

    Ahmet Berberoğlu
    Sayin ibrahim gokcek abimiz bir hafta once kizimin SAÇ KIRANI + BAĞIRSAKLARDA MANTAR ,ve KİSTİ icin almis oldugum urunlerden SAÇ KIRAN olan kizim tabi unuversitede okuyor DÜN SEVİNÇTEN UÇUYOR BABA SAÇLARIM ÇOK GÜR ÇIKMAYA BAŞLADI DİYE insallah diger sorunlarida gecer simdiden tesekkur eder saygilarimi sunarim sizin urunlere inanmayan tas olsun.
    KAYNAK

    ‎Süleyman Alabacak
    Babam İrfan Alabacak adına Gökçek gıdadan mantar için ALOE VERA JEL, İKSİR, DAMLA SAKIZI aldım.Dolaşım bozukluğu ve mantar vardı.Düzenli bir şekilde 20 gündür kullanıyorum ve çok yararını gördüm.Gökçek gıdaya teşekkür ederim.
    KAYNAK

    ‎Süleyman Alabacak
    Gülşen Alabacak adına kür aldım.Mantar vardı ağzımda dahil mantar oluşmuştu.Halsizlik yorgunluk oluyordu gökçek gıdayı aradım ve çeşitli mantar kürleri kullandım.20 gündür kullanıyorum ve devamında sipariş ettim hatta. Gökcek gıdaya çok teşekkür ederim.
    KAYNAK

    ‎Neslihan Şirin
    İbrahim bey ben iki aydır barsak mantarı setinizi kullaniyorum ,dün karaciğerim için ultrasona girdim , herseferinde karaciğer dokusunda kalınlaşma ve yağlanma çıkarken bu sefer tertemiz çıktı, yağlanmadan eser yok, çok sevindim daha iyi sonuçlar alacağıma inanıyorum insallah, Allah kolaylıklar versin
    KAYNAK

    ‎Şevket Ücünçü
    Ben Şevket Ücünçü kırkbiryıdır rahatsızlığım vardı moderni tıpta çaresini birtürlü bulamadım ümidimi kesmiştimki bir akıllı telefon sayesinde İnter'de gezinirken İbrahim gökçek beyin vidyolarına takıldım bağırsak mantarının insan vücuduna yaptığı zararlardan bahsediyordu dikkatimi çekti baktım bendeki rahatsızlıklara çok benziyordu biray internete vidyolarının yüzde sekseni izledim ve İbrahim beyin dürüst bir insan olduğuna inandım Ve ürünlerinden kullanmaya karar verdim iyiki İbrahim gökçek bey gibiler var
    KAYNAK

    Duygu Atalan
    Bende Bağırsak Mantarını ilk sizden duydum Ağız kokusunun sebeplerinden biri çok şükür kızımı sayenizde iyileştirdim Teşekkür ederim
    KAYNAK

    Halil Gürgün
    2013 yılına kadar sabahları kalktığımda en az yarım saat midem bulanır ve kahvaltıyı hemen yapamazdım. Sanırım bir çok insan sabah bulantısı sorunu yaşıyordur. 2013 yılında 1-2 ay ALOE VERA JEL kullandım. Sabah bulantısından eser kalmadı çok şükür. Mantar ve bakteri temizliği için şimdi tekrar alacağım. Ayrıca virüs temizliği için gümüş suyu da alacağım. Çok teşekkürler.
    KAYNAK

    Kemal Güzel
    Allah razı olsun İbrahim hocamdan . bağırsak mantarından çok muzdariptim. ,daha doğrusu bağırsak mantarı olduğumu da hocamın videolarından anladım. ürünleri getirttim kullandım karnımdaki şişlik sırtımdaki ve belimdeki ağrılar, kalbimin sıkışması, karnımdaki sıkıntının sebep olduğu depresyon, gece uykularım, uykuda nefesimin tıkanmaları, hepsi düzelmeye başladı. ürünleri kullandıkça daha da farkedilir oldu. iki yıldan sonra deliksiz uyku çekmenin tadını aldım. sürekli hissettiğim huzursuzluktan kurtuldum daha neler neler . teşekkür ederim. bu memnuniyet sebebi ile belki yüz kişiye tavsiye etmişimdir. hizmete devam hocam Allah hem devamını hem daha iyilierini nasip etsin size
    KAYNAK

    Şenay Lülenler
    Hocam afiyettesinizdir inşallah ben çok araştırdım ve sonunda size sonsuz güvenebilecegimi gördüm bağırsak mantarları ve parazitler için sizin KORDİSEP SETİ - D kullandıklarim. Bağırsak mantarı ve parazitlerden sayenizde kurtuldum sağolun
    KAYNAK

    Hakan Demir
    Ben yorgunluk ve halsizlik için İbrahim beyden bir öneri istedim iksir, aloe vera jel, spirulina ve lavman için CDS2 önerdi. Aldım kullandım inanılmaz bir etki yaptı. Önceleri işten gelince halsiz ve yorgun oldurdum ve hemen yatmak isterdim şimdi işten geliyorum yorgunluk yok halsizlik yok hala enerji doluyum. Hanım yatsana uykun gelmedi mi yarın işe gideceksin diyor. Bana sana ne oldu böyle, eskiden hep yorgunum derdin hemen yatardın şimdi ise işten gelmene rağmen uyumak istemiyorsun diyor. Ben İbrahim beyin ürünlerinin etkisini eşime anlattım oda bende Miyom ve adet düzensizlikleri var. Bunlar için bir ürünü var mıymış dedi. Bende de Koltuk altı bezeleri var irili ufaklı oldukça çok yumurta, ceviz, fındık büyüklüğünde sayısız. Eşimim biri 3 cm diğeri 5 cm iki miyomu vardı ama daha kötüsü adet öncesi ağrı ve sancıları ve depresif davranışları var ki bu daha kötü. Hanım ve ben İbrahim beyden bu rahatsızlıklar için ürün istedik Bana Zerdeçal seti-g ve eşime Hayıt seti-o tavsiye etti. Kullandık ve daha 6. Haftada eşimin adet öncesi ağrıları sancıları ve depresyonu geçti hamdolsun normale döndü. Bende ki Lenf bezeleri ve eşimdeki miyomlar 5 ay sonra tamamen yok oldular. Şimdi Akşamları ağır yemek yersek iksirden yarım fincan içiyorum ve gece kabuslar görmüyorum. Güzel rüyalar görmek istediğimde bir çay kaşığı Ormus Gold içiyorum Hocam Allah sizden razı olsun ve daha nice sağlıklı yıllar yaşamayı nasip etsin. Sen bir tanesin
    Kaynak

    Resul Takim
    Hocam muhteşem ürünleriniz var, sizi tebrik ediyorum. ALOE VERA JEL muhteşem KABIZLIK ve KARIN ŞİŞKİNLİĞİM GEÇTİ. TER BEZİ İLTİHABI için kullandığım ürünler RAHATSIZLIĞIMI GİDERDİ. Teşekkür ederim kolay gelsin.
    KAYNAK

    smnzgul
    ALOE VERA JEL ALERJİYİ, AKNEYİ MUHTEŞEM BİTİRİYOR. Cilde canlılık getiren bir ürün.
    KAYNAK

    muratakbaba9435
    ALOE VERA JEL ve MEŞE MİX kullandım BAĞIRSAKLAR için ÇOK ETKİLİ BİR ÜRÜN 100 yılın buluşu Allah başımızdan eksik etmesin hocamızı.
    KAYNAK

    Akın Arkan
    Ben ALOE VERA JEL'i ilk kullandığım 3. günü gece yarısı bacağımdaki ağrılardan uyuyamaz hale gelmiştim hatta ağladım durumu İbrahim Hocama anlattım. O bana bacağındaki iltihaplar dökülüyor korkma devam et 1 kaç güne geçer dedi ve ALLAH'A ŞÜKÜR GEÇMİŞTİ, bağırsaktaki mantarlara da iyi geldiğini rahatlayınca anlıyorsun. MAY Lİ zayıflamak isteyen obeziteli arkadaşlara özellikle tavsiye ediyorum emeği geçenlerden Allah razı olsun. MEŞE MİX ciltteki İLTİHAPLANMAYA çok iyi geldiğini hatta KANSERE karşıda KORUYUCU olduğunu soyleyebilirim
    KAYNAK

    mmustafaumay
    Zence May enerji veriyor ve zindelik kazandırıyor. Aloe Vera Jel bağırsakları temizliyor.
    KAYNAK

    selimkara844
    PANİK ATAK ve ALERJİ CANDİDA MANTARI için ALOE VERA JEL, ORMUS GLD ve SARI KANTARON kullandım iki ayda normale döndüm herkese tavsiye ederim.
    KAYNAK

    ibrahimrana1453
    ALOE VERA JEL'i kullandım çok memnun kaldım BAĞIRSAKLARDAKİ MANTARLAR TAMAMEN DÖKÜLDÜ. Çok rahatladım Allah ondan razı olsun.
    KAYNAK

    serinkayanuran
    Hocam ALOE VERA JEL ben kullandım ÖDEMİ YOK EDİYOR sanki karnımın içine çekildiğini hissettim BAĞIRSAKLARI ÇALIŞTIRIYOR ALERJİYİ YOK EDİYOR KABIZLIĞI YOK EDİYOR tadı çok güzel
    KAYNAK

    talassfann
    Yıllar yılı geçmeyen sindirim problemim vardı. Çok faydalı şeyler yememe rağmen yediğim şeylerin tam faydasını göremiyordum. Bağırsak florasının temizlenmesine ihtiyaç vardı. Bir yakınım bana yarım şişe ALOE VERA JEL verdi ikinci günden sonra farkı hissettim. Bitince yenisini sipariş verdim. Halen yemeklerden önce kullanıyorum. HAZMI KOLAYLAŞTIRIYOR ve BAĞIRSAK PROBLEMİMİ ORTADAN KALDIRDI.Teşekkürler Gökçek Şifa.
    KAYNAK

    mehmettttt19
    Hepsini kullandım ama ALOE VERA JEL bir başka CANDİDA BAĞIRSAK MANTARI için kullandım cilt hastalıkları mevcuttu 3 aylık kullanımdan sonra bu MANTARDAN ÇOK BÜYÜK ÖLÇÜDE KURTULDUM. MAY Lİ ise bağırsaktaki sorundan kaynaklanan KARACİĞER YAĞLANMASINA yardımcı olarak kullandım ve MEŞE MİX'i probiyotik gibi kullandım içindeki yararlı bitkiler için ve oluşan cilt hastalıklarında SİVİLCE vb. sorunlar konusunda BANA YARDIMCI OLDU hangi birini sayalım hepsi birbirinden kaliteli İbrahim Gökçek sağ olsun daha bir çok ürün kullandım daha da hayat boyu hep kullanıcam.
    KAYNAK

    oguzakgul25
    ALOE VERA JEL'i 2 ay boyunca kullandım. Bağırsak geçirgenliği ve kabızlık sorunum vardı çok faydasını gördüm ŞİŞKİNLİĞİM GİTTİ BAĞIRSAKLARIMDAKİ GEÇİRGENLİK GEÇTİ. Daha hafif ve rahat hissediyorum kendimi, çok etkili gerçekten.
    KAYNAK

    kzmakyldz
    MİDE AĞRISI ve GASTRİT için yarım litre kadar ALOE VERA JEL kullandım ETKİSİ İNANILMAZ. SİNDİRİM SİSTEMİ İÇİN MÜKEMMEL BİR ÜRÜN. CDS2 ve KÜKÜRT de kullanıyorum, harika hocamızın hiç bir ürünü boş değil. Teşekkürler hocam, başarılarınız daim olsun.
    KAYNAK

    İnanç Özkalaycı
    ORMUS GLD, ZENCE MAY ve ALOE VERA JEL bir araya geldimi efsane bir şey oluyor, PSİŞİK YETENEKLER GELİŞİYOR. Her türlü AĞRILARA İYİ GELİYOR.
    KAYNAK

    refikayilmaz46
    ALOE VERA JEL kullandım ÜRTİKER için çok etkili bir de BAĞIRSAKLARI PAMUK HALİNE GETİRİYOR RAHATLATIYOR bir kaç ay kullandım hem ÜRTİKER GEÇTİ hemde CİLDİM DÜZELDİ
    KAYNAK

    zekaiakbas
    ALOE VERA JEL ürününü SPİRULİNA KAPSÜL ve ORMUS GMS üçlünü kulladım. O KIŞ HİÇ HASTA OLMADIM. Etki sonuç harika.
    KAYNAK

    zeynepfirat4424
    Miyom tedavisi için yaklaşık 3 aydır ZERDEÇAL SETİ kullanıyorum ürünlerin hepsi harika ama ALOE VERA JEL bir mucize kullandığım ilk gunden beri KURU CİLDİMİ YUMUŞACIK YAPTI MİDE AĞRIMA vede BULANTIMA ŞİFA OLDU İŞTAHIMI AÇTI DAHA ZİNDEYİM vede ENERJİK kesinlikle kullanılması gereken bir ürün İbrahim Hocama teşekkür ediyorum kullanmaya devam ediyorum
    KAYNAK

    _muyar_
    Kullandığım ZERDEÇAL SETİNDE ALOE VERA JEL mevcut yaklaşık 8 ay oldu CANDİDA MANTARINDAN oldukça AZALMA OLDU başarılı bir ürün.
    KAYNAK

    aylaalakus
    ALOE VERA JELİ alerjik astımı olan kızıma içiriyorum 3 aydır rahatız kedi sevebiliyor TOZA, KILA, TÜYE ALERJİSİ kalmadı hapşırık ve göz kaşıntısı gitti AKCİĞERİNİ TEMİZLEDİ acilde hava makinasında hava almadan bir kış geçireceğiz teşekkürler İbrahim Bey
    KAYNAK

    Şemsinaz Gül
    ALOE VERA JEL bağırsaktaki CANDİDA, ALERJİ ve CİLT için MUHTEŞEM BİR ÜRÜN çok memnun kaldım Allah razı olsun hocamdan
    KAYNAK

    Talass Fann
    Yıllar yılı geçmeyen SİNDİRİM PROBLEMİM vardı. Çok faydalı şeyler yememe rağmen yediğim şeylerin tam faydasını göremiyordum. Bağırsak florasının temizlenmesine ihtiyaç vardı. Bir yakınım bana yarım şişe ALOE VERA JEL verdi ikinci günden sonra farkı hissettim. Bitince yenisini sipariş verdim. Halen yemeklerden önce kullanıyorum. HAZMI KOLAYLAŞRIRIYOR ve BAĞIRSAK PROBLEMİMİ ORTADAN KALDIRDI. Teşekkürler Gökçek Şifa.
    KAYNAK

    Abdussamed Güzey
    Sindirim sistemi için bire bir ürünler. ZENCE MAY ENERJİ VEREN BİR ÜRÜN. Yemekten önce ALOE VERA JEL yemekten sonra ZENCE MAY kullandım SİNDİRİM SIKINTISI ÇEKMEDİM Allah'ın izniyle.
    KAYNAK

    Hakan Özçelik
    İlk olarak İbrahim Gökçek hocaya ve ona inanan arkadaşlara selam olsun. Herkesin hayatında vazgeçemediği çok sevdiği bir tane renk vardır. Özellikle bu rengi diğerlerinden hep ayrı tutarsınız, o renkteki giysileri giyince daha mutlu olursunuz ve kendinize çok yakıştırır ve benimde çok sevdiğim renk beyazdı. Ne zaman yaz gelir de beyaz tişört, gömlek giymek istesem, aklıma göbek gelirdi, sonra aynaya bakıp üzülerek çıkartırdım. Göbeği eritmek için yıllarca spor yaptım tonlarca para harcadım ama aksine daha kilo aldım. Bir gün beslenme ve spor üzerine araştırmalar yaparken İbrahim Hocaya denk geldim. Bir hafta 10 gün araştırdım videolarını izledim. ve bende CANDİDA olabileceğini düşündüm testleri yaptım, sonra İbrahim Hoca ile telefonda görüştüm. Duyduklarıma çok şaşırdım, çünkü beni benden daha iyi tanıyor gibiydi, ne diyorsa hep doğruydu. ve BENDE ARTIK CANDİDA OLDUĞU TESCİLLENMİŞTİ. Hiç düşünmeden önerdiği seti sipariş ettim. Bu setin içinde ALOE VERA JEL ve MAY Lİ vardı. Kullanım talimatlarına harfiyen uydum. 40 gün kullandım 21 KİLO VERDİM. ARTIK GÖBEKTEN ESER YOKTU. ARTIK DÜZ VE SİX PACK DİYE TABİR EDİLEN KASLI BİR KARIN BÖLGEM VARDI. Bir gün böyle olacağını deselerdi asla inanmazdım. O günden sonra yaklaşık 20'ye yakın beyaz tişört aldım. Kışın ortasında bile hala beyaz giyiyorum. çok mutluyum. Tabi sonra boş durmadım, her şey para değildi, ibrahim hocaya vefa borcum olduğunu düşündüm, çözümsüz sağlık sorunları olan karşılaştığım insanları yönlendirdim, ve onlarda çok olumlu görüşmeler yaptılar, bende vefa borcumu böyle ödemeye çalışıyorum. Ya şimdi hediye almak için uzun uzun yazmış diye düşünebilirsiniz, eğer ki hediye bana çıkarsa, ihtiyacı olan bir arkadaşa verilmesini talep ediyorum. Meşe Mix'e gelince ben kullanmadım. Sizden duyduğum akciğer kanseri olan ve ömür biçilen bir arkadaşın iyileşmedir. Hoşçakalın. Sağlıklı yaşayın.
    KAYNAK

    Songül Yalçın Koç
    ALOE VERA JEL'i oğlum ALERJİK ASTIMINDA kullandım ŞUAN GAYET NORMAL kimyasal ilaç artık kullanmıyoruz bir de kilo alamıyordu sık sık ishal oluyordu onlara da iyi geldi şu an herşeyi gayet normal.
    KAYNAK

    Kazım Akyildiz
    ALOE VERA JEL GASTRİT rahatsızlığı için HARİKA BİR ÜRÜN herkese tavsiye ederim.
    KAYNAK

    Boran Yağız Küçük
    ALOE VERA JEL ve yanında AFRİKA SARDUNYA KAPSÜL ile kullanmıştım ve de diğer ürünlerde vardı ama en çok Aloe Vera Jel ALERJİME DİREK ETKİ ETTİ hastalığım çok ağırdı hele TOZ ve POLENDE GÖZLERİM DİREK SULANIR HAPŞIRIRDIM 2 AYDA TAMAMEN KESİLDİ HAPŞIRMALARIM. Sonrasında 2 ay daha kullandım şuan 22 yaşındayım AĞIR ALERJİDEN TAMAMEN KURTULDUM. Bahçeli evdeyiz zaten direk çıkınca bitkiden falan çok kötü olurdum şimdi hiç bir şeyim yok çok araştırmıştım ama gerçekten videolarda da anlattığı her kelime doğru hocamızın. İşindeki en iyi adam, ayriyetten LAHANA MİX, MEŞE MİX'le ENERJİMİN ÇOK ÇOK DAHA ARTTIĞINI HİSSETTİM gerçekten. VÜCUDU TEMİZLİYOR aktif spor yaptığım için etkisini daha fazla gördüm deneyin görün derim.
    KAYNAK

    Mehmet Ergun
    Kızımda sebebi belli olmayan bir ay arayla karın ağrısı oldu 3. doktora gittik bir şey bulunmadı. Doktor bir daha olursa Bakırköy'e götür dedi o zamanlar ilaçları kendim için kullanıyordum. Kızım şu an 16 yaşında ibrahim Bey'i aradım ALOE VERA JEL kullanın geçer dedi. Kızım YARIM ŞİŞE ANCA İÇTİ BİR DAHA KARNININ AĞRIDIĞINI DUYMADIM
    KAYNAK

    Erdal Demir
    SAFRA ve MİDEM için almıştım ŞAHTERE SETİNİ içerisinde ZENCE MAY ve ALOE VERA JEL mükemmel DETOKS mükemmel KARACİĞER TEMİZLİĞİ ile midemdeki 2 veya 3 günde bir rutin AĞRI EKŞİMEYLE yaşarken gerek SAFRAMDAN gerek MİDEMDEKİ GASTRİT ve AĞRILARIN YOK OLMASI İNANILMAZ BİR ŞEY. Üstelik ilaçlar bunu yapamıyor yapsa da bu kadar yapamıyor yaparken başka bölgelere zarar veriyor. Sabah kalkarken çakı gibi bakan YORGUN BAKMAYAN GÖZLERE ve YÜZ YAPISINA NEŞEYE SAHİP OLDUM. Spor yapmışcasına ağrısız sızısız hamlamadan hem az KİLO VEREREK SIKILAŞARAK SAĞLIKLI DİNÇ OLDUM. Tuvalet alışkanlığının düzene girmesi sağlıklı bağırsak ve temizlenmesi. Daha önce MİDEMDE ve BAĞIRSAĞIMDAN GAZDAN SANCIDAN SAFRAMDAN AĞRIDAN şikayetçiydim 3 SET kullandım HAMD OLSUN SAĞLIKLIYIM. Manevi olarak da temizliği ve sahip olmadığımız şeyler bedenimizden atılması sadece fiziksel değil beyinsel güç hayata bakış ve ferahlık güven güç ve en önemlisi huzur veriyor. İbrahim Gökçek hocamızdan Allah razı olsun yılların tecrübesini ve çalışmalarını insanlar daha nasıl sağlıklı olur diyerek hümanist bakış açısını ve insanlığını çok takdir ediyorum. Bu bir çok daleverecinin dolandırıcının olduğu bu pazarda şükürler olsun dürüst yalansız kaliteden ödün vermeyen. Bir nimete sahibiz Allah razı olsun. Her fırsatta kendimden yola çıkarak gerek ZENCE MAY ve ORMUS GLD İbrahim Gökçek ürünlerini kullanın diyorum çevreme ve özellikle de öğrencilerime, hem de hiç çekinmeden korkmadan güvenerek. Çünkü kendim şahidim ve yaşadım hala kullanıyor yaşıyorum. Saygılarımla.
    KAYNAK

    Kinova Cat‎
    CANDİDA MANTARI belasını sevgili Gökçek hocamdan duydum öğrendim ALOE VERA almaya başladığım ilk haftada BEMBEYAZ OLAN DİLİM sadece ORTASINDA AZ MİKTARDA BEYAZLIK KALDI. Candida mantarının azaldığına işaret olduğuna inandım ve ZENCE MAY ve LAHANA MİX ile beraber kullanmaya devam ettim 3 aylık kullanımdan sonra tükürük testi ve dil beyazlığı azalması sonucu CANDİDA MANTARINDAN KURTULDUM bu süreçte göbeğimin 4 parmak altında 40 yıllık CEVİZ BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ YAĞ BEZESİ URU YOK OLDU önceleri MERCİMEK KADARDI ELE GELİRDİ fakat ARTIK HİÇ KALMADI herkese tavsiye ediyorum gönül rahatlığı ile kullanın daha birçok kullandığım ürünlerden son derece yarar gördüm şu kötü ekonomik günlerde İbrahim Gökçek beyin Turkiye'de olması hepimiz için bir nimettir Allah ona çalışmalarında güç kuvvet versin başarılarının devamını dilerim bizler de sağlık açısından güvenle rahat içerisinde olalım kendisi her derde deva üreten günümüz lokman hekimidir herkese saygılar.
    KAYNAK

    Ayhan Batu
    ALOE VEAR ve ZERDEÇAL aldım kullandım ve yeni bir şey keşfettim DİŞ ÇÜRÜKLERİNE ÇOK İYİ GELDİ sanki ÇÜRÜME DURDU, dişlerinizin sertleştiğini kemiklerin içine kalsiyum daha iyi. Nüfus ettiğini kıkırdaklarda menüsküs kristallerini eridiğini hissettim DİŞLERİ ÇÜRÜYENLER, KEMİK ERİMESİ OLANLAR İÇİN SÜPER BİR ÜRÜN saygılar sunuyorum İbrahim Gökçek beyefendi.
    KAYNAK

    Ülkü Çiçek Yaşar
    Ben 2 yıl veya daha fazla CANDİDA MANTARI için mücadele ediyorum. Bende candida tavan yapmış yani rahatsızlığımın biri bitmeden diğeri başladı. CANDİDA MANTARI için ALOE VERA JEL ve PELİN OTU EKSTRAKTI aldım sonra ÇOBANÇANTASI SETİ aldım ama yeme şeklini değiştiremedim çünkü MİDE RAHATSIZLIĞIM başladı midemi tedavi etmeden bağırsak rahatsızlığımı tedavi edemeyeceğimi anladım MASTİC GUM SETİ kullandım. MİDEYİ İYİLEŞTİRDİK. Bu ara bağırsak tedavisine devam ettim her ay lavman yaptım hocamın bağırsak için çıkardığı bütün ürünleri setine ekledim eklediğim HER ÜRÜN BENİ RAHATLATMAYA BAŞLADI tabii ki asla glutenli karbonhidratları hayatımdan çıkardım. Bu arada başka rahatsızlıklarım devam etmeye başladı onlar içinde setler aldım. Hocamın en son ürettiği CARBON 60 kullandım tabii ki günde üç defa almadım sürekli aldım. Ben 18 yıldır BOĞAZ ENFEKSİYONU için doktora gittim son üç yılda her ay ayda 3 defa 1000 ml. antibiyotik aldım çocukluğumdan bu güne kadar bağırsak rahatsızlığım var. Çok antibiyotik aldım. Ama CARBON 60 MÜKEMMEL BİR ŞEY. Ben bazı yorumlarda bir defa lavman yapıyor candidadan kurtuldum diyor bu nasıl olur diyorsun ÇOBANÇANTASI SETİ kullanıyor nasıl kurtuluyor diyorsun. Ben de buna şaşırıyordum herkesin bünyesi farklı bunu anladım günde iki defa besleniyorum. 10 GÜNDE 4 KİLO VERDİM. Candida vücudunuzda azaldıkça kiloda veriyorsunuz HASTALIKLARIMIZDA İYİLEŞİYOR. Önce Allah sonra hocamın ürünleri. Kızım üniversiteye hazırlanırken ÜZERLİK, SARI KANTARON, ORMUS GLD kullandım bunu içinde yorumu ilk yapan ben oldum onun içinde çok tepki aldım nasıl olur böyle bir şey diye benim kızım tam burslu okul kazanmıştı. Hocamın ürünleriyle PANİK, konuya ODAKLANAMAMA, STRESİ, DİKKAT DAĞINIKLIĞI, BAŞARAMAMA KORKUSU. KAFASINDA BİLGİNİN KALMAMASI vs bu ürünü sınava 6 hafta kala kullandı. CARBON 60 VÜCUTTAKİ BÜTÜN ENFEKSİYONU ALIYOR. Herkese tavsiye ederim.

    Ayşe Uzan
    Merhabalar Sayın hocam. Benim yakın bir arkadaşımın eşinde yıllardır geçmeyen ÇÖLYAK rahatsızlığı ve BESİN DUYARLILIĞI varmış. Hiçbir şey yiyemiyormuş adeta. Yediği çoğu şey de kendisine dokunuyormuş. Ya ishal ya da kabız oluyormuş. Yıllardır gitmedikleri doktor, gitmedikleri hekim kalmamı ve hepsi de aynı cümleleri tekrarlayıp duruyorlarmış. “Çölyak hastalığının dünyada tedavisi yok, ömür boyu bu hastalığa katlanacaksınız. Bunu hayatının bir parçasıymış gibi ömrünün sonuna kadar götüreceksin” şeklinde diyorlarmış ve antibiyotikler veriyorlarmış. Antibiyotikler de hastalığının şiddetini arttırmaktan başka bir şey yapmıyormuş. Gün geçtikçe bu besin duyarlılığı çölyakla beraber paralel şiddetini göstererek artmaya başlamış. Eşi her gün yemekleri seçerek özene bezene zamanını ayırıp yapıyormuş. Çünkü en ufak bir besin bağırsak ağrısı çekmesine ve ishal olmasına sebep oluyormuş. Hayatını adeta zehir yapıyormuş. Mesela iş görüşmelerine gittiklerinde, misafirliklere veya bir yerlere gittiklerinde ona uygun yemek yani rahatsızlık vermeyecek gıdaları bulmakta çok güçlük çekiyorlarmış ve bu durum da etrafındakilerin tabii dikkatini çekmeye başlamış ve çevresindekiler de laf etmeye başlamış. Fakat kullandığı antibiyotiklerden ötürü vücudundaki enzimlerin yapısı bozulmuş, bağırsakları daha kötü hale gelmiş. Ben de arkadaşımdan bunları dinledikten sonra ilk başta sizin sağlıklı yaşamla alakalı, beslenmeyle alakalı, besin duyarlılığı ile alakalı videolarınızı tavsiye ettim. Tabii bununla beraber sindirim sistemi için sizin ürünlerden ALOE VERA JEL, BOSWELLİA KAPSÜL, ENGİNAR KAPSÜL, CDS2 AQUA vs. tavsiye ettim. Yavaş yavaş kullanmaya başladı ve BESİN DUYARLILIĞI DA PARALEL OLARAK AZALMAYA BAŞLAMIŞTI. KABIZLIK ve İSHAL SORUNU DA YAVAŞ YAVAŞ ORTADAN KALKIYORDU. 5-6 AY kullandıktan sonra neredeyse ARTIK HER ŞEYİ YİYEBİLİYORDU ve BESİN DUYARLILIĞI DA BÜYÜK ORANDA ORTADAN KALKMIŞTI. Fakat hâlâ tam ortan kalkmamıştı. Tabii o zamanlar COQ 10 Enzim, Lityum Orotat Kapsülleri yok idi. Enzim ve Lityum kapsülleri çıktıktan sonra ENZİM EKSİKLİĞİ ile alakalı COQ 10 ENZİM, LİTYUM EKSİKLİĞİ için de LİTYUM OROTAT KAPSÜLÜ alıp gönderdim. BU SEFERDE BESİN DUYARLILIĞI TAMAMEN ORTADAN KALKMIŞTI. ARTIK HER YERDE HER ŞEYİ YİYEBİLİYOR ve SOSYAL HAYATINDAN PROBLEMLER YAŞAMIYORMUŞ. Ürünleriniz gerçekten 1 numara. Teşekkürler.
    KAYNAK

    Ayhan Batu
    ALOE VERA JEL İbrahim Bey'in en güzel ürünlerinden biri. Kabızlık sorunum vardı, bağırsaklarda yanma vardı hiç bir antibiyotik çare olmadı. Çareyi bırakın kötüleşti ALOE VERA JEL İle 15 YILLIK BAĞIRSAK YANMASI GEÇTİ en az on şişe aldım beş tanesini kendim içtim diyebilirim. Bağışıklığı resmen uçuruyor aklınıza gelmeyecek rahatsızlığınız iyileşiyor. DİŞ ETİ İLTİHABIM vardı BASUR SORUNUM vardı ONADA İYİ GELDİ bence müthiş öylesi bir ürün. Her yıl en az üç ay sağlık amaçlı kullanmayı düşünüyorum saygılar İbrahim Bey.
    KAYNAK

    Osman Çıbık
    ALOE VERA JEL kullanmaya başladım KORDİSEP KAPSÜL ile beraber bağırsaktaki candida mantarına karşı 2 AY kullandım MANTARLARIN AZAR AZAR DÖKÜLDÜĞÜNÜ GÖRDÜM. Yaklaşık bir sene oldu şimdi çok iyiyim. İlaç alerjisi olan çocuğumda kullanıyoruz. Hasta olmuyor artık. Dış etkenlere karşı koruması var. Teşekkür ederim hocama.
    KAYNAK

    Fatih Çınarlar
    Yıllar önce üretildiği zaman bağırsak mantarlarına karşı başka bir ürün yoktu. O zaman bende İbrahim Gökçek Bey'in YouTube'da sürekli videolarını seyrediyordum. Kendimde CANDİDA MANTARI vardı vücudumda BÖCEK GEZMİŞ gibi KAŞINTILAR sabahları AĞIZDA ACI TAT bağırsakta AŞIRI GAZ ALOE VERA JEL'i aldım 1 ŞİŞE KULLANDIM sadece yukarıda bahsetmiş olduğum RAHATSIZLIKLARIMDAN KURTULDUM. O günden beri İbrahim Gökçek Bey üstüne katlayarak çok daha farklı ürünler üretti hem Candida mantarı için hemde diğer rahatsızlıklar için hörmetler saygılar.
    KAYNAK

    Ayşe Canbulat
    2 AYDIR kullandığım ALOE VERA JEL ve MEŞE MİX sayesinde MANTAR ENFEKSİYONU BELİRTİLERİM GEÇTİ. Her sabah uyandığımda dilimin üstündeki beyaz tabakayla beraber kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik, halsizlik, depresyon, gaz problemlerim vardı. KOLESTROLÜM yüksekti NORMALE DÖNDÜ, yüzümdeki AKNELERDEN ESER KALMADI. Yine 2 AYA yakın kullandığım MAY Lİ sayesinde 4 KİLO VERDİM. Bacaklarımdaki ŞİŞKİNLİK ve AĞRILARIM GEÇTİ, ağız içi AFTLARIM KALMADI.
    KAYNAK

    Meral Şahin‎
    ŞEKER, KALP, DEPRESYON, KABIZLIK vs. rahatsızlıklarım vardı. ALOE VERA JEL, ENGİNAR, SARI KANTARON, ORMUS GLD kullandım çok faydasını gördüm. ŞİKAYETLERİM BÜYÜK ORANDA AZALDI herkese tavsiye ederim. Hocamızdan da bu ürünleri hazırladığından dolayı Allah razı olsun teşekkürler.
    KAYNAK

    Mer Yem
    Bende ZENCE MAY ve ALOE VERA JEL kullandım faydasını gördüm ve LİKEN PLANUS diye bir hastalık vardı bende hocamın ürünlerini kullandım tamamen geçti.
    KAYNAK

    Abdussamed Güzey
    Hocam LAHANA MİX, ZENCE MAY ve ALOE VERA JEL ürünlerini kullanıyorum. MİDE ve SİNDİRİM için birebir ideal.
    KAYNAK

    Ünsal Özcan
    Bayılıyorum ZENCE MAY ve ALOE VERA içeceklerine, şifa Allah'ın izniyle.
    KAYNAK

    Özgür Gökgöz
    İbrahim Gökçek hocamın ürünleri gerçekten de şifa kaynağı ESO NO MAKA, ALOE VERA JEL ürünleri HARİKA Allah razı olsun hocam
    KAYNAK

    Nurten Kurtum
    Evet ZENCE MAY ve ALOE VERA JEL ürünlerini bende kullandım ÇOK FAYDASINI GÖRDÜM
    KAYNAK

    Freud Lenin Kim
    ALOE VERA JEL ürünü SİNDİRİMİ SAAT GİBİ YAPIYOR. Ne yersem yiyeyim sorun olmuyordu. 1 hafta oldu bırakalı keşke bırakmasaydım çok iyi ürün.
    KAYNAK

    Şemsinaz Gül
    ALOE VERA JEL ile benim CİLDİM de düzeldi Allah razı olsun hocam.
    KAYNAK

    Sevda Tokuç
    Ben MAY Lİ ürününü ZAYIFLAMA amacıyla aldım ama Allah şahit o bile MİDE YANMASINI, EKŞİMESİNİ GEÇİRDİ daha bir hafta oldu alalı ama illaki mide için vardır
    KAYNAK

    seyin Çınar
    Allah sizden razı olsun hocam yaklaşık iki haftadır ZENCE MAY SETİ kullanıyorum MİDE PROBLEMİ yaşıyordum TAMAMEN İYİLEŞTİM ürünleriniz muhteşem ORMUS GLD anlatmaya gerek yok muhteşem bir ürün çok SİNİRLİ biriydim ASABİYDİM ŞUAN ÇOK MÜLAYİM OLDUM.
    KAYNAK

    Mehmet Erdem
    ALOE VERA JEL, ürünü İLTİHAPLI CİLDİ, ERGENLİK SİVİLCELERİNİ ve YANIKLARI birebir tedavi ediyor.
    KAYNAK

    Murat Esendemir
    Elimden geldiğince İbrahim Gökçek hocanın adını herkese duyurmaya çalışıyorum, ÜRÜNLERİNİ İKİ SENEDİR KULLANIYORUM ÇOK MEMNUNUM. Hangi ürünü söylesem bilmiyorum hepsi harika ürünler. HİÇ BİR RAHATSIZLIĞI OLMAYAN BİRİSİ BİLE SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN KULLANMALI. ORMUS GLD, ZENCE MAY, ALOE VERA JELİ TAVSİYE EDERİM.
    KAYNAK

    Salih Altın
    İyi günler bu ürünleri ve yanında ALOE VERA JEL, ENGİNAR, ZERDEÇAL ve GÜVE OTU KAPSÜLDE KULLANDIM. 2.5 ayda 81 KİLODAN 69 KİLOYA DÜŞTÜM. ZAYIFLAMAK İÇİN TAVSİYE EDERİM.
    KAYNAK

    Ayhan BATU
    Merhabalar hocam ben sizden çok ürün aldım ve hem kendime hem akrabalar için ALOE VERA JEL MÜTHİŞ BİR ŞEY sanki HASTALIKLARI SIFIRLIYOR. ZENCE MAY süper zaten arkadaşımın AYAKLARDA YANMA, YÜRÜRKEN AĞRI VARDI. Benden yardım istedi ben kendisine SÖĞÜT SETİ KULLANMASINI SÖYLEDİM bugün bana TOPUKLARIM AĞRIMIYOR, AYAK TABANINDAKİ YANMANIN GEÇTİĞİNİ SÖYLEDİ. İnanın üç yıldır gitmediği doktor kalmamıştı bana teşekkür ediyor yapan gökçek hocamız ben sadece söyledim üreten yapan ve hizmete sunan İbrahim bey dürüst herbalist İBRAHİM BEY ARAŞTIRIYOR VE ÜRÜNLERİ KAFADAN DEĞİL KLİNİK ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRİP ÜRETİYOR güvenilir üretici bana göre eczanedeki birçok ürün İbrahim beyin ürünlerinin yanından geçemez hakkını verip üretiyor amacı insanları dolandırmak değil insanlara hizmet şifa ve işini aşka ve sevgiyle yapıyor ürünleri süper. Piyasada inanın yüzde doksanı çöp almaya değmez ürünler İbrahim beyin ürünleri gerçek ekstrakt güvenle alınabilir bana göre saygılar sunuyorum bitkisel takviye ürünlerinde lider birinci üretici İbrahim beydir Türkiye de tektir kıymetini bilene saygılar sunuyorum başarılar dürüst İnsan İbrahim bey.
    KAYNAK

    Osman Çıbık
    12 yaşındaki kızımda 5 yaşından itibaren başlayan İLAÇ ALERJİSİ vardı.(Antibiyotik ve soğuk algınlığı ilaçlarına) 2 defa ANAFİLAKSİ geçirdi. Tüm alerji testleri yapıldı. İbrahim hocam ile tanıştıktan sonra BOSWELLİA SETİNİ kullandık. ORMUS GLDİ ORMUS GMS ve ALOEVERA JEL'i uzun süre kullanmamız sonunda şimdi kızım çok şükür VÜCUDUN DİRENCİ çok iyi duruma geldi. Uzun süredir GRİP dahi olmuyoruz. Kızım çok iyi. Kullanmaya da devam edeceğiz. Herkese tavsiye ediyorum. Allah razı olsun hocamdan.
    KAYNAK

    ismail baycan
    midemde kullanır kullanmaz rahatlama başladı.tuvalet alışkanlıklarım değişip düzelmeye başladı gerçekten...
    KAYNAK

    Leyla Körpe
    ALOEVERA JEL CİLT SORUNLARI İÇİN BİR NUMARA, SOLUK YÜZ RENGİNİ CAPCANLI ETTİ. Sağ olun.
    KAYNAK

    Yasin Çelik
    ALOE VERA JEL ürününü yaklaşık 3 ay kullandım. Kullandığım dönemde SAÇ DÖKÜLMESİNİN DURDUĞUNU FARK ETTİM. İbrahim hoca ile konuştum bunu doğruladı hatta kendi saçlarının da maşallahı vardır. Saç problemi yaşayan kişilerin Zence May ile birlikte Aloe Vera Jel kullanmalarını tavsiye ederim.
    KAYNAK

    Çetin Ertuğ
    ALOE VERA JEL aldım ne yersem yiyim ŞİŞKİNLİK YAPMIYOR, SİNDİRİM SİSTEMİM RAHATLADI çok güzel bir ürün. Udi Hindi Yağı-Bos ürününü de Alt-Üst Solunum Yolları için kullanıyorum.
    KAYNAK

    Hasan Çıttır
    Koronadan sonra eski hastalığım KAŞINTI nüksetmişti, daha yıllar yıllar önce sizden aldığım ALOE VERA JEL ürünü ile şifa bulmuştum tekrar sipariş verdim hayretler içerisindeyim bir şişe kullanınca KAŞINTILARIM YİNE GİTTİ. Rabbim çalışmalarınıza kolaylık versin. Ben kolay kolay bir şeyi tavsiye etmem çünkü her duyduğuma inanmam. 1. tesadüf olur da 2. de aynı olunca faydasına inandım tabii şifa Allah'tan.
    KAYNAK

    Toma Formas
    Hocam aloe vera şampuan kullanıyorum saç tellerim baya kalınlaştı tavuk tüyü gibi olmuştu saçlarım
    KAYNAK

    Konu ahmetkirmizi tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18434-ahmetkirmizi Saat 04 April 2023, 13:17 ) değiştirilmiştir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Aloe vera, Aloe, Aloe vera, Sabır, Syn: Aloe barbadensis L. MILL.

    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      ARKLI SERVİKAL LEZYONLU KADINLARDA BETA INTERFERON VE BİTKİSEL TEDAVİ KOMBİNASYONUYLA SERVİKAL HRHPV ENFEKSİYONUNUN TEDAVİSİNDE ETKİNLİĞİ

      Ermina Iljazović , 1, * Dženita Ljuca , 2 Ademir Šahimpašić , 3 ve Silvija Avdić 1
      Yazar bilgileri Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
      Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
      Git: Soyut


      Rahim ağzı kanserine ilerleyebilen premalign bir lezyon olan servikal displazi, öncelikle insan papilloma virüsünün (HPV) onkojenik bir suşu ile cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondan kaynaklanır. HPV enfeksiyonları, klinik lezyonları yok ederek tedavi edilir: lazer, kriyoterapi, podofilin… Umut, lokal doku iltihabına neden olarak vücudun bir antikor tepkisi oluşturmak üzere uyarılması ve böylece nüksün önlenmesidir. Diğer önleme yaklaşımlarının aksine aşılar, bağışıklık sistemini uyararak enfekte olmamış eşlerde duyarlılığı azaltabilir. Aloa vera'nın tümör büyümesini geciktirdiği ve virüslere karşı bağışıklık tepkisini uyardığı da bildirilmiştir. Propolisin olası etkilerinin listesi şunları içerir: antibakteriyel, antifungal, antiviral, antioksidan, antikanserojenik, antitrombotik ve immünomodülatör. Bazı B vitaminlerinin kanseri önlemedeki olası rolü üzerine araştırmalar son birkaç on yılda başladı, ancak bu kompleksin bağışıklık durumu üzerinde bir etkisi var. Çalışmamızın amacı, HPV enfeksiyonunu doğrulanmış neoplastik transformasyon nedeni olarak bazı bitkisel tedaviler ve interferon ile tedavi etmeye çalışmak ve HPV pozitif hastaların yönetiminde kılavuzları tanımlamaya çalışmaktır. Bu makalenin amacı, çoğunlukla eşlik eden CIN'si olmayan kadınlarda serviksin HPV enfeksiyonu için herhangi bir tedavinin etkinliğine dair kanıt aramaktır. HPV genital enfeksiyonundan etkilenen elli beş kadın, Eylül 2005'ten Nisan 2006'ya kadar çalışmaya dahil edildi. Hastalar, tedaviden önce ve sonra HPV testinin sonuçlarına göre sınıflandırıldı. Hastalar randomize olarak iki gruba ayrıldı: birinci grup, önerilen tedavi dışında tedavi edilen HPV pozitif kadındı (n=20), (kontrol grubu); ikinci grup, spesifik tedaviden önce olası mantar veya bakteriyel genital enfeksiyonun tedavisi ile önerilen şemada (n=35) bir interferon ve aloa vera – propolisin intravajinal uygulaması ile farmakolojik olarak tedavi edildi. Erkek partnere de hemen hemen aynı tedavi önerildi. İkinci gruptaki hastalar tedavi sırasında B kompleksi kullandı. Hastalar, bakteriyel veya fungal genital koenfeksiyonun varlığına bağlı olarak tedaviden üç veya altı ay sonra HPV varlığı açısından yeniden test edildi. Uygulanan tedaviden üç ay sonra, birinci gruptaki hastaların %90'ından fazlasında HPV enfeksiyonu hala mevcuttu. Önerilen tedavi şemasına göre tedavi edilen ikinci grupta HPV enfeksiyonu 71'de kayboldu, Üç ay sonra hastaların %42'sinde ve altı ay sonra hastaların %100'ünde. HPV analizi için servikal smear örnekleri rutin jinekolojik muayeneler sırasında, Digene Numune Toplama Kitinden alınan pamuklu çubuklar kullanılarak, bir porsiyonun tüm yüzeyinden ve dış servikal girişten hafif döndürme hareketleriyle alındı. Sonuçlarımız, interferon ve B kompleksi ile bitkisel tedavinin kombinasyonunun, HPV enfeksiyonunun etkili, atravmatik ve basit cerrahi olmayan tedavisi olduğunu göstermektedir. İleriye dönük etkinlik denemelerinin tamamlanması birkaç yıl alacağından, alternatif yaklaşımları düşünmek de faydalı olacaktır. Digene Numune Toplama Kitinden alınan pamuklu çubuklar kullanılarak bir porsiyonun tüm yüzeyinden ve dış servikal girişten hafif döndürme hareketleriyle. Sonuçlarımız, interferon ve B kompleksi ile bitkisel tedavinin kombinasyonunun, HPV enfeksiyonunun etkili, atravmatik ve basit cerrahi olmayan tedavisi olduğunu göstermektedir. İleriye dönük etkinlik denemelerinin tamamlanması birkaç yıl alacağından, alternatif yaklaşımları düşünmek de faydalı olacaktır. Digene Numune Toplama Kitinden alınan pamuklu çubuklar kullanılarak bir porsiyonun tüm yüzeyinden ve dış servikal girişten hafif döndürme hareketleriyle. Sonuçlarımız, interferon ve B kompleksi ile bitkisel tedavinin kombinasyonunun, HPV enfeksiyonunun etkili, atravmatik ve basit cerrahi olmayan tedavisi olduğunu göstermektedir. İleriye dönük etkinlik denemelerinin tamamlanması birkaç yıl alacağından, alternatif yaklaşımları düşünmek de faydalı olacaktır.

      Anahtar kelimeler: insan papilloma virüsü, servikal lezyon, bitkisel tedavi
      Git: GİRİİŞ


      Rahim ağzı kanserine ilerleyebilen premalign bir lezyon olan servikal displazi, öncelikle insan papilloma virüsünün (HPV) onkojenik bir suşu ile cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondan kaynaklanır ( 1 , 2 , 3 ). 30 yaşından küçük kadınlarda normal sitolojik bulgularla yüksek oranda HPV pozitifliği görülmektedir. HPV en çok kadınlarda tespit edilir, ancak HPV teşhisi konan kadınların erkek partnerlerinin %85'e kadarının virüs için pozitif olduğu gösterilmiştir. HPV enfeksiyonları klinik lezyonları yok ederek tedavi edilir: lazer, kriyoterapi, podofilin…( 4 , 5). Umut, lokal doku iltihabına neden olarak vücudun bir antikor tepkisi oluşturmak için uyarılması ve böylece nüksün önlenmesidir. Diğer önleme yaklaşımlarının aksine aşılar, bağışıklık sistemini uyararak enfekte olmamış eşlerde duyarlılığı azaltabilir. Aşı, HPV'nin kansere neden olan bazı türlerine karşı koruma sağlar, ancak hepsine değil. MÖ 1500'de Mısırlılar, bitkisel bitkinin yanık, enfeksiyon ve parazitlerin tedavisinde kullanıldığını kaydettiler. Afrika'ya özgü Aloe, "çöl zambağı", "ölümsüzlük bitkisi" ve "ilaç bitkisi" olarak da bilinir. Adı, yapraklarda bulunan acı sıvı nedeniyle “acı” anlamına gelen Arapça alloeh'den türetilmiştir. Aloe veranın ayrıca tümör büyümesini geciktirdiği ve virüslere karşı bağışıklık tepkisini uyardığı bildirilmiştir ( 6). Arı tutkalı ve arı propolisi olarak da bilinen propolis, arılar tarafından toplanan kahverengimsi reçineli bir maddedir. Propolisin insanın keşfettiği en doğal antibiyotik olduğu söylenir. Bu ifadeyle ilgili dikkat çekici olan şey, bu keşfin yaklaşık 2000 yıl önce gerçekleşmiş olmasıdır. Propolisin olası etkilerinin listesi şunları içerir: antibakteriyel, antifungal, antiviral (anti HIV-1 aktivitesi dahil), antioksidan, antikanserojenik, antitrombotik ve immünomodülatör. Bazı B vitaminlerinin kanseri önlemedeki olası rolü üzerine araştırmalar son birkaç on yılda başladı, ancak bu kompleksin bağışıklık durumu üzerinde bir etkisi var. B vitaminleri büyüme, gelişme ve çeşitli diğer vücut fonksiyonları için gerekli besinlerdir. Vücuttaki kimyasal reaksiyonları düzenleyen enzimlerin (proteinlerin) faaliyetlerinde büyük rol oynarlar. Bu, özellikle yiyecekleri enerjiye ve diğer gerekli maddelere dönüştürmek için önemlidir. B vitaminleri çeşitli bitki ve hayvansal gıda kaynaklarında bulunur. Rahim ağzı kanserinin halk sağlığı açısından önemi ve öncül lezyonu nedeniyle, bu rapor, genital HPV enfeksiyonunun olası tedavisine ve her iki cinsel partnerdeki sekellerine çoğunlukla doğal, bitkisel terapi ile odaklanmaktadır. Çalışmamızın amacı, HPV enfeksiyonunu doğrulanmış neoplastik transformasyon nedeni olarak bir miktar bitkisel tedavi ve interferon ile tedavi etmeye çalışmak ve HPV pozitif hastaların yönetiminde kılavuzları tanımlamaya çalışmaktır. Bu makalenin amacı, çoğunlukla eşlik eden CIN'si olmayan kadınlarda serviksin HPV enfeksiyonu için herhangi bir tedavinin etkinliğine dair kanıt aramaktır. B vitaminleri çeşitli bitki ve hayvansal gıda kaynaklarında bulunur. Rahim ağzı kanserinin halk sağlığı açısından önemi ve öncül lezyonu nedeniyle bu rapor, genital HPV enfeksiyonunun olası tedavisine ve her iki cinsel partnerdeki sekellerine çoğunlukla doğal, bitkisel terapi ile odaklanmaktadır. Çalışmamızın amacı, HPV enfeksiyonunu doğrulanmış neoplastik transformasyon nedeni olarak bir miktar bitkisel tedavi ve interferon ile tedavi etmeye çalışmak ve HPV pozitif hastaların yönetiminde kılavuzları tanımlamaya çalışmaktır. Bu makalenin amacı, çoğunlukla eşlik eden CIN'si olmayan kadınlarda serviksin HPV enfeksiyonu için herhangi bir tedavinin etkinliğine dair kanıt aramaktır. B vitaminleri çeşitli bitki ve hayvansal gıda kaynaklarında bulunur. Rahim ağzı kanserinin halk sağlığı açısından önemi ve öncül lezyonu nedeniyle bu rapor, genital HPV enfeksiyonunun olası tedavisine ve her iki cinsel partnerdeki sekellerine çoğunlukla doğal, bitkisel terapi ile odaklanmaktadır. Çalışmamızın amacı, HPV enfeksiyonunu doğrulanmış neoplastik transformasyon nedeni olarak bir miktar bitkisel tedavi ve interferon ile tedavi etmeye çalışmak ve HPV pozitif hastaların yönetiminde kılavuzları tanımlamaya çalışmaktır. Bu makalenin amacı, çoğunlukla eşlik eden CIN'si olmayan kadınlarda serviksin HPV enfeksiyonu için herhangi bir tedavinin etkinliğine dair kanıt aramaktır. Bu rapor, genital HPV enfeksiyonunun olası tedavisine ve her iki cinsel partnerdeki sekellerine çoğunlukla doğal, bitkisel tedavi ile odaklanmaktadır. Çalışmamızın amacı, HPV enfeksiyonunu doğrulanmış neoplastik transformasyon nedeni olarak bir miktar bitkisel tedavi ve interferon ile tedavi etmeye çalışmak ve HPV pozitif hastaların yönetiminde kılavuzları tanımlamaya çalışmaktır. Bu makalenin amacı, çoğunlukla eşlik eden CIN'si olmayan kadınlarda serviksin HPV enfeksiyonu için herhangi bir tedavinin etkinliğine dair kanıt aramaktır. Bu rapor, genital HPV enfeksiyonunun olası tedavisine ve her iki cinsel partnerdeki sekellerine çoğunlukla doğal, bitkisel tedavi ile odaklanmaktadır. Çalışmamızın amacı, HPV enfeksiyonunu doğrulanmış neoplastik transformasyon nedeni olarak bir miktar bitkisel tedavi ve interferon ile tedavi etmeye çalışmak ve HPV pozitif hastaların yönetiminde kılavuzları tanımlamaya çalışmaktır. Bu makalenin amacı, çoğunlukla eşlik eden CIN'si olmayan kadınlarda serviksin HPV enfeksiyonu için herhangi bir tedavinin etkinliğine dair kanıt aramaktır.

      Git: MALZEMELER VE YÖNTEMLER

      ÇALIŞMA TASARIMI


      Eylül 2005'ten Nisan 2006'ya kadar HPV genital enfeksiyonundan etkilenen elli beş kadın çalışmaya dahil edildi. Hastalar, tedaviden önce ve sonra HPV testinin sonuçlarına göre sınıflandırıldı. Hastalar iki gruba randomize edildi: birinci grup, önerilen tedavi dışında tedavi gören HPV pozitif kadınlardı (n=20), (kontrol grubu); ikinci grup, spesifik tedaviden önce olası mantar veya bakteriyel genital enfeksiyonun tedavisi ile önerilen şemada (n=35) intravajinal interferon ve aloe vera – propolis uygulaması ile farmakolojik olarak tedavi edildi. Erkek partnere de hemen hemen aynı tedavi önerildi. İkinci gruptaki hastalar tedavi sırasında B kompleksi kullandı. Hastalar, bakteriyel veya fungal genital koenfeksiyonun varlığına bağlı olarak tedaviden üç veya altı ay sonra HPV varlığı açısından yeniden test edildi. Çalışma Tuzla Üniversitesi Klinik Merkezi bünyesinde yürütülmüş ve Etik kurul tarafından kanıtlanmıştır. HPV DNA VE PAP SONUÇLARININ TESPİTİ


      HPV analizi için servikal smear örnekleri rutin jinekolojik muayeneler sırasında Digene Numune Toplama Kitinden alınan pamuklu çubuklar kullanılarak bir porsiyonun tüm yüzeyinden ve dış servikal girişten hafif döndürme hareketleriyle alınmaktaydı. Servikal yaymada HPV varlığının tespiti Digene HPV Test-Hybrid Capture II ile yapıldı. Işık mikroskobu yöntemi kullanılarak saptanan sitomorfolojik değişiklikler, servikal lezyonun Bethesda sınıflamasına göre sınıflandırıldı. İSTATİSTİKSEL ANALİZ


      Kategorik değişkenler, önerilen tedavinin diğer terapötik modalite ile karşılaştırıldığında daha iyi terapötik etkilerini kanıtlamak için χ 2 testi ve Fisher'in kesin testi ile analiz edildi . 0.0001'den küçük bir değer istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Olasılık oranları (OR), tedavinin başarısının maksimum olabilirlik tahminleri olarak %95 güven aralıkları (CI) ile hesaplanmıştır.

      Git: SONUÇLAR


      Genel olarak, farklı sitoloji sonuçları olan 55 HPV pozitif kadın çalışmaya alındı: incelenen grupta (II grubu) 35 kadın ve kontrol grubunda (I grubu) 20 kadın. Smearlerin sitolojik değerlendirmesi,tablo 1. TABLO 1


      HPV pozitif kadında doğrulanan sitomorfolojik değişiklikler


      Önerilen terapi:
      1. Vajinal floranın olası enfeksiyonunu tedavi edin (bakteri, mantar, karışık)
      2. İnterferon vagitorie veya krem ​​(akşam 7x1vag, kadınlar için iki ay; erkekler için yayılmak için 1 tüp).
      3. Aloe vera/propolis vag (akşam 7x1 vag, kadınlar için üç ay, erkekler için yaymak için 1 tüp jel).
      4. B kompleksi vitamini



      Şema:


      Spesifik tedavi ile başlamak yerine, önce vajinal floranın olası enfeksiyonunu tedavi edin; Akşam 7x1 vag, ardından 7x1 vag aloe vera/propolis, sonraki iki ay boyunca tekrarlayın). ALOE VERA/PROPOLIS VAGITORIE'NİN AKTİF İÇERİĞİ VE TEMEL ETKİ MEKANİZMASI


      Vagitories: Propolis, Aloe vera, Ekinezya (sx3gr)


      Propolis özütü (%5), süzülmüş aloe suyu (Aloe barbadensis), sertifikalı organik kalite, Ekinezya'nın toprak üstü kısmının özü (Echinacea purpurea); kadife çiçeği özü, (Caendula officinalis). Ek bileşenler: beyaz mum (Cera alba); Witespol H15- hidrojenize bitkisel gliseritler (Adeps solidus), propilen glikol, alfa tokoferol. Eczane, çoğunlukla biyolojik olarak aktif olan 180'den fazla tanımlanmış bileşen içeren propolis özünü (%5) içerir. Doğal antibiyotik olarak propolis, farklı bakteri, mantar ve virüslere karşı aktif olarak çalışır ve aloe'den gelen antrasinonlar ve Ekinezya ve kadife çiçeğinden elde edilen bileşenlerle birlikte geliştirilmiş etki ile çalışır. Anti-inflamatuar etki, propolisten CAPE (fenitil esterin kafeik asidi) üzerinde noktası olan birkaç farklı aktif bileşenin etkinliğinin sonucudur, BİTKİLER VE VİTAMİNİN BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ


      Aloe vera: Aloe, zambak ailesine ait yeşil, etli, kaktüs benzeri bir bitki olan A. vera bitkisinden elde edilir. A. vera maddesi, yaprağın iç merkezi bölgesindeki ince duvarlı müsilajlı hücrelerden elde edilir. Bu jelin yumuşatıcı ve nemlendirici etkilere ve tedavi edici özelliklere sahip olduğu düşünülmektedir. A. vera, biyolojik olarak aktif birçok madde içeren karmaşık bir bitkidir. Davis, Parker, Samson ve diğerleri, (1991) ( 6) bir yemek kaşığı A. vera'nın biyolojik aktiviteye sahip 75'ten fazla farklı kimyasal içerdiğini bildirdi. Bu nedenle, tek bir aktif bileşeni izole etmenin zor olduğu kanıtlanmıştır ve bileşenler arasında sinerjik bir ilişki olduğu öne sürülmüştür. Mannoz-6-fosfat, A. vera'nın önemli bir yapısal bileşenidir. Davis, Di Donato, Hartman ve arkadaşları tarafından yürütülen araştırma, mannoz-6-fosfatın A. vera'da bir doz yanıt şeklinde yara iyileşmesi ve anti-inflamatuar aktivite gösteren aktif bir bileşen olduğunu ileri sürdü. Mevcut teori, mannoz-6-fosfatın terapötik aktivitesini sağlamak için protein bağlantılı olması gerektiğini öne sürmektedir. Yazarlar, fibroblast reseptörlerinin mannoz-6-fosfat ile bağlanmasının fibroblast proliferasyonunu aktive edebildiğini tahmin ediyor.

      propolis:Propolisin popüler tıpta kullanımı çok eski zamanlara kadar gitmektedir. Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar, genel iyileştirici nitelikleri ve bazı cilt lezyonlarının tedavisi için propolisin kullanıldığını bildirmişlerdir. Propolis, halk hekimliğinde uzun bir kullanım geçmişine sahiptir ve 1600'lü yıllarda Londra'da resmi bir ilaç olarak bile kullanılmıştır. Propolisin bileşimi, toplama için kullanılan ağaçların ve diğer bitki türlerinin bulunduğu yere ve çeşitliliğine bağlı olarak değişkendir. Örneğin, Küba ve Brezilya'da toplanan propoliste benzersiz bileşenler tespit edilmiştir. Propoliste bulunan ana kimyasal sınıflar flavonoidler, fenolikler ve terpenlerdir. Flavonoidler arasında kuersetin, apegenin, galangin, kaempferol, lu-teolin, pinocembrin, pinostrobin ve pinobanksin bulunur. Propoliste bulunan fenolik ester (kafeik asit fenetil ester veya CAPE), omurilik yaralanması da dahil olmak üzere birçok rahatsızlığı tedavi etme potansiyeli nedeniyle tıbbi araştırma camiasında büyük ilgi görmektedir. Propolisteki maddelerin çoğu suda az çözünür. Kafeik asit fenetil ester (CAPE), araşidonik asidin lipoksijenaz yolunu inhibe ederek anti-inflamatuar aktiviteye neden olur. CAPE'nin ayrıca antikanserojenik, antimitojenik ve immünomodülatör özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. CAPE'nin, nükleer transkripsiyon faktörü NF-Kappa B'nin aktivasyonunu tümör nekroz faktörü (TNF) ve ayrıca diğer proinflamatuar ajanlar tarafından tamamen inhibe ettiği bulunmuştur. NF-Kappa B aktivasyonunun inhibisyonu, immünomodülatör, antikanserojenik, anti-inflamatuar ve antiviral aktiviteler. CAPE'nin etkilerini reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimini engelleyerek göstermesi mümkündür. ROS'un NF-Kappa B'nin aktivasyonunda önemli bir rol oynadığı bilinmektedir (7 ).

      B kompleks vitaminleri: Tüm B vitamini Kompleks grubu suda çözünür ve çeşitli kimyasal yollarla birbirine bağlanır. Bakterilerden, mayalardan, mantarlardan veya küflerden oluşurlar. Glikozun karbonhidratlardan dönüştürülmesi sırasında vücuda enerji sağlamaktan sorumludurlar. Ayrıca hem yağların hem de proteinlerin metabolizmasının yanı sıra vücudun sinir sisteminin sağlığı ve bakımı için kritik derecede gereklidirler ( 8 ).

