Tüp Bebekte Ampirik Tedavi Sistemi
Ampirik tedavi, etkinliği tam anlamı ile ispatlanamamış, ancak yararlı olacağı düşünülen tedavi yöntemleri anlamına gelir. Bu yöntemler, daha çok tekrarlayan tüp bebek tedavilerine rağmen, hamilelik elde edemeyen adaylar doktorlardan değişik ve daha önce uygulanmamış tedavilerin beklentisi içine girerler. Ancak bu tavsiye edilen pek çok tedavi yöntemi, etkinliği kanıtlanmamış veya tıp dilinde ampirik yani “ya tutarsa” tarzında ki tedavi yöntemlerini kapsar. Herhangi bir tedavinin etkinliğinin ispatlanabilmesi için, rasgele tercih edilmiş adaylar üzerinde uygulanması ve aynı şeklide tercih edilen ve tavsiye edilen tedaviyi görmeyen adaylar ile karşılaştırılması gerekir. Bu şekilde yapılan çalışmalar oldukça azdır veya hiç yoktur. Bu tedaviler ise, şu şekildedir;
1 ) Kan sulandırıcı ilaçlar (Aspirin, heparin vb)
Tüp bebek tedavisinin uygulamaları esnasında, düşük dozda aspirin kullanımı ile alakalı olarak bugüne dek toplam 5 çalışma gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu çalışmaların 3 tanesinde, aspirinin herhangi bir yararına rastlanmamıştır. Diğer 2 sinde ise, hamilelik oranlarında bir artış olduğu saptanmıştır. Yapılan tüm çalışmaların sonuçlarının beraber incelendiği meta analizde ise, aspirin herhangi bir yararının olmadığı ön görülmüştür. Bu durumun yanı sıra, yumurta toplama uygulaması yapıldığı esnada ve sonrasında kanama riskini de artırdığından dolayı, kullanımının sakıncalı olduğu kabul edilmiştir.
2 ) Viagra
Daha çok, rahim iç tabakasının yeterli oranda kalınlaşmadığı zamanlarda, rahme gelen kan akımının arttırılması prensibinden yola çıkarak, vajinal olarak viagra uygulaması denenmiş ve bir çalışmada etkin sonuçlar sağlanmıştır. Ancak sağlanan bu sonuçlar, daha sonra ki dönemler içerisinde hiç bir çalışmacı tarafından doğruluğu kanıtlanan denemeler olmamıştır.
3 ) Embriyo yapıştırıcısı
Daha çok, yaşı ilerlemiş olan kadınlarda ve tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan çiftlerde embriyo glue olarak tabir edilen yapıştırıcının kullanılması ile beraber sağlanmış olan hamilelik oranlarında artma olduğunu gösteren çalışmalar kayıtlarda bulunmaktadır. Yapılan bazı çalışmalar sonucunda, yaşı büyük olan eşlerde (kadın yaşının 39′un üzerinde olması ve tekrarlayan tüp bebek başarısızlığının bulunması) embriyo yapıştırıcısının yararlı olduğu kanısına vardık. Bu tarz hastalarda kullanımını önermekte ve mümkün olması halinde uygulamaktayız. Ancak çiftlerin bu durumu bir mucize olarak algılamamaları gerekmektedir.
4 ) Lenfosit aşısı
Bu yöntemde babadan tedarik edilen kanın içinde ki izole edilmiş lenfosit hücreleri, annede cilt altına verilerek bağışıklık sistemi revize edilmektedir. Tekrarlayan hamilelik kayıpları olan çiftlerde tavsiye edilmiş, ancak bu grupta dahi herhangi bir etkinliği ispatlanmamış bir tedavi yöntemidir (Ober 1999). Tüp bebek başarısızlıkları eşler ile alakalı tek bir çalışma yayınlanmış ve bu çalışmadan çıkan sonuçların aşılamayı takip eden ilk 6 ay içerisinde tüp bebek yaptıran olgularda artış gösterdiği tespit edilmiştir. Ancak bu tedavinin de, diğerleri gibi etkinliği iyi planlanmış çalışmalarda gösterilememiştir. Biz lenfosit aşısını hastaya maddi külfet getirmesinin haricinde, herhangi bir yararının olduğu düşünmediğimizden dolayı, tavsiye etmemekteyiz.
