Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Sogut Forte, Salix alba

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Sogut Forte, Salix alba

    SÖĞÜT


    Ağaç | 10-30m | 4-5 Aylar | Ça,Ho,Na | Kabuğu

    Söğüt, Weide, Salix alba L.
    Gümüşsü Söğüt
    Ak Söğüt

    Familyası: Söğütgillerden, Weidengewöchse, Salicaceae

    Drugları: Söğüt kabuğu; Salicis cortex
    Söğüt kabuğu Çayı, Tentür ve Natürel İlaç yapımında kulanılır, fakat ta-rife uygun oranda alınmalıdır.

    Giriş: Takriben yeryüzünde 300’ün üzerinde söğüt türü mevcuttur ve Türkiye’de yaklaşık olarak 25 türü mevcuttur. Söğütün en çok kullanılan türleri Aksöğüt; S.alba, Erguvani söğüt; S. Purpurea, Gevrek söğüt; S. Fragilis, Defne Söğüdü; S. Daphnoides, Kara söğüt; S. Nigra, Sebetçi söğüdü; S. Viminalis ve Boz söğüt S. Cinerea’yı sayabiliriz. Söğüdün bu türlerinin hepsinden de istifade edilirse de daha çok Ak Söğüt, Erguvani Söğüt ve Defne Söğüdü tercih edilmektedir. Avrupa Bitkisel tedavi komis-yonları 1997’de yayınladığı Monografi bildirisinde en uygununun Defne Söğüdü olduğu belirtilmiş ve şimdi bu bitkinin yetiştirilmesine başlanmıştır. Tarihte ilk defa M.Ö 700’lü yıllarda Asurların, M.Ö 300’lü yıllarda Mısırlıların sonrada Filistinliler, Yunanlılar ve Romalıların başta Üşütme, Ağrı ve Ateşli Hastalığa karşı kullandıkları bilinmektedir. Bilindiği gibi bütün medeniyetlerin merkezi Sümerlerdir. Sümerler’de (Türkler) bütün medeniyeti Orta Asyadaki Dünya’nın ilk medeniyet merkezi olan ANUA’dan alıp getirmişlerdir. Fransız asıllı Eczacı Söğüt kabuğu ekstresinden Salicini 1829 da keşfetmiş ve 1835 de Alman eczacı Löwig sentetik olarak Salisilikasidi üretmiştir. İlk Aspirinin üretilmesi ise 1899 yılında Almanlar tarafından yapılmıştır.

    Botanik:
    a) Aksöğüt boyu 20–30 metreyi bulabilen büyük bir ağaç olup soğuğa karşı dayanıklıdır. Bu nedenle de ılıman bölgelerde pek yaygın olarak yetişir veya yetiştirilir. a Gövdesi siyahımsı, dalları yine siyahımsı renktedir.
    Yaprakları gümüşi renkte 1,5 – 1,5 eninde 3–6 m uzunluğunda Mızrak şeklinde, kenarları hafif kertikli veya bütün, ortada bir ana damar ve ondan yanlara ayrılan yan damarlardan oluşur. Ve de çok hafif tüylüdür. Söğüt ağacı iki evli olup erkek ve dişi çiçekler aynı ağaçta bulunur ve erkek çiçeklerin bulunduğu Kedicik sarı renkli döllenme tozlukları ile kaplı, Dişi çiçeğin bulunduğu kedicik ise yeşil renklidir.
    b) Erguvani Söğüt: Yaprakları yeşil renklidir ve dallarının kabuğu kırmızımsı olduğundan Kırmızı veya Erguvani Söğüt diye anılır.
    c) Gevrek Söğüt: Yapraklar taze iken parlak yeşil olgunlaşınca koyu yeşil renktedir ve dalları rüzgârda veya hafif zorlamada tez kırıldığın-dan Gevrek Söğüt diye anılır.
    d) Defne Söğüdü: Yaprakları defneyaprağına benzediğinden bu isimle anılır ve son yapılan araştırmalarda birleşiminde en yüksek oranda Salcilatlar içerir.
    e) Kara Söğüt: 3–6 m boyunda çalı veya küçük ağaç şeklinde kabuğu siyah, dalları yerden yukarı yükselir ve yaprakları mızrak şeklinde üzeri lekeli (benekli) kenarları kertikli ve kedicikleri sarımsı yeşil renktedir. Kara söğüt değerlerinden farklı olarak genellikle Homo-opatide Tentür yapmak için kullanılır.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her bölgesinde rahatlıkla yetişir ve hiçbir özel bakım gerektirmez. Şayet ırmak, su, yol ve gölet kenarlarına ekilirse daha gür yetişir.

    Hasat Zamanı: Söğüt kabukları sonbaharda yaprakları dökülünce veya ilkbaharda 2–3 yıllık dalların kabukları soyularak kurutulur, fakat ihtiyaç halinde Nisan’dan Kasım’a kadar kabukları soyularak kurutulabilir.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
    a) Salicylatlar % 5-11 arasında olup en önemlileri; Salicin, Fragilin ( 6’-O– Asetilsalicin), Papulin (6’-O– Benzoylsalicin), Salicortin 2’-O– Asetilsalicortin, 3’-O– Asetilsalicortin, 4’-O– Asetilsalicortin, Tremulacin (2’-0 – Benzoylsalicortin), Triandrin, Vimalin, Piceol
    Tremuloidin normal olarak Söğütün kabuğunda bulunmaz ve Tremulacinin parçalanması ile ortaya çıkar. Söğüt kabuğu ekstresndeki Salicin, Salicortin, Tremuloidin ve diğerleri Bağırsak florası tarafından parçalanarak Saligenin ve glukozlara ayrılır. Saligenin ise Karaciğer ve dokular tarafından Salisikaside dönüşür.
    b) Carbonikasitler: Vanillinasit, Syringaasit, Kaffeeasit, Ferulaasit.
    c) Flavonitler: İzoquercitrin, Quercetinglikozit, Luteolinglikozit, Naringenin -5- glikozit, Naringenin-7- glikozit, Eriodictyelglikozit, Purpurein, Kateşin, Salireposid
    d) Flovanollar : Ampelopsin ve İzosalipurposid
    e) Ayrıca % 3–15 Tanin, Vitaminler ve Mineraller içerir.

    Araştırmalar: Son yıllarda yapılan bir düzine araştırma sonucunda Söğüt kabuğu ekstresinin kronik Sırt ve bel ağrısı, Romatizma (özellikle eklem iltihaplanması) Artiritis’e) ve Ateşli hastalıklara karşı etkili olduğu tespit edilmiştir.
    1) Hayfa Tıp Merkezinde Prof. Dr. E. Eisenberg ve ekibi (Medical Center) krınik sırt ve bel ağrısı olan hastalar üzerinde Söğüt kabuğu ekstresinden elde edilen Hapla 4 hafta süren bir tedavi denemesi yapılmış ve hastaların iyileştiği görülmüştür. (HV.11.99.40)
    2) Frankfurt Üniversitesi Ortopedi Kliniği tarafından 451 Kronik sırt ve Bel ağrısı olan Hastalar üzerinde Tedavi denemesi yapılmış olup bunlardan 112’si Söğüt kabuğu ekstresi (Hapı) ile ve diğerleri ise kimyasal ilaçlarla tedavi edilmiştir. Bunlardan bitkisel hapla (Söğüt kabuğu ekstresi (Hapı) , As…….) tedavi olanların kimyasal ilaçla tedavi olanlara göre daha etkili olduğu görülmüştür. (ZP.6.99.330)
    3) Kronik Artritis’den (Eklem iltihaplanması ve ağrısı) rahatsız olan 78 hasta üzerinde 14 gün süren tedavi denemesi yapılmış ve hastaların ağrılarının azaldığı görülmüştür. (Nhk 5.00.24)

    Tesir Şekli: Antibakteriyel, iltihapları önleyici, ateş düşürücü, ağrı din-dirici, idrar söktürücü, terletici ve damarları büzücü özelliklere sahiptir.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre başta bel ve sırt ağrıları, Eklem romatizması (Art-ritis) Kas romatizması ve ateşli hastalıklara karşı etkili olduğu tespit edilmiştir.
    b) Komisyon E’ye başta Ateşli Hastalıklar, Romatizmalı rahatsızlıklar ve baş ağrısına karşı etkili olduğu 228 nolu ve 05.12. 1984 tarihli Mo-nografi bildirisinde beyan edilmiştir.
    c) Halk arasında başta Ateşli Enfeksiyon, Gut, Romatizma, mikropların neden olduğu Mide ve Bağırsak Hastalıkları, idrar yolları iltihapları, üşütme, Nezle, Ülser, Bademcik iltihaplanması ve Diş eti iltihaplanma-sına karşı kullanılır.
    d) Homöopatide ise kadın ve erkeklerdeki aşırı cinsel arzulara (Kadınlar-da nemfomani, erkeklerde Şalyriasis olarak bilinir) , Uyuyamama ve yüksek ateşe karşı kullanılmıştır.

    Açıklama: Normal Aspirin alındığında Mideyi tahriş eder ve uzun süre kullanıldığında sayısız rahatsızlıklara neden olur. Oysa Söğüt kabuğu ekstresinde Salisilikasit olmadığından mideye veya diğer organlara zarar vermez. Söğüt kabuğunun birleşimindeki Salicin, Salicortin,, Tremulacin ve diğer Salicylatlar Bağırsak florası (faydalı bağırsak bakterileri) tara-fından Saligenin ve Glukozlara parçalanır ve Saligenin Bağırsaklar tara-fından Absorbe (emilir) edilir. Saligenin genellikle Karaciğerde Cytokrom P 450 enzimi tarafından oksitlenerek Salisilikasite dönüşür, bir kısmı ise kanda veya dokularda Salisikasite dönüşür. (Aspirinde ise hemen hemen büyük kısmı mide tarafından absorbe olan Salisilikasit büyük zararlar verir).Saligenin Salisilikaside dönüşmesi 10–24 saat gibi uzun bir süre alır ve etkisi de uzun sürer. Bel ve Sırt ağrıları, Eklem Romatizması (Artritis) ve ateşli hastalıklara sebep olan iltihaplardır, iltihaplar ise yanlış beslenme (hayvansal besinler) veya üşütme nedeni ileri gelir. İltihaplara neden olan Prostaglandin ve Leukotrin hormaonları Arachidon asidinden meydana gelir.
    Söğüt kabuğu birleşimindeki Saligenin Salisilikasite dönüşünce Arachido-nasitten Prostaglandin ve Lenkotrine dönüşmesini sağlayan Cyclooxgenaz ve Lipoxygena anzimlerini frenler (salgıyı azaltır). Böylece Prostaglandin ve Lenkotrin oranı azalır ve iltihaplarda azalır ve Sırt, bel, Eklem ağrıları iyileşir ve de ateşli hastalıklar düşer.

    Çay: Bir kahve kaşığı (2–4 g) ince kıyılmış Söğüt kabuğu veya tozu demliğe konur ve üzerine 200 – 300 ml soğuksu ilave edilerek kaynatılır ve 5–10 dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir.

    Çay Harmanları:

    Gökçek Romatizma Çayı
    >20g Hindiba ot ve kökü
    >20g Söğüt kabuğu
    >30g Harpago kökü
    >10g Huş yaprağı
    >20g Isırgan otu

    Gökçek Romatizma Çayı
    >25g Harpago kökü
    >25g Isırgan yaprağı
    >25g Söğüt kabuğu
    >25g Huş yaprağı

    Gökçek Nevralji Çayı (Ağrı ve iltihaplara karşı sinirleri kuvvetlendirici)
    >30g Söğüt kabuğu
    >30g Kılıç otu
    >10g Papatya Çiçeği
    >10g Oğul otu
    >10g Ayrık kökü
    >10g Arnika Çiçeği

    Gökçek Romatizma Çayı (Eklem ve Kas Romatizmasına Karşı)
    >10g Civanperçemi ot
    >10g Atkuyruğu otu
    >20g Söğüt kabuğu
    >20g Huş yaprağı
    >20g Hindiba ot ve kökü
    >20g Harpago kökü

    Gökçek Gökçek terletici çay (ateşli hastalıklarda terlemek isteniyorsa);
    >20 gr Söğüt kabuğu
    >20 gr Mürver çiçeği
    >20 gr Ihlamur çiçeği
    >20 gr Huş yaprağı
    >10 gr Ergeç sakalı çiçeği
    >10 gr Papatya çiçeği

    Gökçek Romatizma Çayı
    >20g Keçi sakalı Çiçeği
    >30g Harpago kökü
    >20g Altın başak otu
    >10g Atkuyruğu otu
    >20g Söğüt kabuğu

    Gökçek Romatizma Çayı
    >20g Huş yaprağı
    >20g Söğüt kabuğu
    >20g Ayrıkkökü
    >20g Ergeç Sakalı
    >20g Menekşe Otu

    Gökçek Grip Çayı
    >20g Ihlamur Çiçeği
    >20g Söğüt kabuğu
    >20g Keçi sakalı Çiçeği
    >20g Papatya Çiçeği
    >20g Gripotu

    Gökçek Baş ağrısına Karşı Çay (Ağrı kesici, kramp çözücü)
    >30g Söğüt kabuğu
    >30g Oğul otu
    >10g Biberiye Yaprağı
    >10g Lavanta Çiçeği
    >20g Nane yaprağı

    Gökçek Terleme çayı (Ateşli Hastalıklarda terlemek için)
    >20g Ihlamur Çiçeği
    >20g Söğüt Kabuğu
    >20g Keçi sakalı Çiçeği
    >20g Papatya Çiçeği
    >20g Turunç kabuğu

    Gökçek Romatizma Çayı
    >30g Söğüt kabuğu
    >20g Huş yaprağı
    >20g Amberbaris kabuğu
    >20g Kuşburnu
    >20g Isırgan otu
    >10g Sofur Çiçek sapı

    Gökçek Terleme Çayı (Üşütme rahatsızlıkları)
    >30g Söğüt kabuğu
    >30g Mürver Çiçeği
    >20g Kekik otu
    >10g Kuşburnu
    >10g Ebe gömeci Çiçeği

    Gökçek Deri metabolizma Çayı (Kuru ve alerjik Egzama)
    >20g Söğüt kabuğu
    >20g Mahoniya kökkabuğu
    >20g Sefa Çiçeği
    >20g Ayrık kökü
    >20g Andız kökü

    Gökçek Romatizma Çayı
    >20g Ayrıkkökü
    >20g Mürver Çiçeği
    >20g Söğüt kabuğu
    >20g Isırganotu
    >10g Ardıç kozalağı
    >10g Sofur çiçek sapı

    Gökçek Terleme Çayı (Ateşli Hastalıklarda terlemek için)
    >30g Kekik otu
    >30g Söğüt kabuğu
    >20g Mürver Çiçeği
    >20 g Ihlamur Çiçeği

    Gökçek Grip Çayı (Ateşli Üşütme hastalıklarında)
    >20g Söğüt kabuğu
    >20g Mürver Çiçeği
    >20g Ihlamur Çiçeği
    >20g Keçi sakalı Çiçeği
    >20g Gripotu

    Gökçek Ateşli Hastalıklar Çayı
    >30g Söğüt kabuğu
    >20g Civanperçemi otu
    >20g Gripotu
    >20g Kantaron otu
    >10g Çentiyan kökü

    Gökçek Romatizma ve Gut Çayı
    >20g Isırgan yaprağı
    >20g Söğüt kabuğu
    >30g Harpago kökü
    >10g Huş yaprağı
    >20g Altın başak otu

    Banyosu: El ve Ayak banyosu Dr. B. Yürgens’e göre; Şayet el ve ayaklar aşırı terliyorsa veya sadece eller ve yahut ta sadece ayaklar aşırı terliyorsa eşit oranda karıştırılan Meşe kabuğu, Söğüt kabuğu ve Ceviz yaprağından 2–3 Yemek kaşığı 1 l soğuksuya akşamdan konur ve sabah kaynatarak soğuması beklenir. Dem soğuduktan sonra el ve ayakların günde 4 defa içinde banyosu yapılır.

    Homeopatide: Homeopatide genellikle Kara Söğütün taze kabukları kullanılır. Kara Söğüdün vatanı Kuzey Amerika olmakla birlikte günümüzde dünyanın ılıman bölgelerinde yetişmekte veya yetiştirilmektedir. Kara Söğüdün kabuklarından 30 gram ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine % 70’lik 100 ml Alkol ilave edilir. Şayet Kara Söğüt bulmak mümkün değilse onun yerine Ak Söğüt kullanılabilir. Şişe iki günde bir çalkalanır ve 4–6 hafta sonra süzülerek Homeopatide “Salix nigra” ismi ile anılan Tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3–4 defa 10 – 20 damla 3–4 hafta üreyle alınır.

    Ekstresi: Söğüt ekstresi ise Ak Söğüt, Erguvani Söğüt veya Defne Söğü-dünün kabuklarından elde edilir.