      İnterferon: Düşük moleküler kütleli düzenleyici gliko-proteinler grubuna aittir. Antiviral ve antiproliferatif etkilerinin yanı sıra malign hastalıkların tedavisinde de etkilidirler ve radyasyona karşı koruyucu etki gösterirler. İnterferon beta'nın sahip olduğu tek protein molekülü, fibroblast ürünü olduğu kadar düşük pH'a dirençli epitel hücrelerinin yanı sıra alfa, antiviral ve antiproliferatif etkiye sahiptir. Eksojen IFN uygulaması, viral replikasyonun durdurulması yoluyla inisiyatif aşamasının virüs enfeksiyonunda önemli etkiye sahiptir.

      TERAPİNİN ETKİLERİ


      Uygulanan tedaviden üç ay sonra, birinci gruptaki hastaların %90'ından fazlasında HPV enfeksiyonu hala mevcuttu. Önerilen tedavi şemasına göre tedavi edilen ikinci grupta HPV enfeksiyonu üç ay sonra hastaların %71,42'sinde ve altı ay sonra hastaların %100'ünde kayboldu (Şekil 1). Tedavi için ayarlamadan sonra, önerilen tedavi şemasıyla HRHPV enfeksiyonunu iyileştirmede başarıyı artırma yönünde önemli bir eğilim vardı (χ 2 =16,84; P< 0,0001). HRHPV enfeksiyonu için uygulanan diğer tedavi ile karşılaştırıldığında, önerilen tedavi şemasının başarısı anlamlı olarak daha yüksekti OR= 22,5 (%95 GA: 3,95-219,85). Birinci grupta (kontrol grubu, n=20) vajinal flora analizleri, tedavi sırasında kadınların %80'inde kalıcı mikst bakteri/mantar enfeksiyonu gösterirken, ikinci grupta (incelenen grup, n=35) olası enfeksiyonun tedavisi ve inflamasyon, önerilen spesifik HRHPV tedavisine başlamak için bir ön koşuldu. 28,57%( 10) ikinci gruptaki kadınların 3 aylık uygulanan tedaviden sonra hala HPV pozitifti. 10 kadından 4'ünde kalıcı mikst vajinal enfeksiyon bulunurken, 6 hastada; erkek partnere yeterince tedavi uygulanmadı. Bu hasta grubunda, vajinal enfeksiyon ve erkek partnerin tedavisine yönelik olarak önerilen tüm tedavi prosedürü tekrarlandı. HRHPV enfeksiyonu olan birinci (kontrol) gruptaki hastalarda kullanılan terapötik seçenekler arasında lazer, kriyoterapi, podo-phylline, ancak erkek partnerin tedavisi ve olası vajinal enfeksiyonun önceden tedavisi olmaksızın kullanılmıştır.
      Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: BJBMS-6-79-g002.jpg
      ŞEKİL 1
      İncelenen grupta üç aylık tedaviden sonra HRHPV negatif ve HRHPV pozitif kadınlar arasındaki oran

      Git: TARTIŞMA


      İnsan papilloma virüsü (HPV) ile genital enfeksiyon, cinsel olarak aktif erkek ve kadınlarda çok yaygındır ve bazen ciddi sağlık sonuçları olabilir. Virüs genital cildi ve vajina, serviks, rektum ve üretranın astarlarını enfekte edebilir. Enfeksiyonların çoğu hiçbir belirtiye neden olmamasına, kendi kendini sınırlamasına ve klinik sonuçları olmaksızın kendi kendine ortadan kaybolmasına rağmen, genital HPV halk sağlığı açısından endişe vericidir çünkü belirli yüksek riskli türlerle kalıcı enfeksiyon kadınlarda serviks kanserine neden olabilir ( 2). E. Iljazović ve çalışma arkadaşları tarafından Bosna-Hersek'te yürütülen sonuçlar ve dünya çapında yapılan çok sayıda çalışmanın sonuçları, HPV'nin servikal lezyonların patogenezinde etiyolojik olarak önemli bir işbirliği ile merkezi rolüne işaret etmektedir. diğer karşılıklı bağımsız faktörler, öncelikle cinsel alışkanlıklar/davranışlarla ilgili faktörler ( 9). Tüm bu gerçekler, HPV enfeksiyonunun aktif tedavisinin gerekliliğinin altını çizmektedir. HPV'ye özgü aşı, yalnızca kanserin önlenmesi için tasarlanmıştır. Rahim ağzı kanseri dünya çapında kadınlarda en sık görülen ikinci kanserdir, vakaların %80'i erken teşhis için tarama programlarının bulunmadığı gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir. Rahim ağzı kanserinin önlenmesi, hastalığı önleyen profilaktik aşılama veya hastalığı tedavi eden terapötik aşılama (bağışıklık tedavisi) ile sağlanabilir. Aşılamadan sonraki iki buçuk yıllık takip süresi boyunca, kuadrivalan insan papilloma virüsü (HPV) (tip 6, 11, 16 ve 18) rekombinant aşı, HPV 6, 11, 16'dan kalıcı enfeksiyon birleşik insidansını azalttı,10 ). Çalışmamızın sonuçları, düşük riskli servikal lezyonun HRHPV ile çok sık ilişkili olduğunu göstermiştir (incelenen grupta %56,6 ve kontrol grubunda %30,9). Ulusal Kanser Enstitüsü verilerine göre HRHPV Bosna Hersek'te ASCUS/LGSIL'li hastaların %83'ünde ve ASCUS/LGSIL'li kadınların %26,92'sinde mevcuttur ( 11 ). Smear ile yüksek riskli HPV tiplerinin saptanması kombinasyonu özellikle hafif değişiklik olan hastalarda triyaj duyarlılığını artırır ve tedavi süreci daha basittir ( 12 ).). HPV testinin birincil taramaya dahil edilmesi, normal sitolojiye sahip milyonlarca kadının serviks kanseri riskinin arttığı konusunda bilgilendirilmesiyle sonuçlanacaktır. Servikal lezyonun medikal tedavisi genellikle ağrılı, invaziv ve genellikle travmatiktir. En yaygın yöntemler koterizasyon (yakma) ve kriyocerrahi (dondurma) yöntemidir. Lezyon kaybolana kadar haftalık olarak uygulanan topikal ilaçlar (podofilin, bikloroasetik asit ve trikloroasetik asit) de vardır ( 13 , 14 ). Her durumda, tedavinin nüks derecesinin aynı olduğu veya olmadığı gösterilmiştir. HRHPV ve servikal lezyon tedavisinde olası farklı yaklaşımlar hakkında literatürde yeterli kaynak bulunmamaktadır ( 15 ).). Ne yazık ki, etkili tedavi şu anda mevcut değildir. Terapötik seçenekler sınırlıdır, pahalıdır ve genellikle etkisizdir ( 16). İmmünoterapi daha umut verici seçeneklerden biri gibi görünüyor. Kalıcı karışık bakteriyel/mantar enfeksiyonu, birinci gruptaki kadınların %80'inde, tedavi sırasında kontrol grubunda ve incelenen ikinci gruptaki kadınların sadece %11,42'sinde doğrulandı. Uygulanan tedaviden üç ay sonra, birinci gruptaki hastaların %95'inden fazlasında HPV enfeksiyonu hala mevcuttu. Önerilen tedavi şemasına göre tedavi edilen ikinci grupta HPV enfeksiyonu hastaların %71,42'sinde kayboldu. Diğer farklı enfeksiyonların bir arada bulunmasının, hastaların lokal ve sistemik bağışıklık durumunu tehlikeye attığı sonucuna vardık. Olası mikst vajinal enfeksiyonun tedavisi, HRHPV enfeksiyonuna terapötik yaklaşımda ilk adım olmalıdır. Tedavi seçenekleri sınırlı olduğundan ve tipik olarak çok tatmin edici olmadığından, HPV için güvenli ve etkili antiviral ilaçların geliştirilmesinin önemli klinik etkileri olabilir. Propolis, aloe vera ve temel antibakteriyel, antifungal, antiviral, antioksidan, antikanserojenik, antitrombotik ve immünomodülatör etkileri olan B Kompleks vitaminleri ile birlikte interferon, HPV enfeksiyonunu iyileştirebilir ve hastalığın tekrarını önleyebilir. İnsan papilloma virüslerinin (HPV'ler) neden olduğu enfeksiyonla bağlantılı hastalıkların tedavisi için antiviral ilaçların geliştirilmesine yönelik önemli bir tıbbi ihtiyaç mevcuttur (17 ). Sonuçlarımız, farklı servikal lezyonlarla ilişkili HRHPV enfeksiyonunun aşağıdakilerle tedavi edilebileceğini göstermektedir: a) olası mantar veya bakteriyel genital enfeksiyonun tedavisi, b) her iki cinsel partnerin tedavisi kural olmalıdır, c) aloe vera ve propolisin lokal uygulanması lokal bağışıklık durumunu iyileştirebilir ve HPV'nin kaybolmasına yardımcı olabilir, d) B kompleks vitaminlerinin sistemik bağışıklık durumu üzerinde etkisi olabilir.

      Git: ÇÖZÜM


      Papillomavirüslerin, insan patojenik virüslerinin en karmaşık grubu olduğu kanıtlanmıştır. Spesifik tiplerin, özellikle de insan papilloma virüsü (HPV) tipleri 16, 18 ve diğer birkaçının, rahim ağzı kanserlerinin çoğuna ve bunların yüksek dereceli öncü lezyonlarına neden olduğu gösterilmiştir ( 18 ). Sonuçlarımız, interferon ve B kompleksi ile bitkisel tedavinin kombinasyonunun, HPV enfeksiyonunun etkili, atravmatik ve basit cerrahi olmayan tedavisi olduğunu göstermektedir. HPV aşılarının koruyucu ve tedavi edici etkinliğini test etmek için klinik denemeler yürütülmektedir ve bu arada olası yüksek dereceli servikal lezyon gelişimini önlemek için farklı bir tedavi seçeneği düşünülmelidir.

      Git: REFERANSLAR

      1. Marshall K. Servikal displazi: erken müdahale. Alternatif Med Rev. 2003; 8 (2):156–170. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      2. Duarte-Franco E, Franco EL. Rahim ağzı kanseri. BMC Kadın Sağlığı. 2004; 4 (Ek 1):S13. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      3. Bosch FX, Munoz N, de Sanjose Human papillomavirus ve rahim ağzı kanseri için diğer risk faktörleri. Biyomedikal. Eczacı. 1997; 51 (6-7):268-275. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      4. Wierrani F, Kubin A, Jindra R, et al. Rahim serviksinin intraepitelyal neoplazisi ve insan papilloma virüsünün 5-aminolevulinik asit aracılı fotodinamik tedavisi – Yeni bir deneysel yaklaşım. Kanser Tespiti ve Önlenmesi. 1999; 23 (4):351–355. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      5. Ebeveyn D, Binet H. Viral cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve tedavileri. Rev. Med. Brux. 1998; 19 (4):A 185–190. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      6. Davis RH, Parker WL, Samson RT, Murdoch DP. Aloe özünde uyarıcı bir sistemin izolasyonu. J. Am. Peder. Med. Doç. 1991; 81 (9):473-478. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      7. Natarajan K, Singh S, Burke TR, Jr, et al. Kafeik asit fenetil ester, nükleer transkripsiyon faktörü NF-Kappa B'nin aktivasyonunun güçlü ve spesifik bir inhibitörüdür. Proc. Natl. Acad. bilim 1996; 93 :9090-9095. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      8. Laurence DR, Bennett PN. Vitamin, Kalsiyum, Kemiğin farmakoterapisi. İçinde: Vrhovec B, editör. Yugoslav baskısı için Klinik Farmakoloji. Zagreb: Jumena; 1984. s. 694-696. [ Google Akademik ]
      9. Iljazović E, Poljak M, Čičkušić E, et al. Tanımlama ve tanımlama, insani virüse papiloma ve materyalin en önemli unsurlarındandır. Acta Medica Saliniana. 2003; 32 (2):153–157. [ Google Akademik ]
      10. Villa L Çalışma Grubu. Gardasil™HPV aşısı, yeni klinik çalışmada enfeksiyon ve hastalığı azalttı. [erişim tarihi: 10.09.2006]; Tıpta Bugün Yeni 2005. Kanser/Onkoloji Yeni – Google Arama. [ Google Akademik ]
      11. Iljazović E, Čičkušić E, Mustedanagić-Mujanović J, et al. Düşük dereceli servikal lezyonda yüksek riskli insan papiloma virüslerinin (HPV) varlığı. Med. Arh. 2006; 60 (1):30–32. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      12. Baldauf JJ, Cuenin C, Ritter J. Bir yayma ve kolposkopi, yönlendirilmiş biyopsiler ve/veya normal endoservikal kürtaj sonrasında düşük dereceli intraepitelyal lezyonların uzun süreli ilerlemesi. Kontrasepsiyon. Fertil. Seks. 1999; 27 (11):774-779. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      13. Okamoto A, Woodworth CD, Yen K, et al. İnsan papilloma virüsü pozitif servikal intraepitelyal neoplazi için podofilin ve vidarabin ile kombinasyon tedavisi. Onkol. 1999 ; 6 (2):269–276. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      14. Mancino P, Cocola M, Roma B, Di Roberto R. Kadın genital HPV enfeksiyonlarının LEEP yöntemiyle yönetimi. Minerva Ginecol. 1998; 50 (7-8):333–336. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      15. Fox PA, Tung YM. İnsan papilloma virüsü: hastalık yükü ve tedavi maliyeti değerlendirmesi. Kör. Görüş. Bulaş. Dis. 2006; 19 :62-66. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      16. Brüt G. İnsan papilloma virüsü enfeksiyonunun ve ilişkili epitelyal tümörlerin tedavisi. interviroloji. 1997; 40 (5-6):368-377. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      17. Phelps WC, Barnes JA, Lobe DC. İnsan papilloma virüsleri için moleküler hedefler: antiviral tedavi için beklentiler. Antivir. Kimya kimyager. 1998; 9 (5):359–377. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      18. zur Hausen H. İnsan kanserlerinde papillomavirüsler. Proc. Doç. Ben. Doktorlar. 1999; 111 (6):581–587. [ PubMed ] [ Google Akademik ]

      ALOE VERA İle Alerji Ve Bağırsak Florası



      ALOE VERA İle Sedef



      Aloe Vera Jel Nedir, Bypass, Stend Takılması, Ormus Gld, Enerji, Uyku



      Ödem Nasıl Giderilir Ayak Şişliğine Ne İyi Gelir Ödem Ve Şişlik Nasıl Tedavi Edilir.



      Mide Hastalıklarına Ne İyi Gelir Aloe Vera'nın Faydaları, Peygamber Efendimizin Önerdiği Bitkiler.



      Bağırsaklara Ne İyi Gelir Bağırsak Mantarına Ne İyi Gelir Cilt Hastalıklarına Ne İyi Gelir.



      Bağırsak Mantarı Nasıl Geçer Kılcal Damarları Açmak İçin Ne Kullanmalı

      Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 25 December 2020, 17:03 ) değiştirilmiştir.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        Karaciğer Rahatsızlıkları ve Bağırsak Sorunları için Doğal Bitkisel Çözümler



        Malezya Aloe vera Yaprağı Ekstraktının Patojenik Otomikoz Türlerinin Seçilmiş Mantar Türleri Üzerinde İn Vitro Kültür Ortamında Antifungal Etkisi

        Jeyasakthy Saniasiaya , 1, * Rosdan Salim , 1 Irfan Mohamad , 1 ve Azian Harun 2
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
        Git: Soyut

        Hedefler


        Aloe barbadensis değirmenci veya Aloe vera , tıbbi özellikleri arasında olduğu bilinen antifungal aktivite ile eski çağlardan beri tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Malezya Aloe vera yaprağı ekstresinin Aspergillus niger ve Candida albicans dahil otomikoz türleri üzerindeki mantar önleyici özelliklerini belirlemek için bir pilot çalışma gerçekleştirdik . yöntemler


        Bu laboratuvar kontrollü prospektif çalışma, Universiti Sains Malaysia'da yürütülmüştür. Malezya Aloe vera yaprağının özleri, Soxhlet ekstraksiyon yöntemiyle etanol ve çözeltilerde hazırlandı. İki mantar izolatı ile kültürlenen Sabouraud dekstroz agar, kuyucuk kullanılarak her bir ekstraktın beş farklı konsantrasyonu (50 g/mL, 25 g/mL, 12.5 g/mL, 6.25 g/mL ve 3.125 g/mL) ile aşılandı. difüzyon yöntemi. İnhibisyon bölgesi, ardından minimum inhibitör konsantrasyon (MIC) ölçüldü. Sonuçlar


        A. niger için, 3.125 g/mL dışındaki tüm konsantrasyonlar için alkol ve sulu ekstrakt için bir inhibisyon bölgesi görüldü. C. albicans için Aloe vera yaprağının hem alkol hem de sulu ekstraktları için hiçbir inhibisyon bölgesi yoktu . Sulu ve alkol ekstraktlarının MİK değerleri A. niger için 5.1 g/mL ve 4.4 g/mL idi ve C. albicans için hiçbir inhibisyon bölgesi elde edilmediğinden MİK belirlenmedi. Sonuçlar


        Malezya Aloe vera yaprağının alkol ekstraktlarının antifungal etkisi, A. niger için sulu ekstrakttan daha iyidir ( p < 0.001). Malezya Aloe vera , A. niger'e karşı önemli bir antifungal etkiye sahiptir .

        Anahtar Kelimeler: Otomikoz, Aloe vera, Aspergillus Niger, Candida Albicans
        Git: giriiş


        Mantar otitis eksterna olarak da bilinen otomikoz, dış kulak yolunun mantar enfeksiyonlarıdır ve nadiren orta kulağı etkiler. İyi huylu bir durum olmasına rağmen, bu varlığın eradikasyonu tıp pratisyenleri, özellikle kulak burun boğaz uzmanları için bir zorluk olmaya devam etmektedir. Aspergillus spp. ve Candida spp. otomikozda en sık izole edilen mantarlardır. 1 Bugüne kadar, otomikoz için standart bir tedavi rejimi bulunmamakta olup, bu da
        bitkisel ilaçların kullanımı da dahil olmak üzere yeni tedavi seçeneklerinin kapısını aralamaktadır.

        Dünyanın her yerinde, birçok bitki tıbbi özellikleri için kullanılmıştır. Aloe vera türleri 2000 yılı aşkın bir süredir halk hekimliğinde kullanılmaktadır ve birçok ülkenin geleneksel tıbbında önemli bir bileşen olarak kalmıştır. Aloe vera olarak da bilinen Aloe barbadensis değirmenci , 400'den fazla Aloe vera türünden biridir ve Liliaceae familyasına aittir. 2 Aloe suyu 'nin öne çıkan özelliği, %99,0–99,5 arasında değişen yüksek su içeriğidir. Kalan %0.5−1.0'in şeker, antrakinonlar, saponinler, vitaminler, enzimler, mineraller, lignin, salisilik asit ve amino asitler ve suda çözünür ve yağ dahil olmak üzere diğer farklı potansiyel olarak aktif bileşikler dahil olmak üzere 75'ten fazla besin ve 200 aktif bileşik içerdiği bildirilmektedir. -çözünür vitaminler, mineraller, enzimler, basit/kompleks polisakkaritler, fenolik bileşikler ve organik asit. 3Aloe veranın dış kabuğu ve iç kısmı renksiz aloe jeli olmak üzere iki kısmı vardır. Aloe veranın her iki kısmı da tıbbi değerlere sahiptir. Toplam yaprak özü kullanılan in vitro ve hayvan çalışmalarına dayanarak, Aloe veraanti-inflamatuar, anti-artritik, antibakteriyel ve hipoglisemik özellikler sergiler. 4 Birkaç çalışma, Aloe vera özünün antifungal özelliklerini kanıtlamıştır . 5 Bu pilot çalışma, Malezya Aloe vera yaprağı ekstraktının Aspergillus niger ve Candida albicans dahil olmak üzere otomikoz türleri üzerindeki mantar önleyici özelliklerini belirlemeyi amaçlamıştır .

        Git: yöntemler


        Bu laboratuvar kontrollü prospektif çalışma, Universiti Sains Malaysia'nın mikrobiyoloji ve farmakoloji laboratuvarında yürütüldü ve kurumun Etik Kurulu tarafından onaylandı.

        Tek bir bölgeden toplanan Aloe vera yaprakları, 45 ºC'de etüvde üç ila beş gün kurutulmadan önce distile su ile yıkanmıştır.Şekil 1a]. Kurutulmuş Aloe vera yaprakları toz haline getirildi ve sıkıca kapatılmış bir kapta saklandı. Ekstraksiyon için Soxhlet aparatı ve yöntemi kullanıldı.Şekil 1b]. 6 İki tür çözücü kullanıldı: sulu ve %70 etanol. Soxhlet yüksüğü toz haline getirilmiş yapraklarla dolduruldu ve Soxhlet ana bölmesine yerleştirildi ve kapatıldı. Bir litre %70 etanol Soxhlet ana bölmesine dolduruldu ve solvent buharı ana bölmeyi doldurana kadar ısıtılan Soxhlet aygıtına bağlandı. Çözücü buharı daha sonra yoğunlaştı ve Aloe vera yaprağı ekstresini içeren hazneye geri damladı . %70 etanol kullanılarak Aloe vera yaprağı ekstresi daha sonra döner buharlaştırıcı ile 30°C'de buharlaştırıldı .C ve dondurularak kurutulmadan önce 50 mL'ye konsantre edildi. Dondurularak kurutulmuş ekstrenin toz halindeki formu, bileşiği muhafaza etmek için dondurucuda tutuldu. Sulu ekstrakt için, çözücü olarak etanol yerine %70 damıtılmış su kullanılarak aynı ekstraksiyon tekniği kullanıldı. Aloe vera yaprağı ekstrelerinin toz haline getirilmiş formu daha sonra bir başlangıç ​​konsantrasyonu kullanılarak seri seyreltme (50 g/mL, 25 g/mL, 12.5 g/mL, 6.25 g/mL ve 3.125 g/mL) ile beş farklı konsantrasyon oluşturmak için kullanıldı. 50 g/mL.

        Şekil 1
        (a) Aloe vera yaprakları sıcak hava fırınında 45 ºC'de kurutulur. (b) Ekstraksiyon için kullanılan Soxhlet aparatı. (c) Candida albicans ve Aspergillus niger kültürü.

        Bu çalışmada kullanılan test edilen mantar izolatları , otomikozdan C. albicans ve A. niger idi ve University of Medical Sciences, Universiti Sains Malaysia, Microbiology Laboratory arşivlerinden elde edildi. Sabouraud dekstroz agar (SDA) plakalarında yetiştirilen A. niger ve C. albicans [Şekil 1c] steril damıtılmış su içinde süspanse edildi ve bir nefelometre kullanılarak 1 x 106 koloni oluşturan birimlere (CFU/mL) (0.5 McFarland standardı) ayarlandı.

        Standartlaştırılmış mantar izolatları, organizmalar 15 dakika seyreltildikten sonra steril sürüntüler kullanılarak SDA plakalarını çimlendirmek için kullanıldı. Mantar izolatları ile çimlenen SDA plakaları daha sonra dört eşit kadrana bölündü. Steril bir cam pipet yardımıyla dört eşit kuyucuk oluşturuldu. Aloe vera yaprağı ekstresinin (100 uL) farklı konsantrasyonları bir mikropipet kullanılarak kuyuya aktarıldı. Sulu Aloe vera özütü, karşı taraftaki kontrol sulu çözeltisi ile kuyunun üst çeyreğine aktarıldı ve Aloe vera'nın alkol özütü , karşı bölgedeki kontrolü ile alt çeyreğe aktarıldı. SDA plakaları daha sonra 30 ºC'lik bir inkübatörde kapak tarafı yukarı bakacak şekilde tutuldu. Plakalar beş kez tekrarlandı.

        Plakalar, dökülme ve diğer organizmaların büyümesi için günlük olarak kontrol edildi. İnhibisyon bölgesinin ölçümü, inhibisyon marjının açıkça görülebildiği üçüncü günde yapıldı.şekil 2]. Tam inhibisyon bölgeleri, bir Vernier kumpas kullanılarak milimetre cinsinden kaba görsel inceleme ile ölçülmüştür. Her ekstraktın minimum inhibitör konsantrasyonunu (MIC) belirlemek için agar difüzyon yöntemi kullanıldı. 6 İnhibisyon zonu ölçüldükten sonra, Aloe vera ekstraktının MIC seviyesini belirlemek için log konsantrasyonuna karşı X 2 dağınık bir çizim grafiği kullanıldı.

        şekil 2
        Beş farklı sulu ekstre Aloe vera yaprağı konsantrasyonu için Aspergillus niger inhibisyon bölgeleri .

        Git: Sonuçlar


        A. niger ve C. albicans kültürlerinde Aloe vera yaprağı ekstrelerinin farklı konsantrasyonlarının antifungal özelliklerini değerlendirmeye çalıştık . Malezya Aloe vera yaprağının alkol ve sulu ekstraktlarında A. niger ve C. albicans'ın hem inhibisyon bölgesi belirlendi hem de her ekstrakt için MIC hesaplandı.


        İnhibisyon bölgesi (yani mantar organizması büyümesinin olmadığı bölge), test edilen alkol ve sulu Aloe vera yaprağı ekstrelerinin her biri için ölçüldü. Beş farklı konsantrasyonda alkol ve sulu Aloe vera yaprağı ekstresi, beş kopya için test edildi. Elde edilen sonuçlar, her konsantrasyon için beş tekrar için yakın bir aralık içindeydi.

        A. niger kültürleri için , herhangi bir inhibisyon bölgesi göstermeyen hem alkol hem de sulu ekstraktlar için 3.125 g/mL hariç tüm konsantrasyonlar için üç günlük inkübasyondan sonra inhibisyon bölgesi not edildi [tablo 1]. En yüksek inhibisyon bölgesi, hem alkol hem de sulu ekstraktlar için 50 g/mL konsantrasyonda görüldü. A. niger 50 g/mL, 25 g/mL, 12.5 g/mL ve 6.25 g/mL için Aloe vera'nın hem alkol hem de sulu ekstraktları için önemli bir inhibisyon bölgesi gösterdi . Bununla birlikte, hem sulu hem de alkol özütleri için 3.125 g/mL konsantrasyon için hiçbir inhibisyon bölgesi görülmedi. Ekstrakt konsantrasyonundaki artışla orantılı olarak inhibisyon bölgesinde bir artış oldu. Gruplar arasındaki ortalama farkı belirlemek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanıldı [Tablo 2]. Dört grup arasında anlamlı bir fark vardı ( p < 0,001). tablo 1

        Farklı konsantrasyonlarda sulu ve alkol Aloe vera yaprağı ekstrelerinin inhibisyon bölgesi .
        Sulu 50.0 14 18 16 16 16 16
        25.0 14 14 16 12 14 14
        12.5 8 6 8 8 8 7.6
        6.25 8 8 6 6 6 6.8
        3.125 0 0 0 0 0 0
        Alkol 50.0 35 35 34 35 35 35
        25.0 35 35 34 33 33 33.8
        12.50 20 22 23 20 20 21
        6.25 10 8 10 10 10 9.6
        3.125 0 0 0 0 0 0
        Ayrı bir pencerede aç Tablo 2

        Aloe vera'nın sulu ve alkol özleri için Aspergillus niger'e karşı ortalama inhibisyon bölgesi .
        50.0 16.0±1.4 168.467 (4) < 0.001 34,8±0,4 1443.950 (4) < 0.001
        25.0 14.0±1.4 34,0±1,0
        12.5 7,60±0,9 21.0±1.4
        6.25 6.80±1.1 9,6±0,9
        Ayrı bir pencerede aç
        Scheffe testi .

        Anlamlı bir farkla konsantrasyon çiftlerini tanımlamak için post hoc karşılaştırması Scheffe testi yapıldı. 50.0 g/mL ve 6.25 g/mL, ardından 50.0 g/mL ve 12.5 g/mL, 25.0 g/mL ve 6.25 g/mL ve son olarak 25.0 g/mL ve 12.5 g/mL'de daha yüksek ortalama inhibisyon bölgeleri gözlemlendi. ml. Ortalama inhibisyon bölgesi konsantrasyonla orantılı olarak arttı. Alkol ekstraktları için, konsantrasyon grupları arasındaki ortalama farklar, daha yüksek konsantrasyonlarda ortalama inhibisyon bölgesi üzerinde daha büyük bir etki olduğunu gösterdi [Tablo 2].

        Post hoc karşılaştırma sonuçları, 50.0g/mL ve 6.25 g/mL'de daha yüksek ortalama inhibisyon bölgelerinin gözlemlendiğini, ardından 25.0 g/mL ve 12.5 g/mL, 50.0 g/mL ve 12.5 g/mL, 25.0 g/mL ve 12,5 g/mL ve 12,5 g/mL ve 6,25 g/mL. Aloe vera alkol ekstraktının konsantrasyonu ne kadar yüksek olursa, ortalama inhibisyon bölgesi o kadar büyük olur. Hem sulu hem de alkol özütleri arasında önemli bir ortalama fark vardı.

        İki ekstrakt grubunun ortalamalarını karşılaştırmak için bağımsız t testi kullanıldı. Alkol özleri, A. niger'e karşı sulu özlere kıyasla daha yüksek bir ortalama inhibisyon bölgesine sahipti ( p < 0.001) ve ortalama farkın %95 güven aralığı sıfırı içermiyordu. Bu nedenle, A. niger'in antifungal etkisinin alkolde sulu ekstraktlardan istatistiksel olarak daha iyi olduğu sonucuna varılabilir [Tablo 3]. C. albicans için hem alkol hem de sulu ekstraktlar için inhibisyon bölgesi görülmedi. Tablo 3

        Aloe vera'nın sulu ve etanol özleri arasındaki ortalama bölge inhibisyonunun , beş farklı konsantrasyonda Aspergillus niger'in büyümesine karşı karşılaştırılması .
        50.0 g/mL Sulu 16.0±1.4 -18,8 (-20.3,-17.3) -28.342 (8) < 0.001
        Alkol 34,8±0,4
        25,0 g/mL Sulu 14.0±1.4 -20.0 (-21.8,-18.2) -25.820 (8) < 0.001
        Alkol 34,0±1,0
        12,5 g/mL Sulu 7,6±0,9 -13.4 (-15,1,-11,7) -17.907 (8) < 0.001
        Alkol 21.0±1.4
        6.25 g/mL Sulu 6.8±1.1 -2.80 (-4.3,-1.3) -4.000 (8) < 0.001
        Alkol 9,6±0,9
        3.125 g/mL Sulu 0,0±0,0* n/a n/a n/a
        Ayrı bir pencerede aç
        *t-istatistikleri her iki grup için standart sapmalar 0 olduğu için belirlenemedi; Bağımsız t-testi; CI: güven aralığı; n/a: uygulanamaz. İnhibisyon bölgesi görülmedi.

        MIC'nin hesaplanması, log konsantrasyonuna karşı X2'nin dağınık bir çizim grafiği ile agar difüzyon yöntemi kullanılarak yapıldı. Sulu ekstrenin MIC değeri 5.1 g/mL ve alkol ekstresi 4.4 g/mL idi [Figür 3].

        Figür 3
        Log konsantrasyonuna karşı X 2'nin dağınık bir çizim grafiği kullanılarak MIC belirlenmesi .

        Git: Tartışma


        Antimikrobiyal aktiviteyi belirlemek için inhibisyon bölgesi ve MIC kullanarak iki yaygın patojenik otomikoz türü A. niger ve C. albicans üzerinde Malezya Aloe vera yaprağı ekstraktlarının alkol ve sulu çözeltilerdeki in vitro antifungal etkisini değerlendirmeye çalıştık . Hem alkol hem de sulu ekstrelerin A. niger'e karşı kayda değer antifungal özellikler gösterdiğini bulduk .

        Bu çalışmanın antifungal etkisi solvente bağımlıydı. En yüksek alkol ve sulu ekstrakt konsantrasyonları, maksimum inhibisyon bölgesini sergiledi. C. albicans , hem alkol hem de sulu Aloe vera ekstraktlarına farklı konsantrasyonlarda direnç göstermiştir . Aloe vera yaprağının antifungal etkisi çözücüye göre değişiklik gösterebilir. Çalışmamızda alkol ekstraktının antifungal özelliği sulu ekstrakttan daha güçlüydü. Alkol özütünün MIC'si, 5.1 g/mL olan sulu özüt ile karşılaştırıldığında 4.4 g/mL idi. Benzer şekilde Staphylococcus aureus, Klebsiella pneumoniae, Escherichia coli , A. niger ve C. albicans'ın antimikrobiyal ve antifungal aktivitesini değerlendirmek için bir çalışma ,Daha yüksek konsantrasyonlarda alkol ekstraktlarının petrol eteri ve kloroform ekstraktlarından daha güçlü olduğunu buldu. 7 Devi ve diğerleri, 8 tarafından, Aloe barbadensis miller jelinin dimetil sülfoksit (DMSO) ham ekstrelerinin A. niger ve C. albicans dahil olmak üzere seçilmiş bakteriyel ve fungal patojenlere karşı antimikrobiyal aktivitesi üzerine bir çalışma , disk difüzyon yöntemi kullanılarak üç aşamada gerçekleştirilmiştir. farklı konsantrasyon (100, 200 ve 400 µg/mL). Ekstraktlar, C. albicans ile karşılaştırıldığında A. niger için herhangi bir konsantrasyonda bir inhibisyon bölgesi göstermedi ,konsantrasyonla orantılı olarak önemli bir inhibisyon bölgesi gösterdi. Başka bir çalışma, E. coli, S. aureus ve C. albicans için etanol özütlerinin sulu ve metanol özütlerine kıyasla daha iyi bir MİK değerine sahip olduğu sonucuna varmıştır . 9 Yazarlar ayrıca antimikrobiyal aktivitedeki farklılıkların kullanılan ekstraksiyon yöntemine bağlı olduğunu belirtmişlerdir. Yazarlar , öğütülmüş ve her bir çözücüden (etanol, sulu ve metanol) ayrı ayrı 100 mL karıştırılmış ve çalışma için ekstrakt elde etmek üzere süzüldükten sonra 72 saat bekletilen hurda Aloe vera jeli kullanmışlardır.

        Test edilen beş konsantrasyonun tamamı için hem alkol hem de sulu ekstraktlar için C. albicans inhibisyon bölgesi bulamadık . Bu aynı zamanda Khaing ve arkadaşları tarafından yapılan bir çalışmada da gözlemlenmiştir. 10 Yazarlar metanol, etanol ve etil asetat içinde agar difüzyon yöntemini ve ham Aloe vera yaprağı ekstrelerini kullandılar ve her üç ekstrenin de C. albicans için inhibisyon bölgesi olmadığını buldular. A. niger'e gelince , inhibisyon bölgesi metanol özütü için en yüksekti, ardından etanol ve etil asetat özütleri geldi. Shekrawat ve arkadaşları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 11 alkol özütü, özütleme bileşenine ikincil olarak etkiliydi.

        Çalışmamızdaki C. albicans'ın Aloe vera yaprak ekstraktlarına karşı diğer bölgelere göre direnci , bitkinin fitokimyasal bileşimini ve antifungal aktivitesini etkileyebilecek coğrafi ve iklim koşullarından kaynaklanıyor olabilir. Kumar ve arkadaşları, 5 tarafından yapılan bir araştırma, iklim ve coğrafyanın aloe-emodin ( Aloe vera'da bulunan antrakinon bileşiği ) miktarındaki değişiklikler üzerindeki rolünü, dolayısıyla değişken antimikrobiyal etkiyi göstermiştir. Hindistan'ın altı farklı iklim bölgesinden 5Aloe vera yaprağı metanol kullanılarak ekstrakte edildi ve dokuz bakteri ve iki mantar suşuna ( C. albicans ve A. niger ) karşı test edildi.). Genel olarak, altı farklı iklim bölgesinden elde edilen metanolik ekstreler iyi antimikrobiyal ve antifungal aktivite sergilemiştir; bununla birlikte, inhibisyon bölgesindeki farklılıklar, farklı iklim koşullarından bitkinin fitokimyasal bileşimindeki farklılıktan kaynaklanmıştır.

        İran'ın üç yerel bitkisinin ( Elettaria cardamomum, Aloe vera ve Thymus vulgaris) altı farklı konsantrasyondaki (400, 200, 150, 100, 50 ve 25 g/mL) etanolik ekstraktlarının C. albicans'a karşı antifungal aktivitesi , Elettaria'nın kakule ve Aloe vera önemli inhibitör özelliklere sahipti. Thymus vulgaris özütü hiçbir aktivite göstermedi . 12 Çalışmamızda alkol özütü kullanmamıza rağmen, bu Al-Hussaini ve ark. 12 Aloe veranın Hazırlanışıyüksek sıcaklıkta ekstrakt aktif bileşeni etkilemiş olabilir ve bu da C. albicans'a karşı etkisizliğe neden olabilir . 13 Ek olarak, Qasem ve arkadaşları, 14 tarafından bazı yabancı ot ekstraktlarının farklı bitki patojenik mantarlarına karşı fungisidal aktivitesi üzerine yapılan bir araştırma, ekstraksiyon tekniğinin, solvent tipinin ve bitkinin yaşının, aktif kompozisyonu ve antifungal aktivitesinde bir farklılığa yatkın olabileceğini ortaya çıkarmıştır.

        Aloe veranın mono ve polisakkaritler, tanenler, steroller, organik asitler, enzimler, saponinler, vitaminler ve mineraller içerdiği kanıtlanmıştır. Arunkumar ve Muthuselvam 15 , seçilmiş insan patojenlerine karşı sulu, etanol ve aseton özleri kullanarak Aloe vera yaprağının fitokimyasal bileşenlerinin ve antimikrobiyal aktivitelerinin bir analizini yayınladı . Yazarlar 26 biyoaktif fitokimyasal bileşik tanımladı. Antrakinonlar, dihidroksiantrakinonlar, saponinler, acemannan ve aloe-emodin dahil olmak üzere bitki bileşiklerinin, hem doğrudan hem de dolaylı antimikrobiyal özelliklere sahip olduğu çeşitli çalışmalar tarafından önerilmiştir. 16

        Git: Çözüm


        Çalışmamız, otomikoza karşı yeni ve daha güçlü antifungal ajanlar formüle etmek için hangi doğal kaynaklı bileşiklerin kullanılabileceğini belirlemeye yardımcı olabilir. Mikrobiyal direnci artırma sorunu, doğal antimikrobiyal bileşiklerin tanımlanmasını ihtiyatlı hale getirmiştir. Malezya Aloe vera bitkisinin fitokimyasal bileşimi, daha iyi antifungal etkilere yol açabilecek farklı ekstraksiyon yöntemleri kullanılarak daha fazla çalışılmalıdır.

        Git: açıklama


        Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemiştir. Bu çalışma için herhangi bir fon alınmamıştır.

        Git: Referanslar

        1. Vennewald I, Klemm E. Otomikoz: Tanı ve tedavi. Clin Dermatol 2010. Mar; 28 ( 2 ):202-211. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        2. Reynolds T, Dweck AC. Aloe vera yaprağı jeli: bir inceleme güncellemesi. J Ethnopharmacol 1999. Aralık; 68 ( 1-3 ):3-37. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        3. Radha MH, Laxmipriya NP. Aloe vera'nın biyolojik özelliklerinin ve klinik etkinliğinin değerlendirilmesi: Sistematik bir derleme. J Tradit Complement Med 2014. Aralık; 5 ( 1 ): 21-26. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        4. Newall CA, Anderson LA, Philipson JD. Bitkisel ilaçlar: Sağlık uzmanları için bir rehber. Londra: The Pharmaceutical Press. 1996;25. [ Google Akademik ]
        5. Kumar S, Yadav M, Yadav M, Yadav JP. Aloe vera'nın metanolik ekstraktlarının antimikrobiyal aktivitesinin karşılaştırmalı analizi ve Hindistan'ın farklı iklim bölgelerinden toplanan Aloe Emodin miktar tayini . AC Mikrop. 2015;(6)2:1.
        6. Arumugam PA, Mohamad I, Salim R, Mohamed Z. Malezya Neem Yaprağı ekstraktının patojenik otomikozun seçilmiş mantar türleri üzerinde in vitro kültür ortamı üzerindeki antifungal etkisi. Malaylar J Med Sağlık Sci. 2015; 11 ( 2 ):69-84. [ Google Akademik ]
        7. Kedarnath, Kaveri KM, Chimkod VB, Patil CS. Aloe vera yaprağı ekstresinin antimikrobiyal aktivitesi . Int J Biol Eczacılık Tek. 2013; 4 ( 4 ):286-290. [ Google Akademik ]
        8. Devi DL, Srinivas B, Rao BN. Aloe barbadensis Miller ( Aloe vera ) Jel ​​Ekstraktının Antimikrobiyal Aktivitesinin Değerlendirilmesi. J Pharm Biomed Sci 2012; 21 ( 3 )::1-4. [ Google Akademik ]
        9. Mbajiuka CS, Obeagu EI, Okwandu GE. Aloe veranın bazı insan patojenleri üzerindeki antimikrobiyal etkisi . Int J Curr Microbio App Sci. 2014; 3 ( 3 ): 1022-1028. [ Google Akademik ]
        10. Khaing TA. Aloe vera yaprak ekstraktının antifungal ve antioksidan aktivitelerinin değerlendirilmesi . World Acad Sci Eng Technol 2011; 5 :610-612. [ Google Akademik ]
        11. Shekrawat PS, Prasada R. Bazı bitki özlerinin antifungal özellikleri: Spor çimlenmesinin inhibisyonu. Hint Fitopatolü. 1971; 24 :800-802. [ Google Akademik ]
        12. Al-Hussaini JS, Al-Mohana AM. Candida albicans'ın in vitro büyümesine karşı bazı yerel tıbbi bitkilerin antifungal aktivitelerinin değerlendirilmesi . Al-Qadisiya J Vet Med Sci. 2010; 9 ( 2 ):60-68. [ Google Akademik ]
        13. Kaur H, Goyal RR, Bhattacharya A, Gupta R, Lal NK, Arora B, et al. Piper longum, Aloe vera ve Withania somnifera bitki özlerinin insan mantar fırsatçı patojeni Candida albicans'a karşı antifungal aktivitesi . DU Lisans Araştırma ve Yenilik Dergisi. 2015;1-9. [ Google Akademik ]
        14. Qasem J, Aau-Blan HA. Bazı yaygın yabancı ot ekstraktlarının farklı bitki patojenik mantarlarına karşı mantar öldürücü aktivitesi. J Fitopatol 1996; 144 ( 3 ):157-161. [ Google Akademik ]
        15. Arunkumar S, Muthuselvam M. Aloe vera L.'nin klinik patojenlere karşı fitokimyasal bileşenlerinin ve antimikrobiyal aktivitelerinin analizi . Dünya J Tarım Bilimi 2009; 5 ( 5 ):572-576. [ Google Akademik ]
        16. Horoz IE. Aloe barbadensis Miller Yaprak Jel Bileşenlerinin Antimikrobiyal Aktivitesi . Int J Mikrobiol 2008; 4 :2. [ Google Akademik ]
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Aloe Vera'nın Oral Mukozal Hastalıkların Tedavisinde Klinik Etkinliği- Sistematik Bir İnceleme

          Gopakumar Ramachandran Nair , 1 Giridhar Seetharam Naidu , 2 Supreet Jain , 3 Ravleen Nagi , 4Ramanpal Singh Makkad , 5 ve Abhishek Jha 6
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .

          Soyut
          giriiş
          Aloe vera, çeşitli hastalıkların tedavisinde uygulanmasına yol açan tıbbi özellikleri ile bilinir. Oral lezyonların tedavisinde kullanımı literatürde çok fazla belgelenmemiştir.

          Amaç
          Aloe vera ve özleri hakkında daha önce sistematik incelemeler yapılmış olmasına rağmen, ağız hastalıkları ile ilgili olarak bu ilk sistematik incelemedir. Bu sistematik derlemenin amacı, çeşitli ağız hastalıklarının tedavisinde Aloe vera'nın etkinliğine ilişkin kanıta dayalı çalışmaları derlemektir.

          Malzemeler ve yöntemler
          Konuyla ilgili yayınlanmış tüm makaleleri belirlemek için bilgisayarlı literatür taraması yapıldı. Aşağıdaki veri tabanları kullanıldı: PUBMED [MEDLINE], SCOPUS, COCHRANE DATABASE, EMBASE ve SCIENCE DIRECT belirli anahtar kelimeler kullanılarak. Arama, İngilizce veya İngilizce Özeti olan makalelerle sınırlıydı. Tüm makaleler (veya özet olarak mevcutsa özetler) tam olarak okunmuştur. Veriler önceden tanımlanmış bir şekilde çıkarıldı. Değerlendirme Jadad skoru kullanılarak yapıldı.

          Sonuçlar
          On beş çalışma dahil etme kriterlerini karşıladı. Örnek çalışmanın popülasyonu, klinik olarak teşhis edilmiş oral mukozal lezyonları olan 20 hasta ile 110 hasta arasında değişmekteydi. 15 çalışmanın beşi oral liken planuslu hastalar, ikisi oral submukoz fibrozu olan hastalar üzerindeydi, diğer çalışmalar yanan ağız sendromu, radyasyona bağlı mukozit, kandida ile ilişkili protez stomatit, kserostomi hastaları ve dördü minör rekürrens hastaları üzerinde yapıldı. aftöz stomatit. Çoğu çalışma, ağız hastalıklarının tedavisinde Aloe vera'nın etkinliğini gösteren istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar gösterdi.

          Çözüm
          Umut verici sonuçlar olmasına rağmen gelecekte, Aloe vera'nın ağız hastalıklarının tedavisinde etkinliğini kanıtlamak için daha kontrollü klinik deneylere ihtiyaç vardır.

          Anahtar Kelimeler: Ayurveda, Yanan ağız sendromu, Otlar, Oral liken planus, Oral mukoza
          giriiş


          Ağız mukozası, koruma, duyum ve salgılama gibi çeşitli işlevleri olan ve histolojik olarak ağız içindeki benzersiz ortama uyum sağlayan ağız boşluğunun astarıdır. Ağız sağlığı, tüm yaş gruplarındaki bireylerin yaşam kalitesi için önemlidir [ 1 ]. Ağız lezyonları, kişinin çiğneme, yutma ve konuşma gibi günlük aktivitelerini engelleyebilecek ve daha sonra ağız kokusu, ağız kuruluğu veya ağız disestezisi gibi semptomlar üretebilecek rahatsızlık veya ağrıya neden olabilir [ 2 ].

          Espinoza ve ark., oral mukozal lezyonu, kırmızı, beyaz, ülseratif ve pigmentli lezyonlar, herhangi bir şişme veya gelişimsel kusurların varyantları olarak ortaya çıkabilen oral mukozal yüzeydeki herhangi bir değişiklik olarak tanımladılar [ 3 ]. Oral mukozal lezyonların enfeksiyon (bakteri, virüs, mantar, parazitler), fiziksel, kimyasal ve termal nedenler gibi çeşitli nedenleri vardır; immünolojik nedenler; sistemik hastalıklar; travma; neoplazi; tembul fındık, tütün ve alkol kullanımı gibi kronik alışkanlıklar [ 4 ].

          Ayurveda, çeşitli ağız ve diğer hastalıkları tedavi etmek ve önlemek için bugün dünya çapında ortaya çıkan tedavi yöntemlerinden biri haline gelen Hindistan'ın geleneksel doğal tıp sistemidir. Çeşitli ayurvedik jeller, ağız gargaraları vb. ağız sağlığı problemlerini tedavi etmek için uzun yıllardan beri kullanılmaktadır [ 5 ].

          Steroidlerin ve çeşitli yan etkileri olan diğer ilaçların çeşitli ağız hastalıklarını tedavi etmek için yaygın olarak kullanıldığı günümüz senaryosunda, bilim adamları eşdeğer etkiye sahip ve daha az veya hiç yan etkisi olmayan başka yöntemler araştırmaktadır. Ayurvedik ilaçlar bu açıdan iyi sonuç verir ve aralarında aloe vera en az yan etki ile çoklu farmakolojik etkiye sahip en iyi seçimlerden biridir. Aloe veranın bu özelliği, çeşitli ağız hastalıklarının tedavisinde alternatif bir tedavi yöntemi olarak araştırmacıların ilgisini çekmiştir.

          Aloe Vera (AV), sıcak ve kuru iklimlerde kolayca yetişen kaktüs benzeri bir bitkidir. Yaklaşık 360 türü bulunan Liliacea ailesine aittir. Ticari olarak sadece iki tür yetiştirilmektedir: Aloe barbadensis Miller ve Aloe aborescens . Aloe veranın taze yapraklarındaki parankimatöz hücreler, %98-99 su ve %1-2 aktif bileşik içeren renksiz müsilajlı jel (yani Aloe vera jeli) salgılarlar.Tablo/Şekil-1] [ 6 – 9 ].

          [Tablo/Şekil-1]:


          Aloe veranın bileşenleri.
          aloin Kalsiyum
          barbloin Sodyum
          izobarbaloin Klor
          antranol Manganez
          Aloetik Asit Çinko
          sinamik asit esteri Krom
          Aloe-emodin Potasyum sorbat
          emodin Bakır
          krisofanik asit Magnezyum
          rezistannol Ütü
          Vitaminler Gerekli amino asitler
          B1 Lizin
          B2 treonin
          B6 valin
          kolin lösin
          Folik asit izolösin
          C fenilalanin
          alfa-tokoferol metionin
          Beta karoten
          esansiyel olmayan amino asitler Çeşitli
          histidin Kolesterol
          arginin trigliseritler
          hidroksiprolin steroidler
          Aspartik asit beta-sitosterol
          Glutamik asit ligninler
          prolin Ürik asit
          glisin giberellin
          alanin lektin benzeri madde
          tirozin Salisilik asit
          Arakidonik asit
          Ayrı bir pencerede aç
          Aloe vera jeli, antibakteriyel, antifungal, antienflamatuar, antioksidan, antitümör, hipoglisemik özellikler ve bağışıklık güçlendirme gibi çeşitli farmakolojik etkilere sahiptir. Bu nedenle geleneksel olarak besleyici içecekler, nemlendirici, kozmetikte iyileştirici ajan olarak, şeker hastaları, güneş yanıkları, yaralar ve sindirim sistemi rahatsızlıklarında kullanılır, herhangi bir yan etkisi yoktur [ 10 – 15 ].

          Aloe vera jeli diş hekimliğinde de kullanılmış ve iyi sonuçlar vermiştir. Aşırı çekim soketi ve endodontik ilaçların tedavisinde kullanılmıştır. Çeşitli diş macunları, tıbbi özelliğinden dolayı bileşeni olarak Aloe vera jeli de içerir [ 16 – 18 ]. Çalışmalar, aloe veranın oral liken planus, oral submukoz fibrozis, radyasyona bağlı mukozit, yanan ağız sendromu, kserostomi, tekrarlayan aftöz ülserler gibi oral lezyonların tedavisinde önemli bir terapötik kullanıma sahip olduğunu göstermiştir.

          Aloe veranın klinik kullanımı, bilimsel araştırma verilerinden ziyade çoğunlukla kişisel gözlemlerle desteklenmektedir. Bu raporlar hipotezleri formüle etmek için uygundur, ancak etkinliğini daha kesin olarak tanımlamak için kontrollü aloe vera denemeleri önemlidir. Bu nedenle, bu sistematik derlemenin amacı, aloe vera hazırlığı üzerine kanıta dayalı çalışmaları toplamak ve çeşitli ağız hastalıklarının tedavisinde klinik etkinliğini değerlendirmektir.

          Malzemeler ve yöntemler
          Protokol: Bu inceleme, PRISMA yönergelerine uygun olarak planlanmış ve yürütülmüştür.

          Uygunluk Kriterleri: Bu derlemeye aloe vera ile ilgili randomize kontrollü çalışmalar, tek ve çift kör çalışmalar, kesitsel ve vaka kontrol çalışmaları dahil edilmiştir. Çalışmalar, yalnızca İngilizce dilinde tam metin olarak yayınlandıysa uygundu. Bu derlemede hayvan çalışmaları hariç tutulmuştur.

          Literatür Taraması: El yazmasında aloe vera'nın ağız hastalıkları üzerindeki etkinliğine ilişkin bilimsel literatürün sistematik bir incelemesi yapılmıştır. İlgili makaleler için aranan elektronik erişim sistemleri ve veri tabanları PUBMED [MEDLINE], SCOPUS, COCHRANE DATABASE, EMBASE ve SCIENCE DIRECT idi. MEDLINE, science direct ve SCOPUS araştırması, Temmuz 1998'den Aralık 2015'e kadar gerçekleştirildi ve Mesh Terimlerine dayanıyordu. Endeksli dergilerin veri tabanında Herbs, Ayurveda, Oral mukoza gibi anahtar kelimeler arandı.

          Çalışma Seçimi: Yazarlar, daha önce belirtilen uygunluk kriterlerini karşılayan makaleleri aradı. Daha sonra, ilk literatür araştırmasında elde edilen makalelerin tam başlığını ve özetini gözden geçirdiler. Hakemler arasındaki farklılıklar, uygun çalışmalarda gözden geçirildi ve karşılıklı anlaşma ile çözüldü.

          Uygunluk kriterlerine uymayan ve mükerrer makaleler çalışmadan çıkarıldı. Kalan makalelerin özetleri ayrı ayrı tarandı. Yazarlar, potansiyel olarak uygun olan tüm çalışmalar için tam makaleleri almaya çalıştılar. Uygunluk kriterlerini karşılayan çalışmalar (standart soyutlama formları kullanılarak kontrol edildiğinde) sistematik incelemeye dahil edildi.

          Veri Toplama: Çalışma özellikleri temelinde (makalenin başlığı, yazar bilgileri, çalışmanın yürütüldüğü ülke, tedavi edilen durum, çalışma tasarımı, takip sonuçları, sonuç ölçümüne kadar geçen süre) standart kullanılarak yazarın bağımsız olarak çıkarılan verileri veri çıkarma formu. Farklılıklar gözden geçirildi ve yazarlar arasında karşılıklı anlaşma ile çözüldü. Veriler önceden tanımlanmış bir şekilde çıkarıldı ve verilerin değerlendirilmesi Jadad skoru [ 19 ] kullanılarak yapıldı.

          İlk bilgisayarlı arama stratejisi ve ilgili el araması 206 başlık verdi [Tablo/Şekil-2]. İlk vaka seçim gözlemcisi, makaleleri başlık ve özetleri okuyarak taradı ve 136 makaleler dahil edilme kriterlerini karşılamadığı için atıldı. Bu 70 makaleden 44'ü hayvan çalışmaları, temel bilim araştırmaları veya derleme makaleleri olduğu için hariç tutulmuştur. Uygunluk kriterlerini karşılayan 26 makalenin tamamı okunmuştur. Bu 26 makale arasından sadece 15 klinik çalışma dahil etme kriterlerimizi karşıladı. Dahil edilen çalışmaların çoğu İran, İspanya, Hindistan, ABD, Suudi Arabistan gibi ülkelerin hastane kliniklerinde yapılmıştır. Örnek çalışmanın popülasyonu, klinik olarak teşhis edilmiş oral mukozal lezyonları olan 20 hasta ile 110 hasta arasında değişmekteydi. 15 çalışmanın beşi oral liken planus (OLP) hastalarına, ikisi oral submuköz fibrozise,Tablo/Şekil-3]. Çoğu çalışma, oral lezyonların tedavisinde Aloe vera'nın etkinliğini gösteren istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar gösterdi. Bu çalışmalardan elde edilen önemli veriler [Tablo/Şekil-3] [ 20 – 34 ].

          [Tablo/Şekil-2]:
          Aloe Vera'nın çeşitli ağız hastalıklarında etkinliği için makale seçimini gösteren sistematik inceleme için tercih edilen raporlama öğeleri (PRISMA) diyagramı. [Tablo/Şekil-3]:


          Aloe Vera'nın oral mukoza lezyonlarının tedavisinde klinik denemeleri [ 20 – 34 ].
          Garnick JJ ve diğerleri, (1998) [ 20 ] 5 Tekrarlayan aftöz stomatit Çapraz geçişli vaka kontrol çalışması -Çalışma I (40 Hasta) her aktif maddenin ve her kombinasyonun etkisini göstermek için yapıldı

          -Çalışma II (50 Hasta), ek denekler 2 gruba ayrıldı; biri silikon dioksitli bir kontrol jeli, diğeri ise 3 aktif maddenin tümünü içeren bir jel kullandı

          - Çalışma III'te (21 Hasta), çalışma II'nin denekleriyle değiştirilmiş bir çapraz tasarım kullanıldı
          Silikon dioksit, aloe vera ve allantoin içeren jelin tekrarlayan aftöz stomatit iyileşmesinde etkinliği Ülser sayısı ve boyutu, ülserler arasındaki sürenin uzunluğu ve ülserlerden kaynaklanan ağrı Çalışma I- 3 maddenin tamamı jele dahil edildiğinde lezyonların sürelerindeki istatistiksel farklılıklar mevcuttu.

          Çalışma II - 2 grup karşılaştırıldığında parametrelerde istatistiksel fark yok

          Çalışma III- lezyonsuz aralıklarda ve çalışma süresinin uzunluğunda anlamlı bir fark bulundu

          Aftöz ülser oluşumundaki değişiklik, sayılarındaki azalma ile gösterilmiştir. çalışma I'deki lezyonlar ve çalışma III'teki lezyonlar arasındaki aralıkların uzunluğundaki artış ile.
          Choonhakarn C ve diğerleri, (2008) [ 21 ] 1 Oral Liken Planus Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 54 hasta
          8 hafta boyunca %5 aloevera jeli
          Aloe vera jelinin oral liken planus tedavisinde etkinliği Lezyonların iyileşmesi
          Yanan ağrı
          Lezyonların
          iyileşmesi 9 hastada (%33) yanma düzeldi
          Sanchez ve diğerleri, (2010) [ 22 ] 5 Oral Liken Planus Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 64 hasta

          12 hafta boyunca günde üç kez %70 aloevera
          Oral liken planuslu hastalarda topikal aloe veranın etkinliği Ağrı (VAS) ve psikolojik değerlendirme (OHIP 49) Aloe vera grubu: tam ağrı remisyonu 6 hafta sonra vakaların %31,2'si ve 12 hafta sonra %61'i
          OHIP49 için gruplar arasında önemli farklılıklar
          Amanat D ve diğerleri, (2011) [ 23 ] 2 Ağız liken palnus Randomize çift kör Deneme 50 hasta
          Gp %1-70 Apevera jel
          Gp2-%0.1 TA
          8 hafta boyunca günde üç kez
          Oral liken planus tedavisinde Aloe vera'nın lokal triamknolona karşı etkisi. Ağrı,
          Lezyon boyutu
          Sonuçlar net değildi, Aloe vera ile ağrı azaltıldı, %30'luk kısmi remisyon sağlandı
          Mansuryan A ve diğerleri, (2011) [ 24 ] 3 Oral Liken Planus Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 46 hasta Aloe vera gargarasının triamsinolon asetonid (%0,1) ile OLP üzerindeki terapötik etkilerini karşılaştırmak Ağrı ve yanma hissi için VAS
          -Klinik iyileşme ve iyileşme için tanga prasom indeksi
          -Lezyon boyutu
          Azaltılmış VAS. Her iki grup için tedaviden sonra ve tedavinin kesilmesinden 2 ay sonra Throngpransom skoru ve lezyonların boyutu.
          Aloe vera grubu: Hastaların %74'ü ve triamsinolon asetonid grubu hastaların %78'i iyileşme dereceleri gösterdi.
          Reddy RL ve diğerleri, (2012) [ 25 ] 3 Oral Liken Planus Randomize çift kör deneme 40 hasta
          Gp A-AV jel
          GpB-%0.1 TA
          8 hafta boyunca günde üç kez uygulayın
          Oral liken planus tedavisinde triamsinolon asetonid merheme karşı Aloe vera jeli Ağrı, Yanma hissi ve klinik görünüm veya eritem Ağrı azaldı ve lezyonlar için Thongprasom indeksi 0-1 idi. AV jeli %0.1 TA'dan daha etkili bulundu.
          Sudarshan R ve diğerleri, (2012) [ 26 ] 3 Oral submukoz fibrozis Randomize kontrollü çalışma 20 denek
          Grup A (10 hasta) AV grubu 3 ay boyunca günde üç kez topikal olarak 5 mg uygulayın

          Grup B (10 Hasta) 3 ay boyunca günde iki kez antioksidan kapsüller
          OSMF tedavisinde Aloe vera'nın etkinliğini antioksidanlarla karşılaştırmak Yanma hissi, ağız açma, yanak esnekliği Aloe vera, antioksidan grubuna kıyasla yanma hissinde, ağız açmada ve yanak esnekliğinde istatistiksel olarak anlamlı bir azalma gösterdi.
          Bhalang ve diğerleri, (2013) [ 27 ] 5 Apthous Ülserler Randomize Deneme 100 denek
          7 gün boyunca günde üç kez %0.5 Acemannan
          Oral Apthous Ülserasyon tedavisinde Acemannan'ın etkinliği Ağrı azalması, ülser boyutu, eritem Tüm sonuç ölçütlerinde azalma oldu ancak sonuçlar topikal steroidlerden daha düşüktü
          Alam S ve diğerleri, (2013) [ 28 ] 3 Oral Submukoz Fibrozis Çift kör, plasebo kontrollü, paralel grup randomize kontrollü çalışma 60 denek

          Tıbbi tedavi (hiyalüronidaz ve deksametazon submukozal enjeksiyonu, Derece I ve II OSMF n = 30) ve cerrahi tedavi (Derece III ve IV OSMF n = 30) kategorileri.