5 ) Ardışık embriyo transferi
Embriyoların bir kısmının veya 3. gün bir kısmının ise bekletilerek 5. veya 6. gün transfer edilmesini ifade eder. Genellikle, son yıllarda nakil edilebilir embriyo miktarının, kanunlar ile kısıtlanmasını takip ederek tamamen terk edilmiş bir yöntemden ibarettir. Kullanılmış olduğu yıllarda, anne adayları üzerinde herhangi bir faydası ile karşılaşılmamıştır.
6 ) K0-kültürler
90'lı yılların ilk zamanlarında tavsiye edilen bir yöntem olmasının yanı sıra, günümüzde sadece araştırma amaçlı kullanıldığı rahatlıkla ifade edilebilir. Embriyo kültür ortamlarının embriyoları ileri gelişim evrelerine kadar, yeterince desteklemediğini belirten kişiler tarafından tavsiye edilmiştir.
Tedavinin uygulanmasından yaklaşık 1 ay önce, yumurtlamanın ardından rahim içerisinden alınan bir parça laboratuvar ortamında yapay olarak hücre kültürü sağlanarak, gelişmesi için çalışılır. Embriyolar meydana gelen tabakanın üstüne konarak, gelişimleri büyümeleri incelenir.
Bu yöntemin, yineleyen başarısız tüp bebek denemeleri ile karşı karşıya kalan çiftler için kullanılması halinde, elde edilecek olan hamilelik oranının artacağını belirten “Spandorfer 2003” isimli bir çalışma bulunmaktadır. Ancak diğer araştırmacıların yayınlarında böyle bir sonuca rastlanmamıştır. Çalışmada “Randomize” gruplar rastgele seçilmediği için, yeterli olduğuna inanılmamıştır.
Son yıllarda, embriyo gelişimini 5 ile 6. güne kadar destekleyen ardışık kültür ortamlarının kullanıma girmesi, Ko-kültürlerin önünü kesmiştir. Söz konusu kültürlerde “Blastokist Aşaması”na ulaşan embriyo oranı Ko-kültür yapılan embriyolardan çok daha iyi çıkmıştır. Başarısız denemelere maruz kalan çiftlerdeki başarısı ispatlanmadığı için ve benzer sebeplerden dolayı biz Ko-kültürleri kullanmayı tercih etmiyoruz.
Tweet
Ampirik tedavi, etkinliği tam anlamı ile ispatlanamamış, ancak yararlı olacağı düşünülen tedavi yöntemleri anlamına gelir. Bu yöntemler, daha çok tekrarlayan tüp bebek tedavilerine rağmen, hamilelik elde edemeyen adaylar doktorlardan değişik ve daha önce uygulanmamış tedavilerin beklentisi içine girerler. Ancak bu tavsiye edilen pek çok tedavi yöntemi, etkinliği kanıtlanmamış veya tıp dilinde ampirik yani “ya tutarsa” tarzında ki tedavi yöntemlerini kapsar. Herhangi bir tedavinin etkinliğinin ispatlanabilmesi için, rasgele tercih edilmiş adaylar üzerinde uygulanması ve aynı şeklide tercih edilen ve tavsiye edilen tedaviyi görmeyen adaylar ile karşılaştırılması gerekir. Bu şekilde yapılan çalışmalar oldukça azdır veya hiç yoktur. Bu tedaviler ise, şu şekildedir;
1 ) Kan sulandırıcı ilaçlar (Aspirin, heparin vb)
Tüp bebek tedavisinin uygulamaları esnasında, düşük dozda aspirin kullanımı ile alakalı olarak bugüne dek toplam 5 çalışma gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu çalışmaların 3 tanesinde, aspirinin herhangi bir yararına rastlanmamıştır. Diğer 2 sinde ise, hamilelik oranlarında bir artış olduğu saptanmıştır. Yapılan tüm çalışmaların sonuçlarının beraber incelendiği meta analizde ise, aspirin herhangi bir yararının olmadığı ön görülmüştür. Bu durumun yanı sıra, yumurta toplama uygulaması yapıldığı esnada ve sonrasında kanama riskini de artırdığından dolayı, kullanımının sakıncalı olduğu kabul edilmiştir.
2 ) Viagra
Daha çok, rahim iç tabakasının yeterli oranda kalınlaşmadığı zamanlarda, rahme gelen kan akımının arttırılması prensibinden yola çıkarak, vajinal olarak viagra uygulaması denenmiş ve bir çalışmada etkin sonuçlar sağlanmıştır. Ancak sağlanan bu sonuçlar, daha sonra ki dönemler içerisinde hiç bir çalışmacı tarafından doğruluğu kanıtlanan denemeler olmamıştır.