    Hastalığın Belirtisi (semptom):
    1) Ağrı ve kaşlarda aşırı yorgunluk (felçmiş gibi) ve aşırı istirahat etme arzusu
    2) Kadınlarda adetten önce veya adet sırasında sinirsel telaşlanma, yumurtalıklarda ağrı ve aşırı cinsel arzu (Kadın ve Erkekte)
    3) Erkeklerde Husye ağrısı özellikle hareket edince
    4) Bel ağrısı nedeni ile adeta hızlı yürüyememe
    5) Uyuyamama, Ateş ve gece terlemesi

    Yan Tesirleri: Günde 10 gramdan fazla Söğüt kabuğu çay içenlerde Baş dönmesi, Baş ağrısı, Terleme, Kulak çınlaması, Sinirlilik, Telaş, Kusma, Görme Bozuklukları, Sara, Koma vb. haller görülebilir. Amerika’da 326 hasta zerinde yapılan bir araştırmaya göre 50 -100 gün Aspirin alanlarda daha çok Burun kanaması görülmüştür. (NH.7.99.392) Yapılan yeni bir Araştırmada Aspirin alanlarda Kulak Çınlamasına (Tinitus) sebep olabile-ceği tespit edilmiştir. (Nhp 11.00.1724) Aspirin mide ve böbreklere verdiği zararları ise zaten bilinmektedir. O halde Kimyasal İlaçlar yerine Bitkisel ilaçlara dönmekte fayda vardır.
    Nuran Serinkaya
    Hocam merhaba, ben şu an SÖĞÜT SETİ kullanıyorum. Yolda giderken SANKİ BİR KANAT TAKILMIŞ GİBİ GİDİYORUM adeta uçurtma gibi uçuyorsun yollarda. Çok teşekkürler hocam.
    KAYNAK

    Dursun Cambaz
    SÖĞÜT SETİ, AĞRI İÇİN ÇOK BAŞARILI bir ürün.
    KAYNAK

    Hasan Atçı
    EKLEM AĞRILARINA karşı İbrahim hocanın SÖĞÜT SETİ çok iyi.
    KAYNAK

    Yasin Gülçiçek
    Ben de L3 L4 L5 FITIK var İbrahim Gökçek in ürünlerinden SÖĞÜT SETİ ürününü kullandım 1 kutu bitirmeme rağmen BELİMDE ve BOYNUMDA AĞRI KALMADI.
    KAYNAK

    Esin Yılmaz
    Eşimin BELİNDE FITIK DİZİNDE YIRTIK vardı SÖĞÜT B SETİ kullandık şu an çok şükür iyi.
    KAYNAK

    Yasemin Öneme
    EKLEM İLTİHABI ve SİNİR SIKIŞMASI için doktor bana ilaç verdi ve fiziksel tedavi tavsiye etti. Bense İbrahim beyin tavsiyesi ile SÖĞÜT SETİ ve yanında OZON YAĞI ürünlerini 6 ay kullandım bu rahatsızlığımdan kurtuldum teşekkürler İbrahim bey.
    KAYNAK

    Salih Çatak‎
    3 aydır SÖĞÜT SETİNİ kullanıyorum. 6 KG VERDİM, MİDEM OLDUKÇA RAHATLADI, DİZLERİMDE KİREÇLENME vardı orada da rahatlama oldu kullanmaya devam edeceğim. Emeği geçenlere teşekkür ederim.
    KAYNAK

    Turcan Senal
    Allah sana uzun ömürler versin SÖĞÜT SETİ-G ile beni BEL FITIĞI HASTALIĞINDAN kurtardın hocam tşk ederim şımdıde kolarımdakı agrılar gecer ınsallah hocam
    KAYNAK

    Nuran Serinkaya
    Allahım hocamıza hayır lı ömür verdiler versin insanı uçuruyor SÖĞÜT SETİ VE BOSWELLİA bunlar İNSANI UÇURUYOR urma gibi gidiyor hocam allahın izniyle yüyüşe başlıyacam olabeni çardılar bede yarin glecem dedim çük onları arkadaşları yine arkada bıracam beni gürecek ler allahımı izni ille
    KAYNAK

    Başak Altundogan
    Annemin DİZLERİ İÇİN SÖĞÜT SETİ kullandık ÇOK İYİ GELDİ
    KAYNAK

    ‎Serhat Padir‎
    BEL FITIĞI rahatsizligim icin SÖĞÜT SETİ - O kullaniyorum ,ürünlerden memunum herkese tavsiye ediyorum .
    KAYNAK

    Nuran Serinkaya
    Hocam merhaba, ben şu an SÖĞÜT SETİ kullanıyorum. Yolda giderken SANKİ BİR KANAT TAKILMIŞ GİBİ GİDİYORUM adeta uçurtma gibi uçuyorsun yollarda. Çok teşekkürler hocam.
    KAYNAK

    Hasan Atçı
    EKLEM AĞRILARINA karşı İbrahim hocanın SÖĞÜT SETİ çok iyi.
    KAYNAK

    Dursun Cambaz
    SÖĞÜT SETİ, AĞRI İÇİN ÇOK BAŞARILI bir ürün.
    KAYNAK

    Yasin Gülçiçek
    Ben de L3 L4 L5 FITIK var İbrahim Gökçek in ürünlerinden SÖĞÜT SETİ ürününü kullandım 1 kutu bitirmeme rağmen BELİMDE ve BOYNUMDA AĞRI KALMADI.
    KAYNAK

    Gülcan Zorer
    Gökçek ailesinin bir bireyi olarak hayırlı cumalar diliyorum. Bende SÖĞÜT T SETİYLE birlikte ALOE VERA JELİ kullandım. Çok memnun kaldım. Bağırsaklara çok faydasını gördüm. HAZIMSIZLIĞA BİRE BİR MİDE ve BAĞIRSAKLARI çok HUZURLU HALE getiriyor. Eklemlerimi de ağrılarıma da çok iyi geldi. Vucuttaki YARA, UÇUK, KAŞINTILARA, ENFEKSİYONLARA çok iyi geldi. Ama en çok etkiyi mide ve bağırsaklardaki her türlü yara kabızlık ishal şişkinlik gaz hazımsızlık ağrı ve sancılarda etkisi çok fazla. Ben çok faydasını gördüm. Herkese de tavsiye ediyorum. Hocamdan ve emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Her şey gönlünüzce olsun inşallah.
    KAYNAK

    Sibel Deniz
    SÖĞÜT, MSM KAPSÜL kullandım KEMİK AĞRILARINDAN KURTULDUM.
    KAYNAK

    Gülcan Zorer
    Ben de 18 aydır kullandığım SÖĞÜT T setiyle SPİRULİNAYA başladım. Eklemlerdeki her turlu rahatsızlıkta VİTAMİN MİNERAL enzimlerin eksikliği ağrıların artmasına sebep oluyor. SPİRULİNA vücudumuz için eksik olan tüm vitaminler ve gerekli olan her şey var. Ama ben kullandıkça başka etkilerini tabii ki çok farklı olarak gördüm. İlk kullandığımda ramazan ayıydı. Hayatımda ilk defa COK RAHAT RAMAZAN AYINI GEÇİRDİM demiştim. Sonra KİRPİK, SAÇ, TIRNAKLARIM sağlıklı bir sekilde UZADI ve tenimin pamuk gibi olduğunu farkettim. Son 4 ay önce annem çok hastalandı tetkikler yapıldı ama her şey normaldi. Rengi soluk isteği yoktu halsizdi. Ben de anneme sizden SPİRULİNA ve ORMUS GOLD aldım hakikaten gözle görülür bir iyileşme oldu kısa zamanda iyileşti. Ibrahim beye ve tüm emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Tüm aileme arkadaşlarıma tavsiye ediyorum.
    KAYNAK

    Salih Çatak‎
    3 aydır SÖĞÜT SETİNİ kullanıyorum. 6 KG VERDİM, MİDEM OLDUKÇA RAHATLADI, DİZLERİMDE KİREÇLENME vardı orada da rahatlama oldu kullanmaya devam edeceğim. Emeği geçenlere teşekkür ederim.
    KAYNAK

    Gülcan Zorer
    Bende son siparişim de meraktan ESO NO MAKA aldım. SÖĞÜT SETİ T kullanıyorum OMUR İLİK DARALMASI, FITIK ve DİZDE ve tüm
    EKLEMLERİMDE aşırı KİREÇLENMEDEN yürüyemez haldeydim. şükürler olsun simdi daha iyiyim.
    KAYNAK

    Gülcan Zorer
    Bende 17 aydır SÖĞÜT SETİ kullanmaya başladım. tüm vücudum AĞRILAR ve KRAMPLAR sızlıyordu. Çok HALSİZLİK vardi. ÇOK UYUMA rağmen dinç kalkamıyordum. Hesap yaparken yanlış yapıyor AKLIMI TOPARLAYAMIYORDUM. Rüyalarımı hiç hatırlamıyordum. ORMUS GLD benim hayatimi değiştirdi. Artık AĞRILARIM AZALDI hareketlerim arttı HAFIZAN ÇOK KUVVETLENDİ rüyalarım netleşti en güzeli CİLDİM GÜZELLEŞTİ. SAÇLARIM ve TIRNAKLARIM GÜLENDİ. Yazın güneşe çıkamazdım ellerim ve yüzüm çok kızarır sonrada deliler gibi kaşınırdı GÜNEŞE ALERJİM YOK OLDU. Birde ORMUS GLD iyi bir insan. Hiç kızmak istemiyorsunuz. Bulunduğunuz ortama huzur ve mutluluk dağıtıyorsunuz. Tüm bu yazıyı okuyan kardeşlerim kullansın evlerinde ve çalıştıkları yerlerde her şeyin daha güzel olduğunu görecekler. Yaşadıkları hayattan lezzet alacak geleceğe daha umutlu sarılacaklar. İnşallah ben İbrahim beye, ekibine yaptıkları bu çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum.
    KAYNAK

    Akdoğan Turan
    Yaklaşık 2 ay önce Bir yakınıma aşırı BACAK, AYAK AĞRILARI ileri derecede VARİS ayaklarda şişme YORGUNLUK, HALSİZLİK şikayetleri üzerine AT KESTANESİ SETİ aldım. Sonuç mu AĞRILARDAN eser yok YORGUNLUK, HALSİZLİKTEN ESER YOK. yalnız bir şikayetini söylememiş bana dizlerinde MENİSKÜS YIRTIĞI sebebiyle dizini bükme sorunu da varmış. Şimdi ürünlere ek olarak SÖĞÜT, HARPAGO VE KIRKKİLİT KAPSÜL de ekleyerek devam ettireceğim. İnşallah hocam saygılar sunarım.
    KAYNAK

    İbrahim Sarıoğlu
    SÖĞÜT SETİ KULLANIYORUM. BACAK AĞRISI GEÇMEYE BAŞLADI teşekkürler hocam.
    KAYNAK

    fatguz78
    Hocam babamın KAS ve DİZ AĞRILARI oluyordu. Sizden aldığım SÖĞÜT SETİ + BORAKS ürünlerini kullandı. 3 haftadır ürünleri kullanıyor. Babama sordum durumlar nasıl diye. Babam DİNÇLİK VERDİĞİNİ, AĞRILARININ GEÇTİĞİNİ SÖYLEDİ. Allah sizden razı olsun sizin gibilerini de arttırsın inşallah.
    KAYNAK

    Ebruhamza Hamza
    BOYUN AĞRISI için SÖĞÜT SETİ kullandım büyük oranda AĞRIM AZALDI memnun kaldım teşekkürler Gökçek Şifa.
    KAYNAK

    Nese Demirci
    SÖĞÜT SETİ ile birlikte MSM KAPSÜL de kullanmaya başladım. İlk 1 hafta içinde DİZLERİMDEKİ AĞRI NEREDEYSE YOK OLDU. İbrahim hocam bilginize, emeğinize, yüreğinize çok çok teşekkürler. İyi ki varsınız Allah ne muradınız varsa versin.
    KAYNAK

    AkfKy Kaya
    SÖĞÜT KAPSÜL kulandım. BEL AĞRILARINDA gerçekten etkili.
    KAYNAK

    TC Mustafa Çelikli
    Hocam ben söğüt ve spiruluna kapsül kullanıyorum ozon yağı eklem ağrılarım için kullanıyorum . ALLAH SIZI inandirsin ilk kullandigim gün etkisini fark ettim. Doktorun verdiği ilaçları o gündür bu gündür eline almıyorum.
    Yasam kalitem artti kendimi daha enerjik rahatlamış hissediyorum eklem ağrılarım geçti doktor kemik erimesi var dedi daha 33 yaşındayım bu yaşta olmaması gerek çok erken yaşın bu hastalık için dedi. Verdiği ilaçları maddi sikinti yüzünden kullanmak zorunda kaldım neyseki bu süreç kısa sürdü. Sizin ürünlerinizi alıp kullanmak bana da nasip oldu. Şükür ler olsun . herkese tavsiye ederim
    Ağrılar yüzünden günlük işlerimi bile yapmakta zorlaniyordum . Kullandığım ilk gün den itibaren etkisini gördüm bir hafta oldu başlayalı inşallah tamamen sizin ürünlerinizle eski saglima kavuşacama canı gönülden inanıyorum
    KAYNAK

    Haydar Canyiğit
    Merhabalar, DİZİMDE SIVI KAYBINDAN kaynaklı AĞRI ve BOŞLUK OLUYORDU. MSM KAPSÜL kullandım ağrılar azaldı, yanında destek olarak SÖĞÜT SETİ aldım. Ağrı ve sıvı kaybı için kesinlikle öneririm. İlaçtan çok daha sağlıklı güvenilir çünkü bitkisel.
    KAYNAK

    Mustafa Çelik
    Hocam KEMİK ERİMESİ için SÖĞÜT SETİ kullandım çok memnun kaldım defalarca teşekkür ederim.
    KAYNAK

    __aylaekec_
    Ben bir aydır kullanıyorum ağrılarım geçti. SÖĞÜT SETİ ve HARPAGO KAPSÜL kullandım TÜM AĞRILARIMDAN KURTULDUM ellerimi açıp kapayamıyordum. Yalnız bir başka faydası da oldu ben oruç zor tutuyordum şimdi çok rahat tuttum. Allah razı olsun elinize emeğinize sağlık.
    KAYNAK

    mediha.coskun
    DİZ AĞRIM için SÖĞÜT SETİ aldım kullandım şimdi çok şükür iyiyim teşekkür ederim.
    KAYNAK

    Müge Öztürk Klavun
    Geçtiğimiz kış ilk defa BOYUN FITIĞI ağrılarım oldu ne ağrı kesici, ne iğne, ne kas gevşetici hiç biri etkilemedi, en sonunda İbrahim beyden SÖĞÜT SETİ aldım iki hafta tukettikten sonra geçti gitti çok şükür tesekkür ederim
    KAYNAK

    ayhansarican
    SÖĞÜT SETİ BEL AĞRISI ve BEL FITIĞI AĞRILARINDA çok etkili elinize bilginize sağlık hocam SAFRAN KAPSÜL kullandım SİNİR VE STRES kaliteli bir uyku düzeni için harika bir ürün çok memnun kaldım elinize emeğinize sağlık hocam Rabbım sizlere sağlık sıhhat versin inşallah
    KAYNAK

    baskan1608_ibrahim_simsek
    SÖĞÜT ve HARPAGO karışımından oluşan set kullandım ROMATOİD ARTRİT için bayağı faydaları oldu. Hocam emeklerinize sağlık teşekkür ederim.
    KAYNAK

    deryayenner
    BEL FITIĞIM için SÖĞÜT SETİ kullandım BEL FITIĞI şikayetlerim 4 ayda ortadan kalktı.Sayın İbrahim Gökçek'ten Allah razı olsun,benim gibi ağrı çeken herkese SÖĞÜT SETİ tavsiye ederim.
    KAYNAK

    Özkan Çamur
    DİZLERİMDE ve BELİMDE AĞRILAR vardı çok SIZLAMA yapıyordu SÖĞÜT SETİNİ düzenli bir şekilde kullandım gerçekten çok faydasını gördüm ayriyetten dizlerimede OZON YAĞI ile masaj yaptım sonuçmu harika şahane teşekkür ederim hocama herkese tavsiye ederim
    KAYNAK

    TC Semiha Elevli
    DİZLERİM için SÖĞÜT SETİ kullandım faydalı harika bir ürün İbrahim Hocam iyi ki var yoksa BIÇAK ALTINA YATMAKTAN kurtuldum ????????❤️
    KAYNAK
    Konu mert tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/685-mert Saat 27 September 2021, 14:43 ) değiştirilmiştir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Söğüt Forte, Söğüt, Weide, Salix alba




    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Salix alba L.'nin metanolik ekstraktlarının çeşitli hastalıklara neden olan patojenlere karşı antibakteriyel ve antifungal aktivitesi

      Atividade antibacteriana ve antifungica de ekstratos metanolicos de Salix alba L. contra çeşitli patógenos que causam doenças

      B. Javed[...]K. NavazYAZARLAR HAKKINDA
      • Gujrat Üniversitesi, Kimya ve Biyoloji Bilimleri Enstitüsü, Botanik Bölümü, Gujrat, Pencap, Pakistan.
      • 2Dublin Teknoloji Üniversitesi, Fen Bilimleri ve Sağlık Fakültesi, Gıda Bilimi ve Çevre Sağlığı Okulu, Dublin, İrlanda.
      • 3Devlet Koleji Üniversitesi Lahore, Endüstriyel Biyo-Teknoloji Enstitüsü, Pencap, Pakistan.
      • 4Hizmetler Tıp Bilimleri Enstitüsü, Lahore, Punjab, Pakistan.
      • 5Fatima Jinnah Tıp Üniversitesi, Lahore, Pencap, Pakistan.
      • 6Ziauddin Üniversitesi, Ziauddin Tıp Fakültesi, Karaçi, Sindh, Pakistan.
      • 7Bahavalpur Islamia Üniversitesi, Botanik Bölümü, Bahavalpur, Pencap, Pakistan.
      • 8PMAS-Arid Tarım Üniversitesi, Ormancılık ve Tarla Yönetimi Bölümü, Rawalpindi, Pencap, Pakistan.
      • 9Gujrat Üniversitesi, Nawaz Sharif Medical College, Gujrat, Pencap, Pakistan.
      • 10jPMAS-Arid Tarım Üniversitesi, Botanik Bölümü, Ravalpindi, Pencap, Pakistan.
      Soyut


      Bu çalışma, Salix alba L.'nin metanolik ekstraktlarının yedi Gram-pozitif ve Gram-negatif bakteriyel patojene karşı antibakteriyel ve antifungal aktivitesini ortaya koymayı amaçlamıştır, örneğin Streptococcus pyogenes, Staphylococcus aureus (1), S. aureus (2), Shigella sonnei , Escherichia coli (1), E. coli (2) ve Neisseria gonorrhoeae ve Aspergillus terreus, A. ornatus ve Rhizopus stolonifer gibi havadan üç mantar izolatı . S. aureus ve E. coli'nin iki farklı serotipikullanılmış. Agar kuyu difüzyon yöntemi sonuçları, bitki ekstraktlarının bakteri ve mantar suşlarına karşı doza bağlı tepkisini gösterirken, bazı organizmalar dirençli bulunurken, örneğin E. coli (1), S. sonnei, A. terreus ve R. stolonifer . En yüksek antibakteriyel aktivite, 100 mg/mL yaprak metanolik ekstraktından 17.000±1.732 mm'de S. pyogenes'e karşı kaydedilirken , çoğu patojenin aktivitesi 24 saatlik inkübasyondan sonra azaldı. En yüksek antifungal aktivite, 48 saatlik kuluçka döneminden sonra 50 mg/mL'de A. ornatus'a karşı 11.833±1.0 mm'de rapor edilmiştir . Bu deneysel bulgular, S. alba'nın kullanımını desteklemektedir.Etnofarmakolojik formülasyonlarda ve patojenik mikroplara neden olan dirençli hastalıkların proliferasyonunu kontrol etmek için ilaçlar geliştirmek için söz konusu bitkinin metanolik ekstraktlarının kullanımını önermektedir.