          Her kategori rastgele A gruplarına (aloe vera ile, kategori başına n = 15,
          6 aya kadar günde iki kez topikal aloe vera jeli uygulanması tavsiye edilir) ve
          Grup B (aloe vera olmadan, kategori başına n = 15) olarak ayrıldı.
          Oral Submukoz Fibrozisin adjuvan tedavisi olarak aloe vera jelinin etkinliği Yanma hissi, ağız açılması, lezyonla ilişkili ağrı, veziküller/ülserasyonlar/erozyon gibi oral submuköz fibrozis semptomları Aloe vera ile tedavi edilen hastalar, hem tıbbi hem de cerrahi tedavi ile, aloe vera olmayan gruba göre semptomlarda önemli iyileşme gösterdi.
          Mansour G ve diğerleri, (2014) [ 29 ] 3 Minör tekrarlayan aftöz stomatit Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 99 hasta
          Aloe Vera veya Mür jeli

          Beş-yedi gün boyunca günde 4 kez uygulayın
          Minör tekrarlayan aftöz stomatit tedavisinde aktif bileşenler olarak aloe vera veya mür içeren yeni özelleştirilmiş doğal ağız mukoadhezif jellerinin klinik etkinliğini ve güvenliğini değerlendirin Çalışmaya girişin 4. ve 6. günlerinde ülser boyutunda, ağrıda, eritemde, yoğunlukta değişiklik %76,6 hastada tam ülser iyileşmesi (bunların %86,7'sinde eritem azalması, %80'inde eksüdasyonun azalması)
          Babee ve diğerleri, (2012) [ 30 ] 4 Tekrarlayan aftöz stomatit Çift kör klinik deney 40 hasta
          on gün boyunca lezyonlar üzerinde günde üç kez %2 aloevera jeli
          Aloe vera jelinin minör tekrarlayan aftöz stomatit üzerindeki terapötik etkilerinin değerlendirilmesi İyileşme süresi (jel uygulamasından sonraki günler), hastanın ağrı skoru; lezyon ve
          çevresindeki inflamasyon çapları
          AV ile tedavi edilen grupta tam yara iyileşme süresi
          , ağrı skoru, yara boyutu ve enflamasyon zonu çapı kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşüktü.
          Su KC ve diğerleri, (2004) [ 31 ] 1 Radyasyona bağlı mukozit Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 58 baş boyun kanserli hasta Baş ve boyun neoplazmalı hastalarda radyasyona bağlı mukoziti önlemek için oral aloe vera ile pacebo'yu karşılaştıran Faz II çift kör randomize çalışma Mukozit
          Yaşam kalitesi anketleri
          İki grup arasında istatistiksel olarak fark yok, oral aloe vera baş ve boyun radyoterapisine toleransı artırmadı, mukoziti azaltmadı ve hasta sağlığını iyileştirmedi.
          Jornet PL ve diğerleri, (2013) [ 32 ] 5 Yanan Ağız Sendromu Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 75 hasta
          Grup I- Günde üç kez Dil Koruyucu
          Grup II- Dil koruyucu Günde üç kez %70 oranında 0,05 ml Aloe vera
          Grup III- Günde üç kez dil koruyucu ve 0,5 ml plasebo
          Bir dil koruyucu ile birlikte uygulanan aloe veranın etkinliğini plasebo ile karşılaştırarak değerlendirin Ağrı için VAS ve psikolojik değerlendirme için OHIP 49 VAS her üç grup için düzeldi ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar (p=0.210)

          OHIP 49 ile ilgili olarak (genel klinik iyileşme grup II için daha fazlaydı )
          Shetty PJ ve diğerleri, (2014) [ 33 ] 0 Candida ile ilişkili Protez stomatit kesitsel 50 hasta Kurumsallaşmış yaşlıların tam protezlerinde protez temizleme tableti, triphala, aloe vera ve kaju yaprağının antikandidal etkinliği kandida sayısı Candida sayısında azalma en yüksekti, bunu triphala, aloe vera, kaju yaprağı ve su izledi.
          Morales-Bozo I ve diğerleri, (2012) [ 34 ] 4 kserostomi Randomize kontrol denemesi 77 hasta
          Durulama1(ksilitol, sodyum florür, setilpiridinyum klorür, sodyum klorür ve nane aroması)

          Durulama 2 (propilen glikol, aloe vera, gliserin ve sitrik asit ilavesiyle durulama 1 ile aynı bileşenler)
          Ağız kuruluğunu gidermek için formüle edilmiş iki ağız gargarasının etkinliğinin değerlendirilmesi Dilde yanma hissi, yutmak için sıvı içme ihtiyacı ve yutma güçlüğü hissi kaydedildi. Mouthrinse 1 ağız kuruluğu hissini, sıvı içme ihtiyacını ve yutma güçlüğünü giderir. Buna karşılık, ağız gargarası 2 yalnızca son iki semptomu giderir.

          Her iki durulama da aynı anda 3 veya daha fazla ilaç alan hastalarda ağız kuruluğu ile ilişkili semptomların giderilmesinde daha etkiliydi.
          Ayrı bir pencerede aç
          Bireysel çalışmalarda Önyargı Riski: Tüm çalışmalar, COCHRANE BIAS TOOL kullanılarak düşük riskli yanlılık göstermiştir. Bir çalışma [ 33 ] dışında tüm çalışmalar arasında Kör Eden Önyargı düşüktü . Yedi çalışmada randomize dizi yanlılığı yüksekti [Tablo/Şekil-4] [ 20 – 34 ]. [Tablo/Şekil-4]:


          Bireysel çalışmalarda Önyargı Riski [ 20 – 34 ].
          Yıl 1998 2008 2011 2011 2011 2012 2012 2012 2013 2014 2012 2004 2023 2014 2012
          Randomizasyon dizisi Düşük risk Yüksek risk Düşük risk Yüksek risk Yüksek risk Yüksek risk Yüksek risk Düşük risk Düşük risk Yüksek risk Yüksek risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk
          Tahsis Gizleme Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk
          Katılımcıların Körlenmesi Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Yüksek risk Düşük risk
          Hastanın Körlenmesi Bildirilen Sonuç Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Yüksek risk Düşük risk
          Sonuç değerlendirmesinin körleştirilmesi Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk şüpheli Düşük risk Düşük risk Düşük risk Düşük risk Yüksek risk Düşük risk
          Kısa süreli yıpranma (<6 hafta), denek sayısı ------ 14 3 ----- 0 0 0 0 0 0 9 ----- 0 0 -----
          Uzun süreli yıpranma (>6 hafta), denek sayısı ------ -------- 9 --------- 0 0 0 ----- 0 ----- 0 ------ 0 0 -------
          Ayrı bir pencerede aç
          OLP, Oral Liken Planus; OSMF, Oral Submukoz Fibrozis, BMS, Burning Mouth Sendromu

          Aloe veranın oral lezyonların tedavisinde etkinliğini belirlemek için yürütülen klinik deneyler.

          Choonhakarn C ve diğerleri, Apevera jelinin OLP'nin klinik ve semptomatolojik iyileşmesinde plasebodan daha etkili olduğunu bulmuşlardır [ 21 ]. Sanchez ve diğerleri, ayrıca OLP hastalarında topikal aloe vera jeli kullanmış ve aloe veranın herhangi bir yan etkisi bulamamışlardır. Yaşam kalitesi ile ilgili olarak, aloevera ve plasebo grupları arasında anlamlı bir fark olduğunu bulmuşlardır [ 22 ].]. Amanat D ve diğerleri, OLP lezyonlarının tedavisinde %70 aloe vera jeli ile %0,1 triamsinolon asetonid (TA) etkinliğini karşılaştırdı. Ajanlar 8 hafta boyunca günde 3 kez topikal olarak uygulandı. Her iki ajanla da lezyona bağlı ağrı azalmasına rağmen ağrı, yanma hissi, lezyon boyutu gibi sonuçlar net olarak tanımlanamadı. Aloe vera ve triamsinolon asetonoidin (TA) etkinliği bile tartışmalıydı [ 23 ]. Mansourian ve arkadaşları, yaptıkları çalışmada, OLP tedavisinde aloevera gargarasının %0.1 TA'nın yerini alabileceğini bulmuşlardır [ 24]. Reddy R ve diğerleri, ayrıca atrofik ve aşındırıcı OLP tedavisinde her iki ajanın etkinliğini karşılaştırmak için çift kör randomize bir çalışma yürüttü ve sonuçlar, 8 haftalık tedaviden sonra ağrı puanlarında ve yanma hissinde azalma olduğunu gösterdi, ancak aloe vera'nın daha üstün olduğu bulundu. TA yaptıkları çalışmada [ 25 ].

          Sudarshan R ve ark., aloevera'nın antioksidan ile karşılaştırıldığında, oral submukoz fibroz (OSMF) hastalarında değerlendirilen tüm parametrelerde ve özellikle klinik olarak hafif evre ve histopatolojik olarak erken evre olanlarda tüm klinikhistopatolojik evrelerde daha iyi yanıt verdiğini bulmuşlardır. [ 26 ]. Alam S ve arkadaşları da benzer bir çalışma yürütmüş ve aloe vera alan grubun, OSMF'nin yanma hissi, ağız açıklığı, dil çıkıntısı, yanak esnekliği gibi çoğu semptomunda (tedavi ve takip süresi boyunca) diğerlerine kıyasla önemli bir iyileşme gösterdiğini bulmuşlardır. aloe vera olmayan grup [ 28 ].

          Bazı yazarlar, ülserin ağrı, boyut, eritem ve eksüdasyonunu azaltmada etkili olduğunu bulmuşlardır. Yine de, bazıları etkisiz olduğunu buldu. Garnick JJ ve arkadaşları tarafından yapılan çalışma, silikon dioksit, aloe vera ve allantoin içeren bir jelin Tekrarlayan Apthous Stomatitis'in (RAS) iyileşmesinde etkinliğini test ederken zıt sonuçlar verdi [ 20]. Jelde 3 aktif madde bulunduğundan, her bir aktif maddenin ve her kombinasyonun etkisini göstermek için bir ön çalışma (çalışma I) yapılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, jele 3 maddenin tamamı dahil edildiğinde lezyonların sürelerinde istatistiksel farklılıkların (p= .017) mevcut olduğunu göstermiştir. Çalışma I'in sonuçlarını test etmek için başlatılan bir sonraki çalışmada (çalışma II), ek denekler 2 gruba ayrıldı; biri silikon dioksitli bir kontrol jeli, diğeri ise 3 aktif maddenin tümünü içeren bir jel kullandı. Çalışma II, 2 grup karşılaştırıldığında parametrelerde hiçbir istatistiksel farklılık bulmadı. Çalışma III'te, çalışma II'nin denekleri ile değiştirilmiş bir çapraz tasarım kullanıldı ve lezyonsuz aralıklarda (p = .0335) ve çalışma süresinde (p = . 0001). Lezyon aralıklarındaki farklılıklar, çalışma uzunluğundaki farklılıklardan kaynaklanmış olabilir. Aftöz ülser oluşumundaki değişiklik, çalışma I'deki lezyon sayısındaki azalma ve çalışma III'teki lezyonlar arasındaki aralıkların uzunluğundaki artış ile gösterilmiştir. Ancak tutarlı bir örüntü mevcut değildi; bu, bahsedilen diğer çalışmaların aksine, aloe vera jelinin aftöz ülserler üzerindeki etkisinin olmadığını gösterdi.20 ].

          Bhalang ve diğerleri, aloe veradan ekstrakte edilen bir polisakkarit olan acemannan'ın oral aftöz ülser tedavisindeki etkinliğini değerlendirdi ve 7 günlük topikal uygulamadan sonra ülser boyutunda ve buna bağlı ağrıda azalma olduğu, ancak sonuçların 0.1'den daha düşük olduğu bulundu. % TA, ancak steroid ilaca alerjisi olan hastalar için etkili bir alternatif olabilir [ 27 ].

          Mansour ve diğerleri, aktif bileşen olarak aloe vera içeren mukoadhezif jelin taze MiRAS üzerinde kullanıldığında ülser boyutunu, eritemi ve eksüdasyonu azalttığını; aktif bileşen olarak mür içeren mukoadhezif jel ise ülsere bağlı ağrıyı azaltmıştır [ 29 ]. Babaee N ve arkadaşları, aloevera %2 oral jelin minör RAS hastalarının ağrı skorunu, yara boyutunu ve yara iyileşme süresini azaltmada etkili olduğunu bulmuşlardır [ 30 ].

          Aloe vera, oral mukozit hastalarında lezyonları iyileştirebilecek antioksidan, antiinflamatuar ve anti-tümör etkilere sahiptir. Ahmadi A, Oral aloe vera gargarasının anti-inflamatuar ve yara iyileştirici özelliklere sahip olduğunu ve böylece radyasyona bağlı mukozit gelişimini engellediğini öne sürdü. Ek olarak, baş ve boyun radyoterapisi uygulanan hastalarda oral kandidiyaz oluşumunu önleyen antifungal ve immünomodülatör özelliklere sahiptir [ 35 ]. Ancak bununla çelişen Su ve ark., çalışmalarında oral aloe vera'nın baş ve boyun radyoterapisine ek olarak faydalı olmadığı ve mukoziti azaltmadığı veya hastaların refahını iyileştirmediği sonucuna varmıştır [ 31 ].

          Aloe vera jelinin önemli bir antikandidal aktiviteye sahip olduğu gösterilmiştir. Shetty PJ ve ark., 50 hastanın tam protezlerinde protez temizleme tableti, triphala, aloe vera ve kaju yaprağının antikandidal etkinliğini değerlendirdi ve triphala'yı takiben aloe vera, kaju yaprağı ve su (kontrol) kullanımıyla kandida sayısı maksimum azaldı. 33 ].

          Jornet PL ve arkadaşları, topikal aloe vera uygulaması ile birlikte oral parafonksiyonel alışkanlıkların kontrolünün oral mukozayı tekrarlayan travmalardan koruyabileceğini ve BMS ile ilişkili rahatsızlığı azaltabileceğini varsaydılar [ 32 ].

          Aloevera diğer bileşenlerle birlikte (tükürük ikamesi ve antikaryojenik ajanlar gibi) ağız kuruluğu ile ilişkili semptomların giderilmesinde etkilidir [ 36 ]. Morales-Bozo I ve diğerleri, ağız kuruluğunu gidermek için iki durulama formüle etti. Durulama 1, ksilitol, sodyum florür, setilpiridinyum klorür, sodyum klorür ve nane aroması içeren sulu bir çözeltiden oluşuyordu. Durulama 2, propilen glikol, aloe vera, gliserin ve sitrik asit ilavesiyle durulama 1 ile aynı bileşenlerden oluşuyordu. Her iki durulama da ağız kuruluğu ile ilişkili semptomatolojinin giderilmesinde etkiliydi [ 34 ].

          Olumsuz Etkiler: Yukarıdaki klinik çalışmaların hiçbirinde aloe vera'nın olumsuz etkileri nedeniyle herhangi bir geri çekilme bildirilmemiştir. Aloe vera genellikle tüm hastalar tarafından iyi tolere edildi.
          Tartışma


          Aloe vera, çeşitli hastalık türleri için doğal bir tedavi ve alternatif tedavi olarak yaygın olarak kullanılmaktadır ve çeşitli araştırmalar bu bitkinin şifa, kozmetik ve besinsel faydalarını önermiştir [ 37 , 38 ]. Ayrıca, radyoterapi gören baş ve boyun kanserli hastaların neden olduğu oral mukozitte kullanımına öncülük eden antikanser aktivitelerine sahip olduğu bildirilmiştir [ 35 ].]. Literatürde aloe vera'nın MÖ 1500'den başlayarak önemli bir tıbbi değere sahip olduğu bildirilmiş olsa da, ağız dışı uygulamalardaki etkileri 1985'ten itibaren incelenmiş olmasına rağmen, aloe vera'nın ağız hastalıkları üzerindeki klinik denemeleri 2002'den beri yayınlanmıştır. Klinik deneme 2002'de yapılmıştır. alveolar osteitis için, toplamda yaklaşık 1.194 olan maksimum hasta sayısı için yapılacak en erken çalışma iken, diğer çalışmalar sadece birkaç çalışma grubunu içeriyordu [ 39 ].

          Aloe vera ve özleri üzerinde az sayıda sistematik inceleme yapılmış olmasına rağmen, araştırmamızda 'aloe veranın oral mukoza hastalığında kullanımı' ile ilgili herhangi bir sistematik inceleme bulamadık. Klinik araştırmaların metodolojik kalitesini değerlendirmek için Jadad skorunu kullandık ve incelenen sadece birkaç çalışmada metodolojik kusurlar yoktu. Bu derlemeye dahil edilen 15 çalışmanın tamamından sadece altı çalışma yüksek metodolojik yorgun puana (4/5) ulaştı, geri kalan çalışmalar jadad ağrısına (0-3) ulaştı. Randomizasyon eksikliği, geri çekilmelerin tanımının olmaması, bırakmalar ve randomizasyon dizisini oluşturma yöntemi ve çift körlemenin olmaması diğer çalışmalarda bazı yaygın sınırlamalardı. Klinik deneyler, aloevera'nın oral lezyonların tedavisinde etkili olduğunu, ancak en çok OLP hastalarında faydalı olduğunu gösterdi.23 ]. OLP'nin beş çalışmasının tamamı düşük riskli yanlılık gösterdi ve aloe vera'nın lezyonla ilişkili ağrı skorlarının ve yanma hissinin bu hastalarda klinik semptomların kısmen veya tamamen iyileşmesiyle azaltılması için etkili bir terapötik seçenek olduğunu kanıtladı [ 21 – 25 ].

          Su ve arkadaşları tarafından yapılan bir klinik denemede, aloevera'nın radyasyona bağlı mukozit hastalarında daha az faydalı olduğu ve daha fazla deneme yapılması gerektiği bulundu. Aloevera, baş ve boyun radyoterapisine toleransı iyileştirmede, mukoziti ve ağrıyı azaltmada etkili değildi. Ancak aloevera hastasında yaşam kalitesi iyileşmiştir [ 31 ]. Aloevera antikandidal etkiye sahip olsa da, Shetty PJ ve ark. tarafından yapılan çalışmada gösterildiği gibi Triphala'dan daha azdı .]. OSMF hastaları üzerinde yapılan çalışmalar, aloevera'nın OSMF'nin tüm klinikopatolojik evrelerinde, özellikle klinik olarak hafif evrede ve histopatolojik olarak erken evrede etkili olduğunu kanıtlamıştır. Hastalarda ağrı ve yanma hissinin birincil sonuçları önemli bir azalma gösterdi ve çalışmaların genel kalitesinin düşük riskli önyargı ile iyi olduğu kabul edildi. Ağız açma, yanak esnekliği ve dil çıkıntısının diğer sonuç ölçütleri de bu çalışmalarda umut verici görünmektedir [ 26 , 28 ]. Patil S ve diğerleri, aloe vera'nın OSMF yönetiminde etkili olduğunu bulmuştur, ancak aloe vera'nın sonuçları, karşılaştırmasında kullanılan diğer antioksidanlardan daha düşüktü. Bu çalışmalarda yüksek risk yanlılığı olduğu için çalışmamıza dahil etmedik [ 40 – 42]. 319 deneği değerlendiren aftöz stomatit hastaları üzerinde dört deneme yapılmıştır. Bu çalışmaların genel kalitesinin iyi olduğu ve ağrı ve eritem, lezyon boyutunda küçülme ve lezyon iyileşmesi gibi birincil sonuçların önemli ölçüde remisyon gösterdiği kabul edildi. Bu nedenle aloe vera, aftöz stomatitte ağrı kesici ve lezyon iyileşmesinde etkilidir [ 20 , 27 , 29 , 30 ].

          Bir sonraki soru, diğer oral lezyonlarda kullanılıp kullanılamayacağı ve güvenliği ile ilgili olarak ortaya çıkmaktadır. Topikal uygulama alerjik reaksiyonlara (aloin ve barbalion gibi antrakinonlardan dolayı), kontakt dermatit ataklarına, yanmaya ve eriteme yol açabilir. Aloevera'nın yutulması bazen ishal, elektrolit dengesizliği (müshil etkisi bazen düşük potasyum seviyelerine yol açabilir), kabızlığın kötüleşmesi ve geleneksel ilaç etkileşimleri ile ilişkilidir [ 43 , 44 ]. Ancak bu yan etkiler her hastada görülmez. İncelenen çalışmalarda herhangi bir yan etki bildirilmemiştir. Bu nedenle saf, stabilize, konsantre ve organik olarak yetiştirilen bir AV ürünü seçilmesi tavsiye edilir.

          Öneriler
          Aloe vera jeli, büyük tıbbi değeri ve çok daha az yan etkisi olan çoklu ve benzersiz özelliklere sahiptir, bu nedenle çeşitli oral mukozal hastalıkların tedavisinde kesinlikle tavsiye edilir.

          Çözüm
          Aloe vera, geniş bir benzersiz özellik ve kullanım yelpazesine sahiptir ve oral lezyonların tedavisinde umut verici bir ajandır, ancak gelecekte çeşitli ağız hastalıklarında etkinliğini kanıtlamak için dozajı ile ilgili daha kontrollü klinik araştırmalar yapılmalıdır.

          notlar
          Mali veya Diğer Rakip Çıkarlar
          Referanslar

          [1] Bairwa R, Gupta p, Gupta VK, Srivastava B. Geleneksel şifalı bitkiler: Ağız hijyeninde kullanım . IJPCS. 2012; 1 :1529–38. [ Google Akademik ]
          [2] Patil S, Kaswan S, Rahman F, Dhoni B. Hint popülasyonunda dil lezyonlarının yaygınlığı. J Clin Exp Dent. 2013; 5 (3):e128–32. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [3] Espinoza I, Rojas R, Aranda W, Gammol J. Santiago, Şili'de Oral mukozal lezyonların yaygınlığı. J Oral Pathol Med. 2003; 32 :571–75. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [4] Reichart PA. Yaşlanan Almanların temsili bir kesitsel çalışmasında oral mukozal lezyonlar. Topluluk Dent Oral Epidemiol. 2000; 28 :390–98. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [5] Ahuja A, Ahuja V, Yadav S. Sarımsak: Ağız hastalıkları için mucizevi bir bitki – bir inceleme. J Ağız Sağlığı Toplum Dent. 2014; 8 :51-54. [ Google Akademik ]
          [6] Reynolds T, Dweck AC. Aloe vera jel yaprağı: bir inceleme güncellemesi. J Etnofarmakol. 1999; 68 :3e37. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [7] Newall CA, Anderson LA, Phillipson JD. Sağlık çalışanları için bir rehber. Londra: The Pharmaceutical Press; 1996. Bitkisel ilaçlar. [ Google Akademik ]
          [8] Femenia A, Sanchez ES, Simal S, Rossello C. Aloe vera ( Aloe barbadensis Miller ) bitki dokularından polisakkaritlerin bileşim özellikleri. Karbonhidrat Polimi. 1999; 39 :109e117. [ Google Akademik ]
          [9] Xing JM, Li –FF. Tuzdan arındırma ile sulu iki fazlı ekstraksiyon kullanılarak aloe polisakkaritlerinin saflaştırılması. Nat Prod Arş. 2009; 23 :1424–30. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [10] Vazquez B, Avila G, Segura D, Esclanate B. Aloe verav jelinden elde edilen ekstraktların antiinflamatuar etkileri. J Etnofarmakol. 1995; 54 :69-75. [ Google Akademik ]
          [11] Lorenzetti LJ, Salisbury R, ​​Beal JL, Baldwin JN. Aloe veranın bakteriyostatik özellikleri. J ilaç Sci. 1964; 53 :1287. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [12] Yagi A, Kabash A, Okamura N, Haraguchi H, Moustafa SM, Khalifa TI. Aloe Vera'daki aloesin türevlerinin antioksidanlar, serbest radikal süpürücü ve anti-inflamatuar etkileri. Bitki Med. 2002; 68 :957–60. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [13] Im SA, Lee Yr, Lee Yh, et al. Oral olarak uygulanan Aloe vera jelinin immünomodülatör aktivitesinin canlı kanıtı. Arch Ecz. 2010; 33 :451–56. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [14] Kim K, Kim H, Kwon J, et al. İnsüline bağımlı olmayan diyabetes mellitusun bir fare modelinde işlenmiş Aloe Vera jelinin hipoglisemik ve hipolipidemik etkileri. Bitkisel ilaç. 2009; 16 :856-83. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [15] Langmead L, Makins RJ, Rampton DS. Aloe vera jelinin insan kolorektal mukozasında in vitro antiinflamatuar etkileri. Arch Ecz. 2010; 33 :451–56. [ Google Akademik ]
          [16] Zavallı MR, Hall JE, Zavallı AS. Acemann higrojel içeren salisept yaması ile tedavi edilen hastalarda alveolar osteitis insidansında azalma. J Oral Maksillofas Cerrahisi. 2002; 60 :374-79. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [17] Wadhawan R, Khan SDDA, Solanki G, Sabir S. Aloe vera: diş hekimliğinde nimet. Int J Pharm Res Rev. 2014; 4 :147–51. [ Google Akademik ]
          [18] George D, Bhat SS, Antony B. Aloe vera diş jeli ve iki popüler ticari diş macununun antimikrobiyal etkinliğinin karşılaştırmalı değerlendirmesi. Bir in vitro çalışma. Gen Dent. 2009; 238 [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [19] Jadad AR, Moore RA, Carol D, et al. Randomize kontrollü çalışmaların kalitesinin değerlendirilmesi: Körleme gerekli mi? Kontrollü Klinik denemeleri. 1996; 17 :1–12. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [20] Garnick JJ, Singh B, Winkley G. Silikon dioksit, aloe ve allantoin içeren bir ilacın aftöz stomatit üzerindeki etkinliği. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 1998; 86 :550–56. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [21] Choonhakarn C, Busaracome P, Sripanikulchai B, Sarakarn P. Aloe vera jelinin oral liken planus tedavisinde etkinliği: randomize kontrollü bir çalışma. Br J Dermatol. 2008; 158 :573-77. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [22] Salazar-Sánchez N, López-Jornet P, Camacho-Alonso F, Sánchez-Siles M. Oral liken planuslu hastalarda topikal Aloe vera'nın etkinliği: randomize çift kör bir çalışma. J Oral Pathol Med. 2010; 39 :735–40. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [23] Amanat D, Bahri NR, Tazaesh L. Oral liken planus tedavisinde Aloe vera'nın lokal triamknolona karşı etkisi. Şiraz Üniv Dent J. 2011; 12 :206–13. [ Google Akademik ]
          [24] Mansourian A, Momen-Heravi F, Saheb Jamee M, Esfehani M, Khalilzadeh O, Momen Beitollahi J. Aloe vera gargarasının oral liken planus üzerinde %0.1 triamsinolon asetonid ile karşılaştırılması: randomize, çift kör bir klinik çalışma. J Med Sci'yim. 2011; 342 :447–50. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [25] Reddy RL, Reddy RS, Ramesh T, Singh TR, Swapna LA, Laxmi NV. Oral liken planus tedavisinde aloe vera jeline karşı triamsinolon asetonid merheminin randomize çalışması. Quintessence Uluslararası. 2012; 43 :793–800. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [26] Sudarshan R, Annigeri RG, Sree Vijayabala G. Oral submukoz fibroz tedavisinde Aloe vera - bir ön çalışma. J Oral Pathol Med. 2012; 41 :755-61. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [27] Bhalang K, Thunyakitpisal P, Rungsirisatean N. Aloe veradan ekstrakte edilen bir polisakkarit olan Acemannan, oral Apthous Ülserasyon tedavisinde etkilidir. J Altern Kompleman Med. 2013; 19 :229–34. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [28] Alam S, Ali I, Giri KY, Gökkulakrishnan S, Natu SSS, Faisal M, et al. Aloe vera jelinin oral submukoz fibrozun adjuvan tedavisi olarak etkinliği. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol. 2013; 117 :717–24. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [29] Mansour G, Ouda S, Shaker A, Abdallah HM. Minör tekrarlayan aftöz stomatit tedavisinde yeni aloe vera ve mür bazlı oral mukoadezif jellerin klinik etkinliği: randomize, çift kör, araç kontrollü bir çalışma. J Oral Pathol Med. 2014; 43 :405–09. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [30] Babaee N, Zabihi E, Mohseni S, Moghadamnia AA. Aloe vera jelinin minör tekrarlayan aftöz stomatit üzerindeki terapötik etkilerinin değerlendirilmesi. Dent Res J. 2012; 9 :381–85. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [31] Su CK, Mehta V, Ravikumar L, Shah R, Pinto H, Halpern J, et al. Baş-boyun neoplazmalı hastalarda radyasyona bağlı mukoziti önlemek için oral Aloe vera ile plaseboyu karşılaştıran Faz II çift kör randomize çalışma. Int J Radiat Oncol Biol Phys. 2004; 60 :171–77. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [32] Jornet PL, Camacho–Alonso F, Molino-Pagan D. Yanan ağız sendromunu tedavi etmek için bir dil koruyucu ile birlikte uygulanan Aloe Vera Barbadensis'in prospektif, randomize, çift kör, klinik değerlendirmesi. J Oral Pathol Med. 2013; 42 :295–301. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [33] Shetty PJ, Hegde V, Gomes L. Protez temizleme tableti, Triphala, Aloe vera ve Kaju yaprağının kurumsallaşmış yaşlıların tam protezlerinde antikandidal etkinliği. J Ayurveda Integr Med. 2014; 5 :11–4. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [34] Morales-Bozo I, Rojas G, Ortega-Pinto A, Espinoza I, Soto L, Plaza A, et al. Yetişkin deneklerde farklı kökenli ağız kuruluğunu gidermek için formüle edilmiş iki ağız gargarasının etkinliğinin değerlendirilmesi. Gerodontoloji. 2012; 29 (2):e1103–12. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [35] Ahmadi A. Potansiyel Önleme: Aloe vera gargarası, baş ve boyun kanseri hastalarında radyasyona bağlı oral mukoziti azaltabilir. Çene J Integr Med. 2012; 18 :635–80. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [36] Beyari M, Dar–Odeh N. Çalışmayan tükürük bezleriyle ilişkili ağız kuruluğu için doğal ilaçlar. J Her Med. 2015; 5 :113–17. [ Google Akademik ]
          [37] Dal Belo SE, Gasper LR, Campos PMBGM. Cilt biyomühendisliği teknikleri ile değerlendirilen farklı konsantrasyonlarda Aloe vera özü içeren kozmetik formülasyonların nemlendirici etkisi. Cilt Res Technol. 2006; 12 :241–46. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [38] Heggers JP, Küçükçelebi A, Listengarten D, Stabenau J, Ko F, Broemeling LD, et al. Eksizyonel bir yara modelinde aloe'nin yara iyileşmesi üzerindeki faydalı etkileri. J Altern Kompleman Med. 1996; 2 :271–77. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [39] Zavallı MR, Salon JE, Zavallı AS. Acemannan hidrojel içeren SaliCept Patch ile tedavi edilen hastalarda alveolar osteitis insidansında azalma. J Ağız Çene Cerrahisi. 2002; 60 :374-79. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [40] Patil S, Al Zeera BK, Sahu R. Oral submukoz fibroz tedavisi için doğal antioksidanlar spirulina ve aloe vera'nın karşılaştırmalı çalışması. J Oral Biol Craniofac Arş. 2015; 5 :11–15. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [41] Patil S, Halgatti V, Maheshwari S, Santosh BS. Oral submukoz fibroz tedavisinde bitkisel antioksidanlar oxitard ve aloe vera'nın etkinliğinin karşılaştırmalı çalışması. J Clin Exp Dent. 2014; 6 (3):e265–70. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [42] Patil S, Sghaireen MG, Maheshwari S, Kunsi SR, Sahu R. Oral submukoz fibroz tedavisinde likopen ve aloe veranın etkinliğinin karşılaştırmalı çalışması. Int J Sağlık Müttefik Sci. 2015; 4 :13-17. [ Google Akademik ]
          [43] Moore TE. Aloe veranın M ve M'leri- Diş hekimliği için mi? J Okla Dent Doç. 2001; 91 :30–31. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          [44] Mangaiyarkarasi SP, Manigandan T, Elumalai M, Cholan PK, Kaur RP. Aloe veranın Diş Hekimliğinde Faydaları. J Pharm Bioallied Sci. 2015; 7 :255–59. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]

          ALOE VERA İle Kurdeşen



          efsuslu83 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
          Ne zaman satışa başlayacak?
          Gökçek marketinge koyacak mısınız diye sormuyorum çünkü zaten koymayacaksınız.
          Evet satışa başladık hamdolsun
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            ALOE VERA İle Klinik Araştırmalar



            hafize88 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
            evet ibrahim beyde ürtikeri azdırır mı ne kadar süre kullanılmalı kesin tedavi eder mi? yine aynı ekmek siyah çay kola fanta diyeti uygulamalımıyım bu bilgileri istiyorum isterse tedavi 10 ay sürsün kullanırım ürünlerinizi şu kafamdaki şüpheleri sona erdirseniz sorularıma cp vererek
            Aloeverajel kronik ürtikere karşı etkili hemde tadı güzel, şeker, fanta, siyah çay zaten zararlı
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              ALOE VERA İle Atopik Egzama



              igokcek Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
              Evet satışa başladık hamdolsun
              Sitenizde satışını göremedim.

              Yorum yap


              • #8
                Aloe vera bitkisi, Liliaceae (zambakgiller) familyasına aittir ve 400 den fazla türü vardır. Çeşitli alanlarda en çok kullanılan Aloe barbadensis Miller adı verilen çeşididir. Yaprak, iki bölümden meydana gelmiştir. Müshil olarak kullanılan ve antrakinonlar adı verilen maddeleri içeren yeşil kabuk bölümü ve Aloe jeli olarak adlandırılan müsilaj bölümü.
                Jel kısmında, 18 amino asid, 20 mineral, 12 vitamin ile çeşitli bilimsel araştımalarda immunostimülan olduğu gösterilmiş olan asemannan, glukomannan, mannoz-6 fosfat, aloerid gibi polisakkaridler; çeşitli enzimler, deneysel olarak antihistaminik olduğu gösterilmiş olan alprogen; yine çeşitli çalışmalarda kan kolesterol düzeylerine ve selim prostat hipertrofisine etkili olduğu bildirilen lupeol, beta-sitosterol ve kampesterol gibi steroller ile lignin, salisilat gibi maddeler bulunmaktadır. Antrakinonları içeren kabuk bölümü suyunun uçurulması ile elde edilen ve laksatif olarak kullanılan kısma Aloe denir. Yaprağın iç kısmında bulunan ve parankim hücreler tarafından imal edilen müsilaj görünümlü ranksiz kısma ise Aloe vera Jel adı verilir. Bu iki kısım devamlı şekilde kavram karışıklığına neden olduğu için, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nün Seçilmiş Tıbbi Bitkiler monografında ayrı bölümler halinde incelenmiştir.
                Aloe vera jel inin gerek yüzeyel kullanım, gerekse besin tamamlayıcısı olarak içecek şeklinde hazırlanması, özel yöntemler gerektirmektedir ve ürünler, günümüzün son derece gelişmiş analiz yöntemleri ile kontrol edilmektedir. Bundan amaç, jelde varolduğu bilinen maddelerin ürünün içinde de korunmuş olarak bulunmasıdır.

                ALOEVERA NEDİR
                Curabitur lacinia Nulla id egestas felis cursus leo congue Curabitur platea. Ipsum Boyu 30 - 60 cm civarinda her zaman yesil olan, zambakgiller familyasindan çok yillik bir Afrika bitkisidir
                Yapraklari etli ve uzun olup uçlara dogru kiliç gibi sivrilesir, soluk yesil renkli yapraklarinin kenarlarinda sivri dikenleri vardir. Kirilmis yapraklari içinde saydam, jelatinimsi bir bitki özü gözükür. Bitkinin tabani yukariya dogru çiçek gibi açilan bir gövdeye sahiptir. Burada sivri dikenler, trompet gibi açan çiçekler ve çogalmayi saglayan yan dallar bulunur. Çiçek sapi ortadan tek çikar ve 135 cm ye kadar yükselebilir, bunun ucunda uzun bir çiçek salkimi bulunur. Meyvasi çok sayida çekirdek içeren üçgen seklinde bir kapsüldür. Yilin büyük kisminda açar. Sarkik çiçekleri saridan turuncu ve eflatuna kadar degisen renklerdedir. Amerika ve Japonyada kültür bitkisi olarak yetistirilmektedir. Aloe arborescens, Aloe barbadensis, Aloe perryi, Aloe vahombe ve Aloe ferrox aloe'nin botanik olarakbenzer türleri olup en degerlisi Aloe barbadensis'dir.

                KULLANIM ALANLARI
                Faydalari :
                Aloe jeli denilen sivi, yapraklarin güneste bekletilerek veya isitilmasi ile elde edilir. Koyu kahve renklijelatinimsi parçalar halindedir. Suda kismen, alkolde tamamen çözünür. Agizdan veya yüzeysel olarak kullanilabilir. Aloe konsantre ise Aloe jelinin suyu uzaklastirilip dondurularak kurutulmus sekli olup oral olarak kullanilir. Bir de yine oral olarak kullanilan Aloe Vera latex ürünü elde edilir. Bu aloe'nin suyu buharlastirilip alindiktan sonra yapraklarda kalan kismidir ve daha ziyade antrakinon türevlerini içerir.Yapiskan, aci, sari bir sividir. Vücudumuz için gerekli olan 22 amino asitten 20 tanesialoe vera'da bulunmaktadir. Bu aminoasitlerden 7 si, vücudun üretemedigi,diyet yolu ile temin edilen 8 adet aminoasit grubundandir. Antrakinon grubundan anti - bakteriyel, aneljezik, anti - fungal, anti - viral olan Aloin ve Emodin içerir. Içerigindeki saponisler bakteri, mikrop, mantar ve pamukçuga karsi kuvvetli bir anti - septiktir Bagisiklik sistemini güçlendirici uzun polisakarin zinciri ve anti - viral özellikli Acemannan sayesinde beyaz kan hücrelerini uyararak bagisiklik sistemini düzenler. Iltihaplanmayi önleyeyicietken maddeler olan sterolleri (chosterol, campesterol, lupcol, sitesterol) bulundurur. Özellikle Lupcol anti - septik ve agri kesiciolarak vücutta çalisir. Aloe vera'da aspirinin ana ham maddesine benzer, iltihaplara karsi etkili, agri kesici(analgesic), ates düsürücü ve kani sulandirici etkileri olan salycylic asit bilesigi vardir. Aloe vera'da sindirimi kolaylastiranlipaz ve proteaz enzimleri yani sira iltihaplari yok eden carboxypeptidase enzimini de bulunmaktadir.
                Anti - kanser aktivitesi
                Kanserli dokularin büyümelerinin engellendigini gösteren bir çok çalisma yapilmis olup bu özelliklerinden tibbi bakis tarzi bölümünde daha detayli olarak bahsedilmektedir.
                Anti - virüs aktivitesi
                Kizamik, herpes ve HIV e karsi aktivite görülmüstür. Bu etkilerin bir kisminin immün sistemin aktivasyonundan olabilecegi düsüncesi de gündemdedir.

                Hepatit
                Aloe vera hepatit yüzünden hasara ugramis karaciger hücrelerini tamir eder.

                Immün sistemi
                Hücresel Bagisiklik mekanizasindaki T hücrelerini uyarir. Kan hücrelerinde lökosidlerin sentezini arttirir.Direkt kemik iligine etki eder. makrofaj hücrelerininyabanci cisimleri içerisine alarak yutma ve yok etme faaliyetlerini arttirir. Hücrelere canlilik verir. Interlökün sentezinin arttirilmasi sonucunda yabanci maddelere karsi T ve B lenfositlerinin hareketini arttirir.

                Kemik erimesi
                Gerek kadinlar ve gerekse erkeklerde ki kemik erimelerinde hem kemiklerdeki yikilmayi engellemekte ve hem de hizli bir hücre tamiri yaparak aksiyel kemik yogunlugunu da arttirmaktadir. Daha hizli bir tedavi için omega 3 ve 9 içeren balik yagi da takviye olarak alinmalidir.

                Kollestrol
                Kollestrol LDL yi karacigere tasiyarak orada yok edilmesini sagliyan HDL Hücrelerinin oraninin arttigi gözlemlenmistir. Dolayisiyla toplam kollestrol oraninda düsme saglanir.

                Mantarlar
                Mantar enfeksiyonlarindaaloe vera ile yeniden üreyen deri dokularina enfeksiyonun bulasmadigi ve bu sekilde eski hücrelerin tendürdiyot ile dezenfekte edilerek dökülüp yerine yeni hücrelerin olusturulmasiyla mantardan kurtulunmaktadir.
                Pamukçuk
                Agizda pamukçuk yapan maya hücrelerinin(candida albicans) üremesini durdurmaktadir.

                Sedef
                Uzun süreli bir tedavi gerektirmektedir. Ancak neticede iyilesmektedir.

                Sindirim sistemi
                Oral yolla alindiginda yaralarda basarili olmustur. Bagirsak pasaj zamanini düsürür ve sindirimi hizlandirir. Bagirsak bakteri florasinin daha iyi çalismasini saglar. Protein sindirimini ve emilimini arttirir. Kandaki alkol seviyesini düsürür.

                Seker hastaligi
                Azalmis insulin salinimi ile karakterize edilen bir karbohidrat metabolizma bozuklugudur. Aloe vera nin insulin üretimini aktive ederek kan sekerini azalttigi ve seker hastaligi yüzünden geç iyilesen yaralari çabuk iyilestirdigi tesbit edilmistir.

                Vitiligo
                Derideki melanosit hücrelerinin hasar görüp deride beyaz lekeler olusmasina vitiligo denir. Vücut oto immün antikorlar üretir ve bunlar hasara sebep olurlar. Aleo vera bu çarpik üretimi düzenleyerek onlarin ortadan kalkmasini ve kil foliküllerinde hala ölmemis melanositler varsa onlarin olusumunu hizlandirarak pigmentlerin yeniden eski hale dönmesini saglar. Bu hususta diger bir teoride aloe veranin süper oksitlerolusumunu engelleyerek onlarin melanositler üzerindeki etkisini ortadan kaldirarak hücrelerin yeniden aktivasyonuna kavustugu seklindedir.

                Yaniklar - Yaralar
                Her türlü sicak, soguk ve radyasyon yaniklari ve iltihapli yaralardahücreleri hizli bir sekilde iyilestirir, agrilari azaltir, siskinligi giderir, kaliteli bir doku olusmasini saglar.

                Yan Etkileri :

                Aloe vera latex, uterusda kan dolasimini arttirdigindan menstrüasyon dönemlerinde veya ay döneminin kanamalarin fazla arttigi günlerinde kullanilmamalidir. Hamile ve emziren kadinlar ile kronik ishal veya karin agrisi problemi olanlarin Aleo Vera? yi kullanmalari tavsiye edilmemektedir.

                TibbiBakis Tarzi:

                Agiz sagligi
                Aloe Vera suyu jeli ile günde 3 kere agiz çalkalanirsa agizdaki ülserlerin iyilesmesi hizlanir.

                Anti - toksikligi
                Radyasyon terapisi sirasinda deriye sürüldügünde karsi etki yapar, cildi yanmalardan korur.

                Aloe vera,cyclooxygenase aktivitesini engeller.

                Aloe vera, içeriginde bulunan magnezyum laktat yüzünden mast hücrelerindeki histidine decarboxylaseenziminin aktivasyonunu engeller.

                Aloe vera, prostaglandin E2yag asidinin üretimini engeller.

                Aloe vera, bradykinin sinirsel peptidini baski altinda tutar.

                mast hücrelerinin histamin salgilamasini engeller.

                Deri
                Jel olarak sürüldügünde çibanlarin iyilesmesini hizlandirir.

                Jel olarak sürüldügünde sivilceleresebep olan propionibacterium acnes bakterisini öldürür.

                Konsantre aloe vera suyu 1 ay, günde bir defa sürüldügünde actinic keratoses'lerin iyilesme süreciniçabuklastirir(anektodal raporlardan).

                Aloe vera jeli yaniklarin iyilesmelerini hizlandirir.

                Aloe vera jeli cutaneous leishmaniasis(bir çesitleishmania)lezyonlarinin iyilesmesini hizlandirir.

                Kozmetikte dermabrasion neticesi soyulan cilde 12 saatte bir sürülen aloe jeli iyilesme süresini çokhizlandirir. 72 saatlik bir süreçte oldukca iyi neticeler alinir.

                Ciltteki, erythema gibi iltihaplanmalari engeller.

                Aloe vera jeli sürüldügünde akut veya kronik alerjik reaksiyonlar neticesi olusan kasintili deri döküntülerinin iyilesmesini çabuklastirir.

                Böcek isirma veya sokmalarinda olusan kasinti ve yanmalari azaltir.

                Aloe vera jeli genel olarak kasintilaraiyi gelir.

                Aloe vera jeli veya sampuani,psoriasis rahatsizliginda % 83 basari saglar.

                Radiodermatitile ilgili lezyonlarin iyilesmesini saglar.

                Aloe vera jeli radyasyon terapisi sirasinda cildinepitelyum tabakasinda olusan radyasyon yaniklarina karsi koruma yapar.

                Kafa derisinin üst kismindaki kasintilaraloe verali sampuanlarla yikama yapilarak azaltilabilir.

                Aloe vera jeli, yara izlerini önler.

                Aloe vera jeli, geçici olarak cildin görünümünügelistirir, deriyi temizler, deri hücrelerinin rejenerasyonunu uyarir. Ayrica, belkide yaralarin iyilesmesinde fayda saglayabilen fibroblast hücrelerinin olusumunu tesvik eder. Oral olarak veya krem olarak cild ülserleriniiyilestirir. Içerdigi acemannan sayesinde merhem olarak decubitus ülserlerinin iyilesmesini hizlandirir.

                Acemannan hidrojeli ile yapilan klinik çalismalarda agiz ülserleri maksimum 6 günde iyilesmistir.

                Aloe vera hafif ve orta derecedeki cilt yarasi, yanik ve günes yaniklarinda çok iyi neticeler saglar.

                Günde 4 kere sürüldügündetinea rahatsizligina sebep olan çesitli zararli mantarlari öldürür.

                Anektodal raporlara göre 3 saatte bir sürüldügünde sigilleriiyilestirir.

                Oral olarak alinarak veya merhem olarak sürülerek yaralarin iyilesmesini hizlandirir ve onlarin enfekte olmalarini engeller.

                Immün sistem
                Aloe Vera suyu alerjileri hafiflestirir, jel olarak sürüldügünde de deri alerjilerini azaltir.

                Aloe Vera suyu içerigindeki 5 - fluorouracil and cyclophosphamide kimyasallari sayesinde bazi tür kanserlerde tümörleri küçültür, bazi kemoterapik kanser ilaçlarinin etkinligini arttirir ve metastas'i önler.Yine kanser tedavisinde kullanilan melatonininetkinligini arttirir. Aloe Vera karaciger kanserinde de yararsagliyan çok önemli bir bitkidir.

                Agizdan alinan veya yüzeysel sürülen aloe vera pek çok zararli bakteriye karsi etkindir. Bu bakteriler

                Bacillus subtilis - Citrobacter species(% 60 etkin) - Enterobacter cloacae - Eschericia coli(% 90) - Klebsiella pneumoniae - Mycobacterium tuberculosis - Propionibacterium acnes - Pseudomonas aeruginosa (% 90) - Salmonella species - Serratia marcescens - Staphylococcus aureus - Streptococcus agalactiae - Streptococcus faecalis - Streptococcus pyogenes Agizdan alinan veya yüzeysel sürülen aloe vera, Candida albicans ve Trichophyton species gibi pek çok zararli mantara karsi da etkindir.

                Aloe Vera jeli, Trichomonas vaginalis gibi bazi parazitsel mikroorganizmalara karsi da etkindir. Agizdan alinan aloe vera suyu atesi düsürür

                Potansiyel bir anti - iltihaplanma ajanidir. Agiz yolu ile sindirim kanallarinda, sürerek deride erythema gibiiltihaplanmalari engeller.

                Aloe Vera mast hücrelerinden histamin salgilanmasini ve bir ön iltihaplanma maddesi olan Leukotrienesin üretimini engeller.

                Aloe Vera jel olarak sürüldügünde derideki Langerhanshücrelerinin günesin ultra - viyoleradyasyonundan dolayi hasar görmesini engeller.

                Aloe Vera içerigindeki Acemannan sayesindemakrofajlarin fonksiyonelliklerini güçlendirir.

                Agizdan alinan aloe vera suyu, içerigindeki Acemannan sayesinde herpes, measles ve rhinotracheitisgibi bazi virüsleri engeller.

                Aloe Vera AIDS hastalarinda immün sistemibirçok yönden destekler. Içerigindeki Acemannan sayesinde AIDS'e sebep olan HIV virüsünü, virüsteki glikoproteinin glükozilasyonuna mani olarak engeller.

                Aloe Vera, Herpes Simplex virüslerine karsi anti - viral etkinlige sahiptir. Yine içerigindeki acemannan sayesinde grip virüslerinde de etkin rol oynar.Bu yüzden grip tedavi ve önlenmesinde çok faydalidir.

                Yine ayni sebeplemeasles virüsüne karsi da anti - viral etkiye sahiptir.

                Iskelet kaslari sistemi
                Aloe Vera fibromiyaljisemptomlarini azaltir.

                Rheumatoid arteritlerde etkin bir iyilesme saglar.

                Kalp - damar sistemi
                Jel olarak sürüldügünde kilcal damarlari genisleterek deride kan dolasiminiarttirir. Ayni sekilde kan

                dolasimini arttirarak soguk isirmalarinin iyilesmesini saglar.

                Metabolik sistem
                Kronik yorgunluk sendromunda semptomlari hafifletir. Birkaç ayda epeyce bir iyilesme saglanir. Aloe Vera diabetes mellitushastalarinin her iki(1 ve 2. tip) tipinde de kan sekeri ve trigliserit seviyelerinidüsürür. Yine bu hastalarda olusmus diyabetik bacak ülserleri yaralarinin iyilesmesinde de yararlidir.

                Seksüel sistem
                Vajinaya jel olarak sürüldügünde,leukorrhearahatsizligini 72 saat içinde geçirir. Vajinaya jel olarak sürüldügünde, trichomonas vaginalis enfeksiyonunun sebep oldugu vaginitis'leriazaltir. Zararli parazitler bir çok vaginitis den sorumludur.

                Sindirim sistemi
                Aloe Vera meyva suyu içerdigi acemannan sebebiyle kolitis ile iliskili olan bagirsak iltihaplanmasina iyi gelir. Yine ayni sebeple crohn rahatsizligi ile iliskili yemek borusu iltihaplanmasini da iyilestirir. Ayni sekilde benzer hastaliklar olan ülserlesmis colitisve tahris edici bagirsak sendromu'nu da iyilestirir.

                Aloe Vera suyu içerigindeki antrakinon glikozitleri sayesinde kabizligi gidermede (bagirsak temizlenmesi) de yararli bir maddedir.

                Aloe Vera jeli, mide asitlerinin salgilanmasini engelleyerek mide eksimesini giderir.

                Aloe Vera suyu asiri hidroklorik asitsalgilama durumunda da normallestirme yapar.

                Aloe Vera bos midedeki pepsinin aktifligini giderir, hidroklorik asit salgilanmasini engelleyerek onun midedeki ülserlibölgelerle temas ederek tahris etmesini önler. Böylece mide ile ince barsagin jejunum bölümü arasindaki peptic ülserleri iyilestirir. Yine duodenal ülseri de iyilestirir.

                Solunum sistemi
                Astim hastalarinin % 40 inda iyilesmeler görülmüstür.

                Klebsiella pneumoniae bakterisinin sebep oldugu pnömoni'yi engellemede aloe vera etkindir.

                Etkilesmalari :

                Destekledikleri
                Kanser tedavisinde destekleyici olarak kullanilan melatoninhormonunun etkisini arttirir.

                Içerigindeki acemannan sayesinde bir immün sistem kimyasali olan interferon üretimini arttirir.

                Kemoterapide anti - tümör etkili cyclophosphamide ilacinin etkisini arttirir.

                Yine ayni sekilde kemoterapide anti - tümör etkili fluorouraciladli ilacin etkisini arttirir.

                Cilde iltihaplanmayi önlemek için sürülen cortisolilacinin etkinligini arttirir.

                Yaralarin iyilesmesinde vücutca kullanilankolajenproteininin üretimini arttirir.

                Cildin dimetilsülfoksittedavisiyle yüzeysel iyilestirilmesinde cilde yapilan tahrisi önler ve düzeltir.

                Içerii :

                Vitaminler
                Choline - - Beta - karoten - - Vit (B1 - B2 - B3 - B6) - - Vit - C - - Vit - E
                Mineraller
                Bakir - - Kalsiyum - - Klor - - Gemanyum - - Sodyum - - Potasyum - - Demir - - Mangan - - Silikon - - Kükürt - - Magnezyum laktat
                Kimyasallar
                Aminoasitler:Alanine - - Arginine - - Aspartic Acid - - Cystine - - Glutamic Acid - - Glycine - - Histidine - -
                Hydroxyproline - - Isoleucine - - Leucine - - Lysine - - Methionine - - Phenylalanine - - Proline - - Serine - - Threonine - - Tyrosine - - Valine
                Karbonhidratlar:Arabinose - - Galactose - - Glucose - - Mannose - - Xylose

                Polisakkaritler:Acemannan

                Enzimler:Alkaline Phosphatase - - Amylase - - Bradykininase - - Catalase - - Creatine Phosphokinase

                Glutathione Peroxidase: Glyoxalase I - - Glyoxalase II Superoxide Dismutase

                Yaglar:Gamma - Linolenic Acid

                Phytosterols:Beta - Sitosterol - - Campesterol

                Organic Acids:Chrysophanic Acid - - Cinnamic Acid - - Salicylic Acid - - Succinic Acid - - Uric Acid

                Quinones:Anthraquinones: Barbaloin - - Isobarbaloin - - Emodin (Aloe Emodin)

                Diger:su(96000) - - Resitannol - - Resin - - Ethereal Oil - - Aloenin - - Rhabarberone - - Lupeol
                Kokusu - Tadi
                Bitki yapraklarinin öz suyu kendine has kokulu ve acimsidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Dr Ragıp ESENER

                  ALOE VERA “ÖLÜMSÜZLÜK BİTKİSİ”
                  Aloe vera son yıllarda ülkemizde de moda olmaya başlayan bir bitkidir. İnsanlar tarafından çok eski çağlardan beri tanınan ve kullanılan bu bitkinin, yakın zamana kadar ülkemizde bilinmemesinin nedeni, muhtemelen doğal bitkilerimizden olmaması ve saklama usullerinin fazla bilinmemesine bağlıdır.Palmiye Merkezi, ülkemizde Aloe vera’nın bitki olarak yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmakta ise de, düşündüğümüz Türkiye’de bir Aloe Vera Enstitüsü açmaktan henüz uzağız. Bu yazı serisinde Aloe vera yı geçmişi ve halihazırdaki kullanım alanları ile özet olarak sunmaya çalışacağım.Aloe vera için dünyada her yıl, birçok kitap basılmakta, ayrıca üreticilerin ve imalatçıların sayısı gittikçe artmaktadır. Kozmetik ve Tıpta kullanım o kadar artmıştır ki, Avrupa ve Amerika kıtalarında birçok ülkede, yalnız Aloe vera ürünlerinin satıldığı mağazalar açılmıştır.

                  Aloe vera bitkisi “aloaceae” ailesine ait bir bitkidir. Eski sınıflandırmada “liliaceae” ailesinde olduğu düşünülen bu bitki, lilyum ailesindeki sarımsak, soğan ve kuşkonmaz gibi tıbbi değeri olan bitkiler gibi, tıbbi özelliklerinden dolayı çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Bitki dış görünüşü ile bir kaktüsü andırır. Aloe ailesinde 350 kadar tür mevcuttur, bunlardan Aloe vera dışında dördü, tıbbi değere sahiptir. Tibbi değeri olan diğer aloeler: Aloe arborescens “Ağaçsı aloe”, Aloe ferox “Dikenli Aloe”, Aloe saponaria “Benekli aloe” ve Aloe perryi “Curaçao adası aloesi” dir. Palmiye Merkezi seralarında tıbbi değeri olan 4 tür aloe ve bir alt grubun üretimi yapılmaktadır.

                  Aloe vera’nın vatanı tam bilinmemektedir. Kuzey Afrika, Güney Afrika, Mezopotamya ve Yemen kökenli olabileceği ileri sürülmüştür. Muhtemelen ilk çıkış yeri Kuzey Afrika veya Yemen dir. Aloe vera çok yıllık, sukkulen(etsi) bir bitkidir. Fotografta görüldüğü gibi, rozet yapraklıdır. Gençken yaprakları beneklidir, sonra gri-yeşil renge döner ve her bir yaprak uzunluğu 60-90 cm e erişir. Çiçek sapı, 150cm yüksekliğe kadar uzayabilir, üzerinde boru şeklinde, sarı renkli salkım çiçekler oluşur. Aloe vera çiçekleri kısır olduğundan üretimi, yandan verdiği yavruların ayrılması ile gerçekleştirilir. Bitkiler genelde 12-16 yapraklıdır, yaşam süresi 12 yıl dolayındadır. Bitki 4 yaşına geldiğinde, erişkin hale geldiği kabul edilir, yaprak boyu 60-90cm ve her bir yaprağın ağırlığı, 1.5-2 kg a erişir. Bitkinin yaprakları da içeriği bakımından, tıbbi amaç veya kozmetik sanayiinde kullanılacak en yüksek kaliteye ulaşır. Tıbbi amaçla kullanmak için en dıştaki, büyük yapraklar, senede 2-3 defa kesilir. Bitkinin kendini çok çabuk iyileştirme özelliği vardır. Yaprağın kesildiği yerde oluşan yaralar, saniyeler içinde, bir film tabakası ile kaplanır ve yaradan sıvı kaybı önlenir.Aloe vera sıcak ülkelerin bitkisidir. 0C° altında yaprakları zarar görür, -4C° altında genelde ölüm meydana gelir. Ticari olarak Aloe vera yetiştiriciliği yapılacaksa, sıcaklığın hiçbir zaman 0C° ye düşmemesine dikkat edilmelidir. Toprağın geçirgen olmadığı veya çok nemli ortamlarda bitki daha yüksek derecelerde de zarar görebilir. İdeal olarak geçirgenliği iyi bir toprak ve bol güneş gelişmesi için şarttır.

                  Aloe veranın 5000yılı aşkın bir süredir, insanlar tarafından kullanıldığı tahmin edilmektedir. Bu kadar uzun süre içinde, mucize vasfını hiç kaybetmeden günümüze popüler bir bitki olarak gelmiştir. “Ölümsüzlük Bitkisi” adı eski Mısır’lılar tarafından kullanılmıştır. Aloe vera firavunların cenaze törenlerinde kullanılmaktaydı. Nefertiti ve Kleopatra’nın güzelliklerini bu bitkiye borçlu oldukları söylenmiştir. Kleopatra’nın, meşhur güzellik banyosunu, keçi sütü ve Aloe vera karışımı ile yaptığı da rivayet edilmektedir.

                  Mezopotamya, Nippur antik kentinde bulunan, MÖ 2000 yıllarında yazılan Sümer kil tabletlerinde, Aloe vera faydalı bitkiler arasında gösterilmektedir. Firavun Amen-Hotep I zamanında MÖ 1500 yıllarında yazılan Ebers Papirüslerinde, aloe ve kullanıldığı alanlardan geniş olarak bahsedilmektedir. Ebers papirüsünü yazan bilgenin, değişik kaynaklara ve kendi zamanından daha eskilere dayanarak yaptığı aktarmalar, bu bitkinin eski Mısır’da kullanımının çok daha eski tarihlere dayandığını ortaya koymuştur.

                  Yazarın notu: Ebers papirüsü: Alman Eski Mısır Dili uzmanı Georg Ebers tarafından çözülen papiruse yazılmış yazılardır. Ebers zengin iş adamı ortağı Herr Gunther ile birlikte bu papirüsleri, 1872 yılında bir Mısır’lıdan satın alarak Almanya’ya getirmişlerdir. Mısır’lının bu papirüsleri Thebes yakınındaki El Assasif kentinde, bir mezardaki mumyanın kucağında bulduğu bilinmektedir. Yazılanlar çözüldükten sonra bu papirüsler Leipzig Üniversitesine verilmiştir.

                  Papirüs “Cyperus papirus” tropik ve subtropik bölgelerde bulunan, sulak alan ve bataklıklarda yetişen uzun ince ot ile kamış arasında bir bitkidir. Ülkemizde iç mekanda sıklıkla kullanılan, Akdeniz sahil kuşağımızda ise, dış mekanda da yetişen Japon Şemsiyesi “Cyperus alternofolius” ile yakın akrabalığı vardır. Kağıt yapmak için, bu bitkilerin ince uzun gövdeleri bir bıçakla yukarıdan aşağıya çizilerek, kabuk ince bir tabaka halinde açılır. Bu ince levhalar, düz bir zemin üzerinde yanyana yayılıp, üzerlerine çekiç vurularak, tek bir levha haline getirilirler, sonra güneşte kurutularak papirüs kağıdı elde edilir. Palmiye Merkezinde bu iki tür bitki örnekleri mevcuttur.

                  Eski Mısır’da tıp ve ilaç, karmaşık şekilde ruhsal hayatla bağlantı göstermekteydi. Büyü, hayatı ve iyileşmeyi sağlayan tanrılara yakarma amacı ile yapılırdı. Bu tanrıların başında İsis ve Ra gelmekteydi. Aloenin o devirde kullanımı, farmakolojik olduğu kadar, ruhsal (manevi) olarak da tedavi edici olmaktaydı.

                  Bir hikayeye göre MÖ 333 yılında, Büyük İskender İran’ı ele geçirdikten sonra, hocası Aristotle’nin tavsiyesine uyarak, Aloe vera elde etmek için Sokotra adasını ele geçirmiştir.Büyük İskender ada ahalisini kovarak, buradaki Aloe veraları, yaralı askerlerinin yaralarının iyileştirmesi için kullanmıştır. Sokotra Adası Doğu Afrika’da Aden ve Somali arasındadır. Sokotra adasında 5 ayrı aloe dikim sahası bulunmuştur, ancak bu dikim sahalarının, Çin, Hindistan, Tibet ve Malezya ile ticaret için yapıldığı sanılmaktadır. Adanın Büyük İskender’in ele geçirdiği bilinen topraklardan 2500 km uzakta olması, bu hikayenin doğruluğuna şüphe düşürmektedir.

                  İskenderiye’ki Tıp Okulunda eğitim gören, Yunan’lı doktor ve bilim adamları da Aloe verayı geniş olarak kullanmıştır. Yunan farmakolok Celsius (MÖ 25-MS 50) Aloe veranın, barsak boşaltıcı etkisi (purgatif) olduğunu yazmıştır.

                  MS 2-3. yüzyıllarda Aloe vera batılı tıp doktorları tarafından da sıklıkla kullanılmaya başlanmış ve Avrupa ilaçları arasındaki sağlam yerini almıştır. Yaralanma, ülserlerde, basurda, mide yakınmalarında, saç dökülmesinde, uykusuzluk durumlarında, ağız ve dişeti hastalıklarında, yanıklarda, kabızlıkta, glokom, hazımsızlık, böbrek hastalıklarında kullanıldığına dair birçok raporlar vardır.

                  Aloe veranın Amerika kıtasını yayılması, İspanyol’ların Güney Amerika kıtasına girmeleri ile başlamıştır. Aztek İmparatorluğunun İspanyollar tarafından ele geçirilmesiyle, Aloe vera Orta Amerika ve Meksika’ya yayılmıştır. Bu bitkinin yaygınlaşması ve yeni bulunan kıtada, tıpta kullanılmasını Jesuit Papazlar sağlamıştır. Bu papazlar, okullarında, öğretmenlik ve tıp dallarında eğitim aldıklarından, aloe veranın değerini ve kullanıldığı yerleri bilmekteydi ve gittikleri her yere getirdikleri fideleri dikerek, aloe veranın Amerika Kıtasında yaygınlaşmasını sağlamışlardır.