3 ) Embriyo yapıştırıcısı
Daha çok, yaşı ilerlemiş olan kadınlarda ve tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan çiftlerde embriyo glue olarak tabir edilen yapıştırıcının kullanılması ile beraber sağlanmış olan hamilelik oranlarında artma olduğunu gösteren çalışmalar kayıtlarda bulunmaktadır. Yapılan bazı çalışmalar sonucunda, yaşı büyük olan eşlerde (kadın yaşının 39′un üzerinde olması ve tekrarlayan tüp bebek başarısızlığının bulunması) embriyo yapıştırıcısının yararlı olduğu kanısına vardık. Bu tarz hastalarda kullanımını önermekte ve mümkün olması halinde uygulamaktayız. Ancak çiftlerin bu durumu bir mucize olarak algılamamaları gerekmektedir.
4 ) Lenfosit aşısı
Bu yöntemde babadan tedarik edilen kanın içinde ki izole edilmiş lenfosit hücreleri, annede cilt altına verilerek bağışıklık sistemi revize edilmektedir. Tekrarlayan hamilelik kayıpları olan çiftlerde tavsiye edilmiş, ancak bu grupta dahi herhangi bir etkinliği ispatlanmamış bir tedavi yöntemidir (Ober 1999). Tüp bebek başarısızlıkları eşler ile alakalı tek bir çalışma yayınlanmış ve bu çalışmadan çıkan sonuçların aşılamayı takip eden ilk 6 ay içerisinde tüp bebek yaptıran olgularda artış gösterdiği tespit edilmiştir. Ancak bu tedavinin de, diğerleri gibi etkinliği iyi planlanmış çalışmalarda gösterilememiştir. Biz lenfosit aşısını hastaya maddi külfet getirmesinin haricinde, herhangi bir yararının olduğu düşünmediğimizden dolayı, tavsiye etmemekteyiz.
5 ) Ardışık embriyo transferi
Embriyoların bir kısmının veya 3. gün bir kısmının ise bekletilerek 5. veya 6. gün transfer edilmesini ifade eder. Genellikle, son yıllarda nakil edilebilir embriyo miktarının, kanunlar ile kısıtlanmasını takip ederek tamamen terk edilmiş bir yöntemden ibarettir. Kullanılmış olduğu yıllarda, anne adayları üzerinde herhangi bir faydası ile karşılaşılmamıştır.
6 ) K0-kültürler
90'lı yılların ilk zamanlarında tavsiye edilen bir yöntem olmasının yanı sıra, günümüzde sadece araştırma amaçlı kullanıldığı rahatlıkla ifade edilebilir. Embriyo kültür ortamlarının embriyoları ileri gelişim evrelerine kadar, yeterince desteklemediğini belirten kişiler tarafından tavsiye edilmiştir.
Tedavinin uygulanmasından yaklaşık 1 ay önce, yumurtlamanın ardından rahim içerisinden alınan bir parça laboratuvar ortamında yapay olarak hücre kültürü sağlanarak, gelişmesi için çalışılır. Embriyolar meydana gelen tabakanın üstüne konarak, gelişimleri büyümeleri incelenir.
Bu yöntemin, yineleyen başarısız tüp bebek denemeleri ile karşı karşıya kalan çiftler için kullanılması halinde, elde edilecek olan hamilelik oranının artacağını belirten “Spandorfer 2003” isimli bir çalışma bulunmaktadır. Ancak diğer araştırmacıların yayınlarında böyle bir sonuca rastlanmamıştır. Çalışmada “Randomize” gruplar rastgele seçilmediği için, yeterli olduğuna inanılmamıştır.
Son yıllarda, embriyo gelişimini 5 ile 6. güne kadar destekleyen ardışık kültür ortamlarının kullanıma girmesi, Ko-kültürlerin önünü kesmiştir. Söz konusu kültürlerde “Blastokist Aşaması”na ulaşan embriyo oranı Ko-kültür yapılan embriyolardan çok daha iyi çıkmıştır. Başarısız denemelere maruz kalan çiftlerdeki başarısı ispatlanmadığı için ve benzer sebeplerden dolayı biz Ko-kültürleri kullanmayı tercih etmiyoruz.
Tweet
