Karaciğerde meydana gelen fonksiyon kaybı olarak adlandırılan siroz hastalığı sertleşme ve nebleşme gibi nedenler dolayı oluşan bir iltihaplanma halidir. Genellikle günümüzde nadir görülen hastalıklardan biri olan sirozun risk faktörü haline dönüşmesiyle birlikte hasta yaşamı tehlike altına girmektedir. Karaciğerin iflas etmesine neden olan hastalığın geri dönüşü bulunmamaktadır. Sakatlanma ve yaralanma gibi sonuçlar doğurabilen sirozun oluşumunda en büyük etken nikotin ve alkoldür. Yiyeceklerin sindirilememesi, metabolizmanın çalışmaması ve kanın pıhtılaşmaması gibi etkiler doğuran siroz hastalığı karaciğerde oluşan bir yara şeklindedir. Karaciğer sirozu, akut karaciğer iflasına doğru ilerleyen ciddi bir süreci kapsamaktadır. Bu süreçte hastanın vücudunu dinlendirmesi ve zararlı alışkanlıkları ortadan kaldırması gerekmektedir.
Siroz belirtileri başlangıç aşamasında yorgunluk ve iştah kaybı şeklinde görülmektedir. Nöbet halinde hastanın ateşinin yükselmesi, kusma ve mide bulantısı gibi süreçler dikkat çekmektedir. Cildin sararması, kaşıntı ve halsizlik siroz tehlikesini güçlendiren diğer nedenler arasında yer almaktadır. Siroz hastalığı mide bölgesinde gözle görülür derecede şişkinlik oluşturmaktadır. Buna bağlı olarak ayak bileklerinde de meydana gelen şişkinlikleri yemek borusunda oluşan kanama takip etmektedir. Hastanın hızlı bir biçimde kilo verme süreci içerisine girmesi gözlemlenen etmenlerden biridir. Siroz nedenleri arasında alkol kullanımı ve viral hepatit gibi rahatsızlıklar bulunmaktadır. Çeşitli ilaç ve toksinler ile safra kanalında oluşabilecek kronik blokajı süreci de siroz hastalığını tetikleyen etmenler arasında yer almaktadır.
Siroz bulaşıcı mıdır ?
Siroz hastalığı dört farklı yolla kişiden kişiye bulaşabilmektedir. Doğrudan el teması ile bulaşmayan hastalık, kan ve kan özelliği bulunan sıvıların deri ile temas edilmesi, zedelenmiş bir deri veya mukoza aracılığı ve cinsel yolla bulaşabilmektedir. Hamilelik sürecinde anne karnının bebeği zedelemesi ve göbek kordonu aracılığı ile bebeğe taşınması gibi problemler de siroz hastalığının bulaşmasına neden olmaktadır. Hastalığın bulaşma süreci, siroz hastası olan kişinin vücudunda yer alan virüs miktarıyla da doğru orantılıdır. Siroz hastalığının tedavisinde öncelikli olarak vücuda vitamin takviyesi yapılmaktadır. Hastanın tansiyonunu kontrol altına almak için ilaç kullanımına başlanmakta ve yağlı yemeklerin tüketilmesinden kaçınılmaktadır. Kanda biriken suyun azaltılması için idrar söktürücü ilaçlar da tavsiye edilmektedir.
Siroz belirtileri başlangıç aşamasında yorgunluk ve iştah kaybı şeklinde görülmektedir. Nöbet halinde hastanın ateşinin yükselmesi, kusma ve mide bulantısı gibi süreçler dikkat çekmektedir. Cildin sararması, kaşıntı ve halsizlik siroz tehlikesini güçlendiren diğer nedenler arasında yer almaktadır. Siroz hastalığı mide bölgesinde gözle görülür derecede şişkinlik oluşturmaktadır. Buna bağlı olarak ayak bileklerinde de meydana gelen şişkinlikleri yemek borusunda oluşan kanama takip etmektedir. Hastanın hızlı bir biçimde kilo verme süreci içerisine girmesi gözlemlenen etmenlerden biridir. Siroz nedenleri arasında alkol kullanımı ve viral hepatit gibi rahatsızlıklar bulunmaktadır. Çeşitli ilaç ve toksinler ile safra kanalında oluşabilecek kronik blokajı süreci de siroz hastalığını tetikleyen etmenler arasında yer almaktadır.
Siroz bulaşıcı mıdır ?
Siroz hastalığı dört farklı yolla kişiden kişiye bulaşabilmektedir. Doğrudan el teması ile bulaşmayan hastalık, kan ve kan özelliği bulunan sıvıların deri ile temas edilmesi, zedelenmiş bir deri veya mukoza aracılığı ve cinsel yolla bulaşabilmektedir. Hamilelik sürecinde anne karnının bebeği zedelemesi ve göbek kordonu aracılığı ile bebeğe taşınması gibi problemler de siroz hastalığının bulaşmasına neden olmaktadır. Hastalığın bulaşma süreci, siroz hastası olan kişinin vücudunda yer alan virüs miktarıyla da doğru orantılıdır. Siroz hastalığının tedavisinde öncelikli olarak vücuda vitamin takviyesi yapılmaktadır. Hastanın tansiyonunu kontrol altına almak için ilaç kullanımına başlanmakta ve yağlı yemeklerin tüketilmesinden kaçınılmaktadır. Kanda biriken suyun azaltılması için idrar söktürücü ilaçlar da tavsiye edilmektedir.