                  Aloe adının arapça “alloeh” kelimesinden geldiğine inanılmaktadır. Alloeh Arapçada acı ve parlak madde anlamında kullanılmaktadır, bu da aloenin özelliklerine uymaktadır. Aloe verayı, Araplar sabir veya sabr, Suriyeli Arap’lar sabhra veya sebara olarak adlandırmışlardır. Lübnan’daki Sabhra Vadisi’nin tercümesi, Aloeler Vadisidir. Ülkemizde Aloe ye sarı sabırlık, Agave americana’ya ise sabırlık adı verilmektedir.

                  ALOE VERA’NIN KİMYASAL BİLEŞİMİ

                  Aloe vera’nın kimyasal analizi incelendiğinde, lignin, saponin, anthraquinon, enzim, vitamin, mineral, monosakkaridler, polisakkaridler, yağ asitleri, salisik asit ve aminoasitler gibi çok çeşitli elemanlar olduğu görülmüştür.

                  Aloe vera’nın vücut dokularına işleme yeteneği, mikrop, mantar ve virüs öldürücü etkisi, yeni hücre yapımını ve yara iyileşmesini sağlaması, sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi, barsakların çalışmasını arttırması ve vücuttan istenmeyen zararlı maddelerin atılmasını sağlaması, vücudun bağışıklık sisteminin kuvvetlendirmesi, yaralara olan anestezik (ağrı kesici) etkisi, ölü dokuların ortadan kaldırılmasının sağlanması gibi çok yönlü etkilerini nasıl gösterdiği uzun süredir merak konusu olmuştur.

                  Bitkinin bileşiminin yalnız %1 inde 75 den fazla besleyici element bulunmuştur. Bu kadar küçük miktarda bulunan bu bileşiklerin, nasıl bu kadar yararlı etkiler yaratabildiği bilim adamlarının ilgisini çekmiştir. Bugün bu mucizevi etkilerin, bitki yapısında bulunan dünyada bilinmeyen bir maddeden değil, içinde bulunan, çok çeşitli elementlerin en uygun oranda karışımı ile “sinerjik” (biri birlerinin kuvvetini arttırıcı) etki göstermesinden dolayı olduğu anlaşılmıştır.

                  Çok kısa olarak Aloe vera’nın içinde bulunan maddelerin, 8 grup altında vücutta ne görev yaptığına bakalım.

                  1. Saponin, lignin ve anthrakinonlar

                  · Saponin: Mikroplara karşı, antiseptik özellik
                  · Lignin : Cilde kolayca işler, yanlarındaki diğer maddeleri de cildden içeri taşır.

                  · Anthrakinonlar: Bitki özsuyunda bulunan 12 antrokinonun en önemlileri, Aloin ve Emodin dir. Her ikisi de mikrop ve virüs öldürücü özellikleri dışında, kuvvetli ağrı kesicidir. Ayrıca laksatif (barsak yumuşatıcı) özellikleri vardır. Barbaloin, İzobarbaloin analjezik ve antibiotik etkiye sahiptir. Anthranol, Anthracene ve Aloetik asit, yan etkileri olmadan antibiyotik etki gösterirler. Aloe emodin, bakteri öldürücü ve barsak yumuşatıcı etkiye sahiptir. Kinnamik asit esteri, ağrı kesici ve uyuşturucudur, aynı zamanda ölü dokuların parçalanmasına yardımcı olur. Krizofanik asit, deri üzerindeki mantarlara öldürücü olarak etki eder. Eterel yağ, ağrı kesici ve trankilizan (yatıştırıcı) dır. Rezistannol’un bakteri öldürücü özelliği vardır.

                  2.Vitaminler

                  Aloe vera nın yapısında Vitamin A (beta-carotene), Vit.B1(thiamine), Vit. B2(riboflavin), Vit. B3 (niacin), Vit. B6 (pyridoksin), Vit. B12, Kolin, Vit. C, Vit. E, Folik asit bulunmaktadır. Bu vitaminlerin herbirinin vücut çalışmasında ve bazı önemli maddelerin yapımında büyük rolleri vardır. B3, B6 ve B12 vitaminlerinin, yine aloe yapısında olan çinko, manganez ve krom gibi mineraller ile kombinasyonu, beyin fonksiyonları üzerine olumlu etki yapmaktadır. Bütün bu vitaminler genel vücud sağlığı için gereklidir ayrıca bu vitaminlerin bir çoğu çeşitli enzimlerin imalinde rol almaktadır.

                  3.Enzimler

                  Aloe vera da fosfataz, amilaz, bradikininaz, katalaz, sellülaz, kreatin, fosfokinaz, lipaz, proteolitaz gibi enzimler bulunur. Bu enzimlerin çoğu sindirimde rol oynamaktadır.

                  4.Mineraller

                  Aloe vera da bulunan 20’den fazla mineralin en önemlileri: kalsiyum, krom, bakır, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, selenyum, sodyum ve çinko’dur. Minerallerin çoğu, enzim sistemlerinin çalışması için gereklidir.

                  5.Şekerler

                  Aloe vera, hem glikoz ve fruktoz gibi monosakkaritleri hem de acemannan gibi polisakkaritleri içerir. Taze Aloe vera jelinde bulunan polisakkaritlerin yaklaşık % 90 nını oluşturan acemannan, özellikle bağışıklık sistemin güçlendirilmesinde önemli rol oynar, ayrıca virüslere karşı etkilidir. Acemannan tümor hücreleri ve enfeksiyonla mücadelede rolü olan akyuvarların üretimini arttırır. Akyuvarların artması ile yara iyileşmesinin de hızlandığı gösterilmiştir.

                  6.Steroidler

                  Aloe vera nın içerdiği bitki steroidlerinden en önemlileri: Kolestorel, kampesterol, ß-sisosterol ve lupeoldür. Bunlar önemli antienflamatuar (iltihap önleyici) ajanlardır. Ayrıca lupeolun antiseptik (mikrop öldürücü) ve ağrı kesici özelliği vadır.

                  7.Salisilik asit

                  Aspirinle aynı kimyasal yapıya sahip olan salisilikasit aloe sıvısında bulunan aloin’nin bir yıkım ürünüdür. Antibakteriyel ve antienflamatuar özelliğe sahiptir.

                  8.Amino asitler

                  Amino asitler insan vücudu için hayati öneme sahip yapı taşlarıdır. İnsanlar için gerekli olan 22 amino asitten 8 tanesi vücutta imal edilemez, bunlar dışardan sağlanmak zorundadır. Aloe verada bu 8 ana amino asitten 7’si bulunmaktadır. Ayrıca vücudumuz için gerekli diğer 14 amino asitin 11’i Aloe vera’da mevcuttur.

                  Kesik, yara ve yanıklar

                  Aloe vera kuvvetli ağrı kesici, antimikrobiyal ve hücre uyarıcı etkileri nedeniyle kesik, yara ve yanıklarda başarıyla kullanılmaktadır. İyi bilinen antienflamatuar ve yara iyileştirici özellikleri yanında, epitel hücrelerinin çoğalmasını hızlandırarak çabuk yara iyileşmesini sağlar.Deri yaralanmalarından sonra aloe vera kullanılan olgularda, kötü nedbe (skar) oluşumu hemen hemen görülmemektedir.

                  Ülserler

                  Aloe vera dudakta bulunan uçuktan, genital organ ve ciddi bacak ülserlerine kadar çeşitli yaralarda başarıyla kullanılmıştır. Özellikle antivirutik etkisi nedeniyle uçuklarda ve herpes zoster’de 3 gün gibi kısa bir sürede iyileşmeyi sağlamaktadır.

                  Deri

                  Aloe vera’nın deri üzerine iyileştirici, yumuşatıcı, nemlendirici ve yaşlanmayı önleyici etkisi vardır. Aloe vera’nın kozmetik etkisi 4 ana nedene bağlıdır. Bunlar nemlendirici rolü, kollajeni arttırması, pigment yapımını azaltması ve deri bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesidir. Aloe vera’nın yaşlanmayı önleyici etkisi çok yönlüdür: Çok iyi bir temizleyici olduğu için ölü hücreleri kaldırır ve derinin küçük gözeneklerini temizler. Bir yandan derideki atık ve toksinleri kaldırırken, içerdiği vitamin, mineral ve amino asitlerle deriyi besler ve yeni hücre yapımını arttırır. Aloe vera’nın çok bilinen yaşlanmayı önleyici etkisi, bitkinin fibroblast hücrelerinin çoğalmasını normalden 6-8 defa hızlandırmasına bağlıdır. Fibroblast hücreleri kollajen imal ederek deri sarkmasını önlerler.

                  Akne

                  Akneler genelde Aloe vera’nın yerel (topikal) uygulanmasına iyi cevap verirler.

                  Alerji, kaşıntı, ekzema

                  Aloe vera içindeki salisilik asit, bradikinaz bileşimler nedeniyle anti allerjiktir. Ağrı ve kaşıntıyı geçirerek etkili olur. Ekzemalarda da anti alerjik etkisi nedeniyle kullanılmaktadır.

                  Bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi

                  Aloe vera bilhassa içinde bulunan acemannan ile kuvvetli bir ümmüno-stimulandır (bağışıklık sistemi uyarıcısı). Ayrıca bitkide bulunan lektinler de ümmüno-stimulan etkiye sahiptir. Bağışıklık sistemini uyarıcı etkisi nedeni ile, AIDS, kanser ve tümörlerde denenmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta Aloe vera’nın kanseri tedavi edici değil, kansere karşı koymaya çalışan bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesidir.

                  Multiple sklerozis (MS)

                  Sinir sisteminin bu ilerleyici ve kesin tedavisi olmayan hastalığında, Aloe vera bağışıkılık sistemini kuvvetlendirici etkisi nedeniyle kullanılabilmektedir.

                  Ciddi hastalıklarda, Aloe vera tıbbi ilaçların yerine kullanılmamalıdır.

                  Aloe vera bitkisi, özü veya jeli kullanılmadan önce dikkat edilecek hususlar:

                  · Aloe vera genel olarak toksik olmayan bitkidir, ancak alerjisi olan bazı kimselerde alerjik reaksiyonlara yol açmıştır. Bu nedenle ilk defa kullanacakların az miktarda jel veya sıvıyı bilek veya kulak arkalarına sürmesi ve birkaç dakika içinde kaşıntı ve kızarıklık olup olmadığını gözlemesi gerekir. Aloe vera’ya karşı alerjisi olanların, doğal olarak bu jel veya sıvıyı kullanmaması gerekir.

                  · Safra kesesi iltihabı, idrar torbası iltihabı ve rahim kanaması olanlar Aloe vera kullanmamalıdır.

                  · Şeker hastaları, Aloe vera sıvısını kullanmadan önce doktorlarına danışmalıdır. Aloe vera’nın pankreasın daha fazla insülin yapmasını sağlayan özelliği nedeniyle, insülin kullanan hastalarda dışarıdan verilen insülünün azaltılması gerekir.

                  Dozaj ve kalite kontrol

                  Bugün bilhassa batı dünyası ve Eski Sovyetler Birliği ülkelerinde birçok Aloe vera ürünleri bulunmaktadır. Rusya’da kullanılan aloelerin bir kısmının, Aloe arborecens ve Aloe saponaria olduğu bilinmektedir.

                  Tedavi amacıyla en etkili aloe vera içeriği ‘bütün aloe yaprağı’ndan elde edilendir. Bütün yaprak, iç jele göre 3-5 kat daha fazla aktif maddeler içermektedir.

                  Konsantre aloe vera, yüksek ısı da pastörize edilmemişse daha etkilidir. Aloe vera içindeki karbonhidrat ve glikoprotein bileşikler, koruyucu kullanılmadığı takdirde süratle bozulmaktadır. Bu bozulmanın önlenmesi için ısıtma veya soğutma yöntemleri kullanılır. Soğutma yöntemi uygulanması genel daha pahalı bir yöntemdir ancak aktif maddelerin bozulmasını engeller. Isıtma yönteminde mantar oluşumu önlenirse de bilhassa mukopolisakkaritler bozulurlar. Bunun sonucunda aloenin birçok bileşeni görevlerini yaparlar ancak bağışıklık arttırıcı özelliği kaybolur.

                  Sıcak uygulaması yerine sodyum benzoat ( ağaç sakızından elde edilen) veya potasyum sorbat (üvez meyvesinden elde edilen) kullanılarak aloenin bozulması önlenir.

                  Eğer aloe yaprakları kesilip uzun süre açıkta bırakılırsa oksidizasyon sonucu etkinin azalması oluşur. Bu nedenle yaprak kesildikten sonra en geç 36 saat içinde seçilen koruma usulü kullanılmalıdır.

                  Piyasada bulunan Aloe veraların ne kadar saf oldukları belli değildir. Uluslararası Aloe Bilim Konseyi, içinde % 15 oranında aloe içeriği bulunan bileşimlere uygunluk raporu vermektedir.

                  Önerilen Dozlar

                  Fazla miktarda aloe alınması diyareye neden olur. Önerilen Aloe vera nın tüm yaprağından elde edilen konsantredir. Aloenin tadı, hasatın yapıldığı zamana göre değişir. Uzun ve kurak bir mevsimden sonra elde edilen aloe sıvısı daha koyu renkli ve daha keskin bir lezzette sahiptir.

                  Tedavi dozu günde 100 gr. veya 100 ml. Dir. Bu doz 2 defada verilir. Devam dozu günde 2 defa 25gr/ml Aloe vera jel veya sıvısının alınmasıdır.

                  Gereksinimin Karşılanması için Evde Aloe vera Yetiştirilmesi

                  Aloe vera sıcak ve kuru iklimden hoşlanan bir bitkidir. Dona dayanıklı değildir. Eğer iç mekanda yetiştirilecekse, saksının altına taş veya kiremit parçaları konulmalı, hazırlanan toprak geçirgen olmalıdır. Bitki büyük boya eriştiğinde en az 45cm çapında bir saksıya gereksinim gösterir.

                  Tam tıbbi değeri, bitkinin 3-4 yılda olgunlaşması ile ortaya çıktığından, erişkin bitki edinilmesi uygun olur. Aloe fazla suya ihtiyaç göstermez, yalnız kurudukça sulanmalıdır.

                  Açık havada bitki güneş ışığı ve rüzgardan iyi yönde etkilenir. Etsi yaprakları kuvvetlenir. Sıklıkla bitkinin gövdesinden küçük yavrular verir. Bu yavrular ayrılarak yeni bitkiler elde edilir.

                  Hasat daima en dış, yani yaşlı yapraktan başlanmalıdır. Alınan yaprak ortadan ikiye ayrılarak yaranın üzerine kapatılır veya çıkarılan jel yaraya sürülür. Yaprak blendırdan geçirilerek sıvı veya jel haline getirilir ve hemen buzdolabına konulur. Bu sıvı 4 hafta süreyle kullanılabilir. Stabilize edilmemiş bu sıvı dondurulmamalı veya yüksek ısıda tutmamalıdır, aksi takdirde faydalı etken maddeler parçalanabilir.

                  İçilecek aloe, kesilen ince küçük yaprak parçalarının kaynak suyuna konularak 1 gün buz dolabında tutulması ile hazırlanır. Bu sıvı, içindeki yapraklar çıkarıldıktan sonra içilir. Acı tadın giderilmesi için içine meyve suyu katılabilir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    ALOE VERA'nın Özellikleri



                    osmanuzen Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                    fiyatını ögrenebilirmiyim
                    Gökçek Aloe Vera Jelin 1 litresi 60 tl ve Vakti müsait olanların günde 5 defa 2 yemek kaşığı yemekten önce alması uygundur. İş nedeniyle vakti olmayanlar günde 3 defa 3 yemek kaşığı, bünyesi güçlü olanlar günde 5 defa 3 yemek kaşığı ve zayıf olanlar 5 defa 1 yemek kaşığı alabilir. Benim tavsiyem günde 5 defa 3-5 yemek kaşığı alınması, böylece tedavi süreci kısalır. Yaşlı, çocuk (4 yaşından küçük) ve ağır hastalar günde 5 defa 1 tatlı kaşığı almalıdır. Bir yaşından büyük bebeklere günde 5 defa 1 çay kaşığı verilebilir. Yaşlı ve bebekler problemsiz içebilir, çünkü bu bir şuruptur. Gökçek Aloe Vera Jel ile Gökçek İksir aynı anda kullanmak isterseniz, JEL yemekten önce iksir yemekten sonra alınmalıdır. İsteyenler Gökçek Aloe Vera Jeli günde 3-5 defa yarım çay bardağı, yani 3-5 defa 30 ml alabilir.Gökçek Aloe Vera Jeli kullanma dan önce çalkamanız gerekir, çünkü iksirin 1/10 unu eterik yağlar ve doymamış yağlardan oluşur.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      efsuslu83 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                      Bir şişe kaç gün gider. 15 gün mü? 1 ay mı?

                      Ayrıca siteniz de ne zaman satışa sunulacak. Marketing'e zaten bir şey koymuyorsunuz onu artık sormuyorum.
                      Bitki Karışımlı Aloevera Şurubu (Aloevera Jel) - Gökçek aktar, bitkisel tedavi, zona, hemoroid, şişkinlik, kabızlık, ülser, gastrit, sistit, kolit, miyom, kist, kanser Sitede satışa başladık, kullanılması aynı iksir gibi takriben 2-3 hafta yeterlidir.

                      Gökçek Aloe Vera Jeli vakti müsait olanların günde 5 defa 2 yemek kaşığı yemekten önce alması uygundur. İş nedeniyle vakti olmayanlar günde 3 defa 3 yemek kaşığı, bünyesi güçlü olanlar günde 5 defa 3 yemek kaşığı ve zayıf olanlar 5 defa 1 yemek kaşığı alabilir. Benim tavsiyem günde 5 defa 3-5 yemek kaşığı alınması, böylece tedavi süreci kısalır. Yaşlı, çocuk (4 yaşından küçük) ve ağır hastalar günde 5 defa 1 tatlı kaşığı almalıdır. Bir yaşından büyük bebeklere günde 5 defa 1 çay kaşığı verilebilir. Yaşlı ve bebekler problemsiz içebilir, çünkü bu bir şuruptur. Gökçek Aloe Vera Jel ile Gökçek İksir aynı anda kullanmak isterseniz, JEL yemekten önce iksir yemekten sonra alınmalıdır. İsteyenler Gökçek Aloe Vera Jeli günde 3-5 defa yarım çay bardağı, yani 3-5 defa 30 ml alabilir.Gökçek Aloe Vera Jeli kullanma dan önce çalkamanız gerekir, çünkü iksirin 1/10 unu eterik yağlar ve doymamış yağlardan oluşur.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        ALOE VERA İle Alerji Tedavisi



                        Aloe Vera ve Başlıca Aktif Bileşenlerinin Farmakolojik Güncelleme Özellikleri

                        Marta Sánchez , Elena González-Burgos , Irene Iglesias ve M. Pilar Gómez-Serranillos *
                        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                        Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
                        Git: Soyut


                        Aloe vera , anti-inflamatuar, antimikrobiyal ve yara iyileştirici özellikleri nedeniyle geleneksel olarak cilt yaralanmalarını (yanıklar, kesikler, böcek ısırıkları ve egzamalar) ve sindirim problemlerini tedavi etmek için kullanılmıştır. Bu tıbbi bitki üzerinde yapılan araştırmalar, geleneksel kullanımları doğrulamayı ve etki mekanizmasını derinleştirmeyi, bu faaliyetlerden sorumlu bileşikleri tanımlamayı amaçlamıştır. En çok araştırılan aktif bileşikler aloe-emodin, aloin, aloesin, emodin ve acemannan'dır. Aynı şekilde, Aloe vera için yeni eylemler araştırılmıştır.ve aktif bileşikleri. Bu derleme, son altı yılda (2014-2019) İngilizce olarak yazılmış güncel farmakolojik çalışmalara (in vitro, in vivo ve klinik araştırmalar) genel bir bakış sunmaktadır. Özellikle, yeni farmakolojik veri araştırması, çoğu çalışmanın anti-kanser etkisine, cilt ve sindirim koruyucu aktiviteye ve antimikrobiyal özelliklere atıfta bulunduğunu göstermiştir. En son çalışmalar in vitro ve in vivo'dur. Klinik deneyler sadece Aloe vera ile yapılmıştır , ancak izole bileşiklerle yapılmamıştır; bu nedenle, farklı insan koşulları ve patolojilerinde ilgili metabolitlerin klinik etkisini incelemek ilginç olacaktır. Temel araştırmalardaki bu çalışmaların umut verici sonuçları, Aloe vera'nın klinik uygulamasını test etmek için daha fazla sayıda klinik denemeyi teşvik ediyor.ve ana bileşikleri, özellikle kemik koruması, kanser ve diyabet üzerine.

                        Anahtar Kelimeler: Aloe vera , farmakoloji, özler, izole bileşikler
                        Git: 1. Giriş


                        Aloe vera ( Aloe barbadensis Miller, Xanthorrhoeaceae familyası), Kuzey Afrika, Asya'nın Orta Doğu, Güney Akdeniz ve Kanarya Adaları'nın sıcak ve kuru bölgelerinde yaygın olarak dağıtılan parlak sarı tübüler çiçeklere sahip çok yıllık yeşil bir bitkidir. Aloe vera , "Allaeh" ("parlayan acı maddeler" anlamına gelen Arapça kelime) ve "Vera" ("doğru" anlamına gelen Latince kelime) kelimelerinden türemiştir. Aloe vera yapraklarından elde edilen renksiz müsilajlı jel, farmakolojik ve kozmetik uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Geleneksel olarak, bu şifalı bitki cilt problemlerini (yanıklar, yaralar ve anti-inflamatuar süreçler) tedavi etmek için kullanılmıştır. Ayrıca, Aloe veraantikanser, antioksidan, antidiyabetik ve antihiperlipidemik dahil olmak üzere başka terapötik özellikler göstermiştir. Aloe vera , vitaminler (A, C, E ve B12 vitaminleri), enzimler (yani amilaz, katalaz ve peroksidaz), mineraller (yani çinko, bakır, selenyum ve kalsiyum), şekerler dahil 75'ten fazla farklı bileşik içerir. (mannoz-6-fosfat gibi monosakkaritler ve glukomannanlar gibi polisakaritler), antrakinonlar (aloin ve emodin), yağ asitleri (yani, lupeol ve kampesterol), hormonlar (oksinler ve giberellinler) ve diğerleri (yani, salisilik asit, lignin, ve saponinler) [ 1 , 2 , 3 ].

                        Bu derlemede, Aloe vera'nın farmakolojik aktivitelerinin (in vitro, in vivo ve klinik denemeler) bir güncellemesini özetliyoruz . Yayınlar (orijinal makaleler) 2014-2019 yılları arasında Pubmed veri tabanının hakemli bilimsel dergilerinde İngilizce olarak yayınlandı. Aloe vera dışındaki diğer bitkiler veya Aloe türleri ile birlikte Aloe vera içeren makaleler bu incelemenin dışında tutulmuştur.

                        Bu derleme, son altı yılda yayınlanan in vitro, in vivo ve klinik deneyleri içeren farklı etkinlikler olarak yapılandırılmıştır. Aktivitelerin sıralaması Aloe vera için yapılan çalışmaların ilgi ve önemine göre yapılmıştır . butablo 1(in vitro çalışmalar),Tablo 2(in vivo çalışmalar) veTablo 3(klinik denemeler) Aloe vera ve izole bileşikleri için ana farmakolojik bulguları özetler (Şekil 1,şekil 2). tablo 1


                        Aloe vera için in vitro farmakolojik çalışmalar .
                        Sindirim Hastalıklarından Korunma
                        Acemannan İnsan yaprak döken pulpa hücreleri ↑ Pulpa hücre proliferasyonu
                        ↑ ALP
                        ↑ Tip I kollajen
                        ↑ BMP-2, BMP-4, vasküler endotelyal büyüme faktörü ve dentin sialoprotein ekspresyonu
                        [ 6 ]
                        Aloe polisakkarit HT-29 hücreleri LPS ve TNF-a ile indüklenen ↑ JAK2 ve STAT-3 ekspresyonu
                        ↓ JAK2, p-JAK2, STAT-3 ve p-STAT3 protein ekspresyonu
                        Ülseratif kolit koruması
                        [ 5 ]
                        Aloe vera özü Tavşanlardan diş özü kök hücreleri ↑ Hücre canlılığı [ 4 ]
                        Cilt Koruması
                        Aloe polisakkarit HaCaT hücreleri ↓ TNF-α seviyeleri
                        ↓ IL-8 ve IL-12 ekspresyon seviyeleri
                        ↓ p65 ekspresyonu
                        ↑ IkB -alfa protein ekspresyonu
                        Sedef hastalığı koruması
                        [ 49 ]
                        Aloe Vera HEKa ve NFDH hücreleri ↑ Hücre canlılığı
                        ↑ Hücre proliferasyonu
                        ↑ Hücre göçü
                        ↑ Yara iyileşmesi
                        [ 31 ]
                        Aloe Vera HaCaT hücreleri ↓ Fotohasar
                        Membran bütünlüğünün korunması
                        ↑ Lizozomal stabilite
                        [ 32 ]
                        Aloe vera etanolik özü c147 hücreleri ↑ Fibroblast göçü
                        ↑ VEGF-A gen ifadesi
                        ↑ Yara iyileşmesi
                        [ 30 ]
                        Aloe vera jeli Fare embriyonik fibroblast hücreleri ↑ TFGβ1 ve bFGF faktör ifadesi
                        ↑ Yara iyileşmesi
                        [ 29 ]
                        Aloe vera jeli HEKa
                        İnsan derisi eşdeğer modeli
                        ↑ Hücre sayısı
                        ↑ Yara iyileşmesi
                        ↑ Keratinosit proliferasyonu ve farklılaşması
                        ↑ Adezyon moleküllerinin (β1-integrin, α6-integrin, β4-integrin ve E-kadhesin) hücre yüzeyi ekspresyonu
                        ↑ Yara iyileşmesi
                        [ 28 ]
                        aloe HaCaT hücreleri ↑ Hücre göçü
                        ↑ Sitokinler ve büyüme faktörleri
                        ↑ Yara iyileşmesi
                        [ 35 ]
                        aloin Hs 68 hücreleri
                        Isı stresi aracılı oksidatif stres
                        ↑ GSH
                        ↑ SOD aktivitesi
                        ↓ Lipid peroksidasyonu
                        ↓ 8-OH-dG
                        ↑ Hücre canlılığı
                        ↓ ROS
                        [ 34 ]
                        aloin κβ hücreleri ↓ IL-8 üretimi [ 63 ]
                        emodin THP-1 hücreleri ve HaCaT hücreleri ↑ VEGF
                        ↑ MCP-1
                        Yanık yara koruması
                        [ 5 ]
                        Saf Aloe vera jeli Kornea epitel hücrelerinin ve fibroblastların birincil kültürleri ↑ Kornea epitel hücre yara kapanması ( Aloe vera konsantrasyonları ≤ 175 μg/mL)
                        ↑ Tip IV kolajen parçalayıcı aktivite
                        [ 33 ]
                        Anti-inflamatuar Aktivite
                        Acemannan İnsan dişeti fibroblastları ↑ IL-6 ve IL-8 ifadesi
                        ↑ NF-Κβ/DNA bağlanması
                        [ 62 ]
                        Aloe vera özü (AVH200® Batch: 2013016) Periferik kan mononükleer hücreleri ↓ CD25 ve CD28 ekspresyonu
                        T hücre proliferasyonunun baskılanması
                        ↓ IL-2, IFN-y ve IL-17A sekresyonu
                        [ 61 ]
                        Aloe-emodin sülfatlar/glukuronidler, rhein sülfatlar/glukronidler, aloe-emodin ve rhein LPS ve fare peritoneal hariç tutulan makrofajlar ile uyarılan RAW 264.7 hücreleri ↓ iNOS ifadesi
                        ↓ TNF-α, IL-12 ve NO üretimi
                        ↓ MAPK fosforilasyonu
                        [ 64 ]
                        aloin RAW 264.7 hücreler ↓ iNOS ekspresyonu
                        ↓ IL-1β, IL-6, tümör nekroz faktörü alfa ve NO doza bağımlı
                        olarak ↓ JAK1-STAT1/3 aktivasyonu
                        ↓ STAT1/3 nükleer translokasyon
                        ↓ ROS üretimi
                        [ 59 ]
                        aloin KB hücreleri ↓Tükürük IL-1β kaynaklı IL-8 üretimi
                        ↓p38 ve ERK yolu
                        [ 63 ]
                        Barbaloin/aloin LPS ile uyarılan RAW 264.7 hücreleri ↓ IκBa ve NF-κB'nin fosforilasyon seviyeleri p65
                        ↓ Proinflamatuar sitokinler (TNF-α, IL-1β ve IL-6) ekspresyonu
                        ↓ ROS
                        [ 60 ]
                        antikanser etkileri
                        Aloe polisakkarit BxPC-3 hücreleri ↑ ULK1 mRNA ifadesi
                        ↓ BECN1 ve BCL-2 mRNA ifadesi
                        [ 77 ]
                        Aloe vera ham özü MCF-7 hücreleri ve HeLa hücreleri ↓ Hücre canlılığı
                        Apoptoz indüksiyonu
                        ↓ Siklin D1, CYP1A1 ve CYP1A2
                        ↑ Bax ve p21 ifadesi
                        [ 68 ]
                        Aloe-emodin Metastatik insan melanom hücre hatları
                        Birincil kök benzeri hücreler
                        ↓ Hücre proliferasyonu
                        ↑ Hücre farklılaşması
                        ↑
                        Transglutaminazın transamidasyon aktivitesi ↑ Dabrafenib antiproliferatif aktivitesi
                        [ 85 ]
                        Aloe-emodin TE1 kanser hücreleri ↓ AKT ve ERK fosforilasyonu
                        ↓ S fazındaki hücre sayısı
                        [ 76 ]
                        Aloe-emodin MCF-7 hücreleri
                        Fotodinamik terapi
                        ↓ Hücrelerin yapışması, göçü ve istilası hücre
                        iskeleti düzensizliği
                        Apoptoz: mitokondriyal ve endoplazmik retikulum ölüm yolları
                        [ 70 ]
                        Aloe-emodin HUVEC hücreleri
                        Fotodinamik terapi
                        ↓ Anjiyogenez ve Hücre Metastazı
                        MAPK Sinyal Yolu aktivasyonu
                        ↓ Hücrelerin yapışması, göçü ve istilası
                        Apoptoz: mitokondriyal ölüm yolları
                        hücre iskeleti düzensizliği
                        [ 79 ]
                        Aloe-emodin SW620 ve HT29 hücreleri ↓ Hücre canlılığı
                        ↑ Apoptoz (CHOP ve kaspaz 12'nin yukarı regülasyonu)
                        ↑ ROS
                        Katlanmamış protein tepki proteinlerinin yukarı regülasyonu
                        [ 79 ]
                        Aloe-emodin HeLa hücreleri ↓ Hücre proliferasyonu
                        G2/M ve S fazı hücre döngüsü durması
                        ↑ Radyosensitivite
                        ↑ Siklin B ve γ-H2AX ekspresyonu
                        ↑ ALP aktivitesi
                        [ 69 ]
                        Aloe-emodin MG-63 hücreleri ↑ ROS üretimi
                        ↓ Mitokondriyal membran potansiyeli
                        ↑ Kaspaz-3, kaspaz-9, kaspaz-12 ifadesi
                        ↑ Sitokrom c salınımı
                        [ 82 ]
                        Aloe-emodin HeLa hücreleri ↑ Mitotik ölüm
                        ↓ Mitotik indeks
                        ↓ G2/M evresi
                        [ 72 ]
                        Aloe-emodin Meme kanseri hücreleri (MCF-7, MDA-MB-231, MDA-MB-468, BT-474, HCC-1954) ↑ Tamoksifen sitotoksisitesi [ 71 ]
                        Aloe-emodin MG-63 hücreleri ↓ Hücre canlılığı
                        ↑ Otofaji
                        ↑ Apoptoz
                        ↑ ROS
                        [ 83 ]
                        aloe SKOV3 hücreleri ↓ Hücre canlılığı
                        ↓ Hücre klonalitesi
                        ↓ S fazında hücre döngüsü
                        ↑ Apoptoz
                        ↓ Göç ve istila kanseri
                        [ 74 ]
                        emodin KB hücreleri ↓ Hücre proliferasyonu
                        ↑ Kaspaz-3 upregülasyonu
                        ↑ Bax protein seviyeleri
                        ↓ Bcl-2 protein seviyeleri
                        [ 75 ]
                        Antidiyabetik Etki
                        Aloe vera polisakkaritleri Serbest yağ asitlerine yanıt olarak hamster pankreas β hücre hattı HIT-T15 ↓ Apoptotik β-hücre ölümü sayısı
                        Endoplazmik retikulum stres sinyalinin rahatlaması
                        [ 91 ]
                        Aloe-emodin RIN-5F hücreleri
                        Yüksek glikoz kaynaklı toksisite
                        ↑ Hücre canlılığı
                        ↓ ROS üretimi
                        ↓ Proinflamatuar sitokin seviyeleri (IFN-γ, IL-1β)
                        ↑ Anti-inflamatuar sitokin seviyeleri (IL-6 ve IL-10)
                        ↓ DNA fragmantasyonu
                        ↓ Bax, kaspaz 3, Fadd ve Fas ekspresyonu
                        ↑ Bcl-2 ifadesi
                        [ 92 ]
                        Antioksidan Özellikler
                        Aloe vera ham metanolik özler In vitro antioksidan yöntemler: DPPH, metal şelatlama, hidrojen peroksit temizleme, indirgeme gücü ve β-karoten-linoleik antioksidan aktivite [ 95 ]
                        Aloe vera etanol özleri Hücre modelleri (HeLa, HMEC, HaCat ve HOS) hidrojen peroksit ve 4-hidroksinonenal kaynaklı ↓ ROS üretimi
                        ↓ HNE proteini eklentileri
                        HMEC hücreleri en duyarlıydı
                        [ 96 ]
                        Antrakinon türevleri
                        Fenolik türevler
                        Kromonlar
                        Pironlar
                        Peroksil radikali temizleme
                        kapasitesi Azaltma kapasitesi
                        antioksidan aktivite [ 97 ]
                        Kemik Koruma
                        Aloe-emodin ATDC5 hücreleri ↑ Birikim kıkırdak nodülleri
                        ↑ Matriks proteoglikan sentezi
                        ↑ ALP aktivitesi
                        ↑ Kondrojenik işaretleyici genler
                        ↑ ERK'ler
                        ↑ BMP-2 protein ekspresyonu
                        [ 99 ]
                        aloin RAW 264.7 hücreler ↓ RankL kaynaklı miR-21 ekspresyonu
                        ↓ Katepsin K
                        Osteoporoz koruması
                        [ 101 ]
                        aloin RAW264.7 hücreler ↓ TRAP içeriği
                        ↑ F4/80 içeriği
                        ↓ Katepsin K
                        ↓ RANKL ile indüklenen NF-κB yolu
                        ↓ NF-κB'nin DNA bağlama aktivitesi
                        Osteoporoz koruması
                        [ 100 ]
                        Kardiyoprotektif ETKİ
                        aloe emodini Model hem proteini (hemoglobin) ↓ Hemoglobin birikmesi (100 μM'de maksimum etki) [ 106 ]
                        Antimikrobiyal ve Prebiyotik Aktivite
                        Acemannan ve fruktanlar Lactobacillus ve Bifidobacterium türleri
                        İnsan dışkı bakterileri
                        ↑ Bakteriyel büyüme (fruktanlar)
                        ↑ Bifidobacterium spp popülasyonu
                        ↑ Asetat konsantrasyonları
                        [ 120 ]
                        Aloe polisakkaritleri H1N1 alt tipi Grip A virüsü ↓ H1N1 alt tipi influenza virüsü replikasyonu
                        ↓ Viral adsorpsiyon periyodu
                        [ 117 ]
                        Aloe vera sulu özü Metisiline dirençli Staphylococcus aureus ↓ Büyüme
                        ↓ Biyofilm oluşumu
                        [ 109 ]
                        Aloe vera sulu özleri İlaca dirençli Mycobacterium tuberculosis İnhibisyon bölgesi: 60 mm (disk difüzyon yöntemi)
                        ↓ Hücre büyümesi (1 mg/mL konsantrasyona kadar) (dökme plaka yöntemi)
                        [ 115 ]
                        Aloe vera ham sulu özler Plasmodium falciparum antiplazmodiyal aktivite [ 95 ]
                        Aloe vera özleri Çoklu ilaca dirençli Pseudomonas aeruginosa Benzer MIC 50 ve MIC 90 [ 112 ]
                        Aloe vera jeli Actinobacillus actinomycetemcomitans Clostridium basili , Streptcoccus mutans ve Staphlococcus aureus Oral patojenlere karşı antibakteriyel aktivite [ 110 ]
                        Aloe vera jeli Virüs herpes simpleks 1 ↓ HSV-1 büyümesi [ 116 ]
                        Aloe vera hidroalkolik özü enterokok facecalis Enterococcus faecalis'e karşı antibakteriyel aktivite [ 114 ]
                        Aloe vera iç jeli Gram negatif bakteriler, Gram pozitif bakteriler ve Candida albicans Gram negatif bakterilere ( Helicobacter pylori , Escherichia coli ve Pseudomonas aeruginosa ) ve Candida albicans'a karşı antimikrobiyal ve antibiyofilm aktiviteleri [ 113 ]
                        Aloe vera müsilajı Sağlıklı donörlerden alınan bağırsak mikrobiyotası Prebiyotik aktivite (↑ kısa zincirli yağ asitleri ve bakteri bileşimindeki değişiklikler) [ 119 ]
                        Aloe-emodin stafilokok aureus ↓ Biyofilm gelişimi (ilk yapışma ve çoğalma aşamaları) ve hücre dışı protein üretimi [ 111 ]
                        Diğer Etkiler
                        Aloe-emodin MH7A insan RA sinovyal fibroblast benzeri hücreler ↓ Canlı hücre sayısı
                        ↑ Apoptoz (G2/M fazı durması)
                        Romatoid artrit koruması
                        [ 127 ]
                        Aloe-emodin ARPE-19 hücreleri ↓ VEGF salgılanması
                        ↓ VEGFA ve PHD-2 mRNA ifadesi
                        ↓ VEGFA, HIF-1α ve PHD-2 protein ifadesi
                        [ 131 ]
                        Ayrı bir pencerede aç Tablo 2


                        Aloe vera için in vivo farmakolojik çalışmalar .
                        Sindirim Hastalıklarından Korunma
                        Acemannan beagle köpekleri Mineralli Köprü Oluşumu [ 6 ]
                        Aloe polisakkarit 2,4,6-üç nitrobenzen sülfonik asit koliti ile indüklenen
                        Sıçanlar
                        ↑ JAK2, p-JAK2, STAT-3 ve p-STAT3 protein ekspresyonu
                        ↓ Ülseratif kolit
                        [ 5 ]
                        Aloe vera jeli Alkole bağlı akut gastritin Balb/c fare modeli ↑ Matriks metalloproteinaz-9 inhibe edici aktivite [ 24 ]
                        Aloe Vera Erkek Wistar fareleri
                        Işınlanmış model
                        ↑ Tükürük akış hızı [ 7 ]
                        Cilt Koruması
                        aloe emodini BALB/c fareleri yara kaynaklı yanık ↑ Yara iyileştirme aktivitesi (↑ yeniden epitelizasyon ve anjiyogenez) [ 6 ]
                        Aloe sterolleri Dişi HR-1 tüysüz fareler
                        Ultraviyole B kaynaklı cilt fotoyaşlanması
                        ↓ Cilt kuruluğu, epidermal kalınlık ve kırışıklık oluşumu
                        ↓ Dermal kollajen liflerin dejenerasyonu
                        ↓ Kutanöz apoptoz hücreleri
                        ↓ Proinflamatuar sitokinler
                        ↓ Matriks metalloproteinazları
                        [ 43 ]
                        Aloe Vera Boynunda kesik olan yetişkin erkek Wistar fareleri ↑ Fibroblastlar
                        ↑ TGF-β gen ifadesi
                        [ 38 ]
                        Aloe Vera Metisiline dirençli Staphylococcus aureus ile enfekte deri yarası olan yetişkin dişi Sprague Dawley sıçanları ↓ İnflamatuar hücre infiltrasyonu
                        ↑ Yara kapanması ve cilt gerilme mukavemeti %
                        ↑ Kollajen birikimi
                        ↑ Cilt gerilme mukavemeti
                        [ 132 ]
                        Aloe vera sulu jel özü X-ışını ışınlanmış Erkek balb/c fareler ↑ Karaciğer ve böbrek fonksiyon parametreleri
                        ↓ROS
                        ↓ Lipid peroksidasyonu
                        ↑ GSH
                        ↑ GR, GPx, CAT, SOD, GST
                        ↑ Sperm sayısı/motilitesi ve testosteron seviyeleri
                        [ 45 ]
                        Aloe vera kremi Erkek Sprague-Dawley fareleri ↓ Yara yüzdesi
                        ↓ Lökosit infiltrasyonu
                        ↓ Anjiyogenez
                        ↓ CD8 + lenfosit ekspresyonu
                        ↑ Epidermal kalınlık
                        ↑ CD4 + lenfosit ekspresyonu
                        [ 39 ]
                        Aloe vera özü jeli Kesi ile yarası olan Wistar fareleri ↑ Cilt ve kolajen organizasyonu [ 36 ]
                        Aloe vera jeli Erkek Wistar sıçanları
                        , yaraları olan Alloxan kaynaklı diyabet
                        ↓ Nekrotik doku ve inflamasyon
                        ↓ Yaralı alanlar
                        Daha iyi reepitelizasyon
                        [ 40 ]
                        Aloe vera jeli Erkek Wistar fareleri ↑ Yara kontraksiyonu ve epitelizasyon
                        ↓ Skar dokusu boyutu
                        ↑ Rejenere skar dokusunun hizalanması ve organizasyonu
                        [ 37 ]
                        Aloe vera jel sulu özü X-ışını ışınlanmış Erkek balb/c fareler ↑ Karaciğer ve böbrek fonksiyon parametreleri
                        ↓ ROS, ↓ Lipid peroksidasyonu
                        ↓Laktat dehidrojenaz
                        [ 45 ]
                        Aloe vera jel tozu Ovariektomi HR-1 tüysüz fareler
                        UV ışınlama modeli
                        ↓ Matriks metalloproteinaz (MMP'ler) ifadesi
                        ↑ Epidermal büyüme faktörü
                        ↑ Hyaluronan sentaz
                        [ 41 ]
                        Aloe vera jel tozu HR-1 tüysüz fareler
                        UVB kaynaklı model
                        ↑ Cilt elastikiyeti
                        ↓ Matriks metalloproteinaz 2, 9 ve 13
                        ↑ Hyaluronik içerik
                        ↑ HA sentaz 2
                        [ 42 ]
                        Aloe vera hidroalkolik özü Travmatik ülserleri olan Wistar fareleri Ağız yarasında hızlanma yok [ 133 ]
                        aloe SKH-1 tüysüz fareler ↑ Anjiyogenez
                        ↑ Kollajen birikimi ve granülasyon dokusu oluşumu
                        [ 35 ]
                        Anti-inflamatuar Aktivite
                        Aloe Vera Erkek ICR suşu fareleri
                        Asetaminofen kaynaklı hepatit
                        ↓ Hepatik MDA
                        ↓ IL-12 ve IL-18
                        ↓ ALT transaminaz
                        ↓ Hepatit
                        [ 65 ]
                        Aloe-emodin sülfatlar/glukuronidler, rhein sülfatlar/glukronidler, aloe-emodin ve rhein LPS ile indüklenen septik fareler ↓ seviye YOK [ 61 ]
                        barbaloin BALB/c fareleri LPS kaynaklı akut akciğer hasarı Histolojik analiz, belirli koruyucu etki ortaya çıkardı [ 60 ]
                        antikanser etkileri
                        Aloe vera sulu özü Erkek İsviçreli albino fareler Mutajenik aktivite
                        Sitotoksik etki
                        Yara iyileşmesi (antioksidan özellikler)
                        [ 47 ]
                        Aloe vera özü İmplantind tarafından meme kanseri olan fareler ↓ COX-2 seviyesi
                        ↓ VEGF seviyeleri
                        [ 73 ]
                        Aloe vera tozu ve özü C57BL/6J fareleri yüksek yağlı diyet kaynaklı ve azoksimetan kaynaklı anormal kript odakları kolorektal kanser ↑ Hepatik faz II enzimi glutatyon S-transferaz mRNA seviyeleri
                        ↓ Kolonik mukozada hücre proliferasyonu
                        ↓ Aberran kript odaklarının sayısı
                        [ 80 ]
                        Aloe vera jeli İndüklenmiş kolit ile ilişkili kolon karsinojenezi olan BALB/c dişi fareler ↓ Kolonik adenom ve adenokarsinomların
                        çokluğu ↓ Adenom ve adenokarsinom gelişimi
                        ↓ Nükleer faktör kappa B aktivasyonu
                        ↓ İndüklenebilir nitrik oksit sentaz ve siklooksijenaz-2 ekspresyonu
                        ↓ Hücre döngüsü ilerlemesini indükleyen hücresel faktörler
                        [ 125 ]
                        aloe fareler ↓ Tümör büyümesi [ 74 ]
                        aloin Erkek İsviçre albino fareleri ↑ Eritropoez bozukluğu
                        ↑ Serum demir düzeyi
                        Serum lipid profilinde
                        değişiklik yok Serum elementlerinde ve böbrek fonksiyon parametrelerinde değişiklik yok
                        [ 105 ]
                        emodin SPF BALB/c-nu çıplak fareler ↑ Tümörün hayatta kalma süresi
                        ↓ Transplantasyon tümörlerine etkisi
                        ↓ Ağız kanseri
                        [ 75 ]
                        Antidiyabetik Etki
                        Aloe vera özü Streptozotosin kaynaklı diyabetik Wistar sıçanları ↓ Kan şekeri seviyeleri
                        ↑ İnsülin seviyeleri
                        ↑ Pankreas adacıklarının sayısı, çapı, hacmi ve alanı
                        [ 88 ]
                        Aloe vera özü Streptozotosin kaynaklı nefropati diyabetik Wistar sıçanları ↓ Nefropati gelişimi
                        ↓ Lipid değişikliği
                        ↓ Renal oksidatif stres
                        Direkt renoprotektif etki
                        [ 89 ]
                        Aloe vera jeli Streptozotosin ile indüklenen diyabetik erkek Wistar sıçanları ↓ Anksiyete/depresyon benzeri davranışlar
                        ↑ Keşif ve lokomotor aktiviteler
                        ↑ Hafıza performansı
                        ↓ Stresle ilgili davranışlar
                        ↓ Oksidatif stres
                        ↑ Hipokampusta nöron kaybı
                        [ 134 ]
                        Aloe vera liyofilize özü Kornea alkali yanığı yaralanması olan Wistar sıçanları
                        Normal sıçanlar ve diyabetik sıçanlar streptozotosin kaynaklı
                        ↑ Yara iyileşmesi (özellikle diyabetik ratlarda)
                        ↓ Ödem
                        Komple ve daha yüksek kornea epitelizasyonu
                        [ 90 ]
                        Aloe vera polisakkaritleri Yüksek yağlı diyetle beslenen C57BL/KsJ-db/db erkek fareler ↓ Açlık kan şekeri seviyeleri [ 91 ]
                        Kardiyoprotektif Etki
                        Aloe Vera Wistar albino sıçanları
                        Omurilik iskemisi reperfüzyon yaralanması modeli
                        ↓ MDA seviyeleri
                        ↓ NF-κβ ve nNOS ifadeleri
                        ↓ Kanama
                        ↓ Ödem
                        ↓ İnflamatuvar hücre göçü
                        ↓ Nöronlar
                        [ 102 ]
                        Aloe vera özü İskemili Wistar Albino sıçanları - siyatik sinirin reperfüzyon hasarı ↓ İskemik lif dejenerasyonu
                        ↓ MDA
                        ↑ NRF1 seviyesi
                        ↑ SOD aktivitesi
                        [ 108 ]
                        Aloe vera jeli Erkek Wistar albino sıçanları
                        İskemi reperfüzyon yaralanması modeli
                        ↑ SOD, CAT ve GPx
                        ↓ MDA seviyeleri
                        [ 103 ]
                        Aloe vera jeli Erkek Wistar Albino sıçanlar
                        Siyatik sinir iskemisi modeli
                        ↓ İskemik lif dejenerasyonu
                        ↓ MDA içeriği
                        ↑ NRF1 seviyesi ve SOD aktivitesi
                        Nöroproteksiyon
                        [ 108 ]
                        Aloe-emodin Erkek Wistar fareleri ↓Toplam kolesterol
                        ↓ Düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterol
                        ↓ Hiperlipidemi
                        [ 107 ]
                        Aloe-emodin Sprague Dawley fareleri
                        Hipoksi koşulları
                        ↓Hipoksiye bağlı retinal neovaskülarizasyon [ 131 ]
                        aloin İsviçre albino fareleri ↓ Triaçilgliseroller
                        ↓ Toplam kolesterol
                        ↓ Kolesteril esterler
                        ↓ Düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterol
                        ↓ Çok düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterol
                        ↓ Üre
                        ↓ Kreatinin
                        ↓ Kan hemoglobin konsantrasyonu
                        ↑ Serum demir düzeyi
                        [ 105 ]
                        Barbaloin/aloin Sprague-Dawley sıçanları
                        Miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarı modeli
                        ↓ I/R kaynaklı miyokardiyal oksidatif stres ve inflamatuar yanıt
                        ↑ AMPK sinyali
                        [ 104 ]
                        Antimikrobiyal ve Prebiyotik Aktivite
                        Aloe polisakkaritleri PR8(H1N1) virüs enfeksiyonu SPF BALB/c fareleri Klinik semptomlarda iyileşme
                        Akciğer hasarında iyileşme
                        [ 117 ]
                        Diğer Etkiler
                        Aloe vera sulu özü Dişi Wistar albino sıçanları
                        Morfine bağımlı model
                        ↓ Ajitasyon, eşitsizlik ve sarkık göz kapakları [ 129 ]
                        Aloe vera sulu özü Wistar sıçanları ilaca bağlı uyku ve anestezi ve analjezi ↑ Doğrulma refleksi kaybı
                        ↓ Hareket aktivitesi
                        Toplam uyku süresinde, REM uykusunun yüzdesinde ve NREM uykusunun yüzdesinde değişiklikler
                        [ 135 ]
                        Aloe vera etanol özü Wistar fareleri ↑ Montaj sıklığı
                        ↑ Giriş frekansı
                        ↓ Montaj ve giriş gecikmeleri
                        ↑ Boşalma gecikmesi
                        ↑ Testosteron ve kolesterol konsantrasyonları
                        [ 122 ]
                        Aloe vera etanol özü fareler ↓ TNF-α seviyeleri
                        ↓ NK hücreleri
                        ↓ Th17 hücreleri yüzdesi
                        Hepatoprotektif
                        [ 136 ]
                        Aloe vera jeli C57BL/6 dişi fareler
                        C3H/HeJ fareler
                        ↑ Lenfosit ve eritrosit sayısı
                        Lenfopeni ve eritropeni restorasyonu
                        IgA sekresyon restorasyonu
                        [ 125 ]
                        Aloe vera jel özü Wistar sıçanları Bisfenol A ile İndüklenen Testiküler Toksisite ↑ Vücut ve testis ağırlıkları
                        ↑ Seminifer tübül çapı ve seminifer epitel yüksekliği
                        ↑ Spermatosit ve spermatid miktarı
                        ↓ MDA
                        ↑ GSH
                        [ 123 ]
                        Aloe vera jel özü Balb/c farelerinde sigara dumanının neden olduğu akciğer dokusu ↓ Tarihsel mimari değişikliklerin derecesi
                        ↓ Müsin üretimi
                        ↓ NO seviyeleri
                        ↓ Sitrülin seviyeleri
                        ↓ Peroksidatif hasar
                        ↓ Serum LDH aktivitesi
                        [ 130 ]
                        Aloe vera liyofilize özü merhem Kalkaneal tendonun kısmi transeksiyonlu Wistar sıçanları ↑ Kollajen olmayan proteinler
                        ↑ Glikozaminoglikanların içeriği ve düzeni
                        ↓ Tendon lezyonları
                        [ 128 ]
                        Aloe vera etanol Albino tavşanlar Normalize edilmiş beyaz kan hücreleri, kırmızı kan hücreleri, trombosit sayısı, paketlenmiş hücre hacmi, ortalama hücre hacmi ve hemoglobin değerleri seviyeleri
                        ↓ MDA
                        ↑ CAT
                        [ 126 ]
                        Aloe vera jel etanol özü Wistar fareleri ↓ Testis ağırlığı
                        ↓ Serum testosteron
                        ↓ Sperm sayısı
                        ↓ Doğurganlık
                        ↑ Serum NO
                        Spermatogenez ve sperm kalitesi üzerine olumsuz etkiler
                        [ 121 ]
                        Aloe vera işlenmiş jel Ovalbümin kaynaklı gıda alerjisi olan BALB/c fareleri ↓ Tip 2 yardımcı T hücresi (Th2) sitokinlerinin (Interlökin-(IL)-4, IL-5 ve IL-13) serum konsantrasyonları
                        ↓ Histamin
                        ↓ Mast hücre proteaz-1
                        ↓ İmmünoglobulin IgE
                        ↑ IL-10 üretimi
                        ↑ tip 1 düzenleyici T (Tr1) hücreleri
                        ↓ Alerji
                        [ 124 ]
                        aloin F344/N Sıçanlar ↑ Mukozal ve goblet hücre hiperplazisi insidansları ve şiddeti
                        ↑ Bağırsak mikrobiyota yapısındaki değişimler
                        [ 137 ]
                        Ayrı bir pencerede aç Tablo 3


                        Aloe vera ile klinik denemeler .
                        Sindirim Hastalıklarından Korunma
                        Anuradha et al. (2017)
                        [ 21 ]
                        Hindistan
                        - 74 Grup 1: 3 ay boyunca Aloe vera suyu (günde iki kez 30 mL) ve Aloe vera jeli (günde 5 mg/3 kez)
                        Grup 2: intralezyonel hidrokortizon (25 mg/mL) ve hiyalüronidaz (1500 IU) haftada 6 kez enjeksiyon 3 ay boyunca antioksidan takviyeleri ile haftalar
                        Oral submukoz fibrozis:
                        ↓ Yanma hissi
                        ↑ Ağız açıklığı, yanak esnekliği ve dil çıkıntısı
                        Ashouri Moghaddam et al. (2017)
                        [ 12 ]
                        İran
                        Tek kör klinik çalışma 20 Grup 1: Aloe vera jeli
                        Grup 2: Plasebo (damıtılmış su)
                        Kronik periodontitis:
                        ↓ Dişeti indeksi
                        ↓ Sondalama derinliği
                        Fallahi et al. (2016)
                        [ 15 ]
                        İran
                        Randomize çift kör 20 Grup 1: Aloe vera
                        Grup 2: Plasebo
                        ↓ Şişlik
                        ↓ Ameliyat sonrası ağrı
                        Gupta et al. (2014)
                        [ 8 ]
                        Hindistan
                        Çift kör randomize kontrol denemesi 300 Grup 1: Aloe vera gargara grubu
                        Grup 2: klorheksiden grubu
                        Grup 3: Plasebo
                        ↓ Plak indeksi ve dişeti indeksi
                        Ipshita et al. (2018)
                        [ 13 ]
                        Hindistan
                        - 90 Grup 1: Plasebo
                        Grup 2: %1 alendronat jeli
                        Grup 3: Aloe vera jeli
                        Kronik periodontitis:
                        ↑ defekt derinliği azaltma
                        Kalra et al. (2017)
                        [ 16 ]
                        Hindistan
                        - 48 Grup 1: Aloe vera jeli
                        Grup 2: mineral trioksit agregası
                        Pulpotomi: Mineral trioksit agregasında başarı oranları Aloe vera jelinden daha yüksekti
                        Kurian et al. (2018)
                        [ 14 ]
                        Hindistan
                        Rastgele, tek merkezli, boyuna, üç kör, paralel kol y 90 Grup 1: Plasebo
                        Grup 2: %1 metformin jeli
                        Grup 3: Aloe vera jeli
                        6–12 ay
                        Kronik periodontitis:
                        ↓ Cep sondalama derinliği
                        ↓ Klinik tutunma seviyesi
                        ↑ Kemik dolgusu ve rejenerasyonu
                        Mansuri et al. (2016)
                        [ 20 ]
                        İran
                        Randomize kontrollü klinik çalışma 64 Grup 1: Aloe vera solüsyonu (günde üç kez 5 mL/iki dakika yıkama)
                        Grup 2: sıradan gargaralar. 14 gün
                        Stomatit: ↓ Lenfoma ve lösemili hastalarda kemoterapiye bağlı Stomatit
                        Nimma et al. (2017)
                        [ 17 ]
                        Hindistan
                        Kesitsel randomize girişimsel çalışma 40 Grup 1: analjezikler (7 gün) ve yuva tedavisi
                        Grup 2: Aloe vera jeli (7 gün) ve yuva tedavisi
                        Ülserler:
                        ↓ Ağrı
                        ↑ İyileşme
                        Panahi et al. (2015)
                        [ 23 ]
                        İran
                        Pilot, randomize kontrollü, açık etiketli, deneme 79 Grup 1: Aloe vera şurubu (10 mL/gün)
                        Grup 2: omeprazol kapsül (20 g/gün)
                        Grup 3: Ranitidin tablet (günde iki kez 150 mg). 4 hafta
                        ↓ Frekans belirtileri gastroözofageal reflü hastalığı
                        Prabhakar et al. (2015)
                        [ 18 ]
                        Hindistan
                        Deneysel, in vivo gruplar arası bölünmüş ağız, randomize klinik çalışma 10 Grup 1: Damıtılmış su
                        Grup 2: Propolis özütü
                        Grup 3: Aloe vera özütü
                        Antimikrobiyal:
                        ↓ Bakteri sayımı
                        Dezenfeksiyon
                        Pradeep ve ark. (2016)
                        [ 9 ]
                        Hindistan
                        Tek merkezli, randomize, boylamsal, üçlü maskeli, girişimsel çalışma 60 Grup 1: Plasebo
                        Grup 2: Aloe vera jeli
                        Kronik periodontitis:
                        ↓ Plak indeksi
                        ↓ Modifiye sulkus kanama indeksi
                        ↓ Sondalama derinliği
                        ↑ Klinik bağlanma seviyesi
                        Tip 2 diyabetli ve kronik periodontitisli hastalar
                        Rahmani et al. (2014)
                        [ 27 ]
                        İran
                        Prospektif gözlemsel klinik çalışma 60 %0,5 Aloe vera suyu tozu kremi (günde 3 kez)
                        6 hafta
                        ↓ Kronik anal fissür ağrısı ve defekt üzerine kanama
                        ↑ Yara iyileşmesi
                        Sahebjamee et al. (2015) [ 19 ]
                        İran
                        Üç kör, randomize ve kontrollü girişimsel 26 Grup 1: Aloe vera gargarası
                        Grup 2: benzidamin gargarası %0,15
                        Oral mukozit: ↓ Baş ve boyun kanserli hastalarda radyasyona bağlı mukozitin şiddeti
                        Sahebnasagh et al. (2017) [ 25 ]
                        İran
                        Çift kör, plasebo kontrollü deneme 20 Grup 1: Aloe vera jeli %3
                        Grup 2: Plasebo
                        Proktit: İshalin iyileştirilmesi, dışkı aciliyeti, klinik sunum toplamı, Radyasyon Tedavisi Onkoloji Grubu toplamı ve yaşam tarzı
                        Singh et al. (2016)
                        [ 22 ]
                        Hindistan
                        - 40 Grup 1: Aloe vera jeli (günde üç kez) + fizyoterapi
                        Grup 2: Antioksidan kapsüller (günde iki kez) + fizyoterapi
                        3 ay
                        Oral submukoz fibrozis:
                        ↓ Yanma hissi
                        ↑ Ağız açıklığı, yanak esnekliği ve dil çıkıntısı
                        Størsrud et al. (2015)
                        [ 26 ]
                        İsveç
                        Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 68 Grup 1: Aloe vera özü (AVH200®)
                        Grup 2: Plasebo
                        4 hafta
                        İrritabl bağırsak sendromu: ↓ gastrointestinal semptomların şiddeti
                        Vangipuram ve ark. (2016)
                        [ 10 ]
                        Hindistan
                        Randomize kontrollü çalışma 390 Grup 1: Aloe vera ağız gargarası
                        Grup 2: Klorheksidin (%0,12) ağız gargarası
                        Grup 3: Plasebo
                        Diş eti iltihabı: Aloe vera klorheksidinden eşit etkinliğe sahiptir
                        ↓ Plak indeksi ve dişeti indeksi
                        Yeturu et al. (2016)
                        [ 11 ]
                        Hindistan
                        Randomize tek merkezli, tek kör, paralel grup, kontrollü çalışma 85 Grup 1: Aloe vera ağız yıkaması
                        Grup 2: klor dioksit ağız yıkaması
                        Grup 3: klorheksidin ağız yıkaması
                        15 gün boyunca günde iki kez 1 dakika 10 mL ağız çalkalama suyu
                        ↓ Ortalama plak ve diş eti skorları
                        Cilt Koruması
                        Ahmedloo et al. (2017)
                        [ 57 ]
                        İran
                        Prospektif randomize kontrollü klinik çalışma 100 Grup 1: Aloe vera jeli günde iki kez
                        Grup 2: kontrol
                        Dermatit: Radyasyon dermatitinin yaygınlığı veya ciddiyeti üzerinde olumlu bir etkisi yoktur.
                        Avijgan et al. (2016)
                        [ 48 ]
                        İran
                        - 60 Grup 1: Aloe vera jeli günde iki kez
                        Grup 2: Geleneksel tedavi
                        3 ay
                        Ülserler: yara iyileşmesi
                        Bursapat et al. (2018)
                        [ 53 ]
                        Tayland
                        Çift kör, randomize, kontrollü çalışma 12 Grup 1: Aloe vera jeli
                        Grup 2: Plasebo
                        ↑ Ayrık kalınlıkta deri grefti donör alan iyileşmesi
                        Ağrı kesici yok
                        Hekmatpou et al. (2018)
                        [ 50 ]
                        İran
                        Üç kör, randomize klinik çalışma 80 Grup 1: Günde iki kez saf Aloe vera
                        jeli Grup 2: Plasebo (jel veya su ve nişasta)
                        10 gün
                        Ülserler: ↓ basınç ülserleri
                        Hoopfer ve ark. (2015)
                        [ 58 ]
                        Kanada
                        Üç Kollu Randomize Faz III Denemesi 248 Grup 1: Aloe vera kremi
                        Grup 2: Plasebo
                        Meme kanseri radyasyon tedavisinde ↓ cilt reaksiyonu şiddeti yok
                        Irani ve Varaie (2016)
                        [ 51 ]
                        İran
                        Randomize klinik çalışma 30 Yanan alan : nitrofurazon %2
                        Simetri yanık alanı: Aloe vera jeli
                        Yanıklar: Erken epitelizasyon ve granülasyon dokusu
                        Molazem et al. (2014)
                        [ 52 ]
                        İran
                        Prospektif randomize çift kör klinik çalışma 90 Grup 1: Aloe vera jeli
                        Grup 2: tek başına kuru gazlı bez
                        ↑ Sezaryen yara iyileşmesi
                        Tanaka et al. (2015)
                        [ 55 ]
                        Japonya
                        Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 58 Grup 1: Aloe sterol (5 tablet/günlük)
                        Grup 2: Plasebo
                        12 hafta
                        ↓ Yüz kırışıklıkları
                        Tanaka et al. (2016)
                        [ 54 ]
                        Japonya
                        Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 48 Grup 1: Aloe sterol (5 tablet/günlük)
                        Grup 2: Plasebo
                        12 hafta
                        ↑ Fotohasarlı ciltte cilt elastikiyeti
                        Tanaka et al. (2016)
                        [ 54 ]
                        Japonya
                        Randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma 64 Grup 1: Aloe sterol takviyeli yoğurt
                        Grup 2: Plasebo
                        ↑ Brüt elastikiyet, net elastikiyet, biyolojik elastikiyet, cilt yorulma alanı, kolajen içeriği
                        antikanser etkileri
                        Damani et al. (2015)
                        [ 86 ]
                        ABD
                        vaka raporu 1 Aloe vera göz damlası günde 3 kez Oküler yüzey skuamöz neoplazisi: Lezyon geriledi
                        Koo et al. (2019)
                        [ 87 ]
                        Güney Kore
                        rastgele 40 Grup 1: Aloe polisakkarit (600 mg/gün)
                        Grup 2: Propolis (600 mg/gün)
                        Grup 3: Aloe polisakkarit + propolis
                        4 hafta
                        Grup 4: Plasebo
                        Kanser:
                        ↑ Benzo(a)piren ve kotinin idrarla atılımı
                        ↓ Kreatinin, glukoz ve toplam bilirubin seviyeleri
                        ↓ Tütünle ilişkili kanser riski
                        Antidiyabetik Etki
                        Alinejad-Mofrad ve ark. (2015) [ 93 ]
                        İran
                        Çift kör randomize kontrollü çalışma
                        Pre-diyabet
                        72 Grup 1: Plasebo
                        Grup 2: Aloe vera günde iki kez 300 mg (AL300)
                        Grup 3: Aloe vera günde iki kez 500 mg (AL500)
                        4 ve 8 hafta
                        Diyabet:
                        ↓ Açlık kan şekeri (AL300, 4 hafta)
                        Antioksidan Özellikler
                        Prueksrisakul et al. (2015) [ 98 ]
                        Tayland
                        - 53 Aloe vera jel özü günlük
                        14 gün
                        Antioksidan:
                        ↑ Plazma toplam antioksidan kapasitesi
                        Kardiyoprotektif Etki
                        Alinejad-Mofrad ve ark. (2015) [ 93 ]
                        İran
                        Çift kör randomize kontrollü çalışma
                        Pre-diyabet
                        72 Grup 1: Plasebo
                        Grup 2: Aloe vera günde iki kez 300 mg (AL300)
                        Grup 3: Aloe vera günde iki kez 500 mg (AL500)
                        4 ve 8 hafta
                        ↓ HbA1C (AL300, 8 hafta)
                        ↓ Toplam kolesterol (AL500, 8 hafta)
                        ↓ LDL-C (AL500, 8 hafta)
                        ↓ Trigliserit düzeyi (AL500, 4 hafta)
                        Antimikrobiyal ve Prebiyotik Aktivite
                        Prueksrisakul et al. (2015) [ 98 ]
                        Tayland
                        - 53 Aloe vera jel özü günlük
                        14 gün
                        Antimikrobiyal:
                        ↓ Lactobacillus spp.
                        Ayrı bir pencerede aç

                        Ayrı bir pencerede aç
                        Şekil 1
                        Farmakolojik aktiviteye sahip Aloe vera'dan izole edilen bileşiklerin kimyasal yapısı .