      Anahtar Kelimeler:
      antimikrobiyal; bitki özütü; salix alba; MIC; MBC; Söğüt

      özgeçmiş
      Antibakterya ve antifungisa de ekstratos metanolicos de Salix alba L. kontra sete patogenos bakterinos Gram-pozitivos ve Gram-negativos. Streptococcus pyogenes , Staphylococcus aureus (1), S. aureus (2), Shigella sonnei , Escherichia coli (1), E. coli (2) ve Neisseria gonorrhoeae e três isolados de fungos do ar, como Aspergillus terreus , A. ornatus , e Rhizopus stolonifer . Dois sorotipos diferentes de S. aureus ve E. coliforam usados. Diğer sonuçların en yaygın şekilde kullanılması, bakterilerin ve mantarların kontrol altına alınmasına bağlı olarak en çok kullanılan yöntemlerdir, örn. E. coli (1), S. sonnei , A. terreus e R. stolonifer . Temel bir antibakteri kaydı için 17.000 ± 1.732 de 100 mg/mL ekstratos metanolicos de folhas contra S. pyogenes , enquanto a atividade da maioria dos patogenos diminuiu após 24 h incubação. Bir ana antifungida antifungica foi relatada em 11.833 ± 1,0 kontra A. ornatus bir 50 mg/mL için 48 saat período de incubação. Esses achados deneyselais endossam o uso de S. albaBu formüllerin etnofarmakoloğu ve ekstratoları, metanolicos ve refida planta para o desenvolvimento de farmacos kontrole ve prolifereaço de doenças dirençler que causam mikrobiyolojik patogênicos.

      Palavras-chave:
      antimikrobiyal; ekstra bitkisel; salix alba; mikrofon; MBC; salgueiro

      1. Giriş

      Bitkiler kendilerini doğal tedavi edici bileşiklerin bir hazinesi olarak temsil eder ve anti-enfeksiyöz özellikleri ile tanınan ve cilt, solunum, üreme, sindirim bozuklukları gibi hemen hemen her türlü rahatsızlığın tedavisinde kullanılan 'Tıbbi Bitkiler' olarak telaffuz edilir. , su çiçeği, dizanteri, ateş, histeri, sıtma, karın ağrısı, mani, infantum, bademcik iltihabı ve kusma. Bulaşıcı hastalıklar kroniktir ve tüm dünyada erken ölümlerin başlıca nedenidir.Şinvari, 2010). Bitki parçalarının ve bitki özlerinin çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılması insanlık tarihine kadar uzanmaktadır. Bugün satılmakta olan son derece etkili ilaçlar, bitki veya bitki ürünlerinden elde edilmektedir.

      Fouche ve diğerleri, 2008).
      Söğüt'ün bitkisel bir ilaç olarak kullanılmasından 6000 yıl önce Mezopotamya'da bahsedilmiştir. Sümer, Babil, Mısır, Asur, Çin, Yunan ve Roma uygarlıkları Söğüt'ü ağrı ve iltihabı gidermek için kullandı. Hipokrat, ağrı ve iltihabı hafifletmek için Salix kök kabuğunun çiğnenmesini tavsiye etti. Brew of Willow, dayanılmaz hamilelik ağrılarını gidermek için de belirgindir. Bir İngiliz din adamı Edward Stone, Willow'u sırt ağrısı, diş ağrısı, baş ağrısı ve adet kramplarını tedavi etmek için bir çare olarak kullandı. S. albaSöğüt, Beyaz Söğüt, Gümüş Söğüt ve Altın Söğüt olarak bilinir. Salix cinsine ve Salicaceae familyasına aittir. Sarı, gri veya kırmızı-kahverengi dalları olan uzun boylu bir ağaçtır, genç yapraklar sivri uçlu ve ipeksi dokulu sarımsı-yeşildir. Bitki Avrupa, Akdeniz bölgesi, Batı, Güney ve Orta Asya'da alışmıştır. Bitki Pakistan'da yaygın olarak doğallaştırılmıştır ve besin açısından zengin topraklarda yetişir (Adnan ve diğerleri, 2015;Fortini ve diğerleri, 2016;Alamgeer ve diğerleri, 2018). Daha az fitokimyasal çalışma glikozitlerin, tanenlerin, flavonoidlerin ve aromatik aldehitlerin varlığını bildirmiştir.Gligorić ve diğerleri, 2019;Marinho ve diğerleri, 2021). Salisin, 1829'da Fransız bilim adamı H. Leroux tarafından S. alba'dan tanımlandı. Salisilik asit, doğada bir glikozittir ve S. alba'nın tüm ağrı giderici etkilerinden sorumlu olduğu bulunmuştur (Sulima ve Przyborowski, 2019).

      Mikroorganizmalar farklı rahatsızlıklara neden olmaktan sorumludur ve antibiyotikler bunlara karşı direnç kazanır. Salix bitkisinin geniş spektrumlu antibiyotik potansiyelini araştırmak için farklı mikroorganizmalar seçildi. S. aureus pnömoni, solunum yolu enfeksiyonları, kardiyovasküler bozukluklar ve cerrahi alan enfeksiyonlarının başlıca nedenidir. S. aureus ayrıca nozokomiyal bakteriyemiye neden olan bir ajandır . Hastane kaynaklı enfeksiyonlardan yaygın olarak izole edilir. Penisilin ve diğer düşük spektrumlu antibiyotiklere karşı direncin ortaya çıkması nedeniyle S. aureus'un neden olduğu enfeksiyonların tedavisi zordur (Lowy, 1998). Başka bir bakteri S. pyogenes çok öldürücüdür ve çeşitli akut ve kronik hastalıklara neden olur. S. pyogenes farenjit ve nekrotizan fasiite neden olur ve ABD ve İngiltere gibi hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde önde gelen ölüm nedenidir (Lamagni ve diğerleri, 2008). Şigelloz, 5 yaşından küçük çocuklarda çok şiddetli olan ve patojenik S. sonnei'nin neden olduğu bir gastrointestinal enfeksiyondur . Ampisilin bu enfeksiyonu ortadan kaldırmak için bir ilaç olarak kullanılır, ancak seçici basınç nedeniyle bakteri dirençli hale gelir ve bu da yeni antibakteriyel ilaçların geliştirilmesini içerir (Kapperud ve diğerleri, 1995). N. gonorrhoeae , Cinsel Yolla Bulaşan Bir Hastalık (STD) olan gonore etkenidir. Enfekte bir kişiyle cinsel temas, hastalığın bulaşmasına neden olur ve insan genital sisteminde alışkanlık haline gelir ve insan vücudu dışında çok sürdürülemez (Lycke ve diğerleri, 1980). Hastalıklara neden olan bir diğer ünlü bakteri ise E. coli'dir . Hem bebeklerde hem de yetişkinlerde gastrointestinal enfeksiyonlara neden olur (Harrington ve diğerleri, 2006). Bu mikroorganizmalar, antimikrobiyal ilaçların enzimatik inhibisyonunu, hedef bölgedeki değişikliği ve mikroorganizmaların antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesine yardımcı olan bakteri hücresinden ilaçların aktif akışını içeren antibiyotiklere direnmek için özel stratejilere sahiptir. Hakim olan antimikrobiyal ilaç direnci, modern dünyanın artan dirençli patojen popülasyonunu kontrol etmek için antibiyotik geliştirmesi için bir meydan okumadır.Javed ve diğerleri, 2020;Silva ve diğerleri, 2021).

      Burada , çeşitli bakteri ve mantar patojenlerinin tedavisi için S. alba yapraklarının ve kabuğunun metanolik ekstraktlarının kullanımını rapor ediyoruz . Doz ve zamana bağlı yanıtın, ekstraktların hastalığa neden olan patojen popülasyonunu frenleme potansiyelini değerlendirmek için rapor edildi. Çalışmanın tam bir resimsel düzeni şurada temsil edilmektedir:Şema 1 .


      Şema 1
      İşin şematik gösterimi.

      2. Malzemeler ve Yöntemler

      2.1. Bitki örneklerinin toplanması ve ekstrakt hazırlanması


      S. alba L.'nin bitki örnekleri Bajwat Wildlife Sanctuary, Sialkot, Pakistan'dan (32° 40' 00.0” K, 75° 40' 00.0” D) toplanmıştır. Yapraklar ayrıldı ve gövde kabuğu gövdeden soyuldu. Kurutulduktan sonra bitki parçaları öğütülmüş ve ekstraksiyona kadar 4 °C'de karanlıkta hava geçirmez bir kapta saklanmıştır. Organik bitki ekstraktı hazırlamak için hava ile kurutulmuş toz haline getirilmiş bitki materyali ve metanolün 1 ila 10 oranı sırasıyla kullanılmıştır (Dafallah Bilal ve Hossain, 2019).

      2.2. McFarland standardının ayarlanması

      Sıvı bir süspansiyondaki bakteri ve mantar hücrelerinin sayısını ayarlamak için McFarland standartları kullanıldı. Bulanıklık, 600 nm'de ışık dalga boyu ölçülerek 0.5 McFarland'da (yaklaşık 1.5 x 108 hücre) ayarlandı (Celalvand ve diğerleri, 2019).

      2.3. Ham bitki ilacının antibakteriyel duyarlılık testi

      Metanolik bitki ekstraktlarının (gövde kabuğu ve yapraklar) antibakteriyel aktivitesi, agar kuyusu difüzyon deneyi kullanılarak değerlendirildi. Luria-Bertani (LB) agar ortamı, sterilize edilmiş koşullar altında otoklavlanmış Petri plakalarına döküldü. Fidenin homojen dağılımı için bakteri aşısı yayıldı. Bitki özlerinin yüklenmesi için kullanılan 6 mm çapında kuyular açılmıştır. Gentamisin pozitif kontrol olarak kullanılırken dimetil sülfoksit (DMSO) negatif kontrol olarak kabul edildi. Her Petri plakasında dört kuyucuk delinmiştir. Kuyucuklar yüklendikten sonra plakalar parafin bantla sarılarak 37 °C'de 24 saat ters pozisyonda inkübatöre yerleştirildi. Kuyuların etrafındaki inhibisyon bölgesi bir cetvelle ölçüldü ve milimetre (mm) olarak ifade edildi.Javed ve diğerleri, 2020). Aktivite İndeksi (AI) ve Yüzde Aktivite (PA) aşağıdakiler kullanılarak belirlendiDenklem 1 ve2 :

      ActivityIndex=ZoneofinhibitionControl(1)

      PercentageActivity=ActivityIndex×100(2)

      2.4. Minimum İnhibitör Konsantrasyonunun (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyonun (MBC) Belirlenmesi

      MIC'yi belirlemek ve farklı konsantrasyonları (75 mg/mL, 37.5 mg/mL, 18.75 mg/mL, 9.37 mg/mL, 4.68 mg/mL, 2.34 mg/mL ve 1.17 mg/mL) hazırlamak için seri seyreltme yöntemi ima edildi. mL) bitki özlerinin LB suyu içinde. Bakteri aşısı, belirli bitki özü dozlarını içeren LB et suyunu tohumlamak için kullanıldı ve ardından 37 °C'de 24 saat inkübe edildi. Kontrol tüpleri bakteri inokülasyonu yapılmadan, pozitif kontrol ise gentamisin ile hazırlandı. 24 saatlik inkübasyondan sonra, tohumlanmış tüplerin görsel bulanıklığı kontrol tüpleri ile karşılaştırılarak MIC kaydedildi. İnkübasyon süresinin sonunda, LB katı besiyerine bakteri kültürüyle dolu bir öze yerleştirildi ve MBC'yi belgelemek için 24 saat 37 °C'de inkübe edildi (Bhuyan ve diğerleri, 2017). 2.5. Ham bitki ilacının antifungal duyarlılık testi


      Bitki ekstraktlarının farklı konsantrasyonlarının (75 mg/mL, 50 mg/mL, 25 mg/mL) mantar önleyici aktiviteleri, agar kuyusu difüzyon testi uygulanarak değerlendirildi. Patates dekstroz agar ortamı, Laminar hava akış başlığının mikropsuz bir ortamı altında sterilize edilmiş Petri plakalarına döküldü. Ortamın oda sıcaklığında 5-10 dakika stabilize olmasına izin verildi. Petri plakaları, medyanın ortasındaki spor süspansiyonu dökülerek aşılandı ve bükülmüş bir çubuk yardımıyla yayıldı. Her Petri plakası, 6 mm çapında dört kuyu ile kazılmıştır. Kuyular, plakanın kenarlarından 25,4 mm (1 inç) belirli bir mesafede bir mantar delici yardımıyla delindi ve ayrıca 100 ul bitki özü ile dolduruldu. Bitki ekstraktlarının agar içinde serbestçe dağılması için 5-10 dakika süre verildi. Plakaları kapatmak için parafin bant kullanıldı ve 48 saat boyunca 28 °C'de ters konumda inkübe edildi. Antifungal aktivite, kalibre edilmiş şeffaf bir ölçek yardımıyla milimetre (mm) cinsinden ölçüldü (Mativandlela ve diğerleri, 2006).

      2.6. istatistiksel analiz

      Deneyler üç kopya halinde yapıldı ve sonuçlar ortalama ve standart sapma olarak ifade edildi. Tüm sonuçlar, anlamlılık ve önemsizlik değerlerini belirlemek için çok faktörlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Duncan'ın Çoklu Aralık Testi (DMRT) biçiminde MSTAT C® yazılımının yardımıyla istatistiksel olarak analiz edildi . Anlamlı farkı belirtmek için P < 0.05 kullanıldı.
      3. Sonuçlar

      3.1. S. alba'nın metanolik ekstraktlarının antibakteriyel aktivitesi

      3.1.1. 24 ve 48 saatlik inkübasyondan sonra 75 mg/mL'de yaprakların metanolik ekstraktlarının antibakteriyel aktivitesi


      S. alba'nın yapraklarının ve gövde kabuğu ekstrelerinin antibakteriyel aktivitesi 75 mg/mL'de değerlendirildi (Tablo 1 ) ve iki zaman aralığından sonra 100 mg/mL, yani 24 ve 48 saat. Tüm bakteri suşlarının söz konusu ekstraktlara duyarlılığının önemli ölçüde farklı olduğu gözlendi (P<0.05). En yüksek inhibitör aktivite S. aureus'a karşı gözlemlendi (1) , bunu sırasıyla 13.333±1.155, 12.667±0.577 ve 10.667±1.528 mm'lik bir inhibisyon bölgesi ile N. gonorrhoeae ve E. coli (2) izledi. Bu özler, E. coli (1) ve S. sonnei'nin büyümesini engelleyemedi . Standart antibiyotik ile yapılan karşılaştırma, aktivite indeksi (AI) ve aktivite yüzdesi (PA) açısından en yüksek aktivitenin N. gonorrhoeae'ye karşı gözlendiğini ortaya çıkardı.(AI = 1.15 ve PA = 115) ardından S. aureus (1) (AI = 0.95 ve PA = 95). Ham bitki ilacının duyarlılığı, 48 saatlik inkübasyondan sonra bile kullanılmış patojenlere karşı aktivitede çok yetersiz bir azalma ile stabil kalmıştır (Şekil 1 &Şekil 2 ).


      küçük resim
      Tablo 1 S. alba'nın
      antibakteriyel aktivitesi , 75 mg/mL'de ekstrakt bırakır.



      Şekil 1 24 saatlik inkübasyondan sonra S. alba'nın
      yaprak ve gövde kabuğu ekstrelerinin inhibisyon bölgelerinin karşılaştırılması . L=S. alba yaprakları. SB=S. alba kök kabuğu. 75 ve 100, mg/mL cinsinden konsantrasyonu temsil eder. B1=S. aureus (1), B2=S. piyojenler, B3=N. belsoğukluğu, B4=S. aureus (2), B5=E. koli (1), B6=E. koli (2), B7=S. sonnei.



      Şekil 2 48 saatlik inkübasyondan sonra S. alba'nın
      yaprak ve gövde kabuğu ekstrelerinin inhibisyon bölgelerinin karşılaştırılması . L=S. alba yaprakları. SB=S. alba kök kabuğu. 75 ve 100, mg/mL cinsinden konsantrasyonu temsil eder. B1=S. aureus (1), B2=S. piyojenler, B3=N. belsoğukluğu, B4=S. aureus (2), B5=E. koli (1), B6=E. koli (2), B7=S. sonnei. 3.1.2.

      24 ve 48 saatlik inkübasyondan sonra 75 mg/mL'de gövde kabuğunun metanolik ekstraktlarının antibakteriyel aktivitesi


      24 ve 48 saat sonra 75 mg/mL'de gövde kabuğu özütlerinin antibakteriyel aktivitesi şu şekilde temsil edilir:Tablo 2 . En yüksek aktivite E. coli'ye karşı gözlendi (2), bunu 10.333±0.577, 9.667±0.577, 9.333±1.155 ve 9.333±1.155'te S. aureus (1) , S. pyogenes ve N. gonorrhoeae izledi. sırasıyla mm. Metanolik yaprak özütünün bildirdiği gibi E. coli (1) ve S. sonnei'nin büyüme inhibisyonu yoktu . Ham metanolik ekstraktın etkinliği, S. aureus'un inhibisyonunda bir artış olması dışında 48 saatlik inkübasyondan sonra azaldı (2) (Şekil 1 &Şekil 2 ).


      küçük resim
      Tablo 2 75 mg/mL'de S. alba
      kabuğu ekstrelerinin antibakteriyel aktivitesi .

