Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kadınların yüzde 15'i idrar kaçırıyor

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kadınların yüzde 15'i idrar kaçırıyor

    Kadınların yüzde 15'i idrar kaçırıyor

    İdrar kaçırma özellikle menopoz sonrası artıyor
    Türkiye'de kadınların yüzde 15-17'si idrar kaçırma sorunuyla karşı karşıya. Kadınların çoğunun sorunu doktorlarıyla paylaşmak istememesi tedaviyi güçleştiriyor.

    Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Mete İtil, Türkiye'de kadınların yüzde 15-17'sinde idrar kaçırma sorunu bulunduğunu söyledi.

    İtil, ''kadınların, özellikle de genç kadınların bu sorunlarını doktordan bile gizlemesi, tedaviyi istemeden güçleştirmektedir'' dedi.

    Kadınlarda idrar kaçırmanın ciddi bir sağlık sorunu olduğunu ifade eden İtil, idrar kaçırma sorununun, özellikle ileri yaşlarda, menopoz sonrasında ya da çok doğum yapmış kadınlarda ortaya çıktığını vurguladı.

    "Yaşamı tehdit eden bir sorun değil"

    İdrar kaçırmanın yaşamı tehdit eden bir sağlık sorunu olmadığını, ancak tedavi edilmeyip kendi haline bırakıldığında yaşam kalitesini ileri derecede bozan, sosyal ve seksüel yaşamı çekilmez hale getiren ve depresyona sürükleyen kronik bir hastalık olduğunu ifade eden İtil, halk arasında ''bu durum tedavi edilemez'' ya da ''yalnızca ameliyatla tedavi edilebilir'' gibi yanlış inanışlar olduğunu söyledi.

    İtil, ''kadınların, özellikle de genç kadınların bu sorunlarını doktordan bile gizlemesi, tedaviyi istemeden güçleştirmektedir'' dedi.

    Tedavi yolları

    Öksürme, hapşırma, koşma ve yürüme gibi eylemler sırasında ortaya çıkan idrar kaçırmanın tedavisinin cerrahi yöntemlerle mümkün olabildiğini belirten İtil, günümüzde bu operasyonların artık 20 dakika gibi kısa bir sürede sonuçlandığını belirtti.

    Dünyada yaygın olarak uygulanan ve mesane boynuna sentetik bir yama yerleştirmekten ibaret olan bu ameliyatların Türkiye'de de başarıyla gerçekleştirildiğini anlatan İtil, ''bu operasyondan sonra hasta yüzde 90'lara varan oranlarda kuru kalmakta ve sürekli ped taşımaktan kurtulmaktadır'' diye konuştu.

    Sık tuvalete gitme ve gece sık idrara kalkma gibi şikayetlere yol açan idrar tutamama sorununun ise fizik tedavinin yanı sıra son yıllarda geliştirilen ilaçlarla çözülebildiğini belirten İtil, ''bu ilaçlar kısa ya da orta vadede kullanıldığında kadınların rahatlamasına ve sosyal yaşantılarında kaliteyi tekrar yakalamalarına olanak sağlıyor'' dedi.

    İtil, ''şunu iyi bilmeliyiz ki, idrar kaçırma, yaşlanma ya da kadın olmanın doğal bir parçası değildir. Hastanın durumu incelendikten sonra en uygun tedavi yönteminin uygulanması halinde son derece yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilir. Bu tür sorunları olan kadınlar durumlarını çekinmeden doktoruyla paylaşmalı ve gerekli tetkikleri yaptırarak bir an önce tedavilerine başlamalıdırlar'' ifadesini kullandı.
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Hazırlanıyor...
X