                        Ayrı bir pencerede aç
                        şekil 2
                        Aloe veranın ana bileşenlerinin farmakolojik etkileri .

                        Git: 2. Sindirim Hastalıklarından Korunma


                        Aloe vera özü (%50), diş pulpası kök hücrelerinin hücre canlılığını arttırdı ve avulse kırık dişler için faydalı oldu [ 4 ]. Bu etki, osteojenik spesifik gen ekspresyonları, DNA sentezi, büyüme faktörü ve JAK-STAT yolunu indükleyerek başta acemannan olmak üzere polisakkaritlere atfedilir [ 5 , 6 ]. Ayrıca, Aloe vera (225 mg/kg), tükürük akış hızının artmasıyla kanıtlandığı gibi, bir sıçan modelinde tükürük bezi işlev bozukluğuna karşı radyo koruyucu bir etki göstermiştir [ 7 ].

                        Periodontitis, diş etlerinin enfekte olduğu ve iltihaplandığı, doku ve kemik yıkımına neden olduğu ciddi ve yaygın bir diş rahatsızlığıdır. Gingivitis, periodontitin başlangıç ​​aşamasıdır ve dental plaktan kaynaklanır. Önemli klinik kanıtlar, Aloe vera ağız gargarası ve jelinin, diş eti indeksi, plak indeksi ve sondalama derinliğini azaltarak ve kemik dolgusu ve rejenerasyonunu artırarak diş eti iltihabı ve periodontitisin önlenmesi ve tedavisinde etkili olduğunu göstermiştir [ 8 , 9 , 10 , 11 , 12 ] , 13 , 14 ]. Aloe Veraklorheksidin, alendronat ve klor dioksit gibi diğer olağan tedaviler kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır [ 8 , 10 , 11 , 13 ].

                        20 sağlıklı yetişkinle yapılan randomize, plasebo çift kör bir çalışmada, Fallahi ve ark. [ 15 ], gömük üçüncü molar cerrahisinden sonra Aloe vera gargarasının postoperatif komplikasyonlar üzerindeki etkisini araştırdı . Aloe vera jeli, şişliği ve ameliyat sonrası ağrıyı önemli ölçüde azalttı. Başka bir çalışmada Kalra ve ark. [ 16 ] süt azı dişlerinde pulpotomi ajanları olarak Aloe vera jeli ve mineral trioksit agregasının etkinliğini değerlendirdi . Mineral trioksit agregatı ile tedavi edilen hastalar için 3, 6, 9 ve 12. aylardaki genel başarı oranları yüksekti. Ayrıca, kesitsel bir randomize girişimsel çalışma, Aloe vera'nınjel, atravmatik diş çekimi gerektiren hastalarda yara iyileşmesini destekledi ve ağrıyı azalttı ve etkinliği geleneksel analjeziklerden daha yüksekti [ 17 ]. Ayrıca Aloe vera , 10 hasta ile yapılan randomize bir klinik çalışmada minimal invaziv diş hekimliğinde umut verici bir kavite dezenfektanı olarak sonuçlanmıştır [ 18 ].

                        Oral mukozit/stomatit, kemoterapi ve radyoterapi tedavilerinin zayıflatıcı bir komplikasyonu olarak ortaya çıkan ve onkolojik hastaların yaşam kalitesini etkileyen inflamatuar ve/veya ülseratif bir durumdur. Aloe vera gargarası, referans benzidamin gargarasına benzer şekilde baş ve boyun kanserli hastalarda radyasyona bağlı mukozit şiddetini hafifletti [ 19 ]. Ayrıca, Aloe vera gargarasının, akut miyeloid lösemili ve akut lenfositik lösemili hastalarda radyoterapi ile ilişkili stomatit (ortalama yoğunluk ve ağrı) tedavisinde de etkili olduğu gösterilmiştir [ 20 ].

                        Oral submukoz fibrozis, anormal kollajen birikimi ile karakterize ağız boşluğunun kanser öncesi bir durumudur. Bu habis bozukluğa esas olarak fıstık ezmesi neden olur ve en sık Hindistan ve Güneydoğu Asya'da görülür. Anuradha et al. [ 21 ] , oral submuköz fibroz tedavisinde Aloe vera'nın (meyve suyu olarak sistemik ve jel olarak topikal) etkinliğini değerlendirdi. Klinik kanıtlar, Aloe vera'nın referans tedavi hidrokortizon, hiyalüronidaz ve antioksidan takviyelerine benzer şekilde yanma hissini azalttığını ve yanak esnekliğini, ağız açıklığını ve dil çıkıntısını arttırdığını göstermiştir. Oral submukoz fibrozis üzerine yapılan başka bir çalışmada, Aloe vera kombinasyonufizyoterapili jel, yanma hissini azaltmada ve dil çıkıntısını, ağız açmayı ve yanak esnekliğini artırmada, antioksidan kapsüllerin fizyoterapi ile kombinasyonundan daha etkiliydi [ 22 ].

                        Gastroözofageal reflü hastalığı, mide asitlerinin yemek borusuna doğru hareket ettiği yaygın bir kronik sindirim hastalığıdır. 4 hafta boyunca Aloe vera şurubu (10 mL/gün) mide ekşimesi, gıda regürjitasyonu, disfaji, gaz, geğirme, mide bulantısı ve asit regürjitasyonu gibi gastroözofageal reflü hastalıklarının semptomlarının sıklığını olumsuz etkilere neden olmadan azalttı (sadece bir vertigo vakası ve diğeri mide ağrısı bildirilmiştir) [ 23 ].

                        Gastrit, midenin mukoza zarının iltihaplanmasıdır. Aloe vera jeli, alkole bağlı akut gastritin Balb/c fare modelinde, matris metalloproteinaz-9 inhibitör aktivitesini artırarak korunmuştur [ 24 ].

                        Aloe vera %3 merheminin topikal uygulaması , pelvik bölgenin radyoterapisi ile indüklenen akut radyasyon proktiti olan hastalarda diyare ve acil dışkılama semptomlarını hafifletti [ 25 ]. Ayrıca, Aloe barbadensis özütü (AVH200 ® ), irritabl bağırsak sendromlu hastalarda bir kontrol grubuna kıyasla gastrointestinal semptomların şiddetini önemli ölçüde değil de azalttı [ 26 ]. Lin et al. [ 5 ] Aloe polisakaritinin (15 mg/kg) sıçanları artan JAK2, p-JAK2, STAT-3 ve p-STAT3 protein ekspresyonu ile indüklenen 2,4,6-üç nitrobenzen sülfonik asit kolitinden koruduğunu ortaya koydu. Ayrıca, Aloe vera6 hafta boyunca günde üç kez uygulanan krem, prospektif bir çift kör klinik çalışmada kronik anal fissür ağrısını ve defekt sonrası kanamayı azalttı ve yara iyileşmesini hızlandırdı [ 27 ].

                        Git: 3. Cilt Koruması


                        Cilt korumasıyla ilgili çoğu in vitro çalışma, Aloe vera'nın ve aktif bileşiklerin yara iyileşmesindeki yeteneğini inceler. Ölümsüzleştirilmiş insan keratinosit HaCaT hücre dizisi, birincil normal insan epidermal keratinositleri HEKa hücre dizisi ve fibroblast hücre dizileri en çok kullanılanlardır. Bu çalışmalar, Aloe vera ve ana bileşenlerinin (aloesin, aloin ve emodin) koruyucu etkilerini esas olarak antioksidan ve anti-inflamatuar mekanizmalar yoluyla sergilediğini ortaya koymuştur. Bu nedenle Aloe vera , fibroblastlarda TFGβ1, bFGF ve Vegf-A ekspresyonunu yukarı regüle etti ve lizozomal membran stabilitesi ile keratinosit proliferasyonunu ve farklılaşmasını artırdı [ 28 , 29 , 30 , 31 , 32 ]]. Ayrıca, Aloe vera solüsyonu, kornea epitel hücrelerinin birincil kültürlerinin hücresel bir modelinde tip IV kolajen indirgeme aktivitesini artırarak düşük konsantrasyonlarda (≤175 μg/mL) kornea yarasının kapanmasını hızlandırabilir [ 33 ]. Ayrıca, aloin, IL-8 üretimini, DNA hasarını, lipid peroksidasyonunu ve ROS oluşumunu azaltarak ve GSH içeriğini ve SOD aktivitesini artırarak cilt koruması sağlamıştır [ 34 ]. Aloesin bileşiği, Cdc42 ve Rak1, sitokinler ve büyüme faktörlerinin fosforilasyonu yoluyla hücre göçünü artırarak yara iyileşmesini hızlandırdı [ 35 ]. Bu iyileştirici aktiviteye ek olarak, Aloe'ninpolisakkarit (24 saat boyunca 20, 40 ve 80 µg/mL), insan keratinosit HaCaT hücre hattında TNF-a seviyelerinin ve IL-8 ve IL-12 protein ekspresyonunun inhibisyonunda kanıtlandığı gibi sedef hastalığında faydalı bir ajan olabilir.

                        İn vivo çalışmalara gelince, en yaygın modeller genetiği değiştirilmiş hayvanlar (BALB/c fareler, HR-1 tüysüz fareler ve SKH-1 tüysüz fareler) ve hayvanlarda UV ve X-ışını cilt hasarıdır. Bu in vivo çalışmaların çoğu Aloe vera özleri ve jeli ile yapılmıştır. Topikal Aloe vera uygulaması, inflamatuar hücre infiltrasyonunu azaltarak, CD4+/CD8+ oranlı lenfositleri artırarak ve epidermal kalınlığı ve kollajen birikimini geliştirerek dermal insizyonlu hayvan modellerinde yara iyileşmesini destekledi [ 36 , 37 , 38 , 39 ]. Endonezya'da birkaç şifalı bitki ile yapılan bir başka çalışmada, çörek otu yağı jeli ve Aloe vera'nın etkisidiyabetik ülser tedavisi için jel araştırıldı. Aloe vera , sırtında yara bulunan Wistar sıçanlarında alloksan ile indüklenen diyabette yara iyileşmesini iyileştirmede, nekrotik doku ve inflamasyonun azalması ve yeniden epitelizasyonun iyileşmesi ile kanıtlandığı üzere daha etkili sonuçlanmıştır [ 40 ]. Ayrıca, UV ile indüklenen bir fare modeli, Aloe vera jel tozunun epidermal büyüme faktörünü ve hyaluronan sentazı arttırdığını ve matris metaloproteinaz ekspresyonunu azalttığını (tip 2, 9 ve 13) ortaya çıkardı [ 41 , 42 ]. Aloe sterolleri bu UV korumasında yer alır [ 43 ]. Aynı şekilde, Aloe vera'nınantioksidan mekanizmalar yoluyla X-radyasyonuna karşı korunur (artan antioksidan enzim aktivitesi ve GSH içeriği ve azaltılmış ROS üretimi ve lipid peroksidasyonu) [ 44 , 45 ]. İzole edilmiş bileşikler arasında, aloe-emodin ve aloesin bileşikleri ile yapılan araştırmalar, iyileşme aktivitelerinin anjiyojenik özelliklerden kaynaklandığını göstermiştir [ 46 , 47 ].

                        Son 6 yılda, birkaç klinik çalışma da gerçekleştirilmiştir. Bunlardan bazıları Aloe vera'nın ülserler üzerindeki etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Bu nedenle, 3 ay boyunca günde iki kez Aloe vera jeli uygulanması yara iyileşmesini iyileştirdi ve hızlandırdı ve hastanede kalış süresini kısalttı [ 48 , 49 ]. Ayrıca, ortopedi servisinde yatan 80 hastayla yapılan randomize, üçlü kör bir klinik çalışmada, Hekmatpou ve ark. [ 50 ] Aloe vera jelinin 10 gün boyunca günde iki kez kalça, sakrum ve topuk bölgelerinde basınç ülseri gelişimini önlediğini gösterdi. Ayrıca, klinik deneyler, Aloe vera'nınyanıklarda hızlı doku epitelizasyonunu ve granülasyonunu kolaylaştırdı [ 51 ], sezaryen yarasının iyileşmesini hızlandırdı [ 52 ] ve ayrık kalınlıkta deri grefti donör bölgelerinin yara iyileşmesini hızlandırdı [ 53 ]. Ayrıca, Aloe vera , sağlıklı cildi korumak için faydaları için randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışmalarda araştırılmıştır. Bu nedenle, en az 12 hafta boyunca günlük 40 µg Aloe sterol (sikloartenol ve lofenol) alımı, güneş ışığına maruz kalan 46 yaşın altındaki erkeklerde cilt elastikiyetini artırdı, ancak kendilerini korumak için güneş kremi kullanmayan [ 54 ], yüz kırışıklıklarını azalttı. 40 yaş üstü Japon kadınları hyaluronik asit ve kolajen üretimini uyararak [55 ] ve 30-59 yaşlarındaki kadınlarda artan brüt elastikiyet, net elastikiyet ve biyolojik elastikiyet [ 56 ]. Bununla birlikte, Aloe vera'nın ciltteki koruyucu rolüne dair klinik kanıtlara rağmen , bu şifalı bitkinin, özellikle radyasyonun neden olduğu cilt hasarını azaltmada henüz etkinliğini bulamamış klinik deneyler vardır. Bu etki ile ilgili olarak 2014 ve 2019 yılları arasında iki klinik çalışma yayınlanmıştır. Her iki çalışma da Aloe vera'nın jel veya krem ​​olarak topikal uygulamasının meme kanseri hastalarında kontrol grubuna kıyasla radyoterapiye bağlı dermatit ve cilt toksisitesinin yaygınlığını ve şiddetini azaltmadığını bulmuştur [ 57 , 58 ].

                        Git: 4. Anti-inflamatuar Aktivite


                        Aloe vera'nın anti-inflamatuar aktivitesi üzerine yapılan en son çalışmalar, murin makrofaj RAW264.7 hücrelerinde ve LPS ile uyarılan farelerde izole edilmiş bileşiklerin etki mekanizmasına odaklanmıştır. Bu nedenle, aloinin potansiyel anti-inflamatuar etkisi, sitokinleri, ROS üretimini ve JAK1-STAT1/3 sinyal yolunu inhibe etme yeteneği ile ilgilidir [ 59 , 60 ]. Ayrıca, aloe-emodin sülfatlar/glukuronidler (0.5 μM), rhein sülfatlar/glukuronidler (1.0 μM), aloe-emodin (0,1 μM) ve rhein (0,3 μM), proinflamatuar sitokinleri ve nitrik oksit üretimini, iNOS ekspresyonunu ve MAPK fosforilasyonu [ 61 ].

                        Başka bir çalışmada Thunyakitpisal ve ark. [ 62 ], acemannan'ın, geçiş ücreti benzeri bir reseptör sinyal yolu yoluyla insan dişeti fibroblastında IL-6 ve IL-8 ekspresyonunu ve NF-κB/DNA bağlanmasını arttırdığını gösterdi. Yüksek IL-1β seviyeleri ile periodontal hastalıklar arasında ilişki olduğu için Na ve ark. [ 63 ], sağlıklı gönüllülerden alınan tükürük ile uyarılan insan oral KB epitel hücrelerinde aloinin anti-inflamatuar özelliklerini araştırdı. Bu çalışma, yüksek IL-1β içeriğine sahip tükürük numunelerinin KB hücrelerinde IL-8 üretimini uyardığını ve aloin ile yapılan ön işlemlerin p38 ve hücre dışı sinyal regüle kinaz yolunu azaltarak IL-8 üretimini inhibe ettiğini ortaya koydu.

                        İzole edilmiş bileşiklere ek olarak, Ahluwalia ve ark. [ 64 ], alin ve acemannan içeren standart bir Aloe vera özütü olan AVH200 ®'ün 18-60 yaşlarındaki sağlıklı bireylerden elde edilen insan kan T hücrelerinin aktivasyonu, çoğalması ve sitokin salgılanması üzerindeki aktivitesini değerlendirdi ve CD25'i azalttığını buldular. ve CD3(+) T hücreleri üzerinde CD3 ifadesi. Ayrıca AVH200®, konsantrasyona bağlı T hücresi proliferasyonunun baskılanması ve IL - 2, IFN-y ve IL-17A azalması sergiledi. Ayrıca, Aloe vera'nın anti-inflamatuar etkisi, asetaminofen ile indüklenen hepatit (karaciğer iltihabı durumu) fare modelinde de araştırılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, Aloe vera'nın(150 mg/kg) hepatik MDA, IL-12 ve IL-18 düzeylerini ve ALT'yi azalttı ve GSH içeriğini artırdı [ 65 ].

                        Git: 5. Antikanser Etkileri


                        Bu çalışmanın gözden geçirildiği yıllarda kansere odaklanan çalışmalar daha çok in vitro ve in vivo çalışmalardır. In vitro çalışmaların temel amacı, in vivo çalışmalarda ve klinik deneylerde daha sonra değerlendirilmek üzere sitotoksik aktiviteye sahip potansiyel molekülleri belirlemektir. Ek olarak, in vitro çalışmalar umut verici farmakolojik hedefleri belirleyerek etki mekanizmasının aydınlatılmasına izin verir. İn vivo çalışmalar, insanlarda yapılan çalışmalardan önce canlı organizmalardaki farmakolojik aktiviteyi ve davranışı anlamamızı sağlar. Klinik deneyler çok sınırlı olduğundan ve Aloe vera'nın kanser önleyici aktivitesini ve biyoaktif ilkelerini doğrulamak mümkün olmadığından, gelecek araştırmaların umut verici in vitro ve in vivo sonuçlara dayanarak bu aktiviteye odaklanması ilginç olacaktır. .

                        Mevcut incelemeye dahil edilen in vitro ve in vivo çalışmalar, çeşitli hücre dizileri ve hayvan modelleri (rahim ağzı kanseri ve yumurtalık kanseri gibi meme ve jinekolojik kanserler, habis koşullar) kullanılarak çeşitli kanser türlerine karşı sitotoksik ve antitümör aktiviteyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır. gastrointestinal sistem (yani ağız boşluğu, yemek borusu, kolon) ve yardımcı sindirim organları (pankreas), osteosarkomlar ve melanom). Aloe veranın oküler yüzey skuamöz neoplazisi üzerindeki etkinliğine odaklanan bir klinik çalışma ; bu klinik araştırma bu bölümün sonuna dahil edilmiştir.

                        Östrojen reseptörünü eksprese eden MCF-7 hücreleri, en popüler meme kanseri hücre dizisidir ve ölümsüz HeLa hücre dizisi, en eski ve en çok kullanılan rahim ağzı kanseri hücreleridir [ 66 , 67 ]. Aloe vera ham özleri (6, 24 ve 48 saat boyunca %40, %50 ve %60), apoptoz indüksiyonu (kromatin yoğunlaşması ve parçalanması ve apoptotik) yoluyla kanser hücre hatlarının (insan meme MCF-7 ve servikal HeLa) hücre canlılığını azalttı sub-G0/G1 fazlarında vücut görünümü) ve efektör gen ekspresyonunun modülasyonu (siklin D1, CYP1A1 ve CYP1A2 ekspresyonunda artış ve p21 ve bax ekspresyonunda azalma) [ 68]. Ayrıca, izole edilmiş aloe-emodin bileşiği, mitokondriyal ve endoplazmik retikulum apoptozu indükleyerek ve metastaz oksidatif stresi inhibe ederek hem MCF-7 hücrelerine hem de HeLa hücrelerine karşı etkili bir antikanser ajanı olarak sonuçlanmıştır [ 69 , 70 , 71 , 72 ]. Ayrıca, yakın zamanda yapılan bir çalışma, Aloe vera özütü (300 mg/kg) ve antrenmanın (yüzme) birlikte göğüs kanserli farelerde COX yolunu (COX-2 azaltma seviyeleri) ve prostaglandin E2 üretimini inhibe ederek koruyucu bir antikanser etkisi uyguladığını göstermiştir [ 73 ]. ]. Son olarak, aloesin, MAPK sinyal yolunu inhibe ederek yumurtalık kanserlerinin in vitro ve in vivo modellerinde tümör büyümesini azaltmıştır [ 74 ].

                        Gastrointestinal sistem ve yardımcı sindirim organlarının habis durumları için, emodin (24 ve 48 saat boyunca 10, 20, 30, 40 μM), insan ağzında hücre proliferasyonunu ve Bcl-2 protein seviyelerini ve kaspaz-3 protein ekspresyonunu ve Bax protein seviyelerini arttırdı. mukoza karsinomu KB hücreleri [ 75 ]. Ayrıca, aloe-emodinin, AKT ve ERK fosforilasyonunu inhibe ederek ve S fazındaki hücre sayısını azaltarak konsantrasyona bağlı bir şekilde özofagus TE1 kanser hücrelerini (test edilen 2.5 µM'den 20 µM'ye kadar olan konsantrasyonlar) etkili bir şekilde baskıladığı gösterilmiştir [ 76 ] . Ayrıca, AloeULK1 mRNA ekspresyon yukarı regülasyonu ve BECN1 ve BCL-2 mRNA ekspresyon aşağı regülasyonu [ 77 ] ile kanıtlandığı gibi, pankreatik karsinomu BxPC-3 hücrelerinde tek başına ve radyasyonla kombinasyon halinde polisakkarit indüklenen otofaji. Son olarak, Aloe vera'nın ve izole bileşiklerinin kolon kanserinde (dördüncü en yaygın kanser ve üçüncü önde gelen ölüm nedeni) potansiyel antikanser özelliklerini değerlendirmek için birkaç in vitro ve in vivo çalışma yapılmıştır [ 78 ]. Chen et al. [ 79 ] apoptotik yolu aktive ederek, ROS üretimini ve sitozolik kalsiyum seviyelerini artırarak ve ER stresi ile ilgili proteinleri yukarı regüle ederek kolon kanseri hücreleri üzerinde 10, 20 ve 40 μM konsantrasyonlarda aloe-emodinin sitotoksik özelliklerini sergiledi. Dahası,Aloe vera tozu ve hepatik faz II enzim glutatyon S-transferaz mRNA seviyelerini artırarak anormal kript odakları kolorektal kanserden %1 ve %3 korumalı C57BL/6J farelerini özütleyin [ 80 ]. Ayrıca, Aloe vera jeli (oral olarak 200 veya 400 mg/kg/gün), indüklenebilir NO sentazını ve COX2 ekspresyonunu, NF-kB aktivasyonunu ve hücre döngüsü ilerlemesini azaltarak, indüklenmiş kolit ile ilişkili kolon karsinojenezi olan BALB/c dişi farelerde hücresel faktörleri indüklemiştir. .

                        Osteosarkomlar, malign hücrelerin osteoid ürettiği nadir görülen kemik tümörleridir [ 81 ]. Aloe-emodin ayrıca kaspazlar, sitokrom c, CHOP ve GRP78 ekspresyonundaki artışta kanıtlandığı gibi ROS/JNK sinyal yolu yoluyla insan osteosarkomu MG-63 hücre hattına karşı umut verici bir ışığa duyarlı ajan olarak sonuçlanmıştır [ 82 , 83 ].

                        Melanom için (melanositlerin habis transformasyonu), aloe-emodin hücre proliferasyonunu azaltarak, hücre farklılaşmasını artırarak ve transglutaminazın transamidasyon aktivitesini ve dabrafenib antiproliferatif aktiviteyi sağlayarak metastatik insan melanom hücrelerine karşı koruma sağlamıştır [ 84 , 85 ].

                        Antikanser aktivite üzerine son yıllarda yürütülen klinik deneylerle ilgili olarak Damani ve ark. [ 86 ] , 64 yaşındaki İspanyol bir kadında oküler yüzey skuamöz neoplazisinin gerilemesinde 3 ay boyunca günde 3 kez Aloe vera göz damlasının etkinliğini bildirdi . Öte yandan, Koo ve ark. [ 87 ] aloe polisakaritinin, benzo(a)piren ve kotinin idrarla atılımını artırma yeteneğinden dolayı kanser gibi tütünle ilişkili hastalıkları azaltabileceğini belirtti.

                        Git: 6. Antidiyabetik Etki


                        Diyabet, insülin direnci veya insülin eksikliği nedeniyle kanda yüksek seviyelerde glikoz ile ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Aloe veranın diyabet ve ilgili komplikasyonlar üzerindeki etkisine ilişkin çalışmalar, esas olarak streptozotosin ile indüklenen hayvan modellerinde araştırılmıştır. Tutarlı kanıtlar, oksidatif stresin nefropatiler ve nöropatiler gibi diyabet komplikasyonlarının başlamasının ve ilerlemesinin ana nedeni olduğunu desteklemektedir. Bu nedenle, bu deneysel modeli kullanarak Aloe vera , kan şekeri düzeylerini düşürdüğünü, insülin düzeylerini artırdığını ve pankreas adacıklarını (sayı, hacim, alan ve çap) iyileştirdiğini gösterdi [ 88 ].] ve bu şifalı bitki oksidatif stresin neden olduğu diyabetik nefropati ve anksiyete/depresyon benzeri davranışlardan korunmuştur [ 89 ]. Ayrıca, Aloe vera'nın topikal uygulaması (60 mg/mL, 3 gün süreyle günde dört kez göz damlası), kornea alkali yanığı yaralanması olan streptozotosin ile indüklenen diyabetik Wistar sıçanlarında korneanın yeniden epitelizasyonunu desteklemiştir [ 90 ]. Ayrıca, genetiği değiştirilmiş hayvanlarla yapılan deneyler, Aloe vera polisakkaritlerinin (3 hafta boyunca 100 µg/g) kan glikoz seviyelerinin düşmesinden sorumlu olduğunu ortaya koymuştur [ 91 ]. Yakın tarihli bir in vitro çalışma, Aloe vera'nın etki mekanizmasınınpolisakkaritlerin antidiyabetik etkisi, apoptozu ve endoplazmik retikulum stres sinyalini inhibe etme yeteneği ile ilgilidir [ 91 ]. Yüksek glikoz ile indüklenen toksisite hücre modeli kullanan başka bir in vitro çalışmada, aloe-emodin (20 μM) bileşiği, sıçan pankreas β-hücrelerinden türetilen RIN-5F hücrelerini apoptotik ve anti-inflamatuar etkiler yoluyla glukotoksisiteden korumuştur [ 92 ] . Son olarak, Aloe vera alımı ( 4 hafta boyunca günde iki kez 300 mg), diyabet öncesi kişilerde açlık kan şekerini azalttı [ 93 ].

                        Git: 7. Antioksidan Özellikler


                        Antioksidanlar, serbest radikal süpürme, metal şelasyonu ve enzim regülasyonu yoluyla ROS'un neden olduğu biyomolekül oksidatif hasarını önleyen veya yavaşlatan bileşiklerdir [ 94 ]. Kumar et al. 2017 [ 95 ] , Hindistan'ın altı tarımsal iklim bölgesinden Aloe vera'nın ham metanolik ekstraktlarının potansiyel antioksidan aktivitesini farklı in vitro yöntemler (yani, DPPH, metal şelatlama ve indirgeme gücü tahlili) kullanarak araştırdı. Kuzey Hindistan'da toplanan türlerde antioksidan aktivite, alkaloidler, glikozitler, fenolik bileşikler, flavonoidler ve saponin glikozitlerindeki yüksek içerikle ilişkili olan Güney Hindistan'dakinden daha yüksekti. Ayrıca, Aloe veraetanol özütü, özellikle insan mikrovasküler endotel hücrelerini, hidrojen peroksit ve 4-hidroksinonenal kaynaklı toksisiteye karşı, ROS üretimini ve HNE-protein eklentilerinin oluşumunu azaltarak korumuştur [ 96 ]. Aloe veranın antioksidan aktivitesi , en azından kısmen, antrakinonlar ve peroksil radikal süpürme aktivitesine ve indirgeme kapasitesine sahip ilgili bileşiklere (10 µM) bağlıdır [ 97 ].

                        Bu in vitro analizlerin dışında, 53 sağlıklı gönüllüyle yapılan bir klinik deneyde, Aloe vera jel özütü (14 gün) alımı deneklerin plazmasının toplam antioksidan kapasitesini arttırdı [ 98 ].

                        Git: 8. Kemik Koruması


                        İzole Aloe vera bileşikleri ile yapılan in vitro çalışmalar, kemik patogenezi üzerindeki potansiyel koruyucu etkiyi incelemeyi amaçlamıştır. Aloe-emodin, klonal fare kondrojenik ATDC5 hücrelerinde, BMP-2 ve MAPK sinyal yolu aktivasyonu yoluyla kemik oluşumu ile ilgili kondrojenik farklılaşmayı indüklemiştir [ 99 ]. Ayrıca, aloin, fare makrofaj RAW 264.7 hücrelerinde NF-KB inhibisyonu yoluyla indüklenen NFĸB ligandının (RankL) reseptör aktivatörünü baskılayarak osteoporoz ve osteopeni bozukluklarında faydalı olduğu ile sonuçlanmıştır [ 100 , 101 ].

                        Git: 9. Kardiyoprotektif Etki


                        Aloe veranın kardiyoprotektif aktivitesini değerlendirmek için in vivo iskemi-reperfüzyon hasarı modelleri yaygın olarak kullanılmaktadır . Abdominal aort ve omurilik iskemisinden önce gastrik gavaj ile uygulanan Aloe vera , Wistar albino sıçanlarında antioksidan enzim aktivitesini (SOD, CAT ve GPx) arttırdı ve lipid peroksidasyon seviyesini (MDA içeriği), ödem, kanama ve inflamatuar hücre göçünü azalttı [ 102 , 103 ]. Ayrıca, aloin olarak da bilinen barbaloin (20 mg/kg/gün, 5 gün), bir miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarında Sprague-Dawley sıçanlarında intragastrik olarak azaltılmış miyokardiyal oksidatif stres ve inflamatuar yanıt ve AMPK sinyalini arttırdı [ 104 ]. Esmat et al. [ 105] kas içinden uygulanan bu bileşiğin (50 mg/kg vücut ağırlığı, 2 hafta boyunca haftada iki kez), aterojenik olmayan aktiviteye ve demir şelatlama özelliklerine sahip olduğunu gösterdi. Aloe veradan izole edilen ve kardiyoprotektif özellikleri araştırılan bir diğer bileşik ise aloe-emodindir. Bir in vitro hem proteini (hemoglobin) modelinde, aloe-emodinin (100 μM), β yaprağının yapısal değişikliklerinde ve α sarmallarının görünümünde kanıtlandığı gibi, bir anti-agregasyon ajanı olarak maksimum aktiviteye sahip olduğu gösterildi [ 106 ] . Öte yandan, bir in vivo çalışma, aloe-emodinin, erkek Wistar sıçanlarında 6 hafta boyunca 50 ve 100 mg/kg dozlarında toplam kolesterol ve düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterol düzeylerini azaltarak hiperlipidemiyi hafifletebileceğini ortaya koydu [ 107 ].]. Klinik çalışmalarla ilgili olarak, çift kör, randomize kontrollü bir çalışma, Aloe vera'nın 4 ve 8 hafta boyunca günde iki kez 300 mg ve 500 mg/gün'ün diyabet öncesi hastalarda HbA1C, toplam kolesterol, LDL ve trigliserit düzeylerini azalttığını göstermiştir [ 92 ]. Ayrıca, Aloe vera'nın oral gavaj uygulaması ( 1 ay boyunca 30 mg/kg/gün), Wistar albino sıçanlarda lipid peroksit oluşumunu önleyerek, antioksidan enzimleri artırarak ve transkripsiyon faktörü NRF1'i yukarı regüle ederek iskemik lif dejenerasyonunu azalttı. [ 108 ].

                        Git: 10. Antimikrobiyal ve Prebiyotik Aktivite


                        Aloe vera ve ana bileşenlerinin antimikrobiyal aktivitesini değerlendirmek için farklı çalışmalar yapılmıştır . Bu çalışmaların çoğu in vitro ve antibakteriyel aktiviteye odaklanmıştır. En çok çalışılan bakterilerden biri Staphlococcus aureus ve Pseudomonas aeruginosa'dır . Bu nedenle, Aloe vera sulu özütü, metisiline dirençli Staphylococcus aureus'a karşı büyümeyi ve biyofilm oluşumunu azaltmıştır [ 109 ]. Ayrıca, bu bakteri ayrıca Actinobacillus actinomycetemcomitans dahil periapikal ve periodontal apseli hastalardan elde edilen diğer oral patojenlerle birlikte Aloe vera jeli (%50 ve %100 konsantrasyonlar) tarafından da inhibe edilmiştir., Clostridium bacilli , ve Streptococcus mutans kullanılarak disk difüzyon, mikro seyreltme ve agar seyreltme yöntemleri [ 110 ]. Staphylococcus aureus'a karşı antibakteriyel aktiviteye atfedilen bileşiklerden biri, biyofilm gelişimini ve hücre dışı protein üretimini inhibe ederek etki eden aloe-emodindir [ 111 ]. Pseudomonas aeruginosa durumunda , Aloe vera özlerinin , 200 µg/mL MIC 50 ve MIC 90 değerlerinde yara enfeksiyonu olan yanık hastalarından izole edilen çoklu ilaca dirençli Pseudomonas aeruginosa'nın büyümesini engellediği gösterilmiştir [ 112 ].Aloe vera iç jeli için Pseudomonas aeruginosa büyümesi ve biyofilm oluşumu inhibisyonu da gösterilmiştir . Bu Aloe vera iç jeli ayrıca diğer Gram negatif bakterileri ( Helicobacter pylori ve Escherichia coli ) ve Candida albicans mantarını da inhibe etti [ 113 ]. Ayrıca, başka bir çalışmada, Aloe vera hidroalkolik özü , 13 mm (doymuş) ve 9.6 mm (seyreltilmiş) inhibisyon bölgeleriyle, dişlerin kök kanallarını enfekte eden bir mikroorganizma olan Enterococcus faecalis'e karşı antibakteriyel aktivite göstermiştir [ 114 ]. Ayrıca, 1 mg/mL'ye kadar Aloe vera konsantrasyonlarısulu özler , dünya çapında en ölümcül bulaşıcı hastalıklardan biri olan tüberküloza neden olan patojen olan Mycobacterium tuberculosis büyümesini engelleyebilir [ 115 ]. Son olarak, 53 sağlıklı gönüllüyle yapılan bir klinik deneyde, 14 gün boyunca günlük Aloe vera jel ekstresi içilmesi, Lactobacillus spp. azalmasında gösterildiği gibi bir antimikrobiyal aktivite gösterdi . numara [ 98 ].

                        Aloe veranın antiviral aktivitesi, herpes simplex virüs tip 1 ve H1N1 alt tip influenza virüsü için araştırılmıştır. Aloe vera özü jeli (%0,2'den %5'e kadar olan konsantrasyonlar), Vero hücrelerinde, büyümesini engelleyerek tip 1 herpes simpleks virüsüne karşı antiviral aktivite gösterdi [ 116 ]. Öte yandan, in vitro çalışmalar, Aloe polisakkaritlerinin influenza virüsü partikülleri ile etkileşerek H1N1 alt tipi influenza virüs replikasyonunu ve viral adsorpsiyon süresini azalttığını göstermiştir. Ayrıca, PR8(H1N1) ile enfekte SPF BALB/c fareleri ile yapılan in vivo çalışmalar, klinik semptomları ve akciğer hasarını iyileştirdi [ 117 ].

                        Plasmodium falciparum paraziti , en agresif ve öldürücü şekliyle sıtmanın ana etken maddesidir. Kumar et al. [ 118 ] Hindistan'ın altı farklı iklim bölgesinde (dağlık, yarı kurak, kurak, nemli subtropikal, tropikal ıslak ve kuru ve nemli subtropikal iklim) toplanan Aloe vera ham sulu ekstraktlarının klorokine duyarlı bir Plasmodium suşuna karşı aktivitesini araştırdı. falciparum . Bu çalışma, daha soğuk iklim bölgelerinden gelen Aloe vera'nın, en yüksek aloin ve aloe-emodin içeriği (EC50 değeri 0.289 µg/mL) ile ilişkili en yüksek antiplazmodiyal aktiviteye sahip olduğunu göstermiştir.

                        Son olarak, Aloe vera'nın "sağlık yararı sağlayan konakçı mikroorganizmalar tarafından seçici olarak kullanılan bir substrat" ​​olarak tanımlanan prebiyotik potansiyelini destekleyen başka çalışmalar da vardır . Aloe vera müsilajı (acemannan açısından zengin), kısa zincirli yağ asitlerini artırarak ve bakteri bileşimini değiştirerek gastrointestinal sağlığı iyileştirebilir [ 119 ]. Ayrıca, Aloe vera'dan gelen acemannan ve fruktanlar , özellikle Bifidobacterium spp. olmak üzere bakteri üremesini artırmıştır . nüfus [ 120 ].

                        Git: 11. Diğer Etkiler


                        Aloe vera , üreme sağlığı sorunlarının tedavisi için de araştırılmıştır. Deney hayvanları ile yapılan bu çalışmaların sonuçları çelişkilidir. Asgharzade et al. [ 121 ] Wistar sıçanlarında Aloe vera etanol özütünün (150 ve 300 mg/kg) spermatogenez ve sperm kalitesi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu gösterdi, Erhabor ve Idu [ 122 ] Aloe vera etanol özütünün (400 mg/kg) erkek cinselliğini iyileştirdiğini gözlemledi. davranış (bağlanma sıklığı ve gecikme süresi, giriş frekansı ve gecikme süresi ve testosteron seviyeleri) ve Behmanesh ve ark. [ 123 ] Aloe veraArtan vücut ve testis ağırlıklarını, spermatosit ve spermatid miktarını ve seminifer tübül çapını ve yüksekliğini çıkarın.

                        Aloe vera ile işlenmiş jel, bir anti-inflamatuar etki (histamin, mast hücre proteaz-1 ve IgE azalması) uygulayarak ovoalbümin kaynaklı gıda alerjisini önledi [ 124 ].

                        Kan düzeyinde, Aloe vera jelinin oral uygulaması, siklofosfamid ile indüklenen genetiği değiştirilmiş farelerde lenfopeni ve eritropeni ve ayrıca IgA salgılanmasını önledi ve düzeltti [ 125 ]. Ayrıca, Aloe vera etanol özü (200 mg/kg, 400 mg/kg ve 600 mg/kg), antioksidan mekanizmalar yoluyla beyaz kan hücreleri, kırmızı kan hücreleri ve trombosit sayısını normalleştirdi [ 126 ].

                        Kas-iskelet sistemi hastalıkları ile ilgili olarak, aloe-emodin, MH7A insan sinovyal fibroblast benzeri hücreleri, aloe-emodin'de G2/M fazını (konsantrasyonlar ≥20 µM) durdurarak canlı hücre sayılarını (konsantrasyonlar ≥10 µM) azalttığını ve apoptozu indüklediğini göstermiştir. romatoid artriti tedavi etmek için umut verici bir ajan ve metotreksatın tamamlayıcı bir tedavisidir [ 127 ]. Ayrıca, Aloe vera liyofilize özü merhem, kalkaneal tendonun kısmi transeksiyonu ile Wistar sıçanlarında tendon lezyonlarını azalttı ve kollajen olmayan proteinleri arttırdı [ 128 ].

                        10 mg/kg Aloe vera sulu özütü dozu (hafta boyunca günde 3 kez), ajitasyon, eşitsizlik ve sarkık göz kapaklarının azalmasında gösterildiği gibi, morfine bağımlı dişi sıçanlarda morfin yoksunluk sendromunda en etkili sonuç olmuştur [ 129 ] .

                        Son olarak, Aloe vera jel ekstraktının (yedi hafta, günde 500 mg/kg vücut ağırlığı) Balb/c farelerinde indüklenen sigara dumanının akciğer dokusu üzerindeki müsin üretimini, sitrülin ve NO düzeylerini ve peroksidatif hasarı azaltarak koruyucu etkisinin vurgulanması [ 130 ] .

                        Git: 12. Sonuçlar


                        Aloe vera , anti-inflamatuar, antimikrobiyal ve yara iyileştirici özellikleri nedeniyle geleneksel olarak cilt yaralanmalarını (yanıklar, kesikler, böcek ısırıkları ve egzamalar) ve sindirim problemlerini tedavi etmek için kullanılmıştır. Bu tıbbi bitki üzerinde yapılan araştırmalar, geleneksel kullanımları doğrulamayı ve etki mekanizmasını derinleştirmeyi, bu faaliyetlerden sorumlu bileşikleri tanımlamayı amaçlamıştır. Aynı şekilde, Aloe vera için yeni eylemler araştırılmıştır.ve aktif bileşikleri, özellikle sitotoksik, antitümöral, antikanser ve antidiyabetik ajan olarak umut verici rolünü vurgulamaktadır. Son 6 yılda, çoğu farmakolojik çalışma in vitro ve in vivo çalışmalar olmuştur. In vitro çalışmalar arasında antimikrobiyal, antiinflamatuar, sitotoksik, antitümör, antikanser ve cilt koruma aktiviteleri en çok araştırılanlardır. Özellikle belirtmek gerekir ki in vitro çalışmalar arasında Aloe veranın koruyucu etkisini değerlendiren birkaç çalışma bulunmaktadır.osteoporoz gibi kemik hastalıklarında. Kemik korumasıyla ilgili sonuçlar umut vericidir; ancak bunların deney hayvanları ve insanlarla yapılması gereklidir. In vivo çalışmalarla ilgili olarak, bunlar kardiyoprotektif etki, sitotoksik, antitümör ve antikanser aktiviteleri ve cilt koruma aktivitelerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. In vitro ve in vivo deneylerle karşılaştırıldığında, klinik deneyler sınırlıdır ve sindirim ve cilt koruyucu etkilere odaklanır. Ayrıca bu klinik deneyler sadece Aloe vera ile yapılmıştır., ancak izole bileşikleri ile değil; bu nedenle, ilgili metabolitlerin farklı insan koşulları ve patolojilerindeki klinik etkisini incelemek ilgi çekici olacaktır. Başlıca aktif bileşikler arasında, son altı yıldaki araştırmalar aloe-emodin, aloin, aloesin, amodin ve acemannan'a odaklandı. Bunlardan aloe-emodin ve aloin en çok çalışılanlar olmuştur. Özellikle aloe-emodin, antimikrobiyal, antidiyabetik, sitotoksik, kalp koruyucu ve kemik koruyucu (in vitro çalışmalarda) ve ayrıca anti-inflamatuar ve cilt koruyucu bileşik (in vivo çalışmalarda) olarak umut verici bir ajan olarak sonuçlanmıştır. Aloin, inflamatuar süreç ve kemik hastalıklarında (in vitro çalışmalar) ve kanser ve kardiyovasküler hastalıklarda (in vivo çalışmalar) etkiliydi.Aloe vera ve ana bileşikleri, özellikle kemik koruması, kanser ve diyabet üzerinde.

                        Git: Yazar Katkıları


                        Tüm yazarlar, makalenin kavramsallaştırılmasına, araştırılmasına, denetlenmesine ve yazılmasına katkıda bulunmuştur. Tüm yazarlar, makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

                        Git: Finansman


                        Bu araştırma hiçbir dış finansman almamıştır.