      3.1.3. 24 ve 48 saatlik inkübasyondan sonra 100 mg/mL'de yaprakların metanolik ekstraktlarının antibakteriyel aktivitesi

      100 mg/mL'de S. alba yaprağı ekstraktlarının antibakteriyel aktivitesi, 24 ve 48 saatlik inkübasyondan sonra gözlemlendi ve şu şekilde temsil edildi:Tablo 3 . Ham bitki ilacının konsantrasyonundaki bir artış, inhibisyon bölgesinin artmasıyla sonuçlanmıştır. En yüksek aktivite S. pyogenes'e karşı gözlenirken , bunu sırasıyla 17.000±1.732, 15.333±1.155 ve 15.000±1.732 mm'lik inhibisyon zonu ile S. aureus (1) ve N. gonorrhoeae izledi. Bu özler, E. coli (1) ve S. sonnei'nin büyümesini engellememiştir . AI ve PA açısından en yüksek aktivite S. aureus'a karşı gözlemlendi (1) (AI = 1.39 ve PA = 139), ardından S. pyogenes (AI = 1.21 ve PA = 121) ve N. gonorrhoeae (AI = 0.94 ve PA = 94) (Şekil 1 &Şekil 2 ).


      küçük resim
      Tablo 3 S. alba'nın
      antibakteriyel aktivitesi 100 mg/mL'de ekstrakt bırakır.

      3.1.4. 24 ve 48 saatlik inkübasyondan sonra 100 mg/mL'de gövde kabuğunun metanolik ekstraktlarının antibakteriyel aktivitesi

      S. alba kök kabuğu ekstrelerinin antibakteriyel aktivitesi, 24 saatlik bir zaman aralığından sonra 100 mg/mL'de değerlendirildi veTablo 4 . İnhibisyon zonu açısından en yüksek aktivite (14.000±0.000 mm) S. pyogenes'e karşı gözlenirken , bunu E. coli (2) (11.667±1.155 mm) takip ederken, 48'den sonra inhibisyon aktivitesinde kademeli bir azalma oldu. h kuluçka. Bu özler, E. coli (1) ve S. sonnei'nin büyümesini engellememiştir . AI ve PA açısından en yüksek aktivite E. coli'ye karşı gözlemlendi (2) (AI = 1.06 ve PA = 106), ardından S. aureus (1) (AI = 0.63 ve PA = 63) ve S. pyogenes (AI ) izledi. = 0,58 ve PA = 58) (Şekil 1 &Şekil 2 ).


      küçük resim
      Tablo 4 100 mg/mL'de S. alba
      kabuğu ekstrelerinin antibakteriyel aktivitesi .

      3.1.5. Minimum İnhibitör Konsantrasyon (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyonlar (MBC)

      En düşük MİK değeri (0.585 mg/mL) S. aureus'a karşı kaydedilmiştir (2) , bunu E. coli (2) (2.34 mg/mL), S. pyogenes (4.68 mg/mL), E. coli (1 ) (9.37 mg/mL), S. aureus (1) (18.75 mg/mL) ve N. gonorrhoeae (18.75 mg/mL) ham metanolik yaprak özütü kullanıldığında. Kök kabuğu ekstraktlarında en düşük MİK değeri (1.17 mg/mL) S. aureus'a karşı kaydedilirken (2) , bunu S. pyogenes (9.37 mg/mL), E. coli (1) ( 18.75 mg/mL) ve S. aureus (1) , N. gonorrhoeae ve E. coli (2) (her biri 150 mg/mL ile)Tablo 5 .


      küçük resim
      Tablo 5 S. alba ekstraktlarının
      Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon (MBC) .

      En düşük MBC değeri (1.17 mg/mL) S. aureus'a karşı kaydedildi (2) , bunu E. coli (2) (4.68 mg/mL), S. pyogenes (9.36 mg/mL), E. coli (1. ) (18.74 mg/mL) ve N. gonorrhoeae ve S. aureus (1) (her biri 37.5 mg/mL) yaprak özütü kullanılarak. MBC değerlerinin S. aureus (1) , N. gonorrhoeae ve E. coli'ye (2) karşı çok yüksek olması dışında (her biri 150 mg/mL değerinde) gövde kabuğu özütü için durum hemen hemen aynıydı (Tablo 5 ). Genel resim, seçilen tüm bakteri suşlarına karşı yaprak özütünün MIC ve MBC'sinin kabuk özütünden daha düşük olduğunu yansıtıyordu (Şekil 3 ).


      Şekil 3
      Seçilen bakteri suşlarına karşı yaprak ve gövde kabuğu ekstrelerinin MIC ve MBC'sinin karşılaştırılması.

      3.2. Salix alba'nın metanolik ekstraktlarının antifungal aktivitesi

      S. alba yapraklarının ve ağaç kabuğu ekstrelerinin antifungal aktivitesi , ham ilacın etkinliğini ve potensini araştırmak için 48 ve 96 saatlik düzenli aralıklarla kaydedildi (Tablo 6 ). Varyans analizi oldukça önemli sonuçlar ortaya çıkardı (P<0.05). Bitki özleri, bir ilacın uygulanan en düşük etkili konsantrasyonunu belirlemek için 25 mg/mL, 50 mg/mL ve 75 mg/mL dozlarında hazırlandı. Bitkinin hem yaprak hem de gövde kabuğu ekstraktları, uygulanan tüm konsantrasyonlarda A. terreus ve R. stolonifer'e karşı etkili bulunmazken, A. ornatus çapı (11.833±1.041 mm) olan tüm deneysel konsantrasyonlara karşı güçlü bulunmuştur. mL yaprak metanolik özü. 25 mg/mL'de inhibisyon zonu çapı (11.5±0.500 mm), 75 mg/mL (9.667±1.155 mm) konsantrasyonundan daha büyüktü. Bitkinin kabuk özü de hem A. terreus hem de R. stolonifer'e karşı etkisiz bulundu. A. ornatus25 mg/mL, 50 mg/mL ve 75 mg/mL'de aktiviteyi sırasıyla 12.5±0.50, 10.333±1.528 ve 12.667±2.082 mm olarak ifade etti. Antifungal ham ilacın etkinliği 96 saatlik bir aralıkta ölçüldü ve A. ornatus'a karşı inhibisyon zon çapı azaldı .


      küçük resim
      Tablo 6 S. alba ekstraktlarının
      antifungal aktivitesi .

      4. Tartışma

      Antibiyotikler, güçlü bir terapötik ajan görevi görür ve mikrobiyal enfeksiyonlarla mücadelede çok önemli bir rol oynar. Antibiyotiklere karşı direncin ortaya çıkması nedeniyle, daha önce tedavi edildiği ve yönetildiği düşünülen hastalıklar artık eskisinden daha şiddetli görünmektedir. Çoklu ilaç direncine sahip potansiyel olarak aktif mikrobiyal suşların ortaya çıkması, günümüzün yeni bir sıcak konuşmasıdır (Dafallah Bilal ve Hossain, 2019;EL Moussaoui ve diğerleri, 2019). S. alba'nın yaprakları ve gövde kabuğu metanolik ekstreleri , antibakteriyel ve antifungal aktivitenin belirlenmesi için kullanıldı.Şekil 1 , S. alba yaprak ve gövde kabuğu metanolik ekstraktlarının antibakteriyel aktivitesini temsil etmektedir ve ilacın dozunun 75 mg/mL'den 100 mg/mL'ye yükseltilmesiyle inhibisyon bölgesinin arttığı ortaya konmuştur. 48 saatlik zaman aralığından sonra antibakteriyel ilacın etkinliğinin ölçülmesini içeren bu çalışmada başka bir parametre de değerlendirilmiştir (Şekil 2 ). S. alba yapraklarının ham ilacı da 48 saatlik bir inkübasyon periyodundan sonra aktif bulundu ve bu da antimikrobiyal ilacın uygulanan konsantrasyona karşı etkinliğini gösterdi. En yüksek inhibisyon zonu başlangıçta 13.333±1.155 mm olarak ölçülen 75 mg/mL doz kullanılarak S. aureus'a (1) karşı 11.667±0.577 mm'de ölçülmüştür (Tablo 1 ). İnhibisyon bölgesindeki bir azalma, artan seçici basıncın ve ilacın bir patojen tarafından bozunmasının bir sonucu olabilecek, ilaç etkinliğinin azalmasını ve bakteri üremesindeki artışı gösterir. Diğer bir neden, bitki fitometabolitlerinin patojenlere karşı etkinliğini kaybetmesi olabilir. 24 saatlik inkübasyonda resmen etkisiz bulunan E. coli (1) ve S. sonnei bakteri suşlarının da 48 saatlik bir aradan sonra yenilmediği bulundu; bu, uygulanan tüm konsantrasyonlarda metanolik ekstraktın bu suşlara karşı etkisizliğini gösterir.

      Antimikrobiyal ilaç konsantrasyonundaki artışın bakteri kolonilerinin inhibisyonu ile doğru orantılı olduğu gözlendi. Ham ilaç dozunun konsantrasyonunun arttırılması, bakteri üremesinin inhibisyon sürecini hızlandıran fitometabolitlerin etkinliğinin ve konsantrasyonunun artmasıyla sonuçlanır.Mogaşoa ve diğerleri, 2019). Bu görevi gerçekleştirmek için S. alba ham bitki metanolik ekstresinin konsantrasyonu 100 mg/mL olarak hazırlandı (Tablo 3 ). Bu nedenle, E. coli (1) ve S. sonnei durumunda artan konsantrasyon , deneysel ham ilacın referans alınan patojenlere karşı tam iktidarsızlığını gösteren büyüme inhibisyonu için herhangi bir pozitif etki bildirmemiştir. Bitki sekonder metabolitleri, karakteristik olarak farklı bitki kısımlarında çeşitli metabolik yollarla oluşturulan bitki ailelerine atfedilir. Farklı bitki parçalarının farklı fonksiyonel özellikleri vardır. Farklı kısımlarda oluşan ikincil ürünler, farklı fizyolojik rollere sahiptir ve mikroplara karşı farklı aktivitelere sahiptir.Putra ve diğerleri, 2016). Sonuçlarımız, Mentha longifolia'nın kullanımını bildiren daha önce yayınlanmış bazı çalışmaların lehindedir (Hafedh ve diğerleri, 2010), M. piperita (Desam ve diğerleri, 2017), Pelargonium sidoides (Mativandlela ve diğerleri, 2006), Platymiscium gracile (Cuellar ve diğerleri, 2018), Allium saralicum (Celalvand ve diğerleri, 2019), Okaliptüs (Bhuyan ve diğerleri, 2017), farklı Güney Afrikalı (Shai ve diğerleri, 2008) ve Norveççe (Burčová ve diğerleri, 2018) antibakteriyel aktivitelerin belirlenmesi için bitkiler.

      Minimum İnhibitör Konsantrasyon (MIC), mikrobiyal büyümeyi engelleyebilecek bir antimikrobiyal ilacın en düşük konsantrasyonu olarak tanımlanır ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon (MBC), mikrobiyal popülasyonu öldürebilecek en düşük konsantrasyon olarak tanımlanır (Desam ve diğerleri, 2017;Kutluk ve diğerleri, 2018;Silva ve diğerleri, 2019).Şekil 3 , yapraklar ve ağaç kabuğu metanolik ekstraktlarının MIC ve MBC karşılaştırmasını temsil etmektedir. Bir karşılaştırma , bitki yapraklarında bulunan fitometabolitlerin daha etkili etkisine bağlı olarak daha düşük bir dozda S. alba yaprakları metanolik ekstraktlarının daha verimli aktivitesini ortaya çıkardı . Diğer bir neden, yapraklarda faaliyet gösteren ikincil metabolitlerin sentezi için daha çeşitli ve dinamik metabolik yolların varlığıdır. Bu sonuçlar daha önce yayınlanmış bazı bilimsel literatürün lehindedir (Mativandlela ve diğerleri, 2006;Putra ve diğerleri, 2016;Dias ve diğerleri, 2018;Sati ve diğerleri, 2018).

      Şekil 4 a ve b, bitki metanolik ekstraktlarının antifungal aktivitesini temsil eder. S. alba'nın antifungal duyarlılık sonuçları , ham ilacın A. terreus ve R. stolonifer'e karşı uygulanan tüm konsantrasyonlarda etkisiz olduğunu gösterirken, A. ornatus'un uygulanan tüm konsantrasyonlarda farklı bitki kısımlarından hazırlanan her iki ekstreye karşı savunmasız olduğu tespit edildi. Kuluçka süresinin arttırılması, ilacın etkisizliğini ve patojenlerin direncini gösteren yukarıda belirtilen suşlara karşı bitki ilacının etkinliğini artırmadı. Bu bulgular, S. alba'nın geniş spektrumlu antibakteriyel aktivitelerini göstermektedir.dar antifungal aktiviteler rapor edilirken metanolik ekstraktlar.


      Şekil 4 48 saat ve 96 saat inkübasyondan sonra S. alba
      ekstraktlarının antifungal aktivitesi . L= S. alba yaprakları. SB= S. alba kök kabuğu. 25, 50 ve 75 mg/mL cinsinden konsantrasyonu temsil eder. F1= A. ornatus, F2= A. terreus, F3= R. stolonifera.

      5. Sonuç


      Burada , çeşitli bakteri ve mantar türlerinin büyümesini engellemek için etkili bir antibakteriyel ve antifungal ajan olarak yapraklardan ve ağaç kabuğu tozundan hazırlanan Salix alba'nın metanolik ekstraktlarının kullanımını bildirdik . Doz ve zamana duyarlı aktiviteler ölçüldü ve artan inkübasyon periyodu ile aktivitede kademeli bir düşüş olurken, konsantrasyonun arttırılması inhibisyon zonu çapının artmasıyla sonuçlandı. Deneysel kanıtlar, Escherichia coli (1), Shigella sonnei, Aspergillus terreus ve Rhizopus stolonifer'in hem yapraklar hem de gövde kabuğu metanolik özleri tarafından inhibe edilmediğini,Streptococcus pyogenes, Staphylococcus aureus (1), Staphylococcus aureus (2), Shigella sonnei, Escherichia coli (2) ve Neisseria gonorrhoeae , A. ornatus hem yapraklar hem de ağaç kabuğu metanolik özleri tarafından bastırılmıştır. Bu bulgular, çeşitli bakteri ve mantar patojenlerini tedavi etmek için S. alba'nın metanolik preparatlarının kullanımını desteklemektedir .

      Referanslar

      Bel Fıtığına Ne İyi Gelir Bel Ağrısı Nasıl Geçer Bel Fıtığı Tedavisi Nasıl Olur.





      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4

        Salix alba (L.) Yaprak ve Kabuğundaki Fenolik Bileşiklerin Tanımlanması ve Birikmesi ve Biyolojik Potansiyelleri

        Ewelina Piątczak , 1 Monika Dybowska , 2 Elżbieta Płuciennik , 3 Katarzyna Kośla , 3 Joanna Kolniak-Ostek , 4 ve Urszula Kalinowska-Lis 2, *
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
        Git: Soyut

        Çalışma, Salix alba'nın hidrometanol özütlerindeki fenolik bileşikleri incelemektedir.(L.) yaprak ve kabuğunun yanı sıra antioksidan aktiviteleri ve sitotoksik potansiyelleri. UPLC-PDA-Q/TOF-MS analizi, yapraklarda toplam 29 ve kabukta 34 fenolik bileşik gösterdi. Toplam fenolik bileşik içeriği, yapraklarda 5575.96 mg/100 g kuru ağırlık (DW) ve kabukta 2330.31 mg/100 g DW idi. Bileşikler, fenolik asitlerin (yedi yaprakta ve beşi kabukta), flavanoller ve prosiyanidinlerin (yapraklarda sekiz ve kabukta 26) ve flavonollerin (yapraklarda 14 ve kabukta üç) türevleri olarak tanımlandı. Her iki ekstre de 1,1-difenil-2-pikrilhidrazil (DPPH) ve 2,2'-azinobis (3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit (ABTS)'e karşı radikal süpürücü aktivite ile değerlendirilen güçlü antioksidan potansiyeli sergilemiştir, ancak ağaç kabuğu ekstresi standart olarak kullanılan askorbik asitten bile daha güçlüdür. Her iki ekstrenin sitotoksisitesi, Presto Blue hücre canlılığı testi kullanılarak insan derisi fibroblastlarına ve insan epidermal keratinosit hücre hatlarına karşı değerlendirildi. Keratinositler, test edilen özlere fibroblastlardan daha dirençliydi. Antioksidan aktivite sergileyen konsantrasyonlardaki yaprak ve ağaç kabuğu ekstreleri de keratinosit hücre hattına karşı toksik değildi. Böylece,S. alba özleri, özellikle yaprak özü, kozmetik ürünlerde veya bitkisel ilaçlarda toksik olmayan bir doğal antioksidan ve biyoaktif ikincil metabolitlerin kaynağı olarak umut vaat ediyor.

        Anahtar Kelimeler: polifenolik bileşikler, antioksidan aktivite, sitotoksik aktivite, fibroblast hücre dizisi, keratinosit hücre dizisi
        Git: 1. Giriş

        Son birkaç yılda, sentetik ürünlere alternatif olarak şifalı bitkilerden elde edilen doğal ilaçlara olan ihtiyaçta bir artış görülmüştür [ 1 ]. Bu biyoaktif bileşiklerin bir kısmı, yeni ilaçların geliştirilmesi için başlangıç ​​noktaları olarak hizmet eder [ 2 ]. Klinik çalışmalar, bazı bitkisel ilaçların hastalar tarafından daha iyi tolere edildiğini ve sentetik türevlerden daha az yan etki gösterdiğini göstermiştir [ 3 ].

        Söğüt kabuğu özü binlerce yıldır analjezik, antipiretik ve antiinflamatuar olarak kullanılmaktadır. Kayıtlar, 6000 yıl kadar önce Mezopotamya'da beyaz söğüt kullanıldığını gösteriyor. Hipokrat, ateş, iltihaplanma ve ağrıdan muzdarip hastalar için söğüt kabuğu çiğnemeyi önerdi [ 4 ]. Günümüzde söğüt kabuğu, romatizmal ağrı, sırt ağrısı, diş ağrısı ve adet krampları gibi birçok farklı ağrı türünü tedavi etmek için kullanılmaktadır. Ayrıca, doğal seçici olmayan bir COX-1 ve COX-2 inhibitörü olan salisin varlığından dolayı ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve gribi gidermek için de kullanılır [ 5 ].

