Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Borun insanlara etkisi

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Borun insanlara etkisi

    BORUN İNSANLARA ETKİSİ

    Bor insan vücuduna doğal olarak yiyecek ile içeceklerle, solunum ile deri yoluyla girmektedir. Vücuda giren borun % 90–95 kadarı ilk 24 saatte değişikliğe uğramadan idrarla atılırken, çok az bir kısmı kemik, tırnak, saç, dişler, kıllar; karaciğer ile dalak gibi organlarda birikirler. Yüksek dozlarda bor alınması durumunda, kusma, ishal, baş dönmesi, titreme gibi zehirlenme belirtileri gözlenebilir. Deride döküntüler, karaciğer, böbrek ile merkezi sinir sistemi anormallikleri de görülebilmektedir.Yapılan araştırmalar, bor'un zehir etkisinin düşük olduğunu göstermiştir. 15–30 g boraks ya da 2–5 g borik asit doğrudan alındığında ani rahatsızlıklar ortaya çıkar. Yetişkinlerde baş ağrısı, kusma, ishal, depresyon; çocuklarda ise daha çok havale, koma ile beyin zarı yıkımı zehirlenme belirtileri arasındadır. Yararlı etkileri de saptanan bor; kalsiyum, D vitamini ile bazı vücut minerallerinin düzenlenmesinde rol oynar. Ca ile Mg' un azalmasını da önleyerek kemik yapısını korur. Tablet biçiminde bor alındığında küçüklerin öğrenme yetenekleri ile okul becerilerinin arttığı, sportif performans ile atletik yapının geliştiği saptanmıştır. Günlük 3,25 mg bor alınmasının motor etkinliklerde, tepki süresinde, kısa-uzun süreli hafıza ile hatırlama yeteneklerinde gelişmeye neden olduğu belirlenmiştir. Daha düşük dozda alınmasında ise bireylerin daha zayıf psiko motor ile zihinsel başarım sergiledikleri gözlenmiştir. Bu çalışmalar göstermektedir ki beyin fonksiyonları ile zihinsel başarım için bor temel bir elementtir. Nielsen' in 1992 yılında yapmış olduğu araştırmalar, bor içeren yiyeceklerin kemik erimesini engellemeye yardımcı olabileceğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca Nielsen, yüksek kemik erimesi riski taşıyan 48-82 yaşları arasındaki kadınlar üzerinde yapmış olduğu araştırmada, borun Ca ile Mg metabolizmasını arttırarak östrojenik katkı sağladığını tespit etmiştir.


    Erkeklerde de testesteron düzeyini artırarak kas doku niceliğinde artışa neden olduğu da ortaya konmuştur. Ca, Mg ile riboflavin (vitamin B2) içeren vitaminli minerallerle dengeli biçimde alınırsa borun olumlu etkisi üst düzeylere çıkar.Günlük olarak çocuklarda 1,5 mg, 11–18 yaş arası erkeklerde 2mg, yetişkin erkeklerde 2mg, kadınlarda 2mg, menapoz öncesi kadınlarda 3mg, hamilelerde 2,5mg emziren annelerde ise 2,5mg bor sağlık acısından en uygun niceliklerdir.Önemli bir bor kaynağı olan erik kurusunun (Prunus domestica) 100 gramı, vücudun günlük gereksinimi olan 2-3 mg boru karşılar. Bor'ca zengin bitkisel besinler, yapraklı sebzeler, fındık, baklagiller ile turunçgiller dışındaki meyvelerdir. Elma, vişne, üzüm, fındık, ceviz, fasulye, pancar, biber ve baklagillerde yüksek oranlarda; tahıllarda, patates ile çilekte ise az miktarda olduğusaptanmıştır.


    1980'lere kadar sadece bitkiler için değerli olduğu düşünülen bor, bu tarihten sonraki araştırmalar sonucunda, insanlarda aşağıda belirtilen konularda da yaşamsal önemi taşıdığı gerçeği ortaya çıkarılmıştır

    Enzimatık hücre reaksiyonlarında,
    Hücre zarının sağlıklı işlemesinde,
    Diğer mineraller ve D vitamini metabolizmasında,
    Steroid hormonların düzenlenmesinde,
    Arthritis, osteoarthritis ve osteoporosis' in engellenmesinde
    Beyin ve zihinsel fonksiyonların desteklenmesinde.
    (Mesut Başıböyük'ten bölümsel bir aktarım)
Hazırlanıyor...
X