                        Git: Çıkar çatışmaları


                        Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

                        Git: Referanslar

                        1. Surjushe A., Vasani R., Saple DG Aloe vera : Kısa bir inceleme. Hint J. Dermatol. 2008; 53 :163–166. doi: 10.4103/0019-5154.44785. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        2. Malik I., Zarnigar HN Aloe vera - Klinik Etkinliğinin Gözden Geçirilmesi. Int. Araş. J. Phar. 2003; 4 :75-79. doi: 10.7897/2230-8407.04812. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        3. Maan AA, Nazir A., ​​Khan MKI, Ahmad T., Zia R., Murid M., Abrar M. Aloe vera'nın terapötik özellikleri ve uygulamaları : Bir inceleme. J. Herb. Med. 2018; 12 :1–10. doi: 10.1016/j.hermed.2018.01.002. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        4. Sholehvar F., Mehrabani D., Yaghmaei P., Vahdati A. Aloe vera jelinin diş özü kök hücrelerinin canlılığı üzerindeki etkisi. diş. travmatol. 2016; 32 :390–396. doi: 10.1111/edt.12272. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        5. Lin H., Honglang L., Weifeng L., Junmin C., Jiantao Y., Junjing G. Ülseralive koliti koruyan alopolisakkarit mekanizması. biyo. Eczacılık 2017; 88 :145-150. doi: 10.1016/j.biopha.2016.11.138. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        6. Songsiripradubboon S., Kladkaew S., Trairatvorakul C., Sangvanich P., Soontornvipart K., Banlunara W., Thunyakitpisal P. Lipopolisakkarit kaynaklı pulpa iltihabı olan dişlerde acemannan kullanılarak dentin rejenerasyonunun uyarılması. J. Endod. 2017; 43 :1097–1103. doi: 10.1016/j.joen.2017.01.037. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        7. Nejaim Y., Silva AI, Vasconcelos TV, Silva EJ, de Almeida SM Işınlanmış sıçanlarda Aloe vera ve çinko/bakır bileşiklerinin tükürük işlev bozukluğuna karşı radyo koruyucu etkisinin değerlendirilmesi. J. Oral Sci. 2014; 56 :191–194. doi: 10.2334/josnusd.56.191. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        8. Kumar GR, Devanand G., John BD, Ankit Y., Khursheed O., Sumit M. Aloe vera gargarasının 4 günlük plak yeniden büyüme modelinde ön plak önleyici etkinliği: Randomize kontrol denemesi. Etiyopya. J. Sağlık Bilimi. 2014; 24 :139–144. doi: 10.4314/ejhs.v24i2.6. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        9. Pradeep AR, Garg V., Raju A., Singh P. Tip 2 diyabetli ve kronik periodontitisli hastalarda Aloe vera jelinin ek lokal dağıtımı: Randomize, kontrollü bir klinik çalışma. J. Periodontol. 2016; 87 :268-274. doi: 10.1902/jop.2015.150161. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        10. Vangipuram S., Jha A., Bhashyam M. Aloe vera gargarası ve klorheksidinin periodontal sağlık üzerindeki karşılaştırmalı etkinliği: Randomize kontrollü bir çalışma. J. Clin. Tecrübe. diş. 2016; 8 :e442. doi: 10.4317/jced.53033. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        11. Yeturu SK, Acharya S., Urala AS, Pentapati KC Aloe vera , klor dioksit ve klorheksidin ağız gargaralarının plak ve diş eti iltihabı üzerindeki etkisi: Randomize kontrollü bir çalışma. J. Oral Biyo. Kraniofak. Araş. 2016; 6 :55-59. doi: 10.1016/j.jobcr.2015.08.008. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        12. Moghaddam AA, Radafshar G., Jahandideh Y., Kakaei N. Kronik periodontitisli hastalarda ölçeklendirme ve kök planlamasına yardımcı olarak Aloe vera jelinin lokal uygulamasının etkilerinin klinik değerlendirmesi . J. Dent. 2017; 18 :165-172. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        13. Ipshita S., Kurian IG, Dileep P., Kumar S., Singh P., Pradeep AR Sınıf II furkasyon kusurları olan kronik periodontitis hastalarında yüzde bir alendronat ve Aloe vera jel lokal konak modüle edici ajanlar: Randomize, kontrollü bir klinik çalışma . J. Araştır. klinik. diş. 2018; 9 :e12334. doi: 10.1111/jicd.12334. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        14. Kurian IG, Dileep P., Ipshita S., Pradeep AR Kronik periodontitis hastalarında kemik içi defektlerin tedavisinde subgingival yolla verilen %1 metformin ve Aloe vera jelin karşılaştırmalı değerlendirmesi: Randomize, kontrollü bir klinik çalışma. J. Araştır. klinik. diş. 2018; 9 :e12324. doi: 10.1111/jicd.12324. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        15. Fallahi HR, Hamadzade H., Nezhad AM, Zandian D., Taghizadeh M. Gömülü üçüncü molar cerrahisinden sonra Aloe vera gargarasının postoperatif komplikasyonlara etkisi: Randomize, çift kör bir klinik çalışma. J. Oral Maksillofas. cerrah. Med. Yol. 2016; 28 :392–396. doi: 10.1016/j.ajoms.2016.05.011. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        16. Kalra M., Garg N., Rallan M., Pathivada L., Yeluri R. Süt azı dişlerinde pulpotomi ajanları olarak taze Aloe barbadensis bitki özü ve mineral trioksit agregasının karşılaştırmalı değerlendirmesi: 12 aylık bir takip çalışması. saygısızlık klinik. diş. 2017; 8 :106–111. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        17. Nimma VL, Talla HV, Bairi JK, Gopaldas M., Bathula H., Vangdoth S. Otlar yoluyla bütünsel şifa: Aloe veranın ekstraksiyon sonrası soket iyileşmesi üzerindeki etkinliği. J. Clin. Teşhis. Araş. 2017; 11 :83-86. doi: 10.7860/JCDR/2017/21331.9627. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        18. Prabhakar AR, Karuna YM, Yavagal C., Deepak BM Minimal invaziv diş hekimliğinde kavite dezenfeksiyonu- Aloe vera ve propolisin karşılaştırmalı değerlendirmesi : Randomize bir klinik çalışma. saygısızlık klinik. diş. 2015; 6 :S24–S31. doi: 10.4103/0976-237X.152933. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        19. Sahebjamee M., Mansourian A., Mohammad MH, Zadeh MT, Bekhradi R., Kazemian A., Doroudgar K. Aloe vera ve benzidamin gargaralarının radyasyona bağlı oral mukozit üzerindeki karşılaştırmalı etkinliği: Üçlü kör, randomize, kontrollü klinik çalışma. Ağız Sağlığı diş. 2015; 13 :309–315. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        20. Mansouri P., Haghighi M., Beheshtipour N., Ramzi M. Aloe vera solüsyonunun lenfoma ve lösemili hastalarda kemoterapinin neden olduğu stomatit üzerindeki etkisi: Randomize kontrollü bir klinik çalışma. Int. J. Toplum Hemşireleri. Ebelik. 2016; 4 :119–126. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        21. Anuradha A., Patil B., Asha VR Aloe veranın oral submukoz fibroz tedavisinde etkinliğinin değerlendirilmesi – bir klinik çalışma. J. Sözlü Yol. Med. 2017; 46 :50–55. doi: 10.1111/jop.12463. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        22. Singh N., Hebbale M., Mhapuskar A., ​​Ul SN, Thotte S., Singh S. Oral Submuköz Fibrozisin Yönetiminde Fizyoterapi ile birlikte Aloe vera ve Antioksidan Etkinliği. J. Contemp. diş. Pratik yapın. 2016; 17 :78-84. doi: 10.5005/jp-dergileri-10024-1806. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        23. Panahi Y., Khedmat H., Valizadegan G., Mohtashami R., Sahebkar A. Gastroözofageal reflü hastalığının tedavisi için Aloe vera şurubunun etkinliği ve güvenliği : Pilot, randomize, pozitif kontrollü bir çalışma. J. Gelenek. Çene. Med. 2015; 35 :632-636. doi: 10.1016/S0254-6272(15)30151-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        24. Park CH, Son HU, Yoo CY, Lee SH Aloe vera'nın düşük moleküler ağırlıklı jel fraksiyonu, alkolün neden olduğu akut gastrik lezyon dokularında matris metalloproteinaz-9 inhibitör aktivitesini indükleyerek gastroproteksiyon sergiler. Eczacılık Biol. 2017; 55 :2110–2115. doi: 10.1080/13880209.2017.1371770. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        25. Sahebnasagh A., Ghasemi A., Akbari J., Alipour A., ​​Lashkardoost H., Ala S., Salehifar E. Aloe vera ile akut radyasyon proktitinin başarılı tedavisi : Bir ön randomize kontrollü klinik çalışma. J. Altern. Tamamlayıcı. Med. 2017; 23 :858-865. doi: 10.1089/acm.2017.0047. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        26. Størsrud S., Pontén I., Simrén M. Aloe barbadensis Mill'in etkisinin pilot çalışması. irritabl barsak sendromlu hastalarda ekstrakt (AVH200 ® ): Randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. J. Gastrointestin. Karaciğer Dis. 2015; 24 :275–280. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        27. Rahmani N., Khademloo M., Vosoughi K., Assadpour S. Aloe vera kreminin kronik anal fissür ağrısı, yara iyileşmesi ve defekt üzerine kanama üzerindeki etkileri: Prospektif bir çift kör klinik çalışma. Avro. Rev. Med. farmakol. bilim 2014; 18 :1078–1084. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        28. Moriyama M., Moriyama H., Uda J., Kubo H., Nakajima Y., Goto A., Hayakawa T. Aloe cinsinin yara iyileşmesi, hücre çoğalması ve epidermal keratinositlerin farklılaşması üzerindeki faydalı etkileri. PLoS BİR. 2016; 11 :e0164799. doi: 10.1371/journal.pone.0164799. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        29. Hormozi M., Assaei R., Boroujeni MB Aloe vera'nın fare embriyonik fibroblast hücresinde yara iyileştirme faktörlerinin (TGFβ1 ve bFGF) ekspresyonu üzerindeki etkisi: In vitro çalışma. Biyomedya. Eczacılık 2017; 88 :610–616. doi: 10.1016/j.biopha.2017.01.095. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        30. Negahdari S., Galehdari H., Kesmati M., Rezaie A., Shariati G. Aloe vera , kına, adiantum capillus-veneris ve mür ekstrelerinin ve formülasyonlarının fare dermal fibroblast hücreleri üzerindeki yara iyileştirme aktivitesi . Int. J. Önle. Med. 2017; 8:18 . [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        31. Teplicki E., Ma Q., Castillo DE, Zarei M., Hustad AP, Chen J., Li J. Aloe vera'nın Hücre Proliferasyonu, Göçü ve Canlılığında Yara İyileşmesi Üzerindeki Etkileri. Yaralar. 2018; 30 :263–268. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        32. De Oliveira ACL, Tabrez S., Shakil S., Khan MI, Asghar MN, Matias BD, de Carvalho RM Aloe veranın mutajenik, antioksidan ve yara iyileştirici özellikleri . J. Etnofarmakol. 2018; 227 :191–197. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        33. Curto EM, Labelle A., Chandler HL Aloe vera : Kornea yarasının kapanması ve kollajenaz aktivitesi üzerindeki etkilerin in vitro bir çalışması. Veteriner. Oftamol. 2014; 17 :403–410. doi: 10.1111/vop.12163. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        34. Liu FW, Liu FC, Wang YR, Tsai HI, Yu HP Aloin, oksidatif savunma sistemini düzenleyerek cilt fibroblastlarını ısı stresinin neden olduğu oksidatif stres hasarından korur. PLoS BİR. 2015; 10 :e0143528. doi: 10.1371/journal.pone.0143528. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        35. Aloe vera'dan Wahedi HM, Jeong M., Chae JK, Do SG, Yoon H., Kim SY Aloesin, in vitro ve in vivo MAPK/Rho ve Smad sinyal yollarını modüle ederek cilt yarasının iyileşmesini hızlandırır . Bitkisel ilaç. 2017; 28 :19–26. doi: 10.1016/j.phymed.2017.02.005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        36. Brandão ML, Reis PRM, Araújo LAD, Araújo ACV, Santos MHDAS, Miguel MP Sıçanlarda kauçuk ağaçlarından elde edilen lateks ve Aloe vera özü ile tedavi edilen yara iyileşmesinin değerlendirilmesi. Acta Sir. sutyen 2016; 31 :570–577. doi: 10.1590/S0102-865020160090000001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        37. Oryan A., Mohammadalipour A., ​​Moshiri A., Tabandeh MR Aloe veranın topikal uygulaması yara iyileşmesini, modellemeyi ve yeniden şekillendirmeyi hızlandırdı: Deneysel bir çalışma. Annals Plast. cerrah. 2016; 77 :37-46. doi: 10.1097/SAP.0000000000000239. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        38. Takzaree N., Hadjiakhondi A., Hassanzadeh G., Rouini MR, Manayi A., Zolbin MM Aloe vera jelinin topikal uygulamasından sonra kutanöz yaralarda transforming büyüme faktörü-β (TGF-β) aktivasyonu . Olabilmek. J. Physiol. Eczacılık 2016; 94 :1285–1290. doi: 10.1139/cjpp-2015-0460. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        39. Yos Adi Prakoso K. Aloe vera Kreminin Cilt Yara İyileşmesinde CD4+ ve CD8+ Lenfositlerin Ekspresyonu Üzerine Etkileri. J. Trop. Med. 2018; 2018 :6218303. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        40. Sari Y., Purnawan I., Kurniawan DW, Sutrisna E. Diyabetik sıçanlarda Nigella sativa yağı jeli ve Aloe vera jelinin yara iyileşmesi üzerindeki etkilerinin karşılaştırmalı bir çalışması . J. Evid. Tabanlı İntegral. Med. 2018; 23 gün: 10.1177/2515690X18772804. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        41. Yao R., Tanaka M., Misawa E., Saito M., Nabeshima K., Yamauchi K., Furukawa F. Aloe Sterol İçeren Aloe vera Jel Tozunun Günlük Yutulması OVX Tüysüz Farelerde Cilt Fotoyaşlanmasını Önler. J. Gıda Bilimi. 2016; 81 :2849–2857. doi: 10.1111/1750-3841.13527. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        42. Saito M., Tanaka M., Misawa E., Yao R., Nabeshima K., Yamauchi K., Furukawa F. Aloe vera jel tozunun oral yoldan verilmesi , MMP'lerin aşırı ekspresyonunun baskılanması yoluyla UVB kaynaklı cilt elastikiyetinde azalmayı önler. tüysüz farelerde. Biosci. Biyoteknoloji. Biyokimya. 2016; 80 :1416–1424. doi: 10.1080/09168451.2016.1156480. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        43. Misawa E., Tanaka M., Saito M., Nabeshima K., Yao R., Yamauchi K., Furukawa F. Tüysüz farelerde Aloe sterollerinin UVB kaynaklı foto yaşlanmaya karşı koruyucu etkileri. Fotodermatol. Fotoimmunomol. fotoğraflandı. 2017; 33 :101–111. doi: 10.1111/phpp.12286. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        44. Bala S., Chugh NA, Bansal SC, Garg ML, Koul A. Aloe veranın X-ışını kaynaklı testis disfonksiyonuna karşı koruyucu rolü . androloji. 2017; 49 :12697. doi: 10.1111/ve.12697. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        45. Bala S., Chugh NA, Bansal SC, Garg ML, Koul A. Aloe vera'nın X-ışını ışınlanmış farelerin hepatik ve renal dokuları üzerindeki radyomodülatör etkileri. Mut. Araş. 2018; 811 :1–15. doi: 10.1016/j.mrfmmm.2018.07.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        46. ​​Lin LX, Wang P., Wang YT, Huang Y., Jiang L., Wang XM Aloe vera ve Vitis vinifera, bir in vivo sıçan yanığı yara modelinde yara iyileşmesini iyileştirir. Mol. Med. 2016 ; 13 :1070-1076. doi: 10.3892/aa.2015.4681. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        47. Rodrigues D., Viotto AC, Checchia R., Gomide A., Severino D., Itri R., Martins WK Aloe vera özütünün UVA'ya karşı koruma mekanizması: Lizozomal membranın korunması fotohasarı önler. Fotokimya. Fotobiyol. bilim 2016; 15 :334–350. doi: 10.1039/C5PP00409H. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        48. Avijgan M., Kamran A., Abedini A. Geleneksel tedavilere kıyasla kronik ülserlerde Aloe vera jelinin etkinliği. İran. J. Med. bilim 2016; 41 :S30. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        49. Leng H., Pu L., Xu L., Shi X., Ji J., Chen K. Aloe vera'dan ekstrakte edilen bir polisakarit olan Aloe polisakaritinin TNF -α ile indüklenen HaCaT hücre proliferasyonu ve altında yatan mekanizma üzerindeki etkileri sedef hastalığında. Mol. Med. 2018 ; 18 :3537–3543. doi: 10.3892/aa.2018.9319. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        50. Hekmatpou D., Mehrabi F., Rahzani K., Aminiyan A. Aloe vera jelinin ortopedi servislerinde yatan hastalarda basınç ülserlerinin önlenmesine etkisi: Randomize üçlü kör klinik çalışma. BMC Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2018; 18 :1–11. doi: 10.1186/s12906-018-2326-2. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        51. Irani PS, Varaie S. Aloe vera Gel ve Nitrofurazon %2'nin epitelizasyon ve granülasyon dokusu oluşumuna etkisinin yüzeysel ikinci derece yanıklarda karşılaştırılması. İran. J. Med. bilim 2016; 41 :S3. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        52. Molazem Z., Mohseni F., Younesi M., Keshavarzi S. Aloe vera jeli ve sezaryen yara iyileşmesi; randomize kontrollü bir klinik çalışma. Küresel J. Sağlık Bilimi. 2015; 7 :203. doi: 10.5539/gjhs.v7n1p203. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        53. Burusapat C., Supawan M., Pruksapong C., Pitiseree A., Suwantemee C. Ayrık kalınlıkta deri grefti donör bölgelerinin hızlandırılmış yara iyileşmesi için topikal Aloe vera jeli: Çift kör, randomize, kontrollü bir deneme ve sistematik derleme . Plast. yeniden yapılandırma cerrah. 2018; 142 :217–226. doi: 10.1097/PRS.0000000000004515. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        54. Tanaka M., Yamamoto Y., Misawa E., Nabeshima K., Saito M., Yamauchi K., Furukawa F. Aloe sterol takviyesi, güneş ışığına maruz kalan Japon erkeklerinde cilt elastikiyetini artırır: 12 haftalık çift kör, randomize kontrollü çalışma. klinik. kozmetik Yatırım. Dermat. 2016; 9 :435–442. doi: 10.2147/CCID.S118947. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        55. Tanaka M., Misawa E., Yamauchi K., Abe F., Ishizaki C. Aloe vera jelinden elde edilen bitki sterollerinin in vitro insan dermal fibroblastları ve Japon kadınlarda cilt durumu üzerindeki etkileri. Klinik. kozmetik Yatırım. Dermat. 2015; 8 :95-104. doi: 10.2147/CCID.S75441. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        56. Tanaka M., Yamamoto Y., Misawa E., Nabeshima K., Saito M., Yamauchi K., Furukawa F. Aloe sterol takviyesinin cilt elastikiyeti, hidrasyon ve kollajen skoru üzerindeki etkileri: 12 haftalık bir çift- kör, randomize, kontrollü çalışma. Cilt Eczanesi. Fizol. 2016; 29 :309–317. doi: 10.1159/000454718. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        57. Ahmadloo N., Kadkhodaei B., Omidvari S., Mosalaei A., Ansari M., Nasrollahi H., Mohammadianpanah M. Aloe vera jelinin meme kanseri hastalarında radyasyona bağlı dermatit üzerinde profilaktik etkilerinin olmaması . Asya Pak. J. Kanser Önceki. 2017; 18 :1139–1143. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        58. Hoopfer D., Holloway C., Gabos Z., Alidrisi M., Chafe S., Krause B., Hanson J. Üç kollu randomize faz III denemesi: Kaliteli Aloe ve plasebo kreme karşı meme kanseri sırasında cilt tedavisi olarak toz radyasyon tedavisi. klinik. Meme kanseri. 2015; 15 :181–190. doi: 10.1016/j.clbc.2014.12.006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        59. Ma Y., Tang T., Sheng L., Wang Z., Tao H., Zhang Q., Qi Z. Aloin, RAW264'te JAK1-STAT1/3 aktivasyonunu ve ROS üretimini inhibe ederek lipopolisakkarit kaynaklı iltihabı bastırır. 7 hücre. Int. J. Mol. Med. 2018; 42 :1925–1934. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        60. Jiang K., Guo S., Yang C., Yang J., Chen Y., Shaukat A., Deng G. Barbaloin, ROS aracılı PI3K/AKT'yi inhibe ederek lipopolisakkarit (LPS) kaynaklı akut akciğer hasarına karşı korur /NF-κB yolu. Int. İmmünofarm. 2018; 64 :140–150. doi: 10.1016/j.intimp.2018.08.023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        61. Li CY, Suzuki K., Hung YL, Yang MS, Yu CP, Lin SP, Fang SH Aloe metabolitleri, mitojenle aktive olan protein kinaz aktivasyonunu inhibe ederek LPS kaynaklı sepsis ve inflamatuar yanıtı önler. Ben. J.Çin. Med. 2017; 45 :847-861. doi: 10.1142/S0192415X17500458. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        62. Thunyakitpisal P., Ruangpornvisuti V., Kengkwasing P., Chokboribal J., Sangvanich P. Acemannan, insan dişeti fibroblastlarında Toll benzeri reseptör-5'i seçici olarak bağlayarak NF-κB/DNA bağlanmasını ve IL-6/-8 ekspresyonunu arttırır . karbonhidrat Polimerler. 2017; 161 :149–157. doi: 10.1016/j.carbpol.2016.12.034. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        63. Na HS, Song YR, Kim S., Heo JY, Chung HY, Chung J. Aloin, KB Hücrelerinde İnterlökin (IL)-1β− Uyarılmış IL-8 Üretimini Engeller. J. Periodontol. 2016; 87 :108–115. doi: 10.1902/jop.2016.150447. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        64. Ahluwalia B., Magnusson MK, Isaksson S., Larsson F., Öhman L. Aloe barbadensis Mill'in Etkileri. in vitro insan kan T hücre aktivitesi üzerine ekstrakt (AVH200 ® ). J Etnofarm. 2016; 179 :301–309. doi: 10.1016/j.jep.2016.01.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        65. Werawatganon D., Linlawan S., Thanapirom K., Somanawat K., Klaikeaw N., Rerknimitr R., Siriviriyakul P. Aloe vera , asetaminofen kaynaklı hepatitli farelerde karaciğer hasarını hafifletti. BMC Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2014; 14 :229. doi: 10.1186/1472-6882-14-229. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        66. Capes-Davis A., Theodosopoulos G., Atkin I., Drexler HG, Kohara A., MacLeod RA, Freshney RI Kültürlerinizi kontrol edin! Çapraz kontamine veya yanlış tanımlanmış hücre hatlarının listesi. Int. J. Kanser. 2010; 127 :1–8. doi: 10.1002/ijc.25242. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        67. Holliday DL, Speirs V. Meme kanseri araştırmaları için doğru hücre dizisini seçme. Meme Kanseri Araş. 2011; 13 :215. doi: 10.1186/bcr2889. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        68. Hussain A., Sharma C., Saniyah K., Kruti S., Shafiul H. Aloe vera , insan meme ve rahim ağzı kanseri hücrelerinin çoğalmasını engeller ve sisplatin ile sinerjistik olarak hareket eder. Asya Pak. J. Kanser Önceki. 2015; 16 :2939–2946. doi: 10.7314/APJCP.2015.16.7.2939. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        69. Luo J., Yuan Y., Chang P., Li D., Liu Z., Qu Y. Aloe-emodinin radyasyonla kombinasyonu, radyasyon etkilerini arttırır ve insan rahim ağzı kanseri hücrelerinde farklılaşmayı geliştirir. Mol. Med. 2014 ; 10 :731–736. doi: 10.3892/aa.2014.2318. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        70. Chen Q., Tian S., Zhu J., Li KT, Yu TH, Yu LH, Bai DQ Meme kanseri üzerinde yeni bir hedef tedavi keşfetmek: Aloe-emodin aracılı fotodinamik terapi, hücre apoptozunu indükledi ve hücre metastazını inhibe etti. Antikanser Ajanlar Med. Kimya 2016; 16 :763-770. doi: 10.2174/1871520615666150821093323. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        71. Tseng HS, Wang YF, Tzeng YM, Chen DR, Liao YF, Chiu HY, Hsieh WT Aloe-emodin, meme kanseri hücrelerinde Ras/ERK ve PI3K/mTOR'u baskılayarak tamoksifen sitotoksisitesini arttırır. Ben. J.Çin. Med. 2017; 45 :337–350. doi: 10.1142/S0192415X17500215. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        72. Trybus W., Krol T., Trybus E., Stachurska A., Kopacz-Bednarska A., Krol G. Aloe-emodin uygulamasından sonra insan rahim ağzı kanseri hücrelerinde mitotik felaketin indüksiyonu. Antikanser Araş. 2018; 38 :2037–2044. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        73. Shirali S., Barari A., Hosseini SA, Khodadi E. Meme kanserli farelerde altı haftalık dayanıklılık eğitimi ve Aloe vera takviyesinin COX-2 ve VEGF seviyeleri üzerindeki etkileri. Asya Pak. J. Kanser Önceki. 2017; 18 :31–36. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        74. Zhang LQ, Lv RW, Qu XD, Chen XJ, Lu HS, Wang Y. Aloesin, MAPK Sinyal Yolunun İnhibisyonu Yoluyla Yumurtalık Kanseri SKOV3 Hücrelerinde Hücre Büyümesini ve Metastazı Bastırır. Anal. Hücre Patol. 2017; 2017 yılı: 10.1155/2017/8158254. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        75. Liu YQ, Meng PS, Zhang HC, Liu X., Wang MX, Cao WW, Zhang ZG Aloe emodin aracılı fotodinamik tedavinin insan oral mukoza karsinomu üzerindeki in vitro ve in vivo inhibitör etkisi. Biyomedya. Eczacı. 2018; 97 :697-707. doi: 10.1016/j.biopha.2017.10.080. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        76. Chang X., Zhao J., Tian F., Jiang Y., Lu J., Ma J., Liu K. Aloe-emodin, AKT ve ERK fosforilasyonunu inhibe ederek özofagus kanseri hücresi TE1 proliferasyonunu baskılar. Onkol. Lett. 2016; 12 :2232–2238. doi: 10.3892/ol.2016.4910. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        77. Xu C., Xu F. Aloe polisakkaritinin pankreas kanseri bxpc-3 hücreleri üzerindeki radyo duyarlılaştırıcı etkisi. Pak. J. Ecz. bilim 2016; 29 :1123–1126. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        78. Rawla P., Sunkara T., Barsouk A. Kolorektal kanser epidemiyolojisi: İnsidans, mortalite, sağkalım ve risk faktörleri. prz. Gastroenterol. 2019; 14 :89-103. doi: 10.5114/sf.2018.81072. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        79. Chen Q., Li KT, Tian S., Yu TH, Yu LH, Lin HD, Bai DQ Aloe-Emodin Aracılıklı Fotodinamik Terapi, HUVEC'lerde MAPK Sinyal Yolunun Etkinleştirilmesi Yoluyla Aloe-Emodin Tarafından Engellenen Anjiyogenez ve Hücre Metastazı. Teknoloji. Kanser Re. Tedavi etmek. 2018; 17 gün: 10.1177/1533033818785512. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        80. Chihara T., Shimpo K., Kaneko T., Beppu H., Higashiguchi T., Sonoda S., Abe F. Diyet Aloe vera jel tozu ve özü, yüksek oranda beslenen farelerde azoksimetan kaynaklı kolorektal anormal kript odaklarını inhibe eder. yağlı diyet. Asya Pak. J. Kanser Önceki. 2015; 16 :683–687. doi: 10.7314/APJCP.2015.16.2.683. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        81. Ottaviani G., Jaffe N. Osteosarkomun epidemiyolojisi. Kanser Tedavisi. Araş. 2009; 152 :3-13. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        82. Li KT, Chen Q., Wang DW, Duan QQ, Tian S., He JW, Bai DQ Mitokondriyal yol ve endoplazmik retikulum stresi, MG 63 hücrelerinde AE-PDT'nin ışığa duyarlı hale getirme etkinliğine katılır. Kanser Med. 2016; 5 :3186–3193. doi: 10.1002/cam4.895. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        83. Tu P., Huang Q., Ou Y., Du X., Li K., Tao Y., Yin H. Aloe-emodin aracılı fotodinamik terapi, insan osteosarkom hücre hattı MG-63'te otofaji ve apoptozu indükler. ROS/JNK sinyal yolu. Onkol. 2016 ; 35 :3209–3215. doi: 10.3892/veya.2016.4703. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        84. Ali Z., Yousaf N., Larkin J. Melanom epidemiyolojisi, biyolojisi ve prognozu. EJC Ek 2013; 11 :81-91. doi: 10.1016/j.ejcsup.2013.07.012. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        85. Tabolacci C., Cordella M., Turcano L., Rossi S., Lentini A., Mariotti S., De Maria R. Aloe-emodin, BRAF mutasyonlu insan melanom hücreleri üzerinde güçlü bir antikanser ve immünomodülatör aktivite uygular. Avro. J. Pharmacol. 2015; 762 :283-292. doi: 10.1016/j.ejphar.2015.05.057. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        86. Damani MR, Shah AR, Karp CL, Orlin SE Oküler yüzey skuamöz neoplazisinin topikal Aloe vera damlaları ile tedavisi . Kornea. 2015; 34 :87-89. doi: 10.1097/ICO.0000000000000296. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        87. Koo HJ, Lee KR, Kim HS, Lee BM Aloe polisakkarit ve propolisin sigara içenlerde metabolitlerin idrarla atılımı üzerindeki detoksifikasyon etkileri. Gıda Kimyası Toksikol. 2019; 130 :99–108. doi: 10.1016/j.fct.2019.05.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        88. Noor A., ​​Gunasekaran S., Vijayalakshmi MA Aloe vera özü ile tedavi edilen streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda insülin sekresyonunun ve pankreas β-hücre fonksiyonunun iyileştirilmesi. farmakoj. Araş. 2017; 9 :99. doi: 10.4103/pr.pr_75_17. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        89. Arora MK, Sarup Y., Tomar R., Singh M., Kumar P. Aloe vera ile diyabetin neden olduğu diyabetik nefropatinin iyileştirilmesi : Oksidatif stres ve hiperlipideminin anlamı. J. Diyet. ek 2019; 16 :227–244. doi: 10.1080/19390211.2018.1449159. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        90. Atiba A., Wasfy T., Abdo W., Ghoneim A., Kamal T., Shukry M. Aloe vera jeli, normal ve diyabetik sıçanlarda kornea alkali yanıklarının yeniden epitelizasyonunu kolaylaştırır. klinik. Oftalmol. 2015; 9 :2019–2026. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        91. Kim K., Chung MH, Park S., Cha J., Baek JH, Lee SY, Choi SY ER, pankreatik β-hücrelerinin serbest yağ asidi kaynaklı lipotoksisiteden korunmasında Aloe'den türetilmiş polisakkaritler tarafından stres zayıflaması. Biyokimya. Biyofiz. Araş. Komün. 2018; 500 :797-803. doi: 10.1016/j.bbrc.2018.04.162. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        92. Alshatwi AA, Subash-Babu P. Aloe-Emodin, RIN-5F (Pankreas β-hücresi) Hücresini, Pro-İnflamatuvar Sitokin Düzenlemesi ve Bax ve Kaspazın Downregülasyonu Yoluyla Glukotoksisiteden Korur 3. Biomol. orada. 2016; 24 :49-56. doi: 10.4062/biomolther.2015.056. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        93. Alinejad-Mofrad S., Foadoddini M., Saadatjoo SA, Shayesteh M. Diyabet öncesi deneklerde Aloe vera ile glikoz ve lipid profili durumunun iyileştirilmesi : Randomize kontrollü bir çalışma. J. Diyabet Metab. Bozukluk. 2015; 14:22 . doi: 10.1186/s40200-015-0137-2. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        94. Wang HC, Brumaghim JL Oksidatif Stres: Teşhis, Önleme ve Tedavi. Amerikan Kimya Derneği; Washington, DC, ABD: 2011. Hastalıkların önlenmesi için antioksidanlar olarak polifenol bileşikleri: E. coli ve insan hücrelerinde reaktif oksijen türlerinin temizlenmesi, Enzim düzenlemesi ve metal şelasyon mekanizmaları; s. 99–175. [ Google Akademik ]
                        95. Kumar S., Yadav M., Yadav A., Rohilla P., Yadav JP Hindistan'ın farklı iklim bölgelerinden toplanan Aloe vera'daki aloin ve aloe-emodin'in antiplazmodial potansiyeli ve miktarı . BMC Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2017; 17 :369. doi: 10.1186/s12906-017-1883-0. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        96. Cesar V., Jozić I., Begović L., Vuković T., Mlinarić S., Lepeduš H., Žarković N. Hidrojen peroksit sitotoksisitesinin hücre tipine özgü modülasyonu ve in vitro insan hücresel proteinlerine 4-hidroksinonenal bağlanma Antioksidan Aloe vera özü ile. Antioksidanlar. 2018; 7 :125. doi: 10.3390/antiox7100125. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        97. Sun YN, Li W., Lee SH, Jang HD, Ma JY, Kim YH Antrakinonların ve sulu çözünmüş Aloe eksüdalarından ilgili bileşenlerin antioksidan ve anti-osteoporotik etkileri. Nat. Ürün Araş. 2017; 31 :2810–2813. doi: 10.1080/14786419.2017.1295238. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        98. Prueksrisakul T., Chantarangsu S., Thunyakitpisal P. Sağlıklı gönüllüde Aloe vera jel ekstraktının günlük içilmesinin plazma toplam antioksidan kapasitesi ve oral patojenik bakteriler üzerindeki etkisi: Kısa süreli bir çalışma. J. Tamamlayıcı. Bütünleştir. Med. 2015; 12 :159-164. doi: 10.1515/jcim-2014-0060. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        99. Yang M., Li L., Heo SM, Soh Y. Aloe-emodin, MAP kinazlar ve BMP-2 sinyal yolları yoluyla ATDC5 hücrelerinin kondrojenik farklılaşmasını indükler. biyomol. orada. 2016; 24 :395-401. doi: 10.4062/biomolther.2016.020. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        100. Pengjam Y., Madhyastha H., Madhyastha R., Yamaguchi Y., Nakajima Y., Maruyama M. Antrosiklik glikozit aloin tarafından NF-KB yolu inhibisyonu, RAW264'te osteoklastogenezi önlemede anahtar olaydır. 7 hücre. Bitkisel ilaç. 2016; 23 :417–428. doi: 10.1016/j.phymed.2016.01.006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        101. Madhyastha R., Madhyastha H., Pengjam Y., Nurrahmah QI, Nakajima Y., Maruyama M. MikroRNA-21'in antrasiklin glikozit aloin tarafından osteoklastogenez inhibisyonundaki temel rolü. J. Nat. Med. 2019; 73 :59-66. doi: 10.1007/s11418-018-1237-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        102. Yüksel Y., Güven M., Kaymaz B., Şehitoğlu MH, Aras AB, Akman T., Coşar M. Aloe veranın spinal kord üzerindeki etkileri İskemi–Sıçanların reperfüzyon yaralanması. J. Yatırım. cerrah. 2016; 29 :389–398. doi: 10.1080/08941939.2016.1178358. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        103. Şahin H., Yener AU, Karaboğa İ., Şehitoğlu MH, Doğu T., Altınışık HB, Şimşek T. Aloe vera'nın mide sondasıyla uygulanan jel formunun böbrek ve akciğer dokusunda iskemi reperfüzyon hasarı üzerine koruyucu etkisi. Hücre Mol. Biol. 2017; 63 :34–39. doi: 10.14715/cmb/2017.63.12.9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        104. Zhang P., Liu X., Huang G., Bai C., Zhang Z., Li H. Barbaloin ön tedavisi, AMPK aktivasyonu yoluyla miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarını hafifletir. Biyokimya. Biyofiz. Araş. Komün. 2017; 490 :1215-1220. doi: 10.1016/j.bbrc.2017.06.188. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        105. Esmat AY, Said MM, Khalil SA Aloin: Demir şelatlayıcı ve aterojenik olmayan aktivitelere sahip doğal bir antitümör antrakinon glikozit. Eczacılık Biol. 2015; 53 :138–146. doi: 10.3109/13880209.2014.912239. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        106. Furkan M., Alam MT, Rizvi A., Khan K., Ali A., Naeem A. Aloe vera'dan bir antrokinon olan Aloe emodin, termal olarak toplanmış hemoglobin için bir anti-agregasyon ajanı görevi görür. Spektrokim. Acta Bölüm A: Mol. biyomol. spektrosk. 2017; 179 :188–193. doi: 10.1016/j.saa.2017.02.014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        107. Ji H., Liu Y., He F., An R., Du Z. LC-MS bazlı, aloe-emodinin hiperlipidemi sıçanları üzerindeki müdahale etkisinin üriner metabolomik çalışması. J. Ecz. Biyomedya. Anal. 2018; 156 :104–115. doi: 10.1016/j.jpba.2018.04.015. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        108. Güven M., Gölge UH, Aslan E., Şehitoglu MH, Aras AB, Akman T., Cosar M. Aloe veranın iskemi üzerine etkisi—Sıçanlarda siyatik sinirin reperfüzyon hasarı. Biyomedya. Eczacı. 2016; 79 :201–207. doi: 10.1016/j.biopha.2016.02.023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        109. Saddiq AA, Al-Ghamdi H. Aloe vera özü: Metisiline dirençli Staphylococcus aureus suşlarına karşı yeni bir antimikrobiyal ve antibiyofilm. Pak. J. Ecz. bilim 2018; 31 :2123–2130. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        110. Jain S., Rathod N., Nagi R., Sur J., Laheji A., Gupta N., Prasad S. Aloe vera Jel'in Oral Patojenlere Karşı Antibakteriyel Etkisi: Bir In-vitro Çalışma. J. Clin. Teşhis. Araş. 2016; 10 :41–44. doi: 10.7860/JCDR/2016/21450.8890. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        111. Xiang H., Cao F., Ming D., Zheng Y., Dong X., Zhong X., Wang L. Aloe-emodin, biyofilm gelişiminin ilk yapışma aşamasında Staphylococcus aureus biyofilmlerini ve hücre dışı protein üretimini engeller. Uygulama Mikrobiyol. Biyoteknoloji. 2017; 101 :6671–6681. doi: 10.1007/s00253-017-8403-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        112. Goudarzi M., Fazeli M., Azad M., Seyedjavadi SS, Mousavi R. Aloe vera jel: Yanık yara enfeksiyonlarından elde edilen çoklu ilaca dirençli Pseudomonas aeruginosa izolatlarına karşı etkili terapötik ajan. kimyager. Araş. Pratik yapın. 2015; 2015 doi: 10.1155/2015/639806. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        113. Cataldi V., Di Bartolomeo S., Di Campli E., Nostro A., Cellini L., Di Giulio M. Aloe vera iç jelinin planktonik ve sesil fazlarda büyüyen mikroorganizmalara karşı in vitro aktivitesi. Int. J. İmmünopatol. farmakol. 2015; 28 :595-602. doi: 10.1177/0394632015600594. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        114. Karkare SR, Ahire NP, Khedkar SU Kök kanal irrigasyonu olarak Aloe vera , sarımsak ve %5 sodyum hipokloritin hidroalkolik ekstraktının Enterococcus faecalis'e karşı antimikrobiyal aktivitesinin karşılaştırmalı değerlendirmesi : Bir in vitro çalışma. J. Hint Soc. pedod. Önceki diş. 2015; 33 :274–278. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        115. Arjomandzadegan M., Emami N., Habibi G., Farazi AA, Kahbazi M., Sarmadian H., Jabbari M., Hosseini H., Ramezani M. Mycobacterium Tuberculosis'e karşı üç etnobotanik bitkinin antimikobakteriyel aktivite değerlendirmesi: An In Vitro ders çalışma. Int. J. Mikobakteriol. 2016; 1 :108–109. doi: 10.1016/j.ijmyco.2016.10.025. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        116. Rezazadeh F., Moshaverinia M., Motamedifar M., Alyaseri M. Aloe vera Jel Ekstraktının Anti HSV-1 Aktivitesinin Değerlendirilmesi: Bir İn Vitro Çalışması. J. Dent. 2016; 17 :49-54. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        117. Sun Z., Yu C., Wang W., Yu G., Zhang T., Zhang L., Zhang J., Wei K. Aloe Polisakkaritleri İnfluenza A Virüs Enfeksiyonunu Önler - Umut Veren Doğal Anti-grip. İlaç vermek. Ön. Mikrobiyol. 2018; 9 :2338. doi: 10.3389/fmicb.2018.02338. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        118. Kumar S., Yadav A., Yadav M., Yadav JP İklim değişikliğinin Aloe vera'nın fitokimyasal çeşitliliği, toplam fenolik içeriği ve in vitro antioksidan aktivitesi üzerindeki etkisi (L.) Burm.f. BMC Araş. Notlar. 2017; 10:60 . doi: 10.1186/s13104-017-2385-3. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        119. Gullón B., Gullón P., Tavaria F., Alonso JL, Pintado M. Aloe vera müsilajının prebiyotik potansiyelinin ve insan mikrobiyotası üzerindeki etkisinin in vitro değerlendirmesi. Gıda Fonksiyonu. 2015; 6 :525-531. doi: 10.1039/C4FO00857J. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        120. Quezada MP, Salinas C., Gotteland M., Cardemil L. Acemannan ve Aloe vera ( Aloe barbadensis Miller) Bitkilerinden Yeni Prebiyotikler Olarak Fruktanlar. J. Agric. Gıda Kimyası 2017; 65 :10029–10039. doi: 10.1021/acs.jafc.7b04100. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        121. Asgharzade S., Rafieian-Kopaei M., Mirzaeian A., Reiisi S., Salimzadeh L. Aloe vera toksik etkileri: Wistar sıçanının testiste indüklenebilir nitrik oksit sentaz (iNOS) ifadesi. İran. J. Temel Med. bilim 2015; 18 :967-973. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        122. Erhabor JO, Idu M. Aloe barbadensis Mill'in etanol özütünün afrodizyak potansiyelleri. erkek Wistar sıçanlarında kök. BMC Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2017; 17 :360. doi: 10.1186/s12906-017-1866-1. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        123. Behmanesh MA, Najafzadehvarzi H., Poormoosavi SM Aloe vera Ekstraktının Wistar Sıçanlarında Bisfenol A Nedenli Testiküler Toksisiteye Karşı Koruyucu Etkisi . Hücre. 2018; 20 :278–283. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        124. Lee D., Kim HS, Shin E., Do SG, Lee CK, Kim YM, Lee MB, Min KY, Koo J., Kim SJ, et al. Aloe vera jelinden izole edilen polisakkarit , farelerde Th2 bağışıklığının inhibisyonu yoluyla ovalbümin kaynaklı gıda alerjisini bastırır. Biyomedya. Eczacı. 2018; 101 :201–210. doi: 10.1016/j.biopha.2018.02.061. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        125. Im SA, Kim KH, Kim HS, Lee KH, Shin E., Do SG, Jo TH, Park YI, Lee CK İşlenmiş Aloe vera jeli, siklofosfamid kaynaklı immünotoksisiteyi iyileştirir. Int. J. Mol. bilim 2014; 15 :19342–19354. doi: 10.3390/ijms151119342. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        126. Iftkhar A., ​​Hasan IJ, Sarfraz M., Jafri L., Ashraf MA Aloe barbadensis ( Aloe vera ) Yapraklarının Albino Tavşanlarda Diklofenak Sodyum Tarafından İndüklenen Toksisiteye Karşı Nefroprotektif Etkisi . Batı Hint Med. 2015 ; 64 :462-467. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        127. Hashiguchi M., Suzuki K., Kaneko K., Nagaoka I. Aloe-emodinin insan sinovyal MH7A hücrelerinin proliferasyonu ve apoptozisi üzerindeki etkisi; metotreksat ile karşılaştırılması. Mol. Med. 2017; 15 :4398–4404. doi: 10.3892/mmr.2017.6541. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        128. Aro AA, Esquisatto MA, Nishan U., Perez MO, Rodrigues RA, Foglio MA, Carvalho JE, Gomes L., Vidal Bde C., Pimentel ER Aloe vera uygulamasının kalkaneus sırasında glikozaminoglikanların içeriği ve moleküler düzenlemesi üzerindeki etkisi tendon iyileşmesi. Mikrosc. Araş. Teknoloji 2014; 77 :964-973. doi: 10.1002/jemt.22422. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        129. Shahraki MR, Mirshekari H., Sabri A. Morfine Bağlı Dişi Sıçanlarda Morfin Çekilme Sendromu Üzerinde Aloe vera Sulu Ekstrakt Etkisi. Int. J. Yüksek Riskli Davranış. Bağımlı. 2014; 3 :e11358. doi: 10.5812/ijhrba.11358. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        130. Koul A., Bala S., Yasmeen Arora N. Aloe vera , sigara dumanının solunmasının neden olduğu farelerin akciğer dokusunda indüklenen değişiklikleri etkiler. Çevre. Toksikol. 2015; 30 :999–1013. doi: 10.1002/tox.21973. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        131. Wu J., Ke X., Wang W., Zhang H., Ma N., Fu W., Zhao M., Gao X., Hao X., Zhang Z. Aloe-emodin, hipoksi kaynaklı retinal anjiyogenezi baskılar HIF-la/VEGF yolunun inhibisyonu yoluyla. Int. J. Biol. bilim 2016; 12 :1363-1371. doi: 10.7150/ijbs.16334. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        132. Prakoso YA, Setiyo Rini C., Wirjaatmadja R. Aloe vera , Ananas comosus ve Sansevieria masoniana Kreminin MRSA ile Enfekte Cilt Yarasında Etkisi. reklam farmakol. bilim 2018; 2018 :4670569. doi: 10.1155/2018/4670569. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        133. Coelho FH, Salvadori G., Rados PV, Magnusson A., Danilevicz CK, Meurer L., Martins MD Topikal Aloe Vera ( Aloe barbadensis Miller) Ekstresi Sıçanlarda Oral Yara İyileşmesini Hızlandırmaz. bitki Araş. 2015; 29 :1102–1105. doi: 10.1002/ptr.5352. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        134. Tabatabaei SRF, Ghaderi S., Bahrami-Tapehebur M., Farbood Y., Rashno M. Aloe vera jeli, streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda davranışsal eksiklikleri ve oksidatif durumu iyileştirir. Biyomedya. Eczacı. 2017; 96 :279–290. doi: 10.1016/j.biopha.2017.09.146. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        135. Abdollahnejad F., Mosaddegh M., Nasoohi S., Mirnajafi-Zadeh J., Kamalinejad M., Faizi M. Sıçanlarda Davranış Değerlendirmeleri ve EEG Kaydı Yoluyla Aloe vera L. Sulu Ekstraktın Sedatif-Hipnotik Etkilerinin Çalışması. İran. J. Ecz. Araş. 2016; 15 :293–300. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                        136. Mawarti H., Rajin M., Asumta Z. Aloe vera'nın TNF-a Düzeyleri Üzerindeki Etkileri, İzoniazid ve Rifampycin Alan Sıçanlarda Nk Hücrelerinin ve Th 17 Hücrelerinin Yüzdesi. Med. Kemer 2017; 71 : 308–311. doi: 10.5455/medarh.2017.71.308-311. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        137. Boudreau MD, Olson GR, Tryndyak VP, Bryant MS, Felton RP, Beland FA Kapaktan: Aloe vera Bitki Yaprağının Bir Bileşeni olan Aloin, Patolojik Değişiklikleri İndükler ve F344'ün Kalın Bağırsaklarında Mikrobiyota Kompozisyonunu Modüle eder/ N Erkek Sıçanlar. Toksikol. bilim 2017; 158 :302–318. doi: 10.1093/toxsci/kfx105. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          İsviçre albino farelerinde radyasyona bağlı ölümlere karşı acemannan'ın ( Aloe vera'dan polisakarit) immünomodülatör potansiyeli

                          Sumit Kumar & Ashu Bhan Tiku Sayfa 72-86 | Alındı ​​07 Kasım 2014, Kabul Edildi 09 Haz 2015, Online Yayınlandı: 28 Ağu 2015 Alıntıyı indir https://doi.org/10.1080/09540105.2015.1079594

                          Soyut

                          Bitki polisakkaritlerinin, radyasyonların zararlı etkilerine karşı koruma sağlamak için hematopoietik progenitör ve kök hücrelerin büyümesini, farklılaşmasını ve çoğalmasını uyardığı bildirilmiştir. Bu çalışma, aloe vera jelinin önemli bir polisakkarit bileşeni olan acemannanın radyo koruyucu potansiyelini değerlendirdi. Farelerin 50 mg/kg vücut ağırlığı acemannan ile 7 gün boyunca oral gavaj yoluyla tedavisi radyasyonun neden olduğu ölümlere karşı koruma sağladı. Farelerin acemannan ile yedi günlük ön tedavisi veya son tedavisi, medyan hayatta kalmada sırasıyla %60 ve %20 artışla sonuçlandı. Mortalitedeki azalma, hematopoezin indüklenmesine (periferik lenfosit sayıları, dalak selülaritesi, dalak indeksi) ve TNF- α gibi sitokinlerin yukarı regülasyonuna bağlanabilir.ve ışınlanmış farelerde acemannan tarafından IL-1. Veriler, acemannan'ın immünomodülasyon yoluyla fareleri radyasyona bağlı ölümlere karşı koruma yeteneğine sahip olduğunu ve bir radyasyon hasarı hafifletme maddesi olarak geliştirilebileceğini göstermektedir.

                          Anahtar Kelimeler:
                          Aloe Verapolisakkaritlerradyo korumaradyoterapiacemannan
                          Önceki makaleSorunun içindekiler tablosunu görüntüleyinSonraki makale giriiş


                          Hematopoez ve immün depresyon, radyasyona maruz kalmanın ardından iyi belgelenmiş fenomenlerdir. Bu etkilerle mücadele etmek için tedavinin geliştirilmesi, kanserlerin radyoterapisinin yanı sıra radyasyondan korunma için de bir zorluktur. Çoğalan hücrelere verilen hasar, periferik kan lenfositlerinin ve kemik iliği hücrelerinin tükenmesine bağlı olarak bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla sonuçlanır ve organizmaları çeşitli fırsatçı patojenlere ve hatta ölümcül olabilen bazı yaygın enfeksiyonlara karşı duyarlı hale getirir (Goel, Prakash, Ali ve Bala, 2007 ).). Bu nedenle, ışınlamanın ardından hayvanların hayatta kalması, kritik sayıda hematopoietik kök hücrenin varlığına ve salgılanan sitokinler tarafından uyarımı takiben çoğalma yeteneklerine bağlıdır. Sitokinlerle egzojen tedavinin, hematopoietik hücrelerin proliferasyonunu ve iyileşmesini indükleyerek radyokoruyucu etkilere sahip olduğu ve radyasyona maruz kaldıktan sonra mortalitenin azalmasıyla sonuçlandığı bildirilmektedir (Neta, 1988 ). Radyasyondan yoksun hücrelerin geri kazanılmasının, immün yetkin farede otokrin veya parakrin etki modu yoluyla gerçekleştiği bildirilmiştir (Shukla & Gupta, 2012 ). Bununla birlikte, bu sitokinlerle ilişkili yüksek toksisite, onları pratikte kullanmak için tıbbi kardeşliği kısıtlamıştır (Goel ve diğerleri, 2007 ).). Bu nedenle, radyasyon yaralanmalarının hafifletilmesi için toksik olmayan immün sistemi uyarıcı ajanların geliştirilmesi önemlidir.

                          Daha önceki çalışmalarda soya fasulyesi, Ocimum sanctum , ginseng, dut yaprağı, yaban mersini, mantar ve mantar gibi çeşitli biyolojik kaynaklardan elde edilen polisakkaritlerin hematopoietik kök hücrelerin yenilenmesi yoluyla radyasyon kaynaklı hasara karşı koruduğu ve böylece bağışıklık sistemini güçlendirdiği bildirilmiştir. sistemi ve radyasyonun neden olduğu bağışıklık depresyonuna karşı önleme (Kim ve diğerleri, 2009 ; Liu, Guo, Zhang, Qin ve Han, 2012 ; Yao ve diğerleri, 2011 ). Bununla birlikte, şimdiye kadar ideal bir radyokoruyucu/hafifletici keşfi zor olmuştur.

                          Acemannan (poliasetillenmiş mannan), aloe vera yaprağının jel kısmının aktif bir bileşenidir ve çeşitli farmakolojik özelliklere sahip olduğu bilinmektedir (Jittapiromsak, Sahawat, Banlunara, Sangvanich ve Thunyakitpisal, 2010 ; Kahlon ve diğerleri, 1991 ; Lee ve diğerleri. , 2001 ; Peng ve diğerleri, 1991 ). Farelerde, köpek ve kedi sarkomlarında kemoterapötik özelliklere sahip olduğu bildirilmiştir (Harris ve diğerleri, 1991 ; Peng ve diğerleri, 1991 ).). Acemannan'ın ilginç bir yönü, antikanser aktivitesinin kanser hücrelerine sitotoksisiteye bağlı olmamasıdır; bunun yerine immünomodülasyon yoluyla aracılık edilir. Çeşitli sitokinlerin salgılanmasını indükleyerek, ölüm oranının azalmasıyla sonuçlanan bağışıklık hücrelerinin kanser bölgesinde sızmasını teşvik ettiği gösterilmiştir (Harris ve diğerleri, 1991 ). Acemannan'ın alloantijen ve virüs enfeksiyonlarına karşı bağışıklık tepkisini de arttırdığı bildirilmiştir (Womble & Helderman, 1988 ). İn vitro çalışmalar , acemannan'ın dendritik hücrelerin olgunlaşmasını indükleyerek, yabancı maddeleri temizleyerek vücuttaki iltihaplanmanın iyileşmesine neden olduğunu göstermiştir (Lee ve diğerleri, 2001 ).

                          Roberts ve Travis ( 1995 ) tarafından yapılan bir ön çalışmada, acemannan, C3H farelerinde immünomodülasyon yoluyla cildi 30-47.5 Gy'ye maruz bıraktıktan sonra radyasyona bağlı cilt hasarını azalttı. Radyokoruyucu etkinliğin bir başka kanıtı Egger ve arkadaşlarının çalışmasından geldi. ( 1996 ), miyelosuprese farelerde hematopoez indüksiyonunu gösterir. Muscatello, radyo koruyucu olarak besin takviyelerinin bir incelemesinde, acemannan'ın uzun süreli uzay uçuşu için olası güçlü bir radyo koruyucu ajan olduğunu belirtmiştir (Muscatello, 1999 ). Ancak bugüne kadar acemannanın radyo koruyucu bir ajan olarak rolünü değerlendirmek için sistematik bir çalışma yapılmamıştır.

                          Bu nedenle, bu çalışma, acemannanın farelerde ölümcül olmayan radyasyon dozlarının neden olduğu radyasyona bağlı ölümler üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve hücresel ve moleküler düzeyde ilişkili mekanizmaları anlamak için başlatılmıştır. Malzemeler ve yöntemler

                          acemannan ekstraksiyonu


                          Acemannan, Ni, Turner, Yates ve Tizard ( 2004 ) tarafından tarif edildiği gibi aloe vera'nın ( Aloe barbadensis ) taze yapraklarından ekstrakte edildi . Aloe jelinden acemannan'ın aşamalı ekstraksiyon prosedürü Şekil 1'de gösterilmektedir . Kısacası, tam boy olgun aloe vera yaprakları hasat edildi ve kabuğu sarı ekstrüde ile birlikte soyuldu. Jelin geri kalan kısmı 10 dakika boyunca akan musluk suyuna batırıldı ve daha sonra sarı ekstrüzyonun kalıntı kısmını çıkarmak için 4°C'de 30 dakika daha damıtılmış suda tutuldu. Renksiz parankimi dışarı alındı ​​ve 4°C'de homojenleştirildi, ardından santrifüjlendi.

                          Şekil 1. Aloe vera jelinden acemannan ekstraksiyonu için adımlar.


                          Tam boyutu görüntüle
                          Toplam fenolik, flavonoid, karbonhidrat ve lignin içeriğinin belirlenmesi


                          Ekstraktın toplam fenolik içeriği, Samatha, Acharya, Srinivas ve Ramaswamy ( 2012 ) tarafından tarif edildiği gibi hesaplandı ve gallik asit eşdeğeri (GAE mg/g test numunesi) olarak ifade edildi. Toplam flavonoid içeriği (TFC), Samatha ve diğerleri tarafından tarif edildiği gibi tahmin edildi. ( 2012 ). Absorbans, bir spektrofotometrede 510 nm'de kaydedildi ve TFC, Quercetin eşdeğeri (Q mg/g test numunesi) olarak ifade edildi.

                          Toplam karbonhidrat içeriği (TCC), Ni ve diğerleri tarafından tarif edildiği gibi antron tahlili ile belirlendi. ( 2004 ). Numunede bulunan karbonhidrat yüzdesi, standart olarak mannoz kullanılarak hesaplandı. Lignin, Abdel-Halim ( 2014 ) tarafından bazı modifikasyonlarla açıklandığı şekilde ölçüldü ve lignin içeriği aşağıdaki formül kullanılarak belirlendi:
                          Hayvanlar


                          Rastgele yetiştirilmiş erkek İsviçre albino fareleri (6-8 haftalık), üniversite hayvan evinde (20 ± 2°C, %65-70 nem ve 12 saat/12 saat gündüz/gece döngüsünde) standart gıda peletleri ile sağlanmıştır. Ulusal Beslenme Enstitüsü, Haydarabad, Hindistan tarafından önerilen ve çalışma için ad libitum musluk suyu kullanıldı. Tüm deneyler, Hayvan Refahı Bölümü, Hindistan Hükümeti ve Kurumsal Hayvan Etik Komitesi (IAEC) tarafından oluşturulan Hayvanlar Üzerindeki Deneylerin Kontrol ve Denetlenmesi Amacına İlişkin Komite'nin, hayvanların bilimsel araştırmalarda kullanımına ilişkin yönergelerine sıkı sıkıya bağlı kalınarak gerçekleştirilmiştir. . Deney protokolleri IAEC-JNU (Jawaharlal Nehru Üniversitesi) tarafından onaylandı. Deneysel tasarım


                          Mevcut çalışma için fareler aşağıdaki gruplara ayrıldı: Grup I: Sham kontrol (ağızdan su verildi); Grup II: Radyasyon kontrolü (5 Gy maruziyeti); Grup III: İlaç kontrolü [7 gün oral acemannan tedavisi (50 mg/kg)]; Grup IV: İlaç + Radyasyon [5 Gy radyasyona maruz kalmadan önce 7 gün acemannan tedavisi (50 mg/kg)]. Fareler havalandırmalı perspex kapların içine yerleştirildi ve 2.14 Gy/dk doz hızında kobalt-60 (Bhabhatron 4000A, Atom Enerjisi Departmanı, Hindistan) kullanılarak bir gama odasında tüm vücut radyasyonuna maruz bırakıldı. Işınlamanın ardından hayvanlar, hayvan evinde tutuldu ve farklı parametrelerin incelenmesi için farklı zaman noktalarında servikal dislokasyon ile kurban edildi. Splenositlerin izolasyonu ve hücre proliferasyon testi


                          Sharma ve Tiku'ya ( 2014 ) göre hazırlanan ve kültürlenen fareler ve splenositlerden 3 saatlik ışınlamadan sonra dalaklar çıkarıldı . Hücre proliferasyonu, orijinal olarak 1983'te Mosmann tarafından tarif edilen MTT tahlili kullanılarak değerlendirildi . Kısaca, 20.000 dalak hücresi 96 oyuklu ELISA plakasına ekildi ve 24/48 saat inkübe edildi. 20 mikrolitre MTT (Sigma-Aldrich, ABD) solüsyonu (kültür ortamında 5 mg/ml), inkübasyonun bitiminden 4 saat önce oyuklara ilave edildi. Kültür ortamı, ELISA plakası 1870 g'de 5 dakika 4°C'de döndürülerek çıkarıldı. Asitleştirilmiş DMSO (DMSO içinde 1 N HC1'in %1'i) her oyuğa ilave edildi ve 560 nm'de absorbans ölçüldü. Endojen dalak kolonisi tahlili


                          Dalak kolonisi ve dalak indeksi, Kunwar ve ark. ( 2010 ). Kısaca, ışınlamadan sonraki 11. günde hayvanlar kurban edildi. Dalak diseke edildi, salin içinde yıkandı, lekelendi ve tartıldı. Dalak indeksi şu şekilde hesaplandı:

                          Dalaklar daha sonra Bouin fiksatifinde (Doymuş pikrik asit 30.0 ml + Formaldehit 10.0 ml + Buzul asetik asit 2.0 ml) 15 dakika süreyle sabitlendi ve elde tutulan büyüteç yardımıyla koloniler sayıldı. Periferik kan hücresi sayımı


                          Farenin kuyruk damarından kan alındı ​​ve EDTA kaplı şişelere aktarıldı. Lenfosit sayımı için, 10 ul kan, 190 ul RBC lizis tamponu (388 mM NH4Cl , 29.7 mM NaHC03 , 25 uM Na2 EDTA) ile karıştırıldı. 1 dakika inkübasyondan sonra hücreler hemositometre kullanılarak sayıldı. Serum sitokinlerinin değerlendirilmesi


                          Hayvanların serumundaki sitokinleri ölçmek için farelere izofluran kullanılarak anestezi uygulandı. Kan, kalpten şırınga ile alındı ​​ve heparin kaplı tüplere aktarıldı. Serum, kısa bir santrifüjlemeden sonra (22000 g, 4°C'de 5 dakika süreyle) kandan toplandı. Sitokinler (IL-1, IL-6 ve TNF- a ), üreticinin talimatlarına göre ticari olarak sağlanan kit ile ölçülmüştür [558075 Mouse IL-6 In Vivo Capture Assay Set, 559603 OptEIA™ interlökin-1 β , 555268Mouse TNF (Mono /Mono) BD bioscience, ABD'den ELISA Seti]. Hayvanın hayatta kalması


                          Radyasyona bağlı ölümlere karşı etkinliği incelemek için, Kulkarni ve ark. ( 2013 ). Acemannan'ın radyasyona bağlı ölüm oranı üzerindeki etkisi, ışınlama öncesi ve sonrası tedavilerde incelenmiştir. Fareler, aşağıdaki gibi 10 gruba (her biri 10 fare) ayrıldı:

                          Sahte kontrol: farelere ağızdan salin verildi

                          Radyasyon kontrolü: fareler radyasyona (6, 9 veya 12 Gy) maruz bırakıldı ve 30 gün boyunca günlük olarak izlendi.

                          Işınlama öncesi tedavi: farelere 7 gün boyunca oral gavajlarla acemannan (50 mg/kg) verildi ve ışınlandı (6, 9 veya 12 Gy).

                          Işınlama sonrası tedavi: radyasyona (6, 9 veya 12 Gy) maruz kalan farelere ve radyasyondan hemen sonra 7 gün boyunca oral gavaj yoluyla acemannan (50 mg/kg) verildi.

                          LD50/30'u (30 gün içinde popülasyonun yarısını öldürmesi beklenen öldürücü doz) hesaplamak için, hayatta kalan farelerin yüzdesi doğrusal çizimde çizildi ve radyasyon kontrolü ve ilaç + radyasyon grupları için %50 fareyi öldüren doz hesaplandı. Anlamlılık düzeyi log-rank (Mantel–Cox) testi kullanılarak hesaplandı ve p -değerleri <0.05 anlamlı olarak kabul edildi. Doz azaltma faktörü (DRF), radyasyon + acemannan ile tedavi edilen farelerin LD50/30'unun radyasyon + salin ile tedavi edilen farelerin LD50/30'una oranı olarak hesaplandı. istatistiksel analiz


                          Ortalama ve standart sapma, Graph pad prizması 5.03 kullanılarak hesaplandı. İstatistiksel analiz, normallik testi ve ardından Mann-Whitney sıra toplamı testi kullanılarak yapıldı. Değerler ortalama ± SD'dir ve p - değerleri <0,05 anlamlı olarak kabul edildi. Sonuçlar

                          Aloe vera jelinin parçalanmış kısmının kimyasal analizi


                          Aloe vera jelinden toplanan üç fraksiyon ayrıca karbonhidrat, flavonoidler, fenol ve lignin içeriği için analiz edildi (tablo 1). Fraksiyon III, tüm fraksiyonlar arasında en yüksek karbonhidrat ve toplam fenolik içeriği içeriyordu. Diğer iki fraksiyon nispeten düşük karbonhidrat içeriği (% 9-12) içeriyordu ve bu nedenle reddedildi. Yaklaşık %50 karbonhidrat içerikli Fraksiyon III daha sonraki çalışmalarda kullanılmıştır ve bundan sonra acemannan olarak adlandırılacaktır. Tablo 1. Aloe vera jelinin parçalanmış kısmının kimyasal analizi.


                          CSV'yi indirinEkran Tablosu
                          Işınlanmış farelerin splenositlerinde acemannan'ın hücre proliferasyonu üzerindeki etkisi


                          Radyasyona (5 Gy) maruz bırakılan farelerden izole edilen splenositler, ışınlanmamış kontrole kıyasla 24 saat ve 48 saat sonra hücre proliferasyonunda sırasıyla %8.5 ve %12.1 azalma gösterdi ( Şekil 2 (a)). Işınlamadan önce acemannan ile ön işleme tabi tutulan fareler, ışınlama kontrolüne kıyasla 24 ve 48 saat sonra proliferasyonda sırasıyla yaklaşık %5.7 ve %7.1'lik bir artış gösterdi. Ancak proliferasyondaki bu değişiklik kontrol gruplarından önemli ölçüde farklı değildi.

                          Şekil 2. 7 gün boyunca acemannan ön tedavisinin tüm vücut ışınlanmış farelerin hematopoietik parametreleri üzerindeki etkisi. (a) 24 ve 48 saat sonra dalak hücrelerinin çoğalması, (b) dalak indeksi (ışınlama sonrası 11. gün), (c) dalaktaki endojen kolonileri gösteren mikrograflar ve çubuk diyagram (ışınlama sonrası 11. gün, 6 Gy), ( d) ışınlamadan sonraki 30 gün için lenfosit sayısı. C, sahte kontrol; R, radyasyon kontrolü (5 Gy); Ac, sadece acemannan (50 mg/kg); Ac + R, acemannan + radyasyon. Her veri noktası, ortalama ± SD'yi temsil eder ( n  = 10). # Işınlanmamış kontrole kıyasla p  < 0,001'de anlamlı ; *  Işınlanmış kontrole kıyasla p < 0.05'te önemlidir.


                          Tam boyutu görüntüle
                          acemannan'ın endojen koloni oluşumuna etkisi


                          Radyasyona maruz kalma, vücut ağırlığının yanı sıra dalak ağırlığının azalmasına neden oldu. 30 günlük ışınlamadan sonra dalak indeksi azaldı. Bununla birlikte, ışınlamadan önce 7 gün boyunca acemannan ile tedavi edilen fareler, daha yüksek dalak indeksine ve genel olarak iyileştirilmiş sağlık durumuna sahipti ( Şekil 2 (b)). Acemannan tek başına dalak indeksi üzerinde herhangi bir etkiye sahip değildi. Işınlamayı takiben dalakta oluşan kolonilerin sayısı dolaylı olarak hematopoietik sistemdeki hayatta kalan hücrelerin bir değerlendirmesini verir. Radyasyona maruz kalan farelerde (6 Gy) dalak kolonileri gözlendi ve fare başına ortalama 18 ± 3 koloni gözlendi ( Şekil 2 (c)). Işınlamadan 7 gün önce acemannan ile tedavi edilen farelerde koloni sayısı önemli ölçüde iki katına (36 ± 8/fare) yükseldi.

                          Ek olarak, belirli bir süre boyunca lenfosit sayısındaki değişiklikler de izlendi. Işınlama sonrası 1. Günde, lökosit sayısı ışınlanmamış kontrole kıyasla %41 azaldı ve 10. Günde daha da %70 azaldı. Ancak 10. günden sonra lökosit sayısı artmaya başladı ve 30. günde %89'a ulaştı ( Şekil 2(d)). Radyasyona maruz kalmadan 7 gün önce acemannan verilen farelerde, lökosit sayısı radyasyon kontrolünden %29 daha yüksekti. Radyasyon kontrolünde lökosit iyileşmesi ile radyasyonlu acemannan grubu arasındaki fark 10. güne kadar açılmaya başladı. Ancak bundan sonra fark azalmaya başladı ve ışınlama sonrası 30. günde %8'e ulaştı, bu da acemannan ile tedavi edilen grupta iyileşmenin daha hızlı olduğunu gösterdi. Yukarıdaki süre boyunca tedavi edilmemiş kontrol ve sadece acemannan ile tedavi edilmiş fareler arasında lökosit seviyelerinde önemli bir fark gözlenmedi. Acemannan'ın sitokin salgılanması üzerindeki etkisi


                          Sitokinler doğada pleiotropiktir ve vücutta hematopoez ve bağışıklık tepkisi gibi birçok temel süreci düzenler. Radyasyon, proinflamatuar sitokinlerin (TNF- α ve IL-6) ekspresyonunu indükler. Bu çalışmada,  fare serumunda (5 Gy) ışınlamanın 7. gününde ışınlanmamış kontrollere kıyasla TNF-α ve IL-6 seviyelerinde sırasıyla 2.34 ve 1.32 kat artış ( p < 0.05) gözlemledik. ) ( Şekil 3(a) ve 3(b)). Radyasyona maruz kalmayı takip eden 7. günde IL-1 seviyesinin kontrole göre %40 ± 4 oranında azaldığı bulundu. Işınlamadan önce farelere Acemannan tedavisi, TNF-a seviyesini daha da arttırdı, ancak IL-6'nın azalttığı bulundu. Benzer şekilde, IL-1 seviyesinin de ışınlama kontrolüne kıyasla önemli ölçüde arttığı bulundu ( Şekil 3 (c)). Acemannan tek başına (50 mg/kg) ışınlanmamış farelerde IL-1 ve TNF- a seviyesini önemli ölçüde ( p  < 0.05) arttırdı. Acemannan ile tedavi edilen ışınlanmamış farelerde IL-6 seviyesinde önemli bir değişiklik gözlenmedi.

                          Şekil 3. Önceden acemannan ile tedavi edilmiş WBI farelerinin serumunda ölçülen Pro ve anti-inflamatuar sitokin seviyelerinin modülasyonu. (a) TNF- α , (b) IL-6, (c) IL-1 (Seviyeler, ışınlamadan sonraki 7. günde kanda ölçüldü), (d) acemannanın radyasyona bağlı nitrik oksit düzeyi üzerindeki etkisi fareler karaciğer dokuları. C, sahte kontrol; R, radyasyon kontrolü (5 Gy); Ac, sadece acemannan (50 mg/kg); Ac + R, acemannan ön işlemi. Sonuçlar ortalama ± SD ( n  = 6) olarak sunulmuştur. # Işınlanmamış kontrole kıyasla p  < 0,001'de anlamlı ; *  Işınlanmış kontrole kıyasla p < 0.05'te önemlidir.


                          Tam boyutu görüntüle


                          Bir inflamatuar sitokin olan TNF- α ve IL-1 düzeyindeki bir artış acemannan tarafından indüklendiğinden, acemannan'ın biyolojik sistemlerde başka bir inflamasyon belirteci olan nitrik oksit (NO) düzeyi üzerindeki etkisini inceledik. 24 saat radyasyona maruz kaldıktan sonra karaciğer dokusundaki NO seviyesinde %28 ± 2'lik bir artış gözlendi ( Şekil 3 (d)). Işınlamadan önce acemannan tedavisi alan farelerde radyasyona bağlı NO seviyesinin %33.4 azaldığı bulundu. Acemannan'ın radyasyona bağlı ölüm oranı üzerindeki etkisi


                          Fareler, farklı dozlarda radyasyona (6, 9 ve 12 Gy) maruz bırakıldı ve hayatta kalma, 30 gün boyunca izlendi. Artan radyasyon dozu ile mortalite arttı. 6 Gy'ye maruz bırakılan fare grubunda 30. güne kadar sadece %60 fare hayatta kalabilirken, 9 Gy'ye maruz bırakılan grup sadece %30 sağkalım gösterdi. 12 Gy grubundaki farelerin hiçbiri 30. güne kadar hayatta kalamadı. Hızlı mortalite tüm gruplarda 4. ve 12. günler arasında görüldü ve daha düşük dozlarda 19. güne kadar devam etti. Aksine, 6, 9 ve 12 Gy ile ışınlamadan önce acemannan ile tedavi, mortalitenin sırasıyla %40'tan %10'a, %70'den %30'a ve %100 ila %60'a düşmesiyle sonuçlanmıştır ( Şekil 4 (a)). LD50/30, acemannan ile ön işleme tabi tutulmuş grupta 7'den 11 Gy'ye yükseldi. DRF 1.57 civarında bulundu ( Şekil 4(c)).

                          Şekil 4. Acemannan'ın (50 mg/kg), farklı radyasyon dozlarında (6, 9, 12 Gy) tüm vücut ışınlanmış farelerin hayatta kalması üzerindeki etkisi. (a) 7 gün tedavi öncesi, (b) 7 gün tedavi sonrası, (c) ilaçla tedavi edilen gruptaki radyasyonun LD 50/30 değerinin tedavi edilmeyen gruba oranı olarak tahmin edilen DRF (Doz Azaltma Faktörü) . ( n  = 10). *Işınlanmamış kontrole kıyasla önemli, # Işınlanmayan kontrole kıyasla önemli.


                          Tam boyutu görüntüle


                          Işınlama sonrası tedavi çalışmalarında da, üç tedavi grubunun hepsinde farelerin hayatta kalması arttı. Bu çalışmada, acemannan uygulaması, ışınlamadan sonraki 30 gün içinde mortaliteyi sırasıyla 6, 9 ve 12 Gy'de %40'tan %30'a, %70 ila %50'den ve %100 ila %90'dan azaltmıştır ( Şekil 4 (b)). LD50/30, radyasyon kontrolünde 7 Gy'den acemannan sonrası tedavi edilen grupta 8.3 Gy'ye yükseldi. Doz azaltma faktörü 1.2 civarında bulundu ( Şekil 4 (c)).

                          acemannan ışınlanmış farelerde 19. Günden sonra ölüm gözlenmedi; bununla birlikte, fare ölümü tedavi sonrası grupta 22. güne kadar meydana geldi. Tartışma


                          Bu çalışmada, aloe vera jelinden ekstrakte edilen polisakkarit bileşeni acemannanın farklı dozlarının farelerde radyasyonun neden olduğu hasar üzerindeki etkisini değerlendirdik. Bu çalışma için kullanılan fraksiyon III'ün (acemannan) kimyasal analizi karbonhidratlardan oluşuyordu ve fenoller, flavonoidler ve ligninler gibi diğer biyolojik safsızlıkların yalnızca ihmal edilebilir bir miktarına sahipti. Acemannan'da bulunan ana şekerin, glikoz (%13.1) ve galaktoz (%0.6) gibi küçük oranlarda birkaç başka şekerle birlikte mannoz (%62.9) olduğu bildirilmektedir (Ni ve diğerleri, 2004 ). Bu β -(1, 4) asetillenmiş mannozun, hematopoietik hücrelerin çoğalmasını indükleyerek hasarlı dokuların yenilenmesine yardımcı olduğu bildirilmiştir (Jittapiromsak ve diğerleri, 2010 ).). Bu nedenle, bu çalışmada kullanılan ekstrede asetillenmiş mannozun varlığı, farelerin hayatta kalmasında gözlenen artışa yol açabilir. Radyasyonla lenfoid organlara verilen hasar, maruz kalan organizmanın ölümünün ana nedenidir ve hematopoietik sistemin modülasyonu radyokorumada önemli bir role sahip olabilir (Karkanitsa, 1997 ).

                          Bu çalışmada, acemannan'ın tedavi öncesi ve sonrası radyo korumayı indüklediği bulundu. Sonuçlarımız, yalnızca radyasyona maruz bırakılan farelere kıyasla, acemannan ile ön işleme tabi tutulmuş farelerde dolaşımdaki lenfositlerin daha yüksek seviyeleri gösterdi. Dolaşımdaki lenfosit sayısının oranı, hem acemannan + radyasyon hem de yalnız radyasyon gruplarında ışınlama sonrası 1. Günden 10. Güne kadar azalmaya başladı. Bununla birlikte, acemannan ile ön işleme tabi tutulmuş farelerde lenfositlerdeki azalma oranı çok daha azdı. 10. Günden sonra, lenfosit sayısı her iki grupta da artmaya başladı ve ışınlamadan sonraki 30. Günde neredeyse kontrole eşit oldu, ancak acemannan ile ön işleme tabi tutulmuş farelerde iyileşme oranı daha yüksekti.

                          Daha fazla doğrulamak için, her ikisi de hematopoietik hasardan iyileşmeyi incelemek için önemli parametreler olduğundan endojen dalak koloni oluşumunu ve dalak indeksini kontrol ettik (Kunwar ve diğerleri, 2012 ). Acemannan ile ön işleme tabi tutulmuş farelerin dalak indeksi, yalnızca radyasyonla tedavi edilen gruba kıyasla bir artış gösterdi. Bu artış, acemannan'ın hematopoietik kök hücrelerin büyümesini uyardığını düşündüren endojen dalak koloni oluşumundaki artışla birlikteydi. Önceki çalışmalarda, acemannan'ın diş pulpa hücresi ve kemik iliği stromal hücrelerinin proliferasyonunu indüklediği gösterilmiştir (Boonyagul, Banlunara, Sangvanich ve Thunyakitpisal, 2014 ; Jittapiromsak ve diğerleri, 2010 ).). Çeşitli aloe vera bileşenlerinin radyo koruyucu etkisi rapor edilmiş ve serbest radikallerin temizlenmesi, apoptozun inhibisyonu, radyasyonun neden olduğu bakteriyemiye karşı koruma ve antiprostaglandin etkileri gibi birçok biyolojik aktiviteye atfedilmiştir (Bruce, 1967 ; Pande, Kumar ve Kumar, 1998 ). ; Saini ve Saini, 2011 ; Wang ve diğerleri, 2004 ). Bununla birlikte, kesin etki mekanizması şu ana kadar açıklanamamıştır. Hematopoietik hücreleri aktive etmek için bakteriyel O-bağlı mannozu taklit eden asetillenmiş mannoz, acemannan'ın immünostimülatör aktivitesi ile sonuçlanabilir (Lee ve diğerleri, 2001 ; Reynolds & Dweck, 1999 ).