        Söğüt kabuğu özleri genellikle salisin için standardize edilmiş olsa da, özlerdeki polifenoller dahil diğer bileşikler de kozmetoloji gibi alanlarda önemli roller oynayabilir [ 6 , 7 ]. Son zamanlarda, farklı damarlı odunsu bitkilerin kabukları, diğerlerinin yanı sıra antioksidan, antienflamatuar ve antitümör özellikleri de dahil olmak üzere geniş biyolojik aktiviteler sergileyen değerli bir biyoaktif bileşik kaynağı olarak kabul edilmektedir. Birçok çalışma, ağaç kabuğu ekstraktlarının geniş biyoaktivite spektrumunun esas olarak (poli)fenolik bileşiklerin varlığı ile bağlantılı olduğunu doğrulamaktadır [ 8 , 9].]. Polifenolik bileşikler, antimutajenik, antikanserojenik ve yaşlanma karşıtı özellikler gösterir; ayrıca reaktif oksijen türlerini [ 10 ] yakalayarak çok güçlü antioksidan özellikler gösterirler ve dolayısıyla biyolojik sistemleri diğerlerinin yanı sıra kansere, ateroskleroza, diyabete, hızlandırılmış yaşlanmaya ve Alzheimer hastalığına neden olabilen oksidatif strese karşı koruyabilirler [ 11 , 12 ].

        Ak söğüt ( Salix alba L.)—Salicaceae, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da doğal olarak bulunan küçük bir ağaçtır. Tür, kuzey yarımkürenin soğuk ve düşük sıcaklıklı bölgelerinde ve çoğunlukla nemli topraklarda nehir kıyılarında yetiştiği Polonya'da yaygındır [ 13 ].

        Üç tür: Salix purpurea , S. daphnoides ve S. fragilis , uyuşturucu söğüt kabuğunun ana kaynaklarıdır - Salicis Cortex ve literatürde yaygın olarak tanımlanmıştır [ 14 ]. Diğer Salix türlerinde bulunan polifenolik bileşiklerle ilgili raporlar eksik ve sınırlıdır. S. alba söğüt türleri dışındaki türlerin kabuklarında ve/veya yapraklarında şimdiye kadar sadece birkaç bileşik rapor edilmiştir , örneğin, S. purpurea , S. daphnoides , S. phylicifolia , S. myrsinites , S. glauca , S. fragilis , S. lapponum, S. borealis ve S. reticulata [ 15 , 16 , 17 , 18 , 19 ]. S. alba'nın kimyasal bileşimi ve biyolojik aktivitesi hakkındaki veriler sınırlıdır [ 6 , 20 , 21 ]. Karl et al. [ 20 ] S. alba'da birkaç flavonoid türevi tespit etti . Zaiter et al. [ 21 ] öğütme ve elemeden sonra elde edilen S. alba kabuğu tozlarının hidrometanol özütlerinden ana bileşiklerin (lipidler, protein, küller, karbonhidratlar) miktarını belirledi . Süleyman et al. [ 6] , Folin–Ciocalteu yöntemiyle S. alba kabuğundan elde edilen etanolik ekstrakttaki toplam fenolik içeriği belirledi ve DPPH tahlili ile radikal temizleme aktivitesi dahil olmak üzere çeşitli biyolojik aktiviteleri tahlil etti.

        Bununla birlikte, beyaz söğüt yaprağı ekstraktının fitokimyasal profili şimdiye kadar araştırılmamıştır. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, S. alba'nın yaprak ve kabuk ekstraktlarının polifenolik profilinin UPLC-PDA-Q/TOF-MS kullanarak kalitatif ve kantitatif bir analizini yapmaktır . Kağıt ayrıca analiz edilen iki özütün biyolojik potansiyellerini karşılaştırır. 1,1-difenil-2-pikrilhidrazil (DPPH) ve 2,2'-azinobis(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit (ABTS) deneylerini kullanarak radikal süpürücü aktivitelerini inceler.Ayrıca, bu çalışmada ayrıca araştırdık. , Presto Blue hücre canlılığı testinde ilk kez, iki ekstraktın iki satır insan derisi hücre hattına (insan derisi fibroblastı ve insan epidermal keratinositleri) karşı sitotoksik aktivitesi.

        Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler

        2.1. Reaktifler ve Standartlar

        TPTZ (2,4,6-tris(2-piridil)-s-triazin), ABTS (2,2′azino-bis(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit), potasyum persülfat, DPPH (2,2-difenil -1 picrylhydrazyl), pH 7.4'te fosfat tampon çözeltisi, FeCb 3, Sigma-Aldrich (Merck. HCI, askorbik asit ve kloroform Poch tarafından temin edilmiştir Darmstadt, Almanya) 'dan temin edildi, pH 3.6, metanol, asetat diretkeni (Avantor , Gliwice, Polonya).

        Formik asit, metanol, 1-kafeoilkinik, 3-kafeoilkinik ve 5-kafeoilkinik asit, Sigma-Aldrich'ten (Steinheim, Almanya) satın alındı. Asetonitril, Merck'ten (Darmstadt, Almanya) satın alındı. İzoramnetin 3- O -rutinoside, izoramnetin 3- O -P-galaktozid, kersetin 3- O -P-galaktozid, kersetin 3- O glukosit, kuersetin 3- O -rutinoside, (+) - kateşin prosiyanidin B2 Extrasynthese (Lyon satın alınmıştır, Fransa). 2.2. Bitki Malzemesi

        Salix alba'nın (L.) kabuğu ve yaprakları Polonya, Lębork'ta (54°32′ K 17°45″ D) toplandı (22 Nisan 2019). Bitki, Rutkowski'ye göre E. Piątczak tarafından tanımlanmıştır [ 22 ]. Kupon örneği, Polonya Łódź Tıp Üniversitesi Biyoloji ve Farmasötik Botanik Departmanında saklandı (No. EP/Sa/2019). Bitki materyali, ışıktan korunarak iki hafta boyunca oda sıcaklığında havayla kurutuldu. 2.3. Ekstraktların Hazırlanması

        Kuru bitki materyali (antioksidan deneyler için 1 gr kullanıldı ve UPLC analizi için 100 mg ağırlıklandırıldı), klorofilin çıkarılması için gece boyunca kloroform ile önceden özümlendi. Filtrasyondan sonra kalan bitki materyali, 40 °C'de bir ultrasonik banyoda 30 dakika boyunca 30 mL metanol/su karışımı 7:3 ( h / h ) ile üç kez özümlendi . Daha sonra karışım bir kağıt filtreden süzüldü, özler birleştirildi ve düşük basınç altında kuruyana kadar buharlaştırıldı. Ekstraktların verimleri şu şekildeydi: %32.8 (yaprak özü) ve %34.6 (kabuk özü). 2.4. Fitokimyasal Profilleme

        UPLC-PDA-Q/TOF-MS Polifenollerin Analizi

        S. alba ekstraktlarındaki polifenoller, bir kütle dedektörü G2 Q-TOF mikro kütle spektrometresi (Waters Corporation, Milford, MA, ABD) ile bir ikili solvent yöneticisine (Waters Corporation, Milford, MA, ABD) sahip bir fotodiyot dizi detektörü ile donatılmış bir ACQUITY Ultra Performance LC sistemi kullanılarak tanımlandı ( Waters, Manchester, UK) negatif modda çalışan bir elektrosprey iyonizasyon (ESI) kaynağı ile donatılmıştır. Bireysel polifenoller, 30 °C'de bir UPLC BEH C18 kolonu (1.7 mm, 2.1 x 100 mm, Waters) kullanılarak ayrıldı. 10 uL'lik bir numune hacmi enjekte edildi ve elüsyon, bir dizi lineer gradyan ve 0.42 mL/dk'lık sabit akış oranları ile 15 dakikada tamamlandı. Mobil faz, solvent A'dan (% 0.1 formik asit, v / v) oluşuyordu.) ve solvent B (%100 asetonitril). Doğrusal gradyan şu şekildeydi: 0.0–1.0 dakika, %99 A, 0.42 mL/dak (izokratik), 1.0–12,0 dakika, %65,0 A, 0.42 mL/dak (doğrusal), 12.0–12.5 dakika, %99 A, 0,42 mL/dak (doğrusal), 12,5–13,5 dakika, %99 A, 0,42 mL/dak (izokratik). Analiz, m / z 100–1500'den tam tarama, verilere bağlı MS taraması kullanılarak gerçekleştirildi . Referans bileşik olarak 500 pg/mL'lik bir konsantrasyonda lösin-enkefalin kullanıldı ve 554.2615 Da'da [MH] − iyonu tespit edildi. [MH] -iyonlar, bir Hamilton pompası kullanılarak LockSpray kanalı aracılığıyla kalıcı olarak verilen ESI-MS doğru kütle deneylerinde gerçekleştirilen 15 dakikalık bir analiz sırasında tespit edildi. Kitle penceresi için kilit kütle düzeltmesi 1000 idi. Kütle spektrometresi negatif iyon modunda çalıştırıldı, taban tepe yoğunluğu (BPI) kromatogramlarına ayarlandı ve saniyede 12.400 sayıma (cps) (%100) ölçeklendirildi. Optimize edilmiş MS koşulları aşağıdaki gibidir: 2500 V'luk kılcal voltaj, 30 V'luk koni voltajı, 100 °C'lik kaynak sıcaklığı, 400 °C'lik desolvasyon sıcaklığı ve 600 L/h'lik desolvasyon gazı (azot) akış hızı.

        Çarpışma kaynaklı parçalanma deneyleri, 0,3 ila 2 V voltaj rampa döngüleri ile, çarpışma gazı olarak argon kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tek bileşenlerin karakterizasyonu, tutma süresi ve doğru moleküler kütlelere dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Her bileşik, parçalanmadan önce ve sonra negatif modda tahmini moleküler kütlesine optimize edildi. UPLC–MS'den elde edilen veriler daha sonra MassLynx 4.0 ChromaLynx Application Manager yazılımına (Waters) girildi.

        Çalışmalar şu dalga boylarında izlendi: 280 nm'de flavan-3-ols ve prosiyanidinler, 320 nm'de fenolik asitler ve 360 ​​nm'de flavonoller. PDA spektrumları, 2 nm'lik adımlarla 200-600 nm dalga boyu aralığında ölçülmüştür. Tutma süreleri ve spektrumlar, otantik standartlarınkiyle karşılaştırıldı.

        Fenolik bileşiklerin miktar tayini, yapı ile ilgili hedef analit/standart (kimyasal yapı veya fonksiyonel grup) ilkesine göre seçilen referans bileşikler kullanılarak harici kalibrasyon eğrileri ile gerçekleştirilmiştir. 3-kafeoilkinik asit için kalibrasyon eğrisi, kafeoilkinik asit türevlerini ölçmek için kullanıldı. Kafeik asit için kalibrasyon eğrisi, kafeoilheksoz türevlerini ölçmek için kullanıldı. Daha sonra 1-kafeoilkinik ve 5-kafeoilkinik asitler kendi standartlarıyla ölçülmüştür. Prosiyanidin B2 için kalibrasyon eğrisi, tüm B tipi prosiyanidinleri ölçmek için kullanıldı. (+)-kateşin ve (-)-epikateşin, (+)-kateşin standardı ile ölçülmüştür. Quercetin rutinoside, 3- O -glucoside ve 3- O kalibrasyon eğrileri-galaktozid, kuersetin türevlerini ölçmek için kullanıldı. İzoramnetin ölçümü için, izoramnetin 3- O -rutinoside ve 3- O glukosit kullanılmıştır.

        Tüm belirlemeler üç kopya halinde yapıldı ( n = 3). 2.5. Antioksidan Aktivite

        2.5.1. ABTS Testi

        Antioksidan aktivite, Re ve arkadaşlarına göre ABTS radikal katyon renk giderme testi kullanılarak belirlendi. [ 23 ] ve Guss ve ark. [ 24] bir Shimadzu UV-1800 UV/Vis spektrofotometre kullanarak. 19.5 mg ABTS (Sigma-Aldrich Sp. z oo, Poznan, Polonya) pH 7.4'te 50 mM fosfat tamponu ve 3.3 mg potasyum persülfat (Sigma-Aldrich Sp. z oo, Poznan, Polonya) ile karıştırılarak bir ABTS stok solüsyonu hazırlandı. . Bu karışım, kullanımdan önce 14 saat oda sıcaklığında karanlıkta tutuldu. ABTS stok solüsyonu, 734 nm'de negatif kontrolün (0.9 ± 0.05) bir absorbansını vermek üzere pH 7.4'te fosfat tamponu ile seyreltildi. Deney, 0.5 mL ABTS çözeltisine 7.5, 10.0, 15.0, 25.0 ve 50.0 µg/mL konsantrasyonlarında her bir söğüt ekstraktından (yapraklardan ve ağaç kabuğundan ayrı ayrı) 0.5 mL eklenerek gerçekleştirildi. Absorbans, 734 nm'de 10 dakika sonra ölçüldü. Sonuçlar EC 50 olarak ifade edildi, maksimum süpürme aktivitesinin %50'sinin kaydedildiği numunenin konsantrasyonu (µg kuru ekstrakt/mL cinsinden). Antioksidan standart olarak askorbik asit kullanılmıştır.

        2.5.2. DPPH Testi

        Numunelerin radikal süpürme aktivitesi, yokluğunda veya varlığında karanlıkta 30 dakika süreyle inkübe edilen radikal DPPH'nin (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil) 517 nm metanolik solüsyonunda absorbans azalması izlenerek spektrofotometri ile değerlendirildi. bitki özleri [ 25 , 26 ]. DPPH solüsyonu, 517 nm'de negatif kontrolün (0.9 ± 0.05) bir absorbansını vermek üzere metanol/su karışımı 7:3 ( h / h ) ile seyreltildi . Deneyler, 0.5 mL DPPH çözeltisine 1.0, 5.0, 10.0, 15.0, 20.0, 25.0, 50.0, 100.0 (ug/mL) konsantrasyonlarında her bitki özünden 0.5 mL eklenerek gerçekleştirildi. DPPH'nin başlangıç ​​konsantrasyonunu %50 (EC 50 ) azaltmak için gerekli olan ekstrakt konsantrasyonu (µg kuru ekstrakt/mL).) deneysel koşullar altında hesaplanmıştır. Askorbik asit pozitif kontrol olarak kullanıldı. 2.6. Sitotoksik Aktivite

        2.6.1. Hücre Çizgileri ve Kültür Ortamı

        Sitotoksisite, iki insan hücre hattına karşı ölçüldü: 1BR.3.N (insan derisi fibroblastları, ECACC, Co. 90020508) ve insan epidermal keratinositleri, neonatal hücreler (Millipore, co. SCCE020).

        İnsan derisi fibroblast (1BR.3.N) hücreleri, 2 mM glutamin, %1 esansiyel olmayan amino asitler (NEAA), %10 fetal sığır serumu (FBS), %1 antibiyotik-antimikotik ile desteklenmiş EMEM (EBSS) kültür ortamında tutuldu. .

        İnsan epidermal keratinositleri, 6 mM L-glutamin, %0.40 EpiFactor P, 1.0 μM epinefrin, 0.5 ng/mL TGF-a, 100 ng/mL hidrokortizon hemisüksinat, 5 μg/mL içeren EpiGRO™ insan epidermal keratinosit tam ortamında kültürlendi. insülin ve apo-transferrin.

        Hücreler 37 ° C'de kültürlendi ° bir C,% 5 CO nemlendirilmiş 2 inkübatör.

        2.6.2. Sitotoksik Aktivite Testi

        S. alba yaprağı ve kabuğu ekstresi, 1BR.3.N ve insan epidermal keratinositlerine, Neonatal hücrelere karşı in vitro sitotoksisite için üreticinin talimatlarına göre Presto Blue hücre canlılık testi [ 27 ] ile test edildi .

        Bitki özlerinin stok solüsyonu (1 mg/mL) bir metanol/su karışımı (7:3 v / v ) içinde çözüldü . Stok çözeltilerin son dilüsyonu kültür ortamında yapıldı. Hücreler ayrıca araç kontrolü (yani, özütler olmaksızın 7:3'lük bir metanol/su çözeltisi karışımının eşdeğer miktarları) ile işlendi.

        Keratinositler ve fibroblastlar, 10 bir yoğunlukta tam bir ortamda 96 oyuklu plakalara tohumlandı 4 de / hücreleri. Tohumlamadan yirmi dört saat sonra hücreler, farklı konsantrasyonlarda bitki özütleri (5 ila 200 μg/mL) veya tam ortam (keratinositler için) veya FBS'siz ortam (fibroblastlar için) araç kontrolü ile işleme tabi tutuldu. 24 saatlik inkübasyondan sonra sitotoksisite, bir VICTOR™ ×4 Multilabel Plate Reader (Perkin Elmer, London, UK) üzerinde Presto Blue hücre canlılığı testi kullanılarak değerlendirildi. IC 50 ekstrakt konsantrasyonu hücre büyüme inhibisyonu% 50 sergiledi araçları değerleri, GraphPad Prism 5.01 yazılımı aracı kullanılarak hesaplanmıştır. 2.7. İstatistiksel analiz

        Her deney üç kopya halinde yapıldı ve en az üç kez tekrarlandı. Tüm veriler ortalama ± standart sapma (SD) olarak sunulmuştur. AK 50 değerleri (antioksidan aktivite) Microsoft Excel yazılımı kullanılarak hesaplandı. IC 50 değerleri (sitotoksik aktivite) GraphPad Prism 5.01 yazılımı aracı kullanılarak hesaplanmıştır.

        Her iki ekstrakt arasındaki istatistiksel anlamlılık, parametrik olmayan, dağılımı olmayan bir Mann-Whitney U-testi veya Kruskal-Wallis testi kullanılarak belirlendi. Ortalamalar arasındaki farklar , her iki test için p ≤ 0.05'te anlamlı kabul edildi . Tüm istatistiksel analizler, Statistica yazılımı (sürüm 13.1, 2016, STATSoft, Cracow, Polonya) kullanılarak hesaplandı.

