Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Anneliğin izin günü yoktur

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Anneliğin izin günü yoktur



    Dün Anneler Günü’ydü. Kızlarım, ellerinde (tabi ki babaları tarafından alınmış) hediye paketleriyle odama geldiler sabah. “Annem” diyerek verdiler hediyelerini ve merakla paketleri açmamı izlediler. Benim için ömre bedel günlerden biriydi. Sonra hep birlikte evden çıktık ve her zamanki gibi kocaman ailemizle yaptığımız muhteşem sabah kahvaltısının ardından iki küçük meleğimle tekrar evimizin yolunu tuttuk. Sanmayın ki Anneler Günü diye benim izin günümdü. Anneliğin izin günü yok. Eşim hafta sonları çalışır, bakıcım pazar günü izin yapar ve tüm gün kızlarımla evde yalnız kalırım. Kendime bir izin günü belirleyecek olsam, bu kesinlikle hafta sonu olmazdı, olamazdı.

    Bu yazıyı da, günün bittiği, kuzularımın derin uykuya geçtiği bir saate ancak yazabiliyorum. Üstelik bu yazıyı yazdıktan sonra, bir de üstüne oturup ödev yapmalıyım. Hani şu, kızlarım için öğrenmeye başladığım Fransızca kursunun ödevlerini. Kızları uyuturken, bir yandan bir sürü plan kafamda uçuşuyor. Bu hafta neler yapılacak, evde ne yemek pişirilecek, kızlar hangi ara parka götürülecek, aynı güzergahtaki işler sırasıyla nasıl halledilecek ve hatta önemli toplantılara ne giyilecek gibi bir sürü detay, ince ince hesaplandı kafamda. Kızlar uyuyana kadar, odalarındaki koltukta yatarak onlara eşlik ettim. Bedenen hiçbir şey yapmasam da, kafamda bir haftalık işleri bitirdiğim için bile yorgundum odalarından çıkarken.

    DALGIN ANNE KALMASIN

    Stratejik planlama danışmanı ve marka yöneticisi sevgili arkadaşım Hanzade Acar’la daha önce yaptığım röportajda, Hanzade tüm annelere ajanda tutmalarını öneriyordu. O kadar mantıklı bir öneri ki, bazen iki dakika önce yapmayı planladığım şeyi, araya karışan küçük bir nedenden dolayı unutuveriyorum. Bütün anneler planlıdır ve bir o kadar da dalgın. İşte bu dalgınlığı en aza indirmek için, yarın kendime şöyle afili, havalı ve gayet şık bir ajanda almaya karar verdim. Hani belki sırf ajandanın albenisine kapılır da, elimden düşürmem diye o kadar şıkırtılısını alacağım.

    Kızları uyuturken kafamdaki planlar düğümünü çözmeye çalışmak yerine, alırım elime kalemimi ve ajandamı, başlarım haftanın programını yazmaya. Gün sonunda bana kalan tatlı yorgunluğu da, ayaklarımı uzatarak bertaraf ederim nihayet. Hem ajanda, hem de belinde post-it demetiyle gezen bir manyağa dönüşmem umarım. Çocuklarımın alınlarına bile post-it yapıştırabilme potansiyelimi bildiğim için, bu durumu fazla abartmadan işin içinden çıkacağımı umuyor ve koşa koşa ilk iş ajanda almaya gidiyorum.

    Derya Coşkundeniz
Hazırlanıyor...
X