                          Sitokinler ve büyüme faktörleri, konak savunmasının önemli aracılarıdır ve radyasyon yanıtını modüle etmedeki rolleri iyi bilinmektedir (Singh & Yadav, 2005 ). Neta et al. ( 1991 ), farelerin IL-1 antikorları ile tedavisinin, ışınlanmış farelerin hayatta kalma süresini %50 oranında azalttığını ve dolayısıyla endojen olarak üretilen sitokinlerin radyasyonun zararlı etkilerinden dirence katkıda bulunabileceğini bildirdi. IL-1, monositler ve makrofajlar tarafından üretilir ve radyasyonun neden olduğu miyelosupresyonun üstesinden gelmek için kemik iliğini uyarır (Constine ve diğerleri, 1991 ). IL-1, hücrelerin proliferasyonunu uyarmasının yanı sıra, hareketsiz erken progenitör hücrelerin hücre döngüsüne, muhtemelen S fazına, radyo-dirençli faza girmesini de indükleyebilir (Neta 1997a ).). Bu çalışmada, acemannan tedavisi, radyo-azaltılmış IL-1'in seviyesini arttırdı ve bu, belki de farelerin hayatta kalmasının artmasıyla sonuçlandı.

                          TNF-a'nın ayrıca hematopoezin bir kolaylaştırıcısı ve inhibitörü olarak hareket ettiği bilinmektedir ve radyasyon tarafından güçlü bir şekilde indüklenir (Rübe ve diğerleri, 2002 ; Slordal, Warren ve Moore, 1990 ). Işınlamayı takiben, enflamatuar yanıtın indüklenmesi, hematopoezi veya yeni hücrelerin üretimini indükler ve bu da hayatta kalmanın artmasıyla sonuçlanır (Slordal, Muench, Warren, & Moore, 1989 ). Bununla birlikte, artan radyasyon dozu ile inflamasyonun kendisi, ölüme neden olan bir ajan olarak hareket etmeye başlar (Zhang, Xing ve Lawrence, 2007 ). Her iki işlemde de TNF-α ana ajan olarak görev yapar. Ayrıca, TNF- αmononükleer fagositler tarafından salgılanan , aynı zamanda, kemik iliği stromal hücreleri tarafından üretilen ikincil hematopoietik sitokinler yoluyla kök hücreler üzerinde de etki eder (Neta, 1997b ).

                          Acemannan tarafından TNF- a ve IL-1'in sinerjistik bir indüksiyonunu gözlemledik, bu da tek başına radyasyon grubuna kıyasla farelerin hayatta kalmasının artmasıyla sonuçlandı. IL-6, iltihaplanmaya neden olduğu bilinen başka bir pleiotropik sitokindir. Bu çalışmada, acemannan, koruyucu etkilerini gösteren ışınlamanın ardından IL-6'nın ifadesini azalttı. Acemannan'ın ayrıca in vitro olarak RAW 264.7'den (makrofaj) IL-6, IFN- y ve TNF- a gibi sitokinlerin salınımını indüklediği rapor edilmiştir (Zhang & Tizard, 1996 ). Ayrıca acemannan, benzer yapıya sahip birçok polisakkarit için daha önce bildirildiği gibi lektin reseptörlerine bağlanarak bağışıklık sistemini modüle edebilir (Tzianabos, 2000 ).).

                          İmmünomodülatörlerin ayrıca radyasyona bağlı nitrik oksit indüksiyonunu takiben maruz kalan bireylerin yaşam kalitesinden ödün verme üzerinde ilave etkilere sahip olabilen iltihaplanmaya neden olduğu bilinmektedir (Luster, 1998 ; Ong ve diğerleri, 2010 ). Radyasyonla indüklenen NO'nun, süperoksit (O2 - ) gibi ROS ile etkileşime girdikten sonra RNS ürettiği bilinmektedir (Rabender, Alam ve Mikkelsen, 2014 ). Radyasyonla indüklenen NO'nun sito-koruyucu etkileri olan MAPK ve JNK dahil olmak üzere farklı stres proteinlerini aktive ettiği gösterilse de, kan akışını ve RNS üretimini artırma yeteneği, yararlılığını baskılamaktadır (Rabender ve diğerleri, 2014 ).). Acemannan, radyasyon kontrol grubuna kıyasla WBI farelerinde radyasyona bağlı NO seviyesini azalttı, bu da acemannan ile uyarılan sitokinlerin iltihaplanmanın başlatılmasına katkıda bulunmadığını, aksine hematopoezi desteklediğini ortaya koydu. NO'daki azalma, iNOs gen transkripsiyonu için bir ko-faktör olarak gerekli olan acemannan (veriler gösterilmemiştir) tarafından Fe++ şelasyonuna bağlı olabilir (Goel ve diğerleri, 2007 ). Chen et al. ( 2005 ) ayrıca aloe polisakkaritlerinin nitrik oksit üretimine katkıda bulunmadığını bildirmiştir.

                          Acemannan, sadece radyasyon uygulanan kontrol gruplarına kıyasla tedavi edilen gruplarda mortaliteyi önemli ölçüde azalttı. Hesaplanan DRF, tedavi öncesi gruplarda 1.56, tedavi sonrası gruplarda 1.18 olarak bulundu. Mevcut çalışma ayrıca ölümün hematolojik hasar nedeniyle ilk 4 ila 10. gün ile sonuçlandığını göstermektedir, çünkü lenfosit sayısındaki azalma 10. güne kadar devam etmiştir. Hematopoez, acemannan'ın sağkalımını artırabileceği ışınlama sonrası çalışmalarla daha da doğrulanmıştır. fareler. Mortalite paterni hem tedavi sonrası hem de tedavi öncesi gruplarda benzer olsa da, acemannan ile ön tedavi görmüş grupta, tedavi sonrası gruba kıyasla morbidite semptomlarının başlaması gecikmiştir. Acemannan ile tedavi, LD50/30 radyasyon dozunun 7'den 11 Gy ve 8'e düşürülmesiyle sonuçlandı. Sırasıyla ışınlama öncesi ve sonrası tedavi gruplarında 3 Gy. Saini ve Saini (2011 ) ayrıca farelerin 750 mg/kg vücut ağırlığında kuru aloe vera jel tozu ile 15 günlük ön tedavisinin LD50/30 dozunun 6.77'den 10 Gy'ye yükselmesine neden olduğunu göstermiştir. Williams ve ark. tarafından bildirildiği gibi, 6 ay boyunca 2000 mg/kg/gün oral dozda bile acemannanın düşük toksisitesi ( 2010 ) sentetik radyoprotektörler/immünomodülatörler üzerindeki üstünlüğünü daha da artırmaktadır.

                          Sonuç olarak, yaygın olarak kullanılan aloe vera jelinden elde edilen acemannanın farelerde ışınlama öncesi ve sonrası tedavide radyokoruyucu etkilerini gösterdiğini gösterdik. Acemannan tedavisi, WBI farelerinde bağışıklık sistemini yukarı doğru düzenleyerek ve hematopoietik hücrelerin proliferasyonunu indükleyerek radyasyon hasarına karşı koruma sağlayarak hayatta kalma artışıyla sonuçlandı. Ayrıca, acemannan'ın ışınlama sonrası çalışmalarda hayvanları koruduğu ve yüksek dozlarda toksik olmadığı gösterilmiştir, bu nedenle plansız maruz kalma durumlarında radyasyon azaltıcı bir ajan olarak kullanılabilir. Açıklama bildirimi


                          Yazarlar tarafından herhangi bir potansiyel çıkar çatışması rapor edilmemiştir. Finansman


                          CSIR, Yeni Delhi [09/263(0801)2009-EMR-1], Hindistan'dan SK'ye Kıdemli Araştırma Bursu ve Kapasite geliştirme ABT /Capacity Build Up /2008 ve Resources Networking fonu ABT/ Resource Networking/ 2008 JNU'dan ABT'ye minnetle kabul edildi.

                          Önceki makaleSorunun içindekiler tablosunu görüntüleyinSonraki makale Referanslar
                          • Abdel-Halim, ES ( 2014 ). Şeker kamışı küspesinden ekstrakte edilen selülozun kimyasal modifikasyonu: Hidroksietil selülozun hazırlanması . Arabian Journal of Chemistry , 7 , 362 – 371 . doi: 10.1016/j.arabjc.2013.05.006 [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Boonyagul, S. , Banlunara, W. , Sangvanich, P. , & Thunyakitpisal, P. ( 2014 ). Aloe vera'dan ekstrakte edilmiş bir polisakarit olan acemannan'ın, diş çekimi modelinde BMSC'lerin çoğalması, farklılaşması, hücre dışı matris sentezi, mineralizasyonu ve kemik oluşumu üzerindeki etkisi . Odontoloji/Nippon Dental Üniversitesi Derneği , 102 , 310 – 317 . doi: 10.1007/s10266-012-0101-2 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Bruce, W. ( 1967 ). Aloe verada antibakteriyel aktivitenin araştırılması . Güney Afrika Tıp Dergisi , 41 , 984 – 989 . http://www.samj.org.za/index.php/samj adresinden alındı [PubMed], [Google Akademik]
                          • Chen, XD , Huang, LY , Wu, BY , Jiang, Q. , Wang, ZC ve Lin, XH ( 2005 ). [Aloe vera polisakaritinin kültürlenmiş insan keratinositlerinde sitokinler ve nitrik oksit salınımı üzerindeki etkisi] . Zhongguo wei zhong bing ji jiu yi xue = Çin yoğun bakım tıbbı = Zhongguo weizhongbing jijiuyixue , 17 , 296 – 298 . http://www.cccm-em120.com/weizhongbingguokan/17/296.pdf adresinden alındı [PubMed], [Google Akademik]
                          • Constine, LS , Harwell, S. , Keng, P. , Lee, F. , Rubin, P. , & Siemann, D. ( 1991 ). İnterlökin 1 alfa, hemopoezi uyarır, ancak tümör hücresi proliferasyonunu uyarmaz ve fareleri ölümcül toplam vücut radyasyonundan korur . Uluslararası Radyasyon Onkolojisi Dergisi • Biyoloji • Fizik , 20 , 447 – 456 . doi: 10.1016/0360-3016(91)90056-A [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Egger, SF , Brown, GS , Kelsey, LS , Yates, KM , Rosenberg, LJ , & Talmadge, JE ( 1996 ). Beta-(1,4)-bağlantılı bir mannan tarafından hematopoietik güçlendirme . Kanser İmmünolojisi, İmmünoterapi: CII , 43 , 195 – 205 . doi: 10.1007/s002620050322 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Goel, HC , Prakash, H. , Ali, A. , & Bala, M. ( 2007 ). Podophyllum hexandrum, Balb/c farelerinde gama radyasyonunun neden olduğu immünosupresyonu modüle eder: Radyo korumadaki etkiler . Moleküler ve Hücresel Biyokimya , 295 , 93 – 103 . doi: 10.1007/s11010-006-9277-5 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Harris, C. , Pierce, K. , King, G. , Yates, KM , Hall, J. , & Tizard, I. ( 1991 ). Acemannan'ın köpek ve kedi spontan neoplazmalarının tedavisinde etkinliği . Moleküler Biyoterapi , 3 , 207 – 213 . http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/1768373 adresinden alındı. [PubMed], [Google Akademik]
                          • Jittapiromsak, N. , Sahawat, D. , Banlunara, W. , Sangvanich, P. , & Thunyakitpisal, P. ( 2010 ). Aloe vera'dan ekstrakte edilmiş bir ürün olan Acemannan, diş pulpa hücresi proliferasyonunu, farklılaşmasını, mineralizasyonunu ve dentin oluşumunu uyarır . Doku Mühendisliği Bölüm A , 16 , 1997 – 2006 . doi: 10.1089/ten.tea.2009.0593 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Kahlon, JB , Kemp, MC , Carpenter, RH , McAnalley, BH , McDaniel, HR , & Shannon, WM ( 1991 ). AIDS virüsü replikasyonunun in vitro olarak acemannan tarafından inhibisyonu . Moleküler Biyoterapi , 3 , 127 – 133 . http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/1768365 doi adresinden alındı : 10.1007/BF02172085 [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
                          • Karkanitsa, LW ( 1997 ). Yorum: Hematopoezde radyasyon hasarı: Neyi daha iyi biliyoruz? Kök Hücreler , 15 , 71 – 73 . doi: 10.1002/stem.5530150711 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Kim, MH , Byon, YY , Ko, E. , Song, J. , Yun, Y. , Shin, T. , & Joo, H. ( 2009 ). Panax Ginseng'in bir Polisakkariti olan Ginsan'ın Dendritik Hücreler Üzerindeki İmmünomodülatör Aktivitesi . Kore Fizyoloji ve Farmakoloji Dergisi , 13 , 169 – 173 . doi: 10.4196/kjpp.2009.13.3.169 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Kulkarni, S. , Chakraborty, K. , Kumar, KS , Kao, T. , Hauer-Jensen, M. , & Ghosh, SP ( 2013 ). Gamma-Tocotrienol ve Pentoksifilin tarafından sinerjistik radyo koruma: cAMP sinyalinin rolü . ISRN Radyoloji , 11 . doi: 10.5402/2013/390379 [Çapraz referans], [Google Akademik]
                          • Kunwar, A. , Adhikary, B. , Jayakumar , S. , Barik, A. , Chattopadhyay, S. , Raghukumar, S. , & Priyadarsini, KI ( 2012 ). Umut verici bir radyo koruyucusu olan Melanin: Fare modelinde etki mekanizmaları . Toksikoloji ve Uygulamalı Farmakoloji , 264 , 202 – 211 . doi: 10.1016/j.taap.2012.08.002 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Kunwar, A. , Bansal, P. , Kumar, SJ , Bag, PP , Paul, P. , Reddy, ND , … Priyadarsini, KI ( 2010 ). Bir selenosistin türevi olan 3,3'-diselenodipropionik asidin in vivo radyokoruma çalışmaları . Serbest Radikal Biyoloji ve Tıp , 48 , 399 – 410 . doi: 10.1016/j.freeradbiomed.2009.11.009 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Lee, JK , Lee, MK , Yun, YP , Kim, Y. , Kim, JS , Kim, YS , … Lee, CK ( 2001 ). Aloe veradan saflaştırılmış Acemannan, olgunlaşmamış dendritik hücrelerin fenotipik ve fonksiyonel olgunlaşmasını indükler . Uluslararası İmmünofarmakoloji , 1 , 1275 – 1284 . doi: 10.1016/S1567-5769(01)00052-2 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Liu, LN , Guo, ZW , Zhang, Y. , Qin, H. , & Han, Y. ( 2012 ). Rheum tanguticum'dan ekstrakte edilen polisakkarit, farelerde ışınlamanın neden olduğu bağışıklık hasarını önler. Asya Pasifik kanser önleme dergisi . Asya Pasifik Kanser Önleme Dergisi , 13 , 1401 – 1405 . doi: 10.7314/APJCP.2012.13.4.1401 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Lustre, AD ( 1998 ). Kemokinler - inflamasyona aracılık eden kemotaktik sitokinler . New England Tıp Dergisi , 338 , 436 – 445 . doi: 10.1056/NEJM199802123380706 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Mosmann, T. ( 1983 ). Hücresel büyüme ve hayatta kalma için hızlı kolorimetrik deney: Çoğalma ve sitotoksisite deneylerine uygulama . Journal of Immunological Methods , 65 , 55 – 63 . doi: 10.1016/0022-1759(83)90303-4 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Muscatello, AC ( 1999 ). Radyokoruyucu olarak besin takviyeleri: Bir inceleme ve öneri . Mars Society Boulder, CO için kuruluş sözleşmesi. http://fas.org/sgp/othergov/doe/lanl/osti/334244.pdf adresinden alındı. [Google Akademik]
                          • Neta, R. ( 1988 ). Radyasyondan korunmada ve radyasyon hasarının tedavisinde sitokinler . Biyoterapi , 1 , 41 – 45 . http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/3079458 doi'den alındı : 10.1007/BF02170134 [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
                          • Neta, R. ( 1997a ). Radyasyon hasarının sitokinleri ile modülasyon: Önerilen etki mekanizmaları . Çevre Sağlığı Perspektifleri , 105 , 1463 – 1465 . http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/arti...00331-0086.pdf doi adresinden alındı : 10.1289/ehp.97105s61463 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Neta, R. ( 1997b ). Sitokinler tarafından radyasyon hasarının modülasyonu . Kök Hücreler , 15 , 87 – 94 . doi: 10.1002/stem.5530150713 . Pubmed Medline: PMID:9368290 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Neta, R. , Oppenheim, JJ , Schreiber, RD , Chizzonite, R. , Ledney, GD , & MacVittie, TJ ( 1991 ). Doğal ve lipopolisakkarit ile güçlendirilmiş radyorezistansta sitokinlerin (interlökin-1, tümör nekroz faktörü ve dönüştürücü büyüme faktörü-h) rolü . Deneysel Tıp Dergisi , 173 , 1177 – 1182 . doi: 10.1084/jem.173.5.1177 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Ni, Y. , Turner, D. , Yates, KM , & Tizard, I. ( 2004 ). Aloe vera L. yaprak posasının yapısal bileşenlerinin izolasyonu ve karakterizasyonu . Uluslararası İmmünofarmakoloji , 4 , 1745 – 1755 . doi: 10.1016/j.intimp.2004.07.006 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Ong, ZY , Gibson, RJ , Bowen, JM , Stringer, AM , Darby, JM , Logan, RM , … Keefe, DM ( 2010 ). Proinflamatuar sitokinler, radyoterapiye bağlı gastrointestinal mukozit gelişiminde anahtar rol oynar . Radyasyon Onkolojisi , 5 , 22 . doi: 10.1186/1748-717X-5-22 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Pande, S. , Kumar, M. ve Kumar, A. ( 1998 ). Panax ginseng kök ekstresinin radyomodifiye edici etkilerinin değerlendirilmesi . Fitoterapi Araştırması , 12 , 13 – 17 . doi: 10.1002/(SICI)1099-1573(19980201)12:1<13::AID-PTR179>3.0.CO;2-T [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Peng, SY , Norman, J. , Curtin, G. , Corrier, D. , McDaniel, HR , & Busbee, D. ( 1991 ). İmmünomodülatör Acemannan ile tedavi edilen farelerde Norman murin sarkomunun azalan mortalitesi . Moleküler Biyoterapi , 3 , 79 – 87 . http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/1910624 adresinden alındı. [Google Akademik]
                          • Rabender, CS , Alam, A. ve Mikkelsen, RB ( 2014 ). İyonlaştırıcı radyasyon kaynaklı Nitrik Oksit sinyalleşmesi . Austin Nükleer Tıp ve Radyoterapi Dergisi , 1 , 1 – 5 . [Google Akademik]
                          • Reynolds, T. ve Dweck, AC ( 1999 ). Aloe vera yaprağı jeli: Bir inceleme güncellemesi . Etnofarmakoloji Dergisi , 68 , 3 – 37 . doi: 10.1016/S0378-8741(99)00085-9 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Roberts, DB ve Travis, EL ( 1995 ). Acemannan içeren yara pansuman jeli, C3H farelerinde radyasyona bağlı cilt reaksiyonlarını azaltır . Uluslararası Radyasyon Onkolojisi, Biyoloji, Fizik Dergisi , 32 , 1047 – 1052 . doi: 10.1016/0360-3016(94)00467-Y [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Rübe , CE , Wilfert, F. , Uthe, D. , Schmid, KW , Knoop, R. , Willich, N. , … Rübe, C. ( 2002 ). Akciğer dokusunda radyasyona bağlı tümör nekroz faktörü alfa (TNF-alfa) ekspresyonunun pentoksifilin ile modülasyonu . Radyoterapi ve Onkoloji , 64 , 177 – 187 . doi: 10.1016/S0167-8140(02)00077-4 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Saini, DK ve Saini, MR ( 2011 ). Aloe jelinin radyoprotektif etkinliğinin ve olası etki mekanizmasının değerlendirilmesi . Çevresel Toksikoloji ve Farmakoloji , 31 , 427 – 435 . doi: 10.1016/j.etap.2011.02.004 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Samatha, T. , Acharya, RS , Srinivas, P. , & Ramaswamy, N. ( 2012 ). Oroxylum indicum L. Kurz ekstraktlarındaki toplam fenolik ve toplam flavonoid içeriğinin miktar tayini . Asya Farmasötik ve Klinik Araştırmalar Dergisi , 4 , 177 – 179 . http://connection.ebscohost.com/c/articles/84608146 adresinden alındı [Google Akademik]
                          • Sharma, R. ve Tiku, AB ( 2014 ). Bir antrakinon türevi olan Emodin, DNA hasarını ve oksidatif stresi engelleyerek gama radyasyonunun neden olduğu toksisiteye karşı koruma sağlar . Uluslararası Radyasyon Biyolojisi Dergisi , 90 , 275 – 283 . doi: 10.3109/09553002.2014.884292 [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Shukla, A. ve Gupta, RK ( 2012 ). Boerhavia Difusa köklerinin sulu ekstraktının ve hipoglisemik yaprakların yanı sıra immün destek aktivitesinin etkisi . Uluslararası Biyolojik Bilimler Araştırma Dergisi , 1 , 62 – 65 . http://www.isca.in/IJBS adresinden alındı [Google Akademik]
                          • Singh, VK ve Yadav, VS ( 2005 ). Radyokorumada sitokinlerin ve büyüme faktörlerinin rolü . Deneysel ve Moleküler Patoloji , 78 , 156 – 169 . doi: 10.1016/j.yexmp.2004.10.003 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Slørdal, L. , Muench, MO , Warren, DJ , & Moore, MA ( 1989 ). Murin ve insan tümör nekroz faktörü ile radyo koruma: Farede hematopoez üzerinde doza bağlı etkiler . Avrupa Hematoloji Dergisi , 43 , 428 – 434 . Pubmed Medline: PMID: 2612616 doi: 10.1111/j.1600-0609.1989.tb00331.x [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Slørdal, L. , Warren, DJ ve Moore, MA ( 1990 ). Döngüye özgü sitotoksik kemoterapi sırasında tümör nekroz faktörünün murin hematopoezi üzerindeki koruyucu etkileri . Kanser Araştırması , 50 , 4216 – 4220 . Pubmed Medline: PMID:2364379 [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Tzianabos, AO ( 2000 ). Terapötik ajanlar olarak polisakkarit immünomodülatörleri: Yapısal yönler ve biyolojik işlev . Klinik Mikrobiyoloji İncelemeleri , 13 , 523 – 533 . Yayınlanan Medline: PMCID: PMC88946 doi: 10.1128 /CMR.13.4.523-533.2000 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Wang, ZW , Zhou, JM , Huang, ZS , Yang, AP , Liu, ZC , Xia, YF , … Zhu, XF ( 2004 ). Aloe polisakaritler, apoptozun inhibisyonu yoluyla radyo koruyucu etkiye aracılık etti . Radyasyon Araştırmaları Dergisi , 45 , 447 – 454 . doi: 10.1269/jrr.45.447 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Williams, LD , Burdock, GA , Shin, E. , Kim, S. , Jo, TH , Jones, KN ​​, & Matulka, RA ( 2010 ). Tescilli yüksek saflıkta aloe vera iç yaprak fileto hazırlığı, Qmatrix üzerinde yürütülen güvenlik çalışmaları . Düzenleyici Toksikoloji ve Farmakoloji , 57 , 90 – 98 . doi: 10.1016/j.yrtph.2010.01.002 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Womble, D. ve Helderman, JH ( 1988 ). Acemannan (Carrisyn) tarafından insan lenfositlerinin allo-duyarlılığının arttırılması . International Journal of Immunopharmacology , 10 , 967 – 974 . http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/2975271 doi'den alındı : 10.1016/0192-0561(88)90043-4 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Yao, L. , Wang, Z. , Zhao, H. , Cheng, C. , Fu, X. , Liu, J. , & Yang, X. ( 2011 ). Soya fasulyesinden elde edilen Polisakkaritlerin, fare dalak Lenfositlerinde X-ışını radyasyonunun neden olduğu hasara karşı koruyucu etkileri . Uluslararası Moleküler Bilimler Dergisi , 12 , 8096 – 8104 . doi: 10.3390/ijms12118096 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Zhang, L. , & Tizard, IR ( 1996 ). Bir fare makrofaj hücre hattının acemannan tarafından aktivasyonu: Aloe vera jelinden elde edilen ana karbonhidrat fraksiyonu . İmmünofarmakoloji , 35 , 119 – 128 . doi: 10.1016/S0162-3109(96)00135-X [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                          • Zhang, M. , Xing, X. ve Lawrence, T. ( 2007 ). Anti-inflamatuar ilaç Etanercept tarafından TNF-alfa'nın inhibisyonu, karaciğer için radyokoruyucudur . Kanser Araştırması , 67 , 3123 . [Google Akademik]
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            ALOE VERA İle Alerji Tedavisi




                            ALOE VERA İle Alerji



                            Aloe vera'dan Bir Polisakkarit olan Acemannan'ın Ekstraksiyonu, Saflaştırılması, Yapısal Özellikleri, Biyolojik Aktiviteleri ve Farmakolojik Uygulamaları : Bir İnceleme

                            Chang Liu , 1, 2 Yan Cui , 3 Fuwei Pi , 1, 2 Yuliang Cheng , 1, 2 Yahui Guo , 1, 2, * ve He Qian 1, 2, *
                            Cédric Delattre, Akademik Editör
                            Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                            Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
                            Git: Soyut


                            Aloe vera , dünya çapında uzun bir kullanım geçmişine sahip Aloe cinsinin tıbbi bir bitki türüdür. Aloe vera'nın ana biyoaktif polisakkaritlerinden biri olarak kabul edilen Acemannan, diğerlerinin yanı sıra immünoregülasyon, anti-kanser, anti-oksidasyon, yara iyileşmesi ve kemik proliferasyonunu teşvik, nöroproteksiyon ve bağırsak sağlığını geliştirme faaliyetlerine sahiptir. Bu derlemede, Aloe vera'dan acemannanın ekstraksiyonu, saflaştırılması, yapısal özellikleri ve biyolojik aktivitelerindeki son gelişmeler özetlenmiştir. Bu gelişmeler arasında saflaştırılmış polisakkaritlerin yapısal özellikleri detaylı olarak incelenmiştir. Bu arada, Aloe vera'dan acemannan'ın biyolojik aktiviteleriin vivo, in vitro ve klinik deneylerle belirlenenler özetlenmiş ve bu biyoaktivitelerin olası mekanizmaları tartışılmıştır. Ayrıca, acemannan'ın diş hekimliğinde ve yara iyileşmesinde kullanımı ile ilgili son araştırmalar da ayrıntılı olarak özetlenmiştir. Acemannan'ın yapı-aktivite ilişkileri ve tıbbi uygulamaları tartışıldı. Son olarak, acemannan üzerine gelecekteki araştırma çalışmaları için yeni perspektifler önerildi. Sonuç olarak, bu derleme acemannanın ekstraksiyonu, saflaştırılması, yapısal özellikleri, biyolojik aktiviteleri ve farmakolojik uygulamalarını özetlemekte ve gelecekte diş hekimliğinde ve yara iyileşmesinde endüstriyel üretim ve olası uygulamaları hakkında bilgi vermektedir.

                            Anahtar Kelimeler: Aloe vera , polisakkarit, acemannan, biyolojik aktivite, uygulamalar, yapı
                            Git: 1. Giriş


                            Polisakaritler, mikroorganizmalardan, hayvanlardan veya bitkilerden türetilen biyoaktif moleküllerin ana sınıfını temsil eden, yüksek moleküler ağırlığa sahip bir tür karbonhidrattır [ 1 ]. Polisakaritler, antimikrobiyal [ 2 ], antitümör [ 3 ], antiviral [ 4 ] ve antioksidan aktiviteleri [ 5 ] gibi dikkate değer ve mükemmel biyoaktiviteleri nedeniyle çeşitli sağlık ürünleri ve ilaçlarında yaygın olarak kullanılmaktadır . Ek olarak, polisakaritler, yara iyileşmesi [ 7 ], ilaç dağıtımı [ 8 ] ve doku mühendisliği [ 9 ] için biyomateryaller olarak yaygın olarak kullanılan Dünya'da [ 6 ] bulunan doğal biyopolimerler arasındadır .Aloe vera , polisakkaritlerde çok bol bulunan birkaç doğal bitkiden biridir [ 10 ].

                            Aloe vera , dünya çapında cilt hastalıkları, metabolik hastalıklar, kardiyovasküler hastalıklar ve kanserlerin önlenmesi veya tedavisi için yaygın olarak kullanılan en popüler şifalı bitkilerden biridir. Çok sayıda çalışma, aloe yaprağının immünomodülasyon, antimikrobiyal, antiviral, anti-kanser, anti-inflamatuar özellikler gibi polisakkaritlerin varlığına atfedilen çok sayıda fonksiyona sahip olduğunu bildirmiştir [ 11 , 12 , 13 ]. Polisakkarit asetilasyonu, polisakkaritlerin işlevinde birçok değişikliğe yol açabilir [ 14 ]. Bir β-(1,4)-asetillenmiş çözünür polimannoz olan Acemannan , jel ve deriden özütlendiği Aloe veranın başlıca biyoaktif polisakkaritidir.]. Geçtiğimiz birkaç on yılda, acemannan'ın ağız hastalıkları [ 16 ], metabolik hastalıklar, kardiyovasküler hastalıklar, tümör hastalıkları [ 17 ] gibi tıbbi ve endüstriyel alanlarda birçok farmakolojik ve biyolojik uygulaması olduğu bildirilmiştir . Son zamanlarda acemannan üzerine yapılan araştırmalar diş hekimliği ve yara iyileşmesi üzerine odaklanmıştır. Acemannan, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan protokoller kullanılarak yaraların ve alveolar osteitisin tedavisinde kullanılmıştır [ 7 , 18 ]. Daha da önemlisi, giderek daha fazla çalışma acemannan'ın yeni materyaller ve ilaç dağıtımındaki uygulamalarına dikkat çekiyor [ 19 ].

                            Bir yandan, acemannan kapsamlı bir şekilde araştırılmış olmasına rağmen, esas olarak acemannanın Aloe vera'dan farmakolojik gelişimine odaklanan tek bir mini inceleme vardır [ 15 ] ve acemannan'ın ekstraksiyonu, saflaştırılması, biyolojik aktiviteleri hakkında kapsamlı bir inceleme yapılmamıştır. Bu nedenle, ekstraksiyon, saflaştırma, biyolojik aktivitelerde acemannan hakkındaki bilgileri özetlemek çok değerlidir.

                            Öte yandan, acemannan ile ilgili son araştırmalar diş hekimliği ve yara iyileşmesine odaklanırken, diş hekimliği ve ortopedi ile ilgili veriler dağınıktır. Bunun ışığında, en son tıbbi araştırmalarda acemannan'ın rolünün ve mekanizmasının bir özeti gereklidir. Bu arada, acemannan'ın faaliyetleri ile yapısı arasındaki ilişkiler tam olarak aydınlatılamamıştır, bu da uygulamasını sınırlamaktadır. Bu nedenle, tıbbi araştırmalarda acemannan'ın farklı işlevlerini ve mekanizmalarını özetlemek çok değerlidir.

                            Bu nedenle, bu derlemenin amacı, sırasıyla acemannan'ın ekstraksiyonu, saflaştırılması, yapısal özellikleri ve farmakolojik aktivitelerindeki son gelişmeleri özetlemek, aktivite ve yapı arasındaki ilişkiyi tartışmak ve uygulamaları malzeme ve ilaçlar açısından özetlemektir.

                            Git: 2. Acemannan'ın Ekstraksiyonu, Ayrılması ve Saflaştırılması

                            2.1. Acemannan Üretimini ve Yapısını Etkileyen Faktörler


                            Aloe'nin jeli ve derisi, β-1,4 bağlantılarına ve değişken derecede asilasyona sahip olan acemannanın ana kaynaklarıdır [ 20 , 21 ]. Aloe'nin kuru maddesinin çoğunu polisakkaritler oluşturur. Acemannan, hücre duvarı matrisinde birçok polisakkarit içeren parankima hücrelerinin protoplastlarında bulunan asetillenmiş bir glukomannan olan bir tür depolama polisakkaritidir. Aloe yapraklarındaki suda çözünür kalıntıların karbonhidrat analizi, glukomannanın esas olarak aloe yapraklarının hücre duvarlarında bulunduğunu gösterdi [ 22 , 23 ].

                            Aloe acemannan değişkenliği büyük ölçüde türlere ve yetiştirme koşullarına bağlıdır. Ancak β-polisakkarit fraksiyonunun içeriği, A. vera'da A. arbor escens'ten önemli ölçüde daha yüksekti [ 24 ] . Bu arada, acemannan içeriği ve asetilasyon derecesi de farklı ekim koşullarına bağlıdır. Bitkinin sulanması polisakkaritlerin miktarını etkiler. Mannoz %41 azalır ve acemannan %60'a varan su eksikliği nedeniyle deasetilasyona uğramaz [ 25 ]. Aloe deniz suyu ile sulandığında, % 42 deniz suyu stres tedavisi üst ve orta kısımlardaki polisakkarit konsantrasyonunu düşürmeden sadece taban yapraklarındaki polisakkarit konsantrasyonunu azaltır.]. Ayrıca aloe'nin büyüme yaşı ve hasat mevsimi de polisakkarit içeriğini etkiler. Acemannan, üç yaşındaki Aloe vera bitkilerinde dört yaşındaki ve iki yaşındaki bitkilere göre daha boldur ve artan ışık yoğunlukları altında büyüme , yarı niceliksel tahmine ve 1 H'ye göre A. vera ve A. arborescens'te daha yüksek acemannan konsantrasyonlarına neden olur. -NMR spektroskopi analizi [ 24 , 27 ].

                            Acemannan'ın potansiyel kullanımı genellikle ısıtma, kurutma, pastörizasyon ve dehidrasyonu içerebilen bir tür işlemeyi içerir [ 10 ]. Sprey kurutma, endüstriyel dondurarak kurutma, kırılma pencereli kurutma ve radyasyon bölgesi kurutmanın aloe jelindeki ana biyoaktif polisakkarit acemannan üzerindeki ana etkileri incelenmiştir. Tüm kurutma işlemleri acemannan verimini önemli ölçüde azalttı (~%40). Metilasyon analizi, mannoz deasetilasyonunun (>%60) 1H-NMR analizi ile doğrulandığını gösterdi [ 28 ] . Aloe barbadensis'te biyoaktif acemannan polisakkaritin fizikokimyasal özellikleri üzerine ısıl işlem ve dehidrasyonun etkileri.Miller parankimi farklı sıcaklıklarda (30-80 °C) çalışılmış ve acemannan modifikasyonunun özellikle 60 °C'de önemli olduğunu göstermiştir. Aloe'yi sıcak havada kurutmak için yeni bir gıda kurutma yöntemi, uzak kızılötesi radyasyon (FIR) ve yüksek voltajlı elektrik alanı (HVEF) geliştirildi. Çalışma, polisakkaritin yaklaşık 70 °C'ye kadar oldukça stabil kaldığını buldu. Belirli bir sıcaklıkta, elektrik alan yoğunluğu ne kadar yüksek olursa, numunedeki acemannan içeriği o kadar yüksek olur, bu da daha kısa kuruma süresi ile ilgili olabilir. Elektrik alan şiddeti ve sıcaklığın artmasıyla mannoz içeriği artmıştır .]. Isıtma esas olarak polisakkaritlerin ortalama moleküler ağırlığını 45 kDa'dan 81 kDa'ya yükseltti; bu, esas olarak deasetilasyon ve metilasyon analizi yoluyla saptanan mannoz omurgalarından galaktoz açısından zengin yan zincirlerin kayıpları gibi yapısal değişikliklerden kaynaklanabilir [ 23 ]. Galaktosil kalıntılarının ve deasetilasyon sürecinin kayıplarının, daha yüksek moleküler ağırlıklı (MW) mannozdan zengin zincirlerle sonuçlanacağını gösteren ilgili çalışmalar da vardır. Ana zincirdeki asetil gruplarının ve galaktosil birimlerinin dağılımı, acemannanın fiziksel ve biyolojik özellikleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir [ 30 ].]. 65, 75 ve 85 °C koşullarında, fiziksel ve kimyasal modifikasyonunu desteklemek için acemannan üzerinde sırasıyla 15 dakikalık ve 25 dakikalık bir pastörizasyon işlemi gerçekleştirildi. Pastörizasyon yöntemi, acemannan [ 30 ] verimini iyileştirebilir . 2.2. Acemannan'ın İfadesi


                            İç yaprak aloe jelinde bulunan Acemannan, β-(1,4)-bağlı yüksek oranda asetillenmiş mannozlar, β-(1,4)-bağlı glikoz ve α-(1,6)-bağlı galaktozdan oluşan bir polisakkarittir [ 21 ] , 31 ]. Acemannan da dahil olmak üzere aloe'nin biyoaktif bileşenleri her zaman önemli ölçüde farklı üretim yöntemlerine sahip olduğundan (tablo 1). Ayırma işlemi gösterilmektedirŞekil 1, burada moleküler yapı [ 32 ]'den alınmıştır.

                            Şekil 1
                            Aloe vera'dan acemannan'ın ekstraksiyonu, ayırma saflaştırması ve yapı karakterizasyonunun şematik gösterimi . tablo 1


                            Acemannan'ın ekstraksiyonu, saflaştırılması, karakterizasyon yöntemleri ve yapısal çalışmalarının özeti.
                            taze jel Su ekstraksiyonu (Homojenizasyon, 3 hacim etanol ile karıştırılmış santrifüj, liyofilizasyon) LC; FT-IR; SEC; 1H -NMR 190–220 Erkek: Glc: Gal = 57:22:17 O -(Asetil-d-Manp)- O -(asetil-d-Manp)- O -(d-Glap)- O -(asetil-d-Man) --- [ 14 ]
                            taze jel Su çıkarma; ayırma (Shodex Sugar KS-804 sütunu) 13C -NMR; SEM'H -NMR ; FT-IR 150-190 Erkek: Glc: Gal = 65:17:17 İkinci asetillenmiş mannoz kalıntısının C6'sında tek dallı galaktoz %0.04 [ 33 ]
                            donmuş jel Ultrafiltrasyon hücre zarı (MW kesme membranlı ultrafiltrasyon hücresi tarafından fraksiyonlanmıştır) HPLC (BIOSEP SECH400 kolonu); GC (SP2330 cam kapiler kolon); 1H -NMR; kızılötesi >500 Adam: Glc = 97:3 Galp-(1→artıklar , →4)-β-Manp-(1→ kalıntıları, ∽16→4)-β-Manp-(1→ kalıntıları ile O -2, O -3 veya O -6'ya bağlanır. yan zincirler %2 [ 42 ]
                            taze jel Su çıkarma; ayırma (homojenizasyon, santrifüj, alkol çöktürme, diyaliz, liyofilizasyon) HPLC (Shodex Sugar KS-804 kolonu); GC–MS; 13 C-NMR ≥800 Erkek (%77.18); Glc (%15.3); Gal (%4.9); Ara (%0.7); Rha (%0.2); Fuc (%0,34); ksil (%0.7) β-(1→4) %0.2 [ 46 ]
                            Taze jel (1 yaşında) Su ekstraksiyonu (Homojenizasyon, %80 v/v alkol ile santrifüj, amonyum sülfat çökeltme, liyofilizasyon) GC-MS; SEC; 13 C-NMR 1100 Adam: Glc = 15:1 O -2, O -3 ve O -6 of→4)- β-Manp-(1→tek α-Galp-(1→yan zincirler) kalıntıları --- [ 47 ]
                            taze jel Su çıkarma; (Homojenizasyon, 3 hacim etanol ile karıştırılmış santrifüj, etanol ile yıkama, liyofilizasyon) HPGPC; FTIR; GLC-MS; TGA 1020 Mannoz (%84.9)): glikoz (%7.2); galaktoz (%3,9) (1→4)-Bağlı mannoz/glikoz
                            2,3,6-tri- O -asetil-mannoz,2,6-di- O -asetilglukoz,6-asetil- O -glukoz, 3,6-di- O - asetil-glikoz
                            --- [ 53 ]
                            donmuş jel Su ekstraksiyonu (Homojenizasyon, santrifüj, alkol çöktürme, liyofilizasyon) GC–MS; iyon-kromatograf; 13 C-NMR 1100 Erkek: Glc: Gal: GalA: Fuc: Ara: Xyl = 120:9:6:3:2:2:1 →4)-β-Manp-(1→ ve →4)-β-Glcp-(1→ 15:1 oranında kalıntı --- [ 60 ]
                            Taze jel (3 yaşında)) Su ekstraksiyonu (Homojenizasyon, santrifüj, 3 hacim etanol ile karıştırılmış süpernatan, pelet) YÜZ; FT-IR; SEC 281 Erkek (%62,9); Glc (%13,1); Gal (%0,6) --- %1,7 [ 61 ]
                            donmuş jel Su çıkarma; (depigmentasyon, deproteinizasyon) CR; GC-MS; ADIMLAMAK --- Erkek (%86.87); Glc (%0.05); Gal (%12.68); Ara (%0,38) β-(1→4) %0.32 [ 62 ]
                            Ayrı bir pencerede aç
                            Florofor destekli karbonhidrat elektroforezi (YÜZ); Kongo kırmızısı (CR); Sıvı kromatografisi (LC); Boyut dışlama kromatografisi(SEC); Karbonhidrat jel elektroforezi (PACE) ile polisakkarit analizi; Termogravimetrik analiz (TGA).

                            Genel olarak, sıcak su ve etanolde ekstraksiyon, laboratuvar ekstraksiyonunun klasik, en uygun yöntemidir ve endüstride yaygın olarak kullanılmaktadır [ 29 , 33 ]. Kısaca, su çıkarma yöntemi Aloe vera'nın temizlenmesi, homojenleştirilmesi, ayrılması ve santrifüjlenmesini içerir . Süpernatan toplandı ve 12 saat boyunca 1:3 oranında mutlak etanol ile karıştırıldı. Beyaz çökelti toplandı ve santrifüjlendi. Acemannan, beyaz opak parçacıklar halinde diyaliz ve dondurarak kurutma yoluyla toplanmıştır [ 34 ]. Sıvının katıya oranı, geleneksel su ekstraksiyonunun verimi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Zamanla ekstraksiyon sıcaklığı aralığı genellikle 80–100 °C, 0,5–6 saat aralığındadır [ 35 , 36]. Bununla birlikte, en popüler yaklaşım olan su ekstraksiyonu, her zaman uzun süreler ve yüksek sıcaklıklar, düşük verimlilik ve olası polisakkaritlerin bozulması gibi dezavantajlara sahiptir ve bu da büyük enerji ve zaman tüketimine neden olur. Bu nedenle, ekstraksiyon koşullarının iyileştirilmesi gereklidir. Çok sayıda çalışma, aloe polisakaritinin kısmen selüloz ile sindirildiğini kanıtlamıştır [ 37 ]. 2.3. Acemannan'ın Ayrılması ve Saflaştırılması


                            Ekstraksiyondan sonra, ham ekstraktlar esas olarak etanol çökeltmesi ile elde edilir (tablo 1). Bu tür polisakkaritler genellikle proteinler, pigmentler ve küçük moleküler maddeler içerdiğinden, acemannan elde etmek için daha fazla ayırma ve saflaştırma gereklidir. Jel geçirgenlik kromatografisi (DEAE-Sephadex A-25 kolonu) [ 38 , 39 , 40 ] ile birleştirilmiş anyon değiştirme kromatografisi ile ham ekstraktların ayrılması ve saflaştırılması ve normal membran ayrımı yapıldı [ 41]. Ancak, uzun fraksiyonasyon süresi göz önüne alındığında, düşük maliyet, membran kırılganlığı, gradyan etanol çökeltme yöntemi ve gradyan amonyum sülfat çökeltme yöntemi son yıllarda benimsenmiştir. Ayrıca özel yapı ve işleve sahip membranlar, acemannanın ayrıştırılması ve saflaştırılmasında da kullanılmaktadır. Acemannan, moleküler boyuta göre karşılık gelen moleküler ağırlık kesme zarına sahip bir Amicon'dan ultrafiltrasyon hücreleri ile fraksiyonlandı [ 14 , 42 ]]. Ayrıca, ham ekstraktların elektroforez ile ayrılması için alternatif bir taşıyıcı olarak elektrospun selüloz asetat membran kullanıldı. Membranın gözenekliliğini ve gözenek boyutunu kontrol ederek, yüksek moleküler ağırlıklı ve moleküler ağırlıklı polisakkaritlerin ayrılması için basit bir teknik avantaj olarak kullanıldı [ 43 ]. 2.4. Acemannan'ın Yapısal Karakterizasyon Yöntemi ve Özellikleri


                            Acemannan, yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC, BIOSEP SECH400 kolonu,tablo 1). Daha sonra acemannan'ın yapısı ultraviyole (UV) spektroskopisi, kızılötesi (IR) spektroskopisi, gaz kromatografisi (GC), kütle spektrometrisi (MS), yüksek performanslı jel geçirgenlik kromatografisi (HPGPC), UV spektrum taraması ve nükleer manyetik rezonans (NMR) ile analiz edildi. ). Homojenlik ve MW çoğunlukla HPLC [ 44 , 45 ], HPGPC [ 45 ] ve SEC [ 46 , 47 ] teknolojileri ile ölçülür. Trifloroasetik asit ile tamamen hidrolize edildikten sonra hidrolizat ayrılır ve HPLC, GC [ 48 ] veya GC-MS [ 48 ] ile analiz edilir.]. Fonksiyonel grupların tespiti yaygın olarak IR veya FT-IR ile gerçekleştirilir. Ana zincir ve dallı zincirin bileşimini belirlemek için, GC-MS ile birleştirilmiş metilasyon analizi, glikozil kalıntılarının bağlantı tiplerini belirlemek için etkili bir yöntemdir [ 22 , 49 ].

                            1H , 13C dahil olmak üzere nükleer manyetik rezonans (NMR) spektrumları, glikozil kalıntılarının anormal yapısını, pozisyonunu ve bağlantı dizisini belirlemek için yaygın olarak kullanıldı [ 27 , 50 ]. Dairesel dikroizm (CD) spektrumları, UV ile yarı nicel tahminle 540 nm'de solüsyonun konformasyonel özelliklerini belirlemek için genellikle Kongo kırmızısı polisakarit komplekslerini karakterize ederek konformasyonel yapıyı doğrudan analiz edebilir [ 27 , 51 ]. Ayrıca, son araştırmalar Aloe vera polisakaritinin boyut dışlama kromatografisi (SEC)-çok açılı lazer ışık saçılımı (MALS)-diferansiyel kırılma indisi (DRI) kullanılarak belirlenebileceğini göstermektedir [52 ].

                            Genel olarak, acemannan yaklaşık 1000-1600 kDa aralığında moleküler ağırlıklara sahiptir [ 53 , 54 ]. Çoğu bitki polisakkariti, ramnoz (Rha), mannoz (Man), fukoz (Fuc), glukoz (Glc), ksiloz (Xyl), arabinoz (Ara) ve galaktoz (Gal) gibi iki veya daha fazla monosakkarit türünden oluşur. acemannan esas olarak mannoz (%84.9), glikoz (%7.2) ve galaktozdan (%3.9) oluşur [ 53 ]. Acemannan dahil olmak üzere çeşitli polisakkaritler aloe'den izole edilmiştir [ 55 , 56 ]. β-(1,4)-bağlı mannoz kalıntılarından oluşan Acemannan , üzerinde en çok çalışılan aloe polisakkaritidir.]. Acemannan, yaklaşık 1:1'lik bir asetil:mannoz monomer oranı sergileyen C-2 ve C-3 pozisyonlarında kısmen asetillenir ve ayrıca galaktoz gibi C-6'ya bağlı bazı yan zincirler içerir [ 22 , 31 , 58 ]. Daha sonra, acemannan'daki monomerler arasındaki bağlantılar 13C-NMR ile analiz edildi ve sonuçlar acemannan'ın β-(1,4) mannozun tek zincirli bir omurgasını içerdiğini ve omurgaya β-(1,4) glukoz ve α'nın yerleştirildiğini gösterdi. -(1,6) omurgadan dallanan galaktoz [ 54]. Metilasyon kullanılarak, ASP'yi analiz etmek için çok açılı lazer ışık saçılımı (HPSEC-MALLS), NMR, GC-MS ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) teknikleri ile birleştirilmiş yüksek performanslı boyut dışlama kromatografisi kullanıldı. Araştırma, ASP'nin, omurgadaki mannopiranosil kalıntılarının O - 2, O - 3 veya O -6 pozisyonlarına mono-, di-, veya tri-asetillenmiş formlar [ 59] Bu, ASP'nin muhtemelen acemannan olduğunu gösterir. Acemannan'ın Rha ve GlcA izlerine sahip 120:9:6:3:2:2:1 bir Man: Glc:Gal:GalA:Fuc:Ara:Xyl oranına sahip olduğu bulundu. İlgili çalışmalar, dekstranın omurgası için doğrudan kanıt sağladı, ancak aynı zamanda yan zincirin yapısını da sorguladı. Endo-(1→4)-β-D-mannanaz ile işleme tabi tutulmuş acemannandaki diğer bağlantı analizi, 4-Manp (%53), Manp-(1→ tortuları (%26), 2,4-Manp (%3) verdi, 3,4-Manp (%1), 4,6-Manp (%1), 4-Glcp (%5), 4-Xylp (%1), Xylp-(1→ kalıntılar (%2)), Galp-( 1→ kalıntılar (%5) Yapı ayrıca NMR analizi yöntemiyle karakterize edilir ve acemannan, O -2, O -3 veya O'ya bağlı a-Galp-(1→ kalıntılarının çoğunluğuna sahiptir)-6 of →4)-β-Manp-(1→ kalıntılar, ∽16→4)- β-Manp-(1→ kalıntılar ile yan zincirler [ 60 ].

                            Git: 3. Acemannan'ın Biyolojik Aktiviteleri

                            3.1. İmmünomodülasyon Aktivitesi


                            Çok sayıda in vitro ve in vivo çalışma, acemannanın splenik lenfosit, makrofaj ve dendritik hücreler üzerindeki immünomodülatör aktivitesini doğrulamıştır. Önemli bir bağışıklık arttırıcı olan Acemannan, alloantijene karşı lenfosit yanıtını artırabilir.Tablo 2,Tablo 3veşekil 2). Ve mekanizma, alloantijenin koruması altında sıralı nükleer hücrelerden IL-1'in salınmasıyla ilgili olabilir [ 63 , 64 ]. Adaptif bağışıklık sistemi ile doğuştan gelen bağışıklık sistemini birleştiren dalak, vücudun en büyük ikincil bağışıklık organıdır [ 65 , 66 ]. Aloe vera'dan gelen Acemannan, bağışıklığı etkili bir şekilde düzenleyebilir. [ 61] çalışmasında, farelere 7 gün boyunca oral gavaj yoluyla 150 mg/kg vücut ağırlığı dozunda acemannan uygulandığında farelerin radyasyona bağlı ölüm oranı önemli ölçüde azaldı. Bulgular, 7 günlük tedavi öncesi veya tedavi sonrası acemannan ile tedavi edilen farelerin hayatta kalma süresinin %60 ve %20 arttığını gösterdi. Acemannan, TNF-a ve IL-1 gibi sitokinleri yukarı regüle edebilir ve periferik lenfosit sayıları, dalak hücreselliği ve dalak indeksi gibi hematopoezi iyileştirebilir. Benzer şekilde, 1 mg/fare enjekte edilen C57 farelerinin hematopoezi açıkça uyarılmıştır. Dahası, acemannan, beyaz kan hücresi (WBC) sayıları ve dalak selülaritesi için ve ayrıca ışınlama ile indüklenen miyelosupresyon farelerinde mutlak lenfosit, nötrofil, monosit sayıları için daha büyük bir uyarıcı aktiviteye sahiptir [ 67 ].]. Benzer şekilde, splenositlerin mitojenik aktiviteleri, İsviçre albino farelerinin dalağından elde edilen dalak lenfositleri acemannan ile yetiştirildiğinden açıkça artmıştır [ 53 ]. Önceki çalışmalarla uyumlu olarak, aktanin insan lenfositlerinin antijenik ve mitotik yanıtlarını uyarabilir, ancak mitozun kendisini uyaramaz [ 64 ].

                            şekil 2
                            Acemannan'ın in vitro ve in vivo farmakolojik etkileri. Tablo 2


                            Acemannan'ın in vitro biyolojik aktivitesi.
                            taze jel İnsan dişeti fibroblastları 16 mg/mL Ağız yara iyileşmesi Proliferasyon (+); keratinosit büyüme faktörü-1 (KGF-1) (+); VEGF (+); tip I kolajen üretimi (+) [ 7 ]
                            taze jel İnsan dişeti fibroblastları 10 mg/mL Ağız yara iyileşmesi IL-6 (+); IL-8 (+); p50/DNA (+); TLR5/NF-KB (+); TLR5 ektodomain flagellin tanıma siteleri ile bağlanır [ 33 ]
                            dondurularak kurutulmuş jel Olgunlaşmamış dendritik hücreler (fareler) 100 µg/mL immünomodülatör Olgunlaşmamış DC'lerin olgunlaşmasını sağlayın; karışık lenfosit reaksiyonu; IL-12 (+) [ 42 ]
                            taze jel Kemik iliği stromal hücresi (BMSC) (sıçan) 8 mg/mL Periodontal doku rejenerasyonu BMSC proliferasyonu (+); vasküler endotelyal büyüme faktörleri (VEGF) (+); ALPaz aktivitesi (+); kemik morfojenik protein-2 (BMP-2) (+); kemik sialoproteini (BSP) (+); osteopontin(OPN) (+); mineralizasyon (+) [ 46 ]
                            taze jel RAW 264.7 hücreler (fare) 100 µg/mL immünomodülatör IL-6 (+); TNF-a (+); yüzey antijen ifadesi (+); IFN-y (+) [ 70 ]
                            taze jel Tümör hücreleri (fare, insan) 0,6 mg/mL antitümör Spontan çoğalma (-); CD25 (+) [ 76 ]
                            taze jel Periton makrofajları (fareler) 500 ug/mL Uyarılmış tümör hücresi sitotoksisitesi Endositoz (+); murin makrofaj uyarımı [ 77 ]
                            taze jel Lactobacillus , Bifidobacterium , insan dışkı bakterileri 3 g/L prebiyotikler Büyüme (+); bütirat (+); propiyonat (+); SCFA (+) [ 62 ]
                            taze jel Hepatositler (sıçan) 0,4–250 µg/mL antijenotoksik 3H]B[a]P-DNA eklenti oluşumu (-) [ 83 ]
                            taze jel İnsan periodontal bağ hücreleri 4 mg/mL Periodontal doku rejenerasyonu Hücre proliferasyonu (+); RUNX2 (+); GDF5(+); VEGF (+); BMP2 (+); COL1 (+); ALP (+); mineral birikimi (+) [ 84 ]
                            taze jel İnsan periodontal bağ hücreleri, pulpa hücreleri 1 mg/mL periodontal rejenerasyon BMP2 mRNA (+) ve protein (+) [ 85 ]
                            taze jel İnsan birincil diş pulpa hücreleri --- periodontal rejenerasyon Proliferasyon (+); alkalin fosfataz (+), tip I kollajen (+); BMP-2 (+); BMP-4 (+); vasküler endotelyal büyüme faktörü (+); dentin sialo protein ekspresyonu (+); mineralizasyon (+) [ 86 ]
                            LGM İlaç Deri birincil fibroblastları (fareler) 150 µg/mL Hücre çoğalması Siklin D1 (+); ökaryotik translasyon başlatma faktörü-4F (eIF4F) (+); AKT/mTOR aktivasyonu [ 87 ]
                            Ayrı bir pencerede aç Tablo 3


                            Acemannan'ın in vivo biyolojik aktivitesi.
                            taze jel --- Sprague Dawley fareleri (erkek) %2 Harici uygulama Yara iyileşmesi Azaltılmış oral yara alanları [ 7 ]
                            Dring jel (200:1) 180 hücreli sarkom ile implante edildi ICR fareleri 1 mg/fare Enjeksiyon antitümör Sergilenen makrofaj aktive edici aktivite [ 37 ]
                            taze jel Diş çekimi modeli Sprague-Dawley fareleri (erkek) 32 mg/kg Harici uygulama Kemik oluşumunu hızlandırmak Kemik mineral yoğunluğu (+); diş yuvası iyileşmesi (+) [ 46 ]
                            taze jel 2.14 Gy/dk'da ışınlama İsviçre albino fareleri (erkek) 50 mg/kg oral gavaj İmmünomodülasyon/radyo koruma; antioksidasyon Serbest radikalleri temizleyin; hayatta kalma (+); mitojenik aktivite (+); hematopoez (+); MAPK aktivasyonu [ 53 ]
                            taze jel Radyasyona bağlı ölüm İsviçre albino fareleri (erkek) 150 mg/kg oral gavaj immünomodülatör Hayatta Kalma (+); periferik lenfositler (+);TNF-a (+); IL-1 (+) [ 61 ]
                            taze jel Radyasyona bağlı miyelosupresyon C57BL/6 fareler (dişi) 1 mg/fare Enjeksiyon hematopoez Beyaz kan hücresi (+); dalak hücreselliği (+); lenfositler (+); nötrofiller (+); monositler [ 67 ]
                            taze jel [3H]B[a]P ICR fareleri (erkek) 50 mg/fare oral gavaj antijenotoksik Glutatyon-s-transferaz (+);[3H]B[a]P-DNA eklenti oluşumu (-) [ 83 ]
                            taze jel --- melez köpekler --- oral gavaj Kemik oluşumunu hızlandırmak İndüklenmiş kemik, sement ve periodontal ligament oluşumu [ 84 ]
                            taze jel Tam kalınlıkta cilt eksizyonel yara BALB/c fareleri (erkek) 2 mg/kg Enjeksiyon Yara iyileşmesi Hızlandırılmış cilt yara kapatma [ 87 ]
                            taze jel --- SpragueeDawley fareleri (dişi) 8 mg/sünger Harici uygulama Kemik rejenerasyonu Yeni kemiği eski kemikle entegre edin [ 88 ]
                            Ayrı bir pencerede aç
                            Makrofajlar, monosit makrofaj sisteminin önemli bir parçasıdır ve immün yanıtta çeşitli işlevlere sahiptir [ 68 ]. NO üretimindeki veya IL-1/IL-6'daki acemannan'daki en yüksek artış, ücretli benzeri reseptörlerle bağlanma yoluyla MAPK yoluyla, TBI farelerinden alınan makrofajlardaki asetil gruplarının önemini gösterir [ 53 ]. Acemannan, solunum patlamasını, fagositozu ve Candida albicans'ın murin peritoneal makrofajları tarafından öldürülmesini artırarak uyarıcı bir etkiye sahiptir. Candida albicans'ın %38'i , kontrol grubundaki %0.5'e kıyasla, acemannan'a 10 dakika maruz kaldıktan sonra öldü. Farelerin peritoneal makrofajları, 60 dakika boyunca acemannan ile inkübe edildiğinde, kontrol grubundaki %0 ile karşılaştırıldığında, mayanın %98'i öldürüldü.69 ]. Ayrıca, acemannan için RAW 264.7 hücrelerinin etkinleştirilmesinde bir etki mekanizması önerilmiştir. Bir fare makrofaj hücre hattından alınan RAW 264.7 hücrelerinde, acemannan makrofaj sitokinlerinin üretimini, nitrik oksit salınımını, yüzey molekülü ekspresyonunu ve hücre morfolojisini uyarır. İnterlökin-6 (IL-6) ve tümör nekroz faktör-α (TNF-α) doza bağlı olarak üretildi ve hücrelerin morfolojik değişiklikleri gözlemlendi. Yüzey antijen ekspresyonunun artması, interferon-y (IFN-y)-acemannan [ 70 ] karışımındaki bir artışla uyarılır.

                            Dendritik hücreler (DC'ler), bağışıklık belleği ve toleransının gelişiminin çekirdeği olan yüksek düzeyde patojenik ve spesifik adaptif bağışıklık tepkilerini başlatır ve düzenler [ 71 ]. Çalışmalar, acemannan'ın spesifik olmayan bağışıklığı, hücresel bağışıklığı ve hümoral bağışıklığı desteklediğini buldu. Acemannan'ın immünomodülatör aktiviteleri, daha önce GM-CSF, IL-4 ve acemannan ile takviye edilmiş bir ortamda kültürleme yoluyla dendritik hücrelerde araştırıldı. Sınıf II MHC moleküllerinin ve CD40, CD54 B7-1 ve B7-2 gibi başlıca yardımcı uyarıcı moleküllerin ekspresyonu için fenotipik analiz, acemannan'ın allojenik karışık lenfosit reaksiyonunu (MLR) ve IL-'yi artırarak olgunlaşmamış DC'lerin olgunlaşmasını önemli ölçüde indükleyebileceğini gösterdi. 12 üretim [ 42 ]. 3.2. Anti-Kanser Aktivitesi


                            Kolon kanseri, dünya çapında morbidite ve mortalitenin en önemli nedenlerinden biridir. İnflamatuar barsak hastalığı, kolorektal kanser riskini artırabilen kronik inflamatuar bir hastalıktır (Tablo 2,Tablo 3veşekil 2) [ 72 , 73 ]. Acemannan kaynaklı makrofajlar, tavuk kemik iliği hücre kültüründe nitrik oksit üretimini artırarak sitotoksisiteyi arttırır [ 74]. Bir deney, acemannan açısından zengin PAG uygulamasının, bir azoksimetan ve dekstran sodyum sülfat ile tedavi edilen kolon kanseri farelerinde kolonik adenomların ve adenokarsinomların çokluğunu önemli ölçüde azalttığını buldu. Çalışma, PAG'nin, peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptör gama aktivasyonu yoluyla nükleer faktör kappa B'nin (NF-KB) aktivasyonunu azalttığını ve indüklenebilir nitrik oksit sentaz ve siklooksijenaz-2 ekspresyonunun inhibisyonuna yol açtığını doğruladı. Dahası, sinyal dönüştürücü, transkripsiyon 3 aktivatörü ve sikline bağımlı kinaz 4, siklin D1 ve hücre dışı sinyal regüle kinazlar 1/2 dahil hücre döngüsü ilerlemesini indükleyen hücresel faktörlerin ekspresyonu ve fosforilasyonu PAG tarafından azaltılarak inhibisyona neden oldu. kolorektal kanser [ 75]. Acemannan, tedavi edilmeyen bir grupla karşılaştırıldığında, sarkom 180 hücreleri implante edilmiş ICR farelerinde makrofaj aktive edici aktivite sergiledi. Sonuçlar, in vitro gösterilen acemannan'ın makrofaj aktive edici aktivitesinin, in vivo antitümör aktivitesi ile ilişkili olduğunu doğrulamaktadır [ 37 ].

