Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Tiroid hastalıkları hakkında merak edilenler

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Tiroid hastalıkları hakkında merak edilenler

    Son yıllarda ülkemizde tiroid rahatsızlıkları ile ilgili şikayetlerle sık karşılaşılmaktadır. Tiroid hastalıkları; tiroid bezinde büyüme (guatr) ya da tiroidin çalışmasındaki bozulmalar şeklinde (hipertiroidi ve hipotiroidi) görülmektedir.

    Tiroid, boynun ön bölgesinde iki taraflı olarak yerleşmiş, kelebek şeklinde bir iç salgı bezidir. Salgıladığı hormonlarla (T3, T4) vücudumuzda birçok görevin yapılmasını sağlayan tiroid bezinin hastalıkları, pek çok organın çalışmasını da etkiler. Bayındır Hastanesi İçerenköy Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Demet Özgil Yetkin, konuyla ilgili bilgiler verirken, tiroid rahatsızlıklarının birçok hastalıkla karışabileceği için şikayetler araştırılırken tiroid taramasının da yapılması gerektiğini belirtti.

    EN SIK GÖRÜLEN

    TİROİD HASTALIKLARI

    Guatr

    Tiroid bezinin büyümesine 'guatr' denilmektedir. Guatr çeşitli nedenlerle ortaya çıkmakla birlikte, özellikle iyot eksikliği başlıca neden olarak bilinmektedir. Ayrıca tiroid bezinin, iyot eksikliği haricinde büyüdüğü başka rahatsızlıklar da vardır (hashimato, graves hastalıkları gibi). Bunlar dışında sık rastlanan bir diğer grup ise nodüler guatrdır. Bu rahatsızlıkta, tiroid bezi içinde bir ya da birkaç tane nodül, tiroidin büyümesine sebep olmaktadır. Nadir olarak nodüller, tiroid kanserine de yol açabilmektedir.

    Hipertroidi

    Tiroid bezinin fazla tiroid hormonu üretmesi nedeniyle ortaya çıkar. Aşırı tiroid üretimiyle hızlanan metabolizma sonucu hastada çarpıntı, ritm bozuklukları, sinirlilik, kilo kaybı, uyku bozuklukları, aşırı tuvalete çıkma gibi belirtiler görülür.

    Hipotroidi

    Tiroid hormonunun az salgılanması nedeniyle ortaya çıkar. Bu durumda metabolizma yavaşladığı için hastada kilo alma, yorgunluk, uyku sorunları, depresyon, kabızlık ve kadınlarda ovülasyon (yumurtlama) bozukluğu şikayetlerinden bir ya da birkaçı görülmektedir.

    Hashimoto hastalığı

    Kişinin bağışıklık sisteminin neden olduğu bu tiroid hastalığı, aynı zamanda hipotiroidinin en sık sebeplerinden birisidir. Hastalık nedeni ile tiroid bezinden hormon üretimi azalmakta, bunu takiben tiroid bezi daha fazla hormon yapması için uyarılmaktadır. Bu da tiroid bezinin büyümesine yol açmaktadır. Hashimoto hastalığı, 20-40 yaş arası kadınlarda daha sık görülmektedir.

    Graves hastalığı

    Hashimoto gibi vücudun kendi bağışıklık sistemiyle (otoimmün sistemle) ilgili olan bu rahatsızlık da, hipertiroidinin gelişmesinin en sık sebeplerinden biridir. Hastalıkta tiroid hücrelerine karşı oluşan antikorlar, tiroid bezini aşırı hormon yapması için uyarmaktadır. Bu da yine tiroid bezinin büyümesine yol açar.

    TEDAVİDE GEÇ KALINMAMALI

    Tiroid hastalıkları metabolizmayı etkilediği için birçok hastalıkla karıştırılmaktadır. Kimi zaman çarpıntı şikayetiyle kalp uzmanına başvuran ya da depresyon nedeniyle tedavi alan bir hastanın bu yakınmalarının altında tiroid hastalıkları yatabilmektedir. Tanı için hastanın şikayetlerinin iyi dinlenmesi, kanda hormon değerlerinin (T3,T4, TSH) ölçülmesi, muayene ve ultrasonografi gibi yöntemler kullanılmaktadır. Kanser şüphesi taşıyan nodüllerde ise tanı için 'ince iğne aspirasyon biyopsisi' kullanılmaktadır. Tiroid rahatsızlığı tanısı alan bir hastaya, hastalığın cinsine göre üç tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Bu tedaviler; 'ilaç tedavisi' (vücudun üretmediği tiroid hormonları dışarıdan verilir), halk arasında 'atom tedavisi' olarak da bilinen 'radyoaktif iyot tedavisi' ve 'cerrahi tedavi' olarak planlanmaktadır. Planlama yapılırken, hangi hasta grubuna hangi tedavinin uygulanacağına, bir endokrinoloji uzmanı tarafından karar verilmesi büyük önem taşımaktadır.

    Tiroid tedavisi ömür boyu sürer

    Tiroid hastalıkları ülkemizde sık görülmektedir. Bu açıdan korkulmaması ancak ihmal de edilmemesi gereken bir hastalık grubudur. Tiroid hastalıklarının kronik bir hastalık olarak ele alınması gerekmektedir. Örneğin tiroid bezinin az veya çok çalıştığı durumlarda, tedavinin yakın izlenmesi önem taşımaktadır. Bu izlemde, hastanın fizik muayenesi ve laboratuvar değerleri belli periyotlarla hekim tarafından izlenmeli ve tedavinin uygunluğu denetlenmelidir. Dolayısıyla bu tedavinin ömür boyu sürmesi ve atlanmaması son derece önemlidir. Ayrıca gebelik gibi özellik arz eden durumlarda da, hamile tiroid hastalarının daha sık takibi gerekir. Çünkü bebek ilk haftalarda, vücudu için gerekli tiroid hormonlarını anneden alır. Dolayısıyla vücudu tiroid hormonu üretmeyen hamilenin, ilaçlarını düzenli bir şekilde alması ve endokrinoloji uzmanının kontrolü altında olması önem taşımaktadır.


Hazırlanıyor...
X