        Git: 3. Sonuçlar ve tartışma

        3.1. Fitokimyasal Profilleme

        3.1.1. Salix alba Ekstraktlarında Fenoliklerin Tanımlanması

        Bu çalışmada, S. alba yapraklarının ve kabuğunun hidrometanol özütlerinin fitokimyasal profili UPLC-PDA-Q/TOF-MS kullanılarak analiz edildi. Niteliksel ve niceliksel analizlerin sonuçları aşağıda özetlenmiştir:tablo 1 ve Şekil 1, şekil 2 ve Figür 3.
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı biomolecules-10-01391-g001.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        Şekil 1
        340 nm S. alba yaprağında 2.00 ila 12.00 dakikalık LC-DAD kromatogramı segmenti . Tepe numarası kimlikleri şurada görüntülenir:tablo 1.

        Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı biomolecules-10-01391-g002.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        şekil 2
        280 nm S. alba kabuğunda 2.00 ila 11.50 dakikalık LC-DAD kromatogramını segmentlere ayırın. Tepe numarası kimlikleri şurada görüntülenir:tablo 1.

        Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı biomolecules-10-01391-g003.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        Figür 3
        İçindekiler (mg/100 g DW) S. alba'nın yaprak ve kabuğunun hidrometanol özütlerindeki fenolik bileşiklerin ± SD'si. Kruskal-Wallis testinde aynı harfe sahip ortalamalar p ≤ 0.05'te istatistiksel olarak farklı değildir . tablo 1

        UPLC-PDA-Q/TOF-MS ile Salix alba hidrometanol yaprak ve ağaç kabuğu ekstrelerinde (mg/100 g DW) karakteristik iyonlar ve fenolik bileşikler içeriği .
        Fenolik Asitler
        1 2.51 324 341 179 kafeoilheksoz I 2,98 ± 0,07 57,71 ± 0,09 *
        2 2.72 324 341 179 kafeoilheksoz II nd 24.71 ± 0.10 *
        3 2.76 320 487 308/179 Kafeoil heksoz-deoksiheksosit I nd 140,00 ± 0,22 *
        5 3.26 320 487 308/179 Kafeoil heksoz-deoksiheksosit II 875.32 ± 1.18 * nd
        9 4.04 324 353 191/179 1- O -Kafeoilkinik asit b 117,43 ± 0,88 * nd
        11 4.12 324 353 191/179 3- O -Kafeoilkinik asit b 386.31 ± 1.26 41,96 ± 2,53 *
        13 4.17 324 341 179 kafeoilheksoz III nd 240,49 ± 0,46 *
        15 4.24 325 707 353/191/179 Kafeoilkinik asit dimer I 60,63 ± 1,83 * nd
        21 4.77 325 707 353/191/179 Kafeoilkinik asit dimer II 10.11 ± 0.75 * nd
        24 5.14 324 353 191 5- O -Kafeoilkinik asit b 37,85 ± 0,59 * nd
        Toplam 1490.63 ± 2.86 Toplam 504,87 ± 2,58 *
        Flavanoller ve Prosiyanidinler
        4 3.12 280 593 407/289 (Epi)kateşin-(Epi)gallocatechin I nd 130.67 ± 1.16 *
        6 3.45 280 593 407/289 (Epi)kateşin-(Epi)gallokateşin II nd 10.09 ± 0.19 *
        7 3.69 280 593 407/289 (Epi)kateşin-(Epi)gallokateşin III nd 59.79 ± 5.79 *
        8 3.87 279 881 407/289 A-type procyanidin dimer digallate n.d. 48.66 ± 0.50 *
        10 4.09 280 577 407/289 A-type procyanidin dimer b I n.d. 224.33 ± 1.58 *
        12 4.16 281 577 407/289 A-type procyanidin dimer b II 241.31 ± 1.03 22.33 ± 0.57 *
        14 4.20 280 577 289 A-type procyanidin dimer b III n.d. 9.22 ± 0.90 *
        16 4.30 277 865 577/287 B-type procyanidin trimer I 241.43 ± 1.16 22.90 ± 0.46 *
        17 4.39 277 865 577/289 A-type procyanidin trimer I n.d. 25.87 ± 0.18 *
        18 4.48 281 577 407/289 A-type procyanidin dimer b IV n.d. 14.27 ± 5.63 *
        19 4.55 280 289 (+)-Catechin n.d 63.79 ± 2.60 *
        20 4.74 280 289 245 (−)-Epicatechin b n.d. 176.49 ± 14.02 *
        22 5.08 281 305 221/179 Epigallocatechin b I 319.52 ± 1.62 * n.d.
        23 5.12 279 1169 865/577/289 A-type procyanidin trimer digallate n.d. 99.25 ± 0.04 *
        25 5.30 277 865 577/289 A-type procyanidin trimer II n.d. 15.07 ± 0.08 *
        26 5.45 277 865 577/287 B-type procyanidin trimer II n.d. 40.79 ± 1.01 *
        27 5.64 280 865 577/287 B-type procyanidin trimer III 124.37 ± 9.44 * n.d.
        28 5.75 280 305 221/219/179 Epigallocatechin b II 324.69 ± 0.88 * n.d.
        29 6.07 281 1153 865/577/287 B-type procyanidin tetramer I n.d. 25.54 ± 0.04 *
        30 6.10 277 865 577/287 B-type procyanidin trimer IV 246.46 ± 1.69 * n.d.
        31 6.20 281 1154 577/287 B-type procyanidin tetramer II n.d. 56.07 ± 1.51 *
        33 6.45 280 577 289 A-type procyanidin dimer b V n.d. 198.24 ± 0.06 *
        34 6.47 281 1441 864/575/287 B-type procyanidin pentamer 118.11 ± 0.13 * n.d.
        36 6.79 279 575 287 B-type procyanidin dimer b I 395.23 ± 0.73 * n.d.
        38 7.14 280 465 289 (Epi)catechin methyl-hexoside I n.d. 68.55 ± 1.12 *
        41 7.28 280 465 289 (Epi)catechin methyl-hexoside II n.d. 56.78 ± 0.99 *
        43 7.60 280 1152 863/577/289 A-type procyanidin tetramer n.d 33.45 ± 0.11 *
        45 8.08 280 577 407/289 A-type procyanidin dimer b VI n.d. 94.91 ± 0.08 *
        47 8.17 280 865 577/289 A-type procyanidin trimer III n.d. 103.61 ± 0.10 *
        49 8.68 280 465 289 (Epi)catechin methyl-hexoside III n.d. 96.21 ± 1.10 *
        50 9.56 280 465 289 (Epi)catechin methyl-hexoside IV n.d. 28.52 ± 0.07 *
        56 11.09 280 893 603/289 (Epi)catechin-ethyl trimer n.d. 70.45 ± 0.9 *
        Sum 2011.12 ± 9.92 Sum 1795.85 ± 16.78
        Flavonols
        32 6.39 350 609 301 Quercetin 3-O-rutinoside b 92.91 ± 2.05 * n.d.
        35 6.62 340 447 301 Quercetin methyl-pentoside 9.11 ± 0.39 * n.d.
        37 7.13 340 651 446/301 Quercetin acylated-deoxyhexoside I 166.51 ± 1.79 * n.d.
        39 7.18 340 651 447/301 Quercetin acylated-deoxyhexoside II 148.93 ± 1.02 * n.d.
        40 7.22 351 623 315 Isorhamnetin 3-O-rutinoside b 459.80 ± 5.61 * n.d.
        42 7.54 355 463 301 Quercetin 3-O-galactoside b 59.27 ± 0.24 * n.d.
        44 7.70 355 463 301 Quercetin 3-O-glucoside b 98.43 ± 1.88 * n.d.
        46 8.14 340 505 301 Quercetin-acylated-hexoside I 180.03 ± 0.99 * n.d.
        48 8.43 340 505 463/301 Quercetin-acylated-hexoside II 413.14 ± 11.86 * n.d.
        51 9.69 355 463 301 Quercetin 3-O-hexoside n.d. 10.47 ± 0.06 *
        52 9.80 353 519 314/299 Isorhamnetin-acylated-hexoside I 4.65 ± 0.12 * n.d.
        53 10.20 350 477 314 Isoramnetin 3-O-galactoside b 145.89 ± 2.11 * n.d.
        54 10.27 350 423 287 Kaempferol pentoside n.d. 6.58 ± 0.09 *
        55 10.63 350 519 314/299 Isorhamnetin acylated-hexoside II 32.62 ± 0.88 * n.d.
        57 11.24 353 519 314/299 Isorhamnetin-acylated-hexoside III 234.36 ± 4.29 * n.d.
        58 11.33 346 447 287 Kaempferol 3-O-galactoside b n.d. 12.54 ± 0.07 *
        59 11.63 353 519 314/299 Isorhamnetin-acylated-hexoside IV 28.56 ± 1.18 * n.d.
        Sum2074.21 ± 14.50 Sum29.59 ± 0.13 *
        Sum of phenolic compounds 5575.96 ± 17.80 2330.31 ± 16.98 *
        Ayrı bir pencerede aç
        a Deneysel veriler; b İlgili özgün standartlar kullanılarak tanımlanmış; c Değerler ortalama ± standart sapmadır (SD) n = 3. Mann–Whitney U-testinde satırlar içinde yıldız işareti (*) ile gösterilen ortalamalar p ≤ 0.05'te farklıdır . Fenolik asitler, flavanoller, prosiyanidinler, flavonoller ve flavanonların miktarları 3- O- kafeoilkinik asit (kafeoilkinik asit türevleri), kafeik asit (kafeik asit türevleri), (+)-kateşin ((+)-kateşin ve (-)'ye dönüştürülmüştür. )-epikateşin), epi)kateşin metil-heksosit, (epi)kateşin-etil trimer), prosiyanidin B2 (B-tipi polimerik prosiyanidinler), prosiyanidin A2 (A-tipi polimerik prosiyanidinler), kersetin 3- OP-galaktozid (kersetin türevleri), kaempferol 3- O -P-galaktozid (kaempferol türevleri), izoramnetin 3- O glukosit (türevleri izoramnetin) hesperidin (hesperetin türevleri). Epigallocatechin ve quercetin 3- O- rutinosid, ilgili özgün standartlar temelinde dönüştürülmüştür.

        Yaprak ekstrelerinde 29, ağaç kabuğu ekstrelerinde 35 fenolik bileşik tespit edildi. Bunlar fenolik asitler, flavanoller, prosiyanidinler ve flavonollerin türevlerini içeriyordu.

        Fenolik Asit Türevleri

        S. alba yaprak özütünde yedi kafeik asit türevi (tepe noktaları 1 , 5, 9, 11, 15, 21 ve 24 ) ve kabuk özütünde beş (zirveler 1–3 , 11 ve 13 ) tespit edildi. Bunlar arasında kafeik asit heksozları, kafeoil heksoz-deoksiheksositler, kafeoilkinik asit izomerleri ve dimerleri belirlendi. Yapraklarda bulunan üç izomerik bileşik, yani. 1- O- kafeoilkinik asit, 3- O- kafeoilkinik asit (neoklorojenik asit) ve 5- O- kafeoilkinik asit (klorojenik asit), pikler 9 , 11 ve 24 (t r = 4.04, 4.12 ve 5.14 dk), otantik standartlarla karşılaştırılarak tanımlandı (tablo 1). Bir pseudomoleküler sergilemiştir [MH] - iyonlar m / z 353 ve parçalanma iyonları m / z 191 ve m / z sırasıyla kinik asit ve kafeik asit kalıntılarına karşılık gelen 179,. Bahsedilen türevlerden biri, yani 3- O- kafeoilkinik asit, pik 11 (t r = 4.12), kabukta da mevcuttu.

        Diğer türevler, iki izomerik kafeoilkinik asit dimeri, sadece yapraklarda tanımlandı. Bileşikler 15 ve 21 (t r = 4.24 ve 4.77 dak) bir pseudomoleküler ile temsil edilmiştir, [MH] - iyonlar m / z 707 de parçalanma iyonlarının bulunması, m / z bağlı kafeoilkinik asit kaybına 353 (-353 u ) dimerik yapılarını doğruladı.

        Kafeoilkinik asit türevleri (1 ve / veya 3-, 4-, 5-caffeoylquinnic asit) daha önce tomurcuk ekstreleri tespit edilmiştir Salix pyrolifolia [ 28 , örneğin] ve diğer türlerin yapraklarda Morus alba, Morus rubra [ 29 ], Salvia verticillata [ 30 ], Gultheria procumbens [ 31 ], Sorbus domestica [ 32 ].

        Hem kabukta hem de yapraklarda kafeik asit heksozları tespit edildi. Bileşikler 1 , 2 ve 13 (t r = 2.51, 2.72 ve 4.17 dak) kabuk ve bileşik bulunan 1 (t r vardı = 2.51 dakika) yapraklarda saptanmıştır ana pseudomoleküler iyonlar, [MH] - de m / z 341 ve heksoz kalıntılarının (162 u) kaybına karşılık gelen m / z 179'da parçalanma iyonları .

        Kafeoil heksoz-deoksiheksositler olarak tanımlanan Bileşikler 3 (t r = 2.76 dak) ve 5 (t r = 3.26 dak) sırasıyla hem özlerde, hem ağaç kabuğunda hem de yapraklarda saptandı. Bunlar pseudomoleküler iyonlar, [MH] sergilemiştir - en m / z 487. fragmentasyon örneği iyonları gösterdi m / z 308 [MH-179] - ve en m / z 179 [MH-162-146]. Birincisi, kafeik asit aglikonunun (179 u) kaybıyla elde edildi. Bileşiğin kalıntı kısmı, bir heksoz kalıntısından (162 u) ve bir deoksiheksosit kalıntısından (146 u) oluşuyordu.

        Flavanoller ve Prosiyanidinler

        S. alba kabuğu ekstresinde flavanoller ve prosiyanidinler grubundan yirmi altı bileşik bulundu . Bu bileşikler temel olarak A-tipi ve B-tipi prosiyanidinler (dimerler, trimerler ve tetramerler) ve bunların digallatları gibi (epi)kateşin türevlerini; (epi)kateşin-(epi)gallokateşinler veya (epi)kateşin metil-heksositler. İki epigallokatekin, A tipi prosiyanidin dimer ve beş B tipi prosiyanidin (bir dimer, üç trimer ve bir pentamer) içeren yapraklarda bu türev grubundan çok daha az bileşik bulundu.

        Serbest (+)-kateşin ve (-)-epikateşin sadece kabuk özünde mevcuttu. Pikleri 19 ve 20 (t r = 4.55 ve 4.74 dak), pesudomolecular iyonları [MH] ile tespit edilmiştir - de m / z 289. İki epigallocatechins, tepe 22 (t r = 5.08) ve 28 içinde ihtiva edilen (tr = 5.75), yapraklar ana iyonu, [MH] vardı - en m / z (epi) kateşin- (epi) gallocatechins, yani tepe 305. üç izomerleri 4 , 6 ve 7 (t r= 3.12, 3.45 ve 3.69 dk) sadece kabukta mevcuttu; bunlar pseudomoleküler iyonlar tarafından tanımlanmıştır [MH] - de m / z 593 ve parçalanma iyonları m / z (epi) kateşin atfedilen 289. (+)-Catechin ve (-)-epicatechin bir dizi meyve, fasulye ve çikolatada bulunur [ 33 ]. Bileşikler ayrıca S. alba , S. subserrata , S. fragilis , S. daphnoides , S. caprea , S. cinerea [ 19 ] dahil olmak üzere çeşitli Salix türlerinin [ 15 ] yaprak özütlerinde yaygın olarak dağıtılmıştır., 34 ]. Kateşin ayrıca S. aegyptiaca yapraklarının [ 35 ] ve S. pyrolifolia tomurcuklarının [ 28 ] su özütlerinde baskın bir bileşikti .

        B-tipi prosiyanidinler (dimer, trimerler, tetramerler ve pentamer) hem kabukta hem de yapraklarda tespit edildi. B-tipi prosiyanidin dimer ( t r = 6,79'un 36 zirvesi ), trimerler ( t r = 4,30, 5,45, 5,64 ve 6,10 dakikanın 16, 26, 27 ve 30 pikleri), tetramerler ( tr = 6,07'nin 29 ve 31 pikleri) ve 6.20 dakika) ve pentamer ( t r = 6.47 dakikanın tepe 34'ü ), m / z 575 (dimer), m / z 865 (trimerler), m / z 1153 (tetramerler) ve m'de psödomoleküler iyonlar gösterdi./ z 1441 (pentamer), sırasıyla. Bu beş B-tipi prosiyanidinlerin her biri , kateşin monomeri ve onun çoklu için tipik olan m / z 287'de parçalanma iyonu ile temsil edildi .

        Kabukta ve yapraklarda çok sayıda izomerik A tipi prosiyanidin dimeri ( sırasıyla t r = 4.09, 4.16, 4.20, 4.48, 6.45 ve 8.08 dk'nın 10 , 12 , 14 , 18 , 33 ve 45 pikleri ) m'de iyonlar gösterdi. / z 577 ve 289; trimerleri (tepe noktaları 17 , 25 ve 47 t r = 4.39, 5.30 ve 8.17 dak) m / z 865, 577 ve 289 ve tetramer (tepe 43 t r en = 7.60 dakika) m / z 1152, 863, 577 ve 289. Belirtilen tüm bu tepe değerleri, 287'ye eşit olan monomerik (epi)kateşinin kütlesinin bir çarpım faktörüydü.

        Proantosiyanidinler, bitkilerde, örneğin meyvelerde (elma, üzüm, kızılcık), kırmızı şarapta, tarçında ve alıç çiçeklerinde yaygın olarak bulunan flavan-3-ollerin oligomerleri veya polimerleridir [ 36 ]. Metabolitler, antihipertansif, antioksidatif ve anti-inflamatuar özellikler dahil olmak üzere çeşitli biyolojik aktiviteler sergiler [ 15 ]. Proantosiyanidin dimerleri B1 ve B2'nin anti-inflamatuar etkisinin olası mekanizması, nükleer faktör-kappa B'nin (NF-KB) transkripsiyonunun inhibisyonu ile bağlantılı olabilir [ 37]. Bu çalışmada beyaz söğüt yapraklarında tanımlanan B tipi prosiyanidin, kateşin ve/veya epikateşin birimlerinden oluşan proantosiyanidinlerdir. Daha önce, S. alba kabuğu özleri de dahil olmak üzere üç söğüt türünün yapraklarında prosiyanidinlerin (oligomerler ve polimerler) (B ve C tipi) varlığı doğrulanmıştır [ 19 , 21 , 38 ]. Diğer türler arasında, birkaç prosiyanidin A ve B tipi türevler, Gultheria procumbens yaprak ekstraktlarında [ 39 ] ve Sorbus demestica yaprak ekstraktında altı farklı dimer ve üç farklı B tipi prosiyanidin trimer tanımlanmıştır [ 32 ].