                            Acemannan, murin (SpMC) ve insan hücreleri (PBMC) ve T lenfosit kökenli birkaç tümör hücre dizisi üzerinde antiproliferatif etki sergiledi, ancak aktivasyon belirteçlerinin (CD3–CD25 (+) hücreleri) ekspresyonunu inhibe etti. Bu ayrıca, acemannan'ın normal hücreler ve tümör hücreleri üzerinde, tümör hücrelerinin aktivasyonunu inhibe ederek ve normal hücrelerin aktivitesini artırarak ikili bir etkiye sahip olduğunu gösterdi [ 76 ]. Makrofaj disfonksiyonunun antijen ekspresyonu ve tümör öldürme yeteneği. Bu nedenle makrofajlar, tümörlerin immünoterapisi için mükemmel bir hedeftir. Acemannan, bir biyolojik yanıt değiştirici ve güçlü bir murin B ve T hücre stimülatörü olarak, murin peritoneal makrofaj hücrelerinde tümör hücresi sitotoksisitesini indükleyerek antijen tanımayı geliştirebilir [ 77 ]. 3.3. Antioksidan Aktivite


                            Çok sayıda in vitro ve in vivo deneyler (Tablo 2veTablo 3) acemannan'ın serbest radikaller [ 78 , 79 ] ve ABTS [ 53 ] üzerinde süpürücü etkileri olduğunu belirtmişlerdir . Demir iyonunun şelatlama aktivitesi ve indirgeme yeteneği doğrulandı. Hücresel çalışmalar, polisakkaritlerin reaktif oksijen (ROS) üretimini engelleyebileceğini ve böylece oksidatif stresin neden olduğu hasarı azaltabileceğini göstermiştir [ 80 ]. Çok sayıda kanıt, acemannan'ın in vivo olarak radyasyona bağlı oksidatif hasarları hafifletebildiğini ima etti. Radyasyonun biyolojik makromolekülleri serbest radikaller tarafından yok edebildiği iyi bilinmektedir [ 61 ]. Çalışma, çoklu asetillenmiş polisakkaritlerin antioksidan etkiye sahip olduğunu ve DNA hasarını azaltabileceğini kanıtlamıştır [ 81 ]]. Çalışma, acemannan'ın TLR-4 reseptörleri yoluyla mikrofajı aktive ederek radyasyonun neden olduğu oksidatifi azalttığını kanıtlamıştır [ 53 ]. Antioksidanlar, serbest radikal üretimini temizleyerek veya inhibe ederek biyolojik sistemleri serbest radikal kaynaklı oksidatif hasardan korur [ 82 ]. Acemannan'ın asetil ve hidroksil grupları sırasıyla serbest radikal süpürme ve oluşumunda rol oynar [ 53 ]. 3.4. Mide ve Bağırsak Aktivitesi


                            Probiyotikler, kolonda Lactobacillus ve Bifidobacterium türlerinin büyümesini destekleyerek fermantasyon yoluyla kısa zincirli yağ asitlerinin (SCFA'lar) üretilmesine neden olabilir. Faydalı fermantasyon ürünleri, kolorektal kanser gibi bazı kanser türleri de dahil olmak üzere bulaşıcı olmayan kronik hastalık riskini azaltabilir [ 89 , 90 ]. Yakın tarihli bir çalışma, acemannan'ın Bifidobacterium ve Lactobacillus gibi bakterilerde büyümeyi indüklemede avantajları olduğunu doğrulamıştır . Acemannan'ı Bifidobacterium ve Lactobacillus ile birlikte kültürleyerek, yararlı kolon bakterilerinin sayısının önemli ölçüde arttığı, ardından qPCR kullanılarak insan dışkısının acemannan ile fermantasyonu sırasında bulunan asetat, propiyonat ve butirat gibi SCFA'ların sentezinde bir artış olduğu bulundu [ 62 ] 3.5. Nöroprotektif Aktiviteler


                            Acemannan'ın insanlar üzerindeki nöroprotektif etkisi son zamanlarda büyük ilgi görmüştür. Bakteri ve bitkilerden ekstrakte edilen galaktomannan ve glukomannan gibi bazı nişasta olmayan polisakkaritlerin, antioksidan ve antidiyabetik aktivitelerin immün regülasyonu ve ayrıca gastrointestinal ve probiyotik aktiviteleri dahil olmak üzere doğrudan veya dolaylı mekanizmalar yoluyla biyolojik etkileri indüklediği gösterilmiştir. Plasebo kontrollü deneysel çalışmalar, glukomannanlar ve galaktomannanlar, acemannan tüketiminin, zihinsel yorgunluğun orta çağında bilişsel performansı geliştirdiğini göstermektedir [ 91 ]. Sonuçlar, acemannan içeren bir karışımın ardından hafıza performansındaki iyileşmenin kan şekerindeki değişikliklerle ilgili olmadığını ortaya koydu. 3.6. Hepatoprotektif Etki


                            Acemannan'ın (B[a]P)-DNA eklentileri üzerindeki antijenotoksik ve kemopreventif etkisi, in vitro ve in vivo olarak araştırıldı. Acemmannan, glutatyon S-transferaz aktivitesini artırarak birincil sıçan hepatositlerinde ve sıçanda [H-3]B[a]P-DNA eklenti oluşumunu azaltabilir [ 83 ].

                            Git: 4. Diş Hekimliğinde Acemannan


                            Periodontal bağ hücreleri, mineral birikimini indüklemek için bitkilerle tedavi edilir. Bu alanda çok az çalışma olmasına rağmen, mevcut kanıtlar bitkilerin periodontal hastalığın tedavisinde potansiyel bir rolü olduğunu göstermektedir [ 92 ]. Birçok araştırma grubu diş hekimliğinde acemannan'ın rolünü göstermiştir.Tablo 2,Tablo 3,Figür 3).

                            Figür 3
                            Acemannan'ın diş hekimliğinde ve yara iyileşmesinde uygulanması.

                            Acemannan'ın in vivo olarak birincil sıçan kemik iliği stromal hücresi (BMSC) proliferasyonunu, osteoblastlara farklılaşmayı ve hücre dışı matris sentezini uyararak kemik oluşumunu artırabildiğini gösteren çok sayıda kanıt vardır. Yeni DNA sentezi, VEGF, BMP-2, alkalin fosfataz aktivitesi, kemik sialoproteini, osteopontin ekspresyonu ve mineralizasyon, 8 mg/mL'lik bir dozda acemannan ile tedavi edilen BMSC'lerde önemli ölçüde iyileştirildi. Ayrıca, bir diş çıkarma modelinde acemannan ile tedavi edilen Sprague-Dawley sıçanları, in vivo olarak daha yüksek kemik mineral yoğunluğuna ve daha hızlı kemik iyileşmesine sahipti. Sonuçlar, acemannan'ın kemik oluşumunu indükleyen biyoaktif bir molekül olarak işlev görebileceğini kanıtladı [ 46 ].

                            Acemannan, aktif bir madde olarak, mRNA ekspresyonunu ve BMP2'nin mineral birikimini arttırdı. Sonuçlar, acemannan'ın periodontal bağ hücre proliferasyonunu, tip I kollajen ve alkalin fosfataz aktivitesini, büyüme/farklılaşma faktörü 5'in yukarı regülasyonunu, runt ile ilgili transkripsiyon faktörü 2'yi, VEGF, BMP2'yi ve in vitro mineral birikimini önemli ölçüde arttırdığını gösterdi. Ek olarak, acemannan sement, yeni alveolar kemik ve periodontal ligament oluşumunu önemli ölçüde hızlandırdı [ 84 ]. Başka bir çalışma, acemananın insan diş pulpa hücrelerinin mineralizasyonunu da desteklediğini bulmuştur [ 85 ]]. Bu çalışmalar, acemannan'ın periodontal dokuların yenilenmesini destekleyen doğal bir biyomolekül olabileceğini düşündürmektedir. İnsan papiller hücrelerinin acemannan ile tedavisi diş pulpa hücrelerinin çoğalmasına, alkalin fosfataz aktivasyonuna, tip I kollajen, BMP-2, BMP-4, vasküler endotelyal büyüme faktörü, dentin tükürük protein ekspresyonu ve mineralizasyona yol açabilir. Acemannan'ın hamurla biyouyumlu olduğunu gösterdi [ 86 ].

                            Polisakkaritler ve bakteriler arasındaki mekanizmanın bilgisayar simülasyonu kanıtlanmıştır (Şekil 4). Sonuçlar, acemannan'ın mRNA ve protein seviyelerinde IL-6/-8 ekspresyonunu uyardığını ve p50/DNA bağlanmasını önemli ölçüde arttırdığını gösterdi. Bilgisayar simülasyonları, monomer/dimer tek zincirli acemannan molekülünün TLR5 flagellin tanıma bölgesi ile etkileşime girdiğini ve yüksek bir bağlanma afinitesine sahip olduğunu gösterdi. TLR5/ / NF-κB'ye bağlı sinyal yolu yoluyla gingival fibroblastlarda IL-6/-8 ekspresyonu ve p50/DNA bağlanmasının acemannan indüksiyonunun ilk gösterimi [ 33 ].

                            Şekil 4
                            TLR5/ / NF-κB'ye bağlı sinyal yolu yoluyla dişeti fibroblastlarında IL-6/-8 ekspresyonunun ve p50/DNA bağlanmasının Acemannan indüksiyonu.

                            Daha ileri klinik rastgele kontrollü deney, polisakkaritlerin diş kemik yoğunluğunun artışını destekleyebileceğini de göstermiştir. Alveolar kemiğin cerrahi olarak çıkarılmasından sonra, 99 gönüllü (18-24 yaş) alveolar kemik iyileşmesi için rastgele bir acemannan sünger grubuna ve kontrol grubuna ayrıldı. Üç ay sonra mandibular kısmi kemiğe gömülü üçüncü molar diş çekildi. Sonuçlar, acemannan tedavi grubundaki alveolar kemik röntgen yoğunluğunun yüzde ve değişim oranının, operasyondan 3 ay sonra kontrol grubundakilerden önemli ölçüde daha yüksek olduğunu gösterdi; bu, acemannan'ın kemik yoğunluğunu ve diş yuvası iyileşmesini artırmada etkisi olduğunu kanıtladı. mandibular kısmın üçüncü molar dişi [ 93]. Başka bir klinik araştırma, 7-11 yaşları arasında, geri dönüşümlü minber teşhisi konan 37 çocuğu araştırdı. Ameliyatla enfekte dentin tamamen çıkarıldıktan sonra pulpa ucuna maruz kalan dişler rastgele iki tedavi grubuna ayrıldı: acemannan veya kalsiyum hidroksit. Dişlerin histopatolojik gözlemi, acemannan tedavi grubunun histopatolojik yanıtının kalsiyum hidroksit tedavi grubundan önemli ölçüde daha iyi olduğunu ve acemannan'ın genel başarı oranının %72.73 olduğunu gösterdi [ 19 ]. Sonuçlar, doğal polisakkarit materyalinin biyouyumlu olduğunu ve dentin oluşumunu destekleyebileceğini gösterdi. Gelecekte, insan derin süt dişleri için doğrudan hamurlaştırma materyali olarak kullanılabilir.

                            Git: 5. Yara İyileşmesinde Acemannan


                            Ülserler ağızda en sık görülen lezyonlardan biridir ve özellikle sistemik hastalığı olan hastalarda rahatsızlık ve ağrıya neden olabilir. Oral ülserlerin yara iyileşmesi, göç, çoğalma, farklılaşma, hasarlı dokunun temizlenmesi ve ağız boşluğunu korumak için hücre dışı matrislerin oluşumunda çok sayıda farklı hücre tipini içeren karmaşık bir süreçtir [ 94 , 95 ]. Acemannan ile yapılan klinik yara iyileştirme testleri, polisakkaritlerin iyileşme süresini hızlandırabildiğini, ağrıyı azalttığını ve hiçbir yan etkisinin olmadığını göstermiştir.Tablo 2,Tablo 3,Figür 3) [ 96 ].

                            Acemannan'ın insan dişeti fibroblastlarında ve sıçanlarda, keratinosit büyüme faktörü-1 (KGF-1), vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) ve hücrelerde tip I kollajen üretiminin bir dozda ekspresyonunu uyarmak dahil olmak üzere oral yara iyileştirme işlevlerine sahip olduğu bulundu. 16 mg/mL ve günlük %2 acemannan dozu ile sıçanlarda oral yara iyileşmesini iyileştirmektedir [ 7 ]. 100 sağlıklı denekten oluşan bir cilt yaması klinik denemesi, %5 acemannan'ın ülser boyutunu ve ağrıyı azaltmada önemli bir etkiye sahip olduğunu ve hiçbir denekte acemannana karşı alerjik reaksiyon veya yan etki olmadığını gösterdi. Acemannan uygulamasından 7 gün öncesi ve sonrası arasında kan rutininde anlamlı bir fark yoktu [ 16 ].

                            Bununla birlikte, acemannanın cilt yara iyileşmesindeki rolü ve potansiyel moleküler mekanizmaları büyük ölçüde belirsizdir. Bu nedenle, in vitro ve in vivo olarak iki çalışma yapılmıştır. Bir yandan, deney materyalleri olarak fare deri yara modeli ve deri birincil fibroblastlarını kullanan ilk çalışmada ve rapamisin ve AKT inhibitörü VIII, AKT/mTOR sinyal yolunun acemannan deri yara iyileşmesini teşvik etmedeki anahtar rolünü belirlemek için kullanıldı. Acemannan'ın farelerde yara kapanmasını ve fibroblast proliferasyonunu önemli ölçüde hızlandırabildiği bulundu. Mekanizma, acemannan'ın kültürlenmiş fibroblastlarda AKT/mTOR sinyal yolu yoluyla siklin D1 ekspresyonunu desteklemesi ve ökaryotik translasyon başlatma faktörü-4f'nin (eIF4F) aktivitesini arttırması ve siklin D1'in translasyonunu arttırması ve sonuçta ciltte yara iyileşmesini desteklemesiydi [ 87]. Öte yandan, acamannan'ın sıçan kafatası kusurunun iyileşmesi üzerindeki etkisi için daha fazla araştırma yapıldı. Sonuçlar, tedavi grubundaki sıçanların kemik yüzeyinin ve kemik hacminin önemli ölçüde arttığını gösterdi. Histolojik gözlem, polisakkarit tedavi grubundaki sıçanların kemik matriks yoğunluğunun kontrol grubundan önemli ölçüde yüksek olduğunu gösterdi. Sonuçlar, acemannan'ın kemik büyümesini destekleyen, kemik yüzeyini, kemik hacmini ve kemik yoğunluğunu artıran etkili bir doğal biyoaktif madde olduğunu göstermiştir [ 88 ].

                            Git: 6. Yapı-Etkinlik İlişkisi


                            Çok sayıda çalışma, moleküler ağırlık, kimyasal bileşim, dallanma yapısı ve konformasyon gibi bitki polisakkaritlerinin yapısal özelliklerinin biyolojik aktivitelerini etkilediğini göstermiştir [ 11 , 97 , 98 ]]. İlk olarak, asetil, acemannan'da önemli bir reaktif gruptur. Çalışmalar, farklı işleme koşullarının polisakkaritlerin asetilasyonunu etkileyeceğini göstermiştir. FTIR analizi, endüstriyel dondurularak kurutulmuş numunelerin asetilasyon derecesinin yaklaşık %20 oranında azaldığını, sprey kurutma, kırılma pencereli kurutma ve radyasyon bölgesi kurutmasının ise yaklaşık %20 oranında azaldığını göstermiştir. Asetilasyon ayrıca polisakkaritlerin fiziksel özelliklerini de etkilemiştir ve farklı kurutma yöntemleri, kesme incelmesi davranışından [ 99 ] akış davranışının kritik davranışlarını da desteklemiştir.

                            Ayrıca, bir asetil grubunun eklenmesi ve çıkarılması, asetilasyon ve deasetilasyon, polisakkaritlerin fiziksel ve biyolojik aktiviteleri için büyük önem taşır [ 80 ]. Çalışmalar, acemannanın asetilasyonunun, asetil ve hidroksil gruplarının stabilitesi nedeniyle viskozitesini ve termal stabilitesini arttırdığını göstermiştir [ 53 ].]. Acemannan yapısında, asetil grubu, glikan olmayan tek fonksiyonel gruptur. Dolayısıyla asetil grubu, topolojik yapısının, biyolojik aktivitesinin ve fiziksel özelliklerinin en azından bir kısmını etkileyen, acemannan'ın fonksiyonel bir alanı olabilir. Acemannan'ın NaOH ile muamele edilerek deasetilasyonu, suda çözünürlüğünü, üç boyutlu yapısını, hidrofobikliğini ve moleküllerinin düzenli paketlenmesini değiştirdi. Acemannan'ın asetil gruplarının çıkarılması, hücre proliferasyonu üzerindeki endüktif aktivitesini azaltarak biyoaktivitesini azaltır. Bu nedenle asetil grupları, acemannanın yapısında ve fiziksel/biyolojik özelliklerinde önemli bir rol oynar [ 14 ].

                            Asetilasyon derecesi sadece polisakaritin fiziksel özelliklerini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda polisakaritin biyolojik aktivitesini de etkiler. Diğer yarı emülsiyonlarla karşılaştırıldığında, bir çalışma, daha düşük dalların, daha kısa zincirlerin ve daha yüksek asetilasyonun, bu polisakkaritlerin immünostimülatör aktivitesini desteklediğini ortaya koydu [ 49 ].

                            Yakın zamanda yapılan bir mekanik çalışma, acemannan asetil gruplarının bağışıklık sistemini düzenlediği, hidroksil gruplarının ise serbest radikal temizlemeye katıldığı sonucunu doğruladı. MAPK'yı ücretli benzeri reseptörlere bağlayarak, NO üretiminde veya IL-1/IL-6'nın acemannan'a bağlanmasında asetil, TBI fare makrofajlarında en güçlü etkiye sahiptir ve çalışmanın sonuçları moleküler modifikasyona da rehberlik edebilir [ 53 ].

                            Git: 7. Acemannan Uygulamaları


                            Çok sayıda çalışma, Aloe vera jelinin yara iyileşmesini destekleyebileceğini ve radyasyonun cilde verdiği hasarı azaltabileceğini göstermiştir. Böylece, Aloe vera jeli antibakteriyel dokuma olmayan kumaş [ 100 ], polielektrolitler, aloe polisakkarit/bakteriyel selüloz kompozit membran [ 101 ], antibakteriyel ve anti-oksidan yenilebilir filmler [ 102 ] gibi çeşitli aktif malzemelere dönüştürülür .

                            Aslında jeldeki ana aktif madde acemannan'dır. Bir çalışma, kitosan ve acemannan (CS-AC) karıştırılarak yapılan hibrit jellerin mekanik özelliklerini, termal özelliklerini ve antibakteriyel aktivitesini test etti. Sonuçlar, CS-AC hibrit jelin, yara tedavisi için gelecek vaat eden geliştirme kılavuzları ve diğer biyomateryal iskeleleri sağlayabileceğini gösterdi [ 103 ].

                            Acemannan, tıp endüstrisinde de birçok uygulama bulmuştur. Acemannan bakımından zengin bir sünger, karmaşık bir inorganik materyalden daha kolay emilir ve ayrıca hücre büyüme faktörlerinin göçünü ve bağlanmasını sağlamak için bir iskele görevi görebilir, çünkü sünger yalnızca kan pıhtısını yörüngede etkili bir şekilde sabitleyemez. Acemannan alveolar kemiğin iyileşmesi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir ve ayrıca kemik oluşumunu destekler. Bu, acemannan'ın kemik rejenerasyonu için doğal bir biyopolisakkarit materyali olabileceği anlamına gelir [ 46 ].

                            Ek olarak, acemannan, belirli kuş viral hastalıklarını önlemek için etkili bir aşı adjuvanı olarak kullanılabilir. Çünkü acemannan, NO üretimini teşvik ederek, nihayetinde bağışıklığı düzenleyerek tavuk sistemik bağışıklık odası makrofajlarının (özellikle kas içi enjeksiyondan sonra kandan ve dalaktan gelen makrofajlar) aktivasyon kapasitesini etkili ve kalıcı olarak artırabilir [ 17 , 74 , 104 ). Diğer çalışmalar, acemannan gibi β-polisakkaritler açısından zengin Aloe vera'nın prebiyotik fermente süt olarak kullanılabileceğini ancak spesifik mekanizmanın daha fazla çalışılması gerektiğini bulmuştur [ 105 ].

                            Git: 8. Sonuçlar ve Gelecek Beklentileri


                            Aloe vera , dünya çapında cilt hastalıkları, metabolik hastalıklar, kardiyovasküler hastalıklar ve kanserlerin önlenmesinde veya tedavisinde yaygın olarak kullanılan en popüler şifalı bitkilerden biridir. Acemannan, çeşitli biyolojik aktivitelerden, özellikle anti-tümör aktiviteden sorumlu ana bileşenlerden biridir ve son yıllarda giderek daha fazla bilimsel ilgi görmüştür. Acemannan, Aloe vera'dan izole edilmiş ve saflaştırılmış, çeşitli biyolojik aktivitelere sahiptir ve fonksiyonel gıdalarda ve farmasötik ürünlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu makale esas olarak, monosakkaritlerin şeker zincirlerinin bileşimi, moleküler ağırlığı, konfigürasyonu ve konumu dahil olmak üzere acemannanın yapısal özelliklerini açıklamaktadır. Biyolojik aktivite ve mekanizma uzun yıllardır incelenmiştir. Acemannan, iyi bir anti-tümör etkisine, bağışıklık aktivitesine, antioksidan aktiviteye, yara iyileşmesini teşvik etme ve kemik hiperplazisini teşvik etme yeteneğine sahiptir.

                            Bu yıllarda büyük ilerlemeler kaydedilmesine rağmen, bu araştırma alanında daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir. Örneğin, su ekstraksiyonu ve etanol çökeltme gibi polisakkarit ekstraksiyon teknikleri arasında etanolün ekstraksiyon hızı nispeten yüksektir, operasyon basit ve çevre dostudur. Bununla birlikte, bu ekstraksiyon yöntemlerinin hala zaman alıcı ve yüksek maliyetli olma dezavantajları vardır. Ayrıca, yüksek sıcaklık gibi deneysel koşullar uygun değilse polisakkaritin asetilasyon derecesi etkilenecektir. Bu nedenle, polisakkaritlerin Aole vera'dan ekstraksiyonu ve ayrılmasıiyonik sıvı-su iki fazlı sistemler ve nano-demir teknolojisi gibi yeni, basit, verimli ve uygun maliyetli yöntemler benimsenerek şiddetle geliştirilmeli ve kullanılmalıdır. İkinci olarak, biyolojik aktivitelerini incelemek için polisakkaritlerin kimyasal yapısını ve zincir konformasyonunu aydınlatmak önemlidir, bu nedenle polisakkaritlerin kesin yapısı (yüksek mertebeden yapı) ve yapı ile biyolojik aktivite arasındaki ilişki, biyolojik aktiviteleri için daha fazla karakterizasyon ve değerlendirme gerektirir. Ayrıca, acemannan'ın tıp alanında uygulanması büyük önem taşımaktadır ve iyi kurulmuş olmalıdır. Öte yandan, acemannan metabolitlerinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin tam olarak belirlenebilmesi için in vitro çalışmaların kısıtlamaları nedeniyle,

                            Git: Yazar Katkıları


                            Yazma, HQ, YG ve CL; Veri toplama, YC (Yan Cui); Metodoloji, HQ, YG ve YC (Yuliang Cheng); Literatür taraması, FP ve CL; Rakamlar, CL

                            Git: Finansman


                            Bu araştırma, Çin Ulusal Anahtar Araştırma ve Geliştirme Programı (No. 2017YFC1601704, 2018YFC1604202, 2018YFC160015, 2017YFC1601806), Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı (No. 31601552, 21603087), Jiangsu Eyaleti Doğa Bilimleri Vakfı (No. BK20160178), Jiangsu Eyaleti Ormancılık Bilimi ve Teknolojisi Yenilik ve Yayım Projesi (No. LYKJ [2017] 26) ve Gıda Bilimi ve Teknolojisi Ulusal Birinci Sınıf Disiplin Programı (JUFSTR20180509)

                            Git: Çıkar çatışmaları


                            Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

                            Git: Referanslar

                            1. Li Y., Xu F., Zheng M., Xi X., Cui X., Han C. Maca polisakkaritleri: Kompozisyonların, izolasyonun, terapötiklerin ve beklentilerin gözden geçirilmesi. Int. J. Biol. Makromol. 2018; 111 :894–902. doi: 10.1016/j.ijbiomac.2018.01.059. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            2. Luiz C., da Rocha Neto AC, Franco PO, Di Piero RM Uçucu yağlar ve aloe polisakkaritlerin emülsiyonları: Xanthomonas fragariae'ye karşı antimikrobiyal aktivite ve direnç indükleyici potansiyeli . Trop. Bitki Patol. 2017; 42 :370-381. doi: 10.1007/s40858-017-0153-5. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            3. Nazeam JA, Gad HA, Esmat A., El-Hefnawy HM, Singab A.-NB Aloe arborescens Polisakkaritler: İn Vitro İmmünomodülasyon ve Potansiyel Sitotoksik Aktivite. J. Med. Gıda. 2017; 20 :491–501. doi: 10.1089/jmf.2016.0148. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            4. Xie J.-H., Jin M.-L., Morris GA, Zha X.-Q., Chen H.-Q., Yi Y., Li J.-E., Wang Z.-J. , Gao J., Nie S.-P., et al. Tıbbi Bitkilerden Elde Edilen Biyoaktif Polisakkaritler Üzerindeki Gelişmeler. Kritik. Rev. Gıda Bilimi. Nutr. 2016; 56 :S60–S84. doi: 10.1080/10408398.2015.1069255. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            5. Chen G., Yuan Q., Saeeduddin M., Ou S., Zeng X., Ye H. Çay polisakkaritlerindeki son gelişmeler: Ekstraksiyon, saflaştırma, fizikokimyasal karakterizasyon ve biyoaktiviteler. Karbonhidrat. Polim. 2016; 153 :663–678. doi: 10.1016/j.carbpol.2016.08.022. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            6. Marhefka JN, Kameneva MV Doğal Sürtünmeyi Azaltan Polimerler: Keşif, Karakterizasyon ve Potansiyel Klinik Uygulamalar. sıvılar 2016; 1 :6. doi: 10.3390/sıvılar1020006. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            7. Jettanacheawchankit S., Sasithanasate S., Sangvanich P., Banlunara W., Thunyakitpisal P. Acemannan Gingival Fibroblast Proliferation'ı Stimulates; Keratinosit Büyüme Faktörü-1, Vasküler Endotel Büyüme Faktörü ve Tip I Kollajen İfadeleri; ve Yara İyileştirme. J. Pharmacol. bilim 2009; 109 :525-531. doi: 10.1254/jphs.08204FP. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            8. Sinha VR, Kumria R. Kolona özgü ilaç dağıtımında polisakkaritler. Int. J. Ecz. 2001; 224 :19-38. doi: 10.1016/S0378-5173(01)00720-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            9. Rahman S., Carter P., Bhattarai N. Doku Mühendisliği Uygulamaları için Aloe vera . J. Fonksiyon. Biyomater. 2017; 8 :6. doi: 10.3390/jfb8010006. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            10. Eshun K., He Q. Aloe vera : Gıda, ilaç ve kozmetik endüstrileri için değerli bir içerik—Bir inceleme. Kritik. Rev. Gıda Bilimi. Nutr. 2004; 44 :91-96. doi: 10.1080/10408690490424694. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            11. Reynolds T., Dweck AC Aloe vera yaprağı jeli: Bir inceleme güncellemesi. J. Etnofarmakol. 1999; 68 :3–37. doi: 10.1016/S0378-8741(99)00085-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            12. Strickland FA Polisakaritler tarafından bağışıklık düzenlemesi: Cilt kanseri için çıkarımlar. J. Photochem. Fotobiyol. B-Biol. 2001; 63 :132-140. doi: 10.1016/S1011-1344(01)00210-X. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            13. Harlev E., Nevo E., Lansky EP, Ofir R., Bishayee A. Aloes'in Antikanser Potansiyeli: Antioksidan, Antiproliferatif ve İmmünostimülatör Nitelikler. Bitki Med. 2012; 78 :843-852. doi: 10.1055/s-0031-1298453. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            14. Chokboribal J., Tachaboonyakiat W., Sangvanich P., Ruangpornvisuti V., Jettanacheawchankit S., Thunyakitpisal P. Deasetilasyon, Aloe veradan ekstrakte edilmiş bir polisakarit olan acemannanın fiziksel özelliklerini ve biyoaktivitesini etkiler . Karbonhidrat. Polim. 2015; 133 :556–566. doi: 10.1016/j.carbpol.2015.07.039. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            15. Sierra-Garcia GD, Castro-Rios R., Gonzalez-Horta A., Lara-Arias J., Chavez-Montes A. Acemannan, Aloe vera'dan Ekstrakte Edilmiş Polisakkarit : Bir Literatür İncelemesi. Nat. Ürün Komün. 2014; 9 :1217–1221. doi: 10.1177/1934578X1400900836. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            16. Bhalang K., Thunyakitpisal P., Rungsirisatean N. Aloe vera'dan Ekstrakte Edilen Bir Polisakkarit olan Acemannan, Oral Aft Ülserasyonunun Tedavisinde Etkilidir. J. Altern. Tamamlayıcı. Med. 2013; 19 :429–434. doi: 10.1089/acm.2012.0164. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            17. Djeraba A., Quere P. Aloe veradan ekstrakte edilen kompleks bir karbonhidrat olan Acemannan ile tavuklarda in vivo makrofaj aktivasyonu . Int. J. Immunopharmacol. 2000; 22 :365–372. doi: 10.1016/S0192-0561(99)00091-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            18. Lobo R., Prabhu KS, Shirwaikar A., ​​Ballal M., Balachandran C., Shirwaikar A. Aloe vera jelinde aloeverozun belirlenmesi için bir HPTLC dansitometrik yöntemi. Fitoterapi. 2010; 81 :231–233. doi: 10.1016/j.fitote.2009.09.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            19. Songsiripradubboon S., Banlunara W., Sangvanich P., Trairatvorakul C., Thunyakitpisal P. İnsan süt dişlerinin doğrudan pulpa kaplamasında kullanılan acemannan'ın etkilerinin klinik, radyografik ve histolojik analizi: Kısa vadeli sonuçlar. odontoloji. 2016; 104 :329–337. doi: 10.1007/s10266-015-0215-4. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            20. Rodriguez Rodriguez E., Darias Martin J., Diaz Romero C. Aloe vera , gıdalarda fonksiyonel bir bileşen olarak. Kritik. Rev. Gıda Bilimi. Nutr. 2010; 50 :305–326. doi: 10.1080/10408390802544454. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            21. Ni Y., Turner D., Yates KM, Tizard I. Aloe vera L. yaprak hamurunun yapısal bileşenlerinin izolasyonu ve karakterizasyonu. Int. İmmünofarmakol. 2004; 4 :1745-1755. doi: 10.1016/j.intimp.2004.07.006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            22. Femenia A., Sanchez ES, Simal S., Rossello C. Aloe vera ( Aloe barbadensis Miller) bitki dokularından polisakkaritlerin bileşim özellikleri. Karbonhidrat. Polim. 1999; 39 :109-117. doi: 10.1016/S0144-8617(98)00163-5. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            23. Femenia A., Garcia-Pascual P., Simal S., Rossello C. Isıl işlem ve dehidrasyonun Aloe barbadensis Miller'dan biyoaktif polisakkarit acemannan ve hücre duvarı polimerleri üzerindeki etkileri. Karbonhidrat. Polim. 2003; 51 :397–405. doi: 10.1016/S0144-8617(02)00209-6. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            24. Lucini L., Pellizzoni M., Molinari GP Anthraquinones ve beta-polisakkaritlerin içeriği ve farklı ışık yoğunlukları altında yetiştirilen Aloe bitkilerinde dağılımı. Biyokimya. Sist. ekol. 2013; 51 :264–268. doi: 10.1016/j.bse.2013.09.007. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            25. Minjares-Fuentes R., Medina-Torres L., Francisco Gonzalez-Laredo R., Manuel Rodriguez-Gonzalez V., Eim V., Femenia A. Su eksikliğinin ana polisakkaritler ve Aloe veranın reolojik özellikleri üzerindeki etkisi ( Aloe barbadensis Miller) müsilaj. Sanayi Mahsulleri Prod. 2017; 109 :644-653. doi: 10.1016/j.indcrop.2017.09.016. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            26. Jiang C.-Q., Quan L.-T., Shi F., Yang N., Wang C.-H., Yin X.-M., Zheng Q.-S. Seyreltilmiş Deniz Suyu ile Sulanan Aloe Vera'da Mineral Besin Maddeleri ve Aktif Bileşenlerin Dağılımı . pedosfer. 2014; 24 :722–730. doi: 10.1016/S1002-0160(14)60059-X. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            27. Ray A., Aswatha SM Büyüme dönemlerinin Aloe vera L. jelinin fiziksel görünümü ve acemannan ve elementel dağılımı üzerindeki etkisinin bir analizi . Sanayi Mahsulleri Prod. 2013; 48 :36-42. doi: 10.1016/j.indcrop.2013.03.024. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            28. Minjares-Fuentes R., Rodriguez-Gonzalez VM, Gonzalez-Laredo RF, Eim V., Gonzalez-Centeno MR, Femenia A. Farklı kurutma prosedürlerinin Aloe vera'dan ( Aloe barbadensis Miller) Karbonhidrat biyoaktif polisakkarit acemannan üzerindeki etkisi. Polim. 2017; 168 :327–336. doi: 10.1016/j.carbpol.2017.03.087. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            29. Sriariyakul W., Swasdisevi T., Devahastin S., Soponronnarit S. Uzak kızılötesi radyasyon ve yüksek voltajlı elektrik alanı ile birlikte sıcak hava kullanarak Aloe vera püresinin kurutulması: Kurutma kinetiği, enerji tüketimi ve ürün kalitesi değerlendirmesi. Gıda Biyoprod. İşlem. 2016; 100 :391–400. doi: 10.1016/j.fbp.2016.08.012. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            30. Rodriguez-Gonzalez VM, Femenia A., Gonzalez-Laredo RF, Rocha-Guzman NE, Gallegos-Infante JA, Candelas-Cadillo MG, Ramirez-Baca P., Simal S., Rossello C. Pastörizasyonun biyoaktif polisakkarit üzerindeki etkileri Aloe barbadensis Miller'dan acemannan ve hücre duvarı polimerleri . Karbonhidrat. Polim. 2011; 86 :1675-1683. doi: 10.1016/j.carbpol.2011.06.084. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            31. Manna S., McAnalley BH Aloe barbardensis Miller'dan bir beta-(1->4)-mannan (acemannan) içindeki O-asetil grubunun pozisyonunun belirlenmesi . Karbonhidrat. Araş. 1993; 241 :317–319. doi: 10.1016/0008-6215(93)80122-U. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            32. Salinas P., Salinas C., Contreras RA, Zuniga GE, Dupree P., Cardemil L. Su eksikliği ve absisik asit tedavileri Aloe vera Burm'da bir glukomannan mannosiltransferaz geninin (GMMT) ifadesini arttırır . F. Fitokimya. 2018; 159 :90–101. doi: 10.1016/j.phytochem.2018.12.009. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            33. Thunyakitpisal P., Ruangpornvisuti V., Kengkwasing P., Chokboribal J., Sangvanich P. Acemannan, insan diş etinde Toll benzeri reseptör-5'i seçici olarak bağlayarak NF-kappa B/DNA bağlanmasını ve IL-6/-8 ekspresyonunu arttırır fibroblastlar. Karbonhidrat. Polim. 2017; 161 :149–157. doi: 10.1016/j.carbpol.2016.12.034. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            34. Gulia A., Sharma HK, Sarkar BC, Upadhyay A., Shitandi A. Aloe vera ( Aloe barbadensis ) yapraklarının konvektif kurutulması sırasında fiziko-kimyasal ve fonksiyonel özelliklerdeki değişiklikler . Gıda Biyoprod. İşlem. 2010; 88 :161-164. doi: 10.1016/j.fbp.2009.09.0001. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            35. Lim ZX, Cheong KY Kurutma sıcaklığının ve etanol konsantrasyonunun doğal Aloe vera bazlı bellek cihazlarının bipolar anahtarlama özellikleri üzerindeki etkileri. Fizik Kimya Kimya Fizik 2015; 17 :26833–26853. doi: 10.1039/C5CP04622J. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            36. Mary SA, Dev VRG Deri dokusu mühendisliği için Electrospun bitkisel nanolifli yara örtüleri. J. Metin. Enst. 2015; 106 :886-895. doi: 10.1080/00405000.2014.951247. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            37. Im SA, Oh ST, Song S., Kim MR, Kim DS, Woo SS, Jo TH, Park YI, Lee CK Maksimum immünomodülatör aktiviteye sahip modifiye Aloe polisakaritlerinin optimal moleküler boyutunun tanımlanması . Int. İmmünofarmakol. 2005; 5 :271–279. doi: 10.1016/j.intimp.2004.09.031. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            38. Chang X.-L., Xu H., Wang J.-J., Wang W.-H., Feng Y.-M. Aloe ferox Miller'ın Cilt Suyu, Jel Suyu ve Çiçeğinden Ayrılan Suda Çözünür Polisakkaritler Üzerine Araştırma. Gıda Bilimi Teknoloji. Araş. 2013; 19 :901–907. doi: 10.3136/fstr.19.901. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            39. Chang XL, Feng YM, Wang WH Cilt suyu, jel suyu ve Aloe arborescens dokularının çiçeğinden izole edilen polisakkaritlerin karşılaştırılması . J. Tayvan Enst. Kimya Müh. 2011; 42 :13–19. doi: 10.1016/j.jtice.2010.04.008. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            40. Chang XL, Chen BY, Feng YM Deri suyu, jel suyu ve Aloe vera Miller çiçeğinden izole edilen suda çözünür polisakkaritler. J. Tayvan Enst. Kimya Müh. 2011; 42 :197–203. doi: 10.1016/j.jtice.2010.07.007. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            41. Xing J.-M., Li F.-F. Aloe polisakkaritlerinin membran ultrafiltrasyonu ve sulu iki fazlı ekstraksiyon kombinasyonu ile ayrılması ve saflaştırılması. Uygulama Biyokimya. Biyoteknoloji. 2009; 158 :11-19. doi: 10.1007/s12010-009-8641-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            42. Lee JK, Lee MK, Yun YP, Kim Y., Kim JS, Kim YS, Kim K., Han SS, Lee CK Aloe veradan saflaştırılmış Acemannan , olgunlaşmamış dendritik hücrelerin fenotipik ve fonksiyonel olgunlaşmasını indükler. Int. İmmünofarmakol. 2001; 1 :1275–1284. doi: 10.1016/S1567-5769(01)00052-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            43. Chumpol J., Siri S. Ham polisakkaritlerin boyut ayrımı ve antibakteriyel taraması için elektrospun selüloz asetat membran. IET Nanobiyoteknoloji. 2016; 10 :405–410. doi: 10.1049/iet-nbt.2015.0120. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            44. Leung MY, Liu C., Zhu LF, Hui YZ, Yu B., Fung KP Aloe vera L. var. chinensis (Haw.) Berg. Glikobiyoloji. 2004; 14 :501–510. doi: 10.1093/glikob/cwh050. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            45. Shi X.-D., Nie S.-P., Yin J.-Y., Que Z.-Q., Zhang L.-J., Huang X.-J. Aloe barbadensis Miller'ın yaprak derisinden polisakkarit : Bölüm I. Ekstraksiyon, fraksiyonlama, fizikokimyasal özellikler ve yapısal karakterizasyon. Gıda Hidrokolloidi. 2017; 73 :176–183. doi: 10.1016/j.foodhyd.2017.06.039. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            46. ​​Boonyagul S., Banlunara W., Sangvanich P., Thunyakitpisal P. Aloe vera'dan ekstrakte edilmiş bir polisakkarit olan acemannan'ın, diş çıkarma modelinde BMSC'lerin çoğalması, farklılaşması, hücre dışı matris sentezi, mineralizasyonu ve kemik oluşumu üzerindeki etkisi. odontoloji. 2014; 102 :310–317. doi: 10.1007/s10266-012-0101-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            47. Shi X.-D., Yin J.-Y., Huang X.-J., Que Z.-Q., Nie S.-P. Aloe barbadensis Miller jelinden saflaştırılmış lineer O-asetil-glukomannanın yapısal ve konformasyonel karakterizasyonu . Int. J. Biol. Makromol. 2018; 120 :2373–2380. doi: 10.1016/j.ijbiomac.2018.09.005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            48. Salinas C., Handford M., Pauly M., Dupree P., Cardemil L. Su Stresi Altında Yetiştirilen Aloe barbadensis Miller'daki ( Aloe vera ) Fruktanların Yapısal Değişiklikleri. PLoS BİR. 2016; 11 :e0159819. doi: 10.1371/journal.pone.0159819. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            49. Simoes J., Nunes FM, Domingues P., Coimbra MA, Domingues MR İmmünostimülatör aktivite sunan bir Aloe vera mannanın kütle spektrometrisi karakterizasyonu. Karbonhidrat. Polim. 2012; 90 :229–236. doi: 10.1016/j.carbpol.2012.05.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            50. Davis B., Goux WJ Farmasötik Formülasyonlarda Aloe vera Polisakaritinin Belirlenmesi için bir NMR Yönteminin Tek Laboratuvarda Doğrulanması . J. AOAC Int. 2009; 92 :1607-1616. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            51. Kiran P., Rao PS Aloe vera ( Aloe barbadensis Miller) tozundan sulandırılmış hidrojelin geliştirilmesi ve karakterizasyonu . J. Gıda Ölçüsü. Karakter. 2016; 10 :411–424. doi: 10.1007/s11694-016-9320-5. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            52. Zhang Y., Bao Z., Ye X., Xie Z., He K., Mergens B., Li W., Yatcilla M., Zheng Q. Aloe vera Yapraklarındaki ve Birkaç Ticari Aloe'deki Başlıca Bileşenlerin Kimyasal İncelenmesi Suyu Tozları. J. AOAC Int. 2018; 101 :1741–1751. doi: 10.5740/jaoacint.18-0122. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            53. Kumar S., Kumar R. Acemannan O-asetil grubunun murin radyo korumadaki rolü. Karbonhidrat. Polim. 2019; 207 :460–470. doi: 10.1016/j.carbpol.2018.12.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            54. Talmadge J., Chavez J., Jacobs L., Munger C., Chinnah T., Chow JT, Williamson D., Yates K. Aloe vera L. iç jelinin fraksiyonu, saflaştırma ve aktivitenin moleküler profili. Int. İmmünofarmakol. 2004; 4 :1757-1773. doi: 10.1016/j.intimp.2004.07.013. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            55. Yagi A., Hamada K., Mihashi K., Harada N., Nishioka I. Aloe saponaria (Hill.) Haw'da polisakkaritlerin yapı tayini. (Liliaceae) J. Ecz. bilim 1984; 73 :62-65. doi: 10.1002/jps.2600730116. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            56. Radjabi-Nassab F., Ramiliarison C., Monneret C., Vilkas E. Aloe vahombe (liliaceae) kaynaklı glukomannan ile ilgili ileri çalışmalar. II. Kısmi hidrolizler ve NMR 13C çalışmaları. Biyokimya. 1984; 66 :563–567. doi: 10.1016/0300-9084(84)90151-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            57. Vilkas E., Radjabi-Nassab F. Aloe vahombe (liliaceae) kaynaklı glukomannan sistemi. III. Yapraklardan izole edilen glukomannan bileşenleri üzerinde karşılaştırmalı çalışmalar. Biyokimya. 1986; 68 :1123–1127. doi: 10.1016/S0300-9084(86)80187-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            58. Steenkamp V., Stewart MJ Aloe ürünlerinin tıbbi uygulamaları ve toksikolojik aktiviteleri. Eczacılık Biol. 2007; 45 :411–420. doi: 10.1080/13880200701215307. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            59. Shi X.-D., Yin J.-Y., Zhang L.-J., Li O.-Y., Huang X.-J., Nie S.-P. Aloe barbadensis Miller'ın yaprak derisinden polisakkaritler üzerine çalışmalar : Bölüm II. İki düşük moleküler ağırlıklı fraksiyonun yapısal özellikleri ve moleküler özellikleri. Gıda Hidrokolloidi. 2019; 86 :50–61. doi: 10.1016/j.foodhyd.2018.01.038. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            60. Tai-Nin Chow J., Williamson DA, Yates KM, Goux WJ Aloe vera L. Carbohydr'in immünomodülatör polisakaritinin kimyasal karakterizasyonu . Araş. 2005; 340 :1131–1142. doi: 10.1016/j.carres.2005.02.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            61. Kumar S., Tiku AB İsviçre albino farelerinde radyasyona bağlı ölümlere karşı acemannan'ın ( Aloe vera'dan polisakkarit) immünomodülatör potansiyeli. Gıda Tarımı. immünol. 2016; 27 :72-86. doi: 10.1080/09540105.2015.1079594. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            62. Yeni Prebiyotikler Olarak Aloe vera ( Aloe barbadensis Miller) Bitkilerinden Paz Quezada M., Salinas C., Gotteland M., Cardemil L. Acemannan ve Fruktanlar . J. Agric. Gıda Kimyası 2017; 65 :10029–10039. doi: 10.1021/acs.jafc.7b04100. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            63. Christaki EV, Florou-Paneri PC Aloe vera : Birçok kullanım için bir bitki. J. Gıda Tarımı. Çevre. 2010; 8 :245–249. [ Google Akademik ]
                            64. Womble D., Helderman JH Acemannan (Carrisyn) Int. J. Immunopharmacol. 1988; 10 :967-974. doi: 10.1016/0192-0561(88)90043-4. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            65. Tsang MS, Cheng SW, Zhu J., Atli K., Chan BC, Liu D., Chan HY, Sun X., Chu IM, Hon KL, et al. Pentaherbs formülünün Anti-inflamatuar Aktiviteleri ve Alerjik Astımda Bağırsak Mikrobiyotasına Etkisi. Moleküller. 2018; 23 :2776. doi: 10.3390/moleküller23112776. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            66. Cesta MF Dalağın normal yapısı, işlevi ve histolojisi. Toksikol Patol. 2006; 34 :455–465. doi: 10.1080/01926230600867743. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            67. Egger SF, Brown GS, Kelsey LS, Yates KM, Rosenberg LJ, Talmadge JE Bir hematopoietik uyarıcı beta-(1,4)-bağlantılı mannanın optimal dozu ve uygulama planı üzerine çalışmalar. Int. J. Immunopharmacol. 1996; 18 :113–126. doi: 10.1016/0192-0561(95)00112-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            68. Guilliams M., Ginhoux F., Jakubzick C., Naik SH, Onai N., Schraml BU, Segura E., Tussiwand R., Yona S. Dendritik hücreler, monositler ve makrofajlar: Ontojeniye dayalı birleşik bir isimlendirme. Nat. Rev. İmmünol. 2014; 14 :571–578. doi: 10.1038/nri3712. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            69. Stuart RW, Lefkowitz DL, Lincoln JA, Howard K., Gelderman MP, Lefkowitz SS İmmün uyarıcı acemannana maruz kalan makrofajların fagositoz ve kandisidal aktivitesinin düzenlenmesi. Int. J. Immunopharmacol. 1997; 19 :75-82. doi: 10.1016/S0192-0561(97)00010-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            70. Zhang L., Tizard IR Bir fare makrofaj hücre hattının acemannan ile aktivasyonu: Aloe vera jelinden elde edilen ana karbonhidrat fraksiyonu. İmmünofarmakoloji. 1996; 35 :119–128. doi: 10.1016/S0162-3109(96)00135-X. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            71. Geissmann F., Manz MG, Jung S., Sieweke MH, Merad M., Ley K. Monositler, makrofajlar ve dendritik hücrelerin gelişimi. Bilim. 2010; 327 :656-661. doi: 10.1126/science.1178331. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            72. McLean MH, Andrews C., Hanson ML, Baseler WA, Anver MR, Senkevitch E., Staniszewska AK, Smith C., Davies LC, Hixon J., ve diğerleri. Interleukin-27, İnterlökin-10-Bağımlı, T-Hücresinden Bağımsız Kolonik Mukozal Doğal Bağışıklık Tepkilerinin Atenüasyonu Yoluyla Akut Şiddetli Kolit için Potansiyel Bir Kurtarma Tedavisidir. iltihap Bağırsak Dis. 2017; 23 :1983–1995. doi: 10.1097/MIB.0000000000001274. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            73. Axelrad JE, Lichtiger S., Yajnik V. İnflamatuar barsak hastalığı ve kanser: Enflamasyonun, immünosupresyonun ve kanser tedavisinin rolü. Dünya J. Gastroenterol. 2016; 22 :4794–4801. doi: 10.3748/wjg.v22.i20.4794. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            74. Karaca K., Sharma JM, Nordgren R. Aloe veradan ekstrakte edilen kompleks bir karbonhidrat olan Acemannan tarafından aktive edilen tavuk makrofajları ile nitrik oksit üretimi . Int. J. Immunopharmacol. 1995; 17 :183–188. doi: 10.1016/0192-0561(94)00102-T. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            75. Im S.-A., Kim J.-W., Kim H.-S., Park C.-S., Shin E., Do S.-G., Park YI, Lee C.-K. İşlenmiş Aloe vera jeli ile azoksimetan/dekstran sodyum sülfatın neden olduğu fare kolonu karsinojenezinin önlenmesi . Int. İmmünofarmakol. 2016; 40 :428–435. doi: 10.1016/j.intimp.2016.09.022. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            76. Sampedro MC, Artola RL, Murature M., Murature D., Ditamo Y., Roth GA, Kivatinitz S. Aloe saponaria'dan Mannan, tümöral hücre aktivasyonunu ve proliferasyonunu inhibe eder. Int. İmmünofarmakol. 2004; 4 :411–418. doi: 10.1016/j.intimp.2003.12.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            77. Liu C., Leung MY, Koon JC, Zhu LF, Hui YZ, Yu B., Fung KP Aloe vera L. var'den izole edilen polisakkarit biyolojik tepki değiştirici ile makrofaj aktivasyonu . chinensis (Haw.) Berg. Int. İmmünofarmakol. 2006; 6 :1634-1641. doi: 10.1016/j.intimp.2006.04.013. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            78. Tello CG, Ford P., Iacopino AM Kompleks karbonhidrat protez yapıştırıcı formülasyonlarının in vitro değerlendirilmesi. Quintessence Int. 1998; 29 :585–593. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            79. Bozzi A., Perrin C., Austin S., Vera FA Ticari Aloe vera jel tozlarının kalitesi ve orijinalliği . Gıda Kimyası 2007; 103 :22–30. doi: 10.1016/j.foodchem.2006.05.061. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            80. Salah F., El Ghoul Y., Mandhi A., Majdoub H., Jarroux N., Sakli F. Deasetilasyon derecesinin Aloe vera kaynaklı acemannanın antibakteriyel ve antibiyofilm aktivitesi üzerindeki etkisi . Sanayi Mahsulleri Prod. 2017; 103 :13–18. doi: 10.1016/j.indcrop.2017.03.031. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            81. Wang J., Hu S., Nie S., Yu Q., Xie M. Polisakkaritlerin İn Vitro Antioksidan Aktivitesi Mekanizmaları Üzerine İncelemeler. Oksit. Med. Hücre. Longev. 2016; 2016 : 5692852. doi: 10.1155/2016/5692852. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            82. Cui Y., Ye Q., Wang H., Li Y., Yao W., Qian H. Farelerde kronik alkol kaynaklı hepatotoksisiteye karşı Aloe vera polisakkaritlerinin hepatoprotektif potansiyeli. J. Sci. Gıda Tarımı. 2014; 94 :1764–1771. doi: 10.1002/jsfa.6489. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            83. Kim HS, Lee BM Aloe barbadensis Miller tarafından benzo a piren-DNA eklenti oluşumunun inhibisyonu . Karsinojenez. 1997; 18 :771–776. doi: 10.1093/karsin/18.4.771. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            84. Chantarawaratit P., Sangvanich P., Banlunara W., Soontornvipart K., Thunyakitpisal P. Acemannan süngerleri, bir köpek sınıfı II furkasyon kusur modelinde alveolar kemik, sement ve periodontal ligament rejenerasyonunu uyarır. J. Periodontal Arş. 2014; 49 :164–178. doi: 10.1111/jre.12090. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            85. Jittapiromsak N., Sahawat D., Banlunara W., Sangvanich P., Thunyakitpisal P. Acemannan, Aloe vera'dan Ekstrakte Edilmiş Bir Ürün , Dental Pulp Hücre Proliferasyonunu, Farklılaşmasını, Mineralizasyonunu ve Dentin Formasyonunu Uyarır. Doku Müh. Bölüm. A. 2010; 16 :1997–2006. doi: 10.1089/ten.tea.2009.0593. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            86. Songsiripradubboon S., Kladkaew S., Trairatvorakul C., Sangvanich P., Soontornvipart K., Banlunara W., Thunyakitpisal P. Lipopolisakkarit ile İndüklenen Pulpa İltihabı ile Dişlerde Acemannan Kullanarak Dentin Rejenerasyonunun Stimülasyonu. J. Endod. 2017; 43 :1097–1103. doi: 10.1016/j.joen.2017.01.037. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            87. Xing W., Guo W., Zou C.-H., Fu T.-T., Li X.-Y., Zhu M., Qi J.-H., Song J., Dong C.- H., Li Z., et al. Acemannan, AKT/mTOR sinyal yolu aracılığıyla hücre çoğalmasını ve cilt yarasının iyileşmesini hızlandırır. J. Dermatol. bilim 2015; 79 :101–109. doi: 10.1016/j.jdermsci.2015.03.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            88. Godoy DJD, Chokboribal J., Pauwels R., Banlunara W., Sangvanich P., Jaroenporn S., Thunyakitpisal P. Acemannan, iskeletsel olarak olgun sıçanlarda bir kalvarial defekt modelinde kemik yüzeyini, kemik hacmini ve kemik yoğunluğunu arttırdı. J. Dent. bilim 2018; 13 :334–341. doi: 10.1016/j.jds.2018.06.004. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            89. Presley LL, Wei B., Braun J., Borneman J. Farelerde bağışıklık düzenleyici hücrelerle bağlantılı bakteriler. Uygulama Çevre. Mikrobiyol. 2010; 76 :936–941. doi: 10.1128/AEM.01561-09. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            90. Fernandez J., Moreno FJ, Olano A., Clemente A., Villar CJ, Lombo F. Bir Hayvan Modelinde Lactulose Protects'ten Türetilen Galakto-Oligosakkaritler Preparasyonu. Ön. Mikrobiyol. 2018; 9 : 2004. doi: 10.3389/fmicb.2018.02004. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            91. Best T., Howe P., Bryan J., Buckley J., Scholey A. Sağlıklı orta yaşlı yetişkinlerde bir diyet nişasta olmayan polisakkarit takviyesinin bilişsel performans üzerindeki akut etkileri. Nutr. Nörobilim. 2015; 18 :76-86. doi: 10.1179/1476830513Y.0000000101. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            92. Costa CR, Amorim BR, de Magalhaes P., De Luca Canto G., Acevedo AC, Guerra EN Bitkilerin Osteojenik Farklılaşma ve Periodontal Ligament Hücrelerinin Mineralizasyonu Üzerindeki Etkileri: Sistematik Bir İnceleme. bitki Araş. 2016; 30 :519-531. doi: 10.1002/ptr.5568. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            93. Jansisyanont P., Tiyapongprapan S., Chuenchompoonut V., Sangvanich P., Thunyakitpisal P. Acemannan süngerlerinin ekstraksiyon sonrası soket iyileşmesi üzerindeki etkisi: Randomize bir çalışma. J. Oral Maxil. cerrah. Med. Pat. 2016; 28 :105-110. doi: 10.1016/j.ajoms.2015.07.006. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            94. Şarkıcı AJ, Clark RA Kutanöz yara iyileşmesi. N. İngilizce J. Med. 1999; 341 :738–746. doi: 10.1056/NEJM199909023411006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            95. Davis FM, Kimball A., denDekker A., ​​Joshi AD, Boniakowski AE, Nysz D., Allen RM, Obi A., Singer K., Henke PK, ve diğerleri. Histon Metilasyonu, Miyeloid TLR4 İfadesini Yönlendirir ve Kutanöz Doku Yaralanmasından Sonra Yara İyileşmesini Düzenler. J. İmmünol. 2019; 202 :1777–1785. doi: 10.4049/jimmunol.1801258. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            96. Plemons JM, Rees TD, Binnie WH, Wright JM, Guo I., Hall JE Rekürren Aftöz Stomatit Tedavisinde Acemannan'ın Değerlendirilmesi. Yaralar. 1994; 6 :40–45. [ Google Akademik ]
                            97. Hamman JH Aloe vera yaprak jelinin bileşimi ve uygulamaları . Moleküller. 2008; 13 :1599-1616. doi: 10.3390/moleküller13081599. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            98. Singab A.-NB, El-Hefnawy HM, Esmat A., Gad HA, Nazeam JA Aloe arborescens Farmakolojik Profili Üzerine Sistemik Bir İnceleme : Biyolojik Aktiviteler ve Pilot Klinik Denemeler. bitki Araş. 2015; 29 :1858–1867. doi: 10.1002/ptr.5483. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            99. Minjares-Fuentes R., Femenia A., Comas-Serra F., Rossello C., Rodriguez-Gonzalez VM, Gonzalez-Laredo RF, Gallegos-Infante JA, Medina-Torres L. Farklı kurutma prosedürlerinin fizikokimyasal özellikler üzerindeki etkisi ve Aloe vera ( Aloe barbadensis Miller) jelinin akış davranışı. LWT-Gıda Bilimi Teknoloji. 2016; 74 :378–386. doi: 10.1016/j.lwt.2016.07.060. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            100. Tummalapalli M., Berthet M., Verrier B., Deopura BL, Alam MS, Gupta B. Biyoaktif ajanlar olarak aloe vera ve kurkumin ile pektin ve jelatinin kompozit yara pansumanları. Int. J. Biol. Makromol. 2016; 82 :104–113. doi: 10.1016/j.ijbiomac.2015.10.087. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            101. Liang G., Chen C., Liu C., Sun D. Aloe polisakkarit/bakteriyel selüloz kompozit membranın yara örtüleri olarak hazırlanması ve özelliklerinin değerlendirilmesi. Uygulama Kimya 2017 ; 46 :1761–1765. [ Google Akademik ]
                            102. Pinzon MI, Garcia OR, Villa CC Aloe vera jel katılımının muz nişastası-kitosan yenilebilir filmlerinin fizikokimyasal ve mekanik özellikleri üzerindeki etkisi. J. Sci. Gıda Tarımı. 2018; 98 :4042–4049. doi: 10.1002/jsfa.8915. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            103. Yeren Escobedo-Lozano A., Domard A., Velazquez CA, Goycoolea FM, Argueelles-Monal WM Chitosan/acemannan karma sistemlerinin fiziksel özellikleri ve antibakteriyel aktivitesi. Karbonhidrat. Polim. 2015; 115 :707-714. doi: 10.1016/j.carbpol.2014.07.064. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            104. Darabighane B., Nahashon SN Etlik piliç rasyonlarında yem katkı maddesi olarak Aloe vera'nın etkileri üzerine bir inceleme . Anne. animasyon. bilim 2014; 14 :491–500. [ Google Akademik ]
                            105. Chiodelli G., Pellizzoni M., Ruzickova G., Lucini L. Farklı Aloe Fraksiyonlarının Laktik Asit Bakterilerinin Büyümesi Üzerindeki Etkisi. J. Gıda Bilimi. 2017; 82 :219–224. doi: 10.1111/1750-3841.13568. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              ALOE VERA Yetiştiriciliği


                              Aloe vera etanol ekstraktının Candida albicans'ın büyümesinin inhibisyonu üzerindeki etkisi

                              Via Karina Nabila 1, İmam Budi Putra 2
                              üyelikler yıkılmak üyelikler
                              • 1Tıp Fakültesi, Tıp Fakültesi, Universitas Sumatera Utara, Endonezya.
                              • 2Dermatoloji ve Venereoloji Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, Universitas Sumatera Utara, Endonezya.
                              • PMID: 32662608
                              • DOI: 10.17392/1098-20
                              Ücretsiz makale Soyut


                              Amaç Candida albicans iki ana enfeksiyon türüne neden olabilir: yüzeysel enfeksiyonlar (oral veya vajinal kandidiyazis gibi) ve yaşamı tehdit eden sistemik enfeksiyonlar ve Aloe vera özü, potansiyel olarak yararlı terapötik seçeneklerden biridir. Bu çalışmanın amacı, Candida albicans'ın neden olduğu vulvovajinal kandidiyazis üzerinde Aloe vera etanol ekstraktının antifungal özelliklerini belirlemektir . Yöntemler Aloe vera etanol özü, %70 etanol ile maserasyon yöntemiyle hazırlandı ve DMSO içinde çoklu konsantrasyonlarda (%6.25, %12.5, %25 ve %50) çözündürüldü. Candida albicansSabouraud dekstroz agarda 72 saat kültüre edildi ve her konsantrasyonun inhibitör etkisini flukonazol ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmek için disk difüzyon yöntemi kullanıldı. 72 saatteki inhibisyon bölgeleri ölçüldü ve belgelendi, ardından ortalama inhibisyon bölgesini (MIZ) elde etmek için analiz edildi. Sonuçlar 72 saat sonra, Aloe vera etanol ekstraktının tüm konsantrasyonları, C. albicans'a karşı her bir konsantrasyonun ortalama inhibisyon bölgeleriyle inhibisyon etkisi gösterdi, 12,450±0,208 mm (%6,25), 13,975±0,457 mm (%12,5), 15,650±0,420 mm ( sırasıyla %25) ve 17,225±0,512 mm (%50). Flukonazol, 11.025±0.478 mm'lik MIZ ile karşılaştırılabilir antifungal etki gösterdi. Oneway ANOVA testi, Aloe vera etanol ekstraktının inhibisyon bölgesi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermiştir.Candida albicans büyümesi (p<0.005). Sonuç Aloe vera etanol özü, Candida albicans'a karşı standart antifungal ajanlarla karşılaştırılabilir konsantrasyona bağlı aktiviteye sahiptir.

                              Anahtar Kelimeler: bitkisel; terapi; maya enfeksiyonları.
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X