İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferda Dokuztuğ Üçsular osteoartrit yani romatizmal kireçlenmenin nedenlerini, tedavi yöntemlerini ve belirtilerini anlattı.
Belirtileri:
* Eklemlerde ağrı
* Eklem bölgesinde şişme ve eklemin yapısının değişmesi
* Hareket edememek, günlük hareketleri yaparken zorlanmak
“GENETİK DE OLABİLİR ZORLANMAYLA DA”
Nedenleri:
Osteoartrit genetik olabileceği gibi çarpma, zorlama ya da diyabet ve gut gibi hastalıklara bağlı olarak da görülebilir. 65 yaşına gelenlerin yüdez 60?ında osteoartrit vardır. Bugün osteoartriti önleyecek veya osteoartrit geliştikten sonra meydana gelen kıkırdak ve kemik yıkımını giderecek bir ilaç, cihaz veya cerrahi yöntem yoktur. Bu nedenle osteoartritin tedavisinde en önemli nokta öncelikle eklemi korumaktır.
Hastalık başladıktan sonra eklemleri nasıl koruyabiliriz?
Eklemi koruma osteoartrit başladıktan sonra da çok önemlidir, çünkü eklem korunmazsa eklem yıkımı, ağrı, hareket kısıtlılığı ve fonksiyon kaybı zaman içinde daha da artar.
Tedavisi:
Kişide ağrı dayanılmayacak sınırlarda ve devamlı olduğunda cerrahi yöntem ile zarar görmüş eklem yüzeyleri (yapısı bozulmuş kıkırdak ve kemik dokusu) kesilerek yerinden çıkarılır ve yerine yapay eklem (protez) takılır. Bu işleme artroplasti denir. Artroplastinin mümkün olduğu kadar geç dönemde yapılmasının tercih edilme nedeni uygulanan protezin belirli kullanım süresi olmasıdır. Bu nedenle erken dönemde yapılan ameliyatlar ne kadar başarılı olursa olsun protezin yıpranması nedeni ile bazen 10 bazen 15 yıl sonra değiştirilmesi gerekebilmektedir.
Osteoartrit en çok fazla yük binen kalça ve diz eklemlerinde görülür. Bunun dışında yaşam şekli veya yapılan işe bağlı olarak fazla yük binen omuz, el bileği ve el eklemleri, bel ve boyun eklemleri gibi bölgelerde de osteoartrit gelişebilir.
Dizleri ve eklemleri korumak için neler yapılmalıdır?
* Ekleme yük bindirmemek
* Hareketsiz bırakmamak
* Yürümek, yüzmek gibi egzersizlere yönelmek
* Fazla kilolu olmak bu eklemlere binen yükü arttırmaktadır. Bu nedenle osteoartritten korunmak ve ilerlemesini önlemek için fazla kiloyu vermek.
* Eklem içi sıvısı (sinoviyal sıvı) hareket sırasında eklem yüzeyini kaygan hale getirerek (bir tür yağlama işlemi ile) eklem yüzeylerinin yıpranmasını önler. Aynı pozisyonda uzun süre durmak eklem içi sıvısını hareketsiz bırakacaktır. Böylece hem bu sıvının yoğunluğu artacak hem de bu sıvının yenilenmesi önlenecektir. Bu durumda hareket sırasında kıkırdağın yıpranması ve osteoartritin başlaması veya ilerlemesi söz konusu olacaktır. Bunu önlemek için gerek otururken gerekse ayakta dururken uzun süre aynı pozisyonda kalınmamalıdır. Pozisyonumuzu en azından 20 ? 30 dakikada bir değiştirmeliyiz. Unutmamalıyız ki kilolu olmamız, ayakta veya otururken duruşumuz veya bu pozisyonlarda yaptığımız işler sırasında eklemlere binen yük artabilir. Bu durumda pozisyon değiştirme süremizi daha da kısaltmamız gerekebilir. Pozisyonumuzu değiştirdikten sonra eklemlerimize 5 tekrarla yavaş ve yumuşak hareketler yaptırmamız eklem içi sıvısının yenilenmesini ve kayganlığının artmasını ve bağ dokumuzun yapısını korumasını sağlayacaktır.
* Eklemi hareket ettiren kasların zayıf olması ekleme binen yükün artmasına neden olur. O yüzden spor yaparak bu kasları güçkendirmek önemli.