        Pikleri 38 , 41 , 49 ve 50 (t r = 7.14, 7.28, 8.68 ve 9.56 dak), sadece kabuk tespit (epi) kateşin metil-hexosides olarak tanımlandı. Bunlar en parçalanma iyonları gösterdi m / z (epi) kateçin aglikon metil-hexoside bir kaybından kaynaklanan karşılık gelen, 289 [MH-176] - bir pseudomoleküler iyonundan parçası m / z 465 [MH] - .

        A-tipi prosiyanidin dimer digallat (pik 8 , t r = 3.87 dak) ve prosiyanidin trimer digallat (pik 23 , t r = 5.12 dak) sırasıyla m / z 881 ve 1169'da psödomoleküler iyonlar gösterdi . Her bileşik , epikateşin'e atanan m / z 289'da parçalanma iyonları gösterdi . Trimerik bileşik (zirve parçalanma motifleri 23 de) m / z 289, 577 ve 865, sırasıyla, monomerik, dimerik ve trimerik epikateşin varlığını ve bir ana pseudomoleküler iyonundan digallat kalıntısının kaybı (304 u) teyit m / z 1169.

        Söğüt kabuğunda bulunan son bileşik-(epi)catechin-etil trimer (tepe 56 , t r = 11.09 dak) ile m / z 893'te ana iyon ve m / z 603 ve 289'da parçalanma iyonları , bileşiğin parçalandığını ortaya çıkardı. bir (epi)kateşin-etil (317 u) parçası ve iki (epi)kateşin (289 u) halinde.

        flavonoller

        S. alba kabuğu ekstraktı sadece üç türevleri dahil olmak üzere bir bileşikler ihmal edilebilir bir miktarının, vardı yaprağı özütü, flavonol türevleri özellikle zengindi.

        Yaprak ekstraktlarında on dört flavonol tespit edildi: sekiz kuersetin türevi (pikler 32 , 35 , 37 , 39 , 42 , 44 , 46 ve 48 ) ve altı izorhamnetin türevi (pikler 40 , 52, 53, 55, 57 ve 59 ) (tablo 1). Hiçbiri ağaç kabuğu özünde bulunmadı.

        Kuersetin türevleri, kuersetin 3- O- rutinosit (rutin), -3- O -galaktozit , -3- O -glukozit, metil-pentosit ve -asilatlanmış-heksositler ile temsil edildi. Türevlerin her biri, m / z 301'de tipik kuersetin fragmanını gösterdi. Pik 32 (t r = 6.39 dakika), kuersetin 3- O- rutinosid (rutin) olarak tanımlandı. Rutin , m / z 609'da bir psödomoleküler iyon [MH] - ve bir rutinosid kalıntısının [MH-308] kaybıyla elde edilen m / z 301'de bir parçalanma iyonu sergiledi -. Bileşik yaygın olarak çeşitli taksonlardan bitkilerde bulunur, örneğin Salvia verticillata [ 30 ], Gultheria procumbens [ 31 ] ve Morus alba [ 29 ] ve beyaz söğüt yapraklarında [ 20 ].

        Pikleri 42 ve 44 (t r = 7.54 ve 7.70 dak) tahsis etmek kersetin -3- O -P-galaktozid ve kuersetin -3- O glukosit had ana iyonları m / z bir hexoside kısmının kaybı ile ilişkilendirilen 463 ve parçalanma iyonları (−162 u) m / z'de 301 [MH-heksoside] − . Bahsedilen kersetin glikozitlerinin her ikisi de daha önce altı farklı kuzey söğüt türünden [ 18 ] elde edilen yaprak özütlerinde ve ayrıca Salix pyrolifolia'nın tomurcuklarında [ 28 ] tespit edilmiştir. Quercetin -3- O-glukozit, başka bir kuersetin türevi olan kuersetin7′,3-dimetileter 3- O -glukozit ile birlikte S. alba'nın yapraklarında daha önce tespit edilmiştir [ 20 ]. Quercetin -3- O -glucoside, diğer birkaç quercetin ve kaempferol glikozit ile birlikte Morus alba , M. rubra , Gultheria procumbens'in yapraklarında da tanımlanmıştır [ 29 , 31 ].

        Diğer kersetin türevleri, izomerik asile-hexosides, tepe noktaları 37 , 39 , 46 , 48 (t r = 7.13, 7.18, 8.14, 8.43 dakika) ve metil-pentoside, tepe 35 (t r = 6.62 dk), tipik vardı kersetin iyon parçası en m / z 301 ve ana iyon [MH] - de m / z 651, 651, sırasıyla 505, 505, ve 447,. İki kersetin-açillenmiş-deoxyhexosides (tepe noktaları 37 ve 39 ) ana iyonu m / z 651 de parçalanma iyonlarını vermiştir m /z 446 ve 301, bileşiklerin başlangıçta bir asetil grubu (-162 u ve −42 u) ile birlikte bir miktar heksosit kalıntısını ve ardından bir deoksiheksosit kalıntısını, örn., ramnoz parçası (-146 u) kaybettiğini ileri sürer. İki kuersetin-açillenmiş-heksosit (pikler 46 ve 48 ), m / z 505'te psödomoleküler iyonlara ve m / z 301'de parçalanma iyonlarına sahipti ve bunlardan biri ayrıca m / z 463'te bir iyona sahipti , bu da her iki bileşiğin de asetil grubunu kaybettiğini ortaya çıkardı ( −42 u) ve bir miktar heksozit parçası (−162 u). Son kuersetin türevi, metil-pentosit (en yüksek 35 ), m / z'de iyonlar verdi.447 ve 301'de, bu da metil-pentosit kalıntısının (-146 u) kaybını doğruladı.

        İzorhamnetin türevleri, -3- O- rutinoside, pik 40 (t r = 7.22 dak); -3- O- galaktozit, tepe 53 (t r = 10.20 dak); ve –asilatlanmış-heksositler, tepe noktaları 52 , 55 , 57 , 59 (t r = 9.80, 10.63, 11.24, 11.63 dk), 623, 477 ve 519'da [ MH] − m / z [477 + 42 (asetil sırasıyla –C(O)CH 3 )] grubu . Bunların hepsi tipik izoramnetin (ya da deprotone izoramnetin) de fragmanını sahip m / z 315 (ya da m/ z 314) heksozit kalıntılarının, yani rutinozit (−308 u), -galaktozit (−162 u) ve –asilatlanmış-heksositler (−204 u [−162 u ve −42 u]), isorhamnetin glikozitler. Ek olarak, -asilatlanmış-heksosit türevleri , demetile edilmiş izorhamnetine karşılık gelen m / z 299'da bir parçaya sahiptir. Isorhamnetin türevleri genellikle çeşitli söğüt türlerinin yapraklarında bulunurdu. Isorhamnetin-3- O -glucoside ve isorhamnetin-3- O - rutinoside daha önce S. alba'nın yapraklarında tespit edilmiştir [ 20 ]. Isorhamnetin-3- O - glucoside daha önce altı Salix yaprağının ekstraktlarında bulunmuştur.Finlandiya Laponyası'nda [ 18 ] ve S. viminalis'in [ 40 ] yapraklarında yetişen türler . S. pyrolifolia'nın tomurcuklarında farklı bir isorhamnetin türevi (isorhamnetin-3- O - rhamnoside) de tanımlanmıştır [ 28 ].

        Kabuk ekstraktındaki flavonollerin içeriğine gelince, sadece üç türev tespit edildi, yani quercetin 3- O- heksosit, kaempferol pentosit ve kaempferol 3- O- galaktozit .

        Kersetin 3- O -hexoside, tepe 51 (t r = 9.69 dk), en tipik kersetin iyon fragmanı vardı m / z ana iyonun [MH] + Bir hexoside parçasının bir bölünme (162 u) ile elde edilen 301 - de m / z 463.

        İki kaempferol türevi, 54 ve 58 pikleri (t r = 10.27 ve 11.33 dak) , sırasıyla m / z 423 ve 447'de psödomoleküler iyonlar [MH] - sergiledi . m / z 287'deki parçalanma iyonları , bahsedilen türevlerde karakteristik bir protonlanmış kaempferolün varlığını ve ana iyonlardan sırasıyla bir pentosit (-132 u) ve galaktozit (-162 u) kısımlarının bölünmesini doğruladı.

        3.1.2. S. alba Yaprağı ve Kabuk Ekstraktlarının Kantitatif Analizi

        S. alba yapraklarının ve kabuğunun kuru ekstraktlarının kantitatif analizi, fenolik asitler, flavanoller ve prosiyanidinler gibi polifenolik bileşiklerin ve flavonollerin varlığı için yapılmıştır.tablo 1; Figür 3). Analizler, seçilen referans bileşikler kullanılarak harici kalibrasyon eğrilerine dayalı olarak gerçekleştirilmiştir (Malzemeler ve Yöntemler: Bölüm 2.4 ). Tek tek maddelerin konsantrasyonu mg/100 g DW olarak ifade edildi.

        İki özütün farklı fenolik bileşik içerikleri vardı. S. alba yaprak özütü, kabuk özünden daha zengin bir toplam aktif fenolik içerik kaynağıydı: yapraklarda 5575.96 mg/100 g DW, kabukta 2330.31 mg/100 g DW, yani %58.2 daha yüksek içerik.

        Flavonol içeriği, yapraklarda kabuktan %98,5'e kadar daha yüksekti, kabukta sadece eser miktarlar vardı. Benzer şekilde, yapraklar da kabuktan %66 daha fazla fenolik asit içeriyordu. Toplam flavanol ve prosiyanidin içeriği de yapraklarda kabuktan %11 daha yüksekti.

        Yapraklarda, flavonollerin sayısı, 2011.12 mg/100 g DW'ye eşit olan flavanoller ve prosiyanidinlerin içeriğine benzer şekilde 2074.21 mg/100 g DW idi. Flavonoller arasında kersetin türevleri %56.3'ü (1168.33 mg/100 g DW); kalan %43.7'si isorhamnetin türevlerinden (905.88 mg/100 g DW) oluşuyordu. Fenolik asitler bu ekstraktın önemli bir miktarını oluşturdu ve 1490.63 mg/100 g DW'ye eşitti.

        Kabukta, flavanoller ve prosiyanidinler, dikkate alınan tüm fenolik bileşiklerin %77,1'ini (1795,85 mg/100 g DW) oluşturuyordu. Fenolik asit içeriği, yapraklardan yaklaşık 3.5 kat daha düşük (504.87 mg/100 g DW) idi. Kabuktaki flavonol içeriği önemsizdi (29.59 mg/100 g DW) (tablo 1). 3.2. Antioksidan Aktivite

        Hidrometanollü yaprak ve ağaç kabuğu ekstrelerinin antioksidan aktivitesi, DPPH ve ABTS - radikal süpürme deneyleri ile belirlendi (Tablo 2). Tablo 2

        S. alba hidrometanollü yaprak ve ağaç kabuğu ekstrelerinin DPPH ve ABTS deneylerinde in vitro antioksidan aktiviteleri .
        Havlamak 13,51 ± 0,2 bir 21,50 ± 0,32 bir
        Yaprak 28,23 ± 0,6 b 65,41 ± 0,27 b
        Askorbik asit
        (antioksidan standardı)
        28,88± 0,21 b 65,43± 0,22 b
        Sütunlarda aynı harfin olduğu ortalamalar Kruskal-Wallis testine göre anlamlı farklılık göstermemektedir ( p ≤ 0.05). Değerler, altı kopyanın ortalamasıdır ± SD; * EC 50 , maksimum radikal süpürme aktivitesinin %50'sini gösteren numune konsantrasyonu (μg/mL).

        S. alba'nın kabuk özü , yaprak özünden daha güçlü antioksidan aktivite (DPPH'de %48 ve ABTS'de %33) sergiledi. Bununla birlikte, yaprak özü aktivitesi de çok güçlüydü ve doğal referans antioksidana benzerdi ( p ≤ 0.05'te): askorbik asit ( DPPH testinde EC 50 = 28 μg/mL ve ABTS testinde 65 μg/mL) (Tablo 2). Kabuğu ekstraktı gösterdi düşük EC 50 değerlerini (EC 50 = 13.5 ug / ml DPPH denemesinde ve ABTS analizi 21.5 ug / mL), askorbik asit daha güçlü antioksidan etkinliği gösteren bir referans standardına göre. S. alba kabuğu ekstresindeki antioksidan aktivitenin önceki bir DPPH ölçümü, biraz daha düşük aktivite gösterdi (EC 50 = 19.1 μg/mL) [ 41 ]. Başka bir çalışma, toz haline getirilmiş ağaç kabuğu ekstresinin granülometri sınıflarına bağlı olarak DPPH (58-65 μg/mL) ve ABTS (47-53 μg/mL) testlerinde daha da düşük antioksidan aktivite bildirmiştir [ 21 ]. Diğer Salix türleri arasında S. atrocinerea ve S. viminaliskabuk özleri , bu çalışmada olduğu gibi DPPH testinde ( sırasıyla EC 50 = 10.98 ve 14.06 μg/mL) benzer aktiviteler sergiledi . Öte yandan, S. fragilis'in kabuk özütü daha düşük aktivite gösterdi (EC 50 = 23.62 μg/mL) [ 42 ]. ABTS testinin sonuçları, S. purpurea kabukları (EC 50 = 20 μg/mL) dahil olmak üzere diğer söğüt türleri için daha önce elde edilenlerle karşılaştırılabilir [ 43 ].

        Bizim makalemiz, beyaz söğüt yaprağı ekstresinin antioksidan potansiyelini tanımlayan ilk kişidir. Diğer yapraklarından ekstreler Salix tür, örneğin, S. subserrata ve S. aegyptiaca [ 34 , 35 ], yaprak özü daha DPPH deneyinde daha düşük antioksidan aktivite göstermiştir S. alba çalışmamızda. Aynı deneyde aynı türler arasında bile gözlenen antioksidan kapasitedeki farklılıklar, fitokimyasal profildeki, hasat zamanındaki ve hatta bitki materyalinin ekstraksiyon yöntemindeki farklılıklardan kaynaklanabilir.

        Söğüt ekstraktlarının antioksidan özellikleri üzerindeki en büyük etki, muhtemelen her ekstrakta bulunan fenolik bileşikler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunlar esas olarak yapraklardaki fenolik asit türevleri ve flavonollerdir (kersetin ve isorhamnetin türevleri). Kabuk ekstraktında kateşin, epikateşin ve A ve B tipi prosiyanidin türevleri muhtemelen özelliklerden başlıca sorumludur. 3.3. Sitotoksik Aktivite

        S. alba yapraklarının ve kabuğunun hidrometanol özleri, iki insan derisi hücre dizisi kullanılarak in vitro sitotoksisite için test edildi: insan derisi fibroblastları (1BR.3.N) ve insan epidermal keratinositleri, yenidoğan hücreleri. Bu iki hücre hattı, test edilen ekstraktların (5 ila 200 µg/mL konsantrasyon aralığında) cilt hücreleri üzerindeki sitotoksik etkisini kontrol etmek ve ekstraktların örneğin kozmetolojide harici kullanım olasılığını kontrol etmek için seçildi.

        S. alba fıbroblastlarda ve keratinositlerde karşı kabuk ve yaprak ekstreleri göstermiştir farklı sitotoksik aktivitesi (Şekil 4a,b). Elde edilen IC 50 değerleri, her iki ekstreler fibroblastlar daha keratinositler için daha az sitotoksik olduğu anlamına gelir fibroblastlar için, daha keratinositler için daha yüksekti. Her iki sitotoksik etkisi S. alba kabuğu ve yaprakları yani araç kontrolü, metanol / su çözeltisinin eşdeğer miktarları (7: 3) ile benzer olduğunu keratinositler için, (IC 50 46.08 değerleri ve 69.33 sırasıyla ug / mL, karşı Araç kontrolü için 51,51 µg/mL). Fibroblast durumunda, sitotoksik aktivitesi, S. alba kabuğu neredeyse iki katı yaprakları (IC olan 50 14.06 sırasıyla 25.92 ug / mL, değerleri, araç kontrolü için 48.22 ng / ml'ye kıyasla).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı biomolecules-10-01391-g004.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        Şekil 4
        Presto Blue hücre canlılığı deneyinde S. alba kabuğu ve yaprak hidrometanol özütlerinin keratinosit ( a ) ve fibroblast ( b ) hücre hattı canlılığı üzerindeki etkileri .

        Her iki S. alba ekstraktının sitotoksik etkisine keratinositlerin daha dirençli olduğu sonucuna varılabilir (Şekil 4a). Bununla birlikte, fibroblastlar söz konusu olduğunda, yaprak özütü, kabuk özünden daha düşük sitotoksik potansiyel göstermiştir (Şekil 4B).

        Bununla birlikte, her iki özütün de keratinositler için toksik olmayan konsantrasyonlarda önemli antioksidan aktivite sergilediğini belirtmek önemlidir ( DPPH testinde EC 50 = 13.5 μg/mL ve ABTS testinde 21.5 μg/mL). Bu nedenle, ekstreler, epidermis için güvenli olan, harici olarak kullanılan ürünlerin aktif bileşenleri olabilir. Bununla birlikte, test edilen ekstraktların, özellikle kabuk ekstraktının dermisin fibroblast hücrelerine daha yüksek toksisitesi nedeniyle, ciltte daha derine etki eden kozmetiklerde daha düşük konsantrasyonlar kullanılmalıdır.

        Daha önceki çalışmalarda, S. alba kabuğu ekstresi farklı hücre hatlarına karşı sitotoksik ve genotoksik potansiyel göstermiştir, örneğin insan lösemi (HL-60) hücre hattı [ 6 ], insan periferik lökosit hücreleri ve insan hepatoma hücre hattı 50 ve 200 ug/mL [ 44 ]. Bununla birlikte, S. atrocinerea ve S. fragilis'in kabuğundan elde edilen diğer ekstraktlar, ölümsüzleştirilmiş insan keratinositleri (HaCaT) ve fare fibroblast (L929) hücrelerine karşı sitotoksik bir etki (625 ve 1250 µg/mL'de) göstermedi [ 42 ]. Sitotoksisite dozu arasındaki farklılıklar, çözücü veya hücre hattı modelindeki farklılıklarla bağlantılı olabilir. Makalemiz, sitotoksik potansiyelinin ilk araştırmasıdır.Cilt hücre hatlarında S. alba özleri.

        Git: 4. Sonuçlar

        Salix'ten özler olsa dasp. Beyaz söğüt yaprağı ve kabuğu ekstrelerindeki polifenol bileşiklerinin fitokimyasal profillerinin, kersetin glikozitleri, monomerik, dimerik ve trimerik flavanların varlığı nedeniyle insan sağlığı üzerinde potansiyel olarak yararlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. B tipi prosiyanidinler dahil 3-ol türevleri ve ayrıca kafeoilkinik psödodepsidler. Bu özel ikincil bitki metabolitlerinin çok çeşitli biyolojik aktiviteler sergilediği bilinmektedir. Ayrıca, bu çalışmada açıklanan her iki ak söğüt özü, keratinositler için toksik olmayan konsantrasyonlarda güçlü antioksidan aktivite sergiledi. Bu nedenle özler, özellikle yaprak özütü, bazı yaşlanma karşıtı kozmetiklerde olası uygulamalarla potansiyel yeni bir biyoaktif polifenol kaynağı olarak kullanılabilir. hangi epidermis için güvenli olurdu. Polifenolik bileşikler açısından da zengin olan kabuk özleri, fibroblastlara karşı daha yüksek toksisiteleri nedeniyle, özellikle cildin daha derinlerine nüfuz eden kozmetiklerde, yaprak özlerinden daha düşük konsantrasyonlarda kullanılmalıdır. Bununla birlikte, özellikle kullanım ve özüt standardizasyonu potansiyeli ile bağlantılı daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

        Git: Yazar Katkıları

        Kavramsallaştırma, UK-L., MD; metodoloji, MD, JK-O., EP (Elżbieta Płuciennik), KK; yazılım, EP (Ewelina Piątczak), EP (Elżbieta Płuciennik), MD, JK-O.; doğrulama, JK-O., MD; biçimsel analiz, UK-L.; soruşturma, KK, JK-O., MD; kaynaklar, EP (Ewelina Piątczak), MD; veri küratörlüğü, EP (Ewelina Piątczak), MD, JK-O.; yazma—orijinal taslak hazırlama, EP (Ewelina Piątczak), MD, UK-L.; yazma—inceleme ve düzenleme, UK-L., EP (Ewelina Piątczak); görselleştirme, JK-O., KK, UK-L., EP (Elżbieta Płuciennik), EP (Ewelina Piątczak); denetim, UK-L.; proje yönetimi, UK-L.; finansman edinimi, UK-L. Tüm yazarlar, makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

        Git: Finansman

        Bu araştırma Lodz Tıp Üniversitesi tarafından finanse edilmiştir (hibe No. 503/3-066-02/503-31-001).

        Git: Çıkar çatışmaları

        Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

        Git: Referanslar

        1. Braithwaite MC, Tyagi C., Tomar LK, Kumar P., Choonara YE, Pillay V. Modern tıbbı tamamlamak için etkinliklerini artıran nutrasötik bazlı terapötikler ve formülasyon stratejileri: Genel bir bakış. J. Fonksiyon. yiyecekler. 2014; 6 :82–99. doi: 10.1016/j.jff.2013.09.022. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        2. SM Tesislerini ilaç kaynağı olarak değerlendirir. toksik 2001; 39 :603-613. doi: 10.1016/S0041-0101(00)00154-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        3. Schmid B., Lüdtke R., Selbmann HK, Kotter R., Tschirdewahn B., Schaffner W., Heide L. Osteoartritli hastalarda standardize söğüt kabuğu ekstresinin etkinliği ve tolere edilebilirliği: Randomize plasebo kontrollü, çift kör klinik duruşma. bitki Araş. 2001; 15 :344–350. doi: 10.1002/ptr.981. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        4. Mehdi JG, Mehdi AJ, Mehdi AJ, Bowen ID Aspirin keşfinin tarihsel analizi, söğüt ağacı ve antiproliferatif ve antikanser potansiyeli ile ilişkisi. Hücre Prolif. 2006; 39 :147–155. doi: 10.1111/j.1365-2184.2006.00377.x. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        5. Bonaterra GA, Kelber O., Weiser D., Metz J., Kinscherf R. Söğüt kabuğu ekstresinin STW 33-I in vitro anti-proliferatif etkileri. Arzneimittelforschung. 2010; 60 :330–335. doi: 10.1055/s-0031-1296296. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        6. Sulaiman GM, Hussien NN, Marzoog TR, Awad HA Etanolik ekstrakt Salix alba'nın fenolik içeriği, antioksidan, antimikrobiyal ve sitotoksik aktiviteleri. NS. J. Biochem. Biyoteknoloji. 2013; 9 :41-46. doi: 10.3844/ajbbsp.2013.41.46. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        7. Ishikado A., Sono Y., Matsumoto M., Robida-Stubbs S., Okuno A., Goto M., King GL, Blackwell TK, Makino T. Söğüt kabuğu özü, antioksidan enzimleri arttırır ve aktivasyon yoluyla oksidatif stresi azaltır. Vasküler endotel hücrelerinde Nrf2 ve Caenorhabditis elegans . Ücretsiz Radic. Biol. Med. 2013; 65 :1506–1515. doi: 10.1016/j.freeradbiomed.2012.12.006. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        8. Tanase C., Coşarcă S., Muntean D.-L. Odunsu vasküler bitkilerin kabuğundan ekstrakte edilen fenolik bileşiklerin ve potansiyel biyolojik aktivitelerinin eleştirel bir incelemesi. Moleküller. 2019; 24 :1182. doi: 10.3390/moleküller24061182. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        9. Tanase C., Mocan A., Coșarcă S., Gavan A., Nicolescu A., Gheldiu A.-M., Vodnar DC, Muntean D.-L., Crişan O. Kayının biyolojik ve kimyasal görüşleri ( Fagus sylvatica L.) Kabuk: Fonksiyonel özelliklere sahip biyoaktif bileşiklerin bir kaynağı. Antioksidanlar. 2019; 8 :417. doi: 10.3390/antiox8090417. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        10. Arnao MB, Cano A., Acosta M. Toplam antioksidan aktiviteye hidrofilik ve lipofilik katkı. Gıda Kimyası 2001; 73 :239–244. doi: 10.1016/S0308-8146(00)00324-1. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        11. Ingkaninan K., Temkitthawon P., Chuenchom K., Yuyaem T., Thongnoi W. Tay geleneksel gençleştirici ve nörotonik ilaçlarda kullanılan bitkilerde asetilkolinesteraz inhibitör aktivite taraması. J. Etnofarmakol. 2003; 89 :261–264. doi: 10.1016/j.jep.2003.08.008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        12. Valko M., Leibfritz D., Moncol J., Cronin MT, Mazur M., Telser J. Normal fizyolojik fonksiyonlarda ve insan hastalıklarında serbest radikaller ve antioksidanlar. Int. J. Biochem. Hücre Biol. 2007; 39 :44-84. doi: 10.1016/j.biocel.2006.07.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        13. Lauron-Moreau A., Pitre FE, Argus GW, Labrecque M., Brouillet L. Amerikan söğütlerinin filogenetik ilişkileri ( Salix L., Salicaceae) PLoS ONE. 2015; 10 :e0138963. doi: 10.1371/journal.pone.0138963. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        14. Mohr R. Europaisches Arzneibuch 8. Ausgabe, 2. Nachtrag (Ph.Eur. 8.2); Amtliche deutsche Ausgabe. 1. baskı. Deutscher Apotheker Verlag; Stuttgart, Almanya: 2015. Weidenrinde: Salicis cortex; s. 2135–2136. [ Google Akademik ]
        15. Jürgenliemk G., Petereit F., Nahrstedt A. flavan-3-ols ve Salix purpurea L. Pharmazie'nin kabuğundan prosiyanidinler . 2007; 62 :231–234. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        16. Esatbeyoglu T., Wray V., Winterhalter P. Dimerik prosiyanidinler: Beyaz söğüt kabuğunun polimerik bir prosiyanidin fraksiyonundan B1 ila B8 için tarama ve B3, B4, B6 ve B8'in yarı sentetik preparasyonu ( Salix alba ) J. Agric. Gıda Kimyası 2010; 58 :7820–7830. doi: 10.1021/jf101023e. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        17. Wiesneth S., Petereit F., Jürgenliemk G. Salix daphnoides : Oligomerik ve polimerik proantosiyanidinler için bir tarama. Moleküller. 2015; 20 :13764–13779. doi: 10.3390/moleküller200813764. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        18. Nyman T., Julkunen-Tiitto R. Altı kuzey söğüt türü içindeki ve arasındaki kimyasal varyasyon. Fitokimya. 2005; 66 :2836–2843. doi: 10.1016/j.phytochem.2005.09.040. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        19. Wiesneth S., Aas G., Heilmann J., Jürgenliemk G. Bir büyüme mevsimi boyunca söğüt türlerinde flavan-3-ol kalıplarının araştırılması. Fitokimya. 2018; 145 :26–39. doi: 10.1016/j.phytochem.2017.10.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        20. Karl CH, Müller G., Pedersen PA Flavonoide aus Salix alba . Asilflavonoidler için geçerlidir. Fitokimya. 1976; 15 :1084-1085. doi: 10.1016/S0031-9422(00)84419-2. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        21. Zaiter A., ​​Becker L., Petit J., Zimmer D., Karam M.-C., Baudelaire É, Scher J., Dicko A. Salix alba (L) kabuğunun farklı granülometrik sınıflarının antioksidan ve antiasetilkolinesteraz aktiviteleri tozlar. Toz Teknolojisi. 2016; 301 :649–656. doi: 10.1016/j.powtec.2016.07.014. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        22. Rutkowski L. Klucz do Oznaczania Roślin Naczyniowych Polski Niżowej. Wydawnictwo Naukowe PWN; Warszawa, Polonya: 2007. s. 86, 88, 91. (Lehçe) [ Google Akademik ]
        23. Re R., Pellegrini N., Proteggente A., Pannala A., Yang M., Rice-Evans C. Geliştirilmiş bir ABTS radikal katyon renk giderme deneyi uygulayan antioksidan aktivite. Ücretsiz Radic. Biol. Med. 1999; 26 :1231–1237. doi: 10.1016/S0891-5849(98)00315-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        24. Guss KL, Pavanni S., Prati B., Dazzi L., de Oliveira JP, Nogueira BV, Pereira TMC, Fronza M., Endringer DC, Scherer R. Achyrocline satureioides'in ultrason destekli ekstraksiyonu, kontrast kaynaklı nefropatiyi önler. fareler. Ultrason. Sonochem. 2017; 37 :368-374. doi: 10.1016/j.ultsoch.2017.01.035. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        25. Scherer R., Godoy HT Antioksidan aktivite indeksi (AAI), 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil yöntemiyle. Gıda Kimyası 2009; 112 :654–658. doi: 10.1016/j.foodchem.2008.6.026. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        26. Santos SAO, Vilela C., Domingues RMA, Oliveira CSD, Villaverde JJ, Freire CSR, Neto CP, Silvestre AJD Portekiz, Brezilya ve Güney Afrika'da yetiştirilen Okaliptüs grandis ağacından elde edilen ikincil metabolitler. Endüstriyel Kırpma Ürün 2017; 95 :357–364. doi: 10.1016/j.indcrop.2016.10.044. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        27. Varbanov HP, Kuttler F., Banfi D., Turcatti G., Dyson PJ Tarama yaklaşımı kullanarak sorunlu kanserlerin tedavisi için onaylı ilaçları yeniden konumlandırma. PLoS BİR. 2017; 12 :e0171052. doi: 10.1371/journal.pone.0171052. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        28. Lavola A., Maukonen M., Julkunen-Tiitto R. Bitki kısmı ve yaşı ile ilgili olarak kış uykusunda Salix pyrolifolia'daki fenolik bileşiklerin bileşimindeki değişkenlik . Fitokimya. 2018; 153 :102–110. doi: 10.1016/j.phytochem.2018.05.021. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        29. Thabti I., Elfalleh W., Hannachi H., Ferchichi A., Da Graca Campos M. Tunus Morus türlerinde fenolik asitlerin ve flavonol glikozitlerin HPLC-DAD ve HPLC-MS ile tanımlanması ve miktar tayini. J. Fonksiyon. yiyecekler. 2012; 4 :367-374. doi: 10.1016/j.jff.2012.01.006. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        30. Katanić Stanković JS, Srećković N., Mišić D., Gašić U., Imbimbo P., Monti DM, Mihailović V. Lila adaçayının biyoaktivitesi, biyouyumluluğu ve fitokimyasal değerlendirmesi, Salvia verticillata L. (Lamiaceae)-A bitkisi bakımından zengindir. rosmarinik asit. Sanayi Mahsulleri Prod. 2020; 143 :111932. doi: 10.1016/J.INDCROP.2019.111932. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        31. Michel P., Owczarek A., Kosno M., Gontarek D., Matczak M., Olszewska MA Doğu teaberry'nin ( Gaulttheria procumbens L.) polifenolik profildeki varyasyon ve in vitro antioksidan aktivite, yaprak gelişimini takiben bırakır. Bitki kimyası. Lett. 2017; 20 :356–364. doi: 10.1016/j.phytol.2016.12.007. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        32. Matczak M., Marchelak A., Michel P., Owczarek A., Piszczan A., Kolodziejczyk-Czepas J., Nowak P., Olszewska MA Sorbus domestica L. fonksiyonel ürünler olarak yaprak özleri: Fitokimyasal profil oluşturma, hücresel güvenlik, in vitro olarak oksidatif strese karşı proinflamatuar enzimlerin inhibisyonu ve koruyucu etkileri. J. Fonksiyon. yiyecekler. 2018; 40 :207–218. doi: 10.1016/j.jff.2017.10.046. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        33. Williamson G., Manach C. İnsanlarda polifenollerin biyoyararlanımı ve biyoetkinliği. II. 93 müdahale çalışmasının gözden geçirilmesi. NS. J. Clin. Nutr. 2005; 81 :243S–255S. doi: 10.1093/ajcn/81.1.243S. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        34. Tawfeek N., Sobeh M., Hamdan DI, Farrag N., Roxo M., El-Shazly AM, Wink M. Populus alba L. ve Salix subserrata Willd'den Fenolik bileşikler . (Salicaceae) Caenorhabditis elegans'ta oksidatif strese karşı koyar . Moleküller. 2019; 24 :1999. doi: 10.3390/moleküller24101999. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        35. Enayat S., Banerjee S. Salix aegyptiaca sp. Gıda Kimyası 2009; 116 :23–28. doi: 10.1016/j.foodchem.2009.01.092. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        36. Cos P., De Bruyne T., Hermans N., Apers S., Berghe DV, Vlietinck AJ Sağlık hizmetlerinde proantosiyanidinler: Güncel ve yeni trendler. Kör. Med. Kimya 2004; 11 :1345-1359. doi: 10.2174/0929867043365288. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        37. Park YC, Rimbach G., Saliou C., Valacchi G., Packer L. Monomerik, dimerik ve trimerik flavonoidlerin NO üretimi, TNF-alfa salgılaması ve RAW 264.7 makrofajlarında NF-kappaB'ye bağlı gen ekspresyonu üzerindeki aktivitesi . FEBS Lett. 2000; 465 :93-97. doi: 10.1016/S0014-5793(99)01735-4. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        38. Pobłocka-Olech L., Krauze-Baranowska M. Salix'in farklı tür ve klonlarının kabuklarından elde edilen prosiyanidinlerin SPE-HPTLC'si. J. Eczacılık. Biyomedya. 2008; 48 :965-968. doi: 10.1016/j.jpba.2008.05.039. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        39. Michel P., Dobrowolska A., Kicel A., Owczarek A., Bazylko A., Granica S., Piwowarski JP, Olszewska MA Doğu teaberry ( Gaulttheria procumbens L.) yaprağının polifenolik profili, antioksidan ve antienflamatuar aktivitesi özler. Moleküller. 2014; 19 :20498–20520. doi: 10.3390/moleküller191220498. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        40. Karl CH, Pedersen PA, Schwarz CH Ein neues flavonolacetylglucosid aus Salix viminalis . Fitokimya. 1977; 16 :1117. doi: 10.1016/S0031-9422(00)86766-7. (Almanca) [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        41. Amel Zabihi N., Mahmoudabady M., Soukhtanloo M., Hayatdavoudi P., Beheshti F., Niazmand S. Salix alba , hiperkolesterolemik tavşanların kalp ve böbreklerinde oksidatif stresi azalttı . İbni Sina J. Phytomed. 2018; 8 :63–72. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        42. Ramos PAB, Moreirinha C., Silva S., Costa EM, Veiga M., Coscueta E., Santos SAO, Almeida A., Pintado MM, Freier CSR, et al. Salix spp'nin sağlığı geliştirme potansiyeli . kabuk kutup özleri: Fenolik bileşim ve in vitro biyoaktivite ve biyouyumluluk hakkında temel bilgiler. Antioksidanlar. 2019; 8 :609. doi: 10.3390/antiox8120609. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        43. Durak A., Gawlik-Dziki U., Sugier D. Söğüt ile zenginleştirilmiş kahve ( Salix purpurea ve Salix myrsinifolia ) kabuğu hazırlama-antioksidatif fitokimyasalların bir model sistemde etkileşimleri. J. Fonksiyon. yiyecekler. 2015; 18 :1106–1116. doi: 10.1016/j.jff.2014.06.012. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        44. Maistro EL, Terrazzas PM, Perazzo FF, Gaivão IOM, Sawaya ACHF, Rosa PCP Salix alba (beyaz söğüt) tıbbi bitki, insan kültürlü lökositlerinde genotoksik etkiler gösterir. J. Toksikol. Çevre. Sağlık. 2019; 82 :1223–1234. doi: 10.1080/15287394.2019.1711